Göçmen kuşları

Göçmen kuşlar farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren kuş türlerinden oluşan bir gruptur. Her sene dünyaca 50 milyar kuşun göç ettiği tahmin edilir. Bunlardan 5 milyarı Avrupa ile Afrika arasında göç eder.

Göçmen kuşlarıTurna (Grus grus) göçü
G öçmen kuşlar farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren kuş türlerinden oluşan bir gruptur. Her sene dünyaca 50 milyar kuşun göç ettiği tahmin edilir. Bunlardan 5 milyarı
Kuşların genel yapısı yürüme ve uçma hareketlerini rahatça yapmaya uygun bir şekilde oluşmuştur. Yürürken ve dururken gövdenin ağırlık merkezi ayakların üzerine düşer. Bu sırada kanatlar katlanmış durumda gövdenin iki yanına yapışık olarak durur. Kuşların iskeleti incelendiğinde kemiklerin ince, içlerinin boş ve birçok yerinde belirli delikler bulunduğu görülür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Avrupa ile
Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir. Avrupa, Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusundadır ve bir yarımadadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Afrika arasında göç eder.

Küçücük
Afrika, Avrupa'nın güneyinde, Atlantik Okyanusu'nun doğusunda, Hint Okyanusu'nun batısında ve Antarktika'nın kuzeyinde bulunan kıta. Eski dünya karalarından birisi olan Afrika, 30 218 000 km² yüz ölçümü ile kıtalar arasında Asya ve Amerika'nın ardından üçüncü sırada gelir. Afrika adı, Kartaca'ya ilk defa ayak basan Romalılarca "Afri" veya "Africani" denilen oymakların adından esinlenerek verilmiştir. Afrika adı bu ülkeye Pön savaşları sırasında verilmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kolibri kuşundan koskoca
Kolibri Yaşadığı yerler: Güney ve Orta Amerika’da yaşarlar. Özellikleri: Kuşların en küçükleri ve renk bakımından en güzelleri. Gerisin geriye uçabilir ve havada belli noktada durabilirler. Düz veya kıvrık ince uzun gagalarıyla çiçeklerden balözü toplar ve havada uçan küçük böcekleri de avlarlar. Arı kolibri 1,5 gr ağırlıkta, 2,5 cm uzunluktadır. Çeşitleri: 400’den fazla türü vardır. Arı kolibri, dev kolibri, kılıçgagalı kolibri, Meksika yıldızı, boynuz gaga Ünlülarıdır.

Kolibrigiller
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kartallara kadar binlerce kuş türü her sene vakti geldiği zaman üreme ve kışlama bölgeleri arasında uzun yolculuklar yaparlar. Göçmen kuşlar yılda iki defa
Kartal bilinen yırtıcı kuş. Kartallar tek eşlidir. Yaşamları boyunca eş değiştirmedikleri gibi her yıl aynı yuvayı kullanırlar. Yuvaları genellikle kolay ulaşılamayacak yerlerdedir. Yuvayı bıraktıkları bir ya da bir kaç yumurtanın kuluçka
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kuzey ve
Kuzey Yarımküre Dünya üzerinde Ekvator'un kuzeyinde kalan bölgeye verilen isimdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Güney yarımküre'leri arasında göç ederler. Kış aylarında havaların soğumasıyla, kuşların besin bulması zorlaşır ve bu konuda aralarında rekabet artar. Bu sebeple Kuzey Yarımküre'de üreyen göçmen kuşlar, her sonbaharda Güney Yarımküre'ye doğru göç hareketine girişir. Güney daha sıcak ve besin bakımından daha zengin olduğundan iyi bir kışlama alanı teşkil eder. İlkbaharın başlamasıyla da güneyden kuzeye dönüş göçüne başlarlar. İlkbaharda kuzey bölgeleri kuş akınlarına uğrar.

İlkbaharda kuzeye gelen kuşlar, ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimleri olmak üzere yılın dörtte üçünü bu geniş alanlarda geçirirler. Yalnız kış mevsiminde
Güney Yarımküre, geoid şeklindeki yeryüzünün (dünya gezegeni) Ekvator'dan güneyde kalan kısmıdır. Yani 0° paralel ile 90° güney paraleli arasında yer alır. Kuzeyde kalan yarıya da "Kuzey Yarımküre" denir. Dünyayla ilgili bazı nitelemelerde Doğu ve Batı Yarımküre şeklinde kullanımlar da vardır. Güney yarımkürenin Kuzeye göre daha büyük bir oranı sular altında olup, daha az kara yüzölçümüne sahiptir. Güney Amerika'nın yarısından fazlası, Afrika kıtasının bir kısmı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
tropik bölgelerde barınırlar.

