Folklor

Genel olarak halk bilgisi manasına gelir. Halk geleneklerini adetlerini, inançlarını, efsanelerini, türkülerini edebiyatlarını inceleyen, herhangi bir toplulukta yaşayanların örf ve adetlerini araştırıp, o topluluğun yaşayışını, duyuş ve düşünüşünü anlatmaya çalışan bir ilim dalıdır. Bu araştırma sahasına halka ait bütün kültür unsurları, türküler, masallar, fıkralar, atasözleri, bilmeceler, tekerlemeler vb. sanat ürünleri girer.Folklor kelimesini ilk olarak 1846 yılında İngiliz eski eserler

Folklor genel olarak halk bilgisi anlamına gelir. Halk
Halk bir milleti oluşturan çeşitli toplumsal kesimlerden veya meslek gruplarından oluşan insan topluluğuna halk denir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
geleneklerini adetlerini, inançlarını,
Gerçek ya da hayali bir geçmişle olan sürekliliğin önemini ima ederken, belirli eylem normlarını kutsa­yan ve öğreten pratik veya uygulamalar bütünü. Bir topluluğun, mevcut toplumsal yapısı­nı ve değer sistemini çok büyük sarsıntılar yaşamadan koruyup devam ettirmek amacıy­la, kendinden önceki kuşaklardan devraldığı, belli bir dönüşüme uğratarak sonraki nesille­re aktardığı, başta inançlar, düşünüşler ve kurumlar olmak üzere, her tür sosyal pratik.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
efsanelerini,
Söylence ya da Efsane yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan öyküler. Söylencelerde anlatılan olaylar bazen gerçeküstü olabilir; ama çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir. Eski Yunanlı şair Homeros, İlyada ve Odysseia adlı destanlarında krallara ve kahramanlara ilişkin söylencelerden yararlanmıştır. Kral Arthur ve şövalyeleriyle ilgili birçok öykünün kaynağı söylencelerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
türkülerini
Halk Edebiyatı'nın çok yaygın olarak kullanılan nazım şekillerindendir. Şekil özellikleri bakımından koşma'ya benzer. Mani'ye benzeyen türkü'ler de vardır.

Türküler genellikle 11'li hece vezniyle söylenirler. Ayrıca 8'li ve 7'li hece vezniyle söylenmiş türkü'lere rastlamak mümkündür. Türkülerin ekseriyeti Anonim Halk Edebiyatı mahsulleridir. Ancak söyleyeni belli olan türkü'ler de vardır.

Türkülerle şarkılar arasında da şekil benzerlikleri vardır. Türküleri şarkıdan ayıran en belirgin özel
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
edebiyatlarını inceleyen, herhangi bir toplulukta yaşayanların örf ve adetlerini araştırıp, o topluluğun yaşayışını, duyuş ve düşünüşünü anlatmaya çalışan bir ilim dalıdır. Bu araştırma sahasına halka ait bütün kültür unsurları, türküler,
Edebiyat ya da yazın, yazarın düşünce ve duygularını, okuyanın estetik bir tat almasını sağlamak amacıyla yazılmış ya da böyle bir amaç gütmese de biçimsel olarak bu düzeye ulaşmış yazılı yapıtların tümüne verilen isimdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
masallar,
Halk dilinde anlatılarak oluşan sözlü edebiyat ürünüdür. Bir yazar tarafından sonradan yazıya geçirilmiştir.

Masallarda olaylar tamamen hayal ürünüdür. Yer ve zaman belli değildir. Kahramanlar insan üstü özellikler gösterir. İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür. İyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. Masallarda eğiticilik esastır. Çoğu kez evrensel konular işlenir. Dünya edebiyatında Kelile ve Dimne, Binbir Gece Masalları ünlüdür. Türk edebiyatında Keloğlan en tanınmış masal kahramanı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
fıkralar,
Yazarın gündelik olayları özel bir görüşle, güzel bir üslupla, hiç kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa günübirlik yazılardır. Bu tür yazıları nükteli hikâyecikler biçimindeki Nasrettin Hoca fıkralarıyla karıştırmayalım
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
atasözleri,
Atasözleri Alm. Sprichwort, Fr. Proverbe, İng. Proverb. Yüzyıllarca süren bir zaman dilimi içinde, tecrübeler sonucunda çeşitli sebeplerle söylenerek, sayısız hikmetleri küçük ve kısa sözler haline getiren, dedelerden torunlara kalan ibretli, özlü ve kısa sözler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bilmeceler, tekerlemeler vb. sanat ürünleri girer.

