Çevre kirliliği

En geniş anlamıyla çevre ekosistemler ya da biyosfer şeklinde açıklanabilir. Daha açık olarak çevre, insanı ve diğer canlı varlıkları doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen fiziksel, kimyasal, biyolojik ve toplumsal etmenlerin tümüdür.

Çevre Kirliliği

<p>Termik santral bacasından çıkan dumanlar

Termik santral bacasından çıkan dumanlar

Çevrenin doğal yapısını ve bileşiminin bozulmasını, değişmesini ve böylece insanların olumsuz yönde etkilenmesini çevre kirlenmesi olarak tanımlayabiliriz. Artık hepimizin bildiği gibi çevreden, içindeki varlıklara göre en çok yararlanan bizleriz. Çevreyi en çok kirleten yine bizleriz. Bu nedenle "Çevreyi kirletmek kendi varlığımızı yok etmeye çalışmaktır" denilebilir.

İnsanları çevre kirliliği konusunda duyarlı hale getirebilmek için 1997 yılı çevre yılı olarak kutlandı.

Bilinçsiz kullanılan her şey gibi temiz ve sağlıklı tutulmayan çevre de bizlere zarar verir. Bu nedenle çevre denince aklımıza önce yaşama hakkı gelmelidir. İnsanın en temel hakkı olan yaşama hakkı, canlı ya da cansız tüm varlıkları sağlıklı, temiz ve güzel tutarak dünyanın ömrünü uzatmak, gelecek kuşaklara bırakılacak en değerli mirastır.

1970'li yıllardan sonra bilincine vardığımız çevre kirliliği dayanılmaz boyutlara ulaştı. Çünkü artık temiz
Çevre insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hava soluyamaz olduk. Ruhsal rahatlamamızı sağlayacak yeşil alanlara hasret kalmaya başladık. Yüzmek için deniz kıyısında bile yüzme havuzlarına girmek zorunda kaldık.gürültüsüz ve sakin bir uyku uyuyamaz, midemiz bulanmadan bir akarsuya bakamaz olduk. Kısaca artık kirleteceğimiz çevre tükenmek üzeredir. 2000-3000 yıl önce bir doğa cenneti ve büyük bir kısmı otlaklarla kaplı olan Anadolu'yu günümüzde bu durumlara düşürdük.

Doğada kirlenmeye neden olan etmenleri, doğal etmenler ve insan faaliyetleri ile oluşan etmenler olmak üzere iki grupta inceleyebiliriz.

Doğal etmenler:depremler, volkanik patlamalar, seller gibi doğadan kaynaklanan etmenlerdir.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan etmenler ise aşağıdaki gibi sıralanabilir.

Evler, iş yerleri ve taşıt araçlarında;
Havanın en değişken kısmı olan su buharı en nemli havada bile %3’ten daha az bulunursa da hayatın devamı için gerekli bir maddedir. Hayat için gerekli olan diğer bir değişken bileşen ozon (O3)dur. Deniz seviyesinde milyonda 0,07 olan yoğunluğu
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
petrol, kalitesiz
Petrol, hidrokarbonlar oluşmuş, sudan yoğun kıvamda, koyu renkli, arıtılmamış, kendisine özgü kokusu olan, yeraltından çıkarılmış doğal yanıcı mineral yağı. Latince’de taş anlamına gelen "petra" ile yağ anlamına gelen "oleum" sözcüklerinden oluşmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kömür gibi fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz tüketilmesi.

Sanayi atıkları ve evsel atıkların çevreye gelişigüzel bırakılması.

Nükleer silahlar, nükleer reaktörler ve nükleer denemeler gibi etmenlerle radyasyon yayılması.

Kimyasal ve biyolojik silahların kullanılması.

Bilinçsiz ve gereksiz tarım ilaçları, böcek öldürücüler, soğutucu ve spreylerde zararlı gazlar üretilip kullanılması.

Orman yangınları, ağaçların kesilmesi, bilinçsiz ve zamansız avlanmalardır.

Yukarıda sayılan olumsuzlukların önlenmesiyle çevre kirliliği büyük ölçüde önlenebilir.

Çevre bilimcilere göre genelde, aşağıda verilen iki çeşit kirlenme vardır.

Birinci tip kirlenme; biyolojik olarak ya da kendi kendine zararsız hale dönüşebilen maddelerin oluşturduğu kirliliktir. Hayvanların besin artıkları, dışkıları, ölüleri, bitki kalıntıları gibi maddeler birinci tip kirlenmeye neden olur. Kolayca ve kısa zamanda yok olan maddelerin meydana getirdiği kirliliğe geçici kirlilik de denir.

İkinci tip kirlenme: biyolojik olarak veya kendi kendisine yok olmayan ya da çok uzun yıllarda yok olan maddelerin oluşturduğu kirliliktir. Plastik, deterjan, tarım ilaçları, böcek öldürücüler (DDT gibi), radyasyon vb. maddeler ikinci tip kirlenmeye neden olur.

Kalıcı kirlenme de denilen ikinci tip kirlenmeye neden olan maddeler bitki ve hayvanların vücutlarına katılır. Sonra besin zincirinin son halkasını oluşturan insana geçerek insanın yaşamını tehlikeye sokar. Örneğin; Marmara denizine sanayi atıkları ile cıva ve kadminyum iyonları bırakılmaktadır. Zararlı atıklar besin zincirinde alglere, balıklara ve sonunda insana geçerek önemli hastalıklara ve ani ölümlere neden olmaktadır.

Köy gibi kırsal yaşama birliklerindeki insanlar genellikle büyük kentlerde yaşayan insanlardan daha sağlıklı ve daha uzun ömürlüdür. Çünkü kırsal ekosistemler, çevre kirliliği yönünden kentsel ekosistemlerden daha iyi durumdadır. Bunu bilen kent insanı fırsat buldukça, çevre kirliliği en az olan kırlara, köylere koşmaktadır.

Günümüzde en yaygın olan kirlilik su, hava, toprak, ses ve radyasyon kirliliğidir.

Su kirliliği



Yeryüzündeki içme ve kullanma suyunun miktarı sınırlıdır. Zamanla su kaynaklarının azalması, insan nüfusunun artması ve daha önemlisi, suların kirlenmesi yaşamı giderek zorlaştırmaktadır.

Kömür, katmanlı tortul çökellerin arasında bulunan katı, koyu renkli ve karbon bakımında zengin kayaç şeklindeki yakacak türüne verilen ad. Dünya nın çoğu bölgesinde bulunan kömüre, Yer’in yüzeye yakın bölümlerinde ya da çeşitli derinliklerde rastlanır. Kömür çok miktarda organik kökenli maddenin kısmi ayrışması ve kimyasal dönüşüme uğraması sonucunda oluşan bir çok madde içerir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Su kirliliğini oluşturan etmenlerin başında lağım sularıyla sanayi atık suları gelmektedir. Bunun yanında petrol atıkları, nükleer atıklar, katı sanayi ve ev atıkları da önemli kirleticilerdir. Bunlar deniz kenarındaki bitki ve alg gibi kaynakları yok etmektedir. Kirlenme sonucu denizlerde hayvan soyu tükenmeye başlamıştır. Örneğin; Marmara denizi, kirlilik nedeniyle balıkların yaşamasına uygun ortam olmaktan çıkmıştır. Karadeniz'deki kirlenme nedeniyle hamsi ve diğer balık türleri giderek azalmaktadır. Istakozların larva halindeyken temiz su bulamamaları nedeniyle nesilleri tükenmektedir. Nehir ve göllerimizde kirlilik nedeniyle canlılar tükenmek üzeredir.

Yeni yeni kurulmaya başlanan
Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. Su, canlıların yaşaması için hayati bir öneme sahiptir. Canlılık için gereken tüm fiziksel olaylar hep suyun özellikleri ile gerçekleşebilmektedir, bu nedenle biyologlar suya "yaşam sıvısı" adını vermişlerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
tesisleri, lağım ve sanayi atık sularını hem kimyasal hem de biyolojik olarak temizlemektedir. Böylece hem sulama suyu gibi yeniden kullanılabilir su kazanılmakta hem de denizlerin kirlenmesi önlenmektedir. Bu nedenle sanayileşme mutlaka iş yerleri planlanırken arıtma tesisleri ile birlikte düşünülmelidir.

Hava kirliliği

Hava, içinde yaşadığımız gaz ortamı oluşturmanın yanında yaşam için temel bir gaz olan oksijeni tutar. Oksijen yanma olaylarını da sağlayan temel bir maddedir.

