Arthur Schopenhauer

Arthur SCHOPENHAUER (1788-1860), 22 Şubat 1788’de Danzig’de doğdu. Annesi ve babası Hollanda asıllıydı. Annesi Johanna Schopenhauer romancı olarak ün kazanmıştı. 1805’te babası intihar etti. Annesiyle arasında büyük anlaşmazlıklar başladı. Annesi kocasının ölümünden sonra serbest aşk hayatı yaşamak için bu işe elverişli bir yer olan Weimar’a gitti. Schopenhauer’i kıskanıyor “ bir evde iki dahi olmaz” diyordu.

Arthur SchopenhauerArthur Schopenhauer, Frankfurt Şehir Mezarlığı
?? Arthur Schopenhauer (1788-1860) Alman
Alman, Almanya vatandaşlığını almış veya Alman ırkından gelen ve genellikle Orta Avrupa'da yaşayanlara ithaf edililen bir sıfattır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
filozof.

En genel anlamda, düşünce ve teorileriyle başta kendisi olmak üzere halkının ve insanlığın ufkunu genişletmiş bir şeylerin yepyeni perspektiften görülmesini sağlamış kişi. Biraz daha özel bir anlam içinde, hayata iyi yönleriyle bakan, hoşgörülü, güçlükleri tevekkülle karşılayan kalender kimse.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
22 Şubat
22 Şubat Gregorian Takvimine göre yılın 53. günüdür. Sonraki sene için 312 gün var (Artık yıllarda 313).
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1788’de
1788 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Danzig'de doğdu. Babası yetenekli bir tüccar olan Heinrich Floris Schopenhauer, annesi ise özgürlüğüne düşkün genç bir kadın olan Johanna idi. Heinrich Schopenhauer'un en büyük arzusu oğlu Arthur'un kendisi gibi büyük bir tüccar olmasıydı. Schopenhauer ailesi bir çocuğun düşlediği ideal aileden çok uzaktı, Heinrich fazlasıyla kıskanç, Johanna ise fazlasıyla bencil ve özgürlüğüne düşkündü. Bu yüzden ailedeki çekişmeler Heinrich Schopenhauer ölene kadar hiç dinmeyecekti. Arthur Schopenhauer ise annesine karşı olumsuz hislerle dolu bir biçimde yetişecek ve ilerdeki kadınlar üzerine kuracağı olumsuz düşüncelerinin çoğunun temelinde hoşlanmadığı annesi olacaktı. Arthur henüz çok küçükken,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Prusya Danzig'i yönetimi altına alınca aile
Prusya, tarihin değişik dönemlerinde değişik anlamlarda kullanılmış bir deyim olmakla birlikte en çok 1701-1867 yılları arasında kendisine Prusya Krallığı adını veren devlet anlamında kullanılır. Prusya başlangıçta Kutsal Roma Germen İmparatorluğunun bir parçasıydı. 1806 yılında bu imparatorluk parçalanınca Prusya bağımsız bir krallık oldu. 1867 yılında Prusya kralı I. Wilhelm, Otto von Bismarck'ı başbakanlığa atadı. Bismarck Danimarka, Avusturya ve Fransa'a açtığı savaşlarla Alman bölgeleri bir
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hamburg'a taşındı. Aile Hamburg'a taşındıktan sonra, Arthur'un küçük kız kardeşi Adele dünyaya geldi.1793'ten 1797'ye kadar ailesiyle Hamburg'ta yaşadı. Sonra, daha dokuz yaşındayken babası tarafından toplumsal zarafet öğrenmesi için
Hamburg Almanya'nın ikinci büyük şehridir ve kendi başına ayrı bir eyâleti oluşturur. Aynı zamanda Avrupa Birliği'ndeki en büyük 7. metropoldür. Almanya'nın dünyaya açılan kapısı da denilen kent, Almanya'nın en büyük limanına da sahiptir. Hamburgerin ismi de bu şehirden gelmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Paris'e, bir aile dostlarının yanına gönderildi. Arthur iki yıl Paris'te yaşadı. Onbeş yaşına geldiğinde Arthur'un hayalleri hiç de tüccar olmak yönünde değildi. Daha onbeş yaşında olmasına rağmen edebiyata ve felsefeye doymak bilmez bir ilgi duyuyordu. Yine de babasının