Edebiyat kuramları

Edebiyatın belli kural ve ölçülere göre yapılan bir üretim mi, yoksa özgür bir yaratış mı; yazarın, yazacağı yapıtın bütün yönlerini önceden tasarlayan bir teknisyen mi, yoksa yazdığı metni tam olarak denetleyemeyen ve sonunda önceden göremediği bir ürün ortaya koyan bir yaratıcı mı; edebiyatta önemli olanın kurgu ve yapı mı, yoksa insanın iç gerçeğinin dışa vurulması mı olduğu gibi birbirine bağlı sorulara verilen yanıtlar, Batı'da Eski Yunan toplumundan beri, edebiyatçıları iki ana kampa ayı

Edebiyat kuramları hakkında ansiklopedik bilgi

Edebiyatın belli kural ve ölçülere göre yapılan bir üretim mi, yoksa özgür bir yaratış mı; yazarın, yazacağı yapıtın bütün yönlerini önceden tasarlayan bir "teknisyen" mi, yoksa yazdığı metni tam olarak denetleyemeyen ve sonunda önceden göremediği bir ürün ortaya koyan bir yaratıcı mı; edebiyatta önemli olanın kurgu ve yapı mı, yoksa insanın iç gerçeğinin dışa vurulması mı olduğu gibi birbirine bağlı sorulara verilen yanıtlar, Batı'da Eski Yunan toplumundan beri, edebiyatçıları iki ana kampa ayırmıştır.

Kurgucu ya da yapıcı anlayışın ilk sistemli temsilcisi Anstoteles'tır. Aristoteles, Peri poetikes (Poetika) adlı yapıtında tragedyanın kuruluşuyla ve yapısıyla ilgilenmiş, dile getirme ya da dışavurma boyutunu ikinci plana atmıştır. Aristoteles için önemli olan, yapıtın belli kurallara uyması, malzemesini bu kural ve ölçülere göre işlemesi ve kurmasıdır. Sanatın dışavurma boyutunu öne çıkaran eğilimin ilk temsilcisi ise, İŞ 1. yüzyıla ait Peri hypsous (Yücelik Üzerine) adlı yapıtın yazarı olduğu sanılan Longi-nus'tur. Bu yapıtta bir edebi ürünü "büyük" yapan öğenin, içerdiği "coşku yükü" olduğu öne sürülür. Bu karşıtlık, değişik dönemlerde değişik biçimler içinde bütün Batı edebiyatını belirlemiştir. Rönesans'ın başında skolastik felsefe ile hümanizm arasındaki; 17. yüzyıldan sonra yeni-klasik akım ile romantizm arasındaki; 20. yüzyıl başında kübizm ile dışavurumculuk arasındaki çatışma hep bu karşıtlığın çevresinde gelişmiştir.

Bununla birlikte, büyük yapıtlann bu karşıtlığı aşarak kurgu ve dışavurum öğelerini dengelediği de söylenmelidir. Örneğin 20. yüzyıl edebiyatının en özgün yapıtlarından bin sayılan James Joyce'un Ulysses'i, hem çok sağlam ve inceden inceye hesaplanmış bir kuruluşa sahiptir, hem de bireyin yaşamındaki en derin, en bulanık ruhsal deneyimleri dile getirir.



Yorumlar - Lütfen konu (Edebiyat kuramları) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.