Temiz hava olarak nitelendirilen atmosferin alt katmanı; azot, oksijen, karbondioksit ve çok az miktarda diğer gazlardan oluşur. Ayrıca atmosferin üst katmanında bir de ozon gazının (O3) oluşturduğu tabaka vardır. Ozon, güneşten gelen zararlı ışınların çoğunu yansıtıp bir kısmını tutarak yeryüzüne ulaşmasını engeller.

Evler, iş yerleri, sanayi kuruluşları ve otomobillerin çevreye verdikleri gaz atıklar havanın bileşimini değiştirir. Havaya karışan zararlı maddelerin başlıcaları kükürt dioksit (SO3),

Havanın en değişken kısmı olan su buharı en nemli havada bile %3’ten daha az bulunursa da hayatın devamı için gerekli bir maddedir. Hayat için gerekli olan diğer bir değişken bileşen ozon (O3)dur. Deniz seviyesinde milyonda 0,07 olan yoğunluğu
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
karbon monoksit (CO), karbon dioksit (CO2), kurşun bileşikleri, karbon partikülleri (duman), toz vb. kirleticilerdir. Ayrıca
Kömürün yeter miktarda bulunmayan havada yanmasından elde edilen gaz. Renksiz, kokusuz, zehir bir gazdır. Havada mavi bir...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
, saç spreyleri ve böcel öldürücülerde kullanılan azot oksitleri,
Alm. Stickstoff, Fr. Azote, İng. Nitrogen. Dünya etrafındaki atmosferde oksijen ile karışım halinde bulunan renksiz gaz. Atmosferin hacim olarak % 78.09’u azot, % 20.95'i oksijendir. Kimyada (N) sembolü ile gösterilir. Serbest halde bulunan azot, iki atomlu moleküller halinde bulunur. Bu yüzden kimya reaksiyon denklemlerinde azot, N2 halinde yazılır. Kabul edilen atom ağırlığı 14.008 olup, iki tane kararlı izotopu vardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ile süpersonik uçaklardan çıkan atıklar da havayı kirletir.

Zararlı gazların (özellikle kükürt bileşikleri); yağmur, bulut, kar gibi ıslak ya da yarı ıslak maddelerle karışmaları sonucunda asit yağmurları oluşur. Asit yağmurları da bir yandan orman alanları vb. yeşil alanları yok etmekte bir yandan da suları kirletmektedir.

Aşırı artan CO2, atmosferin üst katmanlarında birikerek ısının, atmosfer dışına çıkmasını engeller. Böylece yeryüzü giderek daha fazla ısınır. Bu da buzulların eriyerek denizlerin yükselmesine kıyıların sularla kaplanmasına neden olabilecektir. "Sera etkisi" denilen bu olay sonucu denizlerin 16 metre kadar yükselebileceği tahmin edilmektedir.

Freon, kloroflorokarbon (CFC) gibi gazların etkisiyle ozon tabakası incelmektedir. Bunun sonunda güneşin zararlı ışınlarıyeryüzüne ulaşarak cilt kanseri gibi hastalıklara ve ölümlere neden olmaktadır. Sonuçta, biyosferin canlı kitlesini yok etme tehlikesi vardır.

Büyük yangınlar da önemli ölçüde hava kirliliği yaratır. Örneğin; orman yangınları, körfez savaşında olduğu gibi petrol yangınları vb.

Hava kirliliği aşağıda verilen uygulamalarla önlenebilir:

Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden olan fosil yakıtlar olabildiğince az kullanılmalı. Bunun yerine doğalgaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji vb. enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.

Karayolu taşımacılığı yerine demiryolu ve deniz taşımacılığına ağırlık verilmelidir. Büyük kentlerde toplu taşıma hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Böylece, otomobil egzozlarının neden olduğu kirlilik azaltılabilir.

Sanayi kuruluşlarının atıklarını havaya vermeleri önlenmelidir.

Yeşil alanlar artırılmalı, orman yangınları önlenmelidir.

Ozon tabakasına zarar veren maddeler kullanılmamalıdır.

Toprak kirliliği

Canlılığın kaynağı sayılabilecek toprağın yapısına katılan ve doğal olmayan maddeler toprak kirliliğine neden olur. Böyle topraklarda bitkiler yetişmez ve toprağı havalandırarak yarar sağlayan solucan vb. hayvanlar yaşayamaz duruma gelir. Topraktan bitkilere geçen kirletici maddeler, besin zinciri yoluyla insana kadar ulaşır. Hastahane atıkları gibi mikroplu atıklar, hastalıkların yayılmasına neden olur.

Toprak kirliliğine neden olan başlıca etmenler:

Ev, iş yeri, hastahane ve sanayi atıkları.

Radyoaktif atıklar.

Hava kirliliği sonucu oluşan asit yağmurları.

Gereksiz yere ve aşırı miktarda yapay gübre, tarım ilacı vb. kullanılması.

Tarımda gereksiz ya da aşırı hormon kullanımı.

Suların kirlenmesi. Su kirliliği toprak kirliliğine neden olurken, toprak kirliliği de özellikle yer altı sularının kirlenmesine neden olur.

Toprak kirliliğinin önlenmesi için aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.

Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kurulmamalı, yeşil alanlar artırılmalıdır.

Ev ve sanayi atıkları, toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalıdır.

Yapay gübre ve tarım ilaçlarının kulanılmasında yanlış uygulamalar önlenmelidir.

Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılamlıdır.

Ses Kirliliği

Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Ses kirliliğini yaratan önemli etmenler;

Sanayileşme

Plansız kentleşme

Hızlı nüfus artışı

Ekonomik yetersizlikler

İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.

Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

İşitme sistemine etkileri: Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur.

Fizyolojik etkileri

İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır.

Psikolojik etkileri

Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir.

İş yapabilme yeteneğine etkileri: Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır.

Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan "Gürültü kontrol yönetmeliği" uygulanmaktadır. Ancak yönetmeleğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.

Ses kirliliğinin saptanmasında ses şiddetini ölçmek için birim olarak desibel (dB) kullanılır. İnsan için 35-65 dB sesler normaldir. 65-90 dB sesler, sürekli işitildiğinde zarar verebilecek kadar risklidir. 90 dB'in üzerindeki sesler tehlikelidir.

Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir:

Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.

Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar (ısıcam gibi) kullanılmalıdır.

Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.

Gürültü yapan kuruluşlar, şehirlerin dışında kurulmalıdır.

Radyasyon

Radyoaktif element denilen bazı elementlerin atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanarak etrafa yaydığı alfa, beta ve gama gibi ışınlara radyasyon denir. Çevreye yayılan bu ışınlar, canlı hücreleri doğrudan etkileyerek mutasyon denilen genlerdeki bozulmaya neden olur. Çok yoğun olmayan radyasyon, canlının bazı özelliklerinin değişmesne neden olurken yoğun radyasyon, canlının ölümüne neden olabilir. Örneğin; 1945'te Japonya'ya atılan atom bombası, atıldıktan sonraki 7 gün içinde, vucutlarının tamamı 10 saniye radyasyon almış insanların % 90'ı hiç bir yara ve yanık izi olmadan öldü. 26 Nisan 1986'da Çernobil'deki nükleer kazanın; ani ölümler, gebe kadınlarda düşük olayları, kan kanseri, sakat doğumlar gibi olumsuz etkileri oldu.

Bir çevredeki belli bir dozun üzerinde olan radyasyon, canlının vücut hücrelerini etkileyerek doku ve organlarda bozulmalara, anormalliklere, üreme hücrelerini etkileyerek doğacak yavrularda sakatlıklara neden olur. Uzun süre radyasyon etkisinde kalmanın yaratacağı sonuçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Kanser oluşması,

Ömrün kısalması (erken ölümler),

Katarakt oluşması,

Sakat ve ölü doğumlar şeklinde sıralanabilir

Radyasyonun zararlı etkilerinden korunmak için, alınabilecek başlıca önlemler şunlardır:

Özel giysiler (kurşun önlük, özel maske) kullanılmalıdır.

Radyasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radyasyonlu ortam terk edilmelidir.

Radyasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmamalıdır.

