Cümle

Cümle veya tümce, çoğunlukla özne, tümleç ve yüklemden meydana gelen; bir ifade, soru, ünlem veya emiri dile getiren; kendi başına anlamlı kelimeler dizisidir. Arapça ''cumle'' kökünden gelir. Bazen yan cümleciklerle anlamı pekiştirilir veya genişletilir.

C ümle veya tümce, çoğunlukla özne,
Almanca Subjekt, Fransızca sujet, İngilizce subject, Latince subjectum Eski Türkçe fail, mevzu anlamında kullanılan felsefe kavramı ve kategorisi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
tümleç ve

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
yüklemden meydana gelen; bir ifade, soru,
Cümlenin üzerine kurulduğu temel ögedir. Cümlenin ağırlığını, yükünü üzerine alan, taşıyan, yüklenen ögedir. Diğer ögeler yüklemin tamamlayıcısı ve destekleyicisi durumundadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ünlem veya emiri dile getiren; kendi başına anlamlı
türlü duyguları anlatmaya yarayan söz bölümleri
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kelimeler dizisidir. Arapça cumle kökünden gelir. Bazen yan cümleciklerle anlamı pekiştirilir veya genişletilir.

Bir cümlede
Kelime Seslerden meydana gelen, cümle içinde manası ve vazifesi olan en küçük söz parçası. Kelimeler, cümlede ya manalı söz parçaları olarak veya bir görevle kullanılırlar. Cümlede bir görevi olup, manası olmayan kelimeler edat ve bağlaçlardır (gibi, kadar, ile vs.); isim, sıfat, zamir, zarf, fiil ve ünlemler ise bir manası olan kelimelerdir.

İlk kelimenin varlığı, ilk insana kadar uzanır. İlk insan, ilk peygamber hazret-i adem’in birkaç dil bildiği, kendisine kitap indirildiği ilahi k
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
tümleç her zaman bulunmayabilir ancak özne ve yüklem,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ünlemler hariç tüm cümlelerde bulunur:

:"Cemal okula gitti." (okula tümleçtir)

:"Ben yapacağım." (sadece özne ve yüklem vardır)

  • Özne her zaman cümlede görünmeyebilir:

    :"Erken gelmişsin" (Sen öznesi gizlidir)

    Olumlu cümle

    Yüklemi olumlu olan cümledir:

    :"Bugün eve erken geldim."

    :"Bir şey bilmediğin anlaşılıyor." (anlaşılıyor olumludur)

    Olumsuz cümle

    Yüklemi olumsuz olan cümledir. Olumsuzluk ekleri -me, -ma kullanılarak oluşturulur:

    :"Bugün kütüphane açılmayacak."

    Bazı cümlelerin yüklemi olumlu olduğu halde anlamca olumsuzdur. Örnek:

    :Ne sert ol asıl, ne yumuşak ol basıl

    Soru-cevap cümlelerinde de anlam olumsuz olabilir:

    :-Bu madde neden böyle?

    :-Ben mi yazdım? (Ben yazmadım)

    Bir cümlede iki olumsuzluk varsa,

    türlü duyguları anlatmaya yarayan söz bölümleri
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    olumluya döner:

    :Araştırmadan yazma.

    Ancak, iki olumsuzluğun ikisi de bağımsız yargı bildirirse anlam olumlu kalır. Örnek:

    :Yazıyı o yazmış değildi, yazanı da görmemişti.

    Soru cümlesi

    İçinde soru eki (mi, mu) veya soru kelimesi (kim, neden, nereden, nasıl) olan cümledir. Kural olarak soru cümlesi sonunda ? kullanılır,ancak bazı cümlelerde soru eki temel önermeye yönelik değilse ? işareti kullanılmaz: Her şeyi bu maddeye yazamayız; yazdık mı uzar gider, cümlesindeki gibi.

    Bir de sorulu olumsuz cümle vardır. Bu cümlenin yüklemi olumsuzdur ve soru eki almıştır: Bu madde özgün değil mi? gibi.

