Şam

Şam Suriye'nin başşehri veya “Dımaşk” şehrinin merkez olarak kabul edildiği Suriye bölgesine verilen ad. Bu bölgenin merkezi olan Dımaşk şehrine “Şam” da denilmektedir. Şehir merkezi Suriye'nin güneybatı kesiminde yer almaktadır. Akdeniz'e uzaklığı 96 km, denizden yüksekliği ise 685 metredir. Şam şehrinin kuzeyinde Kasiyun Dağı, batısında Cebelü'ş-Şarki ve Lübnan Dağları vardır. Doğu ve güney tarafları ise çevredeki ovalara açılmaktadır. El-Gûte Vahasının ortasında yer alan şehre, ortasın

ŞamŞam'ın gece görünüşü
Şam Suriye'nin başşehri veya “Dımaşk” şehrinin merkez olarak kabul edildiği Suriye bölgesine verilen ad. Bu bölgenin merkezi olan Dımaşk şehrine “Şam” da denilmektedir. Şehir merkezi Suriye'nin güneybatı kesiminde yer almaktadır.
Suriye Arap Cumhuriyeti ortadoğu ülkelerinden. Başkenti Şam'dır. Yüzölçümü 185.180 km2, nüfusu 20,910,000, dili Arapça, dini İslam olan ülke Güneybatı Asya’da, Ortadoğu’nun kalbi durumunda bir mevkiye sahiptir. 32° 19’ - 37° 20’ kuzey enlemleriyle 35° 37’ - 42° 22’ doğu boylamları arasındadır. Kuzey ve kuzeybatıdan Türkiye, doğudan Irak, güneyden Ürdün, batıdan İsrail, Lübnan ve Akdeniz ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Akdeniz'e uzaklığı 96 km, denizden yüksekliği ise 685 metredir. Şam şehrinin kuzeyinde
Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya'nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz'e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
, batısında Cebelü'ş-Şarki ve Lübnan Dağları vardır. Doğu ve güney tarafları ise çevredeki ovalara açılmaktadır. El-Gûte Vahasının ortasında yer alan şehre, ortasından geçen Barada Irmağı hayat vermektedir. Irmağın vahasında çeşitli meyveler, sebze, zeytin ve tahıl yetiştirilmektedir. Son yıllardaki şehirleşme şehrin tabii ve yeşil görünümünü bozmakta, her geçen gün meyve ve sebze bahçelerinin azalmasına sebep olmaktadır. Mükemmel bir karayolu ağı ve iki demiryolu hattıyla

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Beyrut,
Beyrut (Arapça بيروت Bairūt), Lübnan'ın başkenti. Nüfusu 1,5 milyonun üzerinde olan Beyrut, deniz etkisinden biraz korunan bir körfezin kıyısındadır. Beyrut'ta tipik bir Akdeniz iklimi görülür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Halep,
Halep Suriye'nin en büyük ikinci kentidir. 1999 nüfusu 1.7 milyon olup, günümüzde 3 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir. Halep Arapça'da ve diğer bazı Sami dillerinde taze süt demektir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Amman ve
Amman Ürdün Krallığının başkenti. 635 yılında müslümanların eline geçen Amman,1516'da Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında Osmanlı topraklarına katıldı. II. Abdülhamit devrinde Rusya'dan kaçarak Osmanlı devletine sığınan Çerkezlerin bir kısmı Amman civarına yerleştirildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bağdat'a bağlanan Şam şehri milletlerarası hava limanı sayesinde daha da önem kazanmaktadır. Şehre bazı yeni sanayi tesisleri kurulmuş olup, zeytinyağı, çimento ve cam fabrikaları, dokuma ve ayakkabı imalathaneleri vardır. Kılıç yapımı ve kesici silahlar imalatı ortadan kalktıysa da halı, pamuklu ve ipekli kumaş, koku, bakır ve tahta eşya imalatı devam etmektedir.