Barn

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kırlangıçları, her ilkbaharda
Kırlangıç Familyası: Kırlangıçgiller (Hirundinidae). Yaşadığı yerler: Kutuplar haric, dünyanın hemen hemen her tarafında. Özellikleri: 10-23 cm boyunda, çatal kuyruklu, geniş ve uzun sivri kanatlı, ötücü göçmen kuşlar. Evlerin saçaklarına çamurdan fincanımsı yuvalar yaparlar. Çeşitleri: 100 kadar türü vardır: Tencere kırlangıcı, yar kırlangıcı, ağaç kırlangıcı, kır kırlangıcı, kaya kırlangıcı, kum kırlangıcı en çok bilinen türlerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Brezilya ve
Resmi adı Brezilya Fedaratif Cumhuriyeti olan devletin başkenti Brasilia'dır. Nüfusu yaklaşık 175 milyon olan ükenin yüzölçümü 8.511.965 km2, dini hıristiyanlık ve resmi dili Portekizce'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arjantin'den yola çıkarak 4350 kilometrelik tehlikeli bir yolu aştıktan sonra
Arjantin 34’ 36’’ Güney enlemleri ve 58’ 27’’ Batı boylamları arasında, Güney Amerika Kıtası’nda yer alan bir ülkedir. Arjantin’in toplam yüzölçümü 2.791.810 km², nüfusu ise 2009 tahmini rakamlarına göre 40.134.425 kişidir. Başkenti Buenos Aires olan ülkenin resmi dili İspanyolca ve para birimi Peso'dur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Labrador ve
  • Newfoundland ve Labrador
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
  • Alaska'ya gelerek yumurtlarlar. Baltimor
    ABD’nin yüz ölçümü en büyük, nüfusu en az olan eyaletidir. Gerçekten de Türkiye’nin neredeyse iki katı büyüklüğündeki bu eyalette ancak Kütahya ilimizdeki kadar insan yaşar. Alaska sözcüğü, bu eyaletin yerli halklarından olan Aleutlar’ın dilinde “büyük ülke” anlamına gelir. Bu adı hak edecek kadar geniş bir alana yayılmış olan Alaska yüzey biçimleri açısından da büyük bir çeşitlilik gösterir. Kuzey Amerika’nın en büyük dağlarını ve çok geniş düzlükleri
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    sarıasması, her Mayıs ayında
    Sarıasma (Oriolus), sarıasmagiller (Oriolidae) familyasından Oriolus cinsini oluşturan kuş türlerinin ortak adı.


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    Güney Amerika'dan kalkarak 1250 kilometrelik bir yolculuktan sonra
    Amerika'nın güney yarısını oluşturan kıta. Pasifik Okyanusu'nun doğusunda, Atlantik Okyanusu'nun batısında, Kuzey Amerika'nın güneyinde ve Antarktika'nın kuzeyinde bulunur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    New York'un Scardale bölümüne gelir.

    New York adında birden fazla başlık bulunmaktadır. ABD’nin kuzeydoğusunda yer alan, bu kıtanın en büyük nüfuslu şehri. New York eyâletinin güneydoğu kesiminde, Hudson Irmağının ağzında yer alır. Şehrin alanı 787 km2, nüfûsu ise yaklaşık 10 milyon civârındadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Kuzey Amerika ormanlarında yumurtlayan siyah
    Kuzey Amerika, kuzey yarım kürede bulunan, kuzeyde Arktik Okyanusu, doğuda Atlantik Okyanusu, güneyde Karayip Denizi, ve batıda kuzey Pasifik Okyanusu'yla çevrili olan kıta dır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    , her sonbahar gökyüzünde büyük sürüler halinde bir araya gelerek kışlamak için Atlantik sahillerine ve Güney Amerika'ya göç ederler. Ağırlıkları 9-10 gram gelen bu küçücük kuşlar hiç mola vermeden asgari 86 saat boyunca uçarak 1500 kilometrelik bir mesafe katederler. İlkbaharda göç eden diğer birçok tür gibi geldiği rotayı takip ederek tekrar eski yerlerine geri dönerler.

