Şiilik

Şiilik veya Şia (Arap: الشيعة, Farsça: شیعه), İslam'ın Sünnîlik'ten sonra en yaygın ikinci meşrep. Bu meşrebin mensuplarına Şiî denir.

ŞiilikKoyu yeşil: Şii, Açık yeşil: Sünni
İslamiyet’te, Peygamberin ölümünden sonra kimin halife olacağı tartışmasına bağlı olarak Müslümanların ikiye ayrılmasının sonucunda ortaya çıkan iki mezhepten biri.

Peygamber
Arapça "selem" kökünden alınmış olan İslam (Arapçası الإسلام,), sözlükte, "itaat etmek, boyun eğmek, teslim olmak, kötülüklerden salim bulunmak, selamete ulaşmak" vb. anlamlara gelen bir mastardır. İslam Hz. Muhammed (s.a.v)'e Allah tarafından vahiyle bildirilen son ve kâmil dinin adıdır. Bu dine uyanlara Müslüman denir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Muhammed Mustafa S.A.V.'in ölümü üzerine, Hz.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
’in ilk halife olması gerektiğini söyleyenlerin bağlandığı siyasi bir akım olarak ortaya çıkan Şiilik, daha sonra sünni inançtan ayrılan bir mezhep durumuna getirilmiştir. Buna göre, şiilik bir mezhep olarak, halifeliğin Allah’ın buyruğuyla Hz. Ali’ye verilmiş olduğunu, yalnızca Hz. Ali’nin soyundan gelenlerin halife sayılabileceğini, Hz. Ali’nin soyundan gelenlerin, on iki imamın kutsal bir kişilik taşıdığını, Hz. Ali’yi sevenleri sevmek, onu seçmeyenleri sevmemek gerektiğini belirtir.

Etimoloji

"Şia" terimi "takipçiler" veya "izdeşler" anlamına gelen Arapça "شيعة" kelimesinden gelmektedir. Tarihteki kullanım "Şiat-ı Ali" yani "Ali'nin takipçileri" anlamına gelen "شيعة علي" ifadesinin kısaltılmış formudur. Sünni ve Şii kaynaklar terimin Muhammed'in vefatını takip eden yıllarda kullanılmaya başlandığı konusunda hemfikirdirler. Anadolu, Balkanlar ve Kuzey Suriye'de bu kelime yerine daha çok "Ali Yanlısı" anlamına gelen Alevi sözcüğü kullanılır. Uygurlar'da ve Horasan'da Alevi sözcüğü sadece Ehlibeyt'i ifade etmek için kullanılırdı (bak.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kutadgu Bilig).

