Doğu Cephesi

Kurtuluş Savaşı sırasında 1919 - 1921 yılları arasında Türk Ermeni Savaşı (24 Temmuz - 7 Kasım 1920) dahil olmak üzere, Doğu Anadolu ve Güney Kafkasya'da açılan savaş cephesi. Doğu Cephesinde askerî harekât, 1 Kasım l914 günü Rus Ordusunun sınırı geçmesiyle başladı. Bu cephede, Osmanlı devletinin

DOĞU CEPHESİ (ŞARK CEPHESİ), Kurtuluş Savaşı sırasında
Kurtuluş savaşı diyince ilk akla gelen İstiklal Harbimizdir. Ancak pek çok millet kurtuluş savaşı yapmıştır. Aşağıda bu başlıkları bulabilirsiniz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Doğu Anadolu’da General
Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu topraklarındaki konumunda doğuda yer alması nedeniyle Birinci Coğrafya Kongresi tarafından 1941 yılında böyle isimlendirilmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu’nun Ermeni ve Gürcülere karşı açtığı cephe.
Musa Kâzım Karabekir, miladi 1882 - Rumi 1298 - yılında İstanbul'un Kocamustafapaşa semtinde dünyaya gelmiştir. Aslen Karaman’ın Gafariyat (diğer adı Kasaba. Şimdi Kazımkarabekir ilçesi) kasabasındandır. Babası, Karamanlı Mehmet Emin Paşa, annesi ise Hacı Havva Hanım, kızı ise Hayat hanım'dır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mondros Mütarekesi’nden sonra İngilizlerin kontrolüne giren Kars ve yöresinde “şûra” hükûmetleri oluşturulmasına karar verildi. 17-18 Ocak 1919’da
Mondros Mütarekesi, 30 Ekim 1918 Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndaki yenilgisini belgeleyen Mondros Mütarekesi aslında bir silah bırakılması, bir ateşkes sözleşmesi olarak hazırlanmakla birlikte içerdiği hükümler bakımından tam bir teslim antlaşmasıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kars’ta yapılan kongrede Cenubîgarbî Kafkas Hükûmeti Muvakkat-ı Millîyesi kuruldu. Önceleri bu oluşuma ses çıkarmayan İngilizler daha sonra geçici hükûmeti tanımayacaklarını belirterek Kars’ın Ermenilere verilmesini istediler. Bu gelişme doğrultusunda geçici hükûmet dağıtılarak Kars yöresi Ermenilere bırakıldı. Kısa sürede harekete geçen Ermeni kuvvetleri 17 Şubat 1920’de Çıldır’a kadar ilerlediler. Bu arada İngilizler,
KarsTürkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan il. Erzurum, Ağrı, Ardahan, Iğdır illeri ve Ermenistan sınırı ile çevrilidir. Trafik numarası 36’dır. Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir.

İsminin kökeni

Kars’ı İskitlerin “Karasak” boyları kurmuş ve kendi isimlerini bu şehre vermişlerdir. Zamanla, “Karsak” ismi halk diline “Kars” olarak yerleşmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Gürcü dilinde “kapı” mânâsına gelen “karis, kari, kalaki” kelimelerinden “Kapı Şehir”den
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Artvin bölgesinde Gürcüleri güçlendirmek istiyordu. Mütareke’den sonra
Artvin, Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan şehri. Dik bir yamaç üzerine kurulan, tarihi ve tabii güzellikleri ile göz kamaştıran Artvin; kuzeydoğusunda Gürcistan sınırı, güneydoğusunda Kars, güneyinde Erzurum, batısında Rize ile çevrilidir. Kuzeybatısında Karadeniz’e, ortalama 50 kilometrelik kıyısı vardır. İl toprakları 40°35’ ve 41°32’ kuzey enlemleri ile, 41°07’ ve 42°26’ doğu boylamları
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ardahan ve Batum’un da yönetimini üstlendiğini açıklayan “Kars Millî İslam Şûrası” adlı hükûmet, Gürcü birlikleri tarafından dağıtıldı. Bu arada
Ardahan Doğu Anadolu'da yer alan bir ilimiz. Kars iline bağlı ilçeyken 1992 senesinde il merkezi oldu. Artvin, Erzurum illeri ve Gürcistan sınırıyla çevrilidir. Trafik numarası 75'tir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Batum’daki “İslam Gürcistanı” adlı örgüt, bölgenin Gürcistan’a bağlanması için çalışıyordu. 1920’de İngilizlerin boşaltmasıyla Artvin, Ardanuç,
15. yüzyıldan 1878'e kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmış bir şehir olan Batum, bu zaman zarfında Müslüman oldu. Brest-Litovsk Antlaşması (1918) ile yeniden Türkiye'nin denetimine geçen Batum, Mondros Antlaşması sonrasında İngiltere tarafından işgal edildi ve iki yıl İngiliz işgal yönetimi altında kaldı. Türkiye, 1921'de Sovyetler Birliği ile imzaladığı Moskova Antlaşması ile Batum'u Gürcistan'a terketmeyi kabul ettiğinden bu yana Gürcistan'in bir parçası.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şavşat ve Batum’a Gürcü birlikleri girdi.