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İspinozun dişisi göç ettiği halde erkeği göç etmez. Türkiye'de de
    İspinoz Alm. Buchfink (m), Fr. Pinson (m), İng. Chaffinch. Familyası: İspinozgiller (Fringillidae), Yaşadığı yerler: Palearktik bölgelerin ağaçlık yerlerinde. Kafeste de beslenir. Özellikleri: Serçe iriliğinde ötücü bir kuş. Tepe ve ensesi mavi-gri, kuyruk çıkıntısı ise yosun yeşilidir. Ömrü: 24 yıl kadar. Çeşitleri: Kayın ispinozu, dağ ispinozu, mavi ispinoz.

    Ötücü kuşlar takımının İspinozgiller familyasından konikgagalı bir kuş. Boyu 16 cm olup, 20
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    leylekler,
    Leylek (Arapça: لقلق / laklak, Farsça: لک‌لک / leglek),1 bir kuş türüdür. Türün yayılışı çok geniş bir coğrafya üzerindedir. Almanyadan havalanan ve Prenses adı verilen Leylek, Türkiye(İstanbul-Hatay) üzerinden Güney Afrika Cumhuriyetine gittiği tespit edilmiştir. Genellikle karadan yükselen sıcak
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    kırlangıçlar ve daha birçokları sonbahar geldiğinde binlerce kilometreyi aşarak
    Kırlangıç Familyası: Kırlangıçgiller (Hirundinidae). Yaşadığı yerler: Kutuplar haric, dünyanın hemen hemen her tarafında. Özellikleri: 10-23 cm boyunda, çatal kuyruklu, geniş ve uzun sivri kanatlı, ötücü göçmen kuşlar. Evlerin saçaklarına çamurdan fincanımsı yuvalar yaparlar. Çeşitleri: 100 kadar türü vardır: Tencere kırlangıcı, yar kırlangıcı, ağaç kırlangıcı, kır kırlangıcı, kaya kırlangıcı, kum kırlangıcı en çok bilinen türlerdir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Afrika'ya göç ederler. Bir yıl önce kışladıkları yerlerine giderler. İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.
    Afrika, Avrupa'nın güneyinde, Atlantik Okyanusu'nun doğusunda, Hint Okyanusu'nun batısında ve Antarktika'nın kuzeyinde bulunan kıta. Eski dünya karalarından birisi olan Afrika, 30 218 000 km² yüz ölçümü ile kıtalar arasında Asya ve Amerika'nın ardından üçüncü sırada gelir. Afrika adı, Kartaca'ya ilk defa ayak basan Romalılarca "Afri" veya "Africani" denilen oymakların adından esinlenerek verilmiştir. Afrika adı bu ülkeye Pön savaşları sırasında verilmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türkiye, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında göç eden kuşlar için bir köprü oluşturması ve 400'ü aşkın göçmen türü barındırması bakımından özel bir konuma ve milletlerarası önemi haizdir.

    Kuşların ayaklarını
    Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    yla, radar veya uçaklarla takip ederek, birçok türün göç yollarının
    Radar, uzaktaki hedefleri mikrodalga yansıtma metodu ile tespit eden cihazdır. Radarın çalışma prensibi ses dalgası yansıma prensibine çok benzer. Sesi yansıtan bir nesneye doğru bağırmanız halinde (örneğin bir kayalık vadide veya mağarada) bir yankı işitirsiniz.Eğer sesin havada yayılma hızını biliyorsanız nesnenin mesafesini ve genel yönünü hesaplayabilirsiniz. Dönüş yankısı için geçecek süre, ses hızı biliniyorsa kabaca hesaplanabilir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    haritaları çıkarıldı. Kuş göçleri herkes tarafından görülmeye değer büyük bir şovdur.

    Göçmen kuşların çoğu (özellikle küçük
    Alm. Karte (f), Fr. Carte (f), plan(m), İng.(Geographic) map,(topographic) plain.Yeryüzünün tamamının veya bir kısmının bir ölçeğe göre küçültülerek bir plân üstünde gösterildiği çizim.Yunanca HARTEN, Fransızca CARTE kelimelerinden gelmektedir. İsviçreli Prof. Eimhof haritayı şöyle târif etmektedir: Yeryüzünün veya muayyen bir parçasının küçültülmüş, genelleştirilmiş ve bütünlenmiş olarak düz zemin üzerine iki boyutta gösterilme tekniği.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ötücü kuşlar) göç için gerekli enerjiyi uzun yolculuğa çıkmadan önce ne bulurlarsa yiyerek vücutlarında depoladıkları yağdan sağlarlar. Yağ onların adeta yakıt tankıdır. Bazıları göçten hemen önce ağırlıklarını iki katına çıkartırlar.
    Ötücü kuşlar (Passeriformes), kuşlar (Aves) sınıfından özel ses yapılarına sahip çok sayıda kuş türünü içeren takım.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Nijerya'da kışlayan ötleğenlerin ağırlığı, Ekim-Şubat ayları arasında 10-13 gr gelir. Avrupa'ya dönüşten önce Mart-Nisan aylarında ve bilhassa Mayıs başında 20 gr'a ulaşır.

