anadolu

Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.

ANADOLU (türkçe) anlamı
1. Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı.
ANADOLU (türkçe) ingilizcesi
1. [Anatolia]n. Asia Minor
2. Anatolia
peninsula in western Asia which includes much of Turkey,
ANADOLU (türkçe) ingilizcesi
3. [Anatolia]n. Asia Minor
4. Anatolia
5. peninsula in western Asia which includes much of Turkey,
ANADOLU (türkçe) fransızcası
1. Anatolie [la]
ANADOLU (türkçe) almancası
1. n. Anatolienadj. anatolischnpr. Kleinasien

Anadolu hakkında bilgiler

Anadolu'nun NASA uydusu ile çekilmiş bir resmi
Anadolu'nun NASA uydusu ile çekilmiş bir resmi
Anadolu, Asya kıtası'nın Güneybatı ucunda yer alan bir yarımadadır. Tamamı Türkiye'de bulunur. Kuzeyinde Karadeniz, batısında Marmara ve Ege denizleri, güneyinde ise Akdeniz yer almaktadır.

Anadolu (Yunanca: ανατολη anatole, "doğu") bugünkü Türkiye'nin Asya kıtasındaki parçasıdır. Alm. Anatolien (n), Fr. Anatolie, İng. Asia Minor, Anatolia. Türkiye topraklarının yaklaşık % 97’sini içine alan Asya kıtasından batıya doğru uzanmış büyük bir yarımada. Küçük Asya olarak bilinir. Anadolu toprakları “Eski Dünya” adı verilen kara kitlesinin ortasında, Asya kıtasının batısında yer almaktadır. Eski dünyayı çevreleyen Atlas Okyanusunun bir kolu karalar arasından sokularak Anadolu’nun üç yanını kaplar. Güneyinde Akdeniz, Suriye ve Irak, doğusunda İran ve SSCB, kuzeyinde Karadeniz, batısında Marmara ve Ege Denizi bulunur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.

Anadolu adının kökeni

Anadolu kelimesi, Yunanca "Doğu" anlamına gelen ή άνατολή (anatole) kelimesinden türemiştir. Bu sözcük, "doğmak, yükselmek" anlamına gelen Yunanca άνατέλλειν (anatellein) fiilinden gelir. "Doğu ülkesi" anlamına gelen Anatolia ilk kez 7. yüzyılda Doğu Roma İmparatorluğu'nun Afyon, Isparta, Konya, Kayseri ve İçel yörelerini kapsayan idari birimi (Anatolikon Thema) için kullanılmıştır. Osmanlı döneminde ise Anadoli veya Anadolu, merkezi } olan ve Sivas ve Kastamonu'yu kapsayan bir eyaletin adıdır. 19. yüzyılda genel anlamda imparatorluğun Asya kıtasında kalan ve Türklerle meskun olan bölgesini tanımlamak için kullanılmıştır.

Cumhuriyet döneminden önce "Anadolu"nun geleneksel doğu sınırı olarak Fırat Nehri kabul edilirken, Cumhuriyetten sonra Türkiye'nin Asya kıtasında kalan kısmının tümü aynı coğrafi terime dahil edilmiştir.

Anadolu'yu Türkçe ana ve dolu sözcükleri ile açıklayan görüş, Türkiye'de 1930'lardan itibaren yaygınlık kazanan milliyetçi tarih anlayışı çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Coğrafya

Anadolu'nun yüzölçümü 647, 500 km² olan bu yarımadanın kuzeyinde Karadeniz, batısında Marmara Denizi ve Ege Denizi, güneyinde ise Akdeniz yer almaktadır. Doğusunda Gürcistan, Ermenistan, Nahçivan, İran, güneyinde ise Irak ve Suriye ile kara sınırları oluşturur.

Anadolu'nun bir diğer adı da Küçük Asya'dır.

Anadolu, kuzey yarım küresinde, ekvator ile kutup arasında ortaya yakın bir yerdedir. Bir dikdörtgen görünümünde olup, genişliği 550 km, uzunluğu ise 1600 kilometreye yakındır. Yüzölçümü, 755. 688 kilometrekaredir. 27°58’ ile 44°48’ boylamları arasında yer alır. Bu iki uç arasında 1 saat 15 dakikalık bir saat farkı vardır.

Anadolu'nun coğrafi özellikleri

Anadolu’nun ortalama yüksekliği 1130 metredir. Sıradağlar kuzey ve güney kenarları boyunca, doğu-batı doğrultusunda, geniş yaylar çizerek uzanır. Anadolu’nun orta kısımlarında geniş yüksek düzlükler bulunur. Bu düzlükler kuzey ve güney sıra dağlarını birbirinden ayırır. Kuzeyde ve güneyde yer alan dağlar doğuda birbirine karışarak sıkışır. Bu sebepten Anadolu’nun doğu bölgesi daha yüksek ve dağlıktır. Batıda dağlar sıklaşırsa da yükseklikleri fazla değildir. Bunlar denize dik olarak uzanırlar. Aralarında ovalar yer alır. Gediz Ovası, Menderes Ovası gibi. Ayrıca büyük ırmak ağızları yakınında da ovalar vardır. (Adana Ovası, Kızılırmak, Yeşilırmak deltaları gibi).

