Göz

Göz Işığı geçirmeye ve kırmaya elverişli üç tabakanın birleşmesinden oluşmuştur. En dıştaki birinci tabakaya, sert tabaka ya da gözakı denir; bu tabaka önde tümsekleşerek, saydam tabakayı oluşturur. Beyaz ve telsel yapıda olan sert tabaka, gözü koruyan gerçek bir zardır. Çok damarlı bir bağ dokusu olan damar tabaka, iki yüzündeki boyalı hücre örtüsüyle, gözyuvarını tam bir karanlık oda haline getirir.

Gözarka odaora serratasilier kasıkirpiksi bölgeSchlemm kanalıgöz bebeğiön odakorneairislens korteksilens çekirdeğisilier cisim (kirpiksi cisim)konjunktivaalt oblik kasıalt rektus kasımedial rektus kasıretinal arter ve venleroptik diskdura matersantral retinal artersantral retinal venoptik sinirvortikoz veni (göz koroid veni)Tenon kapsülümakulafoveasklerakoroid (damar tabaka)süperior rektus kasıretina

Göz hakkında ansiklopedik bilgi

Alm.Auge (n), Fr. Oeil (m) Vue (f), İng. Eye. Görme organı. Duyu organlarının en önemlisi ve kuvvetlisi. Göz, omurgalılarda en gelişmiş duyu organı olup, insanlarda mükemmelleşmiştir. Karanlık bir gecede gökyüzüne baktığımızda milyonlarca kilometre uzaklıktaki yıldızları görebilmekteyiz.

Basit yapılı canlıların bâzılarında (deniz yıldızları, öglena ve klorofilli su yosunları gibi) ışığa karşı duyarlı kısımlar mevcuttur. Su yosunları ve bitkilerin, özellikle çiçeklerin, görme ve hissetme kâbiliyetlerinin bulunduğunu gösteren ciddî araştırmalar mevcuttur.

Bâzı sürüngenlerde, şakak kemiği içinde göze benzer bir organ görmeyi sağlar. Bunların gözleri ayrı ayrı görürler ve üzerlerinde pullar vardır (kozalaksı göz).

Su yüzeyinde yaşayan bâzı balıkların dört gözü vardır.Üstteki iki göz havayı, alttaki ikisi suyun içini görmeyi sağlar.

Eklembacaklıların hepsinde göz hareketsizdir ve gözlerinde göz billuru bulunmaz. Bunların gözü, çok sayıda sâde gözün birleşmesinden meydana gelmiştir (petek göz).

Örümceklerde göz billuru (lens) vardır. Gözleri oldukça gelişmiştir ve sayıları on ikiye kadar çıkar.

Gözün Yapısı (Anatomisi)

Göz önemi, hassâsiyeti, çeşitli darbelerden ve tesirlerden kolayca etkilenebilmesi dolayısıyla insan vücudunda sağlam bir miğfer içine yerleştirilmiştir.Gözün içinde bulunduğu ve kemiklerle çevrili bu boşluğa göz çukuru (orbita) ismi verilir.Üstte kaş ve kaş kemiği, dışta ve altta şakak kemiği, içte burun kökü ile çevrelenmiştir. Göz kapağı, yabancı maddelerden gözü korur. Göz çukurunun hacmi 29 cm3 kadardır.İçinde göz yuvarlağı, gözü hareket ettiren kaslar, damar ve sinirler ile bunlara yastık vazifesi gören yağ dokusu bulunur.

Göz'ün yapısı



Göz yuvarlağı (glob)

Göz, iç içe soğan zarı gibi üç tabakadan yapılmıştır. Gözün bölümleri (kısımları); Sert tabaka, Damar tabaka ve Sinir tabaka (Retina)'dır.

