Lidya

Lidya, Anadolu'da Tunç Çağından itibaren M.Ö. 2. bin yılın ikinci yarısında hüküm süren Lidya uygarlığı toprakları. Yer olarak kabaca Anadolu'nun batısıdır. Esas olarak Gediz (Hermos) Irmağı ve Küçük Menderes (Kaistos) Irmaklarının vadilerini kapsayan bölgedir. Kuzeyinde Mysia, güneyinde Karia, doğusunda Frigya, batısında ise Ionia bölgeleri bulunmaktadır.

LidyaCroesus'un Lydia haritası, 6ncı yüzyıl İ.Ö.
Lidya Antik çağda Batı Anadolu’da verimli ve zengin bir bölgeye verilen addır” (YENEN, 1998: 45).

“Doğuda Phrypia (
Antik tarih insanlık tarihinin başlangıcından erken dönem Orta Çağ'a kadarki zaman dilimindeki belirgin kültürel ve siyasi olayları konu alır. Her ne kadar bu bitiş tarihi (erken Orta Çağ) büyük oranda göreceli olsa da, çoğu Batılı akademisyenler Batı Roma İmparatorluğu'nın 476'daki çöküşünü antik Avrupa tarihinin (geleneksel olarak kabul edilmiş) sonu olarak tanımlarlar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Afyon,
Afyon Haşhaş bitkisinin genç kapsüllerinin (meyvalarının) özel bir bıçakla enine çizilmek suretiyle dışarı çıkan ve hava ile temasta katılaşan sütüdür. Türkiye’de yetiştiği yerler: Afyon, Isparta Uşak, Denizli. Elde edildiği bitki: Haşhaş (Papaver somniferum),
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Eskişehir,
Eskişehir, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan aynı adlı ilin merkezidir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nin bulunması nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir. 2008 yılının verilerine göre şehir merkezinin toplam nüfusu 599,796'dır. Bu nüfusun 297,865'i erkek 301,931'i kadındır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kütahya) kuzeyde ise Mysia (Balıkesir), batıda Ailoia ve İoania (
Kütahya rengârenk çinileriyle, Türkiye’nin çini atölyesi olarak bilinen, şifalı kaplıcaları ile meşhur, millî târihimizde müstesnâ bir yeri bulunan, Ege bölgesinin İçbatı Anadolu bölümünde yer alan il. 38o 70’ ve 39o 80’ kuzey enlemleri ile 29o 00’ ve 30o 30’ doğu boylamları arasında yer alır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İzmir), güneyde ise Karia (
İzmir, Türkiye'nin nüfus, sanayi, ticaret, turizm ve kültür yönlerinden üçüncü büyük şehridir.

Tarihi ve tabii güzellikleri ile de Türkiye'nin en güzel llerinden biridir.. 37° 45' ve 39° 15' kuzey enlemleri ile 26° 15' ve 28° 20' doğu boylamları arasında yer alır. Balıkesir, Manisa, Aydın ve Ege Denizi ile çevrilidir. İzmir, renkli bir tabiata, zengin bir tarihi mirasa ve bol ürün veren topraklara sahip bir ildir. Trafik plaka numarası 35'tir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Aydın,
Aydın Ege bölgesinde "Efeler Diyarı" olarak tanınan ve dünyanın en iyi incirinin yetiştiği il. Ege denizi, Muğla, Denizli, Manisa ve İzmir ile çevrilidir. Türkiye'nin en dağlık illerinden biridir. 37°30' ve 38°03' kuzey enlemleri ile 27°00' ve 28°57' doğu boylamları arasında yer alır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Muğla) ile çevrili olan ve
Muğla deniz, göl, dağ ve ormanın içiçe bulunduğu; balı, balığı, kumsalları ve târihî zenginliğiyle şöhret yapan; Türkiye'nin en uzun deniz kıyısına sahip ili. 36° 17’ ve 37° 33’ kuzey enlemleri ile 27° 13’ ve 29° 46’ doğu boylamları arasında yer alır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Homeros’un yaşadığı devirde Maianlar adı verilen kavmin yaşadığı bilinen bölgeye antik dönemde Lidya adı verilmekteydi. Bu verimli topraklar, doğudan batıya doğru, güneyde Kaystros (Küçük Menderes) ortada Hermos (Gediz), kuzeyde ise Kaikos (Bakırçay) nehirleri tarafından sulanmakta ve bölgenin kuzey sınırı Tennos (Demirci Dağı) ve Dindymos (Murat Dağı), güney sınırını ise Mesopis (Aydın Dağları) ve Tmolos (Bozdağ) belirlemekteydi”(ANONİM, 1995: 234)