Yüzey şekilleri

Yüzey şekilleri bakımından birbirinden oldukça farklı beş bölgeye ayrılır: Kuzey, Güney, Doğu, Batı ve İç Anadolu bölgeleri.

Kuzey Anadolu: Bu bölgede dağlar, Marmara bölgesinden başlayıp Güney Kafkasya’ya doğru gittikçe yükselir. Karadeniz’e paralel bir kaç sıra halinde uzanırlar. Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları bu bölgenin önemli ovalarıdır. Ovaların hemen girişindeki kıyı dağlarının yüksekliği Rize Dağlarında 3500, Kaçkar Tepesinde ise 3932 metreyi bulur. Bu bölgede İç Anadolu ile geçidi sağlıyan iki yer vardır. Bunlar, Trabzon ile Gümüşhane arasındaki Zigana Geçidi (2025 m), Bayburt ile Aşkale arasındaki Kop Dağı Geçidi (2390 m)dir.

Kıyı dağlarının gerisinde Ilgaz ve Köroğlu dağları vardır. Gökırmak vadi oluğu kıyı dağları ile iç sıra dağlarını birbirinden ayırır.

Güney Anadolu: Toros Dağlarının bulunduğu bu bölgenin genel görünümü dağlıktır. Kıyı bölgesinde Toroslar, Amanos Dağları ile başlayıp, Van Gölünün güneyine kadar uzanır. Batı Toroslar adını alan bu dağlar, Antalya Körfezinin kuzeyinde göller bölgesinde sıkışırlar. Buradaki Bey Dağları (3069 m), Elmalı Dağları (3025 m), Geyik Dağı (2900 m) yüksekliğe ulaşırlar.

Orta Toroslar, İçel bölgesinde yayla görünümü alırlar. Burada Taşeli Yaylası vardır. Bu dağlar kuzeydoğuya gidildikçe yükselerek Ala Dağların Demirkazık Tepesinde 3756 metreye ve Bolkar Dağının Medetsiz Tepesinde 3524 metreye ulaşır. İç Anadolu’yu Adana Ovasına bağlayan Gülek Boğazı (1050 m) bu bölgededir. Bölgenin doğu kesiminde ise dağlar iyice yükselir. Cilo Dağında Reşko Tepesinin yüksekliği 4168 metreye ulaşır.

Batı Torosların iki kanadı arasında Antalya, Orta Toroslarla Amanos Dağlarının arasında Adana ve Amanos dağlarının doğusunda Amik Ovaları yer alır.

Doğu Anadolu: Anadolu’nun en yüksek bölgesi olup ortalama yükseklik 1500-2000 m arasında değişir. Sınır üzerindeki dağlarla İran’dan ayrılır. Bu bölge batıya doğru yavaş yavaş alçalarak İç Anadolu’ya bağlanır. Yüksek yaylalar, ovalar, tek sıradağlarla kaplı bölgenin yüzey şekilleri çok çeşitlidir.

Karasu-Aras dağ sırasını meydana getiren Munzur Dağlarının yüksekliği 3500 metreyi bulur. Bu dağlar Erzincan’ın güneyinden başlayıp Erzurum’un Palandöken dağlarıyla Aras Vadisini takib eder. Sönmüş bir volkan olan Ağrı Dağına ulaşıldığında yükseklik 5137 m ile Anadolu’nun en yüksek yerine varılır. Tendürek (3660 m), Sübhan (4058 m), Nemrut (2828 m) Dağı bu bölgededir. Deniz seviyesinden 1600 m yüksekte, 3713 kilometrekare yüzölçümü ile Anadolu’nun en büyük gölü olan Van Gölü yine bu bölgededir.

İç Anadolu: Diğer bölgelere nazaran çok az dağlık bir bölgedir. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar arasında yer alır. Anadolu’nun en geniş ovaları bu bölgede olup ortalama yükseklik 1000 metredir. Bölgenin kuzeyini çevreleyen dağlar (Kösedağı, Yıldızdağı), Kuzey Anadolu dağlarına, güneydekiler de Tahtalı dağı, Tecer ve Hınzır dizisi, Toros dağlarına paralel olarak uzanır. Arada kalan ise Çamlıbel ve Akdağ dağlarıdır.

İç Anadolu’nun Kızılırmak batısında kalan kısmı birbirinden farklı iki bölüme ayrılır. Güneyde Konya bölümü yüksek yaylalarla birbirinden ayrılmış ovalardan meydana gelir. Bu ovaların çukur yerlerinde yazın kuruyan sığ göller vardır. İç Anadolu düzlüklerinin güneydoğu kenarı boyunca çok eski volkanlara da rastlanır. Kayseri’nin güneyindeki Erciyas Dağı (3917 m) bunların en önemlilerindendir.

