Mekanik

Cisimlerin denge ve hareketini inceleyen bilim dalı. Mekanik bütün makinaların ve yapıların projelendirilmesinde müracaat edilen ana kurallar topluluğudur. Bu bilim dalı, bir yandan kâinattaki maddî olayların kurallarını araştırırken, diğer yandan atom içindeki olayları aydınlatmaya çalışır. Fizik ve astronomide mekaniğin önemi her geçen gün artmaktadır.

Mekanik
Mekanik cisimlerin denge ve hareketini inceleyen bilim dalı. Mekanik bütün
Bilim (Os. İlim, Mâlumât,. Vukûf, Mârifet, İlmî müdevven, Fen; Fr., İng. Science, Al. Wissen, Wissenschaft; İt. Scienza) Yöntemli bilgi... Önceleri bilgi terimiyle eşanlamda kullanılan bilim terimi, günümüzde olayların yasalarını bulmak amacını güden araştırmaları dile getirmektedir. Bilim, yöntemle elde edilen ve pratikle doğrulanan bilgidir. Bu yüzden de idealizmle bağdaşamaz, çünkü idealist bilgi pratikle doğrulanamaz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
makinaların ve yapıların projelendirilmesinde müracaat edilen ana kurallar topluluğudur. Bu bilim dalı, bir yandan kainattaki maddi olayların kurallarını araştırırken, diğer yandan
Makina Enerjiyi işe veya başka cins enerjiye çeviren bir düzen. Bütün makinalar bir veya birden fazla mekanizmadan meydana gelir. Fizikte makina deyince, kaldıraç, eğik düzlem, vida, tekerlek, mil ve makara gibi basit makinalar hatırlanır. Bunlardaki genel prensipler bir araya getirilerek, kompleks enerji dönüşümleri yapan lokomotif, dikiş makinası, otomobil, uçak gibi gelişmiş makinalar ortaya çıkmıştır. Halk arasında “otomobil” manasında kullanılır.

Makinalar, insan kadar eski olup,
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
atom içindeki olayları aydınlatmaya çalışır.
Antik çağda yetişen pek çok düşünürle birlikte, maddenin yapısı sorgulanmaya başlamıştır. İlk kez Thales evreni anlamanın yolunun maddeyi anlamaktan geçtiğini ifade ederek, materyalist felsefeye ilk adımı atmıştır. Daha sonra Anaximander, evreni oluşturan apeiron denen bitmez, değişmez, görünmez bir maddeden bahsetmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fizik ve
Fizik, gözlenebilir evrenin temel bileşenleri arasındaki etkileşmelere ve maddenin yapısına ilişkin temel sorunlarla ilgilenen bilim. Fizik sözcüğü, Eski Yunancada "doğa" anlamına gelen physis'ten türemiştir. Uzun süre doğa felsefesi olarak anılan fizik, doğanın makroskopik ve mikroskopik tüm görünümlerini inceleme konusu olarak seçmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
astronomide mekaniğin önemi her geçen gün artmaktadır. Mekanik, kuvvetlerin etkisi altındaki cisimlerin denge durumunu veya hareketini inceleyen bilim dalıdır. Üç ana başlık altında incelenebilir:

  • Katı cisimlerin mekaniği

  • 1.
    Astronomi (Yunanca: astron "yıldız" ve nomos "yasa"), Gökbilim olarak da bilinir, bütün gökcisimlerinin ve evrende dağılmış olan yıldızlararası maddenin kökenini, evrimini, bileşimini, uzaklığını ve hareketini inceleyen bilim. Gökcisimlerinin ve evreni oluşturan maddenin fiziksel ve kimyasal özelliklerini konu edinen astrofizik bu bilimin bir dalıdır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Statik (dengedeki cisimler için)

  • 2.
    Statik fizik duran cisimler fiziği demektir eğer bir şey dengede duruyorsa o statik fizik kurallarına göre toplam kuvvet ve toplam dönme etkisinin 0 oluşundan duruyordur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Dinamik (hareketteki cisimler için)

  • Şekil değiştiren cisimlerin mekaniği (
    Dinamik Alm. Dynamik (f), Fr. Dynamique (n), İng. Dynamics. Hareketi ve hareket kanunlarını kuvvetle ilgi kurarak inceleyen mekaniğin bir dalı. Kinematik de mekaniğin bir dalıdır, fakat sadece hareketi inceler, kuvvetle münasebet kurmaz.