Bu gelişmeler sırasında
Artvin iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.317 kilometrekare, nüfusu 25.702 dir. Yüzeyi genel olarak dağlıktır. Hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır. Merkezi 1.748 nüfuslu Yeniköy kasabasıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mustafa Kemal, 15.Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’e, seferberliğin başlatılıp
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, 1881 - 1938 yılları arasında yaşamış ulusal önder. 1881 yılında Selanik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi 14-15. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleşti.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Dağıstan ve
Dağıstan Cumhuriyeti Rusya Federasyonu'na bağlı bulunmaktadır. 3 renkli olan Dağıstan Cumhuriyeti bayrağının üst kısmındaki yeşil şerit İslamiyeti, ortadaki mavi şerit Hazar Denizi ile gökyüzünü, alttaki şerit ise dostluğu sembolize etmektedir. Dağıstan Cumhuriyeti marşı Şirvani Calaev tarafından bestelenmiştir. Dağıstan Cumhuriyeti arması 20 Ekim 1994‘de Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Azerbaycan Hükûmetleri’yle ilişki kurulmasını istemesi üzerine gerekli hazırlıkları yapan 15. Kolordu, 4 tümen, 15.811 asker, 20.782 tüfek, 56 makineli tüfek ve 40 topla harekete hazır hâle getirildi. Kâzım Karabekir’in
Azerbaycan resmî adıyla Azerbaycan Cumhuriyeti (Azericesi: Azərbaycan Respublikası), Güney Kafkasya'da bir devlet. Kuzeyde Rusya, kuzey batıda Gürcistan, güney batıda Ermenistan, güneyde İran ve güney batıda Türkiye (Nahcivan sınırı) ile komşudur. Doğu sınırını Hazar Denizi çizmektedir. Bir kısmı Avrupa ve bir kısmı Asyadadır. Başkenti Bakü'dür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ankara Hükümeti’nden harekât izni istemesine karşın
Ankara Hükümeti, Kurtuluş Savaşı|Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara'daki hükümete verilen adlardan biridir. Ankara Hükümeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti olarak da bilinir.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

San Remo Konferansı’nın devam ediyor olması ve Sovyet Rusya Hükûmeti ile gerekli ilişkinin kurulamaması gibi gerekçelerle bir süre ertelenen harekât emri, San Remo Konferansı’nın sona ermesi ve
San Remo Konferansı, (1920) Birinci Dünya Savaşından sonra, 19-26 Nisan 1920’de, Osmanlı topraklarının paylaşılması ve Türkiye ile yapılacak olan Sevr Antlaşmasının şartlarını hazırlamak için, İtalya’nın San Remo şehrinde toplanan milletlerarası konferans.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Sovyet Rusya’nın

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ermenilere karşı girişilecek bir operasyonu engelleyeceğinin öğrenilmesi üzerine 20 Eylül 1920’de verildi. 28 Eylül 1920’de harekete geçen ordunun ertesi gün Sarıkamış’a girmesi üzerine direnemeyeceklerini anlayan Ermeniler geri çekildi. Daha sonra şiddetli çatışmalar başladı. Harekât devam ederken Ankara Hükûmeti, Gürcülere “Ardahan’a girilmeyeceği” garantisi verdi. Doğu Cephesi birlikleri direnişi kırarak 30 Ekim 1920’de
Ermeniler, çoğunluğu Ermenistan'da olmak üzere başta Rusya ve ABD'de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan halka verilen ad. Yeryüzünde çeşitli ülkelere dağılmış 7 milyon civarında Ermeni bulunduğu sanılmaktadır. Ermenistan'daki Ermeni nüfusu resmi rakamlara göre 3 milyon civarındadır. Türkiye'deki Ermeni nüfusu çeşitli kaynaklara göre 35.000 ila 50.000 olup hemen hemen hepsi İstanbul ilinde yaşamaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kars’a girdi. Ankara Hükûmeti’nin, Ermenilerin ateşkes isteğine karşı Gümrü’nün boşatılmasını şart koşması ve Ermenilerin bunu kabul etmemesi üzerine Türk birlikleri Iğdır’a girdiler. Sonuçta Ermenilerin ateşkesi kabul etmesiyle 2 Aralık 1920’de
KarsTürkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan il. Erzurum, Ağrı, Ardahan, Iğdır illeri ve Ermenistan sınırı ile çevrilidir. Trafik numarası 36’dır. Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir.