girişimleri sonuca istemeyerek de olsa 1804'te Hamburglu ünlü tüccar Senatör Jenisch'in yanında çıraklığa başladı. Sonra 1805 yılının Nisan ayında, Arthur Schopenhauer'in hayatını ve düşüncelerini değiştirecek o önemli olay gerçekleşti; babası Heinrich Hamburg'daki depolarının üst katındaki pencereden Hamburg Kanalı'na atlayarak intihar etti. Arthur duygusal anlamda çökmüştü, babasının ölümü ardından tüccar çıraklığına bir süre daha devam etti. Schopenhauer derin bir depresif hâl içinde babasının yasını tutarken, annesi Johanna ise bir kaç aylık yasdan sonra aile işleri tasfiye ederek Hamburg'dan
Paris Fransa'nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri'nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve "Işık Şehir" (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Weimar'a taşındı. Weimar'da kurduğu salon kısa zamanda ünlendi ve dönemin bir çok önemli sanatçısıyla arkadaş oldu. Zamanla tanınmış bir yazar oldu ve bir çok roman, makale ve biyografi yazdı. Yazdığı romanlar genellikle feministik temalar içeriyordu, çoğu zaman konu, istemediği bir evlilik yapmaya zorlanmış ama özgürlüklerinden hâlâ vazgeçmemiş bu yüzden de çocuk yapmayı reddeden kadınlardı. Arthur Schopenhauer 1809'da
Weimar yaklaşık 65.000 nüfuslu Thüringen eyaletinin kültürel miraslarıyla ünlü şehridir. Weimar, Ilm Nehri yayında, 478 m yüksekliğiyle Thüringen havzasının en yüksek tepesi olan Ettersberges'in güneydoğusunda bulunur. Erfurt, Jena ve Gera'dan sonra Thüringen Eyaletinin 4. büyük şehri olan Weimar, bu eyaletin başkenti olan Erfurt'un doğusunda, Jena'nın ise batısında yer alır. Weimar'dan her iki şehre de; trenle ulaşım yaklaşık 15 dakika sürmektedir. 1999 yılında Avrupa'nın
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Göttingen Üniversitesi'ne girdi.
bkz. Goettingen
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kant ve
Immanuel Kant, 22 Nisan 1724 Königsberg – 12 Şubat 1804 Königsberg arasında yaşamış olan ünlü Alman filozofu.Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biri olmuş ve felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirleyici olarak etkilemiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Platon'dan etkilendi. İki yıl sonra
Platon M.Ö. 427-347 yılları arasında yaşa­mış olan ve düşünce tarihinin tanıdığı ilk ve en büyük sistemin kurucusu olan ünlü Yunan filozofu. 20 yaşında Sokrates'le karşılaşınca felsefeye yönelmiş ve hocasının ölümüne kadar (M.Ö. 399) sekiz yıl boyunca öğrencisi olmuştur; hocası ölünce, diğer öğrencilerle birlikte Megara'ya gitmiş ama burada uzun süre kalmayarak önce Mısır'a, oradan da ythagorasçıların etkili oldukları Sicilya ve Güney İtalya'ya geçmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Berlin'e gitti ve Berlin Üniversitesi'ne girdi.
Berlin Almanya'ın başkenti. 1943'te Almanya ikiye bölününce, Berlin de Doğu Berlin ve Batı Berlin diye ikiye bölündü. Doğu Berlin, Doğu Almanya'nın başşehri, Batı Berlin ise Batı Almanya'nın bir eyaleti oldu. 1961'de Doğu Almanya tarafından yapılan ve "Utanç Duvarı" diye tanınan Berlin Duvarı, Almanya'nın bölünmüşlüğünün bir sembolüydü.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1813’te

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Jena’da “Über die vierfache Wurzel des Satzes vom Zureichender Grunde” (Yeterli Nedenin Dörtlü Kökü) adlı bir tez savundu, bu tezle Jena Üniversitesi'nden doktorasını aldı. Bu sıralarda annesiyle ciddi bir şekilde kavga etmişti ve annesi ölene kadar da hiç görüşmediler.

