Dil
Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan sesli ya da yazılı simgeler sistemi. Dil simgelerine gösterge adı verilir. Bu göstergeler, saymaca bir nitelik taşır; anlamlan doğal bir bağlantıdan kaynaklanmayıp toplumsal bir anlaşmadan, bireyler arasında üstü kapalı bir uzlaşmadan doğar. Bu tanıma göre dil, yalnızca insan toplumlarında bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardımıyla birbirleriyle
Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan sesli ya da yazılı simgeler sistemi. Dil simgelerine "gösterge" adı verilir. Bu göstergeler, saymaca bir nitelik taşır; anlamlan doğal bir bağlantıdan kaynaklanmayıp toplumsal bir anlaşmadan, bireyler arasında üstü kapalı bir uzlaşmadan doğar. Bu tanıma göre dil, yalnızca insan toplumlarında bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardımıyla birbirleriyle iletişim kurar, hatta birçokları bir noktaya kadar insan dilini anlamayı da öğrenebilir. Ama insanın dışında hiçbir tür, çıkardığı sesleri, insan dilinde olduğu gibi açık ve iç tutarlılığı olan, saymaca bir sistem durumuna getirememiştir.
Tanımı
Dilin birçok tanımı yapılmıştır. Dil, bir yaklaşıma göre, düşüncelerin, sözcük haline getirilmiş sesler aracılığıyla anlatılmasıdır. Ama bu tanım düşünce öğesine fazla ağırlık vermektedir. Dil, düşünce dışında kalan, bilinçsiz varlık alanlarını, duyguları, düşleri de kapsar.Kesin bir tanımdan önce, dilin bazı özelliklerinin belirtilmesi gerekir.
Dil'in özellikleri
1. Fizyolojik ve zihinsel özürleri olmayan bütün insanlar, çocukluklarında, gırtlak ve ağızlarında bazı organların hareketlerinden doğan sesleri bir sesli iletişim sistemi haline getirmeyi ve öbür insanlarla iletişimlerinde bu sistemden hem işitici, hem de konuşucu olarak yararlanmayı öğrenirler.
2. Farklı sesli iletişim sistemleri yeryüzündeki farklı dilleri oluşturur. Farklı bir dilin ortaya çıkması için gerekli farklılık derecesini çok kesinlikle saptamak olanaklı değildir. Ama bu, örneğin iki Almanın farklı diller konuşması anlamına da gelmez. Eğer bir insan bir başka insanın dilini özel bir öğrenim görmeksizin anlayamıyorsa, bu iki insan farklı diller konuşuyorlardır. Buna karşılık, belirli bir dil içinde anlaşmayı güçleştiren, ama kesin olarak engellemeyen farklılıklara lehçe farklılığı denir.
3. Çoğunlukla insanlar önce bir tek dil öğrenirler. Çocuğun ailesinin ya da doğup büyüdüğü ortamdaki insanların konuştuğu bu dile anadili adı verilir. Bir çocuğun iki dili birden öğrenerek büyüdüğü durumlar enderdir.
4. Bu özellikleriyle dil, insana özgü bir yetenektir. Öteki türlerin de seslerle ya da başka araçlarla birbirleriyle iletişim kurabildikleri ilinmektedir, ama insan dilinin en önemli özellikleri olan çift eklemliliğe, tutumluluğa, sınırsız üretkenliğe ve yaratıcılığa hiçbir hayvan türünün iletişiminde rastlanmaz. İnsanların konuşma konuları sınırsızdır. Dilin kapsayamayacağı hiçbir alan yoktur. Oysa
İnsan fizyolojisi, insan vücudunda yer alan f
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Dilin önemi ve gücü ilk çağlardan beri vurgulanmıştır. Adlandırma, nesnelere ad yerme, dilin yalnızca bir yönü olsa da, ilk insanlar için büyüleyici bir değer taşımıştır. Birçok kültürde adlandırma yeteneği, nesneler üzerinde denetim kurmanın, onlara sahip olmanın en kesin yolu olarak görülmüştür. İlkel kültürlerde insanların adlarını yabancılara açıklamaktan kaçınmaları da buna bağlanabilir.