Folklor kelimesini ilk olarak 1846 yılında İngiliz eski eserler uzmanı W. J. Thoms kullanmıştır. Bundan sonra bu kelime halk kültür değerlerini karşılayan bir terim olarak, gittikçe gelişmiş ve dünyanın her tarafına yayılmıştır.

Bizde folklor araştırmaları Cumhuriyetle beraber gelişme göstermeye başlamıştır. Bizde folklor kelimesini halkiyat adıyla
BİLMECE Alm. Raetsel, Fr. Devinette, İng. Riddle, puzzle, enigma. Maddi olsun manevi olsun, varlıkların belirli özellikleri söylenerek soru haline getirilmiş, çoklukla manzum olan, eğlence yönü ağır basan anonim edebi mahsuller.

Bilmeceler daha çok şifahi (sözlü) edebiyatı ilgilendirir. Bu münasebetle kışın uzun gecelerinde bir nevi zihin ve hafıza yoklama, zekanın işlemesi, eğlenceye yönelik olması bakımından ruhi tatmin ve boş zamanın değerlendirilm
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkçe'ye kazandıran değerli
Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir. Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
filozof
En genel anlamda, düşünce ve teorileriyle başta kendisi olmak üzere halkının ve insanlığın ufkunu genişletmiş bir şeylerin yepyeni perspektiften görülmesini sağlamış kişi. Biraz daha özel bir anlam içinde, hayata iyi yönleriyle bakan, hoşgörülü, güçlükleri tevekkülle karşılayan kalender kimse.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ziya Gökalp'tir. Bu kelime daha sonra Halk Bilgisi "adını aldı. Günümüzde ise yaygın olarak folklor kelimesi kullanılmaktadır. Henüz milli folklor değerlerimizi sistemli bir şekilde ele almış, incelemiş ve ortaya çıkararak ilim ve sanat dünyasının dikkatine sunmuş değiliz. Ancak her geçen gün bu sahada büyük ilerlemeler kaydedildiğini ifade etmek yerinde olur.

Folklor, sözlük manası olan halkiyat, halk bilgisi ifadelerinden de anlaşılacağı gibi bütün olarak halkın yaşayışı, inançları, duyuş ve düşünüşü örfü adetidir.

Edebiyatta, adına Halk Edebiyatı dediğimiz anonim eserler, masallar, maniler, bilmeceler, atasözleri, deyimler, rivayetler, efsaneler hep folklor mahsulleri olarak değerlendirilir.

Halk bilimi

Halk bilimi, giyim kuşamdan

Ziya Gökalp (1876 - 1924) yılları arasında yaşamış, ünlü fikir adamı ve şair. 1876'da Diyarbakır'da doğdu. İkinci Meşrutiyet'ten başlayarak Türkçülük akımının en büyük temsilcisi sıfatıyla Türk düşünce ve siyaset hayatını kuvvetle etkilemiş, Milli Edebiyat akımı içinde verdiği eserlerle Türk edebiyatının biçim ve dil yönünden yenileşmesini sağlamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
halk oyunlarına kadar, halka ait her şeyi içine alır. Çeşitli dalları vardır. Örf ve adetler, bölgelere mahsus mahalli kıyafetler, eğlence şekilleri, oyunlar, görgü kaide ve kuralları, sözlü halk edebiyatı eserlerinin hepsi folklorun ayrı ayrı dallarıdır. Folklor kelimesini ilk defa 1846'da İngiliz William J.Thoms kullanmıştır. Kelime İngilizcede halk bilimi demektir.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye'de bu konuya ilk temas eden ve folklorun karşılığı olan halkıyat terimini kullanan
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ziya Gökalp'tır. Bunu Fuad Köprülü takib etmiştir. Folklor İngilizce folk (halk), lore(ilim) kelimelerinin birleşimidir. Rıza Tevfik bunun yerine 'hikmet-i avam' tabirini kullanmıştır. 'Halk oyunları', 'halk bilimi' gibi tabirleri de kullanmasına rağmen bunlar pek tutunamamıştır.

