Elektronik ticaret

Elektronik ticaret ya da kısaca e-ticaret, 1995 yılından sonra İnternet kullanımının artmasıyla ortaya çıkan, ticaretin elektronik ortamda yapılması kavramıdır.

Elektronik ticaret hakkında ansiklopedik bilgi

Elektronik ticaret, 20. yüzyılın son döneminde bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim ve gelişmelere paralel bir şekilde ve giderek artan ölçüde dünya genelinde tartışılan bir kavram olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Elektronik ticareti, basit anlamda, ürünlerin telekomünikasyon şebekeleri aracılığıyla üretilmesi, reklamının, satışının ve dağıtımının yapılması olarak tanımlamak mümkündür.

Elektronik ticaret çerçevesinde yaşanan gelişmeler sonucunda, pek çok ülke, uluslararası örgüt ve kuruluş, elektronik ticaret ve bu alanla bağlantılı konuları gündemlerine almışlar ve elektronik ticaret olgusunu çeşitli yönleriyle araştırmaya başlamışlardır.

Sözkonusu örgüt ve kuruluşlar arasında, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD), Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC), Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL), Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) ve Dünya Bankası'nı saymak mümkündür.

Bu yazıda öncelikle, genel başlıkları itibariyle, Elektronik Ticaretin Temel Araçları, Elektronik Ticaret ve İnternet'in Ekonomik Yönü, Elektronik Ticaretin Artan Önemi ve Elektronik Ticarette Karşılaşılan Siyasi Güçlükler konularına değinilecektir.

Daha sonra, günümüzde uluslararası ticareti serbestleştirmek ve öngörülebilir bir ortamda gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla bağlayıcı kural ve disiplinler yaratan DTÖ bünyesinde elektronik ticarete ilişkin yaşanan gelişmeler ele alınacaktır.

Yazının son bölümünde ise, elektronik ticaret alanında ülkemizde yürütülmekte olan çalışmalara değinilecektir.

I-Elektronik Ticaretin Temel Araçları:

Telefon, faks televizyon, elektronik ödeme ve para transfer sistemleri, Elektronik Veri Değişimi Sistemi (Electronic Data Interchange/EDI) ve internet elektronik ticaretin yapılabilmesini sağlayan altı temel araç olarak sayılmaktadır.

EDI sistemi ve internet, elektronik ticaret açısından diğer dört klasik araca göre farklı bir konuma sahiptir. Ticaret yapan iki firma arasında insan faktörü olmaksızın bilgisayarlar aracılığıyla belge ve bilgi değişimini sağlayabilen EDI sistemi elektronik ticaretin önemli bir aracıdır. EDI sistemi, bu aşamada ekipman ve bağlanma maliyetinin yüksekliği nedeniyle yaygın olmamakla beraber, kendine ait telekomünikasyon altyapısı bulunan bir şebekedir.

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU)'nin 1997 verilerine göre, dünya genelinde 5000 bin firma EDI'dan yararlanmaktadır. ABD'deki 6 milyon firmadan 200 bini 1996 yılı itibariyle bu sistemi kullanmıştır. 2000 yılında ABD'deki ticaretin yaklaşık %30 veya 40'ı bu sistem aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Diğer yandan, EDI sisteminin internet üzerinden kullanılabilmesi, küçük ve orta ölçekli firmalara bu sisteme ucuz olarak girebilme imkanı tanıyacaktır.

Yukarıda sayılan altı temel araç arasında internet, elektronik ticaret açısından en etkin araç olarak kabul edilmektedir. Bir hizmetin üretiminin, reklamının, satın alımının, ödemesinin ve teslimatının yalnızca internet aracılığıyla yapılması mümkündür. İnterneti diğer araçlar arasında daha etkin duruma getiren başka özellikler ise, internetin ses, görüntü ve yazılı bir metni iletebilme işlemlerini aynı anda ve daha hızlı yapabilmesidir. Diğer yandan, internet aracılığıyla yapılan bu işlemlerin maliyeti diğer araçlarınkine oranla bir hayli düşüktür.

1991 yılında 4.5 milyon, 1996 yılında ise 60 milyon kişi tarafından kullanılan internetin kullanıcı sayısının, 2001 yılı sonunda 300 milyon kişiye ulaşması beklenmektedir.