Geçmişte, dilin tanrısal bir kökeni olduğuna inanılırdı. Eski Sami inançlarını yansıtan
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İnsanlar dil üzerine düşünmeye başlayınca, dilin düşünceyle ilişkisi de kaçınılmaz olarak gündeme gelir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Düşünce öğesine ağırlık tanıyan bu usçu yaklaşımın sakıncası şudur: Düşünce kavramının kapsamını ya fazla geniş tutmakta ve böylece içeriğini de bulanıklaştırmakta ya da fazla daraltarak dilin birçok işlevini dışanda bırakmaktadır. Oysa günlük yaşamda dilin dar anlamıyla düşünceleri açıklamaktan başka işlevleri de vardır.
Bu yaklaşım, bir başka açıdan, Condillac ve Herder gibi 18. yüzyıl düşünürlerince de eleştirilmiştir. Usçu felsefe, dilin daha önce var olan düşünceleri anlatan bir araç olduğunu savunur. Oysa Herder'e göre dilden önce, dilden bağımsız bir düşünce olamaz. Düşünce de dille birlikte ortaya çıkmıştır. Bu açıdan, farklı dillerin farklı düşünce yapılarına denk düştüğünü söylemek yanlış olmaz. İnsanlar ve kültürler arasındaki farklılık, bir bakıma diller arasındaki farklılıktır.
İlgili konu başlıkları
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Her iklim bölgesinin kendine özgü coğrafi şartları vardır.
İklim şartları bir yerin su, toprakyapısı ve bitki örtüsünü doğrudan belirlediği için bir bölgedeki
coğrafi görünüm ve yaşam şartları da iklime göre şekillenir.
Fotoğraflardaki farklı ülkelere ait kılık-kıyafetlerdeki farklılığın
sebebi olarak; bu bölgelerde yaşayan insanların yaşam tarzlarında etkili olan maddi ve
manevi kültür unsurları etkilidir.İklim ,örf ve adetler ,dini inanış,geçim tarzları ve doğal
ortam biraz daha ön plana çıkabilir.
2-Kültürü oluşturan unsurlar
Maddi(somut )unsurlar
· Coğrafi konum,
· Simgeler,
· Doğal ortam
özellikleri,
· İklim özellikleri,
· Su özellikleri,
· Arazi yapısı
· Toprak özellikleridir.
Kültürü oluşturan manevi unsurlar
· Dil,
· Din ve inançlar,
· Ahlak kuralları,
· Örf ve adetler,
· Komşu kültürler,
· Dünya görüşü,
· Yasalar ve hukuk kurallarıdır.
3-Türk kültür kıyafetleri diğer ülkelerden farklıdır. Bunun sebepleri;
İklim şartları, gelenek ve görenekler, dini inanış, geçim tarzları, doğal ortam özellikleri.
DÜNYA KÜLTÜRÜNDE TÜRK İZLERİ
Kültür
Bir milleti millet yapan,onu diğer milletlerden ayıran özelliklerin bütünüdür.
Her milletin kendine has milli değerleridir.
Kültürel Coğrafya
Kültürel coğrafya, dünya kültürlerinin coğrafi yaklaşımlarla incelenmesini ifade eder.
Ülkelerin ve bölgelerin, alışkanlık ve
geleneklerinin, yeme içme, giyim kuşam, müzik, mimari, din ve dil gibi özelliklerinin incelenmesini içine alır.
Yeryüzüyle ilişkisi bağlamında, toplumsal yaşamın her yönü kültürel coğrafyanın ilgi alanı içine girebilir, hatta insanla ilgili olarak beşeri coğrafyanın tüm konuları, bir bakıma kültürel coğrafya konusu olarak da kabul edilebilir.
Kültür ocağı
KÜLTÜRÜN ÖZELLİKLERİKültürün doğduğu yer o kültürün kültür ocağı olarak ifade edilir.
Bir kültürü oluşturan unsurlar bu ocaktan çıkar ve yayılır.
Öğrenilebilir olması,
Toplumsal olması,
Aktarılabilir olması,
Değişebilir olması,
Sürekli olması,
Bütünleştirici olması,
İhtiyaçları giderici olması
Belli kurallarının olması - 7 ay, 24 gün önce yazıldı.