Lidya'da üç kral hanedanı hüküm sürmüştür. Birincisi "Atyadlar", ikincisi "Heraklidler", üçüncüsü "Mermnadlar" Hanedanları'dır. İlk iki hanedan ve bunların kralları hakkında pek bir bilgimiz yoktur. Bu iki hanedanın M.Ö. 2. bin yılın ikinci yarısında hüküm sürdükleri biliniyor. Yapılan dilbilim çalışmaları sonucunda Lidyalılar'ın kökeninin Anadolu'nun
Milattan önce sekizinci yüzyılda İzmir'de ya da Sakız Adası'nda yaşadığı sanılan Homeros, Yunan duygu ve düşüncesinin ilk ürünleri olan İlyada ve Odysseia adlı destanların derleyicisidir. Troya (Truva) Savaşı'na ilişkin efsaneleri toplayan İlyada adlı eserinde, eski Yunanlıların gelenek ve görenekleri, dini ve felsefi inançlarıyla Çanakkale'nin tarihi coğrafyası hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tunç Çağına kadar gittiği anlaşılıyor. Lidya dili Hint-Avrupa dil ailesine aittir.

Lidyalıların bilinen en parlak dönemi M.Ö. 700-550 yılları arasıdır. Bu dönem aynı zamanda Mermnadlar Hanedanı dönemidir. Lidya adı Mermnadlar Hanedanının ilk kralı olan Gyges'ten itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Gyges hakkında bildiklerimizi Yunanlı tarihçi Heredotos'tan öğrenmekteyiz. Heredotos, Gyges'in Miletos, Smirna ve Kolophon (Değirmendere)'a karşı saldırgan bir politika izlediğini söylemiştir. Gyges'ten sonra sırasıyla Ardys, Sadyattes, Alyattes ve Kroisos hüküm sürmüşlerdir. Yine Heredotos, Alyattes'in Smirna ve Klazomenai (Urla) kent devletlerine saldırdığını söylemiştir. Fakat Alyattes, Klazomenaililer'le yaptığı savaşta yenilmiştir. Yine Lidyalıların doğudaki Medlerle Kızılırmak yöresinde yaptıkları savaş Alyattes döneminde olmuştur. İşte bu savaş sırasında Miletos'lu Thales ilk Güneş tutulmasını doğru olarak tahmin etmiştir (M.Ö. 28.05.585).

Lidyalılar'ın
Period: (M.Ö. 3000-1200)


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Yunanlılar'la en fazla ilişki kurdukları dönem Kroisos (560-547) dönemidir. Kroisos'da Ionia kent devletlerine karşı saldırgan bir politika izlemiştir. Fakat adalarda oturanlarla iyi ilişkiler içine girmiştir.

M.Ö. 546 yılında
Yunanlar'ın MÖ 20. yüzyılda kitleler hâlinde Balkan Yarımadası'nın güneyine göç ettikleri inanılır. Yunanlar zaman ile Ön Asya'da (Anadolu'da) ve Güney Karadeniz'de büyük koloniler kurmuşlar ve gerek Anadolu'da gerek Yunanistan'da uzun yıllar hüküm sürmüşerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Persler, Lidya Krallığının başkenti
Persler İran’a hakim olan eski bir kavim. Ari ırkına mensup, Hint-Avrupa kavmidir. M.Ö. 2000 yılında, kuzeyden gelip, Orta İran’a yerleştiler. Eski Ortadoğu’ya hakim Elamlılar ve Medlerin hakimiyetinde yaşadılar. M.Ö. 6. yüzyıl ortalarında, Pers Prensi
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Sardes'i ele geçirip Lidya Krallığına son vermişlerdir. Böylelikle
Sardes Lidya Krallığı’nın başkentidir. Hermos (Gediz) vadisi içinde, Tmoloslar’ın (Bozdağ) kuzey etekleri üzerindeki yalçın kayalıkta kurulmuştur. Güçlü surlarla çevrili sitalde krallık sarayı ile öteki resmi binalar olduğu anlaşılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu 200 yıl boyunca Pers egemenliğine girmiştir.