    Yapılan hesaplamalarda, 8 gr yağa sahip olan bir
    Nijerya Federal Cumhuriyeti Batı Afrika’da, İngiliz Milletler Topluluğu üyesi federal bir cumhûriyet. Gine Körfezi kıyısında, Benin ile Kamerun arasında yer alan bir ülkedir. Başkenti Abuja, en büyük şehri Lagos'tur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    bülbülün, 3000 km uçabilecek kadar yakıta sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu yakıtla
    Bülbül (Luscinia megarhynchos), sinekkapangiller (Muscicapidae) familyasından sesinin güzelliği ve gece ötüşüyle ün kazanmış olan ötücü bir kuş türü. Eski yazınımızda andelib ve hezar da denirdi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Büyük Sahra'yı kolayca aşabilmektedir.
    dünyânın en büyük çölü. Alize rüzgârlarının hâkim olduğu bu çöl, Kuzey Afrika’da batıdan doğuya, Atlas Okyanusu sâhillerinden Kızıl Deniz sâhillerine kadar uzanır. Güney-Batı ve Güney Asya’da farklı isimlerle (Arap Çölü, İran Çölü vb.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ise önceden yağ depolamazlar. Yol boyunca rastladıkları böcekleri avlayarak gerekli enerji ikmalini yaparlar.

    Böcekler (İnsecta), eklembacaklılar (Arthropoda) şubesinin bir sınıfı. Böceklerin dış yapısını, anatomisini, fizyolojisini, çevre ile olan ilişkilerini, üreme ve gelişmelerini ve bunlara karşı mücadele metodunu inceleyen ilme Entomoloji denir. Yeryüzünde bulunan hayvan türlerinin yaklaşık olarak dörtte üçünü
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    , leylekler, turnalar ve pelikanlar gibi iri yapılı kuşlar, bedenlerinin büyüklüğü sebebiyle yağ depolayamazlar. Onlar, göç yolculuklarında, güneşin, toprak ve üstündeki hava katmanlarını ısıtması sonucu yükselen ve termal olarak adlandırılan hava kitlelerini kullanırlar. Geniş kanatlarını kullanarak bir termal yardımıyla yükselir ve termalden termale süzülerek yollarına devam ederler. Bu metodla az enerji harcamış olurlar. Denizler üzerinde termallerin oluşmaması, karalar üzerinden dolaşarak daha uzun göç yollarını takip etmelerine sebep olur. Yolculuk ve mola esnasında da avlanmalarına devam ederler.

    Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar. Bunun yanı sıra yüzerek göç edenler de vardır. Böceklerle beslenen küçük kuşlar ve ördeklerin çoğu gece yol alır. Arı kuşları, kırlangıç ve kırlangıç benzeri kuşlar da gündüzleri uçarlar. Sığırcıklar 4000-5000 bireylik gruplar halinde göç ederler. Kartal ve atmaca gibi yırtıcı kuşlar|yırtıcılar, yalnız ve topluluklar halinde göçe katılırlar.

    Gündüzleri birbirini gören hayvanlar, geceleyin de seslerle birbirinden ayrılmazlar. Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler. Kuzey yarımkürede üredikten sonra kışlamak için Temmuz-Eylül arasında güney yarımküreye göç ederler. Yurdumuzda yaşayan kırlangıçlar Nisan ayında iklimimize geri dönerler. Leylekler, ülkemize Mart ayından itibaren gelmeye başlarlar. Ağustos sonunda büyük topluluklar halinde, Güney Afrika'ya göç ederler. Deniz kırlangıçları, senede iki defa kuzey kutbunda yumurtladıktan sonra kışı geçirmek için güney kutbuna uçarlar. Uzun kanatlı yelkovan kuşları, güney yarımküreye mahsus göçmen kuşlardır. Üreme bölgeleri olan Avustralya'nın güneyinden göç ederek, Kuzey Pasifiğin kutup bölgesine gelirler. Gidiş-dönüşü 30.000 km'yi bulan bu göçe 10 milyon civarında kuş katılır. En uzun göç yolunu, (Sterna paradisaea) kateder. Kuluçka bölgesi olan Kuzey Kanada kıyılarından sonbaharda göçe başlar. Atlantik'i geçerek Batı Afrika kıyıları boyunca uçarak kışı geçireceği bölgelerine inerler.