    Soru cümlelerine karşı mutlaka cevap cümleleri ortaya çıkar. Cevap cümleleri tam kurulmayabilir: -Sen mi yazdın? -Evet ben... gibi. Bazı soru cümleleri cevapsız kalabilir: -Bu nasıl yazı?; Hangi dağda kurt öldü?; Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum?; Bakalım, seçim sonuçlarının anlamı nedir?; gibi.

    Soru cümlelerine cevap iki türlüdür: -mi ekiyle kurulmuş soru cümleleri genellikle -evet ya da -hayır diye cevaplanır. Olumsuz soru cümlesine cevap ise iki yolla olur, ya hayır denir, yahut -mi soru ekine karşı olumlu cevap verilir: -Bu maddeyi onlar hala yazmadılar mı? cümlesine -Hayır veya -Yazdılar cevabı verilir. (Ayrıca


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    soru cümlesi maddesine bakınız).

    Ünlem cümlesi

    İçinde ünlem ve ünleme benzer kelimeler (komutlar) olan cümlelerdir.

    -Aaaa, bu kadar da olmaz birader! Yazık be!

    -Hey dostum baksana!

    -Eeee, ne olmuş!

    -Hay ben senin.. Hay Allah razı olsun.

    -Hah işte, dakka bir gol bir! Yuh artık!

    -Vay vay vay, ne goldü be.

    -Yahu sana söyledik!

    Cümle ve kelime

    Cümle, bir sözcük dizisidir, ancak en az bir sözcüklü ifadeler de cümle sayılmaktadır. "Yazıyorum", gibi. Maksimum sözcük sayısı ise sonsuzdur, ne var ki, hiçbir dilde hiçbir cümlenin sözcükleri en fazla bir paragraf uzunluğunu geçmez, çünkü konuşma dilinde sesin yettiği yere kadar sözcük sarf edilerek cümle kurulur ve


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    anlambilim açısından, bir cümlenin öğeleri ne kadar çoğalırsa o cümle o kadar anlaşılmaz olabilir. Geleneksel olarak konuşulan dilde cümlelerin çoğu kalıplaşmış olarak kültürde mevcut olabilir. Mesela bir şaşkınlık cümlesi olarak "Amma da yaptın ha" dizesi,
    Anlamları inceleyen bilim...
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türkçe coğrafyasının her yerinde aynıyla kullanılır. Bu kalıplaşma, sözdiziminin zaman içinde bütün ulusun ortak ve aynı anlamla üretilmesindendir yoksa teorik olarak aynı cümlenin ifade ettiği anlamı çok değişik sayıda kelime kullanarak sonsuzca çeşitlendirmek de mümkündür, ama bir anadilin ana meselesi ortak dil olarak en hızlı iletişimi kurmak olduğundan, cümle tarzları kalıplaşmıştır.ÖRNEK:

    Bu sözcük genişletmesi sonsuza kadar sürer. O halde, en iyi cümle nedir?
    Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir. Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Dilbilimi açısından en iyi cümle, bir düşünceyi içinde gereksiz hiçbir kelime olmaksızın anlatan duru cümledir. Eskiden buna "efradını cami ağyarını mani" denilmiştir. Cümle vardır, çok uzundur fakat hala istenileni anlatamaz; cümle vardır, iki kelimedir ama ifade yerindedir. Konuşma ve yazı dilinde hiçbir anlam ifade etmeden, kelimelerin yan yana gelmiş olması itibarıyla yapılmış cümlelere her yerde rastlanmaktadır. Bu, düşüncesiz dil, dilsiz düşünce olamayacağına dair bir dilbilim ilkesine aykırıdır.
    Dilbilim, LİNGUİSTİK olarak da bilinir, dili bir sistem olarak gören ve niteliğini, yapısını, birimlerini ve dönüşümlerini inceleyen bilim dalı. Dilbilim terimi, ilk kez 19. yüzyılda dil incelemelerindeki yeni bir yaklaşımı geleneksel filolojiden ayırmak için kullanılmıştır. Filoloji öncelikle dilin yazılı metinlere yansıyan tarihsel gelişimiyle ilgilenir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Sesbilgisi yönünden de anlamsız ve art arda sıralanmış yama cümleleri hemen belli olur, çünkü kulağı tırmalar, ve giderek konuşan ve yazan dinlenmez, okunmaz olur.