Lidya'nın insanlık tarihine en büyük katkısı "sikke"yi icat etmiş olmalarıdır. Başkent Sardes'in içinden geçen Paktalos Irmağı'nın alüvyonlarında doğal olarak bulanan altın-gümüş karışımı "elektron" madeninden basılan ilk sikkelerin üzerinde Lidya Krallığının arması olan Aslanbaşı bulunuyordu. İlk Lidya sikkeleri muhtemelen Alyattes döneminde basılmıştır. Sikke basımının daha iyi bir duruma gelmesi ve elektron yerine altın ve gümüşten ayrı olarak sikke basımı Kral Kroisos zamanında ortaya çıkmıştır.

Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Seramik kapların özelliğinden Lidyalıların batıdaki komşuları
Toprak, endogen granit kayaların doğanın aşındırmasıyla ufalanması sonucu meydana gelmektedir. Toprağın her türü seramik için uygun değildir. Kullanıma elverişli toprak ise kildir. Kil, dünyanın ana maddesidir. Killerin plastik özellikleri nedeni ile şekillendirme imkanlarına sahip bulunmaları ve şekillerini pişirme sureti ile koruyabilmeleri esasına dayanan seramik endüstrisi dünyanın en eski endüstrilerinden sayılmaktadır.

- Killerin, suyla karıştırıldıklarında, plastik özellikleri olan, ko
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ionia ile çok öncelere giden bir ilişkileri olduğu saptanmıştır. Yine Lidyalılar'ın Yunanlılar'la ticari ilişkilerinin yanı sıra dinsel ilişkileri de vardı. Lidya dininde en önemli kültler ana tanrıça-Artimu (
Ionya (Yunanca Ιωνία) batı Anadoluda antik bir bölge. İzmir yakınlarındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Artemis-Kybele), Luvi tanrıçası-Kuvava, tarım tanrıları-Baki (
Zeus ile Leto’nun kızı. Apollon’un kız kardeşi. Kardeşinden bir kaç dakika önce doğup Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiş. Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa tanrıçası. Kardeşinden birkaç dakika önce doğup Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiştir. Annesinin çektiği acıyı gören Artemis evlenmemeye ve bakire kalmaya yemin etmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Dionysos), yağmur tanrısı-Leus (
Dionysos, Antik Yunan Dünyası'nda, ilk olarak şarap sonra bitkilerin ve son olarak ölümün ve hayatın yenilenmesinin tanrısı olarak tapınım görmüştür. Antik Yunan Dünyası'na diğer tanrılardan daha geç girmesine rağmen, O'nun için yapılan şenlikler Grek hayatının daha çok canlanmasını sağlamış ve bu şenliklerde oynanan oyunlardan Tragedia ve Komedia doğmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Zeus) ve mezarların koruyucusu-Santas'dır. Lidyalılar ilk parayı kullanan devlettir.

Lidya'nın kökeni

“Lidya’nın bu yöreye ilk varış tarihleri kesin olarak bilinmez. Bazıları Lidyalıların Tunç Çağının (i.ö. 2002) sonlarında Frigler ile aynı zamanda Anadolu’ya geldiklerini söylerler. Bazıları da Lidya dili ile Hitit arasında bir ilişki olduğunu ve Lidyalıların Batı Anadolu’ya 2. bin yılın başlarında gelip yerleştiklerinin savunurlar. Gerçekten de Lidya’nın çivi yazısı, Hitit Hiyeroglifleriyle ve Hititçe’si baş başa bir gelişim gösterdiği ortaya konmuştur. Bu nedenle Lidyalıların oturdukları yerlere 2. bin yıldan önce doğuda gelmiş Hint-Avrupalı olması çok olasıdır. Ancak bu bölgeye en azından kalkolitik çağdan beri oturan Anadolu bir halkın varlığını da unutmamak gerekir”(AKURGAL,1998: 42)

Lidya Bölgesinin Tarihsel Coğrafyası

“Lidya bölgesi doğal kaynakları açısından son derece zengin ve bereketli idi. Ulaşımı elverişli olmayan; fakat balığı bol Hermos (Gediz) ve Kaystros ( K. Menderes) ırmakları tarafından sulanan vadilerle yağmur sürekli ve toprak çok verimli idi. Dağlar ormanlarla kaplıydı. Sayısız kil yatakları vardı. Bu killerden kerpiç, tuğla, çanak ve kiremit gibi çeşitli eşyalar yapılırdı. Tmolos (Bozdağ) dağı üzerinde mermer yatakları bulunduğundan Lahit ve Yontu yapımında kullanılıyordu. Aynı zamanda Tantalos’un ilahi misafirlerine sunduğu bol çeşitte meyve; fındık, nar, elma, kestane ve ceviz gibi ağaçların yetiştirildiği Tmolos’da şarapçılıkta kullanılan üzümler de yetiştiriliyordu.

