Ömer Lütfi Topal

Kumarhaneler Kralı olarak tanınan Topal'ın Türkiye'de 20, KKTC, Polonya, Romanya, Azerbaycan ve Türkmenistan'da altı kumarhanesi bulunuyordu. 1957'de İstanbul'a gelen Topal, 1965 yılına kadar Beyazıt'ta bakır işiyle uğraştı.1972 yılına kadar iplikçilik, 1977 yılına kadar da maden işçiliği yaptı. 1977'de Yunanistan'da beş kilo eroinle yakalanan Zeki Akbaş ve Cahit Kraltürk'ün ismini vermesi nedeniyle ABD mahkemelerinde 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.1978'de Belçika'da Mesut İnce'yle bir

Ömer Lütfi Topal hakkında ansiklopedik bilgi

Kumarhaneler Kralı olarak tanınan Topal'ın Türkiye'de 20, KKTC, Polonya, Romanya, Azerbaycan ve Türkmenistan'da altı kumarhanesi bulunuyordu. 1957'de İstanbul'a gelen Topal, 1965 yılına kadar Beyazıt'ta bakır işiyle uğraştı.

1972 yılına kadar iplikçilik, 1977 yılına kadar da maden işçiliği yaptı. 1977'de Yunanistan'da beş kilo eroinle yakalanan Zeki Akbaş ve Cahit Kraltürk'ün ismini vermesi nedeniyle ABD mahkemelerinde 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

1978'de Belçika'da Mesut İnce'yle birlikte altı kilo eroinle yakalandı. Üç yıl Belçika'da, üç yıl da ABD'de hapis yattı. 1984 yılında serbest kalan Topal, 1990 yılında Caddebostan Büyük Kulüp'ün işletmeciliğini yapmaya başladı.

Kumarhanelerini, kendisine ait olan Regal Turizm, Emperyal Otelcilik ve Turizm ve Leisure İnvestments şirketleri tarafından çalıştırdı. Sağ kolu olan Bülent Fırat'ı öldürmeye azmettirmekten yargılandı. Kaçarak Antalya'da saklandı. 1996 yılında ortağı Hikmet Babataş'ın öldürülmesiyle ilgili olarak aranıyordu.

Topal, 28 Temmuz 1996 gecesi Yeniköy'deki evine giderken, 34 BTG 96 plakalı otomobilinde kalaşnikoflarla çapraz ateşe alınarak öldürüldü. Silahların hiçbir parmak izi olmaksızın olay yerinde bırakılması, cinayetin profesyonel kişilerce işlendiği izlenimini verdi.

Saldırganların kullandığı sahte plakalı otomobil, kısa süre sonra Sarıyer Taşocağı Mevkii'nde bulundu. İçindeki Uzi marka makinalı tabancaya ait dokuz milimetrelik şarjör, kalaşnikof şarjörü, 52 mermi, havlu, sırt çantası ve ameliyat eldiveni ele geçirilen otomobilin Ankara'dan çalıntı olduğu belirlendi.

Önce cinayetin 90 trilyon liralık kumar sektörünün kendi içindeki hesaplaşma olduğu iddiaları ortaya atıldı. Ortaklarıyla aralarında hep sorun çıktığı vurgulanan Topal'ın, son olarak Bodrum'da Hikmet Babataş'ın ölüm emrini verdiği iddia edildi.

Temiz silahlarla cinayet

Olayda kullanılan silahların İstanbul ve Ankara'daki laboratuvarda yapılan balistik incelemesinde, daha önce hiçbir eylemde kullanılmadıkları ortaya çıktı. Dönemin asayişten sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Bilgi Ünal, sonuca daha çabuk ulaşmak için üç ekip görevlendirdi.

Soruşturma sırasında, Topal cinayetinde üç polisin yer aldığı yolunda yapılan bir ihbar, önce Ünal'ın, ardından İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu'nun soruşturmaya devam edilmesi talimatı üzerine üç polis, 4 Ekim 1996 günü gözaltına alındı.

Bir gece Asayiş Şube Müdürlüğü'nde sorgulanan Özel Harekat'ta görevli polisler Ercan Ersoy, Ayhan Çarkın ve Oğuz Yorulmaz'ın cinayetle ilgili her şeyi ayrıntılarıyla anlattıkları, bunları Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Tansu Çiller'le dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın bilgisi dahilinde yapıldığını söyledikleri öne sürüldü.

Polislerin olay günü otomobilleriyle Topal'ın otomobilinin önünü kestikleri ve çapraz ateşe tuttukları iddia edildi. Bu gelişme üzerine bulunduğu Ankara'dan İstanbul'a dönen Yazıcıoğlu başkanlığında yapılan toplantıda, konu bir kez daha gözden geçirildi.