    Göçün nedeni



    Kuşların bir kısmı, niçin ölüm pahasına uzun göçlere girişirler? Niçin diğer kuşlar gibi, göçmen kuşlar da yurtlarında kalıcı değildir? Bunları göçe zorlayan nedir? Soğuktan kaçmak ve besin bulmak için mi? Bu, ancak birçok sebebin bir kısmı sayılabilir. Çünkü birçoğu, gerekli besin ve elverişli iklim şartlarından çok daha fazla yolculuk yaparlar. Bazı türler de havaların soğuması ve besin azlığının baş göstermesinden önce güneye inerler.

    Her göçmen kuş türü göç vaktinin geldiğini nasıl anlar? Kuşlarda göç isteğini uyandıran ve onları direnmeksizin yola çıkmaya zorlayan biyolojik saat nasıl çalışır? Hareket saati ne zaman çalar? Gidecekleri yeri nasıl bilir ve vardıklarında nasıl tanırlar? Yanılmadan yollarını nasıl bulur, hedeflerinin yönüne doğru nasıl uçar veya yüzerler?

    Kuşlar hava kirliliğinden, pil atıklarından,besin azlığından,iklim tiplerinden dolayı göç ederler.Bütün bu sorulara tatminkar cevap bulmak oldukça güçtür. Bilim adamları son yıllarda göçlerle ilgili kıymetli bilgiler elde ettiler. Bununla beraber halen çözüm bekleyen sayısız bilmece mevcuttur. Ancak aşikare olarak görülen şudur ki; göçmen kuşlar yerleşik olanlardan ayrı bir bünyeye sahiptir. Birçok yön bulma yetenekleri ile birlikte doğarlar. İlkbahar ve sonbaharda günlerin uzayıp kısalmasıyla gün ışığına bağlı olarak göçmen kuşların hipofiz ve epifiz bezlerinin hormon salgısı değişmeye başlar. Hormon uyarısıyla bünyelerinde, önüne geçilmez bir göç isteği belirir. Yapılan incelemeler neticesinde, gün aydınlığı süresinin değişmesine bağlı olarak kuşların eşeylik organlarının (erbezi ve yumurtalıkların) büyüyüp küçüldüğü tesbit edilmiştir.

    William Rowan aynı türden iki kuş grubunu sert Kanada kışında ayrı kafeslere yerleştirerek farklı ışık periyotlarına tabi tuttu. Bu deneyle in (ışık sürelerinin) kuşlardaki etkisini gözledi. Normal gün ışığına maruz bırakılan birinci grubun vücutlarında görünür bir değişim olmadı. Işık periyodu arttırılan diğer kafes kuşlarının ise eşeylilik organları ve kanatları ilkbahar mevsiminde olduğu gibi büyüdü. Her iki grup da serbest bırakıldığında, ikinci grubun hazırlıksız bir göç girişimine kalkıştığı tesbit edildi.

    Kuşların, göçü etkileyen fotoperyodizme paralel olarak vücutlarında yağ birikiminden başka, yön bulma yetenekleri, yerin manyetik alanına, havanın barometrik basıncına, polarize ve na, frekansı çok düşük seslere ve kokuya olan duyarlılıkları da onları son model cihazlarla donatılmış bir pilottan üstün kılar. Vakti geldiğinde bünyelerinde göç saati çalar. Programlanmış en modern kompütürlerden daha karmaşık olan bu varlıklar itirazsız göç emrine boyun eğerler. Eski yerlerine döndüklerinde, çoğu zaman ayrıldıkları ağaca, hatta uçuşa kalktıkları aynı dala konarlar.

    Bütün göçmen türler, her yıl aynı zamanda göç etmezler. Bazan hava durumu sebebiyle hareketlerini değiştirebilirler. Fakat San Juan Capistrona kırlangıçları gibi bazıları da her yıl göçmen bir biçimde aynı günler içinde göç yerlerine gidip gelirler. Umumi olarak gece uçarlar. Gündüz yiyecek bulmak için avlanırlar.