Batı Anadolu: Denize dik inen dağlar arasında, doğu-batı istikametinde oluk biçiminde uzanan ovalar yer alır. Gediz, Büyük ve Küçük Menderes, Bakırçay nehirlerinin geçtiği bölgelerde aynı ismi taşıyan ovalar vardır. Bölgenin en önemli dağları, Emirdağı (2307 m), Türkmendağı, Domaniç Dağı, Uludağ (2543 m), Sandıklı Dağları, Murat Dağı (2309 m), Eğrigöz Dağıdır. Kozak, Yurt ve Bozdağlar, Ege bölgesinde büyük ovalar arasına girmiş dağlardır.

Batı Anadolu’nun kuzeyindeki Marmara bölgesi Ege’den farklı görünümdedir. Buradaki ovalar doğu-batı istikametinde, fakat oluk şeklinde değildir. Adapazarı, Pamukova, İnegöl ovaları düzlükleri, Sapanca, İznik, Apolyont ve Manyas gölleri çukurları meydana gelir.

Denizler ve kıyılar: Anadolu’nun kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Akdeniz vardır. Bu iki denizi birbirine bağlıyan Marmara kapalı bir deniz gibidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ile Ege'ye, İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e açılır. Karadeniz kıyı dağları denize paralel uzandığından kıyılar fazla girintili çıkıntılı değildir. Tuzluluk fazla olmayıp binde 17-18 arasındadır.

Akdeniz kıyılarında dağlar denize paralel uzandığından Karadeniz kıyılarına benzer. Kıyıların uzunluğu 1500 km civarındadır. Suyun tuzluluğu ise Karadeniz’in iki katı olup, binde 39’dur. Akdeniz’in bir uzantısı olan Ege denizinde dağlar kıyılara dik olarak iner. Bu sebepten çok girintili çıkıntılıdır. Ege denizinde irili ufaklı pek çok ada olup kıyı uzunluğu 2800 km kadardır.

Marmara Denizinin yüzölçümü 11. 000 kilometrekare, kıyı uzunluğu ise 1200 kilometreye yaklaşır.



Anadolu fiziki görünüm
Anadolu fiziki görünüm
Akarsu ve göller: Akarsular genellikle Anadolu’nun etrafını çevreleyen denizlere dökülür. Bir kısmı ise sınırları geçtikten sonra diğer denizlere ulaşır. Güneydoğu Anadolu’nun iki büyük nehri olan Dicle, Fırat nehirleri Basra Körfezine dökülür. Doğu Anadolu’nun önemli akarsuları Aras, Kara Murat ve Çoruh’tur. Karadeniz’e dökülen Yeşilırmak, Sakarya, Kızılırmak, Orta Anadolu’nun büyük nehirleridir. Ayrıca Harşit, Melet, Bartın, Filyos gibi küçük akarsular da Karadeniz’e dökülür.

Susurluk, Biga ve Gönen çayları Marmara’ya; Gediz, Küçük ve Büyük Menderes Ege denizine dökülür. Seyhan, Ceyhan ve Göksu ırmaklarından başka da Dalaman, Eşen çayları Akdenize dökülür.

Göller: Doğu Anadolu’daki Van Gölü 3713 kilometrekare yüzölçümüyle Türkiye’nin en büyük gölüdür. Van Gölünün doğusunda Erçek ve Kars’ın kuzeyinde Çıldır gölleri yer alır. Güneydoğu Toros bölgesinde Hazar Gölü, daha güneyinde Hatay’a yakın Amik gölleri bulunur. Orta Anadolu’daki Tuz Gölü 1500 kilometrekarelik yüz ölçümü ile Anadolu’nun ikinci büyük gölüdür. Bu bölgedeki pekçok gölden en önemlisi Akşehir Gölüdür. Batı Torosların iç taraflarında ise Beyşehir, Eğridir ve Burdur gölleri yer alır. Sapanca, İznik, Polyont ve Manyas ise; Marmara bölgesinin en önemli gölleridir.

Son yıllarda barajların yapılmasıyla oldukça büyük baraj gölleri meydana gelmiştir. Bunlardan Keban, Karakaya, Atatürk, Demirköprü, Hirfanlı, Sarıyar, Seyhan önemlidir.

İklimi

Yüzey şekillerinin çeşitliliği, özellikle kıyı dağlarının denize paralel olması sebebiyle bölgeler arasında büyük iklim farkları vardır. Üç tarafı denizle çevrili olduğundan kıyılarda ılık deniz, iç kısımlarda ise kara iklimi hakimdir.