    Yüklem

    Biçimbilgisinde fiil denilen


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    yüklem kural olarak cümlenin sonundadır. İş, oluş, düşünüş, duyuş, yargılayış belirtir. Bu görevdeki her kelime yüklemdir ve cümlenin her yerinde yer alabilir. Bunlar yerlerine göre cümlecik yüklemi ve temel önerme yüklemi olur. Temel önerme yüklemleri yalınç, türemiş, bileşik olarak bütün fiillerden ve ekeylemlerle biçimlenen kelimelerden (
    Cümlenin üzerine kurulduğu temel ögedir. Cümlenin ağırlığını, yükünü üzerine alan, taşıyan, yüklenen ögedir. Diğer ögeler yüklemin tamamlayıcısı ve destekleyicisi durumundadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    sıfatlar, adıl,
    Bir ismin önüne gelerek o adı niteleyen ya da belirten sözcüklere sıfat (ön ad) denir. Sıfatlar kendi arasında Niteleme Sıfatları ve Belirtme Sıfatları olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ad, belirteç,
    Somut ve soyut bütün varlıkları dilegetiren sözcük... Felsefede özellikle adcılık akımı, ad kavramını önemsetmiştir. Ad ve adlama çağdaş mantığın ve semantiğin başlıca konusudur. Çağdaş mantığa göre sadece her sözcük değil, her söz ve her deyiş bir addır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ilgeç,

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    mastar)ve durum takılarıyla (-de, -den, -e)çekimlenen ad soylu kelimelerden olur. Ayrıca şunlar ekeylem alarak yüklem olur: var, yok, değil kelimeleri; ulaçlar, ekler, takılar, söz öbekleri, dizeler, harfler.

    Yükleme göre cümle ikiye ayrılır: Fiil cümlesi, ad cümlesi. Bazı yüklemlerde ekeylemi düşmüş yahut kullanılmamış kelimeler olabilir. Sonu, kesin yargı bildirmek için -dir ile biten cümlelerde yüklem kişilere göre çekilmişse fiil cümlesi olur.

    Cümle, yüz tane kelimeyle de kurulsa, temel öğesi olan

    Mastar Boyutları sabitleştirilmiş kontrol aletleri. Zamanımızda büyük ekonomik faydalar sağladığı için, Özellikle seri üretim ünitelerinde çok kullanılmaktadır. Bu yüzden mastarlar, seri imalatın en uygun ölçü kontrol aletleridir. Bugün sanayi üretiminin çok fazla olduğu ileri ülkelerde mastar ve mastarlarla kontrol konuları çok daha ileri seviyeye ulaşmıştır. Ülkemizde mastar kullanma alışkanlığı henüz yenidir. Başlıca uygulama alanları:

    a) Seri imalat parçalarının boyut kontrolleri
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    özne ve
    Almanca Subjekt, Fransızca sujet, İngilizce subject, Latince subjectum Eski Türkçe fail, mevzu anlamında kullanılan felsefe kavramı ve kategorisi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    yüklem bellidir, bütün tümleçler bu iki öğeyi tamamlar. Kurallı cümlede özne önce gelir ancak devrik cümlede yüklem önce gelir.

    Cümle ve özne

    Yüklemin anlamını arayan kelime öznedir. Ad, ad takımı, sıfat takımı, adlaşmış sıfat, adıl,

    Cümlenin üzerine kurulduğu temel ögedir. Cümlenin ağırlığını, yükünü üzerine alan, taşıyan, yüklenen ögedir. Diğer ögeler yüklemin tamamlayıcısı ve destekleyicisi durumundadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    harf, ek ve takı, belirteç, ilgeç,
    Harf yazı yazmak için kullanılan işarettir. Harflerin hepsi alfabeyi oluştururlar. Yazı harfler dışında rakam, noktalama işaretleri ya da başka semboller içerebilir ama harfler yazının en temel öğesidir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    bağlaç,
    Cümle içinde eş vazifeli kelimeleri,ya da anlamca ilgili cümleleri birbirine...
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ünlem, ikileme, yan önerme, tek cümle hallerinde olur. Bazen özneye -di, -dir eklenir: -Bakkala gidiyorum ne alayım? -Al işte, ekmekti reçeldi, peynirdi ne varsa al. cümlesindeki gibi. Bunun dışında özneler yalın olur, -i, -e, -de, -den durum takıları almazlar.

