Fatih

Fatih İstanbul'un ilçelerinden biri. İstanbul'un ilk büyük cami ve imaretinin çevresinde oluşan ve şehri 'fetheden sultanın lakabını taşıyan semt, Türk döneminin en ünlü ve simgesel nitelikli yerleşim alanlarından biridir.

Fatih İstanbul'un ilçelerinden biri. İstanbul'un ilk büyük cami ve imaretinin çevresinde oluşan ve şehri 'fetheden sultanın lakabını taşıyan semt, Türk döneminin en ünlü ve simgesel nitelikli yerleşim alanlarından biridir. İkincil nitelikteki semtler sayılmazsa, Fatih, güneybatıda
İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan şehir, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye'nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bayrampaşa vadisine inen yamaçlarla Atikali ve Yeni Odalar (yeniçeri kışlaları) önündeki Etmeydanı ve Horhor Semtleri ile Aksaray'a bağlanır. Doğuda Saraçhane başı'ndan
Bayrampaşa, İstanbul’un Avrupa yakasında, son yirmi yılda hızlı gelişme göstermiş işçi nüfusunun yoğun olduğu bir ilçedir. Nüfusu 246.006 yüzölçümü ise 990 hektardır. Bugünkü Bayrampaşa İlçesi’nin bulunduğu topraklar Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u kuşatması sırasında askeri yığınak yeri ve karargah olarak seçilmiştir. İstanbul’un alınmasından sonra bu toprakların bir bölümü bağ ve bahçe tarımına ayrıldı. Büyük bir bölümü ormanlık ve fundalıklarla kaplıydı. 1927&#
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şehzadebaşı ve
Şehzadebaşı İstanbul Fatih ilçesinde bir semt.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Haliç'e doğru,
Haliç, İstanbul'un İstanbul ve Beyoğlu semtlerini ayıran koy, yani İstanbul'un iç limanıdır. Bizanslılar zamanında Khrysokeras (Altınboynuz) adı verilen bu koya, Osmanlı devrinde Halic-i Konstantiniye de denirdi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Zeyrek, Çarşamba ve Yavuzselim,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Edirnekapı yönünde de Karagümrük gibi semtlerle sınırIanır. Constantinus Suru Fatih Külliyesinin hemen batısından geçer. Haliç' e inen vadiler arasında, "dördüncü tepe' denen bu yüksek plato, sınırları kesin oImasa da eski şehrin XI. Bölgesine tekabüI eder. Semtin bulunduğu bölge, şehrin kuruluşundan bu yana dinsel simge statüsünü korumuştur. Constantinus'un (hd 324-337) anıt mezarı ve martirion'u daha sonra onun yerine yapılan İustinianos'un Havariyun Kilisesi, fetihten sonra da Fatih Sultan Mehmed'in büyük külliyesi ile taçlanmış ve şehir tarihinde, her zaman büyük imparator ve sultanların anılarıyla bütünleşmiştir.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Constantinus'un martirion'unun burada bulunması, şehirin kurulduğu dönemde bu bölgeye özel bir önem kazandırmıştır. Constantinus döneminde şehrin ana ulaşım çizgisi

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Aksaray üzerinden
Aksaray İç Anadolu bölgesinde Tuz Gölünün doğusunda yer alan il. Ankara, Nevşehir, Konya, Niğde ve Kırşehir arasında yer alır. Niğde�ye bağlı bir ilçeyken, 15 Haziran 1989 tarihinde il oldu. Trafik kodu 68'dir.

