Kilise

Nispeten büyük boyutlarda inşa edilmiş, bazı özel ayin yetkilerine sahip kilisedir. Kilise kurumu içinde idari işlevi olabilir veya olmayabilir.

Kilise Hıristiyanların toplu olarak ibadet ettikleri yer. Hıristiyanlıktaki çeşitli mezheplere mensup toplulukların dini teşkilatlarına da kilise adı verilmektedir.
Hıristiyanlık dinine inananlara verilen isimdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Katolik kilisesi,
Ruhani başkanının Papa olduğu, diğer adı Roma Katolik Kilisesi olan bir Hristiyan mezhebi.

Katoliklik de Ortodoksluk gibi 4. Ekümenik konsil olan Kadıköy Konsili'nin kararlarını tanıyan bir kilisedir ancak. Ortodoks kilisesi sadece ilk 7 konsili tanımış bundan sonra yapılanları geçersiz saymıştır. Oksa Katolik kilisesi 20 Konsilin kararlarının da bağlayıcı olduğunu savunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ortodoks kilisesi gibi.

Toplantı yeri, meydan, toplu ibadet yeri manalarına gelen kilise kelimesi,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunancada “ekklesia”,
Yunan dili. 3000 yıllık bir geçmişi olan Hint-Avrupa dil ailesine ait bir dildir. Antik Yunanca Klasik Yunan uygarlığının dili olarak kullanılmıştır. Modern Yunanca Antik Yunancadan oldukça farklı olmakla beraber köken olarak ona dayanır. Yunanca, Yunan alfabesi kullanılarak yazılır. Modern Yunanca dünyada, çoğu Yunanistan'da yaşayan yaklaşık 12 milyon kişinin anadilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Aramicede “kenişta”,
Aramice yada Aramca: Sami dil ailesinin Kuzey-Batı grubundaki Ken'an koluyla akraba bir koldur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Süryanicede “kenuşta”,
Bir Sami dili. Kadim Aramice diline dayanmakta olup eski dillerden Akadca, Asurca ve Babilce'yle, modern dillerden de Arapça ve İbranice'yle akrabadır. Bugün Süryanice ciddi bir yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arapçada “kenise” kelimeleriyle ifade dilmektedir. İlk zamanlar genel olarak
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Musevilerin, Putperestlerin ve Hıristiyanların ibadet yerlerine kilise adı verildiği halde, daha sonraki zamanlarda Hıristiyanların ibadet yerlerine özel olarak kilise denildi. Musevilerin ibadet yerlerine “sinagog” veya “havra” adı verildi.

Roma İmparatoru Büyük Konstantin Putperestken 313 senesinde Hıristiyanlığı kabul etti.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstanbul şehrini büyütüp imar etti ve Konstantiniyye adını verdi. 325 senesinde
İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan şehir, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye'nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İznik’te bir konsil toplayarak pekçok olan İncil nüshalarını dörde indirtti. Eski dini olan Putperestlikten de pekçok şeyi bu İncillere sokturdu. Böylece yeni bir Hıristiyanlık dini ortaya çıktı. Daha önce gizli gizli mağaralarda ibadet eden Hıristiyanlar için kiliseler yaptırdı. Ondan sonra gelen Roma ve Bizans imparatorları da birçok kiliseler yaptırdılar. Böylece bir kilise mimarisi ortaya çıktı. Bu kiliselerin hemen hepsi birkaç küçük değişiklik bir yana bırakılacak olursa yüzyıllar boyunca hep bazilika tipi olarak yapıldı. İlk kiliselerin mimari tipi daha sonraki devirlerde, Roma tarzı, Gotik tarzı ve Barok tarzlarında yeniliklerle gelişmeler gösterdi. Hıristiyanların çeşitli sebeplerle mezheplere ayrılmasından sonra, her mezhebin kilise mimarisi değişiklikler gösterdi.

Bu arada kiliselerin kutsallığından ve dokunulmazlığından istifade eden Hıristiyan din adamları özel çıkarlar sağlamaya çalıştılar. Merkezi Vatikan’daki Roma kilisesinin lideri bulunan papa aynı zamanda ruhani bir devletin başkanı kabul edildi. Papadan sonra sırasıyla kardinaller, piskoposlar ve rahiplerden meydana gelen kilise temsilcileri kendi imtiyazlarını, sosyal, siyasi ve ekonomik çıkarlarını korumak için halk ve devlet adamları üzerinde baskı kurup Hıristiyanlık adı altında akla sığmaz zulümler, haksızlıklar yaptılar. Allahü tealaya mahsus olan günah affetmek kudretini kendilerinde gördüler. Para karşılığı günahları affettiler. Hatta Cennetten yerler sattılar. Hıristiyanlık dinine; papazların evlenmemesi, evlenmiş olan kimselerin katiyen boşanmaması, günah çıkarmak mecburiyeti gibi akıl ve mantık dışı kaideler koydular. Dünyada yaşamak adeta günah sayıldı.

