Fotosentez

Fotosentez, klorofil (kromozomlarda) taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne fotosentetik organizmalar denir ve bunların büyük bır çoğunluğunu bitkiler oluştururlar.

FotosentezYaprak, bitkilerde fotosentezin gerçekleştiği başlıca yerdir.

<p>Bitkilerde fotosentez yapraklarda gerçekleşir

Bitkilerde fotosentez yapraklarda gerçekleşir
Fotosentez yeşil bitkilerin ışıkta, çok basit bileşiklerden (
Bitki, fotosentezle beslenme, embriyon dokularının bireyin bütün yaşamı boyunca etkinliğini sürdürdüğü sınırsız büyüme özelliği, hücre çeperlerinin selülozlu ve görece sert oluşu, yer değiştirmeyi sağlayacak organların yokluğu nedeniyle yaşamını bulunduğu yere bağlı olarak sürdürme, duyu ve sinir sistemlerinin bulunmayışı gibi temel özelliklerle tanımlanan yaşam biçimi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
karbondioksit,
Karbondioksit Bir karbon, iki oksijen atomunun kovalent bağlarla bağlanmasından meydana gelen bir bileşik. Renk ve kokusu yoktur. Karbon ihtiva eden besin vb. maddelerin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
su,
Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. Su, canlıların yaşaması için hayati bir öneme sahiptir. Canlılık için gereken tüm fiziksel olaylar hep suyun özellikleri ile gerçekleşebilmektedir, bu nedenle biyologlar suya "yaşam sıvısı" adını vermişlerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
nitratlar) karmaşık yapılı organik moleküller (
Image:Nitrate-ion.png|thumb|right|200px|Nitrat iyonunun yapısı ve elektriksel yükler.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

, , lipitler) yapması.
Lipitler Yağ asitleriyle ilişkili olan ve çeşitlilik gösteren bir grup bileşik. Ortak özellikleri, suda çözünmemeleri ve eter, kloroform, benzen gibi çözücülerde çözünmeleridir. Lipitler, vücut için hem enerji kaynağıdırlar hem de yağda çözünen vitaminlerin vücuda alınmasını sağlarlar.

Lipitlerin sınıflanması:

1. Basit lipitler: Yağ asitlerinin, çeşitli alkollerle esterleridir. Bunlar, yağ asitlerinin gliserol esterleri olan yağlar ve yağ asitlerinin yüksek monohidrik alkollerle est
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Güneş'ten gelerek üzerinde yaşadığımız gezegene çarpan
Güneş, Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alan yıldızdır. Orta büyüklükte olan Güneş tek başına Güneş Sistemi'nin kütlesinin % 99,8'ini oluşturur. Geri kalan kütle Güneş'in çevresinde dönen gezegenler, asteroitler, göktaşları, kuyrukluyıldızlar ve kozmik tozdan oluşur. Günışığı şeklinde Güneş'ten yayılan enerji, fotosentez yoluyla Dünya üzerisindeki hayatın hemen hemen tamamının varolmasını sağlar ve Dünya'nın iklimiyle hava durumunun üzerinde önemli etkilerde bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ışık enerjisinin bir kısmı yansır (
Işık enerjisi bir fiziksel niceliktir ve insan gözünün algıladığı ışık enerjisinin miktarını ifade eder. Bu tariften de anlaşıldığı gibi, ışık enerjisi hem ışınım yapan kaynağın gücüne, hem de insan gözünün özelliğine bağlıdır. SI birimi MKS sisteminde lumen†¢saniye dir.(lm†¢s kısaltmasıyla gösterilir.) Aynı birim fotoğrafçılıkta büyük yenilikler yapmış olan İngiliz bilim adamı William Fox Talbot (1800-1877) adına izafeten talbot olarak ta bi
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mars'tan bakılsa Dünya da aydınlık görünür), bir kısmı emilir,
Mars ya da Merih, Güneş Sistemi'ndeki, Güneş'ten itibaren dördüncü gezegendir. Bu gezegen Roma mitolojisindeki savaş ilahı Mars'a ithafen bu adla adlandırılmıştır. Literatürde kullanılan diğer adlarından biri, yüzeyinde yaygın demiroksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için Kızıl Gezegen'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ısıya dönüşür, bir kısmı da suyu buharlaştırmaya yarar (bulutların oluşu). Yalnız bu enerjinin
Sıcaklık farkı sonucunda bir cisimden başka bir cisme aktarılan enerji. Sıcak bir cisme soğuk bir cismin yaklaştırılmasıyla sıcak olan soğurken, soğuk olan ısınır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
klorofilli bitkilerin üzerine (mesela ağaçların yapraklarına) düşen çok küçük bir kısmı, bitkilerin kendine,
Klorofil Çeşitli dalga boylarındaki ışıkları emerek bitkide fotosentez (özümleme) olayının meydana gelmesine sebeb olan, yeşil renkli bir pigment (renk verici madde).

