Çaldıran Savaşı

Çaldıran Muharebesi ya da Çaldıran Meydan Muharebesi, Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında 23 Ağustos 1514’te, Van’ın 113 km kuzeyinde, bu günkü Çaldıran ilçesi sınırlarında yer alan Çaldıran Ovası'nda yapılan savaş. Savaş Yavuz Sultan Selim’in kesin zaferiyle sonuçlandı.

Çaldıran Savaşıİran, Maku, Çaldıran Ovası'ndaki anıt

<p>Safevi Devleti

Safevi Devleti

Çaldıran Savaşı, Osmanlı Devleti’yle İran’da egemen olan Safevîler arasında 23 Ağustos 1514′te Çaldıran ovasında yapılan meydan savaşı. Yavuz Sultan Selim, babası II. Bayezit ve kardeşleriyle taht mücadelesi vererek tahta çıktığında, Osmanlı Devleti sıkıntılı bir dönem yaşıyordu. Bu bunalımlı dönemin en büyük nedeni doğudaki Şiî-Safevî Devleti idi. Bu devletin ortadan kalkmasıyla huzur sağlanacak ve
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkistan yolu Osmanlılara açılacaktı.
Türkistan Asya kıtasında Türklerin yurdu manasına gelen büyük bir ülke. Tabii coğrafyası, etnoğrafik ve tarihi manasıyla Türkistan’ın hudutları şöyledir: Güneyden Gürgan Nehri, Horasan Dağları, Kopet Dağı, Kuhi Baba, Mezdûran, Tapcak ve Ak Dağları, Hindukuş Sırtları, Mustag-Kuenker Sıradağları; doğudan, Doğu Türkistan’ın doğu hudutları, Sucav civarında 98°50’ kuzey paraleli, 40°50’ doğu meridyeni noktası; kuzeyden Cungarya ve Kazakistan’ın kuzey hudutlarını meydana getiren İrtiş Havzası v
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yavuz Sultan Selim’in en büyük amacı doğudaki bütün
Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzadeliğinde Trabzon Valiliğine gönderildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türk İslâm devletlerini tek bir çatı altında birleştirmekti. Yavuz Sultan Selim,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1514 yılı baharında İran seferine çıktı.
1514 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çaldıran’da 23 Ağustos 1514′te yapılan savaşta Osmanlı ordusu büyük bir zafer kazanırken Safevîler bozguna uğradı.
Muradiye ilçesinin 11.924 nüfuslu bir bucağı. Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail Safevî'nin yaptıkları ...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şah İsmail, kaçarak hayatını zor kurtardı. Yavuz yoluna devam ederek,
İran Safevi Devleti'nin kurucusu olan Şah İsmail, 1487 yılında doğdu. Babası Şeyh Haydar, Şirvan hükümdarı Ferruh Yesar ve ona yardım eden Akkoyunlu hükümdarı Yakup Bey'e karşı yaptığı savaşta öldü. Üç yıl hapis hayatı yaşayan Şah İsmail, esaretten kurtulduktan sonra mücadelelere girişti. 1500 yılına kadar süren bu mücadelelerden sonra Şah İsmail, babasının katili Ferruh Yesar'ın üstüne yürüdü. Bakü'yü ele geçirdi ve 1502'de Akkoyunlu hükümdarı Elvend'i Nahçivan ya
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tebriz’e girdi. Şehirdeki birçok sanatçı ve bilim adamı
İran'ın batısında yer alan şehir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstanbul’a gönderildi. Bu zaferin sonucunda Şah İsmail
İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan şehir, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye'nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Safevîler üzerindeki eski etkisini kaybetti. Bu sayede Doğu Anadolu’da Osmanlılar için bir tehlike kalmamış oldu.