    Kuvvetleri; cisimlere tatbik edildiğinde şeklini ve boyutunu veya hareket halini değiştiren kuvvetler, sürtünme kuvvetleri, ağırlığı meydana getiren yerçekimi kuvveti, mağnetik kuvvet, elektriki kuvvet diye sınıflara
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Mukavemet)

  • Birçok mühendislik dalında sistemlerin (sonsuzküçük parçaları göz önünde bulundurularak) maruz kaldığı normal ve kayma gerilmelerini hesaplayarak, bu hesaba göre tasarım yapabilmeyi sağlayan ders. Parçaların maruz kaldığı eğilme momenti, burulma momenti, her yöndeki kuvvetler ve basıncın (basınçlı tanklarda) oluşturduğu gerilmeler hesaplanır. Daha sonra Makine Elemanları dersinde, Statik Hasar Teorileri ve Yorulma hesapları da işin içine girer.İnşaat Mühendisliği'nin temel derslerinden birisidir
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Akışkanlar mekaniği

  • 1.

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

  • 1.1 Hidrostatik

  • 1.2
    Hidrostatik, hareket halindeki sıvılara karşı duran sıvıların incelenmesi, fiziğin hidrostatik adı verilen bir dalının konusudur.Bir sıvı ya da gaz dinlenme halindeyken bizi ilgilendiren iki şey vardır: Basıncı ve yoğunluğu.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hidrodinamik

  • 2.

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

  • 2.1 Aerostatik

  • 2.2
    Aerostatik, hareket halinde olmayan gazları inceleyen bilim dalıdır. (Hareket halindeki gazlar bilimi için ayrıca bakınız: Aerodinamik)
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Aerodinamik

    Mekanik, dengede bulunan cisimleri inceleyen statik ve hareket eden cisimleri inceleyen, dinamik gibi iki bölüme ayrılır. Dinamik de ayrıca, sebebini araştırmadan yalnız hareketi inceleyen
    AERODİNAMİK;Alm. Aerodynamik (f.), Fr.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    kinematik ve hızı değişen cisimleri inceleyen kinetik diye iki bölüme ayrılabilir. Ancak bu ayrımlar o kadar kesin değildir.
    Bu bilim dalını ilk defa kesin olarak tanımlayan ve ona bu adı veren Ampere'dir. Ampere'e göre «kinematik değişik tür hareketler üstüne, kendilerini doğuran kuvvetlerden bağımsız olarak söylenebilecek her şeyi kapsamalıdır. Değişik hareketlerde, aşılan alana, bu alanı geçmek için gerekli zamana ve bu alanla bu zaman arasında bulunabilecek çeşitli bağıntılara göre hızın bulunmasına bağlı tüm tasarımları incelemek zorundadır. Nihayet, bir hareketi bir başka harekete dönüştürmek için kullanılac
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Statik de, dinamiğin özel bir hali (hızı sıfır) olarak düşünülebilir.

    Tarihi

    : Eski çağlarda, mekaniğin pratik uygulaması mevcutsa da kaideleri hakkında pek az şey bilinmekteydi. Kaldıraç, eğik düzlem, tekerler ve muhtemelen palanga sisteminin faydaları, eski Mısırlılar ve
    Statik fizik duran cisimler fiziği demektir eğer bir şey dengede duruyorsa o statik fizik kurallarına göre toplam kuvvet ve toplam dönme etkisinin 0 oluşundan duruyordur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Babilliler tarafından bilinmekteydi.
    Sami ırkından olan Babilliler, M.Ö.2050'ye doğru Babil ("Tanrının kapısı") kentine yerleşip, daha sonra Kaidelileri ve Sümerlerin dışındaki yerli halk ile Sami karışımından oluşan Asurluları egemenlikleri altına aldılar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Eski Yunanlılar, ilk defa hareketi

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    teorik olarak incelemişlerse de,
    Olgulardan hareketle, şeylerin birbirleriyle