İsminin kökeni

Aksaray'ın bölgeye Türkler yerleşmeden önceki ismi Archelais Garsaura idi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yedikule'ye uzandığı için, Osmanlı dönemine göre, şehir içinde ikincil bir statüde olmasına karşın, Bozdoğan Kemeri'nin su sağlama işlevi hem önemlidir - hem Haliç'i ve hem de Marmara'yı gören bir yerleşme alanı olması nedeniyle- Constantinus döneminin ve sonrasının önemli sarayları bu bölgede yoğunlaşmıştır. Flasillia ve Augusta Pulheria’nın sarayları, Arkadius ve Modestus'un büyük sarnıçları, Bozdoğan Kemeri, Markianos Sütunu bu bölgenin sınırları içindeydi. 1. İustinianos döneminin (527-565) en büyük kiliselerinden biri olan Aziz Polieuktos Kilisesi de Bozdoğan Kemeri'nin güneybatısında platonun Marmara yamaçlarındaydı. Bugüne kadar yaşamış olan Bizans dönemi yapıları içinde kuzeyde Pantepoptes Manastırı (Eski imaret Camii) ve kuzeydoğuda Pantolcratar Manastırı Kilisesi de (Zeyrek Kilise Camii) ortaçağ Bizans'ının bu bölgedeki önemli yapılarıdır.

Surlardaki en görkemli kapı, Marmara denizine yakın olan “Altın Kapı” idi. Bu İmparator merasim kapısı, iki mermer kule arasında zafer takı gibi yerleştirilmişti. Zaferden dönen ordular, İmp. ve erkanı şehre bu kapıdan girerdi. Burayı çevreleyen Türk devri eseri 5 kule ilavesi ile 7 kule, bir iç kale haline sokulmuştu. Zaman içerisinde hazine, depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken, günümüzde enteresan girişi ve “Altın Kapı” kuleleri ile şehrin bir diğer müzesi
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethedip şehre girdiğinde, kendisini İstanbul'un sayılı kişileri ve bu arada Papa Yanadosta karşılamıştı. Büyük Türk Hakanı Fatih, Yanados'u çağırarak bir süre onunla konuşmuş, İstanbul'da bulunan Rumların dinlerine dokunmayıp dinlerini yaşamalarının temin edileceğini bildirmişti. Aynı zamanda bu Türk padişahı Yanados'u şehirdeki Rum kiliselerinin başına getirmiş, O'na Patrik ünvanını vemişti. Yanados kendisine verilen Havariyun kilisesine giderek durumu papazlarına bildirmişti.

İşte, Havariyun kilisesi günümüzdeki Fatih ilçesinin ilk kurulduğu yer olmuştu Havariyun kilisesi harap hale gelince Fatih Sultan Mehmet burayı ilk inşaat yeri olarak seçmiş, kiliseyi yıktırarak Fatih Camiini yaptırmıştı. Zamanla Fatih Camii çevresinde yeni yeni binalar kurulmuş, böylece ilçenin çekirdeği meydana gelmiştir. İlçe, Fatih Camiinin bittiği tarihten sonra Fatih adı ile anılmaya başlanmıştır.

Batı kaynaklarına göre,
Fatih Sultan Mehmed (1432 - 1481) 29 Mart 1432'de Edirne'de doğdu. Babası Sultan İkinci Murad, annesi Huma Hatun'dur. Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaletli ve kuvvetli bir padişahtı.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Bizanslılar zamanında ilçenin kurulduğu yerde on iki Havariyun Kilisesi ile Bizans İmparatorlarına ait mezarlar vardı.
Bizans İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu’nun İS 395’te Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasıyla ortaya çıktı. Başkenti Roma olan Batı Roma İmparatorluğu 5. yüzyılda Germen kabilelerince yıkıldı. Merkezi Konstantinopolis (bugün İstanbul) olan ve Doğu Roma İmparatorluğu da denen Bizans İmparatorluğu ise, bin yılı aşkın bir süre varlığını sürdürdü. Bizans’ın ortaya çıkışı, Roma İmparatoru Constantinus’un başkenti Roma’dan bugünkü İstanbul’a taşımasıyla da yakından ilişkilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1204 yılında yapılan
1204 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sırasında İstanbul Latinler tarafından kuşatılmıştı. Bu kuşatmada, kilise yakılıp yıkılmıştı. Daha sonraki tarihlerde depremden zarar gören kilise daha, çok harap olmuştu. Nitekim, Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiği zaman Fatih ve yöresindeki kilise ve mezarlar bir harabe yığını halindeydi.

