Çalıkuşu (roman)

Kitap |

K itap | Kitap_adı = Çalıkuşu| Resim = | isbn_id = ISBN 975-10-0012-2| Yazarı = Reşat Nuri Güntekin| Basım_tarihi =
Reşat Nuri Güntekin (d. 25 Kasım 1889 - ö. 7 Aralık 1956), Yirminci yüzyıl öykü,roman ve oyun yazarlarındandır.Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı sonlarında başlamıştır.Yazdığı,çevirdiği,kitap biçimine girmiş veya dergi,gazete sayfalarında,tiyatro repertuvarlarında kalmış eserlerinin toplamı yüzü bulur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1989| Yayınevi =
1989 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
| Dili = Türkçe| Türü =
Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir. Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Roman| Çalıkuşu,
Roman olmuş veya olması muhtemel olayların anlatıldığı uzun yazılardır. İlk örneklerini 15.y.y. da Fransız yazar Rabelais vermiştir. Ancak asıl niteliklerini Romantizm ve Realizm akımları döneminde kazanmıştır. Roman belli bir olay etrafında gelişir ve olaylar ayrıntılarıyla anlatılır. Çoğu zaman şahıs kadrosu geniştir. Kişiler ayrıntılı olarak tanıtılır. Çevrenin tanıtımına özen gösterilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Reşat Nuri Güntekin tarafından
Reşat Nuri Güntekin (d. 25 Kasım 1889 - ö. 7 Aralık 1956), Yirminci yüzyıl öykü,roman ve oyun yazarlarındandır.Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı sonlarında başlamıştır.Yazdığı,çevirdiği,kitap biçimine girmiş veya dergi,gazete sayfalarında,tiyatro repertuvarlarında kalmış eserlerinin toplamı yüzü bulur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1922 yılında yazılmış bir romandır. Türk edebiyatının en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu'da geçen ve arka planda Osmanlı'nın son yıllarını anlatan bir romandır. Romanın ana kahramanı
1922 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Feride'nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır.
Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu (kitap)|Çalıkuşu romanının ana kahramanıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu'nu önce İstanbul Kızı adıyla dört perdelik bir oyun olarak yazmıştır. Yapıtı, 1922'de Vakit Gazetesi'nde Çalıkuşu adıyla roman olarak yayınlanınca büyük ilgi çekmiştir. Çalıkuşu, duygusal bir olayı anlatmakla birlikte dönemin toplumsal sorunlarının eleştirel olarak da ortaya koymaktadır. Çalıkuşu,
Reşat Nuri Güntekin (d. 25 Kasım 1889 - ö. 7 Aralık 1956), Yirminci yüzyıl öykü,roman ve oyun yazarlarındandır.Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı sonlarında başlamıştır.Yazdığı,çevirdiği,kitap biçimine girmiş veya dergi,gazete sayfalarında,tiyatro repertuvarlarında kalmış eserlerinin toplamı yüzü bulur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye'de yeni ve modern bir dönemin başlamasını özendiren bir roman olarak kabul edilmektedir. düzenle|Mayıs 2007

