Ökaryot

Ökaryotlar (Latince: Eukaryota), hücrelerinin yapısından dolayı beraber gruplandırılmış bir canlılar grubudur. Bilimsel sınıflandırmada Ökaryotlar, Bakteriler ve Arkeler, tüm canlıları kapsayan üç ana gruptur.

ÖkaryotTipik bir hayvan hücresinın yapısı
?? Ökaryotlar (Lat., Eukaryota), çekirdek zarı bulunduran

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
organizmaları kapsayan canlılar üst alemidir.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kalıtsal materyal,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hücre içerisinde belirli bir
Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye göze de denilebilir. Atomların molekülleri, moleküllerin makromolekülleri, makromoleküllerin makromoleküler yapıları oluşturmasıyla, dokuların en küçük yapı taşları olan ve yaşamın tüm özelliklerini sergileyen hücreler oluşmaktadır. Genel olarak tüm hücreler temelde aynı yapıya sahiptirler. Fakat bulundukları dokuya ve dolayısıyla fonksiyonlara bağlı olarak bazı farklılıklar gösterirler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
zarla çevrilmiş çekirdeğin içinde bulunur.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kromozomları
Kromozom, (Yunanca'dan: chromos = renk + soma = vücut) Her canlı gibi insan da trilyonlarca hücreden meydana gelir. Hücre, bitkisel ya da hayvansal her türlü yaşam biçiminin en küçük birimidir. Her hücre bir sitoplazma ve çekirdekten meydana gelir. Çekirdeğin içinde ise kromozom adı verilen ipliksi parçalar bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
DNA'dan ve
DNA Alm. Deutscher Normenausschuss, Fr. Acide desoxyribonucleique, İng. Desoxyribonucleic asid. Kalıtımda rol oynayan organik bir molekül. Bir nükleik asit çeşidi. “Deoksiribo nükleik asit” adını alır. Kısaca “DNA” olarak gösterilir. Canlılarda yönetici bir moleküldür. Hücrenin protein ve enzim sentezinde rol oynar. Ayrıca yeni bir hücre meydana getirecek gerekli elemanları taşıdığından hücre bölünmesinin esasını teşkil eder.

İlk defa A.F.Mıescwer adl
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
proteinden oluşmuş olup,
Albüminli madde; organizmanın en önemli yapı taşı. Amino asitlerin birleşmesinden meydana gelmiş karmaşık yapılı organik moleküllerdir. Kelime olarak “en önemli” mânâsına gelen protein, gerçekten de canlının en önemli maddesini teşkil eder. Bütün canlıların hücreleri protein ihtivâ eder. Proteinler hücre stoplazmasında çözünmüş hâlde bulunur. Kas, karaciğer gibi organ ve dokuların % 80-90’ı proteindir. Kemik sistemi ve yağ dokusunda ise protein daha azdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
mitozla bölünürler.
Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye göze de denilebilir. Atomların molekülleri, moleküllerin makromolekülleri, makromoleküllerin makromoleküler yapıları oluşturmasıyla,
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Sitoplazmalarında karmaşık
Hücrede birçok hayatsal olayların gerçekleştiği yerdir. Yarı kolloidal (yarı sıvı) bir yapı gösterir. içinde organeller, su, proteinler, yağlar, karbonhidratlar, tuzlar, vitaminler, hormonlar ve çeşitli iyonlar bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
organeller bulundururlar.

