Karbondioksit

Karbondioksit Bir karbon, iki oksijen atomunun kovalent bağlarla bağlanmasından meydana gelen bir bileşik. Renk ve kokusu yoktur. Karbon ihtiva eden besin vb. maddelerin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür.

Karbondioksit bir karbon, iki
Atom numarası: 6

Simge: C

Kütle numarası: 12.0112

Kaynama Noktası (C): 4830

Erime Noktası (C): 3727

Yoğunluk: 2.26

Buharlaşma Isısı: 171.7

Kaynaşma (Füzyon) Isısı: --

Elektriksel iletkenlik: 0.0007

Isıl iletkenlik: 0.057

Özgül Isı Kapasitesi: .165
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

oksijen
Elementler içinde çok bol bulunanı olduğu hâlde, eski kimyâcıların gözünden kaçan renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz. İlk defâ 1774 yılında J.Priestley tarafından, cıva oksidin ısıtılması ile elde edildi. 1781’de Lavoisier, oksijenin, havada bulunan ve yanmayı hâsıl eden bir madde olduğunu bildirdi. Bu maddeye, asit yapısı anlamına gelen oxygenıum ismini verdi. Çünkü Lavoisier, bütün asitlerin oksijen ihtivâ ettiğini sanıyordu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
atomunun kovalent bağlarla bağlanmasından meydana gelen bir bileşik.
Antik çağda yetişen pek çok düşünürle birlikte, maddenin yapısı sorgulanmaya başlamıştır. İlk kez Thales evreni anlamanın yolunun maddeyi anlamaktan geçtiğini ifade ederek, materyalist felsefeye ilk adımı atmıştır. Daha sonra Anaximander, evreni oluşturan apeiron denen bitmez, değişmez, görünmez bir maddeden bahsetmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Renk ve kokusu yoktur. Karbon ihtiva eden besin vb. maddelerin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür.

Renk, ışığın değişik dalgaboylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Solunumdaki yeri açısından hayati önem arz eder. Oksijen
Vücudun yaşamsal etkinliklerini yürütebilmek için gerekli enerjinin sağlanması gerekir. Vücuda alınan besinler, sindirim sonucu kana geçer. Hücrelerde bu besinlerin oksijenle yakılmasına solunum, solunumda görev alan organların oluşturduğu sisteme de Solunum Sistemi denir.Tüm canlıların enerji üretmek için yapmak zorunda oldukları eylemdir.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
akciğerlere üst hava yollarını geçerek gelir ve alveolde
Akciğer, hava soluyan omurgalılardaki temel solunum organıdır. Ana görevi atmosferdeki oksijeni kan dolaşımına nakletmek ve kan dolaşımındaki karbondioksiti atmosfere çıkartmaktır. Bu görev, gaz değişiminin vuku bulduğu milyonlarca küçük, müstesna biçimde çok ince duvarlı hava kesecikleri oluşturan özelleşmiş hücrelerin mozaiği sayesinde gerçekleşir. Akciğerlerin solunumla ilgili olmayan görevleri de vardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hemoglobin ile taşınarak
Hemoglobin, Kanda solunum organından dokulara oksijen, dokulardan solunum organına ise karbondioksit ve proton taşıyan protein. Eritrositlerin içerisinde bulunurlar. Oksijeni +2 değerlikli demir içeren hem molekülleri ile bağlarlar. Başlıca sentez yeri eritrosit üretimi sırasında kemikiliğidir Yaş cinsiyet ve türe göre küçük farklılıklarla da olsa belli bir değerin altında bulunmalarına anemi, fazla bulunmasına ise polistemi denir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
getirilmiş olan karbondioksit ile yer değiştirir. Daha sonra karbondioksit oksijenin takip ettiği yolla dışarıya verilir. Bitkiler gündüz CO2 alır, O2 verirler. Gece ise O2 alır, CO2 verirler.

CO2 serbest gaz halinde volkanik bölgelerden çıkan gazlarda, suda çözünmüş olarak ise maden suyunda bulunur. Şehir ve dağlık bölgelerde değişmek üzere atmosfer havasında ortalama % 0,03-0,04 nisbetinde, egzozda ise % 13 nisbetinde bulunur.