1818’de büyük eseri Die Welt als Wille und Vorstellung’u (
Jena Saale nehrinin üstünde kurulmuş, 102,442 (2004) nüfusuyla Thüringen eyaletinin en kalabalık 3 şehridir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstenç ve Tasarım Olarak Dünya) yayımladı. İlerde çok satılacak ve bugün felsefi bir klasik olacak eser, ne yazık ki o dönemlerde hiç satmadı. Arthur Schopenhauer daha sonra Berlin Üniversitesi’nde doçent oldu (1820). Berlin Üniversitesi'nde ders vermeye başladığında, ders saatini dönemin ünlü filozofu
İstenç ve Tasarım olarak Dünya veya özgün ismiyle Die Welt als Wille und Vorstellung Alman filozof Arthur Schopenhauer'in ilk kez 1819 basılmış felsefî eseridir. Schopenhauer'in felsefî düşüncelerinin temelini ve odağını oluşturan bu eser aynı zamanda onun başyapıtı olarak görülür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hegel'inki ile aynı saate ayarlamıştı, bu yüzden çoğunlukla hiç kimse onu dinlemeye gelmezdi. 1831’de öğretim üyeliğinden ayrılarak
George Wilhelm Friedrich Hegel Büyük bir sistem kurarak, Kant’ın imkansız oldu­ğunu söylediği şeyi gerçekleştirmiş, yani rasyonel bir metafizik kurmuş olan ünlü Alman filozofu. 1770-1831 yılları arasında yaşamış olan Hegel’in temel eserleri: Phanomenologie des Geistes Tinin Feno­menolojisi, Wissenschaft der Logik Mantık Bilimi, Enzyklopadie der Philosophischen Wissenschaften im Grundrisse Felsefi Bi­limler Ansiklopedis, Grundlinien der PhilIosophie des Rechts Hukuk Felsefesinin İlkele
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Frankfurt’ta münzevi bir yaşam sürdü.
Almanya'nın Hessen eyaletinin bir şehridir.Wiesbaden'ın biraz doğusunda yer alır.Şarap bağları ile ünlüdür ve Main Nehri'nin kıyısında yer alır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1844'te İstenç ve Tasarım Olarak Dünya adlı eserinin ikinci tamamlayıcı cildi yayımlandı. Hayatının son yılları dışında hakettiğine inandığı üne kavuşamadı. Oysa belki de dünyada istediği en büyük şeydi, ün. Uzun züre boyunca kazanamadığı ün üzerine çok fazla sözleri vardır, içindeki tanınma özlemini fazlasıyla belirtmiştir.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1850'de yayınladığı

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
(Yunancadan "geride kalan ve tamamlayıcı çalışma) adlı eseri beklemediği biçimde çok sattı ve son yıllarında meşhur oldu. Parerga et Paralipenoma, Schopenhauer'in felsefi makalelerinden ve aforizmalarından oluşan iki ciltlik bir eserdi.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
21 Eylül
21 Eylül Gregorian Takvimine göre yılın 264. günüdür. Sonraki sene için 101 (Artık yıllarda 102) gün var.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1860’da Frankfurt am Main’de yemek sırasında, karaciğer konjeksiyonundan ölmüştür.

Schopenhauer daha çok

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hegel’in iyimser felsefesine karşı geliştirdiği kötümser felsefesiyle tanınır.
George Wilhelm Friedrich Hegel Büyük bir sistem kurarak, Kant’ın imkansız oldu­ğunu söylediği şeyi gerçekleştirmiş, yani rasyonel bir metafizik kurmuş olan ünlü Alman filozofu. 1770-1831 yılları arasında yaşamış olan Hegel’in temel eserleri: Phanomenologie des Geistes Tinin Feno­menolojisi, Wissenschaft der Logik Mantık Bilimi, Enzyklopadie der Philosophischen Wissenschaften im Grundrisse Felsefi Bi­limler Ansiklopedis, Grundlinien der PhilIosophie des Rechts Hukuk Felsefesinin İlkele
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Platon,
Platon M.Ö. 427-347 yılları arasında yaşa­mış olan ve düşünce tarihinin tanıdığı ilk ve en büyük sistemin kurucusu olan ünlü Yunan filozofu. 20 yaşında Sokrates'le karşılaşınca felsefeye yönelmiş ve hocasının ölümüne kadar (M.Ö. 399) sekiz yıl boyunca öğrencisi olmuştur; hocası ölünce, diğer öğrencilerle birlikte Megara'ya gitmiş ama burada uzun süre kalmayarak önce Mısır'a, oradan da ythagorasçıların etkili oldukları Sicilya ve Güney İtalya'ya geçmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kant ve doğu felsefesini, özellikle
Immanuel Kant, 22 Nisan 1724 Königsberg – 12 Şubat 1804 Königsberg arasında yaşamış olan ünlü Alman filozofu.Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biri olmuş ve felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirleyici olarak etkilemiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Budizmi kendisine özgü bir şekilde kaynaştırdığı felsefesi
Budizm Alm. Buddismus (m.), Fr. Bouddisme (m.), İng. Buddism. Buda’nın felsefî düşüncelerini kabul edip yolunda yürüme. Brahma inanışının değiştirilmiş bir şeklidir. M. Ö. 4. yüzyılda, Hindistan’ın kuzeydoğusunda, Brahmancılık'ın sert uygulamalarına alternatif olarak kurulan, Buddhacılık veya Budizm olarak bildiğimiz ekolün mimarı olan Gautama Buddha’nın yaşamı hakkında kesin ve net bir bilgi birikimine sahip değiliz.