Akdeniz ikliminin etkisinde bulunan güney kısımlarda yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Ege bölgesinin tamamında, Marmara bölgesinin kuzeyinde sıcaklık düşer. Karadeniz bölgesinde ise daha ılımlı ve yağışlı deniz iklimi hüküm sürer. Orta Anadolu’da ise step iklimi hakimdir. Burada yazlar sıcak ve az yağışlı, kışlar da soğuk ve karlı geçer. Doğu Anadolu’nun yüksekliği fazla ve dağlık olduğundan, yazlar serin, kışlar çok soğuk ve karlıdır. Güney Doğu Anadolu bölgesinde yazlar kurak ve sıcak geçer, kışlar ise fazla soğuk değildir.

Rüzgarlar: Anadolu’da genel olarak yazın poyraz adı verilen kuzey rüzgarları eser. Azor antisiklonundan doğan ve Tuna boylarından geçtikten sonra Karadeniz kıyılarını tesiri altına alıp İran’a geçen bu akım Anadolu’yu oldukça etkiler. Bu ana akımın rüzgarları serin ve kuru olmakla beraber yüzey şekillerinin etkisiyle yükseldikleri yerlerde yağmur meydana getirirler. Bu rüzgarlar yeryer İç Anadolu’ya sokulursa da asıl etkileri Bogazlar, Marmara ve Ege denizinde görülür.

Kış aylarında Sibirya üzerinden gelen yüksek basınç, Doğu Anadolu ile İç Anadolu’yu etkiler. Kış aylarında Atlantik üzerinde beliren alçak basınç, etkilerini genellikle kıyı bölgelerinde gösterir. Denizden gelen soğuk rüzgarlarla karadan gelen soğuk rüzgarların karşılaşması, özellikle kıyı bölgelerinde yağışlara sebeb olur.

İlk ve sonbahar rüzgarları çeşitli olur ve devamlılık göstermez. Marmara ve İstanbul çevresinde poyraz ile lodos nöbetleşe eser.

Bu genel rüzgarların yanında meydana geliş sebeblerine göre özel isimler alan bir takım mahalli rüzgarlar da vardır. Bunlar kıyılarda görülen deniz ve kara rüzgarları ile dağ ve vadi rüzgarlarıdır. Bu cins rüzgarların en önemlisi İzmir bölgesinde esen İmbat rüzgarlarıdır.

Yağış: Türkiye’de yıllık yağış mikdarında bölgelere göre büyük farklar vardır. Ayrıca, bölgelerdeki yağışların mevsimlere dağılışı da farklıdır. İç Anadolu’da 40 mm altına düşen yağışlar kıyılarda ve kenar dağlarda 700 milimetreyi aşar. Doğu Karadeniz bölgesinde ise 2500 milimetreyi bulur.

En çok yağış genellikle kışın görülür. Ege ve Akdeniz bölgeleri ile Doğu Toroslarda durum böyledir. Kuzey kıyılarında en fazla yağış sonbahardadır. İç kısımlarda ise ilkbahara rastlar. Memleketimizde başlıca üç yağış tipi görülür:

Karadeniz tipinde, yazları dahil her mevsim yağışlıdır. En az yağış mayıs ayındadır. En çok yağış ise ekim ayında görülür.

Akdeniz tipinde, yazlar kurak, kışlar ise yağışlı geçer. En fazla yağış, aralık ve ocak aylarında görülür.

Kara tipinde, en çok ilkbaharda mayıs ayında olur. Kış aylarında genellikle kar şeklindedir.

Bitki Örtüsü

Anadolu’nun tabii bitki örtüsü üç grupta toplanır.

Karadeniz bitki örtüsü: Burada hakim bitki örtüsü ormandır. Deniz seviyesinden 2000 metre yüksekliğe kadar ormanlar vardır. 1200 metreye kadar olan kesimde meşe, gürgen, kestane ve çınar gibi yapraklarını döken ağaçlar; daha yukarılarda ise köknar, sarıçam, ladin, çam gibi iğne yapraklı ağaçlar yer alır. Kıyı dağlarının iç kısımlarında ise step bitki örtüsü hakimdir.

Akdeniz bitki örtüsü: Burada orman örtüsü daha seyrektir. Eteklerden 2200 metreye kadar orman örtüsü çıkar. Ağaçların çoğunluğu karaçam, katran ve sedir çeşitleridir. Güney bölgesinin dağlık kısımlarında yazları kuruyan otlaklara, dağ yamaçlarında kuraklığa ve sıcağa dayanan makilere rastlanır. Fıstık çamları ve zeytin ağaçları bölgeye has bitkilerdir.

Stepler (Bozkırlar): Memleketimizin iç kısımlarında stepler hakimdir. Ormanlar genellikle dağ yamaçlarında ve küçük parçalar halindedir. Su kenarlarında söğüt ve kavak ağaçlarına rastlanır. Bölgenin hakim bitkisi, yabani buğdaygiller ve soğanlı bitkilerdir. İlkbaharda yeşil kalan çayırlar geniş yer kaplar.