Toprak hava ve su gibi, canlıların yaşaması için vazgeçilmez unsurlardan bir diğeri de topraktır. Toprak, bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Radyasyon, doğadaki radyoaktif maddelerden çok, bunların kullanıldığı ortam ve olaylardan çıkar. Bunlar; nükleer santraller, nükleer enerjiyle çalışan gemiler ve nükleer denemelerdir. Ayrıca teşhis ve tedavide kullanılan bazı cihazlar, tıbbi malzemelerin ve suların dezenfekte edilmesi için kullanılan araçlardan da radyasyon yayılmaktadır.
Radyasyon, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji emisyonu (yayımı) ya da aktarımıdır. Bilindiği gibi maddenin temel yapısını atomlar meydana getirir. Atom ise, proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdek ile bunun çevresinde dönmekte olan elektronlardan oluşmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Çevre kirliliği Resimleri




Yorumlar - Lütfen konu (Çevre kirliliği) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

elif su : çevre:insanların,hayvanların ve bitkilerin oluşturdugu alandır.Çevre kirliligi kış mevsiminde daha fazla görülür.Çünkü kış mevsiminde kaloriferler,sobalar,fırınlardan çıkan pis dumanlar havaya yayılarak bir tür çevre kirliligi oluşturur.Poşetler,piller ve bunlar gibi bir çok şey de çevre kirliligidir.O yüzden çevremizi kirletmemek içinyerlere çöp atmayalım,naylon maddeleri sokaklara atmayalım.Beger bütün bunların tam tersini yaparsak çok kötü şeyler olabilir. - 2 yıl, 7 ay önce yazıldı.
Fatih Nurhan YAZ: Sayın Site yöneticisi Türkiye'nin bir bilimsel eksikliği vardır, Fikir ve teknoloji üretmek, Türkiyedeki tüm bilimsel sitelere bakıyorum tümünde sürekli sorunlar ve problemler hiç bir site çözüm ve öneriler bölümü koymamıştır. Bu bölümler konulması ile her insanın pratik çözümleri bilgi sitelerinde bilim adamları tarafından tartışılması ile yeni bir teknoloji ve çözüm yolları bulunması mümkün olacaktır. Bu yanlız sizin için değil tüm Türkiyedeki kurum, kuruluş, vakıf, üniversiteler, şirketler, gazeteler hepsi sorunların çözümü üzerine sitelerinde yer vermeleri ülkemizi daha iyi bir teknolojik ve bilimsel alana taşıyacağı inancındayım.

Saygılarımla

Fatih Nurhan YAZ/Ph.D - 3 yıl, 2 ay önce yazıldı.
Faih Nurhan YAZ: MEKSİKA KÖRFEZİ PETROL SIZINTISI TEMİZLİĞİ PROJE PLANLAMASI

Meksika körfezindeki çevresel felaket tüm dünya insanlarının sorunudur. Deniz canlılarının daha fazla zarar görmemesi için AVEDAS AVRASYA bilim grubumuz bu sorunun çözümüne katkı sağlamak için BP GROUP�n yanında yer alarak bu sorunu bilimsel olarak çözecektir. Çevre teknolojilerinin bir eko sistem gibi bir vücut halinde çalışması gerekmektedir. AVRASYA bilim grubu, SSCB�in 100 yıllık bilimsel teknolojik birikimlerini 15 yıl revize ederek uzay çağı teknolojik sistemlerinden faydalanarak, dünya eko sisteminin onarılması için teknoloji ve projeler geliştirmiştir.

Dünya için önemli olan bu çalışma birikiminin eko sisteme katkısı için bitüm içerikli tuzlu suyla karışmış, petrol atıklarını daha ekonomik değer olarak çevre kurtuluşuna , eko sisteme faydalı bir duruma getirecek projenin planlaması aşağıda sunulmuştur.

BP ile yapılacak ortak çalışmamızla bu sorunu 2 ay gibi kısa zamanda iyi bir planlama ve organizasyonla çözebileceğiz. BP ve Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin organizasyona vereceği destek ile eko sisteme zararlı unsurları çok kısa zamanda çözümlememiz söz konusu olacaktır.

AVEDAS projeleri ve teknolojileri Amerika Birleşik Devletler üzerinden hareket etmektedir. Dünya çevre, atık dönüşüm, su, tarım, enerji, maden, lojistik projelerini Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaptığı için tüm projelerimiz ve teknolojilerimiz Amerika Birleşik Devletlerinin çıkarlarına hizmet etmesi zorunluluğu vardır. Bundan dolayı bugün Amerika Birleşik Devletlerinin acil çözüm gerektiren sorununu AVEDAS çözümlemek için hazırdır.

Meksika körfezindeki bu sorunun giderilmesi için AVEDAS hiçbir maddi çıkar beklememektedir. Önemli olan bu büyük çevresel sorunu çözmemiz önce bizim tanrımıza olan görevimizdir. Ufak bir canlının zarar görmemesi için tüm bilim grubumuz bu kutsal görevde hiçbir menfaat gözetmeden çalışma yapmaya hazırdır.

PETROL SIZINTI ÇAMURLARI

Petrol platformunda oluşan sıkıntının aslında çok rahat bir çözümü vardır. Deniz altına indirilecek AVEDAS silindir blokları ile deniz altında sıkışma ve basınçla kaynaklama şeklinde yama yapılabilecektir. Bu blokların üretilmesi zaman alacaktır. Şu an mevcut sızıntının bertaraf edileceğini bilmekteyiz. Sıkıştırma bloklar üretilerek ileri safhalarda tekrar tsunamiler, depremler gibi doğal afetlerde oluşacak kazalar durumunda hazır hale getirilen bloklar BP için gelecekte çok önemli olacaktır.

Bugün acil çözüm deniz ve kumsallarda oluşan çevresel kirliliği acil ortadan kaldırmamız gerekmektedir. Sızıntı petroller deniz suyu ile reaksiyon göstermesi ile çevreye ve doğal yaban hayata daha tehlikeli bir şekilde zarar vermektedir. Deniz üzerinde ve kumsallarda biriken petrol akıntılarının dünyadaki şimdiye kadar ARGE çalışmalarımızda tek çözümü ZEOLİT ve organik bitkisel AVEDAS karışımı olan madenidir. Bu maden su üzerinde 200 saat yüzebilecek ve aynı zamanda petrol, ametal, yağları, radyo aktivey bünyesine çeken dünyadaki tek meteryaldir. Meksika körfezinin acil olarak onarılması bu madene bağlıdır. Bu madenin rezervinin % 64� Türkiye topraklarındadır.

Meksika körfezinde veya diğer deniz felaketlerinde bu teknolojinin uygulanması ile deniz veya suların temizlenmesini yaptığı gibi aynı zamanda sudaki oksijen seviyesini yükseltmesi ile su temizliği ile canlıların yaşamını kurtaracak bir teknolojidir. Bu teknoloji ile deniz veya bataklık dalyan balıkların yumurtlama ve bitki alanlarında oksijen seviyesinin yükseltecek bu maden eko sistemin onarılması ve yaşatılmasına hızlı bir şekilde katkı sağlayacaktır.

ZEOLİT yapıları çok değişik olduğu için dünya ZEOLİT rezervlerindeki Türkiye topraklarında bulunan ZEOLİT üzerinde yaptığımız çalışmaların özellikle petrol atıkları ve yağlı şistleri bünyesine hızlı bir şekilde alması dünya çevresi ve eko sistem açısından çok önemlidir. Özellikle Türkiye�in güney Akdeniz bölgesindeki ZEOLİT hafif kar tüf görünümlü, kapan sayısı (atıkları tutacak gözenek) Normal Zeolit�en 7 kat daha fazla olan beyaz oluşumu dünyanın kaderini değiştirecek kadar ayrı bir özellik taşımaktadır.

ZEOLİTİN TEDARİĞİ

Zeolit maden sahası yanına Türkiye�e inşaat firmalarındaki boş olan mevcut konkasörlerin ve konik değirmenlerin Zeolit sahasına getirilmesi ve Zeolit madeninin öğütülmesinin sağlanması.

Şu an AVEDAS kapalı bilyeli değirmenin olmamasından dolayı geçici acil çözüm için Zeolit madeninin geçici olarak en yakın çimento fabrikalarına getirilerek döner bilyeli değirmenlerde organik kimyasal sıvı eklenerek Zeolit kapan seviyesinin yükselmesi ve organik kimyasal yağ emici seviyeye gelmesi için toz haline katılacak 3 adet bitkisel materyal getirilmesi gerekmektedir.

