Aids

Aids

AIDS, HIV etkeni nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalık. AIDS sözcüğü, İngilizce Acquired Immune Deficiency Syndrome (''Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu/EBES'') kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. HIV (İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü), bağışıklık sistemine yavaş yavaş nüfuz ederek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini yok eder ve bireyi çeşitli rahatsızlıklara karşı korunmasız hale getirerek sonun

AIDS (almanca) türkçe anlamı

1. kıs. AİDS

AIDS (inglizce) türkçe anlamı

2. f. yardım etmek
3. yardımcı olmak[aid] i. yardım
4. destek
5. yardımcı
6. çare
7. alet
8. aygıt

AIDS (türkçe) anlamı

9. vücudun hastalıklara karşı dayanıklığını
10. doğal bağışıklığını yok eden bir hastalık.

Aids (almanca) ingilizcesi

1. (acquired immune deficiency syndrome) n. incurable disease characterized by a deterioration of the immune system and susceptibility to a number of infections and cancers (caused by the HIV virus),[aid]n. help
2. assistance
3. accessoryv. help
assistn. incurable disease characterized by a deterioration of the immune system and susceptibility to a number of infections and cancers (caused by the HIV virus),

AIDS (türkçe) ingilizcesi

4. [aid]n. help
5. assistance
6. accessoryv. help
7. assistn. incurable disease characterized by a deterioration of the immune system and susceptibility to a number of infections and cancers (caused by the HIV virus),

Aids (almanca) fransızcası

1. abbr. sida (m)

Aids (ingilizce) almancası

1. [aid]n. Hilfe
2. Unterstützungv. helfen
3. unterstützenn. Aids
4. unheilbare Krankheit durch das Versagen des Immunsystems und dadurch zu Infektionen und Krebse charakterisiert (durch den HIV Virus verursacht)

Aids (ingilizce) italyancası

1. [aid] s. aiuto
2. soccorso
3. assistenza
4. aiutante
5. assistente
6. (am
7. Mil) aiutante di campo
8. (Stor) tributo
9. (Dir) assistenza legalev. aiutare
10. assistere
11. soccorrere
12. accelerare
13. affrettares. AIDS (malattia causata dal virus HIV
14. che colpisce il sistema immunitario)

Aids (ingilizce) ispanyolcası

1. [aid] s. ayuda
2. acudimiento
3. amparo
4. asistencia
5. auxilio
6. contribución
7. merced
8. socorro
9. soporte
10. subsidiov. ayudar
11. asistir
12. auxiliar
13. beneficiar
14. dar asistencia a
15. dar ayuda a
16. prestar ayuda a
17. socorrers. SIDA
18. enfermedad incurable que se caracteriza por el deterioro del sistema inmunológico y la vulnerabilidad ante un gran número de infecciones y tipos de cáncer (causada por el virus HIV)

Aids (ingilizce) portekizcesi

1. [aid] s. ajuda
2. apoio
3. socorro
4. assistênciav. ajudar
5. socorrers. AIDS
6. SIDA
7. síndrome de imuno-deficiência adquirida
8. doença incurável caracterizada pela deterioração do sistema imunológico (causada pelo vírus HIV)

Aids (ingilizce) flemenkcesi

1. [aid] zn. hulp
2. steun
3. bijstandww. helpen
4. bijstaanzn. aids (ziekte)
AIDS, edinilmiş immün yetersizlik sendromu (AIDS) yada Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Hastalığı' anlamındaki 'Acquired Immuno Deficiency Syndrome' kelimelerinin baş harflerinden oluşan hastalık. Hastalığı tek başına bir hastalık değildir. AIDS hastaları bağışıklık sistemlerinin ciddi şekilde baskılanmış olmasından veya yeterince çalışamamasından dolayı, her türlü enfeksiyona ve hastalığa karşı normal insanlardan daha savunmasızdırlar. Dolayısıyla, yakalanılan basit bir üst solunum yolları enfeksiyonu bile AIDS hastalarının ölümüne sebep olabilir.

AIDS in etkeni, İnsan İmmünyetmezlik Virüsü'dür (HIV). HIV kişiden kişiye semen, vajinal sıvılar ve kan yoluyla bulaşır. HIV, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan akyuvarların yeterli miktarda yapımını engeller. Dolayısıyla vücut, bakteri ve virüslere karşı savaşamaz hale gelir. Diğer taraftan AIDS teşhisi, ölümle eşdeğer tutulmamalıdır. Düzgün ve doğru bir bakım ve tedaviyle AIDS hastaları da yıllarca üretken bir hayat sürebilir. Bu nedenle HIV enfeksiyonu, şeker hastalığı gibi kronik bir hastalık olarak kabul edilmelidir.