Yazıcıoğlu'nun telefonla arayarak bilgi verdiği Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, üç polisin Ankara'ya gönderilmesi talimatını verdiği ileri sürüldü. Polislerin, İstanbul'a gelen Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin tarafından 6 Ekim'de Ankara'ya götürüldükleri belirtildi.

Topal cinayetinin bir anda karanlığa gömülmesine yol açan bu gelişmeden sonra ortadan kaybolan üç polis, Susurluk'taki kazada DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak'ın korumaları olarak ortaya çıktı.

Susurluk Savcısı'nın koruma görevi yapan polisler hakkındaki faksına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğü'nden Emniyet Müdürü İzzet Sezgin Şenel imzasıyla gönderilen yazıda, üç polisin alınan karar gereği 17 Ekim 1996'da "Bakan oluru" ile Bucak'ın korumasına verildiği belirtildi. Yazıda, korumaların halen Bucak'ın yanında oldukları kaydedildi.

Susurluk Cumhuriyet Savcılığı'nın dosyayı bölerek İstanbul DGM'ye göndermesinden sonra Bucak'ın koruma görevini yapan Çarkın, Ersoy ve Yorulmaz'la Enver Ulu, Mustafa Altınok ve Ömer Kaplan'ın ifadelerinin alınması gündeme geldi.

Uzun süre ifade vermeye yanaşmayan korumalar, Emniyet Genel Müdürü Alaattin Yüksel'in kesin talimatı karşısında İstanbul DGM'ye giderek ifade verdi. Ayağı alçıda bulunan koruma Mustafa Altınok'un ifadesi ise Ankara DGM'de alındı.

DGM'de ifadeleri alınan korumalardan Çarkın, Yorulmaz ve Kaplan'ın adının son yayınlanan MİT raporunda da geçtiği bildirildi.

Emniyette deprem

Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener ise soruşturmanın tarafsızca yürütülmesi gerekçesiyle Yazıcıoğlu, Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, Emniyet Müdür Yardımcısı Ünal ve Bucak'ın koruma polisleri Çarkın, Ersoy ve Yorulmaz'ın görevden uzaklaştırıldıklarını açıkladı.

Öte yandan Susurluk Komisyonu tarafından sorgulanmak istenen özel timciler, ifade vermeye gitmedi. Bu olaydan kısa bir süre sonra Çarkın, Yorulmaz, Ersoy, Kaplan ve Altınok, Ocak 1997'de İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'ne teslim oldu.

DGM'ye sevk edilen özel timcilerden Ayhan Çarkın, Topal'ın öldürüldüğü gece Kadıköy yakasında görevli olduğunu öne sürerek, DGM savcısına verdiği ifadede ise izinsiz olarak görev yerini terk ederek, arkadaşlarıyla eğlenmeye gittiğini söyledi.

DGM'de ifadeleri alındıktan sonra tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderilen özel timciler, Ankara'da vermedikleri ifadeyi bu kez cezaevinde Susurluk Komisyonu'na verdiler.

6 Mart 1997'de ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Topal'ın öldürülmesinden sonra tutuklanan Çarkın, Yorulmaz ve Ersoy'la Topal'ın iş ortağı Ali Fevzi Bir ve Sami Hoştan'ın gözaltına alındığını savcılığa bildirmeden Ankara'ya gönderdikleri gerekçesiyle İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Bilgi Ünal, Asayiş Şube Müdürü Fatip Özkan, Müdür Yardımcısı Ahmet Duranalp, Cinayet Büro Amiri Refik Baştürk, Cinayet Bürosu'nda görevli Başkomiser Şentürk Demiral'la polis memuru Ziyaettin Ferman hakkında soruşturma başlattı.



Yorumlar - Lütfen konu (Ömer Lütfi Topal) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

taşcı: büyük kulüp casinosu osman cevahir ve Erol Ulusoy tarafından işletilmiştir - 3 yıl, 10 ay önce yazıldı.
benseno: rahmetlinin 1995 yılında ankara ya banka aracılıgıyla havale ettiği 17 milyon usd.doğrudur bu para 20 casino tarafından toplanarak havale edilmiştir fakat abdullah çatlı tarafından paranın eksik gönderildiği söylenerek hedef gösterildiği herkes tarafından bilinmesine rağmen üzerine gidilmedi.çünkü işin ucu mesut yılmaz.özer-tansu çiller e kadar dayanıyor.ilhan aküzüm turizm bakanıyken(anap)polat rönesans yeşilyurt otelindeki casino dan zarf içinde 1.000 usd harçlık almıştır.emniyetçi fahrettin çakar her hafta düzenli olarak zarf içerisinde harçlık alıyordu.turizm bakanlığı-emniyet mügürlüğü(vilayet bazında) ve gümrük müdürleri bu kapsama dahildir.araştırılsa çok kişi çıkacak ortaya zaman aşımına uğramasın.katiller hala içimizde. - 3 yıl, 0 ay önce yazıldı.