Tarihi

Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden olan ve Şam adı verilen bölgenin batısı Akdeniz ve
Bağdat Irak'ın başşehri. Nüfusu 4,5 milyon civarındadır. Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır. Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer. Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mısır, kuzeyi
Mısır< (Arapça: Mısr/Masr, مصر) adıyla bilinen Mısır Arap Cumhuriyeti (Arapça: Gumhûriyet Masr'al Arabiye, جمهورية مصر العربية) Kuzey Afrika'nın en kalabalık ülkesidir. Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir. Mısır, Kuzeydoğu Afrika'da yer alan, Kuzeyden Akdeniz ve doğudan Kızıldeniz'le kuşatılmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu, doğusu
Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Cezire ve Berrü'ş-Şam denilen çöl, güneyi

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arabistan Yarımadası ve
Arabistan Asya kıtasının güney batısında bir yarımada. Batısında Kızıldeniz ve Akabe Körfezi, güneyinde Hint Okyanusu, doğusunda Umman Denizi ve Basra Körfezi, kuzeyinde Irak ve Ürdün yer alır. Kızıldeniz’i Hint Okyanusuna bağlayan Bab’ül-Mendeb Boğazı ile Afrika’ya yaklaşır. Toplam kıyılarının uzunluğu 9000 km, yüzölçümü 2.590.000 kilometrekaredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kızıldeniz'le çevrilidir. Bu bölge sırasıyla
Kızıldeniz Afrika ile Asya (Arap Yarımadası) arasında yer alan, Hint Okyanusu'na bağlı bir denizdir. Uzunluğu 2000 km. civarı olup, bazı kaynaklarda 1900 km. veya 2350 km. diye geçmektedir. Kuzeyde Mısır'daki Süveyş Kanalı ile doğal olmayan yoldan Akdeniz'e bağlanmıştır; güneyde ise Arap Yarımadası ucunda Bab el Mendeb Boğazı ile Hint Okyanusu'na bağlanır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Firavunlar,
Eski Mısır'da esas olarak çok tanrılı bir din vardı ve bu din binlerce yıl hüküm sürmüştü. Halk hükümdarları geçerken "Ey biz canlıların tanrısı, yaşa, varol!" diye tezahürat yapardı. Yani hükümdarlarına (Firavun) ilahlık atfetmek gibi çok yanlış bir inanca sahiplerdi. Firavun, Tanrı'nın oğlu veya doğrudan doğruya yeryüzünde yaşayan bir nevi tanrı gibi kabul ediliyordu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Aramiler,
Aramiler Sami bir halktır, MÖ. 1. bin yılında Kuzey Mezopotamya ve Suriye civarında yaşamışlardır. M.Ö 10-8. yy larda Bu günkü Suriye ve etrafında çeşitli prenslikler kurmuşlar ancak bunlar Asurluların saldırılarıyla yıkılmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fenikeliler,
Fenikeliler ya da Fenike Uygarlığı, eski çağlarda yaşamış Sami ırkından Akdenizli bir kavim. Kendilerini Kenaniler adıyla zikrettikleri sanılmaktadır. Hititler gibi "Kenaani" olduğu tahmin edilmektedir. Kenaani İbranice de "tüccar" anlamına gelir. Doğusunda Lübnan Dağları, batısında Doğu Akdeniz kıyıları, güneyinde Ras Nakura Burnu, kuzeyinde Asi Irmağı bulunan alanda yaşayan Fenikeliler, denizcilerdi ve Orta Doğudan Batı Akdeniz kıyılarına kadar yayılmışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
daha sonra İbraniler hakimiyetinde kaldı. Birçok ticaret ve kültür merkezleri kuruldu.
Kutsal kitaplarda hikâyesi anlatılan Sami asıllı Ortadoğu halkı. İbranilerin kökeni Mezopotamya'dır; göçebe olarak yaşayan bu kavim, aralarındaki en bilgin ve en saygın kişilerce (eski peygamberler) yönetiliyordu. Eski Ahit'e bakılacak olursa, Milattan iki bin yıl kadar önce, onlardan biri, yani İbrahim Peygamber gidip Ken'an Ülkesi'ne (şimdiki Filistin) yerleşti; bunlara "nehri aşan" anlamına İbranî dendi.