Sert tabaka

En dışta olup, bağ dokusundan yapılmıştır.Önde şeffaf saat camı gibi saydam tabaka (kornea), arkada beyaz renkli sert tabaka (sklera)dan meydana gelmiştir.Saydam tabaka 43 diyoptrilik kırma gücüne sâhiptir. Kornea, gözyaşı, göz içi suyu ve etrâfındaki damarlardan sızıntı yoluyla beslenir.Saydamlığını kaybederse, göz cisimleri göremez olur. Sâdece ışığı ve hareketleri fark edebilir. Göz nakli ameliyatında, saydamlığını kaybeden kısım, dâire şeklinde kesilerek çıkarılır, yerine ölü gözünden alınan parça konur.Gözün tamâmının nakli tıbben mümkün değildir. Sert tabaka (sklera) beyaz olup, önde üzerini soğan zarına benzeyen kaygan ve damarlı bir mukoza (konjonktiva) örter.

Damar tabaka

Sert tabakanın içinde bulunur. Bol kan damarları ihtivâ eder. Bunlar gözün beslenmesini sağlar. Damar tabaka da üç kısımdan meydana gelmiştir:1) Koroid:Arkada büyük bir kısmını meydana getirir. 2) Siliar cisim: Koroid ile iris arasında olup, uyum işini yapan siliar kas burada bulunur.Göz içi merceğini de lifçikler yardımı ile tutar. 3)İris: Göze rengini verir ve gözün diyafram görevini yapar. İrisin ortasındaki boşluğa göz bebeği (pupilla) ismi verilir.Gözün rengi iristeki kromatofor hücrelerdeki pigment (renkli tânecikler) ile sağlanır.Pigment miktarı az ise göz açık renkli, fazla ise göz koyu renkli olacaktır. Bebeklerin irisindeki pigment miktârı dâimâ az olduğu için gözleri açık renklidir.

Göz bebeği (pupilla) devamlı küçülüp büyür.Işıkta, âni üzüntü, âni ses, âni soğuk veya sıcakta, uyurken, ameliyat için bayıltılanlarda küçülür.Karanlıkta, el kuvvetli olarak sıkıldığında, kokainmanlarda ve can çekişme esnâsında büyür.

Sinir tabaka (retina)

Gözün en iç tabakası olup, görmeyi sağlayan kısım burasıdır. İki cins hassas hücresi vardır:Koniler ve batoneler (basiller). Bir gözde 5 milyon koni, 120 milyon basil bulunur.Koniler gündüz görmeyi, renk ve şekil görmeyi sağlarken, basiller alaca karanlıkta ve etrâfı görmeyi sağlar.

Göz merceği (lens)

Göz merceği iris ve pupillanın gerisinde, saydam, ince kenarlı bir mercektir. Yeni doğanlarda ve çocuklarda yumuşak olan mercek, yaş ilerledikçe katılaşır.Ortalama çapı 9 mm, kalınlığı ise 4-5 mm kadardır.Lens normalde 16 diyoptrilik kırma gücüne sâhiptir.Çocuklarda uyum (akomodasyon) esnâsında 14 diyoptrilik yedek kırma gücü ile 30 diyoptrilik kırma gücüne ulaşabilir. Yedek kırma gücü yaş ilerledikçe azalır.

Vitre, gözün içini doldurur. Şeffaf olan bu sıvı yumurta akı kıvamındadır. % 99’u su, % 1’i proteindir ve hacmi 3,9 cm3 kadardır.

Görme siniri, göz içindeki hassas hücrelerden başlar. Sağ ve soldan gelen sinir birleşir ve liflerin yarısı çapraz yaparak yine iki ayrı sinir hâlinde sağ ve sol arka beyindeki görme merkezine ulaşırlar.

Gözün dış kasları, altı adettir.Gözün içe, dışa, aşağı, yukarı, aşağı içe ve dönme hareketlerini sağlarlar.Göz kasları arasındaki dengesizlikten şaşılık meydana gelir.

Gözyaşı bezleri iki tânedir. Esas göz bezi göz çukurunun üst-dış kısmına yerleşmiştir.

Gözyaşı bezlerinden salgılanan yaş, konjonktiva ve kornea yüzeyini nemlendirdikten sonra, göz kapaklarının iç kısımlarındaki deliklerden, küçük kanallar vâsıtasıyla burun kökündeki gözyaşı kesesine dökülür. Buradan da küçük bir kanalla burun boşluğuna akar.

Gözyaşı, saydam tabaka (kornea) yı düzgün hâle getirir.Hücreleri besler.Mekanik olarak yıkama yapar ve içindeki mikrop öldürücü maddeler yardımıyla biyolojik temizlik yapar.