Dünyada ve Türkiye'de Şiiler

Şiilik,

Kutadgu Bilig, Türk dillerinin en temel eserlerinden ve Türk dilleri araştırmalarının önemli kaynaklarındandır. İslâmî Türk edebiyatının adı bilinen ilk şair ve düşünürü Balasagun’lu Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İran,
İran İslam Cumhuriyeti Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Hazar Denizi, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Türkiye ve Irak, güneyinde Basra ve Umman körfezleri bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Irak,
Irak Orta Doğu ülkelerinden biri. Kuzeyinde Türkiye, batısında Suriye ve Ürdün, doğusunda İran, güneyinde Kuveyt, Suudi Arabistan ve Basra Körfezi yer alır. Başkenti Bağdat olan ülkenin nüfusu 26 milyondur. (46. sırada) Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir. Tarih içinde hiçbir zaman yaşamış olan bir Irak devleti ve Irak halkı olmamıştır. Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı “Irak “ kelimesiyle
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Azerbaycan,
Azerbaycan resmî adıyla Azerbaycan Cumhuriyeti (Azericesi: Azərbaycan Respublikası), Güney Kafkasya'da bir devlet. Kuzeyde Rusya, kuzey batıda Gürcistan, güney batıda Ermenistan, güneyde İran ve güney batıda Türkiye (Nahcivan sınırı) ile komşudur. Doğu sınırını Hazar Denizi çizmektedir. Bir kısmı Avrupa ve bir kısmı Asyadadır. Başkenti Bakü'dür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yemen,
Yemen Arap Yarımadasının batı ucunda yer alan bir devlet. Batısında Kızıldeniz, kuzeyinde Suudi Arabistan, doğusunda Umman, güneyinde Aden Körfezi ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bahreyn,
Bahreyn yada resmi adıyla Bahreyn Krallığı, Asya'da, Basra Körfezi'nde yer alan bir ada ülkesidir. Bahreyn'in güneydoğusunda Katar, batısında Suudi Arabistan yer alır. "Bahreyn" Arapça bir kelime olup "iki denizin arasında" demektir. Kuzeybatıdan, Kral Fahd Geçidi ile Suudi Arabistan'a bağlanmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Katar,
Katar ya da resmî adıyla Katar Emirliği (Arapça: دولة قطر, Devletü'l-Katar), Arap Yarımadası'nın doğusunda bulunan Basra Körfezi'ne uzanan ülke. Kuzeybatıda Bahreyn, batı ve güneyde Suudi Arabistan ve doğuda Birleşik Arap Emirlikleri'yle çevrilidir. Tek sınır komşusu Suudi Arabistan olup diğer tarafları Basra Körfezi ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkmenistan,
Türkmenistan Cumhuriyeti Orta Asya’da bulunan bir Türk Devleti. Kuzeyinde Kazakistan, doğusunda Özbekistan, güneyinde İran ve Afganistan, batısında Hazar Gölü yer alır. Türkmenistan 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyeti. Resmî para birimi Manat'tır. Yönetim şekli cumhuriyettir. Türkmenistan, BM, İKÖ, BDT, IMF gibi uluslararası kuruluşlara üyedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye ve
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lübnan'da mevcuttur. Ayrıca
Lübnan Cumhuriyeti Güneybatı Asya’da ve Doğu Akdeniz kıyısında bulunan bir Ortadoğu devleti. Lübnan’ın kuzey ve doğusunda Suriye, güneyinde İsrâil ve batısında Akdeniz bulunur. Lübnan Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz kıyısında bir Arap ve Ortadoğu ülkesidir. Başkenti Beyrut'tur. Tarihteki Fenike uygarlığının vatanı Lübnan ve kıyılarıdır. Kuzeyinde ve doğusunda Suriye, güneyinde İsrail yer alır. Yüzölçümü 10,452 km², nüfusu 3.874.050 'dir. Nüfusu %70 Müslüman (Şii ve Sünni), %30 Hıristiyan'dır (K
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Suudi Arabistan'ın %15'i,
Suudi Arabistan Krallığı Arabistan Yarımadasında 16° 11’ - 32° 09’ kuzey enlemleri ve 34° 34’ - 55° 41’ doğu boylamları arasında yer alan bir ülke. Kuzeyden Kuveyt, Irak ve Ürdün, güneyden Yemen, Güney Yemen ve Umman, doğudan Birleşik Arab Emirliği ve Basra Körfezi ve batıdan Kızıldeniz ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Pakistan'ın %25'i ve
Pakistan, (resmi adı Pakistan İslam Cumhuriyeti) Güney Asya'da bir ülkedir. Umman Denizi'ne 1046 km kıyısı vardır. Batısında Afganistan ve İran, kuzeyinde Çin, doğusunda Hindistan vardır. Nüfusunun büyüklüğü bakımından (yaklaşık 173 milyon) dünyada 6.'dır. Başkenti İslamabad, en büyük şehri Karaçi olan ülkenin yüzölçümü 803,940 km²'dir. (37.).
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Afganistan'ın %27'si Şiidir.