Sonra, Ken'an'da kıtlık başladı. Açlık yüzünden halkın bir kısmı Mıs
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ve oğlu Süleyman aleyhisselam zamanlarında Şam bölgesinin hemen her tarafı İsrailoğulları Devletinin hakimiyeti altına girdi. Ancak daha sonra Âsurlular ve Babilliler bu bölgeyi işgal edip, Davûd aleyhisselam tarafından temeli atılan ve Süleyman aleyhisselam tarafından inşa edilen Beyt-i Mukaddesi (Mescid-i Aksa'yı) tahrip ettiler ve hakiki
peygamber adı; huzur
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tevrat'ı da yakarak yok ettiler. İran hükümdarlarından Keyhüsrev Babil Devletini yıkarak, ülkesinin sınırlarını Akdeniz'e kadar genişletti ve Şam'ı hakimiyeti altına aldı.
Allah'tan gelen dört büyük kitaptan ilki. İbranice Tura kelimesinin Arapçalaşmış biçimi olan Tevrat kanun, ittifak, birlik, anlaşma, sözleşme, adlaşma gibi anlamları dile getirir. İslâm geleneğinde Hz. Musa'ya nazil olan kitabı belirtir. Yahudi geleneğinde ise, bugün Ahd-i Atik (Eski Ahit) denilen kitaplar toplamının adıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Büyük İskender'in ortaya çıkışına kadar
İskender veya III. Aleksander (Yunanca: Μέγας Ἀλέξανδρος Megas Aleksandros) 20 Temmuz M.Ö. 356, Pella, Makedonya - 10 Haziran M.Ö. 323, Babil), M.Ö. 336 - M.Ö. 323 yılları arasında Makedonya kralı ve tarihteki en büyük imparatoru. Makedonya kralı II. Filip'in oğlu. Ayrıca Büyük İskender, İskender Rumi, İskender Yunani ve Makedonyalı İskender olarak da bilinir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İran idaresinde kalan Şam bölgesi, İskender tarafından zaptolundu. Büyük İskender'in ölümünden sonra onun kumandanları arasında anlaşmazlıklara sebep olan bu bölge birçok kanlı çarpışmalara sahne oldu. Daha sonra
İran İslam Cumhuriyeti Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Hazar Denizi, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Türkiye ve Irak, güneyinde Basra ve Umman körfezleri bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Selefkiler (Selevkoslar) bu bölgeye hakim oldular. Onların kurdukları devlet Suriye Devleti diye meşhur oldu.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
'nın doğumundan 64 sene önce Romalıların hakimiyetine girdi. Roma imparatorlarından birçoğu Şam ordusu tarafından, hatta birkaçı Şamlılardan seçildi. Îsa aleyhisselam Şam bölgesinde doğduğu ve hak dini insanlara orada tebliğ ettiği için Hıristiyanlar bu bölgeye özel önem verdiler. Şam bölgesindeki Filistin, Hıristiyanlar için umûmi ziyaret yeri oldu. Hıristiyan Araplar da Romalılar zamanında bu bölgeye yerleştiler. Şam kısa zamanda bir piskoposluk merkezi oldu. Bizans İmparatoru I. Theodosius Şam'da bir kilise inşa ettirdi. Bu kilisenin içine Yahya aleyhisselamın başının bulunduğu bir türbe de yaptırdı. Bizans devrinde Romalılarla Persler arasındaki savaşlarda büyük zarar gören Şam, son olarak Bizans'a bağlı Gassanilerin hakimiyetinde kaldı.

Romalılar, MÖ 9 yy'de Italyan yarımadasında bulunan Roma adındaki şehir-devlette başlayan medeniyeti ve o medeniyetin mensuplarını belirler. Dilimizde anlamı aynı zamanda günümüzün Roma şehirinde yaşayan insanları da kapsar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İslam tarihi boyunca önemli idare, ilim, kültür, ticaret merkezlerinden olan Şam şehri ve civarı Hazret-i Ömer'in halifeliği sırasında Halid bin Velid ve Ebû Ubeyde bin Cerrah idaresindeki İslam orduları tarafından fethedildi. Şam (Dımaşk) şehri Şam vilayetinin merkezi oldu.

