Çevre ve Çevre Sorunları

Çevre yasasında çevre; “bütün vatandaşların ortak varlığı olup, hava, su, toprak, bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginlikleri”...

Çevre ve Çevre Sorunları hakkında ansiklopedik bilgi

Çevre yasasında çevre; “bütün vatandaşların ortak varlığı olup, hava, su, toprak, bitki ve

hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginlikleri” ifade etmektedir.

nsan doğada varoluşundan bu yana, doğadan yararlanmıştır. Ancak bilimin

olanaklarıyla kendini yeterince güçlü gören insan, doğayı sınırsızca kullanmaya, hatta

sömürmeye başlamış ve uzun süre doğaya verdiği zararlardan habersiz yaşamıştır.

Çevreye verilen bu zararlar doğanın kendini yenileyebilme özelliği nedeniyle

başlangıçta önemsenmemiş, hatta

çevrenin zamanla bu kirliliği yok edeceği

düşünülmüştür. Zaman içinde çevreye bırakılan kirliliğin nicel ve nitel olarak artması,

çevrenin kendini yenileyebilme özelliğinin çok üstüne çıkmış ve çevre hızla bozulmaya

başlamıştır.

Çevre sorunları: çevreyi oluşturan canlı ve cansız unsurlar üzerinde, insanın çeşitli

faaliyetlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve yaşamı olumsuz yönde etkileyen,

bozulmaların ve sorunların tümüdür . Çevre Kirliliği; başkalarının faaliyetleri sonucu

oluşan, istenmeyen veya zarara neden olan değişmeler biçiminde algılandığına göre,

dışsallık olarak adlandırılabilir.

Çevre kirliliği sanayi devriminden sonra gelişmiş ülkelerin

sanayileşmeleri ve üçüncü dünya ülkelerinin doğal

kaynaklarını hızla tüketmelerinin bir sonucu olarak ortaya

çıkmıştır. Özellikle 1950’lerden sonra gelişmiş ve

gelişmekte olan ülkelerde kısa vadede ekonomik büyüme

ve gelişme (kalkınma) hedefine ulaşılmasına yönelik olarak

hızlı sanayileşme, yoğun turizm, tarımsal üretimin

artırılması, daha fazla üretme ve tüketme eğilimleri, plansız

şehirleşme, çevreye duyarsız yöntemlerle üretimin

yapılması, çevre örgütlenmesi ve çevre duyarlılığının

yeterince gelişmemiş olması gibi nedenler kirliliğin

boyutunu arttırmaktadır.

Çevre, dünyada kullanılmasının herhangi bir fedakarlık gerektirmemesi nedeniyle bir

çeşit serbest mal olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde ise, çevre kaynakları birçok

yerde giderek kıtlaşan ve arzı talebinden az olan bir mal veya ekonomik bir mal haline

gelmiştir. Dünyanın geleceğini korumak ve gelecek kaygısı, toplumların çevre

sorunlarına daha ciddi olarak eğilmelerinde temel etmen olmuştur ve çevre sorunları

değişik etkinlik ve düzenlenen konferanslarla ( Stockholm Konferansı, Rio Konferansı

v.s.) toplumların gündemine yerleşmiştir.

Çevreyi oluşturan temel unsurlardan hava, su ve toprakta, doğal koşullarda ekolojik bir

denge ve biyosferde çok yönlü karşılıklı bir etkileşim bulunmaktadır. Bu nedenle bu

ortamlardan herhangibirinde meydana gelen kirlenme, diğerlerine de taşınmakta ve

zararlı olabilmektedir. Yani kirlenme sınır tanımamakta, sadece kullanıldığı alanda değil

kilometrelerce uzaktaki yaşamı da etkilemektedir.

Gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerde çevre sorunlarının ortaya çıkış biçimleri, nedenleri ve

etkileri farklı olmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki çevre sorunlarını üretim teknolojisi ile,

tüketim belirlemektedir. Bu ülkeler bir yandan daha çok kaynak kullanırken, öte yandan

çevrenin daha çok kirlenmesine neden olmakta ve doğa kaynaklarına olan talebin

gelişme düzeyi nedeniyle artması çevre sorunlarının gündemden düşmemesine neden

olmaktadır.

Az gelişmiş ülkelerin çevre sorunları ise düşük gelir düzeyi, geri kalmış teknoloji ve az üretim nedeniyle

ortaya çıkmaktadır. Burada, gelişmiş ülkelerde üretim ve tüketim artışından doğan bir bolluk

kirlenmesinden, gelişmekte olan ülkelerde ise yoksulluk kirlenmesinden söz edilmektedir. Bu nedenle,

gelişmiş ülkelerin gereksinimlerine dayandırılarak biçimlendirilen uluslararası bir çevre politikası, az

gelişmiş ülkelerin koşullarına uymayabilir .

Gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler arasında çevre kirliliğinin oluşumu yönünden gözlenen diğer önemli

farklılık ise gelişmiş ülkelerin az gelişmiş ülkelere çevre kirliliğini ihraç etme eğiliminde olmaları ile ortaya

çıkmaktadır.

Gelişmiş ülkeler yardım adı altında az gelişmiş ülkelerde kirletici sanayiler kurmaktadırlar. Bu durum az

gelişmiş ülkelerde; istihdam, dış ticaret ve milli gelire olan olumlu katkıları nedeniyle genellikle kabul

görmektedir. Diğer yandan az gelişmiş ülkelerdeki çevre sorunlarının önemli bir nedeni de, dünya

kaynaklarının tek yanlı olarak yoğun bir biçimde gelişmiş ülkeler tarafından kullanılmasıdır.



Yorumlar - Lütfen konu (Çevre ve Çevre Sorunları) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.