    Kuzey kutbundan kalkan bir kuşun, elinde bir harita ve pusulası varmış gibi yüzlerce kilometre ötede hedefine varması ve vakti gelince tekrar aynı noktaya dönüşünü izah etmek oldukça güçtür. Hele, yeni yumurtadan çıkan yavruların, uçmayı öğrendikten hemen sonra, hiç bilmedikleri ana ocağına tek başına dönmeleri son derece şaşırtıcı bir olaydır. Tek bir rota üzerinden uçmaları ve kendilerinden bir önceki neslin yaşadıkları topraklara konmaları fevkalade bir yön bulma tekniğinin varlığını gösterir.

    Uzun zaman, göçmen kuşların yollarını, coğrafi işaretlere göre buldukları zannediliyordu. Gerçekten de gündüz uçan birçokları deniz kıyılarından, vadi yataklarından, dağ silsilelerinden ve kıyılardan giderler. Bunları yol bulma işareti olarak kullanırlar.

    Ancak kuşlar yollarını yalnız bu tip coğrafi işaretlerle tayin etselerdi, gece yol alanlar hedeflerine varamazdı. Çok uzak yerlerden salıverilenler de şaşkına dönerdi. Birkaç yıl önce Pasifik'ten geçen uçaklar için tehlikeli olmaya başlayan albatrosların bir kısmı, yakalanarak Filipinler'e nakledildi. 2560 kilometre mesafeden bir ay içinde geri döndüler. Diğer bir kısmı ise, tam aksi istikamete doğru götürüldü. Bu kuşlar da, bir günde 200 kilometre mesafe uçarak 10 gün içinde hiç bilmedikleri yollardan geçerek asıl bölgelerine geri geldiler.

    Belki de en esrarlı mesele kuşların şaşırmadan, binlerce kilometre, hiçbir nirengi (işaret) noktası, yön alacak yeri olmadan yönlerini nasıl bulduğudur.

    Bunu nasıl yapıyorlar? Eskiden (kuş uzmanları) kuşların rüzgarlarla, dünyanın manyetik alanıyla veya koriolis tesiriyle (dünyanın ekseni etrafında dönmesinden kuzey yarımkürede hava akımlarının sağa, güneyde sola sapma göstermesi) yönlerini bulduklarını iddia ederlerdi. Yine eskiden genç kuşların yaşlıları takip ettiğini zannederlerdi. Ancak 'nin yapmış olduğu araştırmaya göre, bu fikirler geçersiz kabul edildi. Mesela, güneye doğru göç etmekte olan kuşlarından bir grubu yakalanarak işaretlendi. Yetişkinleri hemen salıverildi. Gençler, yaşlılar güneye iyice yaklaştıktan sonra bırakıldı. Güneye ve göç edilecek sahaya daha önce hiç uçmamış genç kuşlar, aynı yollardan geçerek aynı yere vardılar. Gittikleri istikametten o kadar emindiler ki, genç olduklarından yaşlılardan daha hızlı gittiler. Bu kuşlar, yaşlı kuşları değil, bünyelerinde doğuştan mevcut olan yön bulma sistemini takip ettiler.

    Başka bir deneyde bir grup dalgıç kuşu İngiltere'deki Stokholm Adasından alınarak Venedik'ten salıverildi. Bu kuşlar karalardan geçmeyi sevmedikleri halde Alp Dağlarını aşarak Fransa üzerinden İngiltere'deki yuvalarına vardılar. Yapılan bu tip araştırmalar göçmen kuşların yollarını tayin ederken biyolojik pusulalarına destek olarak yeryüzü şekillerinden ve güneşten de istifade ettiklerini ortaya koydu.

    Son senelerde Almanya'da yapılan araştırmalar, göçmen kuşların daha yumurtadan çıkar çıkmaz, ne zaman, nasıl ve hangi yol üzerinden göç edeceklerini, nerede durup dinleneceklerini ve nereye ineceklerini önceden bildiklerini ortaya çıkardı. Araştırma ekibinden Almanya'dan Ekvator Afrikası'na göç eden leri (Sylvia atricapilla) ile yaptığı araştırmalar sırasında, iki ayrı soya mensup ötleğenden meydana gelen yavruların, göç yollarının ne analarının ne de babalarınınkine benzediğini, ikisinin arasında bir başka göç yolu bulduklarını belirledi.