Bu organizasyon acil eylem planı ile çok kısa zamanda 15 gün içinde organize edilebilecek bir planlamayı hızlı bir şekilde yapacak alt yapımız mevcuttur.

Bu sistemde AVEDAS kapalı devre ısı sistemli bilyeli değirmenler gerekmektedir, Şu an acil çözüm için mevcut çimento fabrikalarında Zeolit ve katkı maddeleri kimyasal formülü saklı olan katkıların katılması ile kurutulmuş toz pudra şeklindeki Zeolitler ögütülmesi gerekmektedir.

Yapılan üretimde deniz suyu içinde özel reaksiyon göstermesi sağlanan ve su üstünde 200-300 saat yüzerken petrol ve yağlara çarparak petrol tabakasını hiçbir işleme gerek olmadan katman tabaka haline getirerek adacık şeklinde deniz üzerinde bir küme halinde toplayacak bir teknolojidir.

Şu anda dünya petrol üretimlerinde deniz kazalarına karşı hiçbir şekilde çözüm bulamamıştır, dünyada en hızlı çözümü olan bu teknoloji deniz üstünde ve kumsaldaki petrol akıntılarını uygulamada Zeolit bileşiği içine alarak bir araya toplaması ile deniz üstünde batmayan bir petrol adacıkları oluşturacaktır. Bu teknoloji tüm dünyadaki kazalardaki petrol kirliliğini ortadan kaldıracağı gibi deniz suyundaki oksijen seviyesi yükselerek deniz canlılarının şok yediği durumdan kurtarılması için ayrıca deniz canlıları için yaşam ilacı durumunda canlıların kurtulmasını ve yumurtalarını koruyacaktır.

ZEOLİT LOJİSTİĞİ

Çimento fabrikalarındaki bilyeli döner değirmenlerde yüksek seviyeli şekilde toz haline getirilen Zeolit 1,5 ton PP içerikli torbalı, nem almaz özel sızdırmaz JUT torbalara doldurularak, Zeolit işleme tesisine en yakın limandan gemilerle Meksika körfezine ulaştırılması , Meksika körfezine ulaşan JUT torbalar içindeki toz zeolitlerin körfez lojistiğine kirlilik bölgesine en yakın bölgede depolanmasının sağlanması gerekmektedir.

PETROL ÇAMURLARININ TEMİZLENMESİ

Meksika körfezinin temizliğinde Amerika Birleşik Devletlerinin yardımlarının gereği ortaya çıkmıştır. Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetlerinin yardımı gerekmektedir. Bu yardım Deniz kuvvetlerinin amfibi çıkarma botları ve gemilerinin yardımına ihtiyaç vardır. Çıkarma gemilerinin sahillere kadar yanaşmasından dolayıdır. JUT içindeki Zeolitlerin çıkarma gemilerine yüklenmesi ve çıkarma gemilerine promatik toz çeken ve toz halinde deniz üzerine zeoliti fırlatan pompa konularak Jüt torbalara boru sistemi konularak Zeolit tozunun çekimi sağlanarak deniz ürerindeki petrol yağları üzerine Zeolit tozlarının püskürtülmesinin sağlanmasıdır.

Promatik serpiştirme için promatik çıkışına konulacak toz dağıtıcı davlumbaz eklenerek çıkarma gemisi hareket alanında petrol sızıntısı yağlı suların üzerine toz şeklinde Zeolit tozları serpiştirilerek yağ tabakası Zeolit tarafından emilmektedir.

Deniz üstünde oluşan Zeolitli yağ tabakası 6-72 saat arasında 2 nci bir çıkarma gemisi üzerine konacak yüksek seviyeli su çekiş pompasına bağlı gemi vinçe bağlı davlumbaz süpürge aparatı ile deniz üstündeki Zeolitli petrol yağ tabakası su pompası ile çekilecektir. Çekilen su çıkarma gemisi içinde kurulan polimer elyaf içerikli filtre sistemine yağlı su verildikten sonra su süzülerek filtrelenerek tekrar denize bırakılacaktır. Filtre üstünde oluşan petrol çamuru jel halinde boşalan JÜT torbalara konularak gemi içinde depolanacaktır.

Deniz kumsallarına kumlara yapışan petrol çamurları sahil kısmına dalgalar üzerine toz Zeolit püskürtülecektir. Kumlardaki atık kumlu petrole yapışması ile kumlu petroller Zeolite yapışarak hafif hale gelerek su üstünde yüzmesi sağlanarak su üzerinde yüzen dalgalar üzerindeki yağlı kum ve zift içerikli Zeolit katmanı çıkarma gemileri tarafından su çamur pompaları ile çekilerek gemi içine filtre ünitesine aktarılarak sahil kumlarının temizliği sağlanmış olacaktır. Petrol kum ve çamur içerikli atıklar JÜT torbalara konularak işlenmek üzere Zeolit atık ve çöp blok tesisine gemilere yüklenerek gönderilecektir.

Deniz üzerine ve sahil temizliği için çıkarma gemilerinde toplanan atık jüt torbalar merkezde oluşacak yük gemilerine yüklenecek şekilde bir organizasyon oluşması gereklidir.

TOPLANAN ZEOLİT İÇERİKLİ PETROL ÇAMURLARI

Bu atıklar Avedas entegre dönüşüm tesisleri yapılana kadar geçici çözüm için aşağıdaki formül uygulanacaktır. Uygulayacağımız sistemde bu atık gibi görünen petrol çamuru gelir getirecek bir ürün olarak ortaya çıkacaktır.

Gemilerde depolanan zeolitler jut torbalardan çıkartılarak serpantinli sıcak yuvarlak mikser bıçaklı havuzlarına boşatılarak hafif petrol yağları alınarak yeniden rafineriye kaliteli bir petrol ürünü üretilmiş olmaktadır.

Havuz üstünde biriken yağ tabakası döner sıyırıcı bıçak ile sıyrılarak dinlendirme tankına alınır tankta bekletilen yağ dinlenerek tank dibinde oluşan atık su alınarak yıkama işlemi havuzuna dönüşümlü olarak gönderilir.

Havuz dibinde kalan Zeolit kum içerikli bitüm katmanı AVEDAS atık ve kentsel çöp deponi projesi için bulunmaz bir ham madde olarak ortaya çıkmaktadır.

AVEDAS Zeolit blok preslerinde işlenmek üzere bitüm yapısına göre ayrıca Zeolit eklenerek 1000 mm eninde 2400 mm uzunluğunda 1500 mm yüksekliğinde Atık ve çöp deponi bitümlü Zeolit kızgın yağ ısıtmalı preslerine yüklenerek preslenerek çöp deponi dış izolasyon bloğu imal edilir. 500 mm Yükseklikte 2400 mm uzunluğunda 1500 mm eninde Atık ve çöp deponi bitümlü Zeolit kızgın yağ ısıtmalı preslerine yüklenip preslenerek çöp deponi taban bloğu imal edilir.

Bu atıklar dünyadaki atık ve çöp deponilerinde taban ve yan duvar Zeolit bloklarında çok önemli izolasyon görevi yapmaktadır. Zeolit bitümlü bloklar çöp ve atıklardaki su ve gazları çevreye yaymadığı için dünya su kaynaklarını koruyacağı gibi ülkelerin çöplüklerindeki gaz ve C4 içerikli çöp ve atık suları ayrıca bir enerji kaynağı olacaktır.

Çöplerin AVEDAS atık ve çöp deponi projesi geleceğin enerji projesidir. Dünyada atık ve çöp her yıl 21 milyar ton çıkmaktadır. Bu sistemle çöpler toprağa karışmayarak basınç altında fermantasyona uğrayarak 5 ile 10 yıl içinde oluşacak çöp katmanı AVEDAS kapalı devre endüstriyel dönüşüm tesisinde % 20 civarında enerji, % 30 civarında petrol sentetik akaryakıt ve petrokimya ürünleri üretilecektir.

Ayrıca özellikle kar buz tutmayan mastik asfalt üretimi ile gelecek yüz yılımızda enerji ve petrokimya ihtiyacını karşılayacak dünya kaynaklarının tekrar yenilenebilmesi için BP�in çıkardığı petrol atıkları petrol fiyatlarından daha fazla getirisi olan bir ürünü ve sektörü çıkarmış olacaktır.

Meksika körfezinde oluşan kirlilik önleneceği gibi AVEDAS çöp ve atık deponisinde kullanılacak blok üretimi bir m3� 1000 �ya satılarak bu atık ve çöplerin ileride büyük ekonomik getirisi olacaktır.