Şii ve Sünnilikte sünnet ve hadis

Sünnilik

Afganistan Demokratik Cumhuriyeti merkezi Asya’da dağlık bir kara devleti. Başkenti Kabil'dir. Yüzölçümü 657.500 km2 nüfusu Soyyet işgali öncesi nüfusu yaklaşık 15 milyon olan ülkenin nüfusu bugün 1.424.000 (1998)'dir. Ülkenin Resmi dili Peştuca ve Farsça'dır. Resmi para birimi Afgani dini İslam'dır. Doğu ve Batı Asya’yı birleştiren ana mihver üzerinde olup, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, İran, Pakistan ve Çin ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Muhammed'in sünnetini takip edenler anlamına gelmekteyse de bu durum Şiilerin sünneti veya hadisi dinin kaynakları arasında saymadıkları anlamına gelmemektedir. Şiiler,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hz. Muhammed "gerçek" sünnetini takip ettiklerini çünkü peygamberin soyundan gelen kimselerden bu sünneti aldıklarını savunmaktadırlar.

Bunun sonucu olarak Şiilik ve Sünnilik kayıtlı şihafi gelenek veya hadislere farklı yaklaşmaktadır. Şii inancına göre Şiilik ve Sünnilik arasındaki ayrım peygamberin vefatıyla bir kısım müslümanların Ali'nin önderliğini (hilafet) benimsemesiyle diğerlerinin ise güçlü bir şekilde Hz. Ebu Bekir'i desteklemesiyle birlikte başlamıştır. Şiiler
Hz. Muhammed, Mekke’nin soylu Haşimoğulları ailesinden gelir. 571 yılında Mekke’de doğmuştur. Annesinin adı Amine, babasının adı Abdullah’ tır. Hz. Muhammed daha doğmadan babası öldü. Yetiştirilmesini dedesi Abdülmuttalip üzerine aldı ve torununa o zamana kadar kimseye verilmemiş olan Muhammed adını verdi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hz. Ali'ye hilafetin
Ali bin Ebu Talib (Arapça:علي بن أبي طالب, Farsça: علی پسر ابوطالب, Türkçe'de Hz. Ali olarak da anılır) ‎ (599 – 661) Şii inancına göre ilk halife ve oniki imamın ilkidir. Sünni inanışına göre ise dördüncü halife (Hulefa-i Raşidin'den) ve cennetle müjdelenen on sahabeden (Aşere-i Mübeşşere) biridir. Hz. Muhammed'in (sav) hem damadı hem
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
'da verildiğine ve bu olayın kendilerinin de benimsedikleri güvenilir kaynaklarda bulunduğuna inanmaktadırlar.

İslam hukuku kısmen hadise dayalı olduğundan Şiilik Sünni hadis kaynaklarından bazılarını Sünniliğin de Şii hadis kaynaklarından bazılarını reddetmeleri her iki grubun kabul ettiği İslam hukukunda da farklılıklar doğmasına neden olmuştur. Örneğin Şiilik ve Sünnilik Cuma namazını kılmalarına karşın namaz vakitlerinde farklılıklar vardır. Yine Şiilerin uygulayageldikleri geçici nikah (Mut'a Nikahı) Sünnilik tarafından dinde bir zamanlar gerçekleştirilmekle birlikte daha sonra Muhammed tarafından tümüyle uygulamadan kaldırıldığına inanılmaktadır. Fakat şiiler bunun Ömer tarafından kaldırıldığını özelllikle sünni kaynaklarından ispatlamaktadır ve peygamber zamanında kabul görülen bir şeyin kaldırılmasını uygun görmemektedir. Binâenaleyh Peygamber'in doğru gördüğü kıyamete kadar doğru, yanlış gördüğü ise kıyamete kadar yanlıştır.

Caferi Şiası için Sünnet Muhammed'den aktarılan sözlü gelenek olduğu kadar İmamlardan da aktarılanları kapsamaktadır. Şia dünyada Tabatai'nin deyimiyle "Şia dünyada en güvenilen ve benimsenen hadis" külliyatı Kuleyni'nin "Al-Kafi"sidir. Dörtbin hadisin bulunduğu bu kaynak kitap Sünniler tarafından güvenilir bulunmadığı için kullanılmamaktadır.

