Divan Şiirinde konular

Divan şiiri konu bakımından çok çeşitlidir. Genel tanımdan da anlaşılacağı gibi öncelikle dün dışı ve dini şiir olmak üzere ikiye ayrılır. Din dışı şiirde başlıca türler şöyle sıralanabilir: Bahariye, cemreviye, dariye, fahriye, iydiye, medhiye, mersiye, gazavatname, sakiname, hamamname, sahilname, kıyafetname, surname, lugaz, muamma, hicviye, hezliyat, tarih düşürme ve şehrengiz. Dini-tasavvuf şiirinin türleri de şöyled

D ivan şiiri konu bakımından çok çeşitlidir. Genel tanımdan da anlaşılacağı gibi öncelikle dün dışı ve dini şiir olmak üzere ikiye ayrılır. Din dışı şiirde başlıca türler şöyle sıralanabilir: Bahariye,
Baharın gelişini, doğadaki değişimleri, çiçeklerin açmasını, kelebeklerin uçmasını konu edinen kasidelerdir. Dönemlerindeki büyük kişilere sunulup ödüllendirilmek için yazılırlar. Hemen her divanda bir bahariye bulunması geleneği vardır. Hemen her divan şairinin de bir bahariyesi bulunur.

Bahariye, Bahar tasviriyle başlayarak, değer verilen bir şahsa övgüyle sona eren kasidelere denir. Ancak Bahariyelerde yapılan tasvirler tabii tasvirler değildir.

Şair dış dünyayı kendi idrak şekline ve m
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
cemreviye,
Divan şairlerinin cemre düşmesi nedeniyle dönemlerindeki büyük kişilere sunmak için kaleme aldıkları kaside türüdür. Örneklerine az rastlanır. Cemrenin bahar müjdecisi olması nedeniyle bir bahariye niteliği de taşır. Cemreviyelere genellikle teşbib ile başlanır. Kasidenin diğer bölümlerinde bir değişiklik yapılmaz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
dariye,
Divan şiirinde ev ile ilgili kasidelere dariye adı verilir. Divan şairlerinin caize (armağan alma) amacıyla ortaya çıkan fırsatçılıkları sonucu gelişmiş bir türdür. Bazıları gazel tarzında da yazılmıştır. Yeni yaptırılan köşk, saray, yalı benzeri binalar için yazılırdı. Şair eserden çok az bahseder hemen yaptıranı övmeye geçerdi. Binalar için hazırlanan kitabeler de bir tür dariye sayılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
fahriye,
Divan şairlerinin kendilerini ya da bir başka şair ya da kişiyi övdükleri şiirlerdir. Genellikle kaside türünde yazılırlar. Fahriye aynı zamanda kasidelerde şairlerin kendileriini övdükleri beyitlerin bulunduğu beşinci bölüme verilen isimdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
iydiye,
Bayramlarda sunulan kasidelere denir. Şair bayram dolayısıyla, kasidesine