Bulunuşu: Bitkilerde bulunan klorofil, beş çeşit olup, bunlar a,b,c,d ve e şeklinde adlandırılır. Bunların molekülleri birbirine çok benzer. Damarlı yeşil bitkilerde klorofil a ve b 3/1 oranında bulunur. Diğer klorofiller bu bitkilerde bulunsa bile çok az veya eser miktardadır. Klorofil bitkide kloroplast adı verilen orga
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bakterilere,
Bakteriler bağımsız yaşayabilen küçük organizmalardır. Prokaryot hücre yapıları ve boyutlarıyla diğer mikroorganizmalardan ayrılırlar. Bakteriler ortalama 0,5-2 µm boyutlarındadırlar. Bakterilerin bu sahip oldukları boyutları tür ve cinslerine göre farklılar göstermektedir. Büyük bakteriler genellikle saprofit olarak bulunmaktadırlar. Prokaryotik hücreler olan bakterilerin kendilerine özgü bir hücre yapıları bulunmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hayvanlara ve insanlara besin olmaya elverişli organik maddelerin yapımında kullanılır. Fotosentezin eşsiz hayati önemi buradan ileri gelir.

Şimdiye kadar önce nişastanın sentezlendiğine inanılıyordu.
Hayvanlar genellikle yer değiştirerek hareket eden, organik maddelerle beslenen, içgüdüleriyle hareket eden akıldan yoksun canlılar. Bugün bir milyona yakın hayvan türü bilinmektedir. Amip gibi gözle görülemeyecek kadar küçüklerinin yanısıra fil ve balina gibi dev yapılı olanları da mevcuttur. Çevremizde hergün kaşılaştığımız kedi, köpek, at ve kuşlar, hep omurgalı canlılardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ispanaktan elde edilen kloroplastlarla yakın zamanda yapılan deneylerle laboratuvarda fotosentez sağlanmış ve öteden beri bilinenin tersine, kloroplastların önce proteinleri, belirli bir duraklama devresinden sonra da nişastayı sentezlediği görülmüştür.

Fotosentezin kimyasal süresi ve değişiklik safhaları henüz tartışmalıdır. Görüşler ne olursa olsun,
Alm. Spinat (m), Fr. épinard (m), İng.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Emerson'un deneylerine göre fotosentezde iki ayrı tepkime yer alır: fotokimyasal tepkime çok hızlı (l/100000 s) ve ısıdan bağımsızdır; bu tepkime esnasında klorofil birimleri yüklenir; ışıksız tepkime (Blackmann tepkimesi) daha yavaş (1/50 s kadar), ısıya bağlı, fakat ışıktan bağımsızdır; bu tepkime esnasında, klorofil taneciklerinde birikmiş olan enerji organik sentezlere harcanır.

</p><p>Fotosentez işlemi

Fotosentez işlemi

Çeşitli dalga boyundaki ışıkların fotosentez sırasında sağladıkları enerjinin verimi karşılaştırmalı olarak incelenirse kuvanta kuramını doğrulayan bir kanıt sağlanmış olur; bu verim gerçekten de dalga uzunluğuyla orantılıdır; ışıksız tepkime sona erince her
Emerson (d. 4 Nisan 1976) Brezilyalı futbolcu. Şu anda Real Madrid forması giymektedir.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

kuvantum bir

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
klorofil birimince kullanılır.

Bugünkü durumda hem çok çeşitli ürün sağlama bakımından, hem de tarımın yerini hiç bir şey tutamaz. Çünkü
Klorofil Çeşitli dalga boylarındaki ışıkları emerek bitkide fotosentez (özümleme) olayının meydana gelmesine sebeb olan, yeşil renkli bir pigment (renk verici madde).