Göz kapakları

Göz kapaklarının dış yüzünü ince deri, iç yüzünü konjonktiva örter. Kapakları açan ve kapatan adaleler vardır. Kapak kenarlarında kirpikler bulunur. Kirpikler, üst kapakta 150, alt kapakta 75 adet kadardır. Diplerinde yağ ve ter bezleri bulunur. Bu bezlerin iltihabına “arpacık” ismi verilir.

Yukarıda anlatılanlardan anlaşılacağı gibi, göz, muazzam bir yapıya sâhip, çok kıymetli bir organımızdır. Evrim teorisinin kurucusu sayılan Darwin; göz, beyin gibi, karışık organların nasıl meydana geldiğini anlatmaktan âciz olduğunu bildirmiş, bir arkadaşına yazdığı mektupta; “Gözün teşekkülünü düşündükçe tepem atacak gibi oluyor!” demiştir.

(Organum visuale) Görme organı küre şeklinde bir çift organdır. Çok kıymetli ve hassas organlarımızdan olup, nazik oluşuna uygun olarak iyi korunmuştur.

Göz küresini dış tehlikelerden koruyan yapılar



Şu yapılar, gözü dış tehlikelerden korurlar.

1. Kafa kemiklerinin şekillendirdiği orbita isimli çukur, göz küresinin arka kısmını korur.

2. Göz kapakları ve kirpikler küreyi önden korur.

3. Gözyaşı, göz küresine zararlı olan maddeleri uzaklaştırır.

4. Epitel yapısındaki konjuktiva zan, göz küresinin ön kısmını korur.

Göz küresinin (Bulbus Oculi) Tabakaları

Tunica ismi verilen üç ayrı katmandan oluşur.

Fibröz tabaka (Tunica fibrosa)

En dış tabakayı oluşturur. Sağlam bir bağ dokusundan yapılmıştır. Fibröz tabakanın opak beyaz renkli büyük kısmını (5/6) sclera; öndeki küçük şeffaf kısmını (1/6) ise cornea yapar. Işık kornea yoluyla göze girer. Fibröz tabaka hem göz kasları için bir tutunma yeri olarak, hem de göz küresinin şeklini almasında önemli role sahiptir.

Vasküler tabaka (Tunica vasculosa)

Ortada bulunan tabakadır. Çok sayıda kan damarı ve koyu kahve renginde pigment ihtiva eder. Bu tabakanın büyük kısmını arkada yer alan choroidea oluşturur. Öne doğru corpııs ciliare ve en önde de iris yer alır. Buradaki kan damarları retinanın beslenmesini sağlarlar.

Corpus ciliare: Otonom sinirler tarafından innerve edilen ve akomodasyon (gözün uzaktan yakınlaşan bir nesneye karşı uyumu) ile ilgili olan düz kaslar corpus ciliare içinde bulunurlar. Bu düz kasların kasılıp gevşemesi ile lens adı verilen göz merceği'nin kalınlığı (kırıcılığı) değişir. Lens, pupillanın tam arkasında yer alır. İki kenarı da konveks olan bir mercektir. Ligamentum suspensorium lentis adı verilen aşıcı bağlar ile corpus ciliare'ye tutunur.

İris

Gözün renkli veya pigmentli kısmı olup iki tip düz kastan meydana gelir. İris'in merkezinde bulunan açıklığa göz bebeği (pupilla) adı verilir. Bu açıklığın daralıp genişlemesi, iris üzerinde bulunan iki kasın hareketi ile gerçekleşir.

Sinirsel tabaka (Tunica nervosa)

En iç tabakadır. Bu tabakayı büyük ölçüde retina oluşturur. Burada görme ile ilgili fotoreseptör hücreler (koni ve basiller) bulunur. Koni hücreleri renkli görmeye duyarlı reseptörler olup, aydınlıkta görmeyi sağlarlar. Basil hücreleri (rodlar) ise ışığa çok duyarlı hücreler olup karanlıkta görmeyi sağlarlar. Karanlık bir odaya girildiğinde, kısa bir süre göremeyiz. Bu süre zarfında basil hücreleri fonksiyon görmeye başlar ve kişi karanlığa adapte olur.