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

medhiye,
Bir kimseyi övmek için genellikle kaside biçiminde yazılan şiir ya da düzyazıdır. Az olmakla birlikte gazel, mesnevi, musammad gibi nazım biçimlerinde mediyeler de vardır. Padişah, vezir, şeyhülislam gibi devlet ileri gelenleri ya da halifelerle, başka din ve tarikat büyükleri için yazılmışlardır. Bu türün en güzel örneğini Nef�i vermiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
mersiye,
Bir ölünün ardından duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak, ölen kişiyi övmek amacıyla kalema alınan düzyazı ya da şiirdir. Kutsal günlerde, ölüm törenlerinde mersiye okuyan kişiye de mersiyehan denir. Lirik bir anlatımın egemen olduğu manzum mersiyeler genellikle terkib-i bend biçiminde yazılır. Ayrıca kaside ve terci-i bend biçiminde yazılmış manzum mersiyeler de vardır. Yahya Bey, Sami Fününi, Rahmi, Fazli, Nisayi, Müdami’nin, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mustafa için yazd
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
gazavatname,
Gazaname olarak da bilinir. Ordunun akınlarını, savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatılan düz yazı ya da şiir biçimindeki edebi türdür. Arap edebiyatında "magazi" diye bilinir. Türk edebiyatında ilk gazavatname örnekleri 15. yüzyılda yazılmaya başlanmıştır. Kaşifi�nin Gazaname-i Rum�u bu türün örnekleri arasındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sakiname,
Divan edebiyatında gerçek ya da mecaz anlamıyla içki ve içki alemlerinin övülerek anlatıldığı şiir türü. Mesnevilerin bölüm sonlarında bazen sakiname başlığıyla iki beyitlik küçük parçalar olarak yer alır. Türk edebiyatında 17. yüzyılda büyük gelişme gösteren sakinamelerin ilk örneğini İşretname adlı yapıtıyla Revani vermiştir.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hamamname,
Hamamları, hamam eğlence ve sohbetlerini, hamamdaki güzelleri betimlemek için yazılan kaside, gazel, mesnevi gibi nazım eserlerdir. Divan edebiyatına ilk kez Deli Birader lakabıyla tanınan Gazali�nin Beşiktaş�taki bir hamamı anlatan şiiri ile girmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sahilname,
Divan şairlerinin İstanbul kıyıları ile buralardaki yerleşim yerlerini, yaşayış biçimlerini anlattıkları şiirlerinin genel adıdır. Örneklerine az rastlanır. Genellikle mesnevi biçiminde yazılmışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kıyafetname,
Kıyafetname, İnsanların fiziksel görünümlerni esas olarak açıklamaya çalışan eserlerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
surname,
Şehzadelerin sünnet, kadın sultanların evlenmeleri nedeniyle yazılan şiir ya da düzyazı biçimindeki eserlerdir. Yazıldıkları dönemin toplumsal yaşamına ilişkin bilgiler de verdikleri için tarihi bir özellik taşırlar. Genellikle mesnevi ya da kaside türündedirler. Figani�nin Kanuni Sultan Süleyman�ın oğullarının sünnetini anlattığı Suriyye Kasidesi türün en iyi örneğidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
lugaz,
Herhangi bir nesnenin ya da varlığın özellikleri anlatılarak yazılan manzum bilmecedir. Muamma ile birlikte çok kullanılan bir söz oyunudur. Muamma�dan farkı konusunun daha geniş olmasıdır. Çoğunlukla soru biçiminde düzenlenir. En önemli özelliği içinde çözüme ilişkin ipuçlarının bulunmasıdır. Daha sonra aruz ölçüsüyle yazılıp divanların son bölümlerine konulmaya başlanmıştır. Eğlendirici ve öğretici olanların yanısıra öğretici ve dinsel lugazlar da vardır. Lugazlar yazarlarının imzasını
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
muamma,
Belli kurallara göre düzenlenip çözülebilen ve yanıtı tanrının sıfatlarından biri ya da bir insan adı olan manzum bilmecedir. Muamma beyit, kıta gibi küçük nazım biçimleriyle yazılır. Ama mesnevi parçalarıyla yazılmış muammalara da rastlanır. Ali Şir Nevai, Fuzuli, Nebi, Kınalızade Ali Efendi, Sümbülzade Vehbi ve Fitnat Hanım�ın yazdığı çok sayıda muamma vardır. Edirneli Emri Çelebi ise 600'den fazla muammasıyla bu alanın en ünlü şairidir
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hicviye,
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren söz, düzyazı ya da şiir türüne verilen addır. Hicviye, gazel, kaside, murabba, muhammes gibi nazım biçimleriyle yazılmıştır. Divan edebiyatında en önemli hicviyelerden biri Nef�i�nin Siham-ı Kaza�sıdır. Örnek:

KITA
Şimdi hayl-i suhan-verân içre
Nef�î mânendi var mı bir şair
Sözleri Seba-i Muallâka�dır
İmrülkays kendidir kâfir
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hezliyat,
Alaylı bir dille kaleme alınmış nazım türüdür. Kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere yer verilir. Hezeliyat olarak da bilinir. Hezliyatta zarif bir nükte ya da güzel bir manzum bulunur. Konu şakayla karışık alaylı bir dille anlatılır. Nev�izade Atai�nin Bahayi-i Küfri eseri bu türün örneğidir. Bayburtlu Zihni�de hezliyatın usta şairlerindendir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
tarih düşürme ve
Önem verilen bir olayın, yılını göstermek üzere ebced hesabıyla bir cümle, biz dize ya da beyit söyleme sanatıdır. Tarih dizesinin bütün harfleri hesaplanarak söylenenlere tarih-i tam, yalnız noktalı harfler hesaplanacaksa tarih-i mücevher, yalnız noktasız harfler esas alınacaksa tarih-i mühmel denir. Bazen dizedeki harflerin sayı değerlerinin toplamı tarihi tam olarak göstermez. Bu tür tarihlere de tamiyeli tarih denir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
şehrengiz. Dini-tasavvuf şiirinin türleri de şöyledir:
Bir kenti ve o kentin güzelliklerini anlatan eserlerdir. Daha çok klasik mesnevi biçiminde kaleme alınan bu yapıtlar tevhid, münacaat, na't gibi bölümlerle başlar. Daha sonra kentle ilgili bilgiler verilir ve kente övgü düzülür. Bazen bahar ve doğa betimlemeleri yapıldıktan sonra kentin güzellikleriyle ilgili beyitlere geçilir. Divan edebiyatında ilk şehrengizi yazan Priştineli Mesihi�dir.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tevhid,
Tanrının birliğini ve ululuğunu anlatan şiirlere tevhid denir. Genellikle kaside biçiminde yazılırlar. Tevhidde tanrının büyüklüğü, sıfatları, kudretinin sonsuzluğu, tasvir ve hayal edilebilen şeylerden soyutlanması, hiçbir şeyin ona eş ve benzer olamayışı, bütün kudret ve ilimlerin ona ait oluşu gibi özellikler sanatlı bir üslupla anlatılır. Tanrı karşısında kulun acizliği vurgulanır. En ünlü tevhid manzumesini Nabi yazmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
münacat,
Konusu tanrıya yakarış olan şiir. Genellikle kaside, ender olarak da gazel, kıta, mesnevi biçiminde yazılmıştır. Türk edebiyatına 13. yüzyıldan sonra girdi. Divan şairlerinin genellikle divanlarının başına koydukları münacatların temel konusu, zayıf ve çaresiz durumdaki insanın yüce ve güçlü tanrıya yalvarıp ondan yardım istemesidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
na't,
Na't, konu olarak İslam dininin son peygamberi Hz. Muhammed'i anan ve öven edebi eserlere verilen isim


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
maktel-i Hüseyin,
Hazreti Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslupla yazılan eserlerin tümüne verilen isimdir. Daha çok Şii yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. Lirik-didaktik bir üslupla ve yalın bir dil kullanılarak yazılmışlardır. Türk edebiyatındaki en en önemli Maktel-i Hüseyin, Fuzuli'nin yazdığı Hadikatü's-Süeda adlı eserdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
miraciye,
Hz. Muhammed’in göğe yükselişini konu alan edebi yapıtlardır. Tek başına bir kitabın konusunu oluşturabildiği gibi, eserler içinde bölümler halinde de yer alır. Genellikle kaside ve mesnevi şeklinde yazılmıştır. Miraciyelerde coşkulu bir söyleyiş, didaktik özellikler ve sanatlı bir üslup egemendir. Cumhuriyet döneminde Abdullah Azmi Yaman’ın yazdığı Miraciye bu türe örnektir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hilye,
Hazreti Muhammed�in fiziksel ve kişisel özellikleriyle örnek davranışlarını konu alan eserlere "hilye" denir. Zamanla hilye'nin kapsamı genişlemiş halifeler için de hilyeler yazılmıştır. Divan edebiyatında bu türün ilk örneği Hakani�nin Hilye-i Hakani�sidir. Zamanla hilyelerin levhalara hattatlar tarafından yazılması geleneği de ortaya çıkmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
mevlid,
Mevlid Süleyman Çelebi'nin Ünlü eseri. Mevlid, lügatte “doğmak, doğum zamanı, doğum yeri” manalarına gelir. Mevlid'in asıl adı Vesilet-ün-Necat (Kurtuluş Vesilesi)tır. Muhammed aleyhisselamın doğumunu kutlamak için yapılan tören manasına da kullanılmaktadır.