Bitkiler (Plantae), fotosentez yapan, ökaryotik, ağaçlar, çiçekler, otlar, eğreltiotları, yosunlar ve benzeri organizmaları içinde bulunduran çok büyük bir canlılar alemidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Laboratuvarda CO2, kızdırılmış kok kömürü üzerinden hava geçirilerek elde edilir. CO2 kanda belli seviyelerde bulunur ve vücudumuzun tampon sistemlerinden birini meydana getirir. Kanda artması halinde asidoz, azalması halinde ise alkaloz meydana gelir. Bu durumlar dolaylı olarak hidrojen iyonu konsantrasyonunu etkilemesi ile meydana getirir.

Karbonik asit

Karbondioksidin su ile reaksiyonu sonucu meydana gelen zayıf bir asittir: (CO2+H2O ® H2CO3) Gazoz ve soda yapımında kullanılır. Karbonik asit basınç altında şişelere konur, bir kısmı çözünür, bir kısmı ise sıvının üzerinde kalır. Kapak açılınca kaynama sesi vererek dışarı çıkar. çözünmüş kısım ise gazoza, sodaya tat verir.

CO2 yangın söndürme aracında da kullanılır. Bugün birçok yerde bulunması mecburi olan bu araçların aslını basınçla doldurulmuş CO2 meydana getirir. Kafi miktarda CO2 bulunan yerde yanma olayı devam edemez. Çelik tüplerde 50 Atmosfer basınç altında CO2 saklanır. Tüp içinde basınç sebebiyle sıvı halde bulunur. Musluğu açıldığında CO2 hızla buharlaşır ve yanmakta olan cismin üzerini örter, hava ile temasını keser. Böylece yanma olayı durur.

Karbondioksit karı

Sıvı halde bulunan CO2yi, tüpü eğerek dışarı döktüğümüzde, gürültü ile etrafa dağılır ve sıvı halden gaz haline geçer. Bu değişim için gerekli enerjinin tamamını dışarıdan alamaz (olay çok hızlı cereyan eder) ve bir miktarını kendi içinden alır. Böylece gaz halindeki CO2 kendini soğutarak donar. Buna karbondioksit karı denir. Bu olaydan faydalanılarak istenildiği anda -80°C lik soğuk ortam elde edilebilir. Dewar kapları bu karın asetonla karıştırılmasıyla meydana getirilen özel termoslardır. Bu termosların dışarıyla ısı alış verişi olmadığından -80°C’lik ortam elde edilmiş olur.

Laboratuvar Çeşitli maddeler, alet, cihaz ve tertibatlar kullanılarak deney, araştırma ve incelemelerin yapıldığı yer. Modern teknolojinin icabı olarak doğmuş olan kimya, fizik, biyoloji ve malzeme laboratuvarları önce yeni tecrübe ve araştırma yapılması, sonra da üretimin kontrolünü sağlamak maksadıyla kurulmuştur.

Geçen yüzyılda laboratuvarlar gittikçe artan bir hızla çoğalmış olup, aynı zamanda her bilim dalına girme imkanını da sağlamıştır. Bugün laboratuvarlarda çalışanlar, karmal
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Atardamar
Arter veya atardamar kanı kalpten vücudun diğer bölümlerine taşıyan müsküler (kaslı - kasıl) kan damarlarıdır. Ven yani toplardamarların zıddıdırlar, zaten venler kanı kalbe doğru taşırlar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kanında, CO2 basıncı 120 mm Hg’ye varırsa; baş ağrısı, adale seğirmeleri, oryantasyon bozukluğu, (olmayan şeyleri gören) bir şuur bulanıklığı, konfüzyon, hatta koma görülebilir. Kanda yüksek CO2 bulunması durumunun tedavisinde dakikada en fazla 1-3 litre O2 ve toplardamar yoluyla niketamit verilir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Kan, atardamar ve toplardamardan oluşan damar ağının içinde dolaşan; akıcı plazma ve hücrelerden (alyuvar,akyuvar ve plaket) meydana gelmiş kırmızı renkli bir sıvıdır. Kan ile ilgili tıbbi terimler genellikle hemo- ve hemoto- sözcükleri ile başlar. Bu sözcükler eski Yunanca'da kan sözcüğünü karşılayan "haima" dan türetilmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Karbondioksit) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.