ALLOY (inglizce) türkçe anlamı
1. f. alaşım hazırlamak
2. karışım yapmak
3. değerini düşürmek
4. bozmaki. alaşım
5. karışım
6. değeri azaltan şey
7. kaliteyi düşüren şey
ALLOY (inglizce) türkçe anlamı
8. Alaşım
ALLOY (türkçe) anlamı
9. alaşım,xyz alaşım yap.
10. 2. anlamı metal alaşımı.
11. 3. anlamı maden alaşımı. halita. değerli bir şeyin değerini azaltan öğe. katkı.
1. n. mixture of metals
2. precious metal (i.e. gold or silver) mixed with an inferior metalv. mix metals
3. corrupt by adding other substances
4. reduce in value or quality,

Alloy İngilizce anlamı ve tanımı

Alloy anlamları
    (v. t.) To reduce the purity of by mixing with a less valuable substance
5. as
6. to alloy gold with silver or copper
7. or silver with copper.(v. t.) To mix
8. as metals
9. so as to form a compound.(v. t.) The quality
10. or comparative purity
11. of gold or silver
12. fineness.(v. t.) Any combination or compound of metals fused together
13. a mixture of metals
14. for example
15. brass
16. which is an alloy of copper and zinc. But when mercury is one of the metals
17. the compound is called an amalgam.(v. t.) To form a metallic compound.(v. t.) A baser metal mixed with a finer.(v. t.) To abate
18. impair
19. or debase by mixture
20. to allay
21. as
22. to alloy pleasure with misfortunes.(v. t.) Admixture of anything which lessens the value or detracts from
23. as
24. no happiness is without alloy.
Alloy tanım:
Kelime: al·loy
25. Söyleniş: 'a-loi also &
26. -'loi
27. İşlev: noun
28. Kökeni: French aloi
29. from Old French alei
30. from aleir to combine
31. from Latin alligare to bind -- more at ALLY
32. 1 : the degree of mixture with base metals : FINENESS
33. 2 : a substance composed of two or more metals or of a metal and a nonmetal intimately united usually by being fused together and dissolving in each other when molten
34. also : the state of union of the components
35. 3 a : an admixture that lessens value b : an impairing alien element
36. 4 : a compound
37. mixture
38. or union of different things alloy of many peoples>
39. 5 archaic : a metal mixed with a more valuable metal to give durability or some other desired quality
40.
Alloy ile eşanlamlı (synonym) kelimeler
Admixture
41. Debase
42. Metal
43.
Alloy (ingilizce) fransızcası
1. n. alliagev. allier (les métaux)
2. faire un alliage
3. déprécier
4. altérer
5. abîmer
Alloy (ingilizce) almancası
1. n. Metallegierungv. legieren
2. geringhaltiger machen
3. verderben
Alloy (ingilizce) italyancası
1. s. lega (metallurgia)v. legare (di metalli)
2. amalgamare
3. incrinare
4. avvilire
Alloy (ingilizce) ispanyolcası
1. s. aleación
2. combinación
3. ligav. alear
4. aliar
5. combinar
6. ligar
7. sintetizar
8. amalgamarse
Alloy (ingilizce) portekizcesi
1. s. fineza
2. pureza (de liga ou combinação de metais)
3. liga ou combinação de metais
4. amálgamav. ligar (metais)
5. adulterar
6. piorar
Alloy (ingilizce) flemenkcesi
1. zn. legering
2. metaalmengselww. legeren
3. mengen
4. kapotmaken

Alloy nerede?

Alloy haritadaki konumu
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Chrome

Google Chrome, Google tarafından geliştirilen bir ağ tarayıcısıdır. Adını çizgesel (grafiksel) kullanıcı ara yüzünden almaktadır.

Chromium

Chromium, açık kaynak kodlu ve özgür bir web tarayıcısı projesi. Chromium; Google Chrome ve Yandex tarayıcılarının da temelini oluşturmaktadır.

Electron

Elektron/Elektra veya eksicik, en küçük eksi (-) yüküne sahip temel parçacıktır. Elektron/Elektra kelimesi kehribarın Antik Yunancadaki ismi ήλεκτρον'dan (elektron/elektra) gelmektedir.

Element

Element Alm. Element (n), Urstoff (m), Fr. Elément (m), İng. Element. Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit madde. Su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. ...