Şiilerin güvenilir kabul ettiği diğer hadis kaynakları ise;

  • İbn-i Babeveyh el-Kummi'nin "Men Lâ Yehduruhül Fakih" (Bir Fakihin Ortaya Koyduğu Şeyler)

  • Ebu Cafer et-Tusi'nin "El-İstibsar" ve "Tehzib'ul Ahkam" kitaplarıdır

    Sünnilik - Şiiliğin ayrılışı

    İslam Peygamberi Hz. Muhammed (SAV)
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Sünni ve Şii ayrımı Hz. Muhammed'in 632 tarihinde vefatıyla birlikte başlamıştır. Yaşadığı sürece peygamber kimliğinin yanısıra siyasi önder vasfını da kendisinde bulunduran peygamberin artık hayatta olmayışı müslüman toplumu yeni önderin kim olacağı sorusuyla karşı karşıya bırakmıştı. Sakife denilen yerde toplanan bir grup müslüman hilafete Hz.
    Diğer ismi ehli sünnettir. Ppeygamber efendimizin sünnetini olduğu gibi kabul ederler.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Ebu Bekir'i seçmiş daha sonra Şii olarak adlandırılacak olan Hz. Ali taraftarı bir grup müslüman da Hz. Muhammed'in damadı olan Hz. Ali'nin bu göreve daha layık olduğunu ve Hz. Ebu Bekir'i seçen grubun hak yoldan saptığını düşünmüştü.

    Peygamber Hz. Muhammed'in vefatının üzerinden yaklaşık otuz yıl geçtikten sonra İslam toplumu ilk iç savaşı yaşamıştır. Bu savaş müslümanların üç grubunu birbirinden kesin olarak ayırmıştır.

  • Sünniler
    Ebu Bekir-i Sıddık (r.a) asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm’dan sonra Hz. Muhammed (S.A.V.)'in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına "atik"; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da "sıddık" lâkabıyla anılmıştır. Teymoğulları kabilesinden olan Ebû Bekir'in annesinin adı Ümmü'l-Hayr Selma, babasının ki Ebû Kuhafe Osman’dır. Künyesi Abdullah ibn-i Osman ibn-i Amir ibn-i Amir... ibn-i Murca ...et-Temî’dir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Sünnilik - Sünniler ilk dört halifenin (
    Sünnilik, İslam dini mezhepleri içindeki en geniş dini grubu oluşturur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hz. Ebu Bekir,
    Ebu Bekir-i Sıddık (r.a) asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm’dan sonra Hz. Muhammed (S.A.V.)'in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına "atik"; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da "sıddık" lâkabıyla anılmıştır. Teymoğulları kabilesinden olan Ebû Bekir'in annesinin adı Ümmü'l-Hayr Selma, babasının ki Ebû Kuhafe Osman’dır. Künyesi Abdullah ibn-i Osman ibn-i Amir ibn-i Amir... ibn-i Murca ...et-Temî’dir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hz. Ömer,
    Ömer bin el-Hattab (Arapça, عمر ابن الخطاب) (581 - 3 Kasım, 644) Sünni'ler 'Ömer Faruk adını da kullanmaktadırlar. Genellikle sadece Hz. Ömer olarak anılır. İkinci İslam Halifesidir (634-644).İslam kaynaklarına göre dört Raşit Halife (Hulefa-i Raşidin) arasında sayılmaktadır. Ayrıca Sahabe ve Aşere-i Mübeşşere dendir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hz. Osman ve
    Osman bin Affân (574-656) Dört Büyük Halifeden üçüncüsü, sahabe. İslam'a ilk girenlerdendir. Peygamberin damadıdır. Hz. Ömer'den sonra halife oldu. 12 yıl halifelik yapıt. Kuran okurken şehid edilmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hz. Ali) Kur'an ve Sünnet'e uygun hak yöneticiler olduğuna ancak sonradan gelen çoğu halifenin önceki halifelerin standartlarına uymakta başarısız olduğuna inanmaktaydılar. Ancak ilk halifeler kadar başarılı olamadıysalar da Sünni ulemaya müslümanlar sonradan gelen otoritelere de itaat etmeleri gerekliydi.