Fatih, İstanbul'u alınca şehrin hemen imar ve onarımına girişmişti. Bu arada Fatih Sultan Mehmet'in yanında bulunan Akşemsettin,
Akşemsettin, asıl adı ile Şeyh Mehmet Şemsettin Bin Hamza, 15. yüzyılın en büyük sufilerinden biridir. 1389 yılında Şam'da doğmuştur. Haci Bayram Veli'nin müridi ve Fatih Sultan Mehmet'in hocalarındandır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
, Molla Hüsrev ve
Molla Hüsrev Osmanlı Devletinin üçüncü şeyhülislamı ve Fatih Sultan Mehmed Hanın hocası. İsmi, Muhammed bin Feramuz bin Ali Rumi'dir. Sivas ile Tokat arasındaki Kargın köyünde doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Babası bir Fransız subayı iken Müslüman olmuş, kızını Osmanlı emirlerinden Hüsrev adında bir zata vermiştir. Babasının vefatı üzerine eniştesi Hüsrev Beyin yanında yetişti ve Hüsrev Kaynı diye çağırıldı. Daha sonra kayını kelimesi de kaldırılıp Molla Hüsrev adıyla Ünlü oldu. 1480
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
O'na başvurarak daha önce Ayasofya ve civarı ile Pantokrator'a (Zeyrek) yerleştirilen öğrenciler için bir medrese kurulmasını istemişlerdi. Fatih, ilim adamlarının isteğini kırmayarak büyük bir cami ile onun yanına Sahn-ı Semen (Sekizli medrese diye anılan binalar topluluğunun yapılmasını emretmişti. 17 yıl sonra tamamlanan bu eserler ilçenin gelişmesinde en önemli rolü oynamıştı.

