Alaeddin Camii

Konya’da Alaeddin tepesinde, 13. asırdan kalma Selçuklu Camii. Caminin inşasına Sultan Birinci Mes’ud zamanında başlanmış ve Sultan Alaeddin Keykubad devrinde 1220 (H. 617) senesinde son şeklini almıştır. Bu sebeple Alaeddin Camii olarak anılmaktadır.

Alaeddin Camii hakkında bilgiler

Konya’da Alaeddin tepesinde, 13. asırdan kalma Selçuklu Camii. Caminin inşasına Sultan Birinci Mes’ud zamanında başlanmış ve Sultan Alaeddin Keykubad devrinde 1220 (H. 617) senesinde son şeklini almıştır. Bu sebeple Alaeddin Camii olarak anılmaktadır.

Caminin kuzey cephesindeki kitabeler, yapının tarihçesi hakkında pek çok bilgi vermektedir. Camide bulunan kitabelerden anlaşıldığına göre, caminin mimarı, Dımaşklı Mehmed bin Havlan olup, cami inşaatına nezaret etmekle ise, Emir Ayaz El-Atabeg görevlendirilmiştir. Bu cephedeki kitabelerden birinde Kerimeddin Erdişah ismine rastlanmaktadır. Bu ustanın kimliği hakkında bir bilgi olmamasına rağmen, çiniden yapılmış bu kitabede ismi zikredildiği için, camide kullanılan çinilerin ustası olması muhtemeldir. Caminin içindeki ahşap minberin kitabesinden ve Altunba vakfiyesindeki bilgilerden anlaşıldığına göre; daha önce Sultan Birinci Mes’ud tarafından burada bir cami yaptırılmış ve sonra bu cami Sultan Mes’ud’un oğlu İkinci Kılıçarslan tarafından genişletilmiş ve Alaeddin Keykubad zamanında da son halini almıştır.

Cami çeşitli devirlerde tamirler görmüştür. Arşiv kayıtlarında on altıncı asırda yapılan tamirattan bahsedilmektedir. Yine bu tamirattan bir tanesinin, doğu tarafında bulunan kapının üstündeki kitabede 1889-1890 yıllarında Sultan İkinci Abdülhamid Hanın fermanıyla yapıldığı yazılmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ve İkinci Dünya Savaşı sırasında cami, depo olarak kullanılmak üzere ibadete kapatılmıştır. Daha sonra ise bulunduğu tepenin toprağının kayması ve caminin çevresindeki yapı örtüsünün ortadan kalkmasıyla duvarların çatlamasından ve yapının tehlike arzetmesinden dolayı tekrar kapatılarak tamirata alınmıştır.

Cami, mimari olarak düzensiz bir plana sahiptir. Aynı düzensizlik, kullanılan malzemesinde de görülmektedir. Yapı malzemesinin uzaklardan getirildiğini haber veren kaynaklar vardır. Hemen hemen kendisinden önceki her devri içine alan malzemenin kullanılmış olması göze çarpan bir özelliğidir.

Caminin genişliği 86 metre, boyu 57 metredir. Binanın üzeri eski yapılardan alınmış 62 sütun üzerinde duran düz çatı ile örtülüdür.

Alaeddin Camiinin en muhteşem yeri, Kuzey cephesidir. Kuzey cephesinde irili ufaklı 21 küçük pencere bulunmaktadır. Kesme taştan yapılmış olan portal, Selçuklu mimarisinin birçok özelliklerini biraraya getirir. Girişin iki yanında sivri kemerli iki hücre bulunur. Hücre alınlığını geometrik süslemeler kaplar. Portal kemeri iki renkli mermerden olup, girift süslemeleri vardır. Kapının iki yanından gelen şerit süslemeler de kemerin kilit taşı üzerinde birleşir.