    Miras sorunu

    Ali bin Ebu Talib (Arapça:علي بن أبي طالب, Farsça: علی پسر ابوطالب, Türkçe'de Hz. Ali olarak da anılır) ‎ (599 – 661) Şii inancına göre ilk halife ve oniki imamın ilkidir. Sünni inanışına göre ise dördüncü halife (Hulefa-i Raşidin'den) ve cennetle müjdelenen on sahabeden (Aşere-i Mübeşşere) biridir. Hz. Muhammed'in (sav) hem damadı hem
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Şii'lere göre Hz.
    Şii, Hz. Muhammed'e ve O'nun Ehl-i Beyt'ine uyan, onları takip eden Müslümanlar için kullanılmış bir terimdir.Şiiler, Hz.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Muhammed'in dul eşlerinin yanısıra Hz. Ali ve
    İslam Peygamberi Hz. Muhammed (SAV)
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Fatıma'nın da, Hz.

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Ebu Bekir'in hilafetinden hoşnutsuz olmalarının bir başka nedeni daha vardı. Hz. Muhammed vefat ettiğinde geride önemli miktarda arazi ve mal varlığı bıraktı. Bunların en meşhuru tartışmaların da odağında olan
    Ebu Bekir-i Sıddık (r.a) asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm’dan sonra Hz. Muhammed (S.A.V.)'in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına "atik"; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da "sıddık" lâkabıyla anılmıştır. Teymoğulları kabilesinden olan Ebû Bekir'in annesinin adı Ümmü'l-Hayr Selma, babasının ki Ebû Kuhafe Osman’dır. Künyesi Abdullah ibn-i Osman ibn-i Amir ibn-i Amir... ibn-i Murca ...et-Temî’dir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    'dir. Hz. Ebu Bekir'e göre bu mal ve araziler peygamber tarafından halkın yararına idare ediliyordu ve dolayısıyla devlete aitti. Hz. Ali ise "Hz. Muhammed'e gelen veraset ile ilgili vahiylerin peygamber'in mirasını da kapsadığını iddia ederek bu duruma karşı çıkıyordu. Zira Kur'an'da vefat eden bir kişinin mirasının nasıl pay edileceği izah edilmektedir. Şiilere göre Hz. Ebu Bekir Hz. Muhammed'in dul eşlerine devletten maaş bağlamış ancak Hz. Muhammed'in kanından olan Hz. Ali, Hz. Fatıma ve İbn Abbas'a o kadarını bile vermemişti.

    Eşi Fatıma'nın ölümünden sonra Hz. Ali, Fatıma'nın peygamber'in mirasından payını almak için tekrar başvurdu ancak başvurusu aynı nedenlerle bir kez daha reddedildi. Bununla birlikte Hz. Ebu Bekir'den halifeliği devralan Hz. Ömer Medine'deki arazileri Hz. Muhammed'in kabilesi Haşimoğulları adına Hz. Ali ve Abbas'a verdi; ve 'ni ise devlet malı saydı (Madelung, 1997 s. 62). Şii kaynaklarına göre bu durum Hz. Muhammed'in soyundan olanlara ( Ehl-i Beyt), baskıcı halifeler tarafından yapılan haksızlıkların bir başka örneğidir.

    Şii öğretisi

  • İmanın Şartları - ("Usūl al-Dīn")

  • Tevhid (Birlik): Allah´ın Bir oluşu

  • Adalet : Allah´ın adil oluşu

  • Nübüvvet (Peygamberlik): Allah´ın tüm insanlığa dini öğretmek için mükemmel ve yanılmaz peygamberler atadığı.

  • İmamet (Liderlik): Allah´ın insanlığa rehberlik edecek belirli liderler atadığı

  • Kıyamet (Hüküm Günü): Allah´ın kıyamet günü insanları dirilteceği

    İslamın Şartları - ("Furū al-Dīn")

  • Namaz : Günde 5 kez icra edilen ibadet

  • Oruç : Ramazan ayında oruç tutmak

  • Hac : (Pilgrimage) Mekkedeki Kabe bölgesinde hac ibadetinin gereklerini yerine getirmek.