ÖrgencikHücre Organcıkları ya da Organeller, hücre biyolojisi söz konusu olduğunda, ökaryot hücrenin sitoplazmasında asılı halde duran ve özelleşmiş işlevlere sahip çeşitli yapılardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
lara göre çok gelişmişlerdir. Hayvanlar,
Hayvanlar genellikle yer değiştirerek hareket eden, organik maddelerle beslenen, içgüdüleriyle hareket eden akıldan yoksun canlılar. Bugün bir milyona yakın hayvan türü bilinmektedir. Amip gibi gözle görülemeyecek kadar küçüklerinin yanısıra fil ve balina gibi dev yapılı olanları da mevcuttur. Çevremizde hergün kaşılaştığımız kedi, köpek, at ve kuşlar, hep omurgalı canlılardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bitkiler,
Bitkiler (Plantae), fotosentez yapan, ökaryotik, ağaçlar, çiçekler, otlar, eğreltiotları, yosunlar ve benzeri organizmaları içinde bulunduran çok büyük bir canlılar alemidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
mantarlar ve
Mantarlar Kök, gövde, yaprak ve klorofile sahip olmayan renksiz, basit yapılı organizmalar. Klorofil ihtiva etmemeleri sebebiyle suyosunların (Alg) dan; çok hücreli (bir kısmı tek hücreli) ve büyük olmaları, üreme ve hayat tarzları ve hücre yapıları bakımından bakterilerden ayrılır. Mantarları inceleyen bilim dalına da “Mikoloji” denir.

Tarihçe: Mantarların tanınması çok eski zamanlara kadar uzanmaktadır. Bitkiler üzerinde mantarların ürediği ve zararlara sebebiyet verdiğine dair ilk b
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
protistler alemlerini kapsar.

Ökaryotların tanımlayıcı özelliği
Protistler (Protista, bazen Protoctista), ayrışık (heterojen) bir canlı grubudur ve hayvan, bitki ya da mantar olarak değerlendirilemeyen ökaryot canlılardan oluşur. Protistler bilimsel sınıflandırma açısından âlem olarak değerlendirilse de tek soylu (monophyletic) değil, kısmi soylu (paraphyletic) bir gruptur. Protistler içinde değerlendirilen canlıların da görece basit yapılı (tek hücreli ya da ileri düzeyde özelleşmiş dokuları olmayan çok hücreli) olmak dışında ortak özellikleri pek yoktur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
genetik malzemelerinin zarla çevrili bir (veya birkaç)
bkz. Nükleik asit


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

çekirdek içinde yer almasıdır. Bu nedenle kelime, Eski
Alm. 1-Obstkern, 2- Zellhern, 3- Atomkern (m), Fr. Noyau (m); graine (f); pépin (m). İng. Pip, stone, nucleus. Atom çekirdeği, meyve çekirdeği, mermi çekirdeği denildiğinde değişik mânâlar anlaşılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunanca eu, gerçek ve karyon, çekirdek sözcüklerinden türetilmiştir. Sıfat hali ökaryotiktir. Bakteri ve arkeler çekirdeksiz olduklarından beraberce
Yunan dili. 3000 yıllık bir geçmişi olan Hint-Avrupa dil ailesine ait bir dildir. Antik Yunanca Klasik Yunan uygarlığının dili olarak kullanılmıştır. Modern Yunanca Antik Yunancadan oldukça farklı olmakla beraber köken olarak ona dayanır. Yunanca, Yunan alfabesi kullanılarak yazılır. Modern Yunanca dünyada, çoğu Yunanistan'da yaşayan yaklaşık 12 milyon kişinin anadilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
olarak adlandırılırlar (Eski Yunanca pro-, evvel ve karyon çekirdek sözcüklerinden). Çekirdeğin yanı sıra, ökaryotların mitokondri veya
Boyları 0,2-5 mikron arasında değişir. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Bazı hücreler tek bir büyük mitokondri içerebilse de çoğunlukla büyük sayılarda bulunurlar. Sayıları hücrenin enerji ihtiyacına göre
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kloroplast gibi zarla çevrili çeşitli
Kloroplast, fotosentezin gerçekleştiği sitoplazmik organeldir. Çift katmanlı zarla çevrilidir. İç katman fotosentez pigmentleri enzimleriyle klorofil içeren yassı keseciklere dönüşmüştür. DNA içeren kloroplastlar, bağımsız işlev gören ve kendi kendine çoğalan bir yapıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
organelleri vardır, bu tür hücre içi karmaşık yapılar da prokaryotlarda bulunmaz.