Fetihten sonra,
Medrese, Müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı. Medrese kelimesi Arapça ders (درس) kökünden gelir. Medreselerde ders verenlere müderris, onların yardımcılarına muid, okuyanlara danışmend, sohta veya talebe adlandırılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Eyüp İmareti inşaatını izleyerek büyük bir sosyal ve kültürel etkinlik merkezi olan Fatih Külliyesi 'nin kurulması (1463-1470) saraçların ve demircilerin çalıştığı büyük Saraçhane Çarşısı ve
İstanbul Metropolitan Alanı’nın Batı yakasında, Çatalca Yarımada’sında yer almaktadır.İlçe doğuda Sarıyer, Şişli, Kağıthane, güneydoğuda Beyoğlu, güneyde Fatih ve Zeytinburnu, güneybatıda Bayrampaşa, batıda ve kuzeybatıda Gaziosmanpaşa ilçeleri ile çevrilidir. İlçe Haliç’in son bulduğu noktada başlayan, kuzeyde Karadeniz kıyılarına kadar uzanan 242 km2’lik geniş bir alana sahiptir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şehzadebaşı'ndaki yeniçeri odalarının yapımı bu bölgede yeni mahallelerin gelişmesine neden olmuştur. Fatih Külliyesi İstanbul'a Türk döneminin karakteristik görünümünü kazandıran büyük külliyeler dizisinin ilk halkasıdır. Bine yakın çalışanı ve çevresindeki çarşılarla, bu külliye şehrin bundan sonraki gelişmesinde etkili olan yeni bir ağırlık merkezi yaratmıştır. İstanbul'un
Şehzadebaşı İstanbul Fatih ilçesinde bir semt.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Trakya çıkışı, Bizans döneminden farklı olarak Edirnekapı'ya gelince, fetihten sonra şehirde yapılan dini ve sosyal işlevli yapılar da Haliç yamaçlarında yoğunlaşmış ve suriçinin üçte bir nüfusu Edirnekapı, Sultanselim, Fatih üçgeninde yerleşmiştir. O dönemde Fatih Külliyesi, Edirnekapı yolunun tam ortasında bulunuyordu. Caminin dış avlusunun kuzeybatıya çıkan Boyacı ve Börekçi (ya da Çörekçi) kapılan çevresinde bir çarşı daha oluşmuştu. 15. yy'ın sonunda ya da 16. yy'ın başında
Balkan yarımadasının doğusundaki bölgeye verilen isim. Trakya güney Avrupa'da yer alan güney Bulgaristan, kuzeydoğu Yunanistan ve Türkiye'nin Avrupa yakasını içeren tarihi çok zengin bir bölgedir. Türkiye sınırları içindeki yüzölçümü 133,080 km² olan bu bölgenin üç deniz ile sınırı vardir; Karadeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Edirnekapı yolu üzerinde Atik Ali Paşa Camii yapılmıştır. Edirnekapı içinde Mihrimah Sultan Külliyesi'nin inşası sırasında, cami avlusunun altında dükkanlar yapılması, Saraçhane' den Edirnekapı'ya kadar sürekli bir alışveriş ekseninin de bu yol üzerinde geliştiğini kanıtlar niteliktedir. 16. yy'da İstanbul'da yapılan mescit ve camilerin üçte biri bu bölgededir. Yine 16.yy'da, Edirne yolunun suriçindeki bölümünde Fatih ile Edirnekapı arasında kara gümrüğü kurulmuştur. Süleymaniye gibi Fatih'te de cami çevresinde devlet büyüklerinin, özellikle ulemanın konakları vardı. Nitekim Nicolay, Fatih Külliyesi'ne ilişkin gözlemlerinde caminin çevresinde imam ve ulemanın oturduğunu ve her millet ve dine mensup misafirler için 200 adet kubbeli ev olduğunu yazmaktadır. (Burada külliye çevresindeki medreseleri, tabhaneyi ve kervansarayı kast etmiş olmalıdır). Ancak, Nicolay külliyenin dışında da 150 ev olduğundan söz eder. Bunların imaretten her gün aş alanların barınakları olduğu söylenebilir. İngiliz gezgin, bu odaların birçoğunun boş olduğunu da eklemektedir. Külliyenin geniş bir sosyal program olduğu Fatih'in vakfiyesinden bilinmektedir. Sanderson bu külliyeye tahsis edilen yıllık gelirin 16. yy'ın sonunda 200.000 düka altını olduğunu kaydeder. İmaretin bu zenginliği, Fatih bölgesinde ilk 200 yılın yoğun yerleşmesinin nedenlerinden birini açıklamaktadır.

Fatih Camii 'nin, medreseler arasında bulunan Fatih Meydanı olarak anılan, çeşitli etkinliklere açık ve bütün kenarları düzenli bir mimari ile çevrili, dört hektar büyüklüğündeki dış avlusu Atmeydanı'ndan sonraki en büyük şehir alanıdır. Burada medreselerde okuyan 300 öğrenciden başka, Evliya çelebi'nin dediği gibi, "hal sahibi ve ehli dil olanlar da eksik değildi.” Çevresinde bulunan çarşılar, namaz vakitlerinde camiyi dolduran müminlerin çalıştığı yerlerdi. Cami avlusunda zengin bir sosyal alışveriş olduğu, şehirlinin yaşamını renklendiren birçok olayın bu avluda geçtiği açıktır. Evliya Çelebi, dış avluda Boyacı Kapısı'nın yanında, her katı minare yüksekliğinde kat kat kulübeler kuran Sultan Budala Hasan Dede'den de söz eder.