    Cümlede özneyi bulmak için kim ve ne soruları sorulur.

    Bir cümlede bir yüklemin bir öznesi olur. Bağlaçla, virgülle ayrılmış ikiden fazla öğelerin hepsi bir özne sayılır: Cümle nedir? Özneler, yüklemler, tümleçler, ünlemler hepsi cümledir. Adlar da cümledir, zarflar da... örneğindeki gibi.

    Cümlede özne/yüklem uygunluğu

    Türkçede en fazla karıştırılan konulardan biri özne ile yüklemin uygunluğudur. Özne/yüklem uyğunluğu iki bakımdan olur: Tekillik-çoğulluk ve kişiler.

    Tekillik-çoğulluk uygunluğu:

    1. Tekil kişi, bir topluluk adına konuşursa yüklemi çoğul kullanır: Bildiri hakkında ne düşündüğü sorulan genelkurmay başkanı "sözümüzün arkasındayız" dedi. cümlesindeki gibi.

    2. Böbürlenmelerde çoğul olur: -Biz bu lafları çok duyduk. gibi.

    3. Mütevazilik için: -O zaman şu şu maddeleri de ekleyelim, cümlesindeki gibi.

    4. İkinci tekil şahıslar, saygı ve nezaket bildirirken çoğul olur: -Buyrun o zaman siz yazın, gibi.

    5. Üçüncü şahıslarda saygı, anlatımı güçlendirme için çoğul olur: -Kurucumuz burayı onurlandırdılar; -Sayın başbakan gelecekler mi?, gibi.

    6. Çoğul öznelerin yüklemleri şu durumlarda hep tekil olur:

    -Beden organları ve bunlardan çıkan ses ve yaşlar için: -Sesler kesildi.; -Gözlerinden yaşlar aktı.

    -Fiil adlarında: -İşlerimiz iyi gidiyor.

    -Tamlamalarda: -Kanatlı kapının demir sürgüleri gıcırdıyordu.

    -Cansız varlıklar: -Sular kesildi.gibi. Ancak, cansız varlıklar tek tek ifade edilecekse, yüklem çoğul olur: -Hayvanlar duygulu varlıklardır.; Tanklar her yandan saldırıyorlardı. gibi.

    7. Bitkiler, hayvanlar: -''Bahçede güller, laleler, papatyalar her yeri kapladı. Karıncalar geldi, kuşlar yuva yaptı.

    ''

    8. Soyutlamada: -Emanetler ehline verilir.

    9. Zaman adları: -Aylar, yıllar geçti.

    10. Topluluk adları: -Tümen harekete geçti.; -Güruhtan o ses yükseldi.; -Millet ona sahip çıktı. gibi.

    11. Sayılarla belirtilen öznelerde: -42 milyon seçmen oy kullandı.; -Saldıranlar iki kişiydi. gibi. Bazen vurgu için çoğul kullanılır: -İki kişiydiler.

    12. Nicelik gösteren belgisiz sıfatlarda ve özne olmuş belgisiz adıllarda: -Beni kaç kişi istedi?; -Onların birçoğu bilmez.; -Kör tuttuğunu öper.; -Herkes aynı kanıda. Vurgu için bazen çoğul olur: -Bu yazarlar haddini bilmeden yazıyorlar.

    13. Var/yok ünlemlerinde: -Yoksullar var, açlar var.; -Kimseler bilmez.

    14. İnsan olan çoğul öznelerde:

  • Çoğul öznenin bireyleri tek tek değil bir bütünse yüklem tekil olur: -İşçiler genel greve gidiyor.; -Kadınlar yön bulamaz.; -Teröristler beş askeri şehit etti.; -Belediyeler borç içinde kıvranıyor.;

  • Çoğul öznenin bireyleri tek tekse yüklem çoğul olur: -Başbakan ve dışişleri bakanı köşkte biraraya geldiler.; -''Artık mesajlarda kullanıcılar sesli harf yazmıyorlar.

