Günlük

Günlük (Vakayiname yada Ruzname), yaşanılanların ve görülenlerin günü gününe yazılması sonucu ortaya çıkan metinlerdir. Bu metinler inandırıcı nitellik taşır. Yazıldığı günün tarihini taşır. Bu yazılarda yaşananlarla ve görülenlerle yazıda dile getirilenler arasında herhangi bir zaman farkı yoktur. Günlükler genellikle

Günlük (Vakayiname yada Ruzname), yaşanılanların ve görülenlerin günü gününe yazılması sonucu ortaya çıkan metinlerdir. Bu metinler inandırıcı nitellik taşır. Yazıldığı günün tarihini taşır. Bu yazılarda yaşananlarla ve görülenlerle yazıda dile getirilenler arasında herhangi bir zaman farkı yoktur. Günlükler genellikle okuyucu düşünülmeden yazılır. Bu yazılarda gözlem önemlidir. Günlük yazarı gördüğünü ve yaşadığını, duygularını, düşüncelerini içtenlikle ifade eder.  Oktay Akbal,
Oktay Akbal 1923 yılında İstanbul'da doğmuştur. İlk gerçekçi romancılarımızdan Ebubekir Hâzım Tepeyran'ın torunudur. Ortaöğrenimini çeşitli Fransız okullarında ve İstiklâl Lisesi'nde tamamlamıştır (1942). Bir süre İstanbul Hukuk (1944) ve Edebiyat (1946) fakültelerine devam etmiş, ancak yüksek öğretimini yarıda bırakarak kendini yazarlığa vermiştir. Servet-i Fünun - Uyanış dergisinde bir yıl sekreterlik yapmış, Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda çalışmıştır (1947-1951).
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Suut Kemal Yetkin,
Suut Kemal Yetkin (d. 1903, Şanlıurfa, Türkiye) - (ö. 1980), Türk edebiyatçı, denemeci, edebiyat profesörü.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Seyit Kemal Karaalioğlu’nun günlükleri kitap halinde yayımlanmıştır.

Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları , gözlem , izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih belirterek anlattığı yazdığı yazı türüdür.
Seyit Kemal Karaalioğlu (d. 1925 Bafra), eğitimci, yazar.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Latincedeki “dies (gün) sözcüğünden “diarium” ( günlük ) sözünden gelir.

Edebiyat ve sanat dünyasından tanınmış kişilerin kaleminden günü gününe yazılan günlükler, tüm gerçekliğiyle yaşamı yansıtan birer ayna olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Günlükler, yazarlarının iç dünyasını kurgusuz bir biçimde sergileyerek günlüğün sahibine ilişkin ayrıntılı bilgilere birinci elden ulaşmamızı sağladıkları gibi, yazıldıkları dönemin önemli olaylarına ilişkin tarihsel belgeler olarak da önem kazanırlar.

Örneğin; 1409 – 1431 yılları arasında Fransız bir papanın tutuğu "Parisli Bir Burjuvanın Günlüğü" ve
Latin Dili ve Edebiyatı ile Yunan Dili ve Edebiyatı iç içe iki ana bilim dalıdır ve Klasik filoloji olarak bilinmektedir. Latince'nin günümüzdeki önemi bilim dalı olmasıdır; bu nedenle batı dillerinin ve yazınlarının yanı sıra Eskiçağ ve Ortaçağ Tarihi, felsefe tarihi, epigrafi, tiyatro tarihi, Roma Hukuku gibi bir çok alanda, ayrıca Osmanlı arşivlerinde bulunan Latince yazılmış belgeler üzerinde bilimsel araştırma yapmak için gereklidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
dönemini araştıran tarihçiler için önemli bir kaynaktır. İngiliz Günlük yazarı John Evelyn’in "Diary" (günlük) adlı günlüğü 17. yüzyıl

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İngilteresinin toplumsal ve kültürel yapısına ışık tutar. Türk edebiyatında "günlük" terimini ilk kez Falih Rıfkı Atay kullanmıştır. Kısaca günlük, bir kişinin düşüncelerini, duygu ve gözlemlerini günü gününe yazdığı ve o günün tarihini koyduğu yazılardır. Günlük bir tür anıdır. Ancak günlük günü gününe yazılır, anı ise olayların yaşanmasından sonra kaleme alınır. Bir edebiyat türü olarak asıl kimliğini 1940’tan sonra kazanmaya başlayan günlük türünün başlıca özellikleri şunlardır:

Günlüklerin özellikleri

  • 1. Yaşan olayların, izlenimlerin günün gününe yazılması ile oluşurlar

  • 2. Birinci kişi ağzından yazılmış kısa ve özlü yazılardır

  • 3. İnandırıcı, içten ve samimidirler.