16. yy'da yapılan

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İskender Paşa Camii, Edirnekapı'ya doğru Bayrampaşa vadisi yamaçlarındaki Mesih Mehmed Paşa Camii, Çarşamba'daki Nişancı Mehmed Paşa Camii gibi yapılar semtin anıtsal çevresini zenginleştirmiştir. Bunlara 17. yy'da yapılan Saraçhane'deki Ankaravi Mehmed Efendi Medresesi, Bozdoğan Kemeri yanındaki Gazanfer Ağa Medresesi, yine Saraçhane' deki
İskender Paşa Camii, İstanbul
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Amcazade Hüseyin Paşa Külliyesi, Fatih Külliyesi'nin karşı köşesindeki Feyzullah Efendi Medresesi gibi öğretim yapıları da eklenmiş, böylece Fatih 18. yy'a kadar başşehrin sosyal ve kültürel yaşamındaki önemli statüsünü korumuştur.

Bugün ilçemizi süsleyen

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fatih Camii, daha sonraki tarihlerde yıkılmaya yüz tutan caminin yerine yeniden padişah III. Mustafa tarafından inşa ettirilmiştir.

Fatih'in yaptırdığı eserler kümesi (külliye) içinde cami, medrese, hastahane, misafirhane, imaret, hamam, kervansaray, okul, kütüphane ve türbeler (Fatih Sultan Mehmet Türbesi, Gülbahar Hatun Türbesi, Nakşıdil Valide Sultan Türbesi) vardı.

Zamanla Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli yerlerinden getirilen halk İstanbul'a yerleştirilmişti.

Bu arada Yenişehir'den getirilenler
Fatih Camii, Fatih Sultan Mehmed tarafından Fatih semtinde yaptırıldı. Bizans devrinde, caminin yapıldığı yerin yakınlarında Havariyun kilisesi vardı. Fatih Camii'nin, bu kilisenin yıkıntılarından faydalanarak yapıldığı sanılmaktadır. Cümle kapısının iki yanında ve üstünde bulunan Arapça kitabeye göre yapımına 1467 yılında başlanan Fatih Camii, 1470 yılında tamamlanabildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yenikapı'ya, Konya Aksarayı'ndan getirilenler Aksaray'a, Arnavutluktan getirilenler
Eski adı Pörnek yeni adı Yenikapı, Afyon ili Emirdağ ilçesine bağlı bir köydür. Pörnek aşireti Türkmen boyudur. ALCI' lar, Şamat'lılar, Kipriler bu boyun içinde yer alır. Şamat Müslümanlar Lübnan'a eskiden Şam' a (=Suriye)bağlı anlamında ŞAMAT derlerdi. Şamatlılar Lübnan üzerinden Anadoluya gelmiş Türkmen aşiretidir. Kipriler Azerbaycan da yaygın olarak yerleşmiştir. Pörneklerin bir kısmı Doğuanadolu'da güçlü olan kürt aşiretlerine sığınmış ve zaman içerisinde kürtleşmişlerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Silivrikapı’ya, Ermeniler Langa'ya, Kumkapı’ya, Eğriden getirilenler Eğrikapı'ya, Karaman'dan getirilenler Karaman'a, Tiri'den getirilenler

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Vefa'ya,
verilen sözde durma
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Üsküp'ten getirilenler
Üsküp (Makedonca: Скопје, UFA: skopje), Makedonya'nın başkenti ve en büyük şehridir. 2002 sayımlarına göre kentin nüfusu 506.906 kişidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Cibali'ye, Bursalılar çoğunlukla Eyüp'e, Kastamonulular Kazancı'ya,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Trabzon'dan özel olarak seçilip getirilen gençler Fener'e, Akka, Gazze ve Remle. Arapları Tahtakale'ye, Karamanlı Hıristiyan Türkler Yedikule civarına, Gelibolulular Tersane civarına, İzmirliler Büyükgalata Mahallesi'ne, Karamanlı Müslüman Türkler Büyükkaraman'a, Konyalılar Küçükkaraman'a, Sinop ve Samsun göçmenleri Tophane'ye, Manisalılar Macuncu Mahallesi'ne, Çarşamba'dan getirilenler Çarşamba'ya yerleştirilmişlerdi.