İnternetin tüm bu avantajlarına rağmen, gelecekte hangi aracın veya araçlar kombinasyonunun elektronik ticareti yönlendireceğini şu aşamada kestirebilmek güçtür. Zira, internet ile rekabet edebilmek için klasik araçların kullanım ücretlerinin düşürülmesi ve sundukları hizmetin alanının genişletilmesi ile kalitesinin yükseltilmesi sözkonusu olabilir. Bu belirsizliğe rağmen, elektronik ticaretin daha çok internet üzerinden gerçekleşeceğine dair işaretler daha fazladır.

II-Elektronik Ticaret ve İnternetin Ekonomik Yönü:

Elektronik ticaretin sağladığı potansiyel yararların geliştirilmesi ekonomik anlamda iki açıdan ele alınmaktadır:

i)Elektronik ticaret ve internet hizmetlerinin elde edilmesi ve bunların geliştirilmesi için gerekli koşullar, ii)elektronik ticaret ve internetin ilgili sektörler üzerinde olabilecek etkileri.

Birinci hususta, ihtiyaç duyulan teknik altyapı ve bu altyapıya giriş için gerekli olan araçlar ile teknolojik gelişmenin, elektronik ticaret ve internet hizmetlerinin arzındaki maliyet etkinliğine katkısı ele alınmalıdır. İkinci hususta ise, elektronik ticaret ile internetin değişik piyasalardaki mal ve hizmetlerin arz-talep dengesini nasıl etkilediği, değişik endüstrilerdeki pazar yapısı ve rekabet unsurları üzerindeki etkileri irdelenmelidir.

Elektronik ticaretin yaygınlaşması ile, işlem ve üretim maliyetlerinin düşmesi, pazara giriş ve rekabetin artması öngörülmektedir. Bunun sonucu olarak da, mal ve hizmetlerin fiyatlarının düşmesi, kalitesinin artması, yeni ve farklı ürünlerin ortaya çıkması, dolayısıyla ekonomik büyüme ve refahın artması beklenmektedir.

III-Elektronik Ticaretin Artan Önemi:

2001 yılında kullanılan normal ve mobil telefon hatlarının sayısının 1.4 milyara ulaşması beklenmekte, halen kullanılan televizyon sayısının 1 milyar civarında olduğu hesaplanmakta ve 2001 yılında internet kullanıcılarının sayısının 300 milyon kişiye ulaşması öngörülmektedir. Bu itibarla, elektronik ticaretin gelecekte önemli bir paya sahip olacağı tahmin edilmektedir.

Bir araştırmaya göre, 2007 yılında bireysel tüketici alımlarının %26'sının elektronik olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

"Activ Media" ve "IDC" adlı iki Amerikan araştırma şirketinin çalışmalarına göre, 1996 yılında internet aracılığıyla yapılan dünya genelindeki satışlar 2-3 milyar Dolar civarında gerçekleşmiştir. Bu hacmin, 2001 yılında 200-300 milyar Dolar civarına ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Bu aşamada, internet aracılığıyla yapılan ticarette ABD başı çekmektedir. Ancak, diğer bölgelerin ileride ABD'yi yakalaması söz konusudur. ITU'nun verilerine göre, dünya genelindeki mevcut web sitelerinin, %70'i ABD'de, %8'i Kanada'da, %14'ü Avrupa'da, %4'ü Asya-Pasifik'te ve %2.3'ü de Latin Amerika ve Afrika'da bulunmaktadır.

1993-1996 yılları arasında web sitelerindeki en büyük artış, Afrika, Asya ve Latin Amerika'da yaşanmıştır. Avrupa ve Asya'daki internet kullanıcılarının sayısı 2000 yılına kadar sırasıyla %25 ve %15 oranlarında artış göstermiştir.

İnternet aracılığıyla sağlanan katma değer, 2000 yılında ABD'nin GSMH'nın %1'ine tekabül edecek şekilde yaklaşık 100 milyar Dolara ulaşmıştır. Bu değerin, 2010 yılında Japonya'da %2.5 oranında, Avrupa Birliği'nde ise 2008 yılında %3-7 arasında gerçekleşeceği öngörülmektedir.