Hayvanlar

Eskiden yaşadığı bilinen hayvanların hiçbirinin nesli kalmamıştır. Ayı, kurt, çakal, sansar, tilki, tavşan en çok rastlanan hayvanlardır.

Güney Anadolu dağlarında nadir de olsa benekli parslara rastlanır. Birçok bölgede bol sayıda yaban domuzu, tavşan, dağlık yerlerde dağ keçisi bulunur. Kuş çeşitleri pekçoktur. Yılana fazla rastlanır. Zehirli olan engerek yılanı, sıcak ve kuru yerlerde seyrek olarak bulunur. Zararsız olan kara yılanı her tarafta görmek mümkündür.

Anadolu Tarihi

Anadolu toprakları 65 milyon yıl önce yer hareketleri sonucu Tetis denizinden yükselmiştir. Tüm İç Anadoluda uzun süre küçük bir iç deniz olarak kalmıştır. Tuz Gölü bu iç denizin parçasıdır.

Anadolu, çok eski devirlerden beri bilinip, insanların yaşadığı bir toprak parçasıdır. Doğu ve batı, Asya ve Avrupa kıtalarının köprüsü mahiyetinde olduğundan, çeşitli kavim, devlet, kültür ve medeniyetleri bünyesinde barındınmış ve daima göçlere, istilalara uğramıştır. Hattiler, miladdan önce 2500-2000 yılları arasında Anadolu’dan Mezopotamya'ya kadar önemli bir medeniyeti temsil ettiler. M. Ö. 2000 yıllarında Anadolu’da Hititlerin oturduğu kabul edilir. Hititler, Orta Anadolu’da M. Ö. 1850’de devlet kurarak genişlediler. Anadolu’nun tamamına yakın kısmına hakim oldular. Arkeolojik kazılarda bulunan kültür ve medeniyet eserleri meydana getirdiler. Yapılan kazılarda Alacahöyük ve Bogazköy’de Hitit eserleri bulundu. Hititler zamanında Anadolu; batıdan İyonlar, doğudan Asurlular, Urartular, güneydoğudan Hurriler ve Mitanniler’in istilasına uğradı.

Anadolu'ya Türklerin gelişi Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Alp Arslan'ın 1071'de yapılan Malazgirt Savaşı'nda Bizans İmparatorluğu'nu yenmesi ile başlamıştır. Bu savaşta Bizans bünyesindeki gayrimüslim Türklerin bir kısmı da paralı asker olarak Müslüman olan Selçuklular'a karşı savaşmıştır.

Anadolu’da Türk varlığı ve hakimiyeti 11. yüzyılda başlar. Ancak birkaç yüzyıl içinde sürekli göçler ve başarılı iskan politikalarıyla Anadolu, kısa sürede bir Türk ülkesi haline gelir. Anadolu Türk varlığının çoğunluğu Oğuz Türklerinden oluşmakla birlikte, Kıpçak, Peçenek, Çiğil, Toxsı, Yağma . . . gibi diğer Oğuz dışı Türk unsurlarının da Anadolu’ya geldikleri bilinmektedir.

Türklerin batı Anadolu'ya ilerleyişi Haçlı Seferleri'nin başlaması ile durdu ve Anadolu Selçuklu Devleti süresince, Anadolu Beylikleri dönemine kadar batı Anadolu Bizans kontrolünde kaldı.

M. Ö. 1000 yılında ise, Anadolu; Hititler, Asurlular, Urartular, Frikyalılar, Lidyalılar, Medler ve Perslerin hakimiyetine girdi. Daha sonra Anadolu’nun tamamı Romalıların eline geçti. Romalıların M. S. 395 yılında ikiye ayrılmasıyla, Anadolu Bizanslıların payına düştü. Bizanslılar devrinde Anadolu; Partlar, Sasaniler, Haçlılar ve Moğolların taarruz ve istilasına uğradı. On birinci yüzyıldan itibaren Anadolu toprakları Türk kavimlerinin akınına uğramaya başladı. Anadolu’nun büyük kısmını ele geçiren Selçuklular, bölgenin Türkleşip, İslamlaşmasında çok hizmet ettiler. On üçüncü yüzyıldan itibaren Anadolu toprakları Osmanlı hakimiyetine girdi.

Anadolu, Osmanlı Devletinin son zamanına kadar taarruz ve istilaya uğramadı. Yirminci yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya savaşından mağlub olarak çıkması üzerine, Anadolu toprakları bir çok Avrupa devleti tarafından istila edildi. İstiklal harbi sonunda bütün Anadolu toprakları düşmandan temizlendi ve başkent Ankara olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.