Böylece ilçeye bağlı olan ünlü semt ve mahalleler yavaş yavaş oluşmaya ve şenlenmeye başlamıştı.

Fatih bu arada ünlü bilginlerden Şeyh Ebü'l Vefa için bugünkü Vefa Lisesi'nin arkasındaki yere büyük bir külliye yaptırmıştı.

Külliye, Konya'da doğan Mevlana Celaleddin soyundan olan Şeyh Ebü'l Vefa için kurdurulmuştu. İstanbul'a geldikten sonra ünü daha çok artan bu bilgine Fatih 'in aşırı bir sevgisi vardı. .

Fatih Sultan Mehmet'ten sonra Osmanlı Devleti'nin başına geçen padişahlarla onların sadrazam ya da paşaları ilçemize yaptırdıkları cami, medrese, hamam ve çeşmelerle ün kazanmışlardı. Fatih semtinin kısa zamanda gelişmesi, şenlenmesi bunlar zamanında ve bu kişilerin yaptırdıkları eserler sayesinde olmuştur.

Fatih'in paşalarından Has Murat Paşa'nın kurdurduğu cami ve çevresi bugün Murat Paşa mahallesi olarak bilinir. Bunu Koca Mustafa Paşa, Küçük Mustafa Paşa, İskender Paşa ve Atik Ali Paşaların yaptırdığı külliyeler izlemiştir. Külliye yapılan yerde yerleşme daha çabuk olmuş ve Fatih semtinin çehresi daha çabuk değişmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman, Süleymaniye ve Çarşamba'daki Selimiye Camilerini yaptırmıştır. Zamanla ünlü kişiler de ilçeye büyük eserler bırakmışlardı. Bu arada Mimar Sinan, Mihrimah Sultan, Davut Paşa, Fatma Sultan, Hacı Evhattin, Abdi çelebi, Katip Muslıhıddin ve diğerleri de ilçemize ünlü eserler bırakan ve semt ve mahallelerin oluşmasını sağlayan kişilerdir. İlçe, şehremanetinin bir ara merkezliğini yapmış ve o zaman Şehremini semti meydana gelmiştir.

18. yy, İstanbul'un eski şehri bırakarak kıyılar boyunca surlar dışında büyümesine tanık olur. Nitekim, Fatih semti de 18. yy"dan sonra fazla bir gelişme göstermemiştir; 18. yy'da meydana gelen yangınlar bu eski mahalleleri yer yer yok ettiği gibi, 1766'daki büyük depremde Fatih Külliyesi de büyük ölçüde tahrip olmuş, cami tümüyle yıkılmıştır. III. Mustafa (hd 1757-1774) tarafından yeniden yaptırılan cami 1771 'de tekrar hizmete açılmış. Fatih'in ve Gülbahar Hatun'un türbeleri de ancak 1. Abdülhamit döneminde (1774-1789) bitmiştir. Caminin arkasındaki kitaplık binası da 18.yy’da yapılmıştır.Külliyenin bir parçası olan darüşşifanın yerinde bugün, İstanbul’un en güzel barok yapılarından biri olan Nakşıdil Sultan Türbesi ve Sebili vardır. Sonradan arsasına bir askeri rüştiye yapılan kervansarayda aynı depremde yıkılmış olmalıdır. Fatih Külliyesinin hamamı olan ve camiden önce yapılmış olan Irgadlar ( ya da Karaman) Hamamı 1. Dünya savaşı sırasında yanmıştır. Külliyenin bazı yapılarının depremden sonra tekrar yapılmamış olmaları, bölgenin yerleşim alanı olarak öneminin 18. yy’ın sonunda azaldığına işaret eder. Fakat Sultan Abdülmecit’in 1851’de, Hz.Peygamber (sav)’in ikinci hırkası için yaptırdığı Hırka_i Şerif Camii bölgenin dini statüsünü koruduğunu gösterir. Hırka-i Şerif giderek halkın dini yaşamında özel bir yer tutmuş ve çevresine bir semt kimliği kazandırmıştır.