</p><p>Ökaryot hücrelerdeki temel çekirdek yapısının şeması.

Ökaryot hücrelerdeki temel çekirdek yapısının şeması.
Ökaryotların ortak bir atası olduğu için bir

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
üst alem (domain) olarak tanımlanmışlardır. Üst alem sisteminde ökaryotların, prokaryotlara kıyasla, arkelerle daha çok ortak özellikleri vardır ve bu yüzden arkelerle beraber
bkz. üst âlem


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

ı içinde gruplandırılırlar.

Ökaryotlar arasındaki farklılıklar

Ökaryotlar genel olarak hayvan,

Hayvanlar genellikle yer değiştirerek hareket eden, organik maddelerle beslenen, içgüdüleriyle hareket eden akıldan yoksun canlılar. Bugün bir milyona yakın hayvan türü bilinmektedir. Amip gibi gözle görülemeyecek kadar küçüklerinin yanısıra fil ve balina gibi dev yapılı olanları da mevcuttur. Çevremizde hergün kaşılaştığımız kedi, köpek, at ve kuşlar, hep omurgalı canlılardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bitki,
Bitki, fotosentezle beslenme, embriyon dokularının bireyin bütün yaşamı boyunca etkinliğini sürdürdüğü sınırsız büyüme özelliği, hücre çeperlerinin selülozlu ve görece sert oluşu, yer değiştirmeyi sağlayacak organların yokluğu nedeniyle yaşamını bulunduğu yere bağlı olarak sürdürme, duyu ve sinir sistemlerinin bulunmayışı gibi temel özelliklerle tanımlanan yaşam biçimi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
mantar ve
Mantar, klorofil taşımayan organizma. Sınıflandırmada bitkiler alemi içinde ele alınmaları bilim adamları arasında uzun yıllar tartışma konusu olmuştur. Başka bitkilerin üzerinde parazit olarak, ölü bitkilerin üzerinde çürükçül (saprofit) veya başka canlılar ile simbiyotik bir yaşam sürdürürler. Mantarların üremesi sporlar yoluyla gerçekleşir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
protista olarak dört gruba ayrılırlar. Ancak protista grubu aslında hayvan, bitki ve mantar olmayan ökaryotların içine atıldığı bir grup olduğu için bazı biyologlar tarafından kabul görmez ve onun yerine daha küçük gruplar sayılır.

Çok çeşitli ökaryotik hücre tipi olmakla beraber hayvan ve bitkiler en yaygın ve iyi bilinen ökaryotlar olduklarından ökaryot yapısının anlaşılması için iyi bir başlangıç noktası oluştururlar. Ancak, mantar ve çoğu protistanın hayvan ve bitkilerden önemli farklılıkları vardır.

Hayvan hücresi

Hayvan hücresi, hayvanların
bkz. Protistler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
dokularını oluşturan bir ökaryotik hücre tipidir. Hayvan hücreleri, diğer ökaryotlardan (özellikle
Doku, bitki, hayvan ve insan organlarını meydana getiren, şekil ve yapı bakımından benzer olup, aynı vazifeyi gören, birbirleriyle sıkı alâkaları olan aynı kökten gelen hücrelerin topluluğu. İlkel canlılar bütün hayatları boyunca bir tek hücre olarak kaldıkları halde yüksek organizmalar
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
) belirgin bir farklılık gösterir, hücre duvarı ve
Tüm bitki hücrelerinde görülen bir yapıdır. Hücre membranının dış tarafında bulunur ve selüloz yapılır. Bitki hücresi ni dış ve iç etkilere karşı direnç göstermesini sağlar (bitki hücrelerinde görülen turgor basıncı olayı, rüzgar v.s). Turgor haline geçen hücrenin şişip patlamasını önler. Bitki hücresinin belirli bir şekil almasını sağlar. Hücre duvarı üzerinde madde geçişini sağlamak için porlar bulundurur. Bu porlar seçici geçirgen (semipermeabl) yapı göstermez.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