Çeşitli kaynaklarda, O'nun M. Ö. 560-480 yılları arasında yaşadığı b
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tolstoy,
Kont Lev Nikolayeviç Tolstoy Rus yazar. Fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana’da doğdu. Çok küçük yaşlarda önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mann,
{{anlam ayrım}}
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Wagner,
bkz. Richard Wagner


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Freud,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Nietzsche ve
1844-1900 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman düşünü­rü. Temel eserleri: Die Fröchliche Wissens­chaft Neşeli Bilim, Alsa Sprach Zarathust­ra Zerdüşt Böyle Buyurdu, Jenselts von Güt und Buse İyi ve Kötünün Otesinde, Zur Genealogie der Moral Ahlâkın Soykü­tüğü Üstüne, Der Wille zur Macht Güç is­temi
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Wittgenstein gibi önemli isimleri derinden etkilemiştir.

Düşünceleri

Schopenhauer'in eserlerinde, özellikle de "İstenç ve Tasarım Olarak Dünya"da ilk göze çarpan detay üslûbudur. Döneminde etkisi tartışmasız büyük olan Kant ve Hegel'in üslûblarına oranla çok daha yalın, çok da açık ve net bir üslûb ile kaleme alınmıştır Schopenhauer'in eser(ler)i. Aynı zamanda üslûbuna aşırıya kaçacak derecede bir "açık sözlülük" damgasını vurmuştur. Bu ilk yayımlandıklarında eserlerin fazla ilgi toplamamasının başlıca nedenlerindendir; Schopenhauer fazlasıyla açık sözlü idi, kesinlikle alçak gönüllü veya mütevazi değildi, düşünceleri devrim niteliğindeydi, ve zamanın belki de felsefi otoritesi olan Hegel için hiç de hoş lafızlarda bulunmuyordu.

Kant'ın "

Viyana’da doğup, 23 yaşına kadar orada yaşamış olmakla birlikte, 20. yüzyılda önce Anglo-Sakson dünya, sonra da bütün dünyada etkili olan ünlü çağdaş filozof. Felsefi kariyeri, her birinde birbirleriyle uzlaştırılması hiçbir şekilde mümkün olmayan iki ayrı döneme ayrılan Wittgenstein’ın temel eserleri, Tractatus Logico-Philosophicus Mantıksal-Felsefi Deneme ve Logical Investigations Felsefi Soruşturmalar’dır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
dünya üzerine algıladıklarımızın dışındaki gerçekleri kavrayamadığımız" fikrine katılmakla beraber, vücutlarımızın görüngüsel dünyanın gerçek birer parçası olduğunu ve vücutlarımız yoluyla görüngüsel dünyanın gerçeklerine yaklaşabileceğimizi düşünüyordu. Zaten, vücutlarımıza dair bilgilerimiz algısal olmaktan öte, hislerimizden kaynaklanan, içimizden kendiliğinden gelen bilgilerdir. Schopenhauer'e göre içimizdeki gerçeklik bilincimiz tarafından bastırılır. Fakat, bastırılan bu biliçdışı gerçekler (istenç) özellikle sanat yoluyla kavramsallaştırılmadan, sözcüklerle kısıtlanmadan, yeterli oranda dışa vurulabilir.