Bulunuşu: Bitkilerde bulunan klorofil, beş çeşit olup, bunlar a,b,c,d ve e şeklinde adlandırılır. Bunların molekülleri birbirine çok benzer. Damarlı yeşil bitkilerde klorofil a ve b 3/1 oranında bulunur. Diğer klorofiller bu bitkilerde bulunsa bile çok az veya eser miktardadır. Klorofil bitkide kloroplast adı verilen orga
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
tarım tekniği güneş enerjisini kullanma bakımından essiz bir tekniktir. Her gün dünyamıza düşen güneş enerjisinin yüzde l'i yeşil bitkilerce kullanılır; yeşil bitkiler bir günde 1,8 milyar ton CO2 emerek l milyar ton organik madde yapar, 1,3 milyar ton oksijen çıkarır.

Tarım, bitkisel ve hayvansal ürünler elde etmek amacıyla toprağı işlemeyi ve hayvan yetiştirmeyi içeren etkinliklerin tümü. Tarımla ilgili işler dünyanın bazı bölgelerinde binlerce yıl öncesinden pek farklı olmayan yöntemlerle yürütülürken, bazılarında ileri teknoloji içeren, makineleşmiş tekniklere dayandırılır. Sosyoekonomik koşullardaki çok yönlü gelişmelere karşın dünyada tarım sektöründe çalışanlann sayısı ekonominin öbür dallarındaki toplam işgücünden hâlâ daha yüksektir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Havadaki oksijenin bu şekilde baştan başa yenilenebilmesi için 20,000 yıl gerektiği hesaplanmıştır. Bitkilerce çıkarılan oksijen atomlarının dörtte üçünün suyun ayrışmasından, geri kalanının da fosforlu organik bileşiklerden geldiği sanılıyor.

Şunu da önemle belirtmek gerekir: fotosentezin özelliği, çok daha yaygın olan CO2'nin soğurulması değil oksijenin çıkarılmasıdır.

Tarihçesi

Fotosentezin bilim tarihindeki gelişimi şöyledir:

Havanın en değişken kısmı olan su buharı en nemli havada bile %3’ten daha az bulunursa da hayatın devamı için gerekli bir maddedir. Hayat için gerekli olan diğer bir değişken bileşen ozon (O3)dur. Deniz seviyesinde milyonda 0,07 olan yoğunluğu
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
, bitkilerin yeşillenmesi için güneş ışığının gerekli olduğunu göstermiştir.

17. yüzyılda, bitkisel materyal sentezi ile ilk araştırmaları yapmıştır. Araştırmacı 2,5 kg. ağırlığındaki bir söğüt fidanını içinde 100 kg. toprak bulunan bir saksıya dikmiş ve bunu 5 yıl süresince sadece yağmur suyuyla sulamıştır. Süre sonunda fidan 85 kg'lık bir ağaç olmuştur. deneme sonunda toprak kuru ağırlığı 99,994 kg. olarak belirlenmiştir. Aradaki 50 gramlık fark deney hatası olarak kabul edilmiş ve bitki ağırlığında oluşan 82,5 kg'lık madde artışının yalnız sudan kaynaklanndığı kanısına varmıştır.

İlk kez 1771 yılında
1771 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Joseph Priestley, bitkiler tarafından dışarı verilen
Joseph Priestley (13 Mart 1733 - 8 Şubat 1804), İngiliz kimyacı, filozof, papaz. Karbon dioksit üzerine araştırmaları ve oksijenin bulunuşuna katkıları ile bilinir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
oksijenin hayvanlar tarafından kirletilen havayı temizlediği fikrini ortaya atmıştır.

Elementler içinde çok bol bulunanı olduğu hâlde, eski kimyâcıların gözünden kaçan renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz. İlk defâ 1774 yılında J.Priestley tarafından, cıva oksidin ısıtılması ile elde edildi. 1781’de Lavoisier, oksijenin, havada bulunan ve yanmayı hâsıl eden bir madde olduğunu bildirdi. Bu maddeye, asit yapısı anlamına gelen oxygenıum ismini verdi. Çünkü Lavoisier, bütün asitlerin oksijen ihtivâ ettiğini sanıyordu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1782 yılında
1782 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
yeşil bitkilerin havaya O2 vermesinin CO2 almalarına ve bitkiler tarafından meydana getirilen O2 miktarının tamamen ortamda varolan CO2 miktarına bağlı olduğunu göstermiştir.