İsminin kökeni

Kars’ı İskitlerin “Karasak” boyları kurmuş ve kendi isimlerini bu şehre vermişlerdir. Zamanla, “Karsak” ismi halk diline “Kars” olarak yerleşmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Gürcü dilinde “kapı” mânâsına gelen “karis, kari, kalaki” kelimelerinden “Kapı Şehir”den
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Gümrü Antlaşması imzalandı.
Gümrü Antlaşması İstiklal Savaşında TBMM Hükumetiyle Ermenistan arasında 2 Aralık 1920’de imzalanan ve Ermenistan’la Türkiye arasındaki savaşı sona erdiren antlaşma. Bu antlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükumetinin imzaladığı ilk milletlerarası antlaşma olması bakımından önemlidir.Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ekim 1917 Devrimi üzerine Kafkas Cephesindeki Rus orduları işgal ettikleri doğu vilayetlerinden çekilince Ermeniler merkezi Erivan’da olan bir Cumhuriyet kurdu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kızılordu’nun Gürcistan’ı işgal etmesinin ardından 23 Şubat 1921’de Ardahan ve Artvin de Türk topraklarına katıldı. Doğu Cephesi harekâtının sona ermesiyle Artvin, Şavşat,
Kızıl Ordu, S.S.C.B.'nin ordusudur. Adının Kızıl olması, komünist rejimi korumasından dolayıdır. II. Dünya Savaşı'nda içine bütün halkı alarak ülkeyi Alman işgalinden kurtarmış ve ülkenin toparlanmasına yardım etmiştir. S.S.C.B.'nin 1991'deki yıkılışına kadar bütünlüğünü korumuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Posof, Ardahan, Kars,
Posof İlçesi eski çağ tarihinde yukarı Kur diye tabir edilen Kars'ın Çıldır,Ardahan ve Hanak,Artvin'in merkez dahil Ardanuç,Şavşat ve Boçka ilçelerini içine alan Kur ve Çoruh havalisindeki yerleşim birimidir.İlçenin varlığı 2700 yıl öncesine dayanır.M.Ö.680 yıllarında Kafkasların kuzeyinden gelen atlı göçebe İskit Türkleri havaliyi Urartulardan alarak 500 yıl hüküm sürmüşlerdir.Daha sonra Horasan havalisinden gelen Arsak Türkleri M.Ö.150-M.S.430 yılları arasında Posof'ta yaşamlarını sürdürmüşler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çıldır,
Kars iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.415 kilometrekare, nüfusu 29.595 tir. İlçe yüzeyi hafif meyilli...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Iğdır,
Iğdır Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Kars iline bağlıyken 27 Mayıs 1992’de il oldu. Kuzey ve doğusunda Ermenistan, güneydoğusunda Nahçivan ve İran, güney ve batısında Ağrı, kuzeybatısında Kars yer alır. Trafik plaka numarası 76’dır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tuzluca,
Kars iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1.912 kilometrekare, nüfusu 24.137 dir Yüzeyi tatlı meyilli, çıplak yamaç ve sırtlardan ibarettir. Tarım ve hayvancılık, halkın başlıca geçim kaynağıdır Merkezi 2.287 nüfuslu Tuzluca kasabasıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Sarıkamış ve
Sarıkamış (Ermenice : Sarighamish, Kurmanci : Qamuşan, Azerice : Sarigamiş) Doğu Anadolu Bölgesi'nde Kars iline bağlı bir ilçedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Oltu, Türk topraklarına katıldı. Harekâtın başarıyla sonuçlanmasından sonra Doğu Cephesi birlikleri Batı Cephesi’ne kaydırılarak Yunanlılara karşı mücadelede büyük başarı sağlandı.

Şark cephesi

Brest Litowsk Antlaşması'ndan sonra,

Erzurum iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 2.246 kilometrekare, nüfusu 28.896 dır. Yüzeyi, dalgalı, oldukça...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı İmparatorluğu 1878'de Ruslar'a kaybettikleri Batum, Kars, Ardahan'ı, plebisit yapılarak elde etme hakkını kazandı. Türk ordusu Nisan-Temmuz 1918 arasında Batum'dan Bakü'ya kadar olan yerlere girdi. Osmanlı Devleti buraları ele geçirir geçirmez Elviye-i Selase'de (Batum, Kars, Ardahan) plebisit yaptırdı. 14 Temmuz'da yapılan plebisitte 87.084 kişiden 84.124'ü Osmanlı Devleti lehinde oy kullandı. Fakat bu topraklar uzun süre elde tutulamadı. Mondros Ateşkesi hükümleri gereğince Türk kuvvetleri 1914 sınırlarına çekilerek buraları terk ettiler. Türk ordusu buradan çekilirken milis örgütler kurmuştu. "Milli Şüra" adını alan bu örgütlerin en etkilisi Kars'taki İslam Şurası idi. 5 Kasım 1918'de kurulan bu örgüt 17 Ocak 1919'da bir kongre toplayıp "Cenub-i Garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkate-i Milliyesi" adındaki Kağızman, Iğdır, Şavşat, Nahcıvan, Ordubad şehir ve kasabaları içine alan bu Hükümetin ağır silahları olmayan küçük bir ordusu da vardı. 13 Ocak 1919'da Kars'a giren İngilizler önce bu hükümete dokunmadılar. Fakat bir süre sonra Ermeni isteklerine uyan İngilizler, Geçici Hükümet'in Ermeniler'in geri dönmesini red etmesi ve İngiliz isteklerine karşı koyması üzerine 12 Nisan 1919'da Cihangiroğlu İbrahim Bey Hükümeti'ni dağıttılar üyelerini Malta'ya sürdüler. Bütün bölgenin yönetimine el koyacaklarını ilan ettiler. Fakat gerçekte yönetimi Ermeniler'e teslim ettiler. Ermeniler Erzurum ve Van'a kadar uzanan yerleri de istemeye başladılar Yörede inceleme yapmaya gelen General Harbord 22 Eylül 1919'da M. Kemal ile görüştü. Ermeni ve İngiliz iddialarının asılsızlığını gördü.