Bu ekonomik değerin yanı sıra bu çevreye zararlı atıkların dünyadaki şehirlerin en büyük sorunu olan çöp ve atık deponilerinde kullanılması ile çöplerdeki kuşların hastalıklar bulaştırmadığı, çöp ve atıklardan oluşan hava kirliliği önleneceği, dünya yer altı ve yerüstü suların korunmasını sağlayacağı, Dünya topraklarını koruyacak görev yapacaktır.

Bu bitümlü Zeolit içerikli atıklardan yapılan blok yanı sıra saf Zeolit metan gazı filtreleme blokları ile gaz ve C4 içerikli suların alınması ile dünya ülkeleri belediyelerine atık ve çöpler büyük ekonomik kazanç sağlayacaktır.

Zeolit bloklarının hiçbir şekilde çevresel zararı olmayan ayrıca eko sistemi koruyacak bir teknoloji olduğu proje ve teknoloji ile ilgili geniş çaplı proses akımı ve projeleri sunduğumuz zaman dünya için ne kadar önemli bir proje olduğu görülecektir.

Bu AVEDAS hızlı çevresel çözüm projesidir, AVEDAS elindeki 270.000 teknolojinin en basiti ve hızlı şekilde uygulanacak bu projemizdir.

Bu gün BP dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biridir, dünya genelinde doğal afetler yüksek seviyeli şekilde artacaktır. BP her zaman Meksika körfezi gibi afetlerle karşı karşıya kalacaktır.

Dünya eko sistemi bozulmuştur, AVEDAS olarak karayip depremini, Volkanik patlamanın olacağını uçakların kalkamayacağını dünyadaki tüm çevresel doğal afetleri yıllarca raporlarımızda sunduk. Şimdi yine söylüyoruz, tsunamiler, fırtına, hortumlar yakın zamanda tüm petrol platformlarını tehdit edecektir.

Arap yarımadasında rüzgâr erozyonları ile çöl fırtınaları ile petrol kuyuları, şehirler kumlar altında kalacaktır. Dünyamızın 5 yıl içinde afetlerden dolayı büyük enerji krizinin içine gireceğini bilimsel olarak ortaya çıkmıştır.

BP�in dünya genelinde rafinerilerinde petrol çamuru ve atığı slop, slaç çıkmaktadır. Bu değerli atık gibi görülen petrol atıkları geleceğin enerjisi olduğu kadar dünya ekonomisine ve çevresel katkısından dolayı çok önemli bir ham madde olarak ortaya çıkmıştır.

AVEDAS olarak Amerika Birleşik Devletleri sistemleri yürümektedir. Her yıl 21 milyar ton çıkan atık geleceğin en önemli bir enerji kaynağıdır. BP petrol rezervlerinin 2080 yılında biteceğini gayet iyi görmektedir. Dünya var oldukça yenilenebilir enerjiler kullanılabilinir. Dünya petrokimyasız asla olamaz, çöpler ve atıklar bir petrokimya ham maddesi olarak görülmelidir.

BP ve Amerika Birleşik Devletleri Zeolit blok çöp deponi projesi ile dünyadaki atıklar üzerinde stratejik kaynak yaratılması sağlanarak geleceğin enerjisinin şimdiden stratejik alt yapısı oluşturulması BP ve Amerika Birleşik devletleri için hayati önem taşımaktadır.

AVEDAS Meksika körfezindeki bu çevresel felaket sorununu çok hızlı çözeceği gibi Amerika Birleşik Devletlerinde kurulacak Zeolit blok üretim tesisleri büyütülerek öncelikli olarak Amerika Birleşik Devletlerinin atık ve çöp sorununu çözümlenmesi çok önemli bir konudur.

Üretilecek blok üretimlerinin dünya geneline yayılması ile çöplerin içindeki gazların, C4 içerikli bio benzin ham maddesinin temini yapılacağı gibi ayrıca çöplerin imtiyaz haklarını kuracağımız konsorsiyum adına bağlanması ile BP ve Amerika Birleşik Devletleri geleceğin enerjisini elinde tutmuş olacaktır.

Şu anda dünya ülkeleri çöp ve atıklara çözüm bulamamıştır. BP ve Amerika Birleşik Devletleri bu fırsatı iyi bir şekilde değerlendireceği gibi ayrıca dünyada çevresel ülke ve şirket olmanın onuru kazanılmış olacaktır.

BP ve Amerika Birleşik devletleri dünya eko sistemini onaracak bir misyon ve vizyonu AVEDAS projeleri ile üstlenmiş olarak dünya için olmazsa olmaz çevre teknolojilerine ve projelerine sahip konumda olacağı ve Amerika Birleşik devletler ekonomisine her yıl trilyonlarca �gelir sağlanmış olunacaktır.

Meksika körfezinin kirlilik sorunun çözümü yapılırken ayrıca AVEDAS çok amaçlı amfibi konteynır projesinin BP ile ortak üretilmesi ile BP % 7 oranında petrol lojistik ve depolamalardan dolayı enerji kaybı ortadan kalkacağı gibi güvenli taşıma ve petrol terminaline gerek kalmayan bu teknoloji ile dünya eko sisteminde petrol depolanması ve lojistiğinde büyük ekonomik girdi ayrıca sağlanmış olacaktır.

BP ayrıca dünya genelinde yapmış olduğu petrol aramalarında çıkan ağır petrol kuyularını kapatmaya gerek kalmadan AVEDAS konteynırları ile CO2 getirilerek ayrıca AVEDAS konteynırları ile ağır petrollerin lojistiği sağlanarak ve AVEDAS entegre tesislerinde dünyada ağır petrollerin işlenmesi ile dünya petrol rezervlerinde büyük rezerv sayılan ağır petrollerin dünya ekonomisine kazandırılması sağlanmış olacaktır.

Öncelikle Meksika körfezindeki çevresel sorunun çözülmesi ile BP AVEDAS birlikteliği ile dünya genelinde enerji ve çevresel çözümlerde hareket etmesi ile dünyamıza büyük katkı sağlanmış olacaktır.

Dünya enerji şirketleri içinde BP GROUP çevreye ve eko sisteme verdiği önemi taktirle karşılamaktayız, Dünya eko sistemi için verdiği çalışmaya AVEDAS grup olarak bir katkı sağlamamız bizi onurlandıracaktır.

Bu gün Meksika�aki bu facia yakın zaman içinde dünya�ın her bölgesinde doğal afetlerden dolayı yaşanacaktır. Dünyadaki şu an en hızlı ve geçerli deniz temizliğini sağlayacak teknoloji AVEDAS teknolojisi olarak çıkmıştır. Tüm dünya ülkelerinin teknolojisi bu teknolojinin üstünde ise sorunların çözümünü getirmesi gereği ortaya çıkmıştır.

AVEDAS bilim grubu BP group� her türlü desteği sonuna kadar hiçbir çıkar gözetmeksizin vermeye hazırdır. Yeter ki dünyadaki böyle çevre katliamlarının önlenmesine yardımcı olarak çözüm bulmamız AVEDAS group insanlık borcu olan başlıca görevidir.

Bu teknolojinin Meksika körfezinde uygulanması ile oluşacak yüksek başarının ortaya çıkmasıyla dünya bu teknoloji ile eko sistemini kurtaracağı ortaya çıkacaktır. Bu gün her ne kadar BP deniz ve kumsal temizliği yapsa bile çıkan atıklar ayrıca çevreye büyük zarar verecek bir atık olarak depolanma ve bertaraf sorunu oluşacaktır. Bu atıkların acil olarak Zeolit çöp deponi taban ve yan blok imalatı yapılması ile bu atık sorununu çözüleceği gibi ayrıca bu atık diğer eko sistemdeki çevre kirleticilerini önleyerek dünya ekonomisine çok yüksek boyutlu bir ekonomik kaynak sağlamış olacaktır.

10 yıl içinde dünyadaki göl, akarsular, dere, nehirlerdeki, içdeniz ve körfezlerde küresel ısınma, hava ve çevre kirliliği, doğal afetlerden oluşan etkenlerden, volkan patlamaları, rüzgâr çöl erozyonları, sanayi ve kentse su atıkları, tarım kimyasal gübre ve ilaçlarından dolayı tüm dünyadaki tatlı suların bir zehir asit halini alacağı, ağır metal radyasyon partikül içeriği, oksijen yetersizliği balık ve canlıların toplu ölümleri ve canlıların yok oluşunu bu teknolojinin acil kirlilik içeren bölümlerde dünyada uygulanması ile insanlığı ve canlıların sularının güvencesinin sağlanması ile su canlılarını ve doğal yaşamı kurtarmış olacağız.