Konusu

Romanın kahramanı Feride, küçük yaşta annesini ve babasını kaybetmiş,Erenköy Kozyatağı'ndaki Besime teyzesinin himayesi altında büyümüştür. Feride,
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
'da okumuş, içli, iradeli, kültürlü ve güzel genç bir kızdır. O kadar güzeldir ki gittiği yerlerde ya "Gülbeşeker" diye çağrılacak ya da hiç makyaj yapmadığı halde "aşırı boyanmakla" suçlanacaktır. Besime Teyzenin genç ve yakışıklı oğlu ciddî ve ağırbaşlı biridir. Feride'nin çekindiği ve tatsız şakalarına muhatap edemediği Kâmran, çalıkuşuna benzeyen bu canlı, cıvıl cıvıl haşarı kızı çok sever. Onu sık sık okulunda ziyaret eder. Feride'nin ya­ramazlıkları tarifsizdir. Herkes ondan yaka silker ama yine de ondan kimse vazgeçemez. Çalıkuşu adı onun bu yara­maz hallerinden dolayı takılmıştır. Kâmran, Feride'yle evlenmeyi aklına koymuştur, önce nişanlanırlar. Kâmran dört yıl için Avru­pa'ya gider. Bu arada Feride okulunu bitirir. Düğünden üç gün önce çarşaflı bir genç hanım, Feride'yi ziyaret ederek, İsviçre'de bulunduğu sırada Kâmran'ın Münevver adında hasta bir genç ka­dına evlenme vadinde bulunduğunu söyler. Kâmran'ın Münevver'e yazdığı mektupları verir. Bunun üzerine Feride köşkten kaçar. Herkes onun yeni bir delilik icat ettiğini zanneder. Emektar bir dadının evine sığınan Feride, lise diplomasından cesaret alarak Anadolu'da bir öğretmenlik is­ter. B.. (Bursa) vilâyetinde bir okula tâyin edilir. O günden sonra da başından geçenleri bir mektup defterine not etmeğe başlar. Kasabada boş yer olmadığı için, Feride'yi Zeyniler Köyü denilen, hiç bir öğretmenin gitmeyi kabul etmediği kuş uç­maz kervan geçmez bir köye verirler. Zeyniler'de, öğrencilerinden bir kaçı, küçük Vehbi ve bilhassa Munise, Feride'nin neşe kaynağı olur. Bütün kız çocuklarının Ayşe ya da Zehra diye adlandırıldığı bu köyde Munise adı Feride'ye çok cana yakın gelmiştir. Kızı evlât edinmek ister. Munise, köylülerin sevmediği "kötü kadın" olarak adlandırılan birinin kızı­dır. Kadın, kocasından başka bir erkeği sevdiği için, Munise'nin babası, köyden başka bir kadınla evlenmiş ve anasını boşamıştır. Ara sıra gelip, kaçamak olarak kızını görmektedir. Çalıkuşu birçok zorluğu yenerek Munise'yi yanına almayı başarır. İkisi keyifli zaman geçirmeye başlarlar. O günlerde bir posta soygunu olur. Eşkıya ile jandarma arasında çıkan çatışmada yaralanan bir zabiti köy odasına getirirler. Feride orada yaşlı bir askerî doktorla tanışır.
Reşat Nuri Güntekin'nin unutulmaz kitabı Çalıkuşu'nun karakterlerinde biri. Feride'nin Zeyniler köyünde evlatlık edindiği kızın adı .
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
adındaki bu doktor, Zeyniler Köyü'nde böyle bir öğretmen bulmuş olmaktan dolayı şaşkındır. İşin içinde bir gizem olduğunu anlar ve Feride'nin daha iyi bir yere nakledilmesi için el altından gerekli te­şebbüslere girişir. Bir teftiş sonunda Feride'nin okulu kapatılır. Ve Çalıkuşu, Zeyniler'den ayrılmak zorunda kalır. Vilâyet merkezin­deki Darülmuallimat'a Fransızca öğretmeni tâyin edilir. Burada Şeyh Yusuf'u tanır. Veremli, hassas bir insandır Şeyh Yusuf. Şeyh Yusuf, Feride'yi ölesiye sever. Zaten veremli olan Yusuf Efendi bu ümitsiz aşkın acılarına dayanamaz ve ölür. Bu ölümden kendisini sorumlu tutan Feride, artık orada kalamayacağını anlar, yeni bir yere nakledilmesini ister. Bu sefer onu Ç.