Çaldıran Zaferi’nden sonra, Erzincan ve Bayburt kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçti.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kemah Kalesi alındı. 12 Haziran 1515′de kazanılan
Kemah Kalesi, Kemah ilçe merkezinin hemen üst kısmında yalçın kayalar üzerine kurulmuş bulunan bu kalenin hangi tarihte ve kimler tarafından inşa edildiği hususu kesin olarak bilinmemektedir. Ulaşılması mümkün omayan bir kaya üzerine inşa edildiği için ,eski kavimlerin hepsi bu kaleyi almaya ve bu yolla heybetli ve emniyetli bir üsse sahip olmaya çalışmışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
yle Dulkadiroğlu Beyliği’ne son verildi.
Dulkadiroğulları on dördüncü yüzyıldan 16. yüzyılın ilk yarılarına kadar Anadolu tarihinde mühim rol oynayan Oğuzların Bozok koluna bağlı bir Türkmen hanedanı. Anadolu’ya Hasan Dulkadir adlı bir beyin idaresinde gelen ve Dulkadirli Beyliğinin çekirdeğini meydana getiren bu ilk grubun Maraş ve Elbistan arasındaki yaylalık bölgeye yerleştikleri ve daha sonra geniş bir alana yayıldıkları anlaşılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Diyarbakır,
Diyarbakır karpuzu ve kalesiyle meşhur Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan il. Doğuda Batman, kuzeydoğuda Muş, kuzeyde Bingöl ve Elazığ, batıda Malatya ve Adıyaman, güneyde Şanlıurfa ve Mardin illeriyle çevrilidir. 37°30’ ve 38°43’ kuzey enlemleri ile 40°37’ ve 41°20’ doğu boylamları arasında yer alır. Güneydoğu Anadolu’nun Gaziantep’ten sonra ikinci gelişmiş şehridir. Trafik numarası 21’dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mardin ve
Mardin Güneydoğu Anadolu bölgesinin Dicle bölümünde yer alan il. Diyarbakır, Siirt, Batman, Şırnak, Şanlıurfa, Irak ve Suriye arasında yer alır. Trafik numarası 47’dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bitlis
Bitlis 16. yüzyılda çevresindeki Tatvan, Ahlat, Muş, Bulanık ve Hınıs nahiyeleri kendisine bağlı olan bir Osmanlı Vilayeti iken daha sonraları Muş Sancağına bağlı bir kaza olarak 19. yüzyılın ortalarına kadar gelmiştir. 1879'da Siirt, Muş, Genç, Bitlis merkez sancaklarının bağlı olduğu 4 sancak, 19 kaza, 8 nahiye ve 2088 köyden oluşan bir vilayet olan Bitlis 1919 yılında yeni bir düzenlemeyle ikinci sınıf vilayet olmuş, 1929'da Muş vilayetine bağlı bir kaza haline getirilmiştir. 6 yıl ilç
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı egemenliğine girdi. Böylece Anadolu’da Türk birliği sağlanmış oldu.

Svaş Öncesi

Safevi hükümdarı Şah İsmail’in Anadolu’daki Osmanlı yönetimden hoşnutsuz olarak

Osmanlılar ile ilgili olarak aşağıdaki başlıkları kullanarak bilgi alabilirsiniz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Safevi devletine yakınlaşan
Safeviler, Sasani Devleti'nin 7.yüzyılda Arap-İslam saldırılarıyla yıkılmasından itibaren dışardan gelen Arap,Türk ve Moğol hanedanları tarafından yönetilen İran coğrafyasında, 16.yüzyılda özgün bir siyasal yapılanma oluşturan ilk yerli hanedan olmaları yanında, Alevi ve coğrafi eksende gerçekleştirdikleri birleşmeyle İranlı kimliğini de ortaya koymuşlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkmenlere ve bunların liderlerine yönelik koruma politikası, Avrupa'da değil fakat doğuda rakip arayan ve kendine hedef olarak diğer iki devleti (Safevi ve Memlük) seçen Yavuz Sultan Selim açısından kabul edilemez bir durumdu. Osmanlı Devleti ile
Türkmenler, Oğuz Türklerinden, Orta Asya'da Hazar Denizi'nin güney batısında çoğunlukla Türkmenistan'da ve İran'ın kuzey bölgelerinde yaşayan bir kavimdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Safevi Devleti arasında bir savaş kaçınılmaz olmuştu.