  • 4. Konuşma diline yakın bir dil kullanılır.

  • 5. Yazarın kişiliğini, görüşlerini ve ruhsal yapısını yansıtırlar.

  • 7. Tarih, biyografi anı, … için birer belge değeri taşırlar.

  • 9. Kısa yazılardır.

  • 9. Yazarın hayatından izler taşır.

  • 10. İçten ve sevecendir.

  • 11. Ruzname de denir.

  • 12. Divan edebiyatındaki "vakayinameler" bir tür günlük sayılır.

  • 13. Anlatımda "iç konuşma" tekniğinden yararlanılır.

    Günlüğün türleri (çeşitleri)

    İçe Dönük Günlükler (özel ruhbilimsel günlük )

    Yazarın bir bakıma kendi kendi ile konuşmasıdır içinde bulunduğu doğal ve toplumsl çevreden yazgısından yakınır. Bu metinlerde yazarın yaşadığı duygusal coşkunluğu bulabileceğimiz gibi, çeşitli kavramlar hakkındaki düşüncelerin yazarın bilincindeki açılımlarını da bulabiliriz. Stendhal’ın günlüğü, Rus yazar Alexander Sergeyeviç Puşkin’in “ Gizli Günce” bu metinlere örnek gösterilebilecek niteliktedir. Fransız yazarı Andre Gide ve bizde Nudullah Ataç bu türün başta gelen ustalarındandır.

    Dışa Dönük Günlükler

    Bu tip günlüklerde yazarlar, alaycı bir tavırla dönemin olaylarını,
    Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, İngiltere Avrupa’nın kuzeybatı kıyısında yer alan Britanya Adalar Topluluğu üzerinde, dört ülkeden müteşekkil bir devlet. Bu adalar topluluğu Büyük Britanya ve İrlanda Adalarıyla birlikte, 5000 küçük adadan meydana gelmiştir. Batısında İrlanda Denizi, doğusunda Kuzey Denizi, kuzeyi, güneybatısı ve kuzeybatısı Atlas Okyanusu ile çevrilidir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    siyaset, sanat ve
    Siyaset, Arapça kökenli bir kelimedir; at eğitimi, at talimi anlamına gelmektedir. Osmanlı'da devlet geleneği için siyaset sözcüğünün "ceza" ve özellikle "ölüm cezası" anlamında kullanıldığı görülmüştür. Yunan siyasal yaşamında ise siyaset, polise veya devlete ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıştır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    edebiyat adamlarını ya da gündelik sıkıntılarını öykü tekniği kullanılarak anlatmaktadırlar. Bu tür günlüklerde yazar kendi zaman dilimi içindeki tutum ve davranışlardan,düşünsel akımlardan haber verir. Bu nedenle de bu günlükler birer belge değeri taşır.. Ünlü ressam Paul Gaugin’in o dönemde Fransız kolonisi olan Markiz adalarında yazdığı günlük, dışa dönük günlüklere örnek olabilir

    Yaşadığı hayat kesitlerini, çeşitli konulardaki izlenimlerini öykü tekniği ve zengin betimlemeler aracılığıyla günlüğüne yansıtan ünlü öykücümüz Tomris Uyar’ın günlükleri de dışa dönük niteliğe sahiptir.

    Bu türler dışında bir de sanat esarlerinin oluşumu ve gelişini ile ilgili günlüklerde vardır. Yazar eserinin gelişme evrelerini günü gününe anlatırken çektiği sıkıntıları, kaygılar çalışma yöntemini de bize göstermiş olur. A. Gide’nin “Kalpazanlar” Thomas Man’ın “Doktor Faustas” bu tür günlüklerin başarılı örnekleridir.

    Tarihsel gelişimi

    Günlük isimli yazın türünün tarihsel gelişimini ve geçirdiği evreleri incelemek istediğimizde bu yazın türü için iki ayrı dönem olduğunu fark ederiz. Bu dönemlerden ilki günlüklerin edebi bir nitelik kazanmasından önceki dönemdir. Tarihte ilk defa Romalılar günlük kullanmıştır. Edebi içerikten yoksun, bir takım kamu kuruluşlarında yapılan işlemlerin unutulmaması amacıyla tutulan ve “commentarii” adıyla anılan bu ilk günlükler, duygusallıktan uzak notların kabaca birleşiminden oluşmaktadır. Tarihte, bu çeşit günlüklerin savaşlar ve askeri hareketleri not etmek amacıyla kullanıldığı da görülmüştür. Edebiyat değeri taşımayan bu günlükler şüphesiz tarihçiler için önemli kanıtlardır.