kloroplastları yoktur ve
Kloroplast, fotosentezin gerçekleştiği sitoplazmik organeldir. Çift katmanlı zarla çevrilidir. İç katman fotosentez pigmentleri enzimleriyle klorofil içeren yassı keseciklere dönüşmüştür. DNA içeren kloroplastlar, bağımsız işlev gören ve kendi kendine çoğalan bir yapıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kofulları daha küçüktür. Hücre duvarı esnek olduğundan hayvan hücreleri çeşitli şekillere girebilir ve fagositik bir hücre başka cisimleri içine alabilir. İnsan hücreleri biyolojik olarak ökaryotik hücrelerle aynı kategoriden sayılırlar.

Bitki hücresi

Bitki hücreleri diğer ökaryotik organizmaların hücrelerinden oldukça farklıdırlar. Belirgin özellikleri:

  • Büyük bir merkezî koful (tonoplast adlı bir zarla çevrilidir) hücrenin turgorunu (hücre zarının hücre duvarına yaptığı basıncı) düzenler ve ile bitkinin arasında moleküllerin hareketini kontrol eder.

  • Selüloz, protein ve çoğu zaman ligninden oluşmuş bir hücre duvarı, protoplastlar tarafından hücre zarının dışına yerleştirilir. Buna karşın, mantar hücre duvarları kitinden, bakterilerinki ise peptidoglikandan meydan gelir.

  • , hücre duvarındaki gözenekleri birbirine bağlayarak her bir bitki hücresinin ona bitişik hücrelerle haberleşmesini sağlar. Bu, mantarlarda görülen ağından farklıdır.

  • Plastidler başlıca hücre içi organellerdir, çeşitli biyokimyasal tepkimeler bunların içinde gerçekleşir, ayrıca besin depolamak için kullanılırlar. Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilerin yeşil renginden sorumludur.

  • Kamçısı (flagellası) olmayan bitkilerde (örneğin iğne yapraklılar ve çiçekli bitkiler), bulunan sentrioller de bulunmaz.

    Mantar hücresi

    Mantar hücreleri en çok hayvan hücrelerine benzerler, ama şu farklılıklarla:

  • Hücre duvarı Kitinden oluşmuştur.

  • Hücreler birbirinden daha az ayrışmıştır. Gelişmiş mantar türlerinin hücreleri septum denen gözenekli bölmelerden oluşur, bunlardan sitoplazma, organeller ve bazen çekirdek geçebilir. olarak adlandırılan septumlu türlerde organizma aslında tek bir dev hücredir. Basit mantarlarda böyle bölmeler yoktur.

  • Yalnızca en ilkel mantarlar, Chytridiomycota bölümünde yer alanlar, kamçılıdır.

    Yapı

    Ökaryotik hücreler lardan genelde çok daha büyüktürler. Organel olarak adlandırılan çeşitli iç zarlar ve iç yapılar, ayrıca, (microtubule), (microfilament) ve (intermediate filaments) oluşmuş bir hücre iskeletine sahiptirler. Hücre iskeleti, hücrenin iç yapısını ve şeklini belirler. Ökaryotik DNA, kromozom olarak adlandırılan doğrusal tomarlar halindedir, bunlar çekirdeğin bölünmesi sırasında kopyalanıp mikrotüpçükler tarafından çekilirler. Eşeysiz hücre bölünmesine ( mitoz) ek olarak çoğu hayvan hücresi hücre kaynaşması yoluyla gerçekleşen bir eşeyli üreme sürecine ( mayoz) sahiptir; bu, prokaryotlarda görülmez.