</p><p>Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim
Safeviler, Sasani Devleti'nin 7.yüzyılda Arap-İslam saldırılarıyla yıkılmasından itibaren dışardan gelen Arap,Türk ve Moğol hanedanları tarafından yönetilen İran coğrafyasında, 16.yüzyılda özgün bir siyasal yapılanma oluşturan ilk yerli hanedan olmaları yanında, Alevi ve coğrafi eksende gerçekleştirdikleri birleşmeyle İranlı kimliğini de ortaya koymuşlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1512’de tahta çıktığında
1512 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Safevilerin doğudaki etkisine son vermeyi istiyordu. Yavuz Sultan Selim hazırlıklarını tamamladıktan sonra büyük bir orduyla Mart 1514'te
Safeviler, Sasani Devleti'nin 7.yüzyılda Arap-İslam saldırılarıyla yıkılmasından itibaren dışardan gelen Arap,Türk ve Moğol hanedanları tarafından yönetilen İran coğrafyasında, 16.yüzyılda özgün bir siyasal yapılanma oluşturan ilk yerli hanedan olmaları yanında, Alevi ve coğrafi eksende gerçekleştirdikleri birleşmeyle İranlı kimliğini de ortaya koymuşlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Edirne'den yola çıktı. Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasında ilginç bir mektup düellosunun yaşandığı sefer sırasında Yavuz Sultan Selim mektuplarını
Edirne Marmara Bölgesinin Trakya kısmında yer alır. Sınır kapısı, 'Bursa'nın oğlu, İstanbul'un babası' olarak vasıflandırılan ve Osmanlı Devletinin ikinci başkenti ve 'müze şehir' Edirne'nin doğusunda Kırklareli ve Tekirdağ, güneydoğusunda Çanakkale, batısında Yunanistan, kuzeybatısında Bulgaristan, güneyinde ise Ege Denizi bulunmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Farsça yazmış, Şah İsmail ise
Kökü itibarıyla dünyanın en eski dilleri arasında yer alan Farsça, milattan yediyüz yıl öncesine ait açık tarihi ve bin yıllık yazılı eserleriyle İran’ın köklü ve sağlam kültürünü komşu ülkelere kadar tanıtmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkçe yanıt vermiştir. Yavuz Sultan Selim’in Anadolu’dan geçerken Safevi yanlısı oldukları gerekçesiyle tahminen 40 bin Türkmeni öldürtmesi, daha sonra Anadolu’da
Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir. Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Celali ayaklanmaları biçiminde ortaya çıkan huzursuzlukların önemli etkenlerinden biri oldu. Üç ay sonra
XVI. ve XVII. yüzyıllarda Osmanlı Devletine karşı çıkan ayaklanmalara verilen genel ad. Celâli kelimesi, XVI, yüz yılda Mehdîlik dâvasıyla ortaya atılarak büyük bir...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Eleşkirt'e vardığında Osmanlı askerleri arasında huzursuzluk başlamıştı. Yavuz, askerlerini yatıştırarak ilerlemeyi sürdürdü ve Şah İsmail komutasındaki Safevi ordusuyla Çaldıran Ovası'nda karşılaştı. Her iki ordu da yaklaşık 80-100 bin askerden oluşuyordu.

Burada yapılan meydan savaşı bir gün boyunca sürdü.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı ordusu, silah donanımı bakımıdan, özellikle de sahra topçusunun ateş gücü ve yeniçerilerinin tüfek kullanması açısından üstündü. Muharebe Osmanlı ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Şah İsmail ön saflarda yer aldığı çarpışmalarda yaralandı ve karısı başta olmak üzere hazinesini ve ordusunu bırakarak savaş alanından çekildi. Ardından Yavuz Sultan Selim,
Osmanlı Devleti Ordusu veya resmi adıyla Ordu-yi Hümâyûn (Osmanlıca: اردوي همايون) Osmanlı Devleti'nin ordusudur. Osmanlı Devleti Ordusu'nun tarihi iki ana döneme ayrılabilir. Klasik Dönem, Osmanlı Devleti'nin kuruluşu olan 1299 yılı ile 19. yüzyılın başlarındaki askeri reformlar arasındaki dönemi kapsamaktadır. Modern Dönemde ordu, Hava Ordusu, Deniz Ordusu ve Kara Ordusu olmak üzere üçe ayrılmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
6 Eylül
6 Eylül Gregorian Takvimine göre yılın 249. günüdür. Sonraki sene için 116 (Artık yıllarda 117) gün var.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