    Osmanlı Teşrifatçılarından Ahmet Ağa Kara Mustafa Paşa’nın İkinci Viyana kuşatmasını günü gününe kaydettiği “Vakay-ı Beç “adlı eseri( Aslı Viyana Milli kütüphanesinde olup “Viyana Önlerinde Kara Mustafa Paşa “ ve “Viyana Kuşatması Günlüğü “ olarak Türkçeye çevrilmiş ) , Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran ve Mısır seferini anlatan “Haydar Çelebi Ruznamesi “ bu dönem ve olaylara ışık tutmuştur.

    Günlükler edebi değer kazanmaya ancak.

    Edebiyat ya da yazın, yazarın düşünce ve duygularını, okuyanın estetik bir tat almasını sağlamak amacıyla yazılmış ya da böyle bir amaç gütmese de biçimsel olarak bu düzeye ulaşmış yazılı yapıtların tümüne verilen isimdir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Rönesans sonlarına doğru başlamıştır. 1768-1840 yılları arasında İngiltere Kraliçesinin nedimesi ve roman yazarı olan Fanny Burney, saray dedikodularına ve pek çok olaya kendi duygusal izlenimlerini ekleyerek yazdığı günlükle İngiliz edebiyatında önemli bir yere sahip olmuştur.

    19. yüzyılın ortalarına doğru, romantizm akımının en yoğun dönemini yaşamasıyla birlikte günlükler, edebi değeri ve içeriği bakımından çoğalmaya, yaygınlaşmaya ve yazarlarının iç dünyasını yoğun duygularla yansıtmaya başlamıştır.

    Rönesans "Yeniden doğuş" anlamına gelen bir süreçtir. 15. yüzyılda başlayan bir süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa'ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu. 1)Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir, 2)İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir, 3)İnsanın sürekli faal olması şerefli birşeydir ve 4)Gerçek güzeldir. i
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türk edebiyat tarihi düşünüldüğünde,
    Türk edebiyatı tarihi, Türklerin kültür değişimlerine göre üç ana grupta incelenir:• İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı• İslam Etkisindeki Türk Edebiyatı• Batı Etkisindeki Türk EdebiyatıElbette bu üç grubu kesin hatlarla birbirinden ayırmak mümkün değildir. Çünkü İslam etkisine girince eski edebiyat tamamen yok olmadığı gibi Batı etkisine girince de İslami edebiyat bitmemiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Divan edebiyatı döneminde tutulan “Ruzname” isimli savaş notları ile
    Türklerin İslâmiyet’i kabul etmeleriyle on birinci asırda Karahanlılar devrinde Mâverâünnehr’de ve on üçüncü asırda bilhassa Anadolu’da ortak İslâm kültür ve medeniyetinin te’sirinde ortaya koydukları edebiyat. Dîvân edebiyatı, başlangıçta, dîvân kelimesinin taşıdığı mânâlar içinde değerlendirilmiş ve gelişmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”si tam bir günlük niteliği taşımasa da içerdikleri bazı bölümlerle bu yazın türüne yakınsamakta ve tarihimizdeki ilk günlük örneklerini oluşturmaktadır. Asıl olarak günlüklerin, batı edebiyatındaki biçim ve içeriğiyle Türk edebiyatında yer alması
    Kırk yılı aşkın süre Osmanlı ülkesini ve diğer ülkeleri dolaşarak yazmış olduğu eseri ile adeta bütünleşmiş olan Evliya Çelebi (1611-1684) 17. yüzyılın önde gelen gezginlerdendir. Seyahatnâme adlı eserinde verdiği bilgilere...
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Tanzimat dönemine denk gelmiştir. Direktör Ali Bey’in “Seyahat Jurnali”(1897) adlı gezi kitabı batıdaki anlamıyla
    Tanzimat, (Osmanlıca: تنظيمات) Osmanlı İmparatorluğu'nda 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Şerif'inin okunmasıyla başlayan modernleşme ve yenileşme döneminin adıdır. Sözcük anlamı "düzenlemeler, reformlar" demektir. Batı dillerinde genellikle Osmanlı Reformu (İng: the Ottoman Reform) deyimi kullanılmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türk edebiyatında görülen ilk günlüktür. Bunu şair Nigâr Hanım ın “ Hayatımın Hikayesi” adlı eseri izler.