Süleyman Çelebi'nin 15. yüzyılda yazılan Mevlid'inden başka 14. yüzyılda yaşamış Erzurumlu Mustafa Darir'in Tercümetü'd-Darir'i vardır. Bunu İbn-i İshak'ın Siretü'n-Nebi'sinden çevirmiştir. Bir diğer mevlid de Fatih Sultan Mehmed z
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kırk hadis,
Belli bir konu çerçevesinde toplanmış 40 hadisten oluşan yapıtlara verilen isimdir. Hadis-i erbain ya da erbaun olarak da bilinir. Hadislerin belli başlı konuları Kur�an�ın erdemleri, İslamın şartları, Hazreti Muhammed ve sahabesi, zikir, dua, salat ve selam, ziyaret, bilim ve bilgin, siyaset, hukuk, toplumsal, ahlaki yaşam ve tıptır. Divan edebiyatında hat kaygısıyla yazılmışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
menkıbname.
Din dışı düzyazı türleri: Tezkire, tarih, seyahatname, siyasetname, münşeat, sefaretname.
Dini-tasavvufi düz yazı türleri:
Ya da menakıbname olarak adlandırılır. Kahramanların, din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını ve kerametlerini anlatan yapıtlardır. Türk edebiyatında 100�ü aşkın menkıbname yazılmıştır. Bu yapıtlar içerik yönünden ya bir tarikatla ilgilidir, örneğin Sakıb Bey�le Mustafa Dede�nin Sefine-i Nefise adlı eseri gibi. Ya da bir ermişi konu edinir, örneğin Müstakimzade Süle
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Evliya tezkiresi,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kısas-ı enbiya,
Peygamberlerle ilgili kıssaları içeren yapıtların genel adıdır. Türkçe'de genelde divan edebiyatı döneminde kullanılmıştır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

siyer.

Divan hikayelerinde hem şiir hem düzyazı örnekleri kullanılır. Hikayeler dinsel ve destansaldır. Çift ya da tek kahramanlı aşk hikayeleri ve temsili hikayeler de çokça yazılmıştır.
Siyer, İslam dinbiliminde peygamberlerin, din büyüklerinin, halifelerin hayat hikayesi.

Siyer, divan edebiyatında sadece din büyüklerinin değil, hükümdarlar gibi önemli kişilerin hayat hikayesi anlamında da kullanılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Divan Şiirinde konular) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

afitab: NAZIM BİÇİMLER

Mısra

- Sözlük anlamı "çift kanatlı bir kapının kanatlarının her biri"dir.

- Şiirdeki anlamı, "ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım parçası"dır.

- Divan şiirinde bir şiire bağlı olmayan, başlı balına bir anlamı olan mısralara "azade mısra" denir.

- Vecize düzeyine yükselmiş mısralara "mısra-ı berceste" denir.

Hâlini bilmez perişanın perişan olmayan (Ahmet Paşa)

O mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler. (Hayalî)

Beyit

- Sözlük anlamı "ev"dir.

- Aynı ölçüde ve anlamca birbirine bağlı iki dizeden oluşan nazım birimidir.

- Divan edebiyatında öncelikle kullanılır.

- Beyit nazım birimiyle yazılan şiirlerde her beyit başlı başına anlam bütünlüğü arz eder.

- Beyitte dizeler birbiriyle kafiyeli olabildiği gibi kafiyesiz de olabilir. Bu, beytin, şiirin neresinde kullanıldığına ve kullanıldığı şiirin türüne göre değişir.

Bu şehr-i Sitanbul ki bî-misl ü bahadır

Bir sengine yek-pare Acem mülkü fedadır (Nedim)

O gül-endam bir al şala bürünsün yürüsün

Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün. (Enderunlu Vasıf)

I. BEYİTLERLE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ

1. Gazel

- Sözlük anlamı "kadınlarla âşıkane sohbet etmek"tir.

- Divan şiirinde en çok kullanılan nazım şeklidir.

- Aşk, sevgi, güzellik ve içki konularını işleyen şiirlerdir. Lirik bir nazım biçimidir.

- Konularına göre adlandırılırlar: âşıkâne (garamî, lirik; Fuzulî), rindâne (Bâkî), şûhâne (Nedimâne; Nedim), hikemî (Nâbî)

- Beyitlerle yazılır. Beyit sayısı 5-15 arasındadır (tek sayılar).

- Beyitler arasında genellikle konu bütünlüğü olmaz. Ama beyitler arasında anlam bakımından bir uyum olmalıdır. Bunu kafiye ve redif sağlar.

- Gazelde bütün beyitler aynı konuyu işliyorsa bu tür gazellere "yek-ahenk" denir; bütün beyitler aynı söyleyiş güzelliğindeyse bu tür gazellere de "yek-avaz" denir.