    İç zar

    Ökaryotik hücrelerde çeşitli zarla çevrili yapılar bulunur, bunlara toplu olarak denir. Vezikül veya koful (vaküol) gibi basit bölmeler başka zarlardan tomurcuklanarak meydana gelirler. Çoğu hücre endositoz adı verilen bir süreçle besin ve diğer maddeleri içlerine alır; endositozda dış zar içe kıvrılıp sonra büzülerek bir vezikül oluşturur. Çoğu diğer zar çevrili organelin evrim sırasında bu tür veziküllerden meydana gelmiş olduğu muhtemel sayılmaktadır.

    Çekirdek, olarak adlandırılan bir çift zar ile çevrilidir. Çekirdek örtüsünde bulunan gözenekler moleküllerin girip çıkmasını sağlar. Çekirdek kılıfının çeşitli tüp veya yapraksı uzantıları endoplazmik retikulum (ER) olarak adlandırılan yapıyı oluşturur, bu yapı protein ulaşımı ve olgunlaşmasından sorumludur. Granüllü ER'de ribozomlar bulunur ve bunların sentezlediği proteinler, ER'nin iç kısmına (lümenine) girer. Bu proteinler sonradan Düz ER'den (yani ER'nin granülsüz kısmından) tomurcuklanan veziküllerin içine girerler. Çoğu ökaryotta bu protein taşıyan veziküller Golgi aygıtı veya diktiyozom denen yassılaşmış vezikül desteleriyle kaynaşırlar ve proteinler orada çeşitli yapısal değişimlere uğrarlar.

    Veziküller, çeşitli amaçlar için özelleşmişdir. Örneğin lisozomlar, besin kofullarının içindekileri sindiren enzimler bulundur, peroksizomlar ise hücre için zehirli olan peroksiti parçalar. Çoğu protozoada bulunan büzülür (kontraktil) kofullar hücredeki fazla suyu toplayıp dışarı atarlar, lar ise avcı (predatör) canlıları kaçırmak ve hücrenin avını yakalaması için dışarı madde atmaya yarar. Çok hücreli canlılarda hormonlar çoğu zaman veziküllerde üretilirler. Yüksek bitkilerde hücre hacminin büyük bir kısmı merkezi koful tarafından işgal edilir, hücrenin osmotik basıncı onun tarafından sabit tutulur.

    Mitokondri ve plastitler

    Mitochondri yapısı :

    1)

    2)

    3) Krista

    4)



    Mitokondriler hemen her ökaryotta bulunan organellerdir. Bir çift zarla çevrilidir, içte olanı krista adı verilen iç kıvrımlardan oluşur, burada gerçekleşir. Kendi DNA'ları vardır ve başka mitokondrilerin bölünmesi sonucu meydana gelirler. Evrim sırasında endosimbiotik bakterilerden ( proteobakterilerden) oluştukları teorisi genel kabul görmüştür. Mitokondrisi olmayan az sayıda birkaç protozoda da mitokondri türevi organeller, ve lar gibi, mevcuttur.

    Bitki ve çeşitli alg gruplarında ayrıca plastitler bulunur. Bunların da kendi DNA'ları vardır ve endosimbiontlardan (bu durumda siyanobakterilerden) oluşmuşlardır. Bu plastitlerin çoğu kloroplasttır, siyanobakteriler gibi bunlar da klorofil içerir ve fotosentez yoluyla enerji üretir. Diğer plastitler gıda depolamaya yarar. Plastitlerin tek bir kökeni olması muhtemel olmakla beraber plastit bulunduran bitki grupları evrimsel olarak birbirine yakın değildir. Bazı ökaryotlar plastitlerini ikincil bir endosimbiyoz veya yutma yoluyla edinmişlerdir.

    Çekirdeğin de endosimbiotik kökenli olduğu öne sürülmüştür, bu konunun ayrıntısı aşağıda verilmiştir. Ayrıca, ökaryot kamçısının da endosimbiotik kökenli olduğu, lerden geliştiği de iddia edilmiştir. Hücre anatomisi ile uyumsuzlukluğu ve hücre çoğalmasıyla bağdaştırılamadığı için bu iddia genel kabul görmemiştir.