Elektronik ticaret ve internetteki hızlı büyüme, bilgisayar aksamı ve bilgi programlarına olan talebi arttıracağı gibi, çeşitli sektörlerde de önemli değişikliklere yol açabilecektir.

Örneğin, 2000 yılında kitap satışlarının %8'inin, araba satın alınmasına ilişkin kararların ise %25'inin İnternet aracılığıyla gerçekleştiği tahmin edilmektedir.

Sektörel bazda, mali hizmetler, telekomünikasyon, reklamcılık, seyahat ve bazı mesleki (mimarlık, avukatlık, doktorluk) hizmet sektörlerinin internet aracılığıyla elektronik ticarete daha kolay uyum sağlaması ve paylarını artırması da beklenmektedir.

IV-Elektronik Ticarette Karşılaşılan Siyasi Güçlükler:

Elektronik ticaretin kolaylaştırılabilmesini teminen belirli konularda, özel sektörün çabalarına ilaveten hükümetlerin de müdahalesini gerektiren bazı düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzenlemelerin gerekli olduğu alanlar şunlardır: a) telekomünikasyon altyapısına giriş kolaylığı sağlanması, b) internet işlemleri için yasal ve düzenleyici bir çerçeve oluşturulması, c) işlemlerin güvenlik ve gizliliğinin sağlanması, d) işlemlerin vergilendirilmesine ilişkin hususların ele alınması, e) gelişmekte olan ülkelerin elektronik ticaretten faydalanmalarını artırmak yönünde altyapı, ekipman ve eğitim sorunlarının aşılmasına yönelik çalışmaların başlatılması.

Telekomünikasyon altyapısına girişte karşılaşılan zorlukların başında, altyapı kurucusu ve hizmet sunucularının tekel olarak faaliyet göstermesi, dolayısıyla, altyapıya giriş ve kullanım maliyetlerinin yüksek olması gelmektedir. Bu alanda rekabetin artırılması gerek giriş, gerek kullanım fiyatlarının makul seviyelere indirilmesini sağlayacaktır.

İnternet işlemleri için yasal ve düzenleyici bir çerçeve oluşturulması, internet aracılığıyla yapılan ticari işlemlerde karşılaşılan bazı zorluklara (elektronik imzaların, sözleşmelerin ifasına yönelik belgelerin kabul edilebilirliği gibi) ilişkin tartışmaların çözümlenmesi açısından gereklidir. Ayrıca, internet aracılığıyla ticareti yapılan ürünlerin telif haklarının korunması ile gayri kanuni ve zararlı muhtevaya sahip bilgi ve ürünlerin işlemlerinin kontrolü de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bu aşamada uluslararası alanda, çocuk pornografisi içerikli ürünler ile bomba yapımı, kimyasal silahların nasıl üretilebileceği gibi bilgilere internette yer verilmemesine dair genel bir uzlaşma mevcuttur.

İnternet aracılığıyla gerçekleştirilen ticari işlemlerde, ürünün tüketiminin nerede ve kim tarafından yapıldığı, hukuki anlamda fiziksel mevcudiyet ve işyerinin bulunduğu yer gibi hususlar gözönüne alındığında, gerek katma değer gerek kurumlar vergilerinin toplanabilmesi açısından zorluklar bulunmaktadır.

Gelişmekte olan ülkeler açısından, gelir seviyesinin düşük olması bu ülkelerde internete, dolayısıyla elektronik ticaret faaliyetlerine etkin katılımı engellemektedir. Bu sorunlara ilaveten, eski altyapıların mevcudiyetini, yüksek ücretli ancak düşük kaliteli hizmet sunumunu ve yetişmiş eleman azlığını saymak mümkündür.

V-Elektronik Ticaret ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ):

DTÖ müktesebatında yeralan birtakım anlaşmalar, elektronik ticaret konusunun DTÖ bünyesinde ele alınmasına olanak sağlamaktadır. Elektronik ticarete ilişkin pazara giriş konuları, Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ve Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPs) çerçevesinde ele alınmaktadır.