Türk folkloru

Folklorun kaynakları ve dalları bakımından dünyanın en zengin örneklerinden biridir. Göçebe medeniyetinden yerleşik hayat özelliklerine, köy-kasaba-şehir örf ve adetlerine, sayılamayacak kadar çok çeşitli ve ihtimam gösterilmiş, bilhassa kadın kıyafetlerine, hepsinin özünde dürüstlük, samimiyet ve terbiye bulunan görgü kurallarına kadar her şey, Türk folklorunda bol bol bulunur. Ancak son yıllarda çeşitli sosyal, ekonomik ve diğer sebeplerle herbiri büyük bir hızla kaybolmakta, unutulup gitmektedir.

Son yıllarda devlet eliyle başlatılan ve bazı kültür çevrelerinde ciddiyetle ele alınan Türk folklorunu araştırma ve yaşatma çalışmaları, kısmen de olsa başarı sağlamıştır. Böylece Türk folklorunun güzel unsurları göçüp giden nineler ve dedelerle birlikte yok olmaktan kurtarılmak istenmektedir.

Türk folklorunun en zengin dallarından biri, sahibi bilinmeyen 'şifahi' yani 'sözlü halk edebiyatı' mahsulleridir. Bu, 'folklor edebiyatı' olarak da bilinir. Halk hikayeleri, masallar, efsaneler, fıkralar, bilmeceler, ninniler, menkıbeler, atasözleri, deyimler, mani ve türküler buna dahildir. Bunları ilk defa söyleyen kişinin ismi bilinmediği gibi, zamanla dilden dile geçerken nakledenlerin duygu, düşünce ve fikirlerinin de ilavesiyle, halkın ortak malı haline geldiği için, anonim olan bu türler folklor edebiyatının içine alınmışlardır. Yazarı belli olanlar, halk edebiyatının diğer bölümüne girer.

Bu edebiyatın özelliği; halkın özünü, samimi duygu ve düşüncelerini, güzel veya tenkid edilebilecek taraflarını olduğu gibi göstermesidir. Folklor edebiyatında bir mısra, bir kıt'a, bir bilmece halk hayatının, seviye ve tarzının, hasret ve arzularının, değer hükümlerinin ve hayatı anlamanın açıkça göstergesi olabilir. Ancak bu husus folklor bilimcileri tarafından kesin bir bilgiden ziyade bir ipucu olarak değerlendirilir.

Folklor

Ziya Gökalp (1876 - 1924) yılları arasında yaşamış, ünlü fikir adamı ve şair. 1876'da Diyarbakır'da doğdu. İkinci Meşrutiyet'ten başlayarak Türkçülük akımının en büyük temsilcisi sıfatıyla Türk düşünce ve siyaset hayatını kuvvetle etkilemiş, Milli Edebiyat akımı içinde verdiği eserlerle Türk edebiyatının biçim ve dil yönünden yenileşmesini sağlamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
edebiyatı eserlerinin göründüğünden daha fazla faydası vardır. Bunlar halk ve nesiller arasında gizli ve yaşayan bir köprü kurarlar. Böylece cemiyette içtimai (sosyal) bir tesanüd (yardımlaşma) sağlanır. Fertlerin ve grupların eğitiminde de büyük faydalar sağlar. Bir hikmetli söz, büyük alim ve evliyaların nasihatleri çok defa bir kıt'a, bir mani, bir hikaye şeklinde halk arasında yaşar. Ondan alınan ibret ve çıkarılan ders, kişilerin düşünce, inanç ve davranışlarını düzeltmede tesirli olur. Uzmanlar, Türk folklor edebiyatının pekçok eserinde bir ayet-i kerime, bir hadis-i şerif, bir din büyüğünün sözü, bir alimin nasihatinin halk diliyle ve halk anlayışıyla söylenmiş şekli olduğunu görmüşlerdir. Ancak bunların arasına maksatlı veya bilmeden yabancı din ve kültürlere ait unsurların karıştığı da bir gerçektir. Bu kısımdan olanlar, esasen diğerleriyle çatışmakta ve bunlar kadar yaygınlaşamamaktadır.