1514'te Safevilerin başkenti
1514 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tebriz'e girdi. Yavuz Sultan Selim kışı burada geçirmek istiyordu, ama
İran'ın batısında yer alan şehir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bektaşi tarikatına bağlı
Hacı Bektaş Veli’nin (1209-1271) düşünceleri çevresinde oluşan tarikat. Senkretist bir yapı arzeden Bektaşiliğin temel özellikleri arasında, en başta dört kapı ve dört inanç tasavvuru gelir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
yeniçeriler arasında huzursuzluk artınca İstanbul'a dönmek zorunda kaldı.

Çaldıran Muharebesi'nde yitirdikleri toprakları Safeviler savaşsız geri aldılar. Ama Osmanlılar bu savaşın sonunda,

Yeniçeri, Osmanlı Devleti'nde askeri bir sınıftır. Yeniçeriler, Padişah'a bağlı Kapıkulu Ocakları'nın piyade kısmıdır. Yeniçeriler, Osmanlı Devleti'nin sınırlarının genişlemesi ile alınan çocukların küçüklükten alınarak yetiştirilmesi ile oluşturulur. Devletin ilk yüzyıllarında yararlı olan bu sistem, daha sonra bozulması ile değişik sorunları birlikte getirdi. Yeniçeri ocağı II. Mahmud tarafından kaldırıldı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Dulkadıroğulları başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki beyliklerin egemenliğine son verdiler. Safevilerin Mısır'daki

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Memlûklarla bağlantılarını kestiler. Bu da Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferini kolaylaştırdı. Osmanlılar ayrıca İpek Yolu'nun denetimi de ele geçirdiler.

Savaş

Yavuz Sultan Selim, babası Sultan İkinci Bayezid ve kardeşleri ile taht mücadeleleri vererek tahta çıktığında, Osmanlı Devleti sıkıntılı bir dönem yaşıyordu. Bu bunalımlı dönemin en büyük sebebi Doğu'daki Şii-Safevi Devletiydi. Bu devletin ortadan kalkmasıyla huzur sağlanacak ve Türkistan yolu Osmanlılara açılacaktı.

Yavuz Sultan Selim'in en büyük amacı doğudaki bütün Türk İslam devletlerini tek bir devlet çatısı altında birleştirmekti. Yavuz Sultan Selim, 1514 yılı baharında ordusuyla birlikte İran seferine çıktı. Osmanlı kuvvetleri, Erzincan'dan Tebriz'e doğru yürüyüşüne devam etti.

Çaldıran'da 23 Ağustos 1514'te yapılan savaşta Osmanlı kuvvetleri büyük bir zafer kazanırken, Safeviler bozguna uğradılar. Şah, kaçarak hayatını zor kurtardı.

Yavuz yoluna devam ederek Tebriz'e girdi. Şehirdeki birçok sanatçı ve ilim adamı İstanbul'a gönderildi. Bu zafer sonucunda Şah İsmail eski prestijini kaybetti. Bu sayede Doğu Anadolu'da Osmanlılar için bir tehlike kalmamış oldu.

15 Eylül 1514'te de Tebriz'den Karabağ'a hareket eden Yavuz'un amacı, kışı orada geçirip, baharda İran'ı tümüyle almaktı. Ancak şartlar müsait olmadığı için Amasya'ya gidildi. Çaldıran Zaferi'nden sonra, Erzincan, Bayburt kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçti. Kemah kalesi alındı. 12 Haziran 1515'de kazanılan Turnadağ zaferi ile Dulkadiroğlu beyliğine son verildi. Diyarbakır, Mardin ve Bitlis Osmanlı hakimiyetine girdi. Böylece Anadolu'da Türk birliği sağlanmış oldu.

Çaldıran Savaşı Resimleri


  • İran, Maku, Çaldıran Ovası'ndaki anıt



Yorumlar - Lütfen konu (Çaldıran Savaşı) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.