İnternet aracılığıyla elektronik ticarete katılabilmek için telekomünikasyon altyapısına giriş önem arzetmektedir. Bu çerçevede, 1996 yılında imzalanan DTÖ Bilgi Teknolojisi Anlaşması, yine 1997 yılı içinde DTÖ Hizmetler Ticareti Konseyi bünyesinde yürütülen müzakereler sonucunda Temel Telekomünikasyon Hizmetlerine ilişkin üye ülkelerin pazara giriş, ulusal muamele ve düzenleyici ilkeler konusunda sunmuş oldukları taahhütler ve GATS'ın Telekomünikasyon Eki'ndeki hükümler, sözkonusu altyapıya giriş imkanları tanımaktadır.

Ticaretin serbestleştirilmesi ilkesi çerçevesinde, elektronik ticaretin serbestleştirilebilmesi bakımından, GATS'ın 1. maddesinde hizmetin a)bir üye ülkeden herhangi bir diğer üye ülkeye, b)bir üye ülkeden herhangi bir diğer üyenin hizmet tüketicisine arzını öngören hükümler gerekli zemini teşkil etmektedir.

DTÖ Mal Ticareti Konseyi bünyesindeki ticareti kolaylaştırma çalışmaları, elektronik ticaret ile ilgilidir.

Elektronik teknolojinin artan kullanımı, hükümetlerin satın alma yöntemlerinde değişikliğe yol açabilecektir. Hükümetlerin, kamu alımlarına ilişkin ilan, satın alma, seçme, ödeme hatta teslimat işlemlerini elektronik olarak yapabilmesini sağlayabilecektir.

DTÖ'nün Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPs) ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) bünyesinde benimsenen Telif Hakları Antlaşması ile İcralar ve Fonogramlar Antlaşması, elektronik ticaretle doğrudan ilgili bulunmaktadır; zira, elektronik ticaretin gelişmesi bakımından, internet aracılığıyla ticareti yapılabilen bazı ürünlerin (kitap, film, CD'ler v.s.) telif ve komşu hakları ile ticari markalarının korunması önem arzetmektedir.

Elektronik ticarete ilişkin pazara giriş konusu DTÖ bünyesinde ilk kez 1998 yılı içerisinde tartışılmaya başlanmıştır. ABD'nin 19 Şubat 1998 tarihli Genel Konsey toplantısında sunmuş olduğu öneri, bu konuda ilk adımı teşkil etmiştir.

ABD sözkonusu önerisiyle, DTÖ üyesi hiçbir ülkenin, elektronik olarak teslimatı yapılabilen ürünlerden gümrük vergisi almadığını, dolayısıyla, "standstill (moratoryum)" olarak adlandırılan bu uygulamanın mevcut haliyle sürdürülmesi yönünde DTÖ içerisinde çoktaraflı bir anlaşmaya varılmasını teklif etmiştir.

ABD mevcut pozisyonunu bir adım daha ileriye götürerek sözkonusu önerisi doğrultusunda, 1998 yılı Mayıs ayında Cenevre'de yapılacak DTÖ II. Bakanlar Konferansı sırasında bir karar alınmasını talep etmiştir.

ABD'nin bu yaklaşımı, DTÖ platformunda çetin ve yoğun bir müzakere süreci başlatmıştır. Sözkonusu müzakereler sonucunda varılan mutabakat üzerine, II. Bakanlar Konferansı sonrasında yayınlanan bir siyasi deklarasyonla, "standstill" uygulamasının III. Bakanlar Konferansı'nın yapılacağı Aralık 1999 tarihine kadar sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Diğer yandan anılan deklarasyonla, DTÖ Genel Konseyi bünyesinde bir çalışma programı oluşturulması ve bu program ile elektronik ticaretle bağlantılı olabilecek tüm ticari konuların DTÖ içinde incelenmesi hususlarında mutabakata varılmıştır.

Bu bağlamda Genel Konsey, DTÖ Hizmetler Ticareti, Mal Ticareti ve TRIPs Konseyleri ile Ticaret ve Kalkınma Komitesi'nin Elektronik Ticaretin kendi faaliyet alanları ile ilgili bağlantılarını araştırmak ve sonuçlarını Genel Konsey'e bildirmekle görevlendirilmiştir.

Son aşamada ise Genel Konsey'in, yürütülecek çalışma programındaki gelişmelere bağlı olarak elektronik ticaret konusunda DTÖ bünyesinde neler yapılabileceğine dair tavsiyeleri içeren bir raporu III. Bakanlar Konferansı'na sunması kararlaştırılmıştır.

