Felsefe ve din

İnsan varlığının yaşam ve tecrübelerinin temel boyutuyla ilgili sorulara, belirli özellikleri olan bir Tanrı kavra­mıyla yanıt getirmeye çalışan inanç sistemi. Doğaüstü bir tanrısal güç ya da varlıkla ilgi­li inançların, bu varlığa yönelik manevi eği­limlerin ve Tanrı’ya yapılan ibadetin oluş­turduğu bün.tü

??İ nsan varlığının yaşam ve tecrübelerinin temel boyutuyla ilgili sorulara, belirli özellikleri olan bir Tanrı kavra­mıyla yanıt getirmeye çalışan inanç sistemi. Doğaüstü bir tanrısal güç ya da varlıkla ilgi­li inançların, bu varlığa yönelik manevi eği­limlerin ve Tanrı’ya yapılan ibadetin oluş­turduğu bütün.

İnsanların fiziki açıdan belli bir güvensiz­lik duygusu yaşadıkları ve oldukça güçsüz varlıklar oldukları, insanların hastalıklara yakalandıkları, kazalara uğradıkları, açlık, savaş ve ölümle karşılaştıkları gerçeği karşı­sında, ortaya, insanın fiziksel varoluşunu tehdit eden bu felaketlerden kendilerini nasıl koruyabilecekleri sorusu çıkmıştır; aynı durum, insan varoluşunun anlamı konusun­da da insanın bu dünyadaki varoluşu kısa, problemlerle ve hastalıklarla dolu, güvenlikten yoksun bir yaşam olduğu kadar, anlam­dan da yoksun olan bir varoluş mudur? Yoksa yaşamda, hayatı önemli ve amaçlı hale getiren derin bir anlam mı vardır?’ so­rularını doğurmuştur; ve nihayet, insanın ya­şamı ve deneyimleriyle ilgili üçüncü husus, ahlâki ödev duygusuyla ilgili olduğu için, insan bu bağlamda kendisine ‘Dilediğim, is­tediği her şeyi yapmalı mıyım? Başkalarının da dilediklerini yapması ister miyim?’ soru­sunu sormuştur.

Din, işte insan yaşamının çok temelli bu üç yönünü ve bunlarla ilgili soruları, a) İnsan varoluşunun kaynağı,

b) İnsanın doğasının ve yazgısının kaynağı ve

c) İnsanın değerler cetvelinin belirleyicisi ve gündelik yaşamın­daki yol göstericisi olarak Tanrı kavramıyla yanıtlayan inanç sistemidir. Buradan da anla­şılacağı üzere, din anlayışları ya da din ta­nımları doğaüstücülüğe ek olarak insani ide­alleri temele almayı içerir. Bu çerçeve içinde din, her şeyi yaratan ve kontrol eden ilahi ve aşkın bir gerçekliğe inanarak ibadet etmekten ve insanların kendilerine yönelecekleri ve davranışlarını düzenleyecekleri idealler oluşturma girişiminden meydana gelir.
Metafiziksel düşüncede vahiy otorite ya da inanç temeli üzerinde varolduğu kabul edilen, varlık ve değerin kaynağı olan mutlak, zorunlu, yüce varlık. Doğanın bir parçası olmayan, ama doğanın yaratıcısı ya da nedeni olan, zaman ve mekan kavramlarının kendisine uygulanamayacağı, varlığa gelmiş olduğu düşünülemeyen, doğadan çok daha kudretli ve mutlak iyi olan doğaüstü, ezeli-ebedi ve sonsuz varlık.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Felsefe ve din) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.