Schopenhauer'e göre bilinçdışı gerçekler, yani istenç, bilincin altında bastırılmış bir şekilde mevcuttur. İstem, hayatî bir güçtür; ayak direyen, zorlayan. Her türlü eylemimizin kökü bastırılmaya çalışılan veya dışa vurulmaya çalışılan bir istence dayanır. İstenç, bütün doğada bulunan, doyumsuz hayatî güçtür. Schopenhauer her türlü duygu durumunu istenç kavramıyla açıklayabiliyordu. Acı çekmek, istençin amacına giden yolun engellenmesi iken mutluluk ve sevinç istençin başarıya, yani amacına ulaşmasıdır.

Biliçdışılığı, istençi, Schopenhauer'in kendi sözleriyle tanımlarsak:

"Biliçdışılık, her şeyin başlangıçtaki ve doğal durumudur, dolayısıyla, aynı zamanda bir temeldir, ki ondan belli varlık türlerinde, en yüksek olgunlaşma olarak bilinç doğar. Bu yüzden bilinçdışılık daima baskın olmaya devam eder."

Açıkça görüldüğü gibi, bugünkü düşünce ve bilim dünyasının temelinde yatan bir çok görüşün temellerini atan ilk kişi Schopenhauer'di. Özellikle, Freud'e ve dolayısıyla, psikoanalize olan katkıları kuşkusuz çok büyüktür.

Schopenhauer'in özellikle hayat ve varolmak üzerine düşünceleri genel karamsarlığından çok daha amansız bir karamsarlığa sahiptir. Bu yüzdendir belki de, hayat üzerine olan karamsar düşünceleriyle çok ünlüdür. Aynı zamanda fazlaca ünlü olduğu bir konuda insansevmezliği idi. İnsanlara "iki ayaklı hayvanlar" diye hitab edişinden insansevmezliği fazlasıyla aşikârdır. Ayrıca, o insansevmezliği ve kişinin kendisini insanlardan izole etmesini, eksiklikten öte bir erdem olarak görmekteydi. Zaten Schopenhauer'e göre, erdemli ve olgun bir insan başkalarından hiçbir şey istemeyecek kadar tamamdır, kendi kendine yeterdir, bu yüzden de insanlarla birlikte olmaya veya onlarla çeşitli ilişkiler kurmaya gerek görmez.

Schopenhauer'in kadın, hayat, ölüm ve cinsellik üzerine bir çok farklı görüşü vardır. Her biri, hem biri önemli ve düşünce serüvenimize damga vurmuş görüşlerdir.

Schopenhauer ve Din

Her ne kadar Schopenhauer düşüncelerini ateist bir temele oturtmuş olsa (ki bu onun dönemi için büyük bir adımdı) ve dini "yığınların metafiziği" olarak tanımlasa da, özellikle Hristiyanlığa ve Budizme saygı ve yakınlık duyardı. Ona göre Hristiyanlık bir karamsarlık diniydi, bir çok dogma ve ibadet karamsarlık çerçevesi içinde yapılanmıştı ve yaşam açısından faydalı olabilirlerdi. Örnek olarak, Schopenhauer'a göre, "oruç", kişinin bilincine uymasını engelleyen, onu çoğunlukla hayâl kırıklığına uğratan ve yalnızca doymak bilmez bir döngü olan arzularının esaretinden ufak bir ölçüde de olsa korurdu; kişiyi arzularına karşı biraz daha güçlü kılar ve arzuları az da olsa zayıflatırdı. Hristiyanlığın ötesinde, düşüncelerini de fazlasıyla etkilemiş olan Budizme yoğun bir ilgi ve saygısı vardı. Budizm temelinde kişileri acıya ve hayâl kırıklığına sürüklediği için istençlerin yok edilmesini içeriyordu, istençlerin yok edildiği ve kişinin her anlamda kemâle erdiği "nirvana"yı hedefliyordu. Zaten, budizm ve diğer hint kökenli öğretilerin Schopenhauer'ı fazlasıyla etkilediği bilinen bir gerçektir. Gelecek günlerde Hint felsefesinin Avrupa'yı fazlasıyla etkileyeceği, ve Avrupa'da yeni kapılar açacağını düşünüyor; gelecek yüzyıllarda Sanskrit edebiyatının etkisinin, 15. yüzyıldaki Yunan edebiyatının etkisi kadar büyük olacağını söylüyordu.

Özellikle ileriki yaşlarında dinsel dogmalara olan saygısı ve onlarda bulduğu garip ama önemli anlamlar arttı. Fakat, belirtmekte yarar var ki, ne felsefesi ne de kendisi ateist temelden ayrılmış sayılmazdı.