Ancak, 1999 Aralık ayında ABD'nin Seattle kentinde gerçekleştirilen DTÖ III. Bakanlar Konferansı'nın sonuçsuz kalması nedeniyle gerek çalışma programı, gerek "standstill" uygulaması konusunda bir belirsizlik ortaya çıkmıştır. Esasen, "standstill" uygulaması fiilen devam etmektedir.

III. Bakanlar Konferansı sonrasında gelinen bu aşamada, DTÖ bünyesindeki elektronik ticaret konusundaki çalışmaları hızlandırmak amacıyla yeni bir "ad hoc" organ olarak "Elektronik Ticaret Görev Gücü" kurulmasına ilişkin gayri resmi müzakereler sürmektedir.

Her ne kadar, diğer uluslararası ticaretle bağlantılı konularda olduğu gibi Seattle Konferansı sonrasında elektronik ticaret konusunda da henüz açık bir sonuca ulaşılamamışsa da, gittikçe artan ticari önemi, ekonomik boyutunun büyüklüğü ve resmi olarak DTÖ gündemine oturmuş olması nedenlerinden ötürü, DTÖ bünyesinde elektronik ticarete ilişkin hukuki altyapının oluşturulması çabaları, artık geriye döndürülmesi zor bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.

VI-Elektronik Ticaret ve Türkiye'de Yürütülen Çalışmalar:

Elektronik Ticaret konusunda dünya genelinde yaşanan gelişmelere ülkemizin de uyum sağlamak zorunluluğu çerçevesinde ulusal bir strateji belirlenmesi amacıyla, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun 1997 Ağustos ayı içerisinde yaptığı toplantıda, Türkiye'de elektronik ticaretin yaygınlaştırılmasına ilişkin bir karar alınmıştır.

Sözkonusu karar uyarınca, eşgüdüm görevini Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın, sekretarya hizmetlerinin ise TÜBİTAK-BİLTEN'in yürüteceği bir Elektronik Ticaret Koordinasyon Kurulu (ETKK) oluşturulmuştur.

ETKK, ilk toplantısını 16 Şubat 1998 tarihinde gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda, elektronik ticaretin geliştirilmesine ilişkin çalışmaların verimli bir şekilde sürdürülebilmesi için Teknik, Hukuk ve Finans adı altında, toplantıya katılan kuruluş temsilcileri arasından üç ayrı Çalışma Grubu oluşturulmuştur.

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun 1998 tarihli toplantısında alınan yeni bir kararla, Türkiye'de elektronik ticaretin yaygınlaştırılmasına yönelik düzenlemeler tamamlanıncaya kadar ETKK'nın görevini sürdürmesine ve bir eylem planı hazırlamasına karar verilmiştir.

ETKK bünyesinde hazırlık çalışmaları başlatılan eylem planı çerçevesinde bir pilot projeye de yer verilmiştir. Sözkonusu projeyle, dünya standartları gözönünde bulundurularak, ülkemizde kişilerin sayısal imza kullanmak suretiyle elektronik ticaret yapabilmeleri öngörülmektedir. Diğer yandan bu projeyle, internet üzerinde bilginin gizliliği, bütünlüğü ve kimin tarafından gönderildiğinin doğrulanması sağlanarak bir güven ortamı oluşturulması ve bu gerçek ortamda elektronik ticaretin teknik, finansal ve yasal boyutlarının belirlenerek sınanması hedeflenmektedir.

Yukarıda belirtilen gelişmeler çerçevesinde, elektronik ticaret konusunda ülkemizdeki çalışmalar zamanlıca başlatılmıştır ve halen sürdürülmektedir. Ancak, kamu sektöründe başlatılmış olan bu çalışmaların özel sektörümüzün de etkin katılımıyla yürütülmesinde sayısız yarar bulunmaktadır. Zira, uluslararası ticaretten daha fazla pay alınabilmesinde etkin bir araç olarak görülen elektronik ticaret alanındaki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve uygulamaya sokulması, yabancı pazarlara giriş olanaklarının geliştirilmesini de beraberinde getirmektedir.

Murat Ahmet YÖRÜK



Yorumlar - Lütfen konu (Elektronik ticaret) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.