    Mesela, annenin göç yolu İspanya- Cebelitarık üzerinden Fas, babanınki Yugoslavya- Türkiye üzerinden Mısır ise, bunlardan meydana gelen yavruların Tunus üzerinden geçen ortalama yolu tercih ettikleri tesbit edildi. Böylece bu davranışların, kuşların genetik yapısına daha önceden yazılmış ve irsi olduğu ortaya kondu.

    Bütün bunlara rağmen kuşların çoğu zaman göç yollarını değiştirdikleri ve bunda genetik unsurların yanı sıra bazı çevre faktörlerinin de etkili olduğu bilinmektedir. Mesela, kuşların yemesi için pencerelerde kırıntıların bulundurulmasının adet olduğu Büyük Britanya, Almanya'dan sıcak bölgelere göç eden kuşları çekebilmektedir.

    Çeşitli deneyler genç kuşların içgüdüsel bir yön duyusuna sahip olduklarını ve buna uyduklarını, yaşlı ve tecrübelilerin ise harikulade bir pusulaya ve yerlerinden uzaklaştırıldıklarında dahi rota değiştirip doğru yolu bulabilme yeteneğine sahip olduğunu göstermektedir.

    Güneşe göre hareket

    Sonbaharda güneye göçeden bir kuş yakalanarak bir kafese konursa, ilginç bir olay gözlenir. Kafes ne tarafa çevrilirse çevrilsin, kuş daima göç istikameti olan güneye döner.

    Alman kuş bilgini yapmış olduğu gözlem ve deneyleriyle kuşların yönlerini güneşe göre kestirdiklerini ilk bulanlardandır. Ekim aylarında yakaladığı Avrupa sığırcıklarını altı şeffaf olan yuvarlak boş kafeslere koydu. Kafesin şeffaf kısmında davranışlarını gözledi. Bunların kafeslerinde rahat durmadıklarını, durunca bile kafesin bir köşesinde güney istikametine devamlı döndüklerini gördü. Güney bu kuşların normal göç istikametiydi. Kafes döndürülünce kuşlar da buna uyarak tekrar dönüyorlardı. İlkbahar aylarında kuşlarda yine göç huzursuzluğu başlıyordu. Bu sefer de tam aksi istikamete, yani kuzeye dönüyorlardı. Güneş ışığından başka bir şey görmeyen sığırcıklar, hep doğru istikamete dönüyorlardı. Kramer kafese gelen güneş ışığının istikametini değiştirmeye karar verdi. Döner aynalar kullanarak ışığın kafese giriş istikametini 90 derece değiştirdi. Kuşlar da buna bağlı olarak yönlerini 90 derece değiştirdiler. Demek ki, güneşe göre, yönlerini ayarlıyorlardı.

    Kuşların çoğu gündüz güneşe göre hareket ederler. Ancak birçok kuş da gece göç eder. Yapılan araştırmalar kuşların gündüz güneşe, geceleyin ise ay ve yıldızlara göre uçuş istikametlerini bulabildiklerini ispat etti.

    Ardıç kuşları gökyüzünü göremeyecekleri yuvarlak bir kafese konulduklarında göç huzursuzluğuyla mevsimlik göç istikametlerine döndükleri tesbit edildi. İyi ama bunlar güneşi, ayı ve yıldızları göremedikleri halde yönlerini nasıl buluyorlardı?

    Araştırmalar birçok hayvanın vücutlarında biyolojik pusulalara sahip olduklarını ortaya çıkarmaktadır.

    Biyolojik pusula

    Amerikalı araştırıcılardan ilk olarak bazı deneyler yaptılar ve güvercinlere küçük mıknatıslar takınca kuşların yönlerini tamamen şaşırdığını gördüler. Araştırmalar neticesinde göçmen kuşların boyun kısımlarında ferromanyetik taneciklerin bulunduğu ve arzın manyetik alanına göre hassasiyet gösterdikleri keşfedildi. Şimdiye kadar tetkik edilebilen göçmen kuşların kafa yapısında bulunan taneciklerin demir açısından zengin bir mineral olan manyetit (Fe3O4) olduğu anlaşıldı.

    Bu tabii pusulalarından göç esnasında azami derecede istifade ederler. Dünyanın manyetik alanının kuvvet çizgilerine göre kendi durumlarını tesbit ederek doğru yönü bulurlar. Kafalarının içindeki bu pusulaları sayesinde kapalı havalarda da yollarını bulurlar. Bulutlu bir günde bile yönlerini şaşırmazlar. Fakat başlarına kuvvetli bir mıknatıs bağlanınca bulutlu günde güvercinler yollarını tamamen kaybederler. Çünkü takılan mıknatısın oluşturduğu suni alan, tabii manyetik alanı değiştirir. Onlara evlerini bulduracak hiçbir ipucu bırakmaz.