Meksika körfezindeki AVEDAS başarısı görülmesi ile AVEDAS tüm proje ve teknolojilerini Amerika Birleşik Devletler üzerinden yürütecektir.

SAYGILARIMLA

Fatih Nurhan YAZ/Ph.D

AVEDAS şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı

- 3 yıl, 2 ay önce yazıldı.
Fatih Nurhan YAZ/Ph.: TRAFO MERKEZLERİ ÇEVRE VE İNSAN KATLİAMI YAPMAKTADIR

2010 dünya bilim merkezleri NASA/SOYUZ ve dünya üniversitelerinin araştırma enstitülerinin verdiği sonuç raporlarında şehirlerdeki trafoların insan ve canlılara verdiği zarar çok yüksek boyutlu olarak ortaya çıkmıştır.

Bu gün çocukların lösemi kan kanseri olan ve özellikle kansere yakalanan insanların şehirlerdeki trafolara yakın oturan insanlar olduğu milyonlarca yapılan insan üzerindeki araştırmalarda çıkmıştır.

Ayrıca trafo yakınındaki toprak ve bina betonlarından ve trafo yakınlarındaki yer altı sularından alınan numune örneklerinde çok yüksek seviyede radyasyon tespit edilmiştir.

Bu haberi dünyada ilk olarak AVRASYA bilim grubu olarak sunuyoruz, şu anda tüm dünya devletleri bir durumda şok olmuş durumda ve bu konuda ülkeler çözüm aramaya başlayacak projeler üzerinde AVRASYA bilim grubundan yardım talep etmektedirler.

AVRASYA bilim gurubu adına çözüm projelerini AVEDAS gurubu üzerinden dünya ülkelerine verecek karar alınmıştır. Türkiye bu konuda en şanslı ilk öğrenen ve ilk çözümü dünyada yakalayacak ülke konumundadır.

Dünyada enerji olmadan yaşam döngüsünün olması mümkün değildir. İnsanlar elektriği kullanırken trafoya yakın yerlerdeki insanların ve canlıların yaşamlarını yok etmeye hakları yoktur.

Şu ana kadar yapılan uygulamalarda dünyadaki elektrik idareleri insanların ve canlıların yaşamlarını yok etmişlerdir. Yapılan araştırma sonuçlarında kalp krizlerinin başlıca nedeni trafo ve yüksek gelirim hatları olduğu bilimsel olarak 2010 yılındaki raporlarla kanıtlanmıştır.

Erkeklerde alzheimer hastalığının nedeni olan trafo ve yüksek gelirim hatlarından kaynaklandığı Uzay araştırma merkezlerince kesin rapor sonucu verilmiştir.

Biyomanyetoloji ilkelerine göre, tüm maddeler dolayısıyla tüm canlılar, zayıf ya da güçlü birer manyetik özelliğe sahiptirler. Her mekanda dolayısıyla tüm canlıların içindeki ve dışındaki tüm boşluklarda yüksek yada düşük birer manyetik alan mevcuttur.

İnsan vücudu aslında her hücrenin kendine özgü elektrik devresi olduğu bir elektromanyetik makinedir ( Paulines, 2002). Yapılan denek araştırmalarında trafo merkezlerine yakın insanlarda canlı hücrelerindeki bio manyetik devrenin bozulması, erkeklerde sperm, kadınlarda yumurta sayısının azaldığı görülmüştür.

Trafo merkezlerine yakın yerlerde yaşayan kadınlarda rahim kanseri, meme kanseri çocuk düşükleri, çocuklarda sakatlık, şizofreni, lösemi olduğu gözlenmiş ve bilimsel olarak trafoların şehirlerde bir terör örgütü şeklinde hayatımıza girmiş bulunmaktadır.

Tunaya�ın araştırmalarına göre yüksek gerilim hatlarının çocuklarda lösemi ya da beyin kanseri yaptığı bilinen bir gerçektir. 1988′de ve 1991′de yine ABD�e, 1992 �e İsveç ve Meksika�a ve 1993 �e Danimarka�a yapılan araştırmalarda çocuklarda görülen kanserlerle ve özellikle de lösemiyle iletişim hatlarına yakın yaşama arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur, (Tutev, 2002).

Zayıf manyetik alanın insan sağlığına zararlı olup olmadığı hala tartışılıyor. Bu zayıf alanların hemen gözle görülür zararları yoktur. Fakat hayvan hücresi üzerinde yapılan deneylerde zayıf manyetik alanın hormon ve enzim seviyesini değiştirmek, dokulardaki kimyasalların hareketini engelleme gibi biyolojik etkenlere sebep olduğu kararına varılmıştır. (NRPNSA, 1999)

Bu araştırmanın 11 yıl çalışmaya bağlı olarak trafo ve yüksek gelirim hatlarında yaşayan insan ve canlıların hormon ve enzim seviyesinin değişmesinin başlıca sebebi trafo ve yüksek gelirim hatlarıdır. Trafo ve yüksek gelirim hatlarına yakın yaşayan insanların cep telefonu, televizyon, bilgisayar elektrikli ev aletlerinin yaydığı manyetik dalgalarında ayrıca yüklenmesiyle insanlar büyük bir tehlike içine düşmüştür.

Türkiye�e sonuç olarak görülen insanlar elektrik satın alırken bedelini ve vergisini ödemektedirler, Elektrik şirketleri elektriği satarak para kazanırken insanların ve canlıların sağlıklarını hukuksal olarak yok etme hakları yoktur.

Türkiye�e bu günden itibaren bu sorunu elektrik üreten ve satan kurum ve kuruluşlar bu sorunu çözmedikleri taktirde kamuoyu oluşturularak hukuksal büyük geçmişe yönelik 20.06.2010 tarihli Birleşmiş Milletler bilimsel rapor kanıt ve dayanak gösterilerek davaların açılacağı ve elektrik şirketleri büyük tazminat davaları ile karşı karşıya kalacağı söz konusu olacaktır.

Türkiye bu konuda derhal önlem almadığı taktirde bağımsız Avrupa�an ve dünyadan 4 büyük Araştırma laboratuarı Türkiye�e getirilerek trafo ve yüksek enerji hatlarına yakın bölgelerdeki toprak, bitki, su, numuneleri noter ve sorumlu yetkili bağımsız denetmenler tarafından alınması ile ortaya çıkan sonuca elektrik üreticileri hukuksal olarak katlanmış olacaklardır.

AVRASYA bilim grubu trafo atık yağları üzerinde çıkan çok tehlikeli laboratuara sonuçlarında dünyada çevre kirliliği yapan trafo yağ atıkları üzerinde geri dönüşüm projesinde çıkan çok büyük tehlikenin olduğu sonucu ile 15 yıldır yaptığı arge çalışmasının katkıları dünya bilim araştırma merkezlerini araştırmaya sokmuştur. Bu yapılan araştırmalarda büyük bir dünya sorununu ortaya çıkarmıştır.

Şimdi Türkiye elektrik kurumu son 30 yıldır, atık trafo yağlarını ne şekilde imha veya geri dönüşümünü yaptığını kamuoyuna açıklamak zorundadır. 1 kğ atık trafo yağı yer altı ve yerüstü sularının 800.000 tonunu kullanılamaz duruma getirmektedir. Bu yalnız Türkiye�in sorunu değildir, tüm dünya ülkeleri bu sorun altında bir çıkmaz içine düşmüştür.

Bu atık trafo yağları hiçbir şekilde dünyada AVEDAS teknolojisi haricinde dönüşümü bilimsel olarak yapılamaz, bu yağlar ne yapılmıştır. Çevre ve Orman Bakanlığı kamuoyuna acil açıklama yapmak zorundadır.

Bu trafo yağları şayet akaryakıt kaçakçıları tarafından motorine katılarak kullanıldıysa tüm Türkiye halkı çok büyük derecede kanser hastalığına yakanlaşmıştır. Şayet çimento fabrikalarında yakma izni olan hele çekmece gölü yanındaki çimento fabrikasında yakıldıysa bölge insanları ve canlıları hava ve su kirliliğinden büyük tehlikeye girmiştir.