Anadolu Tarihi ile ilgili başlıklar



Anadolu Dilleri

Anadolu'da MÖ 2. ve 1. binyıllarda kullanılan bir grup Hint-Avrupa diline Anadolu Dilleri adı verilir. Bu diller arasında en önemlisi ve en iyi tanınanı, MÖ 1600-1100 yılları arasında yazılı belge bırakmış olan Hititçe'dir (Naşşili). Hitit imparatorluğu döneminde, Hititçe ile akraba diller olan Luwice (Luwili) ve Palaca da konuşulmuştur. Luwice'nin yayılım alanı Güney ve Batı Anadolu, Palaca'nınki ise Kuzeybatı Anadolu (Kastamonu yöresi)'dir.

Erken antik çağda, Luwice'den türemiş olduğu tahmin edilen Lykia dili, Lysia dili, Karia dili, Pisidia dili, Side dili ve kökenleri yeterince bilinmeyen Paphlagonia dili ile Kappadokia dili kullanılmıştır. Bu dillerin tümü MÖ 1. yüzyıla doğru Yunanca'nın egemen dil olması üzerine tarih sahnesinden çekilmişlerdir.

Günümüzde Anadolu

Günümüzde Anadolu'da yaşayan halkın büyük bir kısmı Türkçe konuşmaktadır. Anadolu Türkçe ile 11. yüzyılda Selçukluların fethi ile tanışmıştır. Buna rağmen çok kültürlü yapısını Selçuklular ve Osmanlılar döneminde devam ettirmiştir. Ayrıca kuzeydoğu Anadolu'da Laz, Gürcü ve Hemşinliler bulunur. Yunanca konuşan halkın (Rumlar) çoğu Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki mübadelede, Yunanistan'daki Türk kökenli halkla değiş-tokuş edilmişlerdir. Bugün Anadolu'da yaşayan halkın tamamına yakını Müslüman'dır.

Anadolu haritası için bakınız: http://harita. turkcebilgi. com/Anadolu_haritasi/

Kaynaklar

Bu sayfa hazırlanırken Rehber Ansiklopedisi'nden ve Vikipedi sitesinden yararlanılmıştır.

Linkler



anadolu nerede?

anadolu haritadaki konumu

Şarkı Sözleri

Barış Manço tarafından Dağlar Dağlar albümünde söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.


sabah seher vakti düştüm yola
anam sordu nire oğlum böyle
dedim ana fazla sorma bağrım yanık yeter sorma
seher vakti düştüm yola

günler boyu yol aldım durmadım
pınar başlarında konakladım
dağlar taşlar geçit verdi
çayır çimen kilim serdi
seher vakti düştüm yola

ben bir yeşil gözlü yar sevmiştim
gece gündüz başın beklemiştim
bir kış günü vakit çaldı
yarim son uykuya daldı

uyanmadı gitti uzaklara
yıllarca kurda kuşa dert yandım
zaman geçer unuturum sandım
kerem derdiyle yanarmış
mecnunsa ölüp solarmış
benim derdim vurdu beni yola

sorarlar barış ne edersin orda
nasıl ağır gelmez mi ki sıla
işte içim döktüm sormayın artık tanrı aşkına
benim derdim vurdu beni yola

Hasan Cihat Orter tarafından re-formation albümünde söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.


Zara tarafından Avuntu albümünde söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.


Ahmet Arif tarafından Hasretinden Prangalar Eskittim albümünde söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.


Taylan Ayik tarafından söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.

binlerce yılın destanı,
öykü, öykü, şiir, şiir,
benzerin yok yeryüzünde,
aç, susuz, yoksul ama onurlu yüzyılların
karanlığın pençesine bir şimşek anadolu,

türkü, türkü, destan, destan
karatoprağın, aşkla dolu
yüzyılların eğilmez başı
asla dizçökme anadolu

geçmiş aynadır bugüne
kuşatılmıştı toprağın
dört yanın ateş çemberinde
alev, alev gözleri
bir yüzyılın neferi,
karanlığın kalbine bir bayrak anadolu,

türkü, türkü, destan, destan
karatoprağın, aşkla dolu
yüzyılların eğilmez başı
asla dizçökme anadolu

bahar ayında esen
bir rüzgarın nefesi
bir isyan tutuşur, gözlerinde
tutsağım gözyaşında,
yanındayım karanlığa isyanda,
geçmişin çığlığımda
sen! anadolu

Ayna tarafından söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.

anadolu

beşikler vermişim nuh’a

salıncaklar, hamaklar

havva anan dünkü çocuk sayılır

anadolu’yum ben

tanıyor musun?

utanırım, utanırım fukaralıktan

ele güne karşı çıplak üşür fidelerim

harmanım kesat

kardeşliğin, çalışmanın, beraberliğin

atom güllerinin katmer açtığı

şairlerin, bilginlerin dünyalarında kalmışım bir başıma

bir başıma ve uzak

biliyor musun?

binlerce yıl sağılmışım

korkunç atlılarıyla parçalamışlar

nazlı seher sabah uykularımı

hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar

haraç salmışlar üstüme

ne iskender takmışım

ne şah ne sultan

göçüp gitmişler

gölgesiz

selam etmişim dostuma

ve dayatmışım

görüyor musun?

nasıl severim bir bilsen

köroğlu’yu, karayılanı, meçhul askeri

sonra pir sultan’ı, ve bedrettin’i

sonra kalem yazmaz

bir nice sevda

bir bilsen onlar beni nasıl severdi

bir bilsen urfa’da kurşun atanı

minareden, barikattan, selvi dalından

ölüme nasıl gülerdi

bilmeni mutlak isterim

duyuyor musun?