Ermeni Harekatı

B.M.M. nin açılışını izleyen tarihte bir yandan iç ayaklanmalar ülkeyi sarsarken, diğer yandan 22 Haziran'da Yunan ordusu saldırıya geçerek Bursa'yı aldı. Batıda bu gelişmeler sürerken, Doğu'da da Ermeni saldırıları tehlikeli boyutlara ulaşmıştı. Ermeniler Paris Barış Konferansı'na da başvurarak Türkiye'de 2.100.000 Ermeni bulunduğunu ileri sürerek "Altı Vileyet"e ek olarak, Adana, Mersin, İskenderun, Sivas, Tokat, Amasya, Trabzon ve hemen bütün Doğu Anadolu'yu içine alan toprakların kendilerine verilmesini istemişlerdi. Mondros Ateşkesi'nden sonra 9. Ordu kaldırılınca 15. Kolordu kurulmuştu. Kolordunun Komutanı Kazım Karabekir Paşa Ermeni saldırıları karşısında, Kars-Bakü yolunu açmak, Ermenilerin İslam halka yaptıkları zülmü durdurmak ve Ermenilerin saldırısına fırsat vermeden Elviye-i Selasiye'yi (Kars, Ardahan, Batum) ele geçirmek için hazırlıklara başladı. İstanbul'un işgali ve Doğu'nun Ermeniler'e verileceğinin duyulması üzerine buradaki Kürt aşiretleri, Karabekir'e başvurarak "Din ve vatan uğrunda açılacak mücadeleye katılamaya hazır olduklarını." bildirdiler.

Ermeniler'in müslümanlara karşı zulmü her geçen gün artıyordu. Bu sırada Kızılordu, Denikin ordusunu yenmiş ve Kafkasya yolu açılmıştı. Kızılordu'nun buraları işgali an meselesi idi. Bunun üzerine M. Kemal Paşa Karabekir'e düşüncesini sordu. Karabekir, fazla beklemeden Brest Litowsk'ta çizilmiş sınırlara kadar olan yerlerin (Kars, Ardahan, Batum) hemen işgali gerektiği yanıtını (28 Mart 1920) verdi. Bu sırada Ermeni konusu Paris ve San Remo'da gündeme gelmişti. Fakat İngiltere, konuyu eskisi kadar desteklemiyordu. A.B.D. Başkanı ise Ermeni mandası yanlısıydı. General Harbord bunun için 59.000 askere ve 750 milyon dolara ihtiyaç olduğunu bildirmişti. Büyük devletlerin Ermeni sorununu gündeme getirdiği bir sırada T.B.M.M. Ermeniler'e taarruz edilmesinin zararlı olacagını düşündü ve Kazım Karabekir'e saldırıyı ertelemesini bildirdi. Fakat Kızılordu'nun Kafkasya'ya girmesi üzerine T.B.M.M. Hükümeti taarruza karar verdi ve 9 Haziran 1920'de Doğu illerinde kısmi seferberlik ilan edildi. 15. Kolordu Komutanlığı, Doğu Cephesi Komutanlığı'na çevrildi ve yetkileri genişletildi. Bu sırada (15 Haziran) Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin'in mektubu geldi. Ruslarla başlayan iyi ilişkilerin bozulmaması için Ermeni harekatı yine ertelendi. Sovyetler Birliği ile görüşmelere giden Bekir Sami Bey Çiçerin'le görüştü. Çiçerin Kars, Ardahan, Batum'un Ermenilere geri verilmesini istedi. M. Kemal Paşa Misak-ı Milli sınırlarını parçalayan bu öneriyi geri çevirdi. Ermeniler de 12 Ağustos'tan itibaren Oltu bölgesinde saldırıya geçip,Türk halka zulme başladılar. Türk ordusuna da saldırmaktan çekinmiyorlardı. Durumu 23 Eylül'de T.B.M.M.'ne yazan Kazım Karabekir 27 Eylül'de karşı taarruza geçeceğini belirtti. Ermeniler zaten 24 Eylül tarihinde genel taarruza başlamışlardı. Türk ordusu 28 Eylül sabahı karşı taarruza başladı. 29 Eylül'de Sarıkamış kurtarıldı. Fakat Sovyetlerin alacağı durumun beklenmesi için ileri harekat durdu. Sovyetler eski görüşlerinde ısrar edince, M. Kemal, Misak-ı Milli'den ödün verilmeyeceğini bildirdi.