İslam tarihi, İslam dininin ortaya çıkışından başlayarak modern zamanlara kadar uzanan süreçte, İslam dini, İslam dinini benimseyen bölge ve toplumlar ve bu toplumların İslam çatısı altında ortaya koyduğu şeyleri barındıran tarih koludur. İslam tarihinin İslam inancını hem bir din hem de bir toplumsal müessese olarak ele aldığını ve çıkan sonuç, olay ve keşifleri bu bağlamda sunduğunu belirtmekte yarar vardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Emeviler zamanında İslam Devletinin hilafet merkezi olan Şam şehri fevkalade bir önem kazandı. Başta Ümeyye (Emeviyye) Camii olmak üzere birçok cami ve medrese inşa edildi.
Emeviler, Dört Halife Dönemi’nden (632-661) sonra Müslüman Arap devletine egemen olan hanedandır. Hz. Ali’nin 661’de öldürülmesinden sonra başa geçen Emeviler, 750’de Abbasiler tarafından yıkılıncaya değin hüküm sürdüler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Abbasiler devrinde hilafet merkezi Bağdat'a nakledilince de önemli bir ilim, kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korudu. Dımaşk'ta, Haleb'de, Kudüs'te, Hama'da Humus'ta ve diğer kasaba ve şehirlerdeki medreseler, darülfünûnlar, İslam kültür ve medeniyetinin yayılış merkezi oldular. Abbasiler zamanında bir ara Mısır'da idareye hakim olan Tolunoğulları tarafından idare edilen Şam şehri ve bölgesi Tolunoğulları Devletinin yıkılmasından sonra
Abbasi Devleti (750-1258) Hz. Muhammed'in amcası Abbas'ın soyundan gelen Ebul Abbas'ın kurduğu devlet. 750 yılında Abbasiler Emevi yönetimine karşı ayaklanarak halifeliği ve iktidarı ele geçirdiler. Bu tarihten başlayarak Abbasiler 1258'e kadar İslam dünyasının büyük bölümüne egemen oldular.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İhşidoğulları,
Mısır’da 935-969 târihleri arasında hüküm sürmüş bir Türk hânedânı. Devletin kurucusu Muhammed bin Tuğç, iki nesilden beri Abbâsîlerin hizmetinde bulunan bir Türk âilesindendir. Muhammed bin Tuğç, 935 yılında Mısır vâlisi oldu ve istiklâlini îlân ederek Halîfe Râzi’den İhşîd ünvânını aldı. İhşîd “şahlar şâhı” mânâsına geliyordu. Ayrıca Muhammed’in ataları da Fergana’da İhşîd ünvânıyla meliklik yaparlardı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fatımiler ve
Fatımiler Mısır’da kurulan Şii hanedanı. Hazret-i Ali ve hazret-i Fatıma soyundan geldiklerini iddia ederlerse de, İslam tarihlerinde Meymun el-Keddah adlı İran asıllı Mecusi veya Yahudi bir göz doktorunun torunları olduğu; hanedanlığın adına da kurucusu Ubeydullah el-Mehdi’ye nisbeten “Ubeydiyyun” denildiği yazılıdır.

Fatimi hareketinin doğuşuna, Şiiliğin bir kolu olan İsmaililik sebeb olmuştur.İsmaililer, 9. yüzyılda Hama ve Humus arasındaki küçük Selemiye kasabasını merkez edinip, g
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karmatilerin hakimiyetinde kaldı. Fatımiler zamanında Şam'da birçok karışıklık ve yangın çıktı. Bu yangınlardan birinde Ümeyye Camii de yandı. 1076'da Büyük Selçuklu Emiri Atsız tarafından zabt edilen Şam'da, hutbe yeniden Abbasi halifesi adına okundu. Atsız'dan sonra

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Sultan Melikşah'ın kardeşi

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tutuş Şam emiri oldu. Tutuş'un oğlu Dokak'ın ölümünden sonra Atabeg Tuğtekin Şam'da Böriler Hanedanını kurdu. Şam bölgesinin bazı kısımları

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mirdasoğulları, Artukoğulları, Atabeglerden Aksunguroğulları gibi bazı beylikler tarafından idare edildi.

1154'te Halep Atabegi Nureddin Zengi'nin idaresine girdiği sırada büyük gelişme ve değişikliklere sahne oldu. On ikinci yüzyılda Haçlı orduları Şam'ı ele geçiremediler fakat çevresindeki ovayı defalarca yakıp yıktılar. Şam, Eyyûbiler ve Memlûkler döneminde de gelişti. Bir ara Moğol, istilasına uğradıysa da kısa zamanda tekrar Memlûklere geçti. Memluk sultanlarından Baybars, saltanatı sırasında uzun müddet Şam'da oturdu. Şehirde birçok cami, medrese ve köşk yaptırdı. Şehrin surlarını tamir ettirdi. Şam, Memlûklerin Kahire'den sonra ikinci büyük şehri oldu. 1400 senesinde Timûr Han Şam'ı ele geçirip ilim adamı ve zanaatkarları Semerkant'a götürdü.

Yavuz Sultan Selim 1516 senesinde Mercidabık'ta Memlûk Sultanı Kansu Gavri'yi mağlup edince bütün Şam bölgesiyle birlikte Şam (Dımaşk) şehri de Osmanlı hakimiyetine girdi. Osmanlılar zamanında Şam'da pekçok cami, medrese ve ticari hayatın canlanması için han ve kervansaray yaptırıldı. Suriye'nin Akdeniz kıyılarındaki limanlarının Avrupalıların ticaretine açılmasından sonra ticari faaliyetler fazlalaştı. Mekke ve Medine'ye giden hac yolu üstündeki en önemli menzillerden biri olması da Şam'a büyük kazançlar sağladı.