Sonuç bilimsel olarak bu katliamı yapanlar açıkça ortadadır, bu trafo yağları o kadar tehlikeli bir atıktır ki kara yolu ile tankerle bile taşınamaz depolanamaz.

Ancak çok özel kursun ve seramik kaplı özel konteynırlarda taşınması gereklidir.

Ayrıca bu trafo yağları açık alanlarda veya kurşun izolasyonu olmayan depolarda stoklanamaz. Yapılan araştırmalarda bu yağlar çete ilişkileri ile atık yağ dönüşüm tesisi adı altında veya katil tesis İZAYDAŞ tarafında yakılarak İzmit halkını yok ettiği hatta tavuk yumurtalarında bile kanserojen etkili kan görülmüştür. İzmit İZAYDAŞ tesislerinde yakılan trafo yağları İzmit halkını kanser ve kadınlarda düşük vakaları çok yüksek boyutlu artmıştır.

İzmit�e her yeni doğan çocukta lösemi kan kanseri ve bölgede en yüksek akciğer kanseri vakaları İzmit�e bilimsel sağlık raporlarında görülmektedir.

Bu bir katliam ve cinayettir, hangi bilimsel teknolojiye dayanakla bu atık trafo yağları yakılarak imha edilir. Çevre ve Orman bakanlığı kamuoyuna açıklama yapmazsa Fatih Nurhan YAZ olarak bakanlık tarafıma bilimsel açıklamasını yapmak zorundadır. Yapmadığı taktirde TBMM çevresel rapor verilerek olayı meclise taşıyarak cinayet suçundan yetkililere dava açılacağını şimdiden beyan ederim.

Trafo yağ atıkları ile Türkiye toprakları, suları yok edilmiştir. Tüm canlıların hayatları riske atılmış ve bir çok hastalık ve ölüm vakaları bu trafo yağlarının para kazanacağım diye ehil olmayan çetelere verilerek killerden geçirilerek motorin olarak araçlarda yakıt olarak kullanılmış şehirlerde insanlar bu atık içindeki gazlardan soluyarak akciğer kanseri ve kan kanseri olduğu gibi kalp krizleri oluşmaktadır.

Bu tehlikeli radyasyon içerikli killer belediye çöplüklerine ve doğaya bırakılarak tüm yer altı ve yerüstü su kaynaklarını barajları kirletmiştirler.

Bu atık yağların çözümünü dünyada bilimsel olarak AVEDAS teknolojileri çözmüştür. Bu atık yağlar kapalı devre özel Nanoteknoloji ile işlenen Zeolit madeninden geçirilerek filtre edilmesi gerekir.

İşlenmiş zeolitle filtre edilen atık trafo yağı sonra normal 1000 kğ ham petrol, çöp atığı, kömür tozları, tabii bitümlü şistlerin içine ancak 5 kğ atık trafo yağı konarak 1200 derecelik kapalı devre reaktörlerde gazlaştırma ve damıtma ile rafineri edilerek, çıkan akaryakıt Zeolit, aktif karbon özel filtrelerden geçirilerek dönüşümü yapılarak dünya çevresine zarar vermeden geri dönüşümü sağlanabilir.

Dünyada bu yağı dönüştürdüm imha ettim veya güvenli depoladık diye hiçbir kurum ve devlet konuşamaz. Çözümü çok zor ve büyük teknolojik yatırım gerekmektedir.

2010 yılı trafo yağı bilimsel raporları AVRASYA bilim grubu tarafından Birleşmiş Milletler çevre komisyonuna 20.06.2010 tarihinde verilecektir. Bu rapor tüm dünya ülkelerini ve enerji firmalarını büyük tazminatlara boğacak bir rapordur. Bu rapor gazetemiz köşesinde kamuoyuna sunulacaktır.

Türkiye kamuoyu ve basın derhal bu büyük sorunu kamuoyuna taşıması gereği hasıl olmuştur, bu yapılmadığı zaman her lösemi kan kanseri ve kanser hastası olan insan veya kalp krizi geçiren insanlardan sorumlu olmuş olacaklardır.

Ayrıca Türkiye üniversiteleri bu konuyu acil olarak bilimsel olarak kamuoyuna açarak tartışması gereği bir görev olarak ortaya çıkmıştır.

ÇÖZÜM

Trafo binalarının çözümü:

Çevre ve Orman bakanlığı ve Enerji ve Tabi kaynaklar bakanlığı acil olarak bu konu üzerinde bir koordinasyon çözüm masası oluşturması gerekmektedir.

Şimdiye kadar akaryakıt çete ve kaçakçıları ile yapılan çözümleri şimdi mahkeme etmek benim görevim değil bu görev basın ve kamuoyuna mahkemelerin görevidir.

Bir insan olarak bir insana bebek ve çocuklara daha fazla zarar gelmemesi için insanlık görevimi yapmaya çalışıyorum, belki atık çete ve mafyalarının işleri bozulacak büyük cezalar alacaklar bana saldıracaklardır. Biz bunlar gibi çok çete ve mafyalar dalkavuk sahtekârlar gördük hepsi maymun gibi cezaevi kafeslerinde yaşamaktadırlar.

Öncelikli olarak trafo merkezlerinin yeni bir teknoloji ile yapılması Türkiye�e 5 en az milyar �mal olacaktır. Bu uzun bir zaman alacak bir çözüm yolu gibi görülecektir, ama her kaybedilen bir dakika bir bebeğin ölümü sayılacaktır. Şimdi elektrik üretenler halka nasıl parasıyla enerji satıyorsa bu belayı halktan aldığı para ile çözümlemek zorundadır.

Şehir merkezlerindeki trafolar, yer altına alınacak AVEDAS projesi ile ancak mümkündür, trafolar yer altına alınması ile büyük çaplı şehirlerde alan kazanılacağı gibi bu alanlar çocuk bahçesi ve park yapılabilecektir.

Şu an ev görüntüsü olarak belediyeler kamuflaj yaparak göz görüntüsünü çevresel olarak önediklerini zannetmektedirler. Bunu bile yapamadılar, bir Selçuklu ev kültürü veya bir sur kale görüntüsü taş işçiliği yapabilirlerdi bunu bile başaramayan bir yapı içinde bu büyük köklü çözüm projesini başaracak ehil bir yönetim gerekmektedir.

Yapılacak işlev trafolar yer altına alınacak projelere AVEDAS sahiptir çok özel bir teknoloji gerektiren projedir, blok tabla çelik beton olarak yapılmakta, beton içeriği Zeolit ve bazalt içerikli yeni bir beton teknolojisi ile inşatlar yapılacaktır. Trafo binası yeraltında taban ve yan duvarları önce kurşun (Pb) levha ile kaplanacak ve Zeolit içerikli özel AVEDAS mastik bitüm teknolojisi ile 20 cm kaplanacaktır.

Trafo bina içi aynı şekilde kurşun(Pb) levha ile kaplanacak tekrar AVEDAS Zeolit özel kimyasallı mastik bitüm ile kaplanarak 14X7 cm kalınlığında özel radyosyon geçirmez özellikli seramik tuğla ile 2 kat duvarlar örülecektir.

Trafo orta tavan kısmına havalandırma borusu şeklinde 100 cm çıkış borusu çıkacaktır. Bu boru dışı çok özel ve seramik kaplamalı filtre borusuna estetik ağaç palmiye veya bayrak direği şeklinde görülecektir. Bu boru çürümez içi dışı kurşun ve seramik kaplı özel bir gizli filtre görevi yapan boru teknolojisidir.

Boru trafo binası içinde fan bağlanacaktır. Boru yüksekliği en az 20 metre yükselecek ve borunun (havalandırma bacasının) en üst bölgesi 60 cm düşecek şekilde olacaktır. Bu boru içinde Zeolit filtre tablaları oluşacaktır.

Havalandırma borusu yanına 4 adet 15 cm boru bağlantısı yapılarak bacaya destek ve trafonun taban merkezine bağlı yukardan hava çekecek fan bağlanarak trafo soğutma işlemi yapılacak şekilde olacaktır.

Trafo giriş kapağı özel çelik ve kurşun ve polyester kaplamalı ve su geçirmez özel conta kilitli ve ayrıca elektronik komutalı kilitli bir sistem uygulanacaktır.

Trafo tavan kısmı özel çelik yapıya 3X3 metre trafo giriş kapağı iç ve dış izolasyonlu beton olacaktır. Trafo kurumu bu kapaktan indirilecek ve arıza ve değişimi sırasında bu kapaktan trafo çıkarılacaktır.