-(Çanakkale) Rüştiyesi'ne tâyin ederler. Ç., de geçirdiği günlerden sonra, bir vapurla İzmir'e gelir. İzmir'de Reşit Bey adında zengin birisinin çocuklarına mürebbiyelik eder. Bunlar da sıkıntılı ve acı günlerdir. Bir tesadüf eseri, Re­şit Bey'in uzaktan akrabası olduğunu öğrenir. Bir albümde Kâmran'ın resmini görmüştür. Reşit Bey'in kızı Sabahat, Kâmran'ın Münevver Teyzesinin kocası olduğunu söyler. Kâmran, uzun za­man kendi "Çalıkuşu"nu beklemiş, o dönmeyince Münevver'le evlenmiştir. Feride'nin, her gittiği yerde güzelliği bir takım olaylara sebep olduğundan burada da barınması güçleşmiştir. Böylece bir­kaç yer dolaşıp birkaç evlenme teklifini reddederek nihayet Kuşadası'na gelir. Doktor Hayrullah Bey de emekliye ayrılmış, orada yerleşmiştir. Yaşlı dost, kızın elinden tutar. Ona yardım eder, onu korur. Munise bu arada iyice büyümüş, süsüne düşkün bir kız ol­muştur. Doktorun bir uzak köye hastaya gittiği sırada hastalanır. Nezle zannedilen hastalık giderek şiddetlenir ve Munise kuşpalazından ölür. Kader, Feride'yi sanki bütün sevdiklerinden ayırmaya ah­detmiştir. Munise'den sonra çevrenin baskısı, dedikodusu o kadar artar ki Hayrullah Bey hiç olmazsa görünüşü kurtarmak maksa­dıyla Feride'yi alır, onunla kâğıt üzerinde evlenir. Bir müddet ge­çince Hayrullah Bey de zaten yaşlı olduğundan, ölür. Yalnız, ölmeden önce Feride'nin ailesinin yanına döneceğine dair söz al­mıştır. Onun defterini okumuş, başına gelenlerin sebeplerini öğ­renmiştir. Feride'nin kaybolduğunu sandığı defteri, Hayrullah Bey tarafından bir zarfa konularak, Kâmran'a mahsus bir emanet hali­ne getirilmiştir. Feride, rahmetli kocasının vasiyetini yerine getir­mek için verdiğinin ne olduğunu bilmeden bu emaneti Kâmran'a teslim eder. Feride'nin dönüşünden en çok memnun olan eniştesi Aziz Bey'dir. O, bu dönüşte hayırlı bir alâmet görür. Feride birkaç günlüğüne izinli olarak gelmiştir. Kendisine kalırsa, mutlaka yine görevine gidecektir. Kâmran, vaktiyle verdiği söze bağlı kal­mış, Münevverle evlenmiştir. Ama kadın zaten hasta olduğundan kısa bir süre sonra ölmüştür. Feride bu son istek üzerine İstanbul'a gittiğinde Kâmran'ı ne kadar sevdiğini bir kez daha anlar. Kâmran'da evlendiği kadını kaybetmiştir. Ayrıca Kâmran evlense bile yalnızca Feride'yi sevmiştir. Kâmran bu günlüğü okuyunca Feride'nin de kendisini sevdiğini anlar. Bunu amcasına anlattığında amcası ve Kâmran, Feride'nin haberi olmadan kadıya giderler ve nikâh kıydırırlar. Böylece Feride bu kadar acıdan sonra haberi olmadan hayatta en çok istediği kişiyle evlenir ve en sonunda mutluluğu bulur.

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesindeki ilgili madde kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.
Difteri de denilen bu hastalığa tutulanlarda yutkunma zorluğu, ses kısıklığı, nefes darlığı, kuru öksürük, yüzde morarma, bademcikler üzerinde kurşuni beyaz renkte bir zar, boğaz ağrısı, boyun bezlerinde şişlik, iştahsızlık, kol ve bacaklarda ağrılar görülür. Ateş 38-40 derece arasındadır. Nabız süratlidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Çalıkuşu (roman)) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

efsane: hayatımda okudugum ve her genç kıza okumasını tavsiye ettiğim bir roman ben onsekiz yaşındayım demem o ki benim hayatımımda yaşadıklarımda bu romana benziyor - 3 yıl, 6 ay önce yazıldı.