Roma (batı) kilisesi dünyadaki bütün Hıristiyanların temsilcisi olduğunu savunarak Yunanca Katholikos (Katolik)= evrensel ismini aldı. Roma Katolik kilisesinin tahammülü mümkün olmayan baskılarına dayanamayan İstanbul Patriki Mihael Kirolarius 1054 senesinde isyan etti. Roma’daki papanın, İsa aleyhisselamın halifesi ve (ilk papa olarak kabul edilen havarilerden) Petrus’un vekili olduğunu kabul etmedi. Papazların halktan ayrı yaşamaları gibi bazı asli meselelerde Roma kilisesine muhalefet etti. Böylece Katolik kilisesinden ayrılan Şark (Doğu) kilisesi Ortodoks adını aldı.

Tebaasının üçte birini kaybeden Katolik (Roma) kilisesi buna rağmen eski bildiğinden şaşmadı. Daha önceki yoluna devam etti. O asırlarda Avrupa’da yaşayan hükümdarlar da papanın halk üzerindeki etkisini iyi bildiklerinden kendisine karşı bir hareket gösteremiyorlardı. Görünüşte Avrupa’nın hakimi hükümdar ise de, gerçekte tek hakim kilise mensupları yani papazlar oldular. İlk zamanlar papaların arzu ve isteklerinin yerine getirilmesi İtalyan hükümdarlarının tasdikine bağlıydı. Daha sonra papaların nüfuzları o dereceye ulaştı ki, istediklerini imparator yapıp, istemediklerini azlettiler. Diğer taraftan kilise ve hükümdarlar her türlü ilmi düşünceye de karşı çıkmakta idiler. Galileo gibi İslam alimlerinden alarak dünyanın döndüğünü bildiren bilgini dinsizlikle itham ederek, sözünü geri almazsa öldüreceklerini söyleyip, tehdit ettiler. İnsanın tüylerini ürperten Engizisyon Mahkemeleri kurarak yüzbinlerce insanı haksız yere ve çok kere sırf servetlerini ele geçirmek için “dinsiz” adı altında türlü türlü işkenceler yaparak öldürdüler.

Endülüs’te (İspanya’da) ortaya çıkan parlak medeniyet, Endülüs dışına taşarak Avrupa’ya yayıldı. Endülüs’teki medeniyeti gören kabiliyetli bazı Avrupalılar ortaya çıktı. İslam alimlerinin kitaplarını Avrupa lisanlarına tercüme ettiler. Bunların tercüme ve telif ederek neşr ettikleri kitaplar sayesinde Avrupa halkı uyanmaya başladı. Nihayet 1517 senesinde Almanya’da Martin Luther adında bir papaz ortaya çıkıp, Roma Katolik kilisesinin akla uymayan birçok esaslarına karşı çıktı. Hıristiyanlığın bir mezhebi olan Protestanlığı kurdu. Bu mezhebi temsil eden kiliseye İncil kilisesi adı verildi. Papaya düşman olduğu gibi, İslamiyetin de azılı bir düşmanı olan Martin Luther çok kitap yazarak Hıristiyanları papaya karşı kışkırttı. Katolikler ile bu protestocular arasında büyük kanlı çarpışmalar oldu.

Martin Luther’den sonra ortaya çıkan Kalvin, Luther ile birlikte Katolik kilisesine karşı çıkmakla beraber, bazı meselelerde ona muhalefet etti. Luther ve Kalvin, Katolik kilisesinin ibadet, iman şekillerini reddettiler. Papanın Petrus’un vekili ve İsa aleyhisselamın halifesi olduğunu kabul etmediler. Luther ve Kalvin’in peşinden gidenler, “karşı çıkanlar” manasında Protestan diye isimlendirildi.

Katolik kilisesinin lideri olan papa, zamanındaki Katolik kralların askeri kuvvetlerini kullanıp, Protestanları kılıçtan geçirtti. Bu ise Protestanlığın İngiltere ve Amerika’da da yayılmasına ve yeni taraftarlar bulmasına sebeb oldu. İngiliz Kralı Sekizinci Henry de Luther gibi papaya isyan etti. Onun teşviki ve zoru ile Anglikanizm (Anglo-Amerikan) kilisesi kuruldu (Bkz. Anglikanizm). İngiltere’deki Protestanları temsil eden kiliseye Anglikan kilisesi Protestanların kiliselerine de umumi olarak Protestan kiliseleri adı verildi.

Katolik kilisesi diğer din mensublarını da Hıristiyanlaştırmak gayesiyle dünyanın her tarafında hususi katolik mektepleri kurdu. Misyoner ismi verilen çok mutaassıp papazlar yetiştirdi. Bunları bölük bölük Amerika, Japonya, Çin ve İslam memleketlerine gönderdi.

Katolik kilisesinin, Katolikliği yaymak için misyonerler yetiştirerek faaliyete geçmesi üzerine, Protestan kiliseleri de, buna karşı boş durmadılar. Çeşitli yerlerde cemiyetler kurarak çok büyük sermayeler topladılar. Dünyanın her yerine Protestanlığı anlatan kitaplar ve misyonerler gönderdiler.
İznik Türkiye'nin Bursa iline bağlı ilçe

Kalın Büyük yazı

Tarihçe İlkçağın ünlü coğrafyacısı Strabon'a göre (İÖ65-İS23) günümüzdeki adıyla İznik, İÖ.316'da İskender'in mirasını paylaşmak üzere birbirleriyle amansız bir savaşa girişen komutanlarından Antigono Monophthalmos tarafından kuruldu. Çağın koşulları gereği kente kurucusundan dolayı "Antigonia" denildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Kilise) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.