Öncelikle bu trafo yangın durumunda yer altında olması patlama riskleri çevresel zarar önlenmiş olacağı gibi sel baskınlarında trafo arızaları önlenmiş olacaktır.

Bu teknoloji ve proje ile trafoların çevreye verdiği zararlar % 100 önlenerek çevre ve insan sağlığına katkı sağlayacaktır. Biz projeleri Türkiye insanının sağlığı için hiçbir bedel talep etmeden vereceğiz. Bu iş teknoloji ve bilimsel beceri ve birikim isteyen bir iştir.

AVEDAS bu projenin uygulanması için Türkiye�e yardımcı olacaktır. AVEDAS Türkiye�en her hangi bir patent Know How hakkı talep etmiyor, biz dünyada bu projeden büyük bedeller kazanacağımızı biliyoruz.

Bu teknolojide Türk inşaat firmaları beceri kazanmaları ile tüm dünyada trafo işlerini Türk inşaat firmaları yapmasıyla binlerce inşaat firmasına ayrıca iş sağlamış olacağız. Bizim için öncelikli olarak insanlarımızın yaşamlarını garanti altına nasıl alacağımızdır.

Gazetemin köşesinden Türkiye�eki inşaat firmalarına sesleniyorum firmalara Türkiye�e 5 milyar �iş ve yurt dışında trilyonları bulacak bir iş kazanmış olacaklar, bu konuya kamuoyu yaratmaları ile elektrik üreten firmalar karlarından bu inşaatları yaptırmak zorunda mahkeme kararı ile kalacaklardır.

İnşaat firmaları kazanç sağlarken öncelikle Türkiye�eki insanların yaşamlarını kurtaracakları gibi aynı zamanda dünya ülkelerinde yapacakları inşaatlarla para kazanacağı gibi dünya insanlarının yaşamlarını kurtarmış olacaklardır.

Atık trafo yağlarının çözümü:

Trafo yağları dünyanın en tehlikeli birinci derece tehlikeli atık kategorisi içindedir. Yüksek seviyeli radyoaktife ve kanser yapıcı bir yağ içeriğidir.

Bu atığın yakılması hava kirliliği ile çevreye canlılara büyük zarar vermektedir. Bu yağ atığını yakmak resmen cinayet suçu kapsamına es değerdir.

Bu yağların geri dönüşümü şimdiki dünyadaki mevcut teknolojilerle imkânsızdır. Bu atığın geri dönüşüm yapılması için çok büyük teknolojik bilimsel birikime bağlı teknoloji ve yatırım gerekmektedir.

Dünyada bu atık trafo yağının dönüşümünü sağlayacak teknoloji ve proje AVEDAS aittir.

Bu yatırım en az 5 yıl sürecek ve büyük çaplı yatırımdır, Türkiye yatırımları planlanmış ve yurt dışından 74 milyar � 15 yıllık yatırım programı için kaynak sağlanmış, SPK�nın ve Takas Bank yurt dışından yatırım finansının giriş onayı beklenmektedir.

Bu atık trafo yağları 5 yıl tesisler bitene kadar çevreye zarar vermeden muhafazası önemlidir. AVEDAS Türkiye yatırımlarına hemen başlaması durumunda 3 ay içinde bu atık yağlar üstü uzay tipi kapalı devre organik seraların yeraltında bulunan çok özel beton ve kurşun, bitüm, seramik izolasyonlu kapalı devre stok havuzlarında 5 yıl depolanarak çevreye zarar vermeden stoklanması mümkün olacaktır. Bu teknoloji ve yatırım haricinde bu atık yağların stoklanması imkânsızdır.

Çevre ve Orman Bakanı ve Enerji ve Tabi kaynaklar bakanını göreve çağırıyoruz, bu sorun 20.06.2010 tarihinde Birleşmiş Milletler Çevre komisyonuna verilerek kanun kapsamına sokulacaktır.

Bu sorun büyük faciadır, 1000 tane PKK terör örgütünden daha tehlikeli bir sorundur. Bakanlıklar üniversiteleri ve bilim adamlarını toplayarak bu sorunu devlet kurumları çözmediği taktirde bu büyük sorun olarak bir çok bakanı yüce divana getirecek şekle gelecektir.

Bu sorunu giderme görevi sorumlu bakanlıklardır, bu gün bu sorunu çözümlenmediği taktirde Türkiye gelecekte bu atığın verdiği zararları bildiğimiz için BM kararıyla 1 ton trafo yağı atığına bertaraftı için 15.000 �yurt dışına döviz ödemek zorunda kalacaktır. Türkiye çok büyük AB yasalarına göre atık çevre güvenlik bedeli ödeyecektir.

AVEDAS Haziran ayı içinde Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Rusya federasyonu, Ukrayna, Moğolistan, Yunanistan, Kıbrıs, İsrail, Ürdün 12 ülkede yatırım başlatılacaktır.

Türkiye acil olarak bu gibi binlerce çevre sorunu vardır 2012 yılında Avrupa Birliği�e giriş çevre fasıllarını kapatma şansı yoktur. En az bu sorunlarını çözmek için Türkiye 300 milyar �çevresel yatırım yapmak zorundadır.

Türkiye için AVEDAS büyük bir şans kapısıydı Türkiye bunu iyi kullanamadığı taktirde tarih ülkenin yöneticilerini ve kurumlarını yargılayacağını hep birlikte göreceğiz.

Belediye başkanlarını sivil toplum kuruluşlarını, basını, ailesini, çocuğunu düşünen her insanı göreve davet ediyorum.

Biz dünyaya milyonlarca rapor verdik dünya geleceğini iyi biliyor, bu kadar büyük finans kaynağını neden veriyorlar dünya AVEDAS saygı duyuyor, tüm kaynaklarını sonsuza kadar sunuyor ülkeler bu teknolojileri ve yatırımları almak için savaş veriyor.

Ülkeme bakınca armut piş ağzıma düş, AVEDAS Türkiye�e teknoloji, proje, yatırım, finans hepsini getirdi. Türkiye ne vermiştir. ? KÖSTEK çünkü atık ve yatırım, finans çetelerin ve mafyalarının kovanına çomak sokmuştur.

Bunu tarihe ve kamuoyuna bırakıyoruz, bunların seviyelerine biz inmeyeceğiz mahkemeler ve yüce divanlar inecektir.

Fatih Nurhan YAZ olarak Türkiye�e bir araştırma yaptım Armudun iyisini ayılar yer denen bir ata sözü vardır:? Her insana sorduğumda ayı nasıl armudun iyisini seçiyor dedim, verilen tüm cevaplar dalını eğiyor, olgununu seçiyor, ağaca çıkıyor en olgun ve kokusu olan olgun armudu seçiyor, diye enteresan cevaplar aldım.

Fatih Nurhan YAZ olarak insanlarıma doğrusunu söylemeye hep çalıştım, Ayı armut ağacını var gücüyle ağacın kökünden sökecek şekilde sallıyor ve olgun armutları yere düşürüyor ve yerdeki en olgun armudu koklayarak seçiyor ve yiyor.

Bizim Türkiye�in ayıları bile dünya ayılarından farklıymış ağaca çıkıp armut seçen ayılarımız varmış. Ayı ayı olalı armudu almak için enerji ve mücadele ederken bizim ayılarımızda armut piş ağzıma düş diyor.

Türkiye�in ayılarına bir önerim var, ayılar zaten okuma yazma özürlü olduğu için bu yazımı telepati ile örgenmiş olacaktırlar.

Çevre kirlendi artık armut ağaçları armut vermeyecek bizim ayılar ağaca çıkıp armut topluyorsa merak etmesin bizim ayıcıklar yaşamları boyunca atık yiyecekleri bir gerçek olarak çıkacaktır.

Biz insanlar ayı olmadığımız için bu büyük sorunu çevreye, bilime duyarlı insanlarımız tarafından çözümlememiz gerekiyor.

Ayılardan umut ve çözüm beklemeyelim, bu ayıcıklarımız o kadar bu ülkenin armutlarını yediler ki göbel deş oldular, armut piş ağzıma düş demeyelim çünkü armut bırakmadı ayıcıklar, bu sorun her insanın sorunudur. İnsan gibi insanları şimdi göreve çağırıyorum.

Saygılarımla

Fatih Nurhan YAZ/Ph.D.

- 3 yıl, 2 ay önce yazıldı.