1779'da
1779 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Jan Ingenhousz havanın temizlenmesinin yeşil bitkiler tarafından ışıkta yapıldığını açıklamıştır. Fotosentezde klorofilin önemini vurgulamıştır.

Jan Ingenhousz ya da Ingen-Housz (d. 8 Aralık 1730 - ö. 7 Eylül 1799) Hollandalı bir fizyolog, biyolog ve kimyagerdir. Fotosentez için ışığın gerekli olduğunu, böylece de fotosentez işlemini bulmuştur. Ayrıca "Hücresel Solunum" konusunda önemli adımlar atmıştır. Yaşadığı dönemde, Avrupa ve özellikle Avusturya'nın önemli ailelerinden olan "Habsburg" ailesini (Viyana'da) çiçek hastalığına karşı başarılı bir şekilde aşılamasıyla ve Habsburg hanedanında özel danışman ve fizikçi olmasıyla bilinirdi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1804 yılında
Dünya'da olup bitenler
  • 18 Mayıs – Fransız Napolyon Bonapart , İmparator I. Napoleon olarak kendi kendine taç giydirdi.
  • 21 Mart – Napolyon Kanunu yürürlüğe girdi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
  • fotosentez esnasında eşit hacimde CO2 ve O2 alış verişi olduğu, buna benzer eşit hacimde bir gaz alış verişinin solunum esnasında da meydana geldiğini ileri sürmüştür. Bitkilerde biri ışıkta diğeri karanlıkta gelişen iki tip gaz alışverişi olduğunu, ışıkta CO2 alınımı ve O2 açığa çıkmasının ancak bitkinin yeşil kısımlarında olabildiğini göstermiştir. Ayrıca fotosentezde suyun rolüne dikkat çekmiştir.

    Gaz Alm. Gas (n), Fr. Gaz (m), İng. Gas. Maddenin üç halinden biri. Bu haldeyken maddenin yoğunluğu çok az, akışkanlığı ise son derece fazladır. Gaz halindeki maddelerin belirli bir şekli ve hacmi yoktur.

    Katı bir madde ısıtıldığı zaman, katı halden sıvı, sıvı halden de gaz haline geçer. Bu duruma faz (safha) değişikliği denir. Sıvıyı meydana getiren tanecikler (atom veya moleküller) birbirlerini çeker. Sıvı ısıtıldığı zaman, tanecikler arasındaki çek
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Liebig

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    1840 yılında, CO2'in bitkiler için C kaynağı olduğunu vurgulamıştır.

    Dünya'da Meydana Gelen OlaylarTermokimya biliminin temeli Hess kanunu açıklandı. Doğumlar
  • 7 Mayıs - Pyotr Ilyich Tschaikovsky, Rus besteci (ö.1893)
  • 13 Mayıs - Alphonse Daudet, Fransız yazar (ö.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
  • 1842 yılında Robert Mayer, ışığın enerji içerdiğini, canlılar tarafından kullanılan enerji kaynağının güneş ışığı olduğunu ve fotosentezde bitkinin yakaladığı güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürdüğünü belirtmiştir.

    Engelman 1880 yılında fotosentezde ortama O2 verilmesinin kloroplastlarca sağlandığını ortaya koymuştur.

    1905'de fotosentezin yalnızca fotokimyasal bir olay değil aynı zamanda biyokimyasal bir olay olduğunu ileri sürerek, olayın ışık gerektirmeyen bir karanlık reaksiyon safhası olduğunu da vurgulamıştır.

    ve Stoll 1918 yılında CO2, H2O ve ışık altında meydana gelen ilk ürünün CH2O ve O2 olduğunu ileri sürmüşlerdir.