    Günlükler ,1950 yılında Nurullah Ataç’ın bir gazetede günlük yazıları yazmasından ve yoğun ilgi çekmesinden sonra önem kazanmaya başlamıştır. Nurullah Ataç bu yazılarına başlık olarak “Günlük” yerine “Günce” deyişini kullanarak bu deyişi yazın hayatımıza kazandırmıştır. Nurullah Ataç’ın günceleri içe ve dışa dönük içeriğin uyumlu bir sentezi olarak edebiyat dünyasına bu türdeki en bilinen eser olarak geçmiştir.

    Türk edebiyatındaki en seçkin günlüklerin başında
    Türkler'in tarih boyunca oluşturdukları sözlü ve yazılı edebiyat geleneğini ve bu geleneğin ürünlerini içerir. Türk edebiyatı tarihsel gelişimi içinde üç ana bölümde incelenmektedir: İslamlık'tan önceki Türk edebiyatı, İslam uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatı, batı uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatı. Bu sınıflandırma Türkler'in girdikleri din ve kültür çevrelerinin belirleyici etkisi göz önüne alınarak yapılmıştır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Oğuz Atay’ın günlüğü ile
    Roman, öykü ve oyun yazarı Oğuz Atay 13 Aralık 1977’de İstanbul’da öldü. Atay, son olarak Eylembilim adlı bir roman üstünde çalışıyordu. 1934’te İnebolu’da doğan Atay, Ankara Maarif Koleji’ni (1952) ve İTÜ İnşaat Fakültesi’ni bitirdi (1957).
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Cemal Süreya’nın “Günler” adlı eseri gelmektedir Bunlar dışında edebiyatımızda kitap olarak basılan en önemli günlükler ve yazarları şunlardır .

    Günce, Uçuş Günlüğü, Gazi Günlüğü Avusturya Günlüğü :

    Cemal Süreya 1931'de Erzincan'da doğdu. Asıl adı Cemal Süreyya Seber'dir. 1938'de Dersim isyanı sonrasında ailece Bilecik'te oturmaya mecbur edildi. Bu göçün altıncı ayında annesini yitirdi. İlkokulu okumak için İstanbul'daki amcasının yanına geldi. Beyoğlu 37. İlkokulu'nda öğrenimine başladı. Bilecik Ortaokulu'nu bitirdi (1947). Parasız yatılı sınavını kazanarak lise öğrenimi için İstanbul'a geldi. 1950 yılında Haydarpaşa Lisesi'ni, 1954 yılında da Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Nurullah Ataç

    Günlük , Kuşları Örtünmek, Nezleli Karga, Bay sessizlik, Aynalar Günlüğü : Salah Birsel

    Yeryüzü Korkusu, Geçmişin Kuşları, Anılarda Görmek : Oktay Akbal

    “Kafkas Yollarında : Refik Ahmet Altınay

    Yolculuk Defteri :

    1898 yılında İstanbul'da doğan Nurullah Ataç, Hammer çevirmeni Ata Bey'in oğludur. Savaş yıllarında radyoda uzun süre "Evin Saati" adlı programı hazırlayan Dr. Galip Ata kardeşlerinden biridir. Ataç, İlkokulu (iptidai) 1909 yılında bitirmiş, aynı yıl annesini yitirmiştir. Daha sonra dört yıl Mekteb-i Sultanî'de (Galatasaray Lisesi) okumuş, okulda Burhan Asaf (Belge) ve Vedat Nedim (Tör) gibi sonradan yazar olacak arkadaşlar edinmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Falih Rıfkı Atay

    Gündökümü, Sesler, Yüzler, Sokaklar, Günlerin Tortusu :
    Falih Rıfkı Atay (1894 - 1971) 1894 yılında İstanbul'da doğdu. Fıkra, makale, gezi türlerindeki gazete yazılarıyla ve özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ün kazanan Falih Rıfkı Atay, Kovacılar semtindeki Rehberi Tahsil Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra Hüseyin Cahit Yalçın'ın müdürlük yaptığı Mercan İdadisi'nde öğrenimini tamamladı. Darülfünunun Edebiyat bölümünü bitirdi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Tomris Uyar.
    İstanbul'da 1941 yılında doğan Uyar, ilkokulu Taksim'deki Yeni Kolej'de, ortaokulu İngiliz High School'da, liseyi Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde tamamladıktan sonra, 1963'te İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi. 1969 yılında evlendiği Turgut Uyar'dan bir çocuğu bulunan Tomris Uyar'ın, Tagore'den Şekerden Bebek adlı ilk çevirisi 1962'de Varlık, Kristin adlı ilk öyküsü de 1965'te Türk Dili'nden çıktı.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



    Yorumlar - Lütfen konu (Günlük) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.