Yine bu dağdan toplanan safranlardan parfüm gibi lüks tüketim malzemeleri Lidyalıların dikkatini çekmiştir.

Mühür yapımında kullanılan koyu kırmızı bir çeşit quartz taşına ilk kez burada rastlanıyor”(KABAAĞAÇ, 1989: 203 ). Lidya krallığının zengin olmasının nedeni, çok miktarda bakır ve altın gibi değerli maddelerin bulunması idi. Bu olayın mitos’u şu şekilde anlatılmaktadır.

Frigya kralı Midas’ın her dokunduğu altın olmaktadır. Fakat bu onun yemek yiyemez oluşuna sebep olmakta ve her hareketini sınırlamakta idi. Bu gücünden kurtulmak için Tanrı Dionysos’un (Şarap Tanrısı) isteği üzerine Sardes yakınındaki Paktalos (Sart Çayı) ırmağında yıkanmasıyla bu güçün kendisinden gitmesine neden olmuş ve ırmağı geçince Paktolos ırmağının kıyılarında altın bulunmaya başlanmış.

Lidya Tarihi

Heredotos’a göre Lydia’da üç ayrı kral sülalesi, birbirini ardına hüküm sürmüştür. Altyadlar, Heraklid ya da Tylanidler, Mernodlara; Heradotos’un kendi kronolojisine göre ilk sülalenin 2. bin yılın ortalarına değin geri gitmesi gerekir. Ancak böyle bir sülalenin varlığı kesinlikle saptanmamaktadır. Fakat Herodotos’un anlattığı zamanı bilinmeyen sülalenin burada ilişiği olduğunu “kıtlık” zamanına denk geldiğini şöyle anlatır;

“Manes oğlu Atys zamanında kıyıcı bir kıtlık sarmıştı Lidya’yı. Bir süre dişleri sıkmışlar. Fakat kıtlık devam ettiği için her biri kendince bir çare sürmüşler ileriye. Zar, aşık ve top oyunları, tavladan gayri her şey o zaman ortaya çıkmıştır, zira Lidyalılar tavlayı biz bulduk demiyorlar. Bu oyunları bulduktan sonra açlıklarını bastırmak için yiyecek peşinde koşturmayı unutmak için iki günün birini oyuna veriyorlardı. Ertesi gün oyunu bırakıp yemek yiyorlardı. Ama kıtlık azalacağına, çoğalıyordu. Bundan kral Lydia’yı ikiye ayırıyor. “Kim kalacak, kim gidecek” diye kura çektiler. Tabii ki, kaderin kalmak için ayırdıkları yine kendi hükmü altında olanları idi. Göç edecek olanlara oğlunu veriyordu (adı Tyesenos’tur). Böylece ülkeden çıkmak üzere şehirden ayrılırlar. İzmir’e inerler. Yurt edinme çaresi peşinde kıyı kıyı dolaşırlar. Gemi yaparlar. Sonunda Umbrio’ya yanaştıkları güne kadar denizlerde gezdiler. Orada kent kurdular. Bundan dolayı İtalya’nın batı kıyısındaki Korsika ve Sardenya adaları arasındaki denize kralın oğlunun adından türeyen Trenyon Denizi denildiği rivayet edilmiştir”(HERODOTOS, 2000; 49).

Lidya Uygarlığı

Lidyalılar Anadolu’da ulaştırma işini-yollar ve yollardaki hanlar, hamamlar, kervansaraylar ve yedi beygir ahırları örgütleyerek-düzene koymuşlardır. Lidyalılar için “dünyanın en iyi kervansaray inşacıları” denmiştir. Sardes’ten Babylon’a oradan da Susa yolu ile Persepolis’e anlı şanlı kral yolu yaptırmışladır. (Bu yol 2000km. tutuyordu). Aynı zamanda Heredotos ve Ksenophanes, ilk sikkeyi Lidyalıların icat ettiğini söylerler. M.Ö. 560’larda ilk defa Kroisos’un darb ettirdiği altın alaşımlı elektron sikkesinde karşılıklı arslan ve boğa protomu vardır.