    ''

    Cansızlarda, bitki ve hayvanlarda da bu durumda çoğul kullanılır: -''Ağaçlar yaprak dökecekler, yaprak dökecekler...

    -Bu kızgın çölde hayvanlar su kaynaklarında toplanırlar''. (belgesel anlatımı).

    Kişi uygunluğu:

    1. Tek özne tek yüklemdir: -Ben yaptım, sen aldın, onlar dinlemediler.

    2. Öznesi ayrı olma durumunda:

  • Özneler 2. ve 3. şahıslar ise yüklem, 2. çoğul olur: -Kardeşinle sen bugün sınava gireceksiniz.

  • Özneler 3. ve 1. veya 2. ve 1. veya her üçü ise, yüklem çoğul olur:

    -Babanla ben tatile gidiyoruz.

    -O gece orada sen, ben ve Ahmet vardık.

  • Çoğul kişi adları çoğuldur: -Biz Türkiye olarak yardım edeceğiz.; -Yönetim kurulu olarak böyle davranıyoruz.

  • Kimi, bazı... adıllarından sonra 1. şahıs takısı almış öznelerde yüklem tekil olabilir: -Ne yapmadık ki vatan için, kimimiz nutuk söyledi, bazılarımız şehit oldu.

    Kaynakça

  • ATABAY, Neşe-ÖZEL, Sevgi-ÇAM, Ayfer (1981), Türkiye Türkçesinin Sözdizimi, TDK, Ankara, 131 s. (2003), Papatya Yayınları, 136 s.

  • BANGUOĞLU, Tahsin (1986), Türkçenin Grameri, TDK, Ankara, 2. Baskı, 628 s.

  • DELİCE, H. İbrahim, (2003), Türkçe Sözdizimi, Kitabevi, İstanbul, 248s (2007), Kitabevi, 280s.

  • DiZDAROGLU, Hikmet (1976), Tümcebilgisi, TDK, Ankara, 522+2 s.(doğru-yanlış cetveli).

  • HATİPOĞLU, Vecihe (1972), Türkçenin Sözdizimi, Ankara

  • KARAHAN, Leyla (1991), Türkçede Söz Dizimi, Akçağ Yayınları, Ankara, (2006, Akçağ Yayınlaır, 192 s.).

  • KONONOV, A. N (1956)., Grammatika Sovremennogo Turetskogo Literaturnogo Yazıka, Akademiya NAUK SSSR Institut Vostokovedeniya, Moskva-Leningrad, 569 s. (Tıpkıbasım (2001), Multilingual, İstanbul)

    Dış Bağlantılar

  • http://dilbilimi.net/atasozlerisentaktikinceleme.pdf ALTUN, Mustafa (2004), "Türk Atasözleri Üzerine Sentaktik Bir İnceleme", Akademik Araştırmalar Dergisi, Mayıs-Temmuz, sayı 21, s.79-91.

  • http://www.tomer.ankara.edu.tr/dildergileri/126/29-55.pdf AYDIN, İlker "Türkçede Yan Tümce Türleri ve İşlevleri", TÖMER Dil Dergisi, sayı 126, s.29-55.

  • http://www.tomer.ankara.edu.tr/dildergileri/124/7-17.pdf AYDIN, Özgür, "Türkçe Zarf Tümceciklerinde Özne Konumu', TÖMER Dil Dergisi, sayı 124, s.1-17.

  • http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi4/bozerdogan.pdf BOZ, Erdoğan "Adın Yükleme (Nesne) Durumu ve Tümcenin Nesne Ögesi Üzerine", Turkish Studies, cilt 1, sayı 4, s.102-108.

    türlü duyguları anlatmaya yarayan söz bölümleri
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



    Yorumlar - Lütfen konu (Cümle) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.