Schopenhauer'in Felsefesi

PESSİMİSM (KÖTÜMSERLİK)

Schopenhauer’e göre evren, birbirlerini sonsuz olarak yiyenlerin yeridir. Acı sevinçten çoktur. Var olmak acı çekmek anlamını taşır. Hiç doğmamış olmak doğmuş olmaktan çok daha iyidir. Olumlu mutluluk sonsuz bir kuruntudur. Mutluluk hali acı çekmediğimiz andır. Acıların kısa sürelerle azalmasıdır. Bunun içindir ki cinsel sevişme ve üreme büyük bir kötülüktür. Bilincimiz bu kötülüğün utancını taşır. Evlenme, kendini yenmek gücünü gösteremeyenlere acımaktan ötürü verilmiş bir izindir. İsa’nın babasız doğuşunun ince anlamı buradadır. Çünkü İsa böylesine utanç verici bir kötülüğü işleyen bir adamın oğlu olamazdı.

“Her ne olursa olsun, hayata belli bir ölçüye kadar dayanabilen bir kimse bile, giderek yaşlandıkça herşeyin bir hayal kırıklığı ve hatta bir aldanış olduğunu kavrar. Başka bir deyişle, koskoca bir aldanıştan başka bir şey olmadığını öğrenir.”

“Hayatın birinci yarısı mutluluğa karşı duyulan yorulmak bilmez bir özlem olduğu halde, ikinci bölümü acı ve korku duygusuyla kaplıdır. Çünkü mutluluk denilen herşeyin kuruntu olduğunu ve acıdan başka gerçeğin bulunmadığı farkedilmiştir. Artık aklı başında insanların yakıcı zevklerden çok acısız bir hayata yönelmeleri bundandır.”

“Yaşamını ancak hem zihinsel, hem de bedensel çok büyük acılar yaşamadan geçiren kimse en mutlu yazgıya sahiptir. Ama en canlı zevkleri yada en büyük hazları tatmış değildir.”

“Yaşamından mutluluk öğretisi açısından bir sonuç çıkartmak isteyen kimse, hesabını tattığı zevklere göre değil atlattığı belalara göre yapmalıdır.”

Eleştirmenler Schopenhauer’ın düşünce tarzının genellikle Avrupa felsefesinden farklı olduğu üzerinde durmuşlardır. Doğu düşüncesine ağır basan “dünyadaki kötülük” sorununun onu herşeyden fazla ilgilendirdiğini söylemişlerdir. Onun felsefesi yaşamdaki ve insan içindeki kötülüklerden sıyrılmaya yönelik bir çaba olarak görülebilir. Bu kötümser felsefenin ahlak alanında ileri sürdüğü öğreti, Schopenhauer’ın kendisinin de belirttiği gibi dünyada kaçmaya yönelik dinlerin görüşlerine yakın düşer. Ama Schopenhauer’a göre ahlaksal davranış ve kötülükten sıyrılma çabası dinlerde olduğu gibi “öte dünya”, “cezalandırma” yada “ödüllendirme” ilkeleri üzerine temellendirilmez. Bu bakımdan onun felsefesi yaygın, yüzeysel ve sıradan din yaşamının ve inançlarının eleştirilmesini de içinde taşır.

Bibliyografi

  • Orhan Hançerlioğlu, "Düşünce Tarihi", Remzi yayınları.

  • Will Durant, "The Story of Philosophy", 1991.

    Bağlantılar

  • http://www.blupete.com/Literature/Biographies/Philosophy/Schopenhauer.htm Kısaca Hayatı&Düşünceleri (İngilizce)

  • http://www.friesian.com/arthur.htm Yaşamı ve düşünceleri üzerine bir makale (İngilizce)

  • http://www.geocities.com/temellicus/felsefe/filazof_schopenhauer.htm Yaşamı ve düşünceleri üzerine başka bir makale (Türkçe)

    Ayrıca Bakınız

  • Freud ve psikoanaliz

  • Nietzsche

  • Evrim ve Doğal ayıklanma

    Arthur Schopenhauer Resimleri


    • Arthur Schopenhauer, imzalı fotoğrafı

    • 1815'de Arthur Schopenhauer, portre Ludwig Sigismund Ruhl

    • Arthur Schopenhauer, Frankfurt Şehir Mezarlığı



    Yorumlar - Lütfen konu (Arthur Schopenhauer) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.