Edebiyat ya da yazın, yazarın düşünce ve duygularını, okuyanın estetik bir tat almasını sağlamak amacıyla yazılmış ya da böyle bir amaç gütmese de biçimsel olarak bu düzeye ulaşmış yazılı yapıtların tümüne verilen isimdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Orhun Abideleri,
Göktürk Devletinden kalma, 7 ve 8. asra ait en eski taş kitabeler. Üzerinde, Türk Edebiyatının ilk örnekleri bulunan “bengü taşları”dır. Moğalistan’ın kuzey-doğusunda, eski Orhun Nehri yatağına dikilmiş oldukları için bu kitabelere Orhun Âbideleri, Göktürk Devletine ait oldukları için de Göktürk Kitabeleri denmiştir. Âbidelerde adı geçen Ötüken Ormanı, Türklerin Birinci İstiklal Savaşını kazanan Kutluk Kağan tarafından, yeni Türk devletine idare merkezi olarak seçilen yerdir. Orhun civarında Orh
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yusuf Has Hacib'in
11. yüzyılın başlarında Balasagun'da doğmuş olan Yusuf Has Hâcib asil bir aileye mensuptur. Balasagun'da yazmaya başladığı Kutadgu Bilig (Mutluluk Bilgisi) adlı yapıtını 1069 yılında Kaşgar'da tamamlayarak Karahanlı hakanlarından Ebû Ali Hasan ibn Süleyman Arslan Hakan'a sunmuştur.

Kutadgu Bilig, her iki Dünya'da da mutluluğa kavuşmak için gidilmesi gereken yolu göstermek maksadıyla yazılmıştır. Yusuf Has Hâcib'e göre, öteki Dünya'yı kazanmak için bu Dünya'dan el etek çekerek yalnızca ibadet
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kutadgu Bilig'i,
Kutadgu Bilig, Türk dillerinin en temel eserlerinden ve Türk dilleri araştırmalarının önemli kaynaklarındandır. İslâmî Türk edebiyatının adı bilinen ilk şair ve düşünürü Balasagun’lu Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kaşgarlı Mahmud'un
Kaşgarlı Mahmud, 11. yüzyılda yaşayan Türk dil bilgini. Divân-ı Lügati’t-Türk adlı eseriyle ünlüdür. Karahanlılar soyundandır. 1072 yılında yazmaya başladığı eserini 1074′te tamamlayarak Bağdat’ta Abbasî halifesi El-Muktedî Billah’a sundı. Eserin el yazması tek kopyası Fatih Millet Kütüphanesi’nde 1910 yılında bulundu. 1915-1917 yıllarında öğretmen Kilisli Rifat Efendi’nin çevirisi üç, Besim Atalay’ın çevirisi ise beş cilt olarak basıldı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Divanü Lügati't-Türk ile

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Dede Korkut Hikayeleri,
Dede Korkut’un destanların ilk anlatıcısı olduğu tahmin edilmektedir. Hikayelerde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur. Oğuzname’de, Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve Hz. Muhammed’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik yapmış olduğu da düşünülmektedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İbn-i Battuta'nın
İbn-i Battuta tam adı, Muhammed bin Abdullhah bin Muhammed bin İbrâhim et-Tancî olup, künyesi Ebû Abdullah’tır. 1303 senesinde Kuzey-Batı Afrika (Fas) şehirlerinden Tanca’da doğdu. Doğum yerine nisbetle Tancî denildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Seyahatname'si,
19 Ağustos 1630 gecesi, rüyasında gördüğü Hz. Peygamber'in elini öperken heyecanlanıp 'Şefaat ya Resulallah' diyecek yerde 'Seyahat ya Resulallah' diyerek kendi geleceğine farklı bir kapı aralayan garip bir gezgin, tam elli yıl boyunca bütün Osmanlı coğrafyasını adım adım dolaştı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Babürname,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si yanında daha pekçok eser ve halk şairlerinin ortaya koyduğu mahsuller Türk folklorunun kaynaklarını meydana getirir. Bunlardan başka folklora kaynak olacak birçok derleme eserler de ortaya konmuştur.