şişşşt

öyle yıkma kendini

öyle mahsun, öyle garip

nerede olursan ol

içeride, dışarıda, derste, sırada

yürü üstüne üstüne

tükür yüzüne celladın

fırsatçının, fesatçının, hainin

dayan kitap ile, dayan iş ile

tırnak ile diş ile

umut ile sevda ile düş ile dayan

rüsva etme beni

gör

nasıl yeniden yaratılırım

namuslu genç ellerimle

kızlarım, oğullarım var gelecekte

her biri vazgeçilmez cihan parçası

kaç bin yıllık hasretimin goncası

gözlerinden, gözlerinden öperim

bir umudum sende

anlıyor musun?

şiir : ahmet arif

müzik: anonim


Özlem Özdil tarafından söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.

ne sevdalar yaşanmıştır
sende güzel anadolum
ne yiğitler kuşanmıştır
sende güzel anadolum

nakarat
anadolu anadolum
sevdamsın sen anadolum
anadolu anadolum
gurbetsin sen anadolum

mevlana kalbindir atar
pir sultan zalime çatar
baştan başa yunus yatar
sende güzel anadolum

akar irmakların akar
dağların göklere bakar
güllerde bir başka kokar
sende güzel anadolum

dünyada en güzel yerdir
seni görmeyenler kördür
derdiyoklar misafirdir
sende güzel anadolum


Ali Osman Erbaşı tarafından söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.

söz:ali osman erbaşı
müzik:ali osman erbaşı

anadolu anadolu
dört bir yanı sevda dolu
veysel dolu yunus dolu
abdal dolu rumi dolu

hak aşkına gönül veren
aşık dolu anadolu

anadolu anadolu
dört bir yanı bilge dolu
tarih dolu kültür dolu
şehit dolu göçler yolu

hak aşkına gönül veren
aşık dolu anadolu

Oktay Kaynarca tarafından söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.

beşikler vermişim nuh'a salıncaklar, hamaklar havva anan dünkü çocuk sayilir
anadolu'yum ben taniyor musun?
utanirim, utanirim fukaraliktan
ele güne karşi çiplak üşür fidelerim
harmanim kesat
kardeşligin, çalişmanin, beraberligin
atom güllerinin katmer açtigi
şairlerin, bilginlerin dünyalarinda kalmişim bir başima bir başima ve uzak biliyor musun?
binlerce yil sagilmişim korkunç atilariyla parçalamişlar nazli seher sabah uykularimi
hükümdarlar, saldirganlar,
haydutlar
haraç salmişlar üstüme ne iskender takimişim ne şah ne sultan göçüp gitmişler gölgesiz
selam etmişim dostuma ve dayatmişim görüyor musun? nasil severim bi bilsen
köroglu'yu, karayilani, mehçul
askeri
sonra pir sultan'i, bedrettin'i
sonra kalem yazmaz
bir nice sevde bir bilsen
urfa'da kurşun atani minareden, barikatten, selvi
dalindan
ölüme nasil gülerdi
bilmeni mutlak isterdim
duyuyor musun?
şişşşt! öyle yikma kendini
öyle mahsun, öyle garip
nerde olursan ol
içerde, dişarida, derste, sirada yürü üstüne üstüne
tükür yüzüne celladin
firsatçinin, fesatçinin, hainin
dayan kitap ile, dayan iş ile tirnak ile diş ile umut ile sevda ile düş ile dayan rüsva etme beni
gör
nasil yeniden yaratilirim
namuslu genç ellerimle
kizlarim, ogullarim var gelecekte
her biri vazgeçilmez cihan parçasi kaç bin yillik hasretimin goncasi
gözlerinden, gözlerinde öperim
bir umudum sende anliyor
musun?

Yavuz Bülent Bakiler tarafından söylenen anadolu adlı şarkının sözleri.

ben anadolu�yum...
yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç.

şükrederek, kalktığım sofralarımda
ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç.

hastalarım ölüm yataklarında
ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç.

zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum,
gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç.

devlet denince hep vergi geldi aklıma
jandarma deyince kırbaç.

en gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti
üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç.

gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında
ne tak-ı zaferler istedim, ne taç.

savaşta çiğnetmedim hilâli düşmanlara
barışta düştü üstüme gölge gölge haç.

yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hâlâ
alın terine muhtaç.

ben anadoluyum, acılı, mahzun;
bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç.


yavuz bülent bakiler
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Anadolu'da Bilim

Coğrafi konumu çeşitli bölgelerle bir köprü niteliğinde olan Anadolu yarımadasından ilk uygarlıkların tarihi M.Ö. 8000'lere kadar götürülmekte olup, bu uygarlığın bugünkü Aksaray ili civarında olduğu belirlenmektedir. Daha geç tarihli olanlar arasında ise Hitit, Urartu, ...