Fatih 1908’deki Çırçır yangınında büyük ölçüde tahrip olmuş, 31 Mayıs 1918’deki Cibali yangınında ise yöredeki binlerce bina yok olmuştur. 1. Dünya savaşından önce ortogonal ( birbirini dik açılarla kesen ) sistemde bir yol dokusuyla planlanan semtte ahşap yapılar giderek küçük ölçekli iki-üç katlı apartman ve evlerle yer değiştirmiş; günümüzde hala kullanılan Kaymakamlık binası yapılmış, önüne de Filistin’de şehit olan İlk Türk havacılarının anıtı dikilmiş ve çevresine bir park yapılmıştır. Yine de saraçhane’den geçen Atatürk Bulvarı ve Fatih Medreselerinin temellerini ortaya çıkararak Edirnekapı’ya uzanan büyük bulvar (Macar Kardeşler ve Fevzi Paşa caddeleri) açılana kadar, yangın yerleri dışında, Fatih'te eski sokak dokusunu ve ahşap yapılarını koruyan mahalleler vardı. Menderes'in imar hareketleri döneminde (1954- 1 960) yapı yoğunluğu artmaya başlayınca çok katlı beton apartmanlar giderek çoğalmış, semtin eski sakinleri yeni nüfus karşısında azınlıkta kalmış, çoğu aile' Fatih'i terk etmiştir. Böylece Fatih'in tarihi dokusu ve sivil mimarisinin hemen hemen hiçbir izi kalmadığı gibi, sosyal dokusu da tümüyle değişmiştir. 1960'ta hizmete giren Belediye Sarayı'nın da etkisiyle, artan nüfus yoğunluğu alt ticaret bölgelerinin gelişmesini teşvik etmiş ve Fevzi Paşa Caddesi boyunca, konut alanlarını işgal eden bir ticaret ekseni ortaya çıkmıştır. Bu eksen üzerinde eski Fatih Kervansarayı, bazı değişikliklerle, ticari amaçlı işlevlerle restore edilmiştir.

Fatih İlçesi uzun yıllar ilimiz İstanbul’un merkez ilçesi olmuştu. 1928 yılında alınan bir kararla ilçemiz Fatih ve Eminönü olarak ikiye ayrılmıştı. Gene bu tarihte Fatih ilçesi ayrı bir ilçe yapılmıştı.

28.6.1967 tarihli ve 5366 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ilçemizdeki bütün bucaklar kaldırılmıştı.

GÜNÜMÜZDE FATİH

Haliç' in batı kıyısına Marmara kıyısındaki deniz surları büyük ölçüde tahrip olduğundan önemli bir bölümü günümüze ulaşmamıştır. Atatürk Köprüsü'nün güneybatısından başlayan Atatürk Bulvarı ve daha güneydeki Mustafa Kemal Caddesi Fatih ve Eminönü İlçeleri arasında sınır oluşturur, İstanbul şehir içi ulaşım bağlantılarından bazıları Fatih İlçesi'nden geçer, Bunlardan başlıcaları Saraçhanebaşı 'ndan Edirnekapı'ya uzanan Macar Kardeşler ve Fevzi Paşa caddeleri, Aksaray'ı Topkapı-Edirnekapı Caddesi'ne bağlayan Vatan Caddesi (Adnan Menderes Bulvarı) ile yine Aksaray'ı Topkapı'ya bağlayan Millet (Turgut Özal) Caddesi'dir. Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray, Demirhisar, Balat Vapur iskelesi ve Abdülezel Paşa caddeleri uzanır. Bu caddelerle Haliç arasında yeşil alanlar yer alır. İlçenin Marmara kıyısından Sirkeci'yi Bakırköy'e bağlayan ve "sahil yolu" da denilen Kennedy Caddesi geçer. Fatih İlçesi'nin Marmara Denizi kıyısı yeşil alanlar halinde düzenlenmiştir, İstanbul'u Avrupa ülkelerine bağlayan ve şehrin batı yakasındaki banliyö ulaşımını sağlayan çift hatlı demiryolu da yer yer sahil yoluna paralel olarak uzanır. Fatih ilçesi "Çağdaş Tramvay ve Hızlı Tramvay" adıyla anılan raylı ulaşım sistemlerinden de yararlanır. Haliç kıyısında da suyolu ulaşımı yapılan bazı iskeleler vardır.