- İlk beytine "matla" (doğuş yeri) denir. Son beytine "makta" (kesme yeri, sonuç) denir. Şairin mahlâsını söylediği beyte (genellikle son beyit) "mahlâs beyti" denir. Gazelin en güzel beytine de "beytül-gazel" ya da "şah beyit" denir.

- Kafiye düzeni: aa xa xa xa xa xa

- Divan edebiyatında Fuzuli, Baki, Nedim, Necati, Taşlıcalı Yahya, Naili ve Şeyh Galip önemli gazel şairleridir.

2. Kaside

- Kelime anlamı "kastetmek, yönelmek"tir. Terim anlamı, "belli bir amaçla yazılmış manzume"dir.

- Arap edebiyatından alınmıştır.

- Beyitlerle yazılır

- Bölümlerden oluşur. Nesib/Teşbib (giriş), girizgâh, tegazzül, methiye, fahriye dua. (Aşağıda anlatılacak)

- Türk edebiyatında, din ve devlet büyüklerini övmek için yazılan şiirlerdir.

- Beyit sayısı genellikle 33-99 arasındadır. Ama daha az veya çok da olabilir.

- Kafiyelenişi gazeldeki gibidir: aa xa xa xa xa xa ...

- Türüne, giriş bölümünün konusuna veya redifine göre isimlendirilebilir. Rediflerine göre: Su Kasidesi (Fuzulî), Güneş Kasidesi (Ahmet Paşa)... Konularına göre tevhit, münacat, naat, methiye olmak üzere türlere ayrılabilir. (Nazım türleri başlığı altında anlatılacak.)

- İlk beytine matla; son beytine makta; en güzel beytine beytülkasid; mahlâs beytine de tac beyit denir.

- Nefi, kasideleriyle meşhurdur.

Kasidenin Bölümleri

a. Nesib (teşbib)

- Kasidenin giriş bölümüdür.

- Şiir yönünden en ağır basan bölümdür.

- Bir tabiat tasvirinin yapıldığı veya sevgilinin güzelliklerinin anlatıldığı bölümdür.

- Bu bölümün konuları bahar, kış, yaz, Ramazan, bayram, nevruz, hamam, gül, sünbül, güneş, söz ustalığı, kalem, gece, savaş, at veya bir güzel olabilir.Kasideler bu bölümde ele alınan konuya göre adlandırılır.

b. Girizgâh (giriz)

- Asıl konuya giriş yapmak üzere düzenlenmiş en fazla iki beyitlik bölümdür.

c. Medhiye

- Kasidenin sunulduğu kişinin, yani padişahın veya bir devlet büyüğünün övüldüğü bölümdür.

- Bu bölümde abartılı ve sanatlı bir övgü vardır.

d. Tegazzül

- Şairin, genellikle medhiyeden sonra bir gazel söylediği bölümdür. Her kasidede bulunmaz.

e. Fahriye

- Şairin kendini övdüğü bölümdür. Burada da şair abartılı bir ifade kullanır.

f. Dua

- Şairin, kendisi ve övdüğü kişi için Allah"tan yardım dilediği bölümdür. Bu bölümde şairin mahlâsı geçer ve bu mahlâs beytine "taç beyit" ya da "şah beyit" denir.

- Kasidenin en güzel beytine beytü"l-kasid denir.

3. Mesnevi

- Kelime anlamı "ikili, ikişer ikişer"dir.

- İran edebiyatından alınmıştır. İran edebiyatında Firdevsî"nin Şehname"si ünlüdür.

- Klâsik halk hikâyeleri, destanî konular, aşk hikâyeleri, savaşlar, dinî ve felsefî konuları işlenir

- Konu ne olursa olsun olaylar masal havası içinde anlatılır.

- Konularına göre sınıflandırılırlar: aşk, din ve tasavvuf, ahlâk ve öğreticilik, savaş ve kahramanlık, şehir ve güzelleri, mizah.

- İran edebiyatından alınmış nazım şeklidir.

- Divan edebiyatının en uzun nazım şeklidir (beyit sayısı sınırsızdır). 20-25 bine kadar çıkabilir.