    Hücre iskeleti

    Çoğu ökaryotun kamçı (flagella veya flagellum) adı verilen, ince uzun ve hareketli sitoplama uzantıları vardır. Bunlar ve kısa kirpiklerden (silyalardan) oluşur, her ikisi de hareket, beslenme ve duyumla ilişkilidir. Bunlar prokaryot kamçılarından tamamen farklıdır. Kamçıyı içinden destekleyen bir demet mikrotüpçüktür, bunlar bazal cisimden (kinetozom ve sentriyol olarak da adlandırılır) çıkar. Mikrotüpçükler kamçının içinde, merkezde iki tekli ve onun çevresinde dokuz ikili olarak düzenlenmişlerdir. Kamçının ayrıca üzerini kaplayan saçlar ( ler) ve onu zar ve hücre iskeletine bağlayan pullar da bulunabilir. Kamçının içi sitoplazmaya bağlıdır. Mikroiplik yapılar ( aktin ve ona bağlanan α- , , ) hücre zarının alt yüzeyinde tabaka ve desteler halinde bir ağ oluşturur. Mikrotübüllerin , örneğin ve , bu ağa dinamik bir özellik sağlar.

    Sentriyoller çoğu zaman kamçısı olmayan hücre ve gruplarda da bulunur. Genelde olarak adlandırılan birli veya ikili gruplar halinde bulunurlar, mikrotüpçüklerin köklerini oluştururlar. Bunlar hücre iskeletinin ana bileşkelerinden biridirler ve inşaları birkaç hücre bölünmesi boyunca olur. Bir kamçı ana hücreden kalır, öbürü ise ondan türetilir. Sentriyoller ayrıca çekirdeğin bölünmesi sırasında iğ ipliği oluşumunda da rol oynayabilirler

    Hücre iskeleti, hücrenin şeklini belirlemekte ve hareketini ( ve gibi) sağlamakta önemli bir rol oynar. Bazı protistlerin çeşitli başka mikrotüpçüklü organelleri de vardır: örneğin, ve , suda yükselme veya av yakalama için lara sahiptirler, lerin ise adlı kamçı gibi bir organeli vardır.

    Bitki hücre duvarı

    Bitki hücrelerinin bir hücre duvarı vardır; bu, hücre zarının dışında yer alan, oldukça esnemez bir tabakadır. Hem hücreye yapısal destek sağlar, hem de bir filtre mekanizması olarak çalışır. Hücrenin için su girmesi halinde aşırı şişmeyi engeller. Birincil hücre duvarını oluşturan başlıca karbonhidratlar selüloz, hemiselüloz ve pektindir. Selüloz leri hemiselüloz bir yulara bağlanarak bir selüloz-hemiselüloz ağ oluştururlar, bu da pektin matriks içinde yer alır. Birincil hücre duvarında bulunan başlıca hemiselüloz dır.

    Üreme

    Çekirdek bölünmesi ile hücre bölünmesi çoğunlukla eşgüdümlü olur. Bu genelde mitoz yoluyla gerçekleşir, bu süreç sonucunda her kromozomun birer kopyası yavru hücrelere dağıtılır. Çoğu ökaryotta ayrıca bir eşeyli üreme süreci vardır, bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler. Haploit dölde her kromozomun bir kopyası vardır, diploit dölde ise iki; haploit döl mayoz bölünme ile meydana gelir, diploit döl çekirdek kaynaşması (singami) ile. Ancak, bu genel kalıp içinde epey bir çeşitlilik görülebilir.

    Köken ve evrim

    Ökaryotik hücrenin oluşumu canlıların evriminde önemli bir dönem noktasıdır, çünkü ökaryotlar tüm karmaşık hücreleri ve nerdeyse tüm çok hücreli canlıları içermektedir. Bu süreci oluşturan olayların zamanlamasını kestirmek zordur; Knoll (1992) yaklaşık 1,6-2,1 milyar yıl önce oluştuklarını öne sürmüştür. Modern canlı gruplarına ait oldukları bariz olan fosiller ( lar) yaklaşık 1,2 milyar yıl önceden kalmadır.