21. Ekim'de de Karabekir Paşa'nın isteği kabul edilerek, Ermeni ordusunu yok etmesi izni verildi. 28 Ekim'de yeniden taarruza başlayan Türk ordusu 30 Ekim'de Kars'ı geri aldı. Ermeni ordusu çok ağır bir yenilgiye uğratıldı. 1.100 ölü ve 1.500 esir verdiler ve ağır silahlarını bırakmak zorunda kaldılar. Misak-ı Milli sınırlarına ulaşan Türk ordusu ilerleyişini durdurdu. Ermeni siyasi varlığını ortadan kaldırmak amacında olmayan Türkiye, Taşnakların gücünü kırarak hedefine ulaşmıştş. Gümrü'yü de terk eden Ermeniler barış istemek zorunda kaldılar ve 17 Kasım'da Ateşkes kabul edildi. Gümrü'de başlayan görüşmeler sonunda 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imza edildi. T.B.M.M.'nin ilk askeri başarısı sonucu ilk anlaşması olan Gümrü ile Kars, Sarıkamış, Kağızman, Rulp ve Iğdır yeniden Türk topraklarına katıldı. Bu sırada B.M.M. Hükümeti Gürcistan'a bir nota vererek, Ardahan, Artvin ve Batum'un Türkiye'ye bırakılmasını sağladı.

Bu antlaşmanın imzalanması ile Türkiye Doğu Cephesinde üstün geldi. Barışın sağlanmasıyla, bu cepheden önemli sayıda asker, silah ve cephane Batı Cephesi'ne taşındı. 5 Aralık 1920'de Ermeni Hükümeti Sovyetleştirilince, burada Sovyetler egemen oldular. Sovyetler barış antlaşmasının değiştirilmesini istiyorlardı. Ankara bunu kesin bir şekilde red etti. Öyle görülüyordu ki, bu cephede kesin barış henüz sağlanmış değildi. Sovyet istekleri, Ermeni isteklerinden farksız olduğu için Türk-Ermeni sorununun yerini, Sovyetlerin Ermenistan'ı ele geçirmesinden sonra Türk-Sovyet sorunu aldı ve Moskova Antlaşması'na kadar sürdü.

Doğu Cephesi

Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kurtuluş Savaşı sırasında
Kurtuluş savaşı diyince ilk akla gelen İstiklal Harbimizdir. Ancak pek çok millet kurtuluş savaşı yapmıştır. Aşağıda bu başlıkları bulabilirsiniz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1919 -
1919 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1921 yılları arasında
1921 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
(24 Temmuz - 7 Kasım 1920) dahil olmak üzere, Doğu Anadolu ve Güney Kafkasya'da açılan savaş cephesi. Doğu Cephesinde askerî harekât, 1 Kasım l914 günü Rus Ordusunun sınırı geçmesiyle başladı. Bu cephede, Osmanlı devletinin 3. Ordusu bulunuyordu. 21 Kasım’da sınırı geçerek Erzurum istikametinde ilerleyen Rus kuvvetleri, önce Köprüköy ve ardından da Azap muharebelerini kaybederek geri çekilmek zorunda kaldı. Ancak Türk Ordusu da ağır zayiat verdiği için geri çekilen düşman takip edilemedi; daha elverişli bir arazide toplanmak, takviye kuvvetlerinin gelmesini beklemek ve yeni bir Rus taarruzunu karşılamaya hazır olmak amacı ile geri çekildi.

Avrupa’da savaşın mevzî harbine dönüşmesi ve Galiçya’da Avusturya’lıların Ruslar karşısında zor durumda kalmaları üzerine; Harbiye Nazırı ve Türk Başkomutan Vekili Enver Paşa, doğu cephesinde Rus kuvvetlerinin imhasını hedef alan büyük ölçüde kuşatıcı bir taarruza karar verdi. Bu amaçla 14 Aralık 1914’te Erzurum’a geldi. Taarruz için mevsimin uygun olmadığını ve bu nedenle bahara bırakılmasını isteyen 3 Ordu Komutanını görevden aldı. Ordu komutanlığını kendisi üstlendi. Savaş plânı, düşmanın cepheden ve yanlardan kuşatılarak imha edilmesi esasına dayanıyordu.

Tamamen karla örtülü çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide, o günün şartları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu hareket çok riskli idi. Nitekim Türk Kuvvetlerinin büyük bir kısmı donarak öldü. Sarıkamış’a girebilen çok az sayıda bir kuvvet de Ruslar tarafından geri atıldı. 3. Türk Ordusu tamamen elden çıktı. Bu savaşta Türklerden 60.000 asker kaybedilmiş, çok sayıda da esir verilmişti. Bu başarısızlık üzerine Doğu Anadolu’nun kapıları Rus ordularına açılmış oldu.