Şehrin en eski yerleşim alanlarından bazılarının bulunduğu Fatih ilçesi, tarihsel yapılar açısından oldukça zengindir. Bunlardan başlıcaları Bozdoğan Kemeri, Yedikule Zindanı, Blahemai Sarayı, Fethullah Camii, Kariye Camii ve Fatih Külliyesi' dir.

İstanbul şehrindeki önemli eğitim sağlık kurumlarından bir bölümü Fatih ilçesi'nin sınırları içindedir. Bunlardan başlıca ortaöğrenim kurumları Darüşşafaka Lisesi, Fatih Kız Lisesi, Pertevniyal Lisesi, Fatih Ticaret Lisesi, Sultanselim Kız Meslek Lisesi, Fatih İmam-Hatip Lisesi, Ömer Eresin Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Sahakyan Nunyan Ermeni Lisesi, Özel Fener Rum Erkek Lisesi, Özel Yuva kimy Rum Kız Lisesi'dir. İstanbul Üniversitesi'ne bağlı Cerrahpaşa ve İstanbul Çapa Tıp Fakülteleri de Fatih İlçesi'ndedir.

Fatih'in önemli alışveriş merkezleri Aksaray, Fatih ve Fındıkzade semtlerinde odaklaşmış durumdadır. Bunlardan en düzenli olanı Aksaray'daki yeraltı çarşısıdır. Önemli konaklama tesisleri daha çok Millet Caddesi kenarında, başlıca eğlence yerleriyle lokantalar ise genellikle sahil yol çevresindeki semtlerde yer alır.

Kırsal nüfusu olmayan Fatih ilçesinin 69 mahallesi bulunmaktadır.

Linkler

  • http://www.fatih.gov.tr/
  • http://www.fatih.bel.tr/

    İlgili Başlıklar

  • Trabzon Karadeniz bölgesinin doğusunda yer alan il. İl toprakları 40° 33’ ve 41° 07’ kuzey enlemleriyle 37° 07’ ve 40° 30’ doğu boylamları arasında yer alır. Batıdan Giresun, güneyden Gümüşhane ve Bayburt, doğudan Rize illeri, kuzeyden ise Karadeniz ile çevrilidir. Trafik numarası (61)dir
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Fatih Sultan Mehmed
  • II. Mehmed veya sık kullanılan unvanıyla Fatih Sultan Mehmed, (Osmanlı Türkçesi: محمد الثانى Mehmed-i sānī, Lakabı el-Fatih (الفاتح) ) (d. 30 Mart 14321 – ö. 3 Mayıs 14812) 7. Osmanlı padişahıdır. Sultan Mehmed, Sultan II. Murad ve Hüma Hatun'un oğludur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Fatih Camii
  • Fatih Camii, Fatih Sultan Mehmed tarafından Fatih semtinde yaptırıldı. Bizans devrinde, caminin yapıldığı yerin yakınlarında Havariyun kilisesi vardı. Fatih Camii'nin, bu kilisenin yıkıntılarından faydalanarak yapıldığı sanılmaktadır. Cümle kapısının iki yanında ve üstünde bulunan Arapça kitabeye göre yapımına 1467 yılında başlanan Fatih Camii, 1470 yılında tamamlanabildi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İstanbul
  • İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan şehir, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye'nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İstanbul ilçeleri



    Yorumlar - Lütfen konu (Fatih) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.