Türk folkloru üzerinde ilk çalışmalar
Kırk yılı aşkın süre Osmanlı ülkesini ve diğer ülkeleri dolaşarak yazmış olduğu eseri ile adeta bütünleşmiş olan Evliya Çelebi (1611-1684) 17. yüzyılın önde gelen gezginlerdendir. Seyahatnâme adlı eserinde verdiği bilgilere...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ile meşhur Rus Türkoloğu W.Radloff tarafından yapıldı. Bunu Türkçülüğün Esasları (1923) ile Ziya Gökalp, onu da, Fuad Köprülü takib etti. Halk oyunları üzerine ilk çalışmayı
Genel anlamda tarihçiliğin, özel anlamda edebiyat tarihçiliğinin bilimsel bir kimlik kazanmasına yol açan ve Halil Berktay’ın sözleriyle, “oryantalizmin Türklerin tarihini sömürgeleştirmesine” karşı çıkan ilk tarihçilerden Mehmet Fuad Köprülü 28 Haziran 1966’da İstanbul’da, bir trafik kazası sonucu kaldırıldığı Baltalimanı Hastanesi’nde öldü. Çemberlitaş’taki Köprülü Türbesi’nde babasının yanına gömüldü.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rıza Tevfik Bölükbaşı yaptı (Nevsal-i Afiyet-Salname-i Tıbbi 1900).

1920'de Maarif Vekaleti bünyesinde Hars (Kültür) Dairesi kuruldu. Rıza Nur'un maarif bakanlığı sırasında yayınlanan bir tamimle öğretmenlerden ve isteklilerden derleme yapılması istendi. Ege bölgesi musiki derlemeleri Yurdumuz Nağmeleri ismiyle yayımlandı.

1924 senesinde İ.Ü.Edebiyat Fakültesine bağlı olarak
şâir, felsefeci ve devlet adamı. 1868 yılında eski Edirne ilinin bugün Bulgaristan’a kalan Cesirmustafapaşa kazâsında doğdu. Mülkiye memuru olan babası onu İstanbul’a getirip, Mûsevî okuluna verdi. Rıza Tevfik, kuvvetli hâfızası ile iki yılda İspanyolca ve Fransızca’yı öğrendi. Rüştiyeyi (Ortaokul) babasının kaymakam olduğu Gelibolu’da bitirdi. 1890’da girdiği Tıbbiyede taşkın mizacı yüzünden barınamadı, hapse atıldı. Orada mahkûmları isyana teşvik etti. Birkaç defâ hapse girip çıktı. Ancak 1899
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiyat Enstitüsü kuruldu. 1926'dan itibaren yayımlamaya başlanan Türkiyat Mecmuası ile folklor çalışmaları desteklendi.

1927 senesinde merkezi Ankara'da olmak üzere Anadolu Halk Bilgisi Derneği isimli bir dernek kuruldu. Sonra ismi Türk Halk Bilgisi Derneği olarak değiştirildi. Bu dernek, halk bilgisi toplayıcılarına Rehber isimli bir kitap, Halk Bilgisi Mecmuası, Halk Bilgisi Haberleri isimli dergileri yayınladı. 1932'de Halkevlerinin açılması üzerine dernek halkevlerine katıldı.

Bundan sonraki halkıyat derlemeleri Halkevleri ile yapıldı. Çeşitli dergiler yayımlandı. 1960'dan sonra


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Halkevlerinin yerini Halk Eğitim Merkezleri aldı. 1939-1949 seneleri arasında bir Halkıyat (Folklor) Arşivi kuruldu.

20 Ekim 1961 senesinde Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü kuruldu ve yayımladığı Türk Kültürü dergisinde, folklor çalışmalarına yer verdi. 1966 senesinde Ankara'da Milli Folklor Enstitüsü kuruldu. 1973 senesine kadar faaliyetini sürdüren Enstitü'nün ismi Milli Folklor Araştırmaları Dairesi olarak değiştirildi. Bu arada çeşitli üniversiteler kendi bünyelerinde folklor ve halkıyat çalışmaları yaptı. Seminer, konferans, gezi, sergiler yanında kongreler düzenlediler. Ayrıca bazı büyük vilayetlerde ilkokuldan başlayarak üniversite öğrencilerine kadar folklor çalışmaları yaygınlaştırıldı. Türkiye ve dünya folklor yarışmaları yapılarak folklor teşvik edilmektedir.

Bazı bankalar ve ferdi gayretlerle yayımlanan dergiler de halkıyata hizmet etmektedir.

1931 yılında kapatılan Türk Ocaklarının yerine kuruldu. Halkevlerinde çalışmaları için eski Türk Ocağı mensuplarından dokuz kişi eğitilmek üzere Rusya’ya gönderildi. Kuruluş gâyesi, CHP’nin altı okunda gösterilen Cumhûriyetçilik, Milliyetçilik Halkçılık, Devletçilik, Lâiklik ve İnkılapçılık prensibine uygun nesiller yetiştirmekti.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Folklor) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.