1915 Nisan sonlarında Rus ordusu tekrar taarruza geçti. Bu arada, Van bölgesindeki Ermeniler de ayaklanarak Türk ordusunu arkadan vurmaya başladılar. Bu durumda Osmanlı Devleti, Ermeni azınlığı, çıkartılan “Tehcir Kanunu” ile başka yerlere göç ettirerek buradaki Türk kuvvetlerinin arkasını sağlama almaya çalıştı.

1915 yılı sonunda doğudaki kuvvetlerinin sayısını 700.000’e çıkaran Ruslar karşı taarruza geçtiler ve Erzurum, Muş Rusların eline geçti. 1916 ve 1917 yıllarında cereyan eden savaşlar sonunda Doğu Anadolu’nun büyük bir kısmını işgal ettiler. Ruslar, Trabzon ve Erzincan’ı aldılar. 1917 Mart’ında başlayan Rus İhtilâli, cephedeki Rus kuvvetlerini de etkilemişti. Ekim 1917’de gerçekleştirdikleri bir ihtilalle Rusya’da ‚arlık rejimini yıkarak yönetimi ele geçiren Bolşevikler, savaştan çekilme kararı aldılar. Bunun üzerine, 16 Aralık 1917’de Ruslarla Erzincan Mütarekesi yapıldı. Bu mütarekeden sonra Rus kuvvetleri Doğu Anadolu’yu boşaltmaya başladılar. Rusların boşalttığı bu toprakları bu kez Ermeni birlikleri istila etti. Ermenilerin bölgedeki Türkleri toplu katliamlarla yok etmeye başlamaları üzerine; Şubat 1918’de başlarında ileri harekata geçen Türk ordusu, bütün Doğu Anadolu’yu istiladan kurtardı.

Sovyetlerle 3 Mart 1918’de yapılan Brest Litovsk Antlaşmasıyla Kars , Ardahan ve Batum vilayetleri Osmanlı Devleti’ne geri verildi. Bölgedeki Türk kuvvetleri Azerbaycan içlerinde Bakü’ye ve Hazar Denizi kıyılarına, İran içlerinde ise Tebriz’e kadar olan geniş bir sahayı ele geçirdi. Ancak, Mondros Mütarekesi’nden sonra, galip devletlerin baskısı üzerine, Türk Ordusu harbin başladığı yere 1914 hududuna çekildi ve İstiklâl Harbinin Doğu Cephesi de tekrar bu huduttan başladı.

Birinci Dünya Savaşı ve Ermeniler

Brest Litowsk Antlaşması'ndan sonra, Osmanlı İmparatorluğu 1878'de Ruslara kaybettikleri Batum, Kars, Ardahan'ı, plebisit yapılarak elde etme hakkını kazandı. Türk ordusu Nisan-Temmuz 1918 arasında Batum'dan Baku'ye kadar olan yerlere girdi. Osmanlı Devleti buraları ele geçirir geçirmez Elviye-i Selase'de (Batum, Kars, Ardahan) plebisit yaptırdı. 14 Temmuz'da yapılan plebisitte 87.084 kişiden 84.124'ü Osmanlı Devleti lehinde oy kullandı. Fakat bu topraklar uzun süre elde tutulamadı. Mondros Ateşkesi hükümleri gereğince Türk kuvvetleri 1914 sınırlarına çekilerek buraları terk ettiler. Türk ordusu buradan çekilirken milis örgütler kurmuştu. "Milli Şura" adını alan bu örgütlerin en etkilisi Kars'taki İslam Şurası idi. 5 Kasım 1918'de kurulan bu örgüt 17 Ocak 1919'da bir kongre toplayıp "Cenub-i Garbi Kafkas Hükümet-i Muvakkate-i Milliyesi" adındaki Kağızman, Iğdır, Şavşat, Nahcıvan, Ordubad şehir ve kasabaları içine alan bu Hükümetin ağır silahları olmayan küçük bir ordusu da vardı. 13 Ocak 1919'da Kars'a giren İngilizler önce bu hükümete dokunmadılar. Fakat bir süre sonra Ermeni isteklerine uyan İngilizler, Geçici Hükümet'in Ermenilerin geri dönmesini ret etmesi ve İngiliz isteklerine karşı koyması üzerine 12 Nisan 1919'da Cihangiroğlu İbrahim Bey Hükümeti'ni dağıttılar üyelerini Malta'ya sürdüler. Bütün bölgenin yönetimine el koyacaklarını ilan ettiler. Fakat gerçekte yönetimi Ermenilere teslim ettiler. Ermeniler Erzurum ve Van'a kadar uzanan yerleri de istemeye başladılar Yörede inceleme yapmaya gelen General Harbord 22 Eylül 1919'da M. Kemal ile görüştü. Ermeni ve İngiliz iddialarının asılsızlığını gördü.