  • Zekat : Fakirlere dağıtılmak üzere belirli gelir grubuna sahip insanların gelirinden yaptığı yardım.

  • Hums :(Beşte Bir) Vergi verme

  • Cihad (Mücadele) : Allah adına mücadele etmek. Cihad iki türlüdür. İlki insanın yaşamının her aşamasında iyiyi yerine getirmek adına nefsiyle verdiğidir ki buna "Büyük Cihad" denir ikincisi de "Küçük Cihad" denilen kişinin dışında olan kötülüklerle mücadelesidir.

  • Emr-i Bil Maruf : İyiliği emretmek

  • Nehyi Anil Münker : Kötülükten sakındırmak

  • Tevella : Ehl-i Beyti ve onların takipçilerini sevmek

  • Teberra : Ehl-i Beyt'in düşmanlarından kişinin tüm ilişkisini kesmesi

    Şiilik ile Sünnilik arasındaki anlayış ve uygulama farkları

  • Şiiler, Hz. Muhammed'den sonra hilafet'in Hz. Ali ve soyuna ait olduğunu savunur ve sünnilerin meşru ve dince makbul kabul ettikleri ilk üç halife ( Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'ın) hilafeti Ali'den gasp ettiklerine inanırlar. Yezid'in babası Muaviye konusunda ise bir ayrılık vardır. Şiiler Yezid hakkındaki görüşlerin benzerini Hz. Ali'nin hilafetine karşı çıktığı için Muaviye için de sürdürürler ancak Sünniler Muaviye'nin bir "ictihad" yaptığını ve görüşünde yanılsa bile vahiy katibi ve Peygamberin sahabesinden olduğu gerekçesiyle hakkında kötü ifadede bulunmaktan kaçınırlar. şiiler ise peygamberin sahabesinden olmasının daha sonra yaptığı çirkinlikleri örtemeyeceğini anlatmaktadırlar.

  • Şiiler'e göre Sunnilikte iktidar siyasi bir meseledir. Peygamber Hz. Muhammed'i bile ilgilendirse dahi bir soy meselesi olarak değil, ümmetin kendi içinde istişare ile çözeceği bir konu olarak görülür ve genellikle "devlet başkanına itaat" kültürü hakimdir. Şiilerde ise iktidar inanç meselesidir ve meşru siyasi lider aynı zamanda ruhani liderliği de elinde bulunduran Ali ve soyundan gelen imamlara aittir. Caferi şiasında kıyamete kadar gizli kalan Mehdi dahil 12 imamın günahsız olduğuna, "vahiy alma" hariç, "günahsızlık" ve benzeri konularda peygambere benzediğine inanılır.

  • Küçük yaşta gaip (saklı) olan 12. imamın ölmediğine ve halen hayatta olup kurtarıcı ( mehdi) olarak tekrar geri döneceğine inanırlar. Sünniler ise Mehdi'nin henüz dünyaya gelmeyen Muhammed'in soyundan birisi olacağına inanırlar.

  • Tehlike anında inancı saklamanın (takiyye) caiz olduğuna inanırlar.

  • Muta nikahının (belirli bir süreyle sınırlandırılmış evlilik) sünnilerin kabulünün aksine dinen uygun (caiz) olduğuna inanırlar. Şiilere göre bunun peygamber zamanında yapılması uygun görülmüş, Kur'an-ı Kerim'de de onaylanmıştır. Anadolu'da Türk şiilerinde de bu nikah vardır. Ancak Zaza ve Kürt şiilerinde bu uygulama yoktur.

    Alevilik ve Şiilik

    Aleviliğin, Şiiliğin bir kolu mu, yoksa başlı başına bir mezhep mi olduğu konusu tartışmalıdır. Şiilik, İslamiyet'in Sünnilikten sonra dünyada en çok mensubu olan ikinci mezhebidir. Alevilik ile Şiiliğin çıkış noktası ve " 12 İmam inanışı" gibi temel kavramları aynı olsa da anlayış ve genel uygulamalar bakımından aralarında bazı farklılıklar vardır. Bununla birlikte Batılı kaynaklarda Alevilik, genellikle Şiiliğin bir kolu ya da " Türk veya Osmanlı Şiiliği" olarak tanımlanır.