    Robert Hill 1973 yılında fotosentezin ışık reaksiyonu üğzerinde çalışarak oratmda ışık, su ve uygun bir hidrojen yakalayıcısı bulunduğunda, izole kloroplastların bile ortamda CO2 olmadan O2 oluşturabildiklerini görmüştür. Ayrıca yapraklarda doğal bir hidrojen yakalayıcısı maddenin bulunduğunu ortaya koymuştur. Bugünkü bilgilere göre bu maddeler Fereodoksin ve NADP+'dır. Hill reaksiyonu adını verdiği bir denklemle olayı açıklamıştır.

    Reaksiyon, fotosentezde O2'nin ışık reaksiyonlarında oluştuğu ve bunun kökeninin CO2 değilde H2O olduğunu göstermesi yönünden önemlidir.

    Fotosentezin karanlık reaksiyonları üzerinde çalışan (1954-1961) Calvin ve arkadaşları ise olaydaki C metabolizmasını tüm ayrıntılarıyla açıklamışlardır. Bunun üzerine Calvin'e Nobel Ödülü verilmiştir.

    1966'da ve , bazı bitkilerde fotosentezin karanlık reaksiyonlarında oluşan ilk kararlı ürünün 3C değil de 4C olduğunu bulmuşlar ve söz konusu bitkilerin tamamen farklı bir C metabolizması olduğunu göstermişlerdir.

    Yirminci yüzyılın başlarında tek hücreli yeşil su yosunlarında (Chlorella vulgaris) fotosentezle ilgili araştırmalar Warburg tarafından yapılmıştır.

    Denklemi

    Genel fotosentez denklemi şöyledir:

    :nCO2 + 2nH2O + Işık enerjisi → (CH2O)n + nO2 + nH2O

    Ancak heksoz şekerleri ve nişasta ana ürünler olduğundan, genelde aşağıdaki spesifik (basit) denklem fotosentezin ifadesinde kullanılır:

    6CO2 + 6H2O + Işık enerjisi → C6H12O6 + 6O2 + 6H2O + 673 Kalori

    Burada C, CO2'den ve H, H2O'dan gelmektedir. Yukarıdaki denklemde görüldüğü üzere basit karbonhidratların yapısına katılan O2'nin sudan mı yoksa karbondioksitten mi geldiği sorusu önem taşımaktadır. Bu konuya radyoaktif ağır su ile yapılan denemelerle açıklık getirmiştir. Radyoaktif olarak işaretlenmiş 0218 ile fotosentez sonucu açığa çıkan O2'nin sudan geldiği bulunmuştur. Karbonhidratların yapısına katılan O ise, karbondioksitten olmaktadır.Fotosentez sırasıyla aydınlık ve karanlık safha olmak üzere 2 kısımda gerçekleşir.Aydınlık safha için ışık gereklidir.Karanlık safhada ise ışık kullanılmaz.Fakat karanlık safhada aydınlık safhanın ürünleri kullanıldığı için aydınlık safha olmadan karanlık safha gerçekleşemez.Ayrıca bakterilerde H kaynağı olarak H2O kullanılmadığı için ürün olarak O2 açığa çıkmaz.

    Önemi

    Fotosentez, ışık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştürerek ilk basamaktaki organik madde üretimini sağlayan mekanizmadır.

    Bitkiler besin zincirinin ilk halkasını oluşturduğundan, diğer tüm canlıların var olabilmesi ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli enerji fotosentez olayı sırasında elde edilir.

    Fotosentezle havanın CO2 ve O2 dengesi korunmaktadır.

    Fotosenteze ilişkin bulgular, her yeşil bitkinin organik madde üreten bir fabrika olduğu, bu süreçte güneş enerjisini kullanan aygıtların kloroplastlar olduğunu göstermiştir. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının yalnızca yarısı fotosentezde kullanılmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmaların dünya nüfusunun gıda ihtiyaçları yönünden önemli olduğu bilinmektedir.

    Pigmentler

    Fotosentezde en önemli olgu güneş enerjisini yakalayıp onu kimyasala bağ enerjisine dönüştürebilme yeteneğidir. Bu işlevi bitkilerin KLOROPLASTlarında veya larında bulunan pigmentler yapmaktadır. Bunların başlıcaları şöyledir:

  • Klorofiller

  • Karotenoidler

  • Fikobilinler

    Fotosentez Resimleri


    • Yaprak, bitkilerde fotosentezin gerçekleştiği başlıca yerdir.



    Yorumlar - Lütfen konu (Fotosentez) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.