Magnesia’nın Oluşumu

Kral Giges’in eline geçtiği tarihlerde Lydia, M.Ö. 7. yy’de önce kurulduğu anlaşılmaktadır. Eldeki bilgi kırıntılarından hareketle Magnesia Kentini kuranlar, bugünkü Yunanistan’ın Teselya bölgesindeki Pelion Dağı civarındaki yaşadığı bilinen Magnetler’dir. Proteos tarafından Troya Savaşına götürülen Magnetler. Batı Anadolu’ya göç ettiklerinde önce Menderes Nehri kıyısındaki Magnesia’yı, daha kuzeye giden diğer kol ise Sipylos Dağındaki (eteğindeki) Magnesia’yı kurmuşlardır.

Anıtsal Artemis Tapınağı ile birçok Lidya çağı mezarları ortaya çıkarılmıştır. Araştırmalar sonucu bulunan eserlerin bir kısmı İstanbul müzesine götürülmüş. Bir bölümü ise o tarihte Sardes’de kazı ekibince yapılan depo binasında bırakılmış, 1922’de oradan 56 sandık halinde Amerika’ya götürülmüştür. Halid Ethem Bey’in gayretiyle bir kısmı geri getirilmiştir.

İlgili bilgiler

Yunan mitolojisi baştanrı. Tanrıların en büyüğü ve en güçlüsü. Babası Kronos'u tahttan indirerek yerine kendisi geçti.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidya kral sülaleleri

ATYADLAR“İkinci binin ikinci yarısında yaşadığı ileri sürülen Atyad sülalesi ile ilgili olarak edindiğimiz bilgiler oldukça efsanevi niteliktedir. Lydia’da gerçekten böyle bir sülale var olduysa bunun büyük Hitit Kralı IV.Tuthaliya (İ.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidya kralları

Gyges ( M.Ö. 680-652) Ardys (M.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidya Krallığı


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidya Litvyak


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidya mitosları

Tantalos İşkencesi“Lydia kralı Tantalos hem efsane de dal budak salmış bir soyun atası hem ölüler ülkesinde çektiği işkence ile ünlüdür. Zeus ile Pluto’nun oğludur. Soyu sopuyla lanete uğramasını gerektiren suçun ya da suçların ne olduğu efsaneler açıkça dile getirilmez”(ERHAT, 1993: 278).
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidya Uygarlığı

Batı Anadolu'da Gediz ve Küçük Menderes yörelerinde oturan bu halkın nereden geldiği kesin olarak belirlenememiştir. Antik dönem yazarları onların güneydeki Karyalılar ile kuzeydeki Mysialılar ve Frigler ile akraba olduklarını söylerler. Hint-Avrupa karakterli bir dilleri olan Lidyalıların Batı Anadolu'da M.Ö. 2. binyılın ikinci yarısından itibaren varoldukları kabul edilmektedir. En ileri dönemlerindeki kralları aşağıda verilmektedir :

Gyges M.Ö. 680-652

Ardys M.Ö. 652-625

S
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidyalılar
Lidyalılar Batı Anadolu'da devlet kurmuş eski bir kavim. Asıl merkezleri, Menderes ve Gediz nehirleri vadileriydi. Ülke güneyinde Karya, doğusunda Frigya, batısında Eolya, kuzeyinde Temnos Dağları ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Lidya Resimleri


  • Sardes, Lydia Devletinin Başkenti

  • Lydia'nın konumu.

  • Croesus'un Lydia haritası, 6ncı yüzyıl İ.Ö.



Yorumlar - Lütfen konu (Lidya) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

eksik bilgi: Lidya hakkında bilgi verilirken Uşak'tan hiç bahsetmemişsiniz. Oysa ki Karun Hazinelerinin bulunduğu bölge Uşak'tadır. Sizde bilirsiniz ki Lidyalıları önemli yapan parayı bulmalarıdır... - 3 yıl, 0 ay önce yazıldı.
NGS: Lidya UygarlığıLidyalılar Anadolu'ya ulaştırma işini-yollar ve yollardaki hanlar, hamamlar, kervansaraylar ve yedi beygir ahırları örgütleyerek-düzene koymuşlardır. Lidyalılar için dünyanın en iyi kervansaray inşacıları denmiştir. Sardes'den Babylon'a oradan da Susa yolu ile Persepolis'e anlı şanlı kral yolu yaptırmışladır. (Bu yol 2000km. tutuyordu). Aynı zamanda Heredotos ve Ksenophanes, ilk sikkeyi Lidyalıların icat ettiğini söylerler. M.Ö. 560'larda ilk defa Kroisos'un darb ettirdiği altın alaşımlı elektron sikkesinde karşılıklı arslan ve boğa protomu vardır. - 3 yıl, 1 ay önce yazıldı.