    Alevîlik'in Şiîliğin bir kolu mu, yoksa başlı başına bir mezhep mi olduğu konusu tartışmalıdır. Şiîlik, İslâmiyet'in Sünnilikten sonra dünyâda en yaygın ikinci mezhebidir. Alevîlik'le Şiîliğin çıkış noktası ve 12 İmam İnanışı gibi temel kavramları aynı olsa da anlayış ve genel uygulamalar bakımından aralarında bazı farklılık vardır.

    Bununla birlikte Batılı kaynaklarda Alevîlik, genellikle Şiîliğin bir kolu ya da Türk veya Osmanlı Şiiliği olarak tanımlanır.

    Bazı araştırmacılar ve Batı'lı teologlar, Şiiliğin fıkıh mezheplerinden Caferiliği'ni benimseyen İslam inancının Anadolu'daki tasavvuf uygulaması Alevilik olarak adlandırılır.

    Şiiler ve Aleviler her ikisi de Ehl’i Beyt’e bağlı , 12 imamlara bağlıdır. İnanç temelleri aynıdır bunun dışında ibadet uygulamasında bazı farklar vardır.

    Bazı kaynaklarda Anadolu Aleviliği "Heterodoks Şiilik"; İran Aleviliği ise "Ortodoks Şiilik" olarak belirtilir. Yine de 12 İmam İnancı, Ali yanlılığı ve Ehl-i beyt'e sevgi ve bağlılık gibi temel unsurlar, Şiiliğin tüm kollarında ve Alevilikte ortakdır.

    Türkiye ve Suriye'deki Aleviler, bu ülkelerdeki Şii nüfusun çoğunu oluştururlar. Türkiye Şii'lerinin yaklaşık %95'i Alevidir. Bu nedenle Türkiye'de "Alevi" kelimesi bazen "Şii" anlamında ve tüm "Şiileri" tanımlamak amacıyla kullanılır.

    Kaynakça



  • http://en.wikipedia.org/wiki/Shi%27a Wikipedia Shia maddesi

  • http://en.wikipedia.org/wiki/Historic_background_of_the_Sunni-Shi%27a_split Historic background of the Sunni-Shia Split

  • 1 http://www.imamalinet.net/en/k/shia-real/21.htm Shi'a Sources of Legislation

    Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesindeki ilgili madde kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

    Şiilik Resimleri


    • Alevîlik'te ve Şiîlik'te önemli bir yere sahip olan Zülfikar isimli kılıcın temsîlî bir resmi.

    • Oturanlar: Hasan, Ali ve Hüseyin, sağı ve solunda ayakta kalan ise Kerbela Hadisesi'nde ölen Abbas bin Ali (Kaçar dönemi hat sanatı eseri, 19. yüzyıl)

    • İmam Ali'nin türbesi (Necef, Irak)

    • Koyu yeşil: Şii, Açık yeşil: Sünni



    Yorumlar - Lütfen konu (Şiilik) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

    Misafir: şii denince insanlar sadece mut'a nikahıyla ilgileniyorlar.bende şii yim ancak bu şekilde bir nikahı ne gördüm nede duydum.mezhep ayrımından ziyade ALLAH'ın kıyamet gününde bize ne takdir ediceğini düşünelim. - 3 yıl, 7 ay önce yazıldı.
    Misafir: Lütfen Peygamber efendimizin ismini Muhammed ve Ali olarak nitelendirmeyin.SSaygi göstererek Hz Muhammed ve Hz Ali Diyin - 4 yıl, 1 ay önce yazıldı.
    Misafir: soy kelimesinin kullanılmasını doğru bulmuyorum... - 4 yıl, 1 ay önce yazıldı.
    murat erdoğanlı: yapılan yorum biraz eksik çünkü,şiaya göre imam peygamber efendimizin soyundan yani hz hasan ve hüseyin üzerinden hz ali soyundan olması gerekdiğidir - 8 yıl, 0 ay önce yazıldı.