- Mesnevi de bölümlerden oluşur: Önsöz, tevhit, münacat, naat, miraciye, 4 halife için övgü, eserin sunulduğu kişiye övgü, yazış sebebi, asıl konu, sonsöz.

- Mesnevide her beyit kendi içinde kafiyelidir: aa bb cc dd ee ...

- Divan şiirinde beş mesneviden oluşan eserler grubuna (bugünkü anlamıyla setine) "hamse" denir.

- Mevlânâ, Fuzulî, Şeyhî, Nabî ve Şeyh Galip (Hüsn ü Aşk) önemli hamse şairlerimizdir.

- Bizde Leylâ vü Mecnun (aşk; Fuzulî), Hüsrev ü Şirin, Harname (hiciv; Şeyhî), Yusuf ü Züleyha, İskendername (tarihî, destanî; Ahmedî),

4. Kıta

- İki beyitten oluşur.

- Kelime anlamı "parça, bölük, cüz"dür.

- Terim anlamı "kafiye düzeni "xaxa" şeklinde olan nazım biçimi"dir.

- Dörtlük de denir.

- Değişik konularda yazılır: önemli bir düşünce, hikmet, nükte, yergi.

- Mahlâs bulunmaz.

5. Müstezat

- Kelime anlamı "artmış, çoğalmış"tır.

- Gazelin özel biçimidir.

- Uzun dizelere kısa bir dize ekleyerek yazılır. İki kısa dize de eklenebilir. Matla beyti yoktur.

- Uzun mısralara eklenen kısa mısralara ziyade denir.

- Konu bakımından gazelden farkı yoktur.

- Uzun mısraların ölçüsü "mefûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün", kısa mısraların ölçüsü "mefûlü / feûlün"dür.

- Kafiye düzeni farklı farklıdır:

a(a) a(a) " b(b) a(a) " c(c) a(a) " d(d) a(a) - ...

a(b) a(b) " c(c) a(b) " d(d) a(b) " e(e) a(b) - ...

a(b) a(a) " x(x) a(b) " x(x) a(b) " x(x) a(b) - ...

- Diğer özellikleri gazelle aynıdır.

II. BENTLERLE KURULAN NAZIM BİÇİMLERİ

A. TEK DÖRTLÜKLER

1. Rubai

- İran edebiyatından geçmiş bir nazım biçimidir.

- Tek dörtlükten oluşur.

- Kafiye şeması: "aaxa" şeklinededir.

- Kendine özgü aruz ölçüleriyle yazılır. Bu kalıplar "mef û lü" ile başlar, "fa"ul" ya da "fa" ile biter.

- Rubailerde şair, dünya görüşünü, felsefesini, tasavvufi düşüncesini, maddi ve manevi aşkını özlü bir biçimde işler.

- Az sözle çok şey söylemek esastır.

- İran edebiyatında Ömer Hayyam; edebiyatımızda ise Mevlânâ, Nabi, Nedim, Yahya Kemal ve Arif Nihat Asya önemli rubai şairleridir.

2. Tuyuğ (tuyuk)

Türklerin yaratıp Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir. Maninin karşılığı sayılabilir.

Tek dörtlükten oluşur.

Kafiyelenişi rubaiyle aynıdır. aaxa

Manide olduğu gibi cinaslı uyak kullanılır.

Halk şiirinde 11"li kalıpla söylenen mani biçimindeki şiirlere de tuyuğ denir.

Aruzun yalnız "fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla yazılır.

Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenir.

Edebiyatımızda Kadı Burhaneddin, Nesimi ve Ali Şir Nevai önemli tuyuğ şairleridir. aaba

B. MUSAMMATLAR

Musammatlar dört ya da daha fazla mısralı bentlerden oluşan şiirlerdir.

a. DÖRTLÜLER

1. Murabba

Bent denilen dört mısralık bölümlerden meydana gelen bir nazım şeklidir.

En az üç en fazla yedi bentten oluşur.

Aruzun her ölçüsüyle yazılabilir.

Her konu işlenebilir. Özellikle felsefî konular ve aşk...

aaaa bbba ccca ... ya da bbba ccca ddda ...

Bazen dördüncü mısralar nakarat olabilir.

Nedim, Fuzuli

2. Şarkı

Türklerin Divan edebiyatına kattığı nazım şeklidir.

Aşk ve güzellik konularını işler

Bestelenmek üzere yazılmış şiirlerdir.