Pek çok hastada AIDS, grip benzeri şikayetlerle başlar. Bu şikayetler, iki haftayla birkaç ay arasında devam edebilir. Başlangıçtaki şikayetlerinden sonra birkaç yıl süreyle herhangi bir şikayet görülmeyebilir. Bu sürede HIV pozitif olan kişinin kendisine nasıl baktığı çok önemlidir. Çünkü HIV virüsü vücuda girdikten sonra önce yavaş, daha sonra ise çok hızlı şekilde çoğalır. Tam anlamıyla yerleşmiş AIDS -ciddi enfeksiyonların görülmeye başladığı zaman- HIV virüsünün vücuda girmesinden 5-10 yıl kadar ortaya çıkar. AIDS ilk kez 1981 yılında ABD'de tanımlanmıştır. Fakat, teşhis edilememiş vakaların 1979 yılından beri var olduğu ve bugün dünyada yaklaşık 14 milyon kişinin HIV taşıdığı düşünülmektedir.

Belirti ve bulgular

Virüsün alınmasından klinik bulgular ortaya çıkıncaya kadar geçen kuluçka dönemi yaklaşık 2-5 yıldır. Hiçbir klinik belirtinin bulunmadığı bu dönemde kanda HIV antijeni, antikoru veya her ikisi birden bulunabilir. • Uzun süreli, açıklanamayan aşırı yorgunluk ve bitkinlik • Şişmiş lenf bezleri (kasık bölgesi dışında en az 2 bölgede ve en az 3 ay süreli) • 10 günden uzun süren ateş • 3 aydan fazla süreyle gece terlemesi • Açıklanamayan kilo kaybı (vücut ağırlığının %10'dan fazlası) • Deride veya ağız içinde, mor veya farklı renkte geçmeyen lekeler • Açıklanamayan, sürekli öksürük veya boğaz ağrısı • Nefes darlığı • Sürekli, şiddetli ishal • Sık tekrar eden mantar enfeksiyonları • Vücutta açıklanamayan çürükler veya kolayca meydana gelen kanamalar

Nedenleri

AIDS'e, HIV-1 ve HIV-2 virüsleri sebep olmaktadır. HIV-2 virüsü Afrika dışında nadiren görülmektedir. Virüsün kişiden kişiye bulaşma yolları: • HIV taşıyıcısı kişiyle vajinal, oral veya anal seks yapılması • Damardan uyuşturucu kullananlarda ortak enjektör kullanımı • Kan ve kan ürünlerinin nakli • Anneden bebeğe kan yoluyla veya sütle geçiş Genel kanının aksine, AIDS çok bulaşıcı bir hastalık değildir. Öpüşme yoluyla, tuvalet oturaklarıyla, dokunmayla, günlük hayatımızdaki cisim ve araçların ortak kullanımıyla, yiyeceklerle HIV virüsü bulaşmaz.

Tanıya yönelik araştırmalar

• Kan tablosunda değişimler (lökosit, lenfosit ve trombositlerde azalma) • Anemi • Sedimentasyon hızında artış • Yardımcı / baskılayıcı T hücresi (helper/supressor, T4 / T8) oranında azalma (normal değer 2/1) yardımcı T hücrelerinin mutlak sayısında azalma (400/mm3) • İmmünofloresans tekniği ve ELİSA yöntemiyle HIV antijenleri gösterilebilir • ELİSA ile kanda HIV antikoru aranması: en iyi tarama testidir. Yanlış pozitif cevap alınabileceğinden, kuşkulu vakalarda doğrulama testleri gerekir. • Western blot antikor testi: Virüs proteinlerine karşı antikorların gösterilmesi ve ELİSA yöntemini doğrulama testi olarak kullanılır

Tedavi

Henüz virüse karşı tam anlamıyla etkili bir ilaç veya koruyucu aşı geliştirilememiştir. Tüm dünyada bu yöndeki çalışmalar yoğun olarak devam etmektedir. Genel tedavi şekli, fırsatçı enfeksiyonların veya tümörlerin tedavisine yöneliktir. Aantiviral ilaçlar kombinasyonlar şeklinde uygulanmaktadır: • Zidovudine (AZT), didanosine (ddI), dideoxycytidine (ddC) • Proteaz inhibitörleri: Nelfinavir, ritonavir, indinavir ve saquinavir

Önceki Paylaşımlar