Şam 1832-1840 seneleri arasında Mısır Valisi Mehmed Ali Paşanın idaresine geçti. 1840'ta tekrar Osmanlı idaresine döndü. Bundan sonra Osmanlı Devletinin parçalanmasını ve yıkılmasını isteyen İngilizler ve diğer Hıristiyan devletlerin teşvik ve tahrikleriyle hareket eden gayri müslim (Müslüman olmayan) Osmanlı tebaasıyla Müslümanlar arasında birçok çatışmalara sahne olan Şam, Birinci Dünya Savaşı sırasında bir müddet 4. Ordu Kumandanı Cemal Paşanın karargahı oldu. Şam Yıldırım Orduları grubunun, Nablus Meydan Savaşında uğradığı mağlûbiyetin arkasından Osmanlı hakimiyetinden ayrıldı.

Mart 1920'de Suriye bağımsızlığını ilan etti ve Emir Faysal kral oldu. Şam ise Suriye'nin başşehri oldu. Nisan 1920'de İtalya'nın San Remo şehrinde toplanan konferansta Fransa'ya Suriye ve Lübnan üzerinde manda hakkı tanındı. 25 Temmuz 1920'de Şam, Fransız kuvvetlerince işgal edildi. Ekim 1925'te meydana gelen büyük bir ayaklanma üzerine Fransızlar tarafından şehir bombalandı. 1941'de Şam Fransız kuvvetlerinin merkezi haline geldi. Suriye 1946 yılında kesin olarak bağımsızlığını ilan edince, Şam şehri başşehir oldu.

Bugün Suriye'nin en kalabalık şehri olan Şam'ın nüfûsu her geçen gün hızla artmaktadır. Nüfûsun çoğunluğunu sünni Müslümanlar teşkil eder. Şiilerin azınlıkta bulunduğu Şam'da Hıristiyanlar ve Filistinliler de yaşamaktadır. Şam'ın yüzölçümü 18.032 km2 ve nüfusu yaklaşık 2.824.000 kadardır.

İslam tarihinde önemli ilim, irfan, kültür ve ticaret merkezlerinden olan Şam'daki Ümeyye Camiinin içinde Yahya aleyhisselamın başının bulunduğu türbe vardır. Ayrıca pekçok İslam meşhurunun kabri Şam'da bulunmaktadır. Eshab-ı kiramdan Ebü'd-Derda, Bilal-i Habeşi, Muaviye radıyallahü anhüm, Tabiin ve Tebe-i tabiinden pekçok kimse, devlet adamlarından Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz, Atabeg Nûreddin Zengi, Eyyûbi Sultanı Selahaddin Eyyûbi, Memlûk Sultanı Zahir Baybars, Osmanlı sultanlarından Sultan Vahideddin Hanın kabri buradadır.

Abdullah Herati, Abdülgani Nablüsi, Abdülkadir Cezayiri, Ali el-Hariri, Ebû İdris el-Havrani, Ebû Süleyman Darani, Huzeyfetü'l-Meraşi, Halimi Çelebi, İbn-i Âbidin, İbrahim bin Edhem, Mevlana Halid-i Bağdadi, Muhammed Bedahşi, MuhammedKudame, Muhyiddin-i Arabi, Nablüsi, Nevevi, Seyyid Muhammed Muradi, Şakir Hamevi, Takıyyüddin Hısni, Tavus bin Keysan, Zühri gibi pekçok İslam alimi ve evliyanın kabirleri de Şam'da bulunmaktadır.

İslam mimarisinin Şam'daki ilk eseri Ümeyye (Emeviyye) Camiidir. Nûreddin Zengi tarafından yaptırılan Maristan (Hastane) ve Nûriye Medresesi,Darü'l-Adl, Darü'l-Hadis, Memlûk Sultanı Zahir Baybars tarafından yaptırılan Zahiriyye Medresesi, Osmanlı Padişahı Kanûni Sultan Süleyman'ın Mimar Sinan'a inşa ettirdiği Süleymaniye Camii ve Tekkey-i Süleymaniye Külliyesi, Derviş Ali Paşa tarafından yaptırılan Dervişiyye Camii, Sinan Paşa tarafından yaptırılan Sinaniye Camii ve ticari hayatın canlandırılması için yaptırılmış olan hanlar ve kervansaraylardan bir kısmı bugün halen mevcuttur.

Şam Resimleri


  • Şam'da kullanılan otobüslerden biri

  • Emeviye Camisi

  • Şam'ın gece görünüşü



Yorumlar - Lütfen konu (Şam) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.