Bu yüzden bent sayısı azdır.

Konu genellikle aşk, sevgi, sevgili, içki ve eğlencedir.

Kafiye düzeni murabbaa benzer. Ama farklı da olabilir:

aaaa bbba ccca ...

ccca ddda eeea ...

aaxa bbba ccca ddda

aanaan bbban cccan ...

aaxan bbban cccan dddan

Nedim bu nazım şeklinin en önemli şairidir.Enderunlu Vasıf ve End. Fazıl da şarkı yazmışlardır. Yahya Kemal"in de şarkıları vardır.

3. Terbi

Kelime anlamı "dörtleme, dörtlü duruma getirme"dir.

Bir gazelin beyitlerinin üstüne başka bir şair tarafından aynı ölçü ve uyakta ikişer dize eklenerek yazılan murabbaa denir.

Kafiye şeması: (aa)aa (bb)ba (cc)ca (dd)da (ee)ea ...

b. BEŞLİLER

1. MUHAMMES

Her bendi beş dizeden oluşan nazım biçimidir.

Her konuda yazılabilir.

Aruzun her kalıbıyla yazılır.

Bu biçimde şarkılar da yazılabilir.

Kafiye şeması:

aaaanan bbbanan cccanan dddanan

aaaaaan bbbban ccccan ddddan

bbbaa cccaa dddaa eeeaa

aaaaa bbbba cccca dddda

2. TARDİYE

Muhammesin özel bir biçimidir.

Sadece "mefûlü mefâilün faûlün" kalıbıyla yazılır.

bbbba cccca dddda eeeea.

Şeyh Galip, Hüsn ü Aşk"ta kullanmıştır.

3. Tahmis

Kelime anlamı "beşleme, beşli hâle getirme"dir.

Bir şairin gazelinin beyitlerinin üstüne aynı ölçü ve kafiyede üçer mısra ilâve edilerek yazılmış muhammese denir.

Kafiye düzeni (aaa)aa (bbb)ba ...

4. TAŞTİR

Tahmisin başka bir biçimidir.

a(aaa)a b(bbb)a c(ccc)a ...

c. ALTILILAR

1. MÜSEDDES

Bentleri altı dize olan nazım biçimidir. çeşitli konularda yazılır.

aaaaaa bbbbba ccccca ddddda ...

aaaaaa bbbbcc ddddee ffffgg ...

bbbbca ddddca eeeeca ffffca ...

aaaaanan bbbbanan ccccanan ...

2. TESDİS

Tahmis gibidir.

(aaaa)aa (bbbb)ba (cccc)ca (dddd)da ...

d. MÜSEBBA

Bentleri yedi dizelidir.

e. MÜSEMMEN

Bentleri sekiz dizelidir.

aaaaaaaa bbbbbbba cccccccca ...

aaaaaabb cccccccdd ...

f. MÜTESSA

Bentleri 9 dizelidir.

g. MUAŞŞER

Bentleri 10 dizelidir.

h. Terkib-i Bend

Bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir.

Yaşamdan, talihten şikayet; felsefi düşünceler, dini, tasavvufi konular ve toplumsal yergilerin işlendiği şiirlerdir.

En az beş en fazla on bentten oluşur.

Her bent de beş ila on beyitten oluşur.

Bentlerin kafiye düzeni gazele benzer.

Her bendin (terkib-hane, kıta) sonunda vasıta beyti denen bir beyit vardır.

Her bendin sonunda farklı vasıta beyitleri kullanılır. Bunlar bentlerden ayrı olarak kendi aralarında uyaklanır.

Bentlerin kafiyelenişi gazeldeki gibidir.

aa xa xa xa xa xa bb cc xc xc xc xc xc dd ...

(aa aa aa aa aa aa bb cc cc cc cc cc cc dd)

Edebiyatımızda Bağdatlı Ruhi ve Ziya Paşa bu türün iki önemli şairidir. İkisi de toplumsal konularda yazmıştır.

i. Terci-i Bend

Biçim ve uyak bakımından terkib-i bende benzer.

Farklardan biri vasıta beyitlerinin her bendin sonunda aynen tekrarlanışıdır.

Konu bakımından da fark vardır: Genellikle Tanrı"nın gücü, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları işlenir.

Ziya Paşa.

- 3 yıl, 6 ay önce yazıldı.