Ermeni Harekatı

B.M.M. nin açılışını izleyen tarihte bir yandan iç ayaklanmalar ülkeyi sarsarken, diğer yandan 22 Haziran'da Yunan ordusu saldırıya geçerek Bursa'yı aldı. Batıda bu gelişmeler sürerken, Doğu'da da Ermeni saldırıları tehlikeli boyutlara ulaşmıştı. Ermeniler Paris Barış Konferansı'na da başvurarak Türkiye'de 2.100.000 Ermeni bulunduğunu ileri sürerek "Altı Vilayet"e ek olarak, Adana, Mersin, İskenderun, Sivas, Tokat, Amasya, Trabzon ve hemen bütün Doğu Anadolu'yu içine alan toprakların kendilerine verilmesini istemişlerdi. Mondros Ateşkesi'nden sonra 9. Ordu kaldırılınca 15. Kolordu kurulmuştu. Kolordunun Komutanı Kazım Karabekir Paşa Ermeni saldırıları karşısında, Kars-Baku yolunu açmak, Ermenilerin İslam halka yaptıkları zulmü durdurmak ve Ermenilerin saldırısına fırsat vermeden Elviye-i Selasiye'yi (Kars, Ardahan, Batum) ele geçirmek için hazırlıklara başladı. İstanbul'un işgali ve Doğu'nun Ermenilere verileceğinin duyulması üzerine buradaki Kürt aşiretleri, Karabekir'e başvurarak "Din ve vatan uğrunda açılacak mücadeleye katılamaya hazır olduklarını." bildirdiler.

Ermenilerin Müslümanlara karşı zulmü her geçen gün artıyordu. Bu sırada Kızılordu, Denikin ordusunu yenmiş ve Kafkasya yolu açılmıştı. Kızılordu'nun buraları işgali an meselesi idi. Bunun üzerine M. Kemal Paşa Karabekir'e düşüncesini sordu. Karabekir, fazla beklemeden Brest Litowsk'ta çizilmiş sınırlara kadar olan yerlerin (Kars, Ardahan, Batum) hemen işgali gerektiği yanıtını (28 Mart 1920) verdi. Bu sırada Ermeni konusu Paris ve San Remo'da gündeme gelmişti. Fakat İngiltere, konuyu eskisi kadar desteklemiyordu. A.B.D. Başkanı ise Ermeni mandası yanlısıydı. General Harbord bunun için 59.000 askere ve 750 milyon dolara ihtiyaç olduğunu bildirmişti. Büyük devletlerin Ermeni sorununu gündeme getirdiği bir sırada T.B.M.M. Ermenilere taarruz edilmesinin zararlı olacağını düşündü ve Kazım Karabekir'e saldırıyı ertelemesini bildirdi. Fakat Kızılordu'nun Kafkasya'ya girmesi üzerine T.B.M.M. Hükümeti taarruza karar verdi ve 9 Haziran 1920'de Doğu illerinde kısmi seferberlik ilan edildi. 15. Kolordu Komutanlığı, Doğu Cephesi Komutanlığı'na çevrildi ve yetkileri genişletildi. Bu sırada (15 Haziran) Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin'in mektubu geldi. Ruslarla başlayan iyi ilişkilerin bozulmaması için Ermeni harekatı yine ertelendi. Sovyetler Birliği ile görüşmelere giden Bekir Sami Bey Çiçerin'le görüştü. Çiçerin Kars, Ardahan, Batum'un Ermenilere geri verilmesini istedi. M. Kemal Paşa Misak-ı Milli sınırlarını parçalayan bu öneriyi geri çevirdi. Ermeniler de 12 Ağustos'tan itibaren Oltu bölgesinde saldırıya geçip,Türk halka zulme başladılar. Türk ordusuna da saldırmaktan çekinmiyorlardı. Durumu 23 Eylül'de T.B.M.M.'ne yazan Kazım Karabekir 27 Eylül'de karşı taarruza geçeceğini belirtti. Ermeniler zaten 24 Eylül tarihinde genel taarruza başlamışlardı. Türk ordusu 28 Eylül sabahı karşı taarruza başladı. 29 Eylül'de Sarıkamış kurtarıldı. Fakat Sovyetlerin alacağı durumun beklenmesi için ileri harekat durdu. Sovyetler eski görüşlerinde ısrar edince, M. Kemal, Misak-ı Milli'den ödün verilmeyeceğini bildirdi.

21. Ekim'de de Karabekir Paşa'nın isteği kabul edilerek, Ermeni ordusunu yok etmesi izni verildi. 28 Ekim'de yeniden taarruza başlayan Türk ordusu 30 Ekim'de Kars'ı geri aldı. Ermeni ordusu çok ağır bir yenilgiye uğratıldı. 1.100 ölü ve 1.500 esir verdiler ve ağır silahlarını bırakmak zorunda kaldılar. Misak-ı Milli sınırlarına ulaşan Türk ordusu ilerleyişini durdurdu. Ermeni siyasi varlığını ortadan kaldırmak amacında olmayan Türkiye, Taşnakların gücünü kırarak hedefine ulaşmıştı. Gümrü'yü de terk eden Ermeniler barış istemek zorunda kaldılar ve 17 Kasım'da Ateşkes kabul edildi. Gümrü'de başlayan görüşmeler sonunda 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imza edildi. T.B.M.M.'nin ilk askeri başarısı sonucu ilk anlaşması olan Gümrü ile Kars, Sarıkamış, Kağızman, Rulp ve Iğdır yeniden Türk topraklarına katıldı. Bu sırada B.M.M. Hükümeti Gürcistan'a bir nota vererek, Ardahan, Artvin ve Batum'un Türkiye'ye bırakılmasını sağladı.