Kuzeyde, avlu içinde camiye bitişik iki türbeden dıştan ongen planlı ve külahla örtülmüş olanı İkinci Kılıç Arslan tarafından yaptırılmıştır. İçinde İkinci Kılıç Arslan, Birinci Keyhüsrev ve Alaeddin Keykubad’ın mavi üzerine beyaz kabartmalı kitabeyle süslü sandukaları vardır. Sonradan yapılmış sekizgen planlı diğer türbenin üzeri açıktır ve tamamlanamamıştır. Mermerden yapılmış sade ve güzel bir portali vardır.
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Alaeddin Özdenören

Alâeddin Özdenören (1940 - 2003) Türk Edebiyatı'nın önde gelen hikayecilerinden Rasim Özdenören'in ikizi olarak 20 Mayıs 1940'ta Kahramanmaraş'ta dünyaya gelen Alâeddin Özdenören, ilk ve orta öğrenimini Maraş, Tunceli, Malatya ve İstanbul'da tamamladı. 1966 yılında ...

Alaeddin Bey

Alâeddin Bey Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazinin oğlu. Annesi Şeyh Edebali’nin kızı Bala Hatundur. Doğum yeri ve tarihi kesin bilinmemektedir.

Alaeddin Ali Çelebi

Osmanlı Devleti zamanında yetişen meşhur müderris, hattat ve Hümayunname yazarı. Asıl adı Alaeddin Ali bin Salih’tir. Bazı kaynaklarda adı Salihzade er-Rumi şeklinde geçer. Filibe’de doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Fatih döneminde doğduğu tahmin edilmektedir. İyi bir ...

Yivli Minare Camii

Yivli Minare Camii Antalya Kaleiçi semtinde Hamidoğullarından Mehmed Beyin yaptırdığı cami. Kubbeyle örtülü çok ayaklı camilerin Anadolu'daki en eski nümunesidir. Kitabesinden Balaban et-Tavaşi adlı bir mimar tarafından 1373 yılında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Cami ...

Alâeddin Camii

Alâeddin Camii 1220 yılında Konya`da Anadolu Selçuklu Devleti sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından aynı adı taşıyan tepe üzerinde (``Alâeddin Tepesi``) inşa ettirilmiş cami.

Alaattin Keykubat Camii

Alaattin Keykubat Camii, Sinop ilinde, şehir merkezinde yer almaktadır. Adını ünlü Selçuklu Devleti padişahı Alaeddin Keykubad'tan almaktadır.

Minber

Minber Cami ve mescitlerde, dini bayram ve cuma günlerinde, imamın çıkıp hutbe okuduğu merdivenli yüksek kürsü. Aşağı tarafında perdeyle örtülmüş bir kapısı bulunur. En yüksek yerinde durulacak bir sahanlığı olup, bu sahanlığın dört köşesindeki direklere istinad eden ...

Oymacılık

Oymacılık Alm. Schnitzkunst Laubsägekunst, Bildhauerei (f), Fr. Gravure, sculpture (f), İng. Carving; engraving, sculpture. Maden, taş, ağaç vs. gibi maddelerin yüzeylerini özel araç-gereçlerle oyarak veya delerek önceden tasarlanan şekil, motif ve cisimleri işleme sanatı. Ağaç ve ...

Pervâne Muineddin

Pervâne Muineddin Süleyman, (''Pervâne Mu‘in al-Din Suleyman'') bir zaman için olsa da ( özellikle 1261 - 1277 yılları arasında) Selçuk Rûm Sultanatı, Moğollu İlhanlılar ve Baybars komutası altındaki Memlûklar arasında Anadolu'yu karıştıran siyaset'in içindeki Acem kökenli ...

I. Alâeddin Keykubad

I. Alaaddin Keykubad (Arap alfabesiyle: علا الدين كيقباد بن كيكاوس) (d. 1192 - ö. 1237), Anadolu Selçuklu sultanıdır (1221-1237). Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in oğludur. Saltanatı boyunca inşa ettirdiği ve çoğu günümüze kadar erişen eserler, idari ve ...

Erken Dönem Anadolu Türk Mimarisi

Erken dönem Anadolu Türk mimarisi Türk kavimlerinin Anadolu’ya göç etmeye başladığı dönem ile Osmanlı Beyliği’nin kurulduğu dönem arasındaki mimariyi inceler.

Bayramiyye

BAYRAMİYYE Evliyanın büyüklerinden Hacı Bayram-ı Veli'nin ve talebelerinin tasavvufta takib ettikleri yol, tarikat. Hacı Bayram-ı Veli, hocası Hamidüddin-i Aksarayi (Somuncu Baba) hazretleriyle bir bayram günü tanışmıştı. Bu sebeple hocası ona "Bayram" lakabını verdi. Daha sonra ...