    Güvercinlerin boyun kısmında pusula vazifesi gören manyetit adlı maden zerreciklerinin keşfinden sonra, kuşların yönlerini koku alarak da bulabildikleri ortaya çıkarılmıştır.

    Koku alma koordinat şebekesi

    Posta güvercinleri doğru rota bulmaya yarayan bir koku alma organına sahiptirler; koku alma organlarını yuvalarına dönüşte kullanmakta ve atmosferde her tarafa dağılmış zerreler halindeki maddecikler, güvercinlerin koku alma koordinat şebekesinin muhtemelen temelini teşkil etmektedir. Max Planck Enstitüsünün Seewiesen'deki bilginleri bunu böyle tahmin etmektedir.

    asgari 700 km'ye kadar olan mesafelerde yön bulma için vazgeçilmez bir vasıtadır. Kuşlar herhalde havadaki zerrecikleri algılamakta, bunlar yardımıyla yabancı bölgelerde mevki tayini yapmaktadırlar. Bunun için hangi maddelerin sözkonusu olduğu şu ana kadar tesbit edilememiştir.

    Daha 30 sene önce, posta güvercinlerinin de diğer göçmen kuşlar gibi güneşi pusula olarak kullanabildikleri ispatlanmıştı. Daha sonra yerin manyetik alanının da aynı şekilde kendilerine yön belirleyici olarak hizmet ettiği tesbit edilmişti. Bununla beraber koku alma koordinat şebekesinin varlığı anlaşılmadan önce, posta güvercinlerinin yüzlerce kilometre uzaklıktaki yuvalarını nasıl bulabildikleri ikna edici bir şekilde izah edilememekteydi.

    Pusula kullanmak isteyenin haritaya da ihtiyaç duyacağı ilim adamlarının tebliğinde yer almaktadır. Bu haritanın güvercinlerin koku alma organı ile bağlantılı olması gerektiğine lı araştırıcılar dikkat çekmişlerdi. Çünkü, koku alma duyuları ortadan kaldırılmış güvercinler yuvalarını artık bulamamaktaydı. Kuşlar çok iyi hava tahmincileridir. Havadaki çok hafif barometrik basınç değişimini fark edebilirler. Fırtına çıkacağını önceden keşfederler. Keskin bir görme gücüne sahiptirler. Deneyler güvercinlerin polarize ve da gördüklerini ortaya çıkardı. Bu ışıklardan denizlerden uçarken faydalanırlar. Ayrıca, frekansı çok düşük uzun dalga alt sesleri de duyarlar. İnsan kulağı saniyede 10-20 titreşimin altındaki sesleri duyamaz. Kuşlar ise çok daha düşük sesleri işitebilirler. Bunun sayesinde göç eden bir kuş kendisinden çok uzakta patlayan bir fırtınayı veya 1000 km uzaktaki gök gürültüsünü işitebilmektedir. Binlerce kilometre ötedeki atmosfer basıncı değişikliklerinin meydana getirdiği çok düşük frekanslı elektromanyetik dalgaları fark edebilmektedir. Kuşlar insanlardan çok daha geniş bir dünyayı görür, duyar ve hissederler.

    Milyonlarca göçmen kuşun uzun mesafeler katederek yaptığı yolculuk insanlar için hayati değer taşır. Kuşlar zararlı böceklerin baş düşmanıdır. Karaların çoğunun bulunduğu kuzey bölgelerine göç etmeselerdi ve yılın dörtte üçünü burada geçirmeselerdi, haşereler buralarda muazzam bir bitki katliamı yapardı. Baharda milyonlarca böcek, bitkiler üzerine yumurta bırakır. Bunlardan çıkan tırtıllar, kuşlar tarafından yenilerek kontrol altında tutulur. Çeşitli kurt, böcek ve çekirge yumurtalarını yiyerek mutlak bir kıtlığın önüne geçerler.

    Kaynak

    Rehber Ansiklopedisi

    Göçmen kuşları Resimleri


    • deniz kıyı kırlangıçlarının göçmen yolları

    • Leylek (Ciconis ciconia) göçüİstanbul Ağustos 2010

    • Turna (Grus grus) göçü



    Yorumlar - Lütfen konu (Göçmen kuşları) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.