Bu antlaşmanın imzalanması ile Türkiye Doğu Cephesinde üstün geldi. Barışın sağlanmasıyla, bu cepheden önemli sayıda asker, silah ve cephane Batı Cephesi'ne taşındı. 5 Aralık 1920'de Ermeni Hükümeti Sovyetleştirilince, burada Sovyetler egemen oldular. Sovyetler barış antlaşmasının değiştirilmesini istiyorlardı. Ankara bunu kesin bir şekilde ret etti. Öyle görülüyordu ki, bu cephede kesin barış henüz sağlanmış değildi. Sovyet istekleri, Ermeni isteklerinden farksız olduğu için Türk-Ermeni sorununun yerini, Sovyetlerin Ermenistan'ı ele geçirmesinden sonra Türk-Sovyet sorunu aldı ve Moskova Antlaşması'na kadar sürdü.

  • Ergün AYBARS, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1, Ege Ün. Basımevi, İzmir, 1986, ss. 260-262

    Bu yazı
    Kafkasya Karadeniz’in kuzeydoğusundaki Taman Yarımadasından, Hazar Denizinin batısındaki Apşeron Yarımadasına kadar uzanan dağlık bölgeye verilen ad. Yaklaşık 379.880 km2 alanı kaplayan bu bölge Kafkas dağlarıyla ikiye bölünmüştür. Kuzeyde kalan kısma Kuzey Kafkasya veya Sirkafkasiyen (Kafkasönü), güneyde kalan kısma ise Transkafkasya (Kafkasardı) adı verilmektedir. Kuzey kafkasya bölgesinde çoğu tahıl ekimi yapılan geniş düzlükler vardır. Transkafkasya ise benzer düzlükler ve Küçük Kafka
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı serisinin bir parçasıdır:

    Türk Kurtuluş Savaşı serisi aşağıdaki aşamalardan / başlıklardan oluşmaktadır:

    Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun Müttefik devletlerince işgali sonucunda Misak-ı Milli sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadelenin adıdır. Ayrıca İstiklal Harbi ya da Milli Mücadele olarak da bilinir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İngiliz işgalleri |
    İtilaf Devletleri, bir yandan Boğazları işgal ederken, bir yandan da İstanbul'da karargah kurarak, Osmanlı Hükümetini dolaylı da olsa etki altına almışlardı. Daha sonra, İngilizlerle Fransızlar planlarına uygun olarak Orta Doğu'yı paylaştılar. Bir yandan da Anadolu'da kendilerine ayırdıkları bölgelerin stratejik bakımdan önemli olan yerlerini ufak birliklerle denetim altına aldılar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Fransız işgalleri |

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İtalyan işgalleri | Yunan işgalleri | İzmir'in işgal edilmesi | İzmir'in işgaline tepkiler | Ermeni ve Gürcü işgalleri | Mustafa Kemal'in İstanbul'a gelmesi | Mustafa Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi | Amasya Genelgesi | Erzurum Kongresi | Balıkesir Kongresi | Alaşehir Kongresi | Sivas Kongresi | Amasya Protokolü | Kuvay-i Milliye | Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti Ankara'da | Son Osmanlı Meclisi | İstanbul'un işgali | TBMM'nin kuruluşu | Düzenli ordunun kurulması | İlk anayasanın kabulü | İstiklâl Marşı'nın kabulü | Cephelerin kurulması | İç Cephe - Ayaklanmalar | Doğu Cephesi | Trakya Cephesi | Güney Cephesi | Batı Cephesi | Ordunun teşkilatlandırılması | I. İnönü Savaşı | II. İnönü Savaşı | Kütahya - Eskişehir Savaşı | Sakarya Meydan Muhaberesi | Büyük Taarruza hazırlık | Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi | Paris Konferansı | Gümrü Barış Anlaşması | Londra Konferansı | Moskova Antlaşması | Kars Antlaşması | Ankara Antlaşması | Mudanya Ateşkes Antlaşması | Lozan Barış Antlaşması | Kurtuluş Savaşı'nın yöntemi | Kurtuluş Savaşı'nın kaynakları | Başkomutanlık Kanunu | Büyük Millet Meclisinin yapısı | Tekalif-i Milliye Emirleri | Kurtuluş Savaşı ve dış ilişkiler | İstiklal Mahkemeleri | Azınlık Dernekleri | Zararlı Dernekler | Yararlı Dernekler | Misak-ı Milli | İstanbul Hükümeti'nin Mustafa Kemal'e karşı mücadele kararı




    Yorumlar - Lütfen konu (Doğu Cephesi) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.