Işığın geçtiği saydam tabakalar

Işık dalgaları, bir dizi saydam, renksiz göz kısımlarından geçerek refraksiyon adı verilen kırılmalara uğrar. Işık dalgalarının kırılması ile geniş alanlardan gelen ışık, retina üzerinde çok küçük bir alana düşer, yani odaklanır (fokus). Fokusun yapıldığı retina kısmı üzerinde fotoreseptörler yerleşmiştir.

Cornea

Sklera tabakasının ileri doğru bir çıkıntısıdır. Hem saydam, hem de renksiz olan cornea gözün penceresi sayılır. Hafif öne konvekstir ve kırılmanın çok önemli kısmı burada olur.

Humor aquosus

Göz küresinin lensin önünde kalan kısımlarını dolduran sıvıya verilen isimdir.

Lens

Dairesel şekilli bir mercektir. Jel kıvamında kristal gibi bir maddedir.

Corpus vitreum

Jel kıvamında, saydam bir madde olup, lensin gerisinde kalan boşluğu tamamen doldurur. Göz küresinin şeklini almasında önemli role sahiptir.

Göz kasları

İki grupta incelenir.

1. Intrinsik göz kasları



İris kasları

Pupilla'yı hareket ettiren düz kaslar, m.dilatator pupilla (pupillayı genişletir=midriasis) ve m. sphincter pupilla (pupillayı daraltır=myosis) iris'te bulunan düz kaslardır.

İris'in en önemli fonksiyonu; göze gelen ışık miktarını, pupillayı daraltmak veya genişletmek suretiyle, ayarlamaktır. Örneğin; aydınlık bir ortamda kuvvetli ışık huzmeleri göze çarpar. Bu esnada hemen iristeki sirküler kas lifleri, m. sphincter pupilla, kasılarak pupilla etrafında bir sfınkter görevi üstlenir ve pupillanın daralmasını sağlarlar. Tersine, eğer ışık çok az ise, o zaman radier kas lifleri, m.dilatator pupilla, istem dışı çalışarak pupillayı genişletirler.

Pupilla çapının değişikliği, ışık miktarına bağlı olduğu gibi, aynı zamanda kişinin yakın veya uzak objelere bakmasına da bağlıdır. Yakın bir objeye bakıldığında pupillanın çapı iyice küçülürken, tersine uzaktaki bir nesneye bakıldığında çap büyür.

Corpus ciliare

Burada yer alan m. ciliaris, ışık huzmelerinin miktarına bağlı olarak, lensin şeklini değiştirir. Bu işlem akomodasyon olarak bilinir.

Corpus ciliare deki m. ciliaris, iris'in radier kaslarına benzer şekilde hareket eder. M. ciliaris kasıldığı zaman, lensi yerinde tutan bağları (lig. suspensorium lentis} öne doğru çeker ve tonuslarını azaltır.

Bu durumda elastik yapıdaki lens gittikçe kalınlaşır. M ciliaris gevşediği zaman, lens yassılaşır. Bu değişiklikler lensin kırma kabiliyetini değiştirerek akomodasyonu sağlar. Bunlarla eş zamanlı olarak, iristeki sirküler kas lifleri kasılıp pupillayı daraltırlar. Böylece yakındaki bir objenin net görülmesi sağlanmış olur. Gençlerde lens elastik yapıdadır ve ihtiyaca göre kalınlaşıp incelebilir. Ama yaşlılıkla birlikte, lens elastikliğini kaybeder ve bundan ötürü, yakın objelere uyum bozulur. Bu durum presbiyopi olarak adlandırılır.

2. Ekstrinsik göz kasları

Göz küresinin dışında yer alan çizgili göz kasları gözün ekstrinsik kaslarıdır.