Anadolu Selçuklu Devleti

Anadolu Selçuklu Devleti, Selçukluların Anadolu’da kurduğu devlettir. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra hızlandı. Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah (I. Süleyman Şah), Anadolu’daki fetihleri batıya yayarak 1075'te İznik’i ...

Anadolu Beylikleri

Anadolu Beylikleri, Türklerin 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurdukları devletlerdir. Bu savaşın hemen ardından, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kurulan devletlere Birinci Dönem Anadolu Beylikleri denir. Aynı dönemde kurulan Anadolu Selçuklu ...

Güneydoğu Anadolu Projesi

Dicle ve Fırat ırmaklarının aşağı kesimleriyle bunlar arasında kalan alanı kapsayan ve barajlar, hidroelektirik santralları, sulama tesisleri, her çeşit altyapı, tarımsal tesisler, ulaştırma, eğitim, sağlık vb. alanlardaki hizmetleri içeren projeler demeti. Güneydoğu ...

Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı

Türkiye’nin kuzey kesiminde doğu-batı doğrultusunda uzanan kuzey Anadolu deprem kuşağı yaklaşık 1500 km uzunluğa sahiptir. Marmara Bölgesi’nde; Saros Körfezinden başlar, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Aras Vadisi’ne kadar uzanır. Bu kuşak Gelibolu, Marmara Denizi’nin derin ...

Güneydoğu Anadolu Deprem Kuşağı

İskenderun Körfezi’nden Van’ın doğusuna kadar bir yay çizerek uzanır. Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bitlis ve Van bu kuşaktır. Bu kırık hattı, Kuzey Anadolu deprem kuşağı ile Bingöl-Karlıova çevresinde birleşir. Ayrıca Van Gölü çevresi ile, kuzeye ...

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

1997 AVRUPA'DA YILIN MÜZESİ ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ Yapıların TarihiAnadolu Medeniyetleri Müzesi, Atpazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi'nin dış duvarının güneydoğusundaki yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri ...

Mustafa Kemal'in Anadolu'ya Gönderilmesi

M. Kemal Paşa İstanbul'a geldikten sonra, İzzet Paşa Kabinesi'nin düştüğünü görmüş ve İstanbul'da kalarak Kabine'de Harbiye Nazırı olmak, böylece ordunun terhisini, silah ve cephanenin İtilaf Devletleri'ne teslimini engelleyebilmek istemiş fakat başaramamıştır. İstanbul'da ...

Anadolu Üniversitesi

Anadolu Üniversitesi, 1978 yılında Eskişehir'de kurulan bir devlet üniversitesidir. Açıköğretim Fakültesi dahil edildiğinde 1 milyonun üzerinde öğrencisi bulunmaktadır. İletişim,Güzel Sanatlar dallarında öne çıkan üniversitenin şehir merkezindeki Yunus Emre Kampüsü ...

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, ülkemizde uzaktan eğitim modeli ile yükseköğretim yapan ilk kurumdur. 1982 yılında İktisat ve İş İdaresi programları ile eğitime başlayan Açıköğretim Fakültesi, 1993 yılından itibaren yeni programlarla eğitimini sürdürmeye ...

Şiir-Anadolu Sevgisi

Anadolu SevgisiSen bizim dağları bilmezsin gülüm, Hele boz dumanlar çekilsin de gör Her haftası bayram, her günü düğün; Hele yaylalara çıkılsın da gör Bilmezsin ovalar nasıldır bizde; Kağnılar yollarda yoncalar dizde...

Anadolu Grubu

Yaşadığı toprakların tarihi mirasından güç alan Anadolu Grubu, kısa zamanda büyüyüp gelişerek Türkiye’de her biri kendi sektöründe öncü ve önder birçok şirkete hayat vermiştir. En önemli misyonu, geleneği geleceğe taşımak, yüzyıllardır ticaret yollarının kavşağı ...

Anadolu Tarihi

Tarih Öncesi ÇağlarPaleolitik Çağ (M.Ö. 600.

Anadolu Eyaleti

Anadolu Eyaleti Osmanlı Devletinin iki önemli taşra teşkilatından biri. Daima vezir rütbesinde Beylerbeyi tarafından idare edilirdi. Protokolde; Mısır, Budin ve Rumeli eyaletlerinden sonra dördüncü sırada yer almaktaydı. Rumeli eyaletinin 1362 senesinde kurulmasından sonra, 1393’te ...