    1980'ler ve 90'larda yapılan araştırmalar sonucunda çizilen rRNA larında çoğu ökaryot organizma çözümlenememiş bir "taç" grup içinde bırakılmıştı (ama bu teknik anlamıyla gerçek bir değildi). Bu grup, mitokondri kristalarının şekline bağlı olarak ikiye bölünmüştü. Mitokondrisi olmayan birkaç grup ayrı bir dal olarak diğer ökaryotlardan ayrılıyordu, dolayısıyla bu eksikliğin çok eski dönemlerden kalma olduğu düşünülüyordu, ancak artık bunun " " adı verilen bir olduğu belirlenmiştir. Bu grupların diğer ökaryotlardan ayrıldıktan sonra mitokondrilerini kaybettikleri bilinmektedir.

    Aktin ve diğer moleküllere dayandırılarak hazırlanmış ağaçlar farklı ve daha tam bir görüntü ortaya çıkarmıştır. Ökaryotların çoğu aşağıdaki üst gruplara aittir:

    Birkaç sınıflandırma uzmanı, ve lar adlı iki büyük klad tanımaktadırlar; unikontlar tek kamçılı bir atasal canlıdan türemiş, bikontlar ise iki kamçılı bir atasal canlıdan türemişlerdir. Bu sistemde ofistokontlar ve amibozoanlar unikont sayılırlar, kalanlar bikontturlar. Kromistler ve alveolatlar, lar adlı atasal olarak fotosentetik daha büyük bir gruba ait olabilirler, ama bu görüş halen tartışmalıdır. Bazı küçük protista grupları, özellikle ler, bu üst gruplardan hiçbiri ile ilişkilendirilmemişlerdir. Ökaryotlar Arkelerle genetik mekanizmaları açısından yakın derecede ilişkilidir, bu yüzden bazı uzmanlarca Arkelerle birlikte kladına yerleştirilirler. Ancak, hücre zarının yapısı gibi başka bakımlardan ökaryotlar bakterilerle benzeşirler. Bu durumu açıklamak için üç hipotez önerilmiştir:

  • Ökaryotlar iki hücrenin kaynaşması ile oluşmuşdur, sitoplazma bir bakteriden, çekirdek bir arkeden (alternatif bir göre ise bir virüsten) oluşmuştur.

  • Ökaryotlar Arkelerden gelişmişler ve proto-mitokondrilerden öbakteriyel özellikler edinmişlerdir.

  • Ökaryotlar ve Arkeler değişime uğramış bir bakteriden ayrı ayrı gelişmişlerdir.

    Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir. İç zar sistemi ve mitokondrilerin kökeni de tartışmalıdır. Fagotrofik hipoteze göre endositozun gelişmesini takiben bu zarlar oluşmuş ve sonra özelleşmişlerdir; mitokondriler, plastitler gibi, yutma yoluyla edinilmişlerdir. Sintrofik hipoteze göre bir ön ökaryot (proto-ökaryot), beslenmek için ön mitokondriyi (proto-mitokondriyi) kullanıyordu, zaman içinde büyüyerek onun tamamen sarmıştır; iç zarlar ise daha sonra oluşmuşlardır, kısmen mitokondri genlerinin katkısıyla (bu hipotezin bir versiyonu olarak bilinir).

    Kaynak

  • Vikipedi

  • Rehber Ansiklopedisi

    Ökaryot Resimleri


    • Mitochondri yapısı :1) İç zar2) Dış zar3) Krista4) Matriks

    • Tipik bir bitki hücresinın yapısı

    • Tipik bir hayvan hücresinın yapısı



    Yorumlar - Lütfen konu (Ökaryot) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.