1. M. rectus superior: Göz küresini yukarı baktırır.

2. M. rectus inferior: Göz küresini aşağı baktırır.

3. M. rectus medialis: Göz küresini içe döndürür.

4. M. rectus lateralis: Göz küresini dışa döndürür.

5. M. obliquus superior: Göz küresini aşağı-dışa baktırır.

6. M. obliquus inferior: Göz küresini yukarı-dışa baktırır. Bu kaslar orbita duvarlarından uzanarak skleraya tutunurlar.

Üst göz kapağına tutunan bir diğer çizgili kas, m. levator palpebrae superioris 'dir. Bu kasın kasılmasıyla göz kapağı yukarı çekilir. Yaşlılıkla birlikte kasta görülen zayıflama göz kapağının düşmesine (pitosis) neden olur.

Göz ile ilgili sinirler



Duyu İle İlgili Olanlar



N. opticus

Kafa çiftlerinden II. Kranial sinirdir. Retinadaki koni ve basil hücrelerinden aldığı görme impulslarını beyne taşır.

N. ophthalmicus

N. trigeminus'un bir dalıdır. Göz ve etraf dokularının ağrı, dokunma ve ısı duyularını beyne taşır.

Motor Fonksiyon İle İlgili Olanlar

N. oculomotorius (III. kranial sinir)

M. obliquus superior ve m. rectus lateralis dışında kalan diğer çizgili göz kasları ile m. ciliaris ve m. sphincter pupillae gibi düz kasların motor siniridir.

N. trochlearis (IV. kranial sinir)

Yalnızca m. obliquus superior'u çalıştırır.

N. abducens (VI. kranial sinir)

Sadece m. rectus lateralis'in motor siniridir.

Konjunktiva (Conjunctiva)

Göz kapaklarının iç yüzü ile sclera'nın ön kısmını örten şeffaf bir zardır. Konjunktiva, göz kapaklarının iç yüzünden göz küresinin ön kısmına doğru atlayarak konjunktiva kesesi (saccus conjunctivalis) adı verilen çıkmazı oluşturur.

Gözyaşı ile ilgili yapılar (Apparatus Lacrimalis)

Gözyaşı bezi (Gl. lacrimalis)

Gözyaşının üretildiği küçük boyutlu bir bezdir. Orbitanın üst dış kısmında yerleşir. Burada üretilen gözyaşı; bezin boşaltım kanalcıkları ile üst göz kapağında bulunan konjunktiva kesesine akar. Buradan da göz kapaklarının kesiştiği iç yanda yer alan gözyaşı pınarı (lacus lacrimalis)'na gelir.

Gözyaşı kanalları

Gözyaşı pınarından sonra, hem üst hem de alt göz kapağında iç kenara yakın yerleşmiş pundum lacrimale isimli küçük deliklerden geçmek suretiyle, canalis lacrimalis isimli kanalcıklar aracılığıyla gözyaşı kesesi (saccus lacrimalis)'ne açılır.

Buradan da ductus nasolacrimalis isimli kanal vasıtasıyla burun boşluğunun alt açıklığına (meatus nasi inferior) ulaşır.

Gözyaşının fonksiyonlarından biri konjunktivayı nemli tutmaktır. Diğer bir fonksiyonu, konjuktiva kesesine birikmiş küçük partikülleri, göz küresi boyunca dıştan içe doğru sürükleyerek gözün iç kısmındaki kanallara taşır. Fazla göz yaşı yanaklara doğru taşar (ağlama esnasında). Yaşın ilerlemesi ile birlikte, konjunktiva incelir ve kurur. Bu durum konjunktivanın iltihaplanması ve kan damarlarının genişlemesine neden olur.

Göz Resimleri


  • Böcek gözü

  • Şahin gözü

  • Gözün şematik yapısı

  • Göz

  • arka odaora serratasilier kasıkirpiksi bölgeSchlemm kanalıgöz bebeğiön odakorneairislens korteksilens çekirdeğisilier cisim (kirpiksi cisim)konjunktivaalt oblik kasıalt rektus kasımedial rektus kasıretinal arter ve venleroptik diskdura matersantral retinal artersantral retinal venoptik sinirvortikoz veni (göz koroid veni)Tenon kapsülümakulafoveasklerakoroid (damar tabaka)süperior rektus kasıretina



Yorumlar - Lütfen konu (Göz) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

Misafir: eğer gözünüzü böcek ısırırsa çayın sıcak demini pamuğa batırın ve gözünüze pansuman yapın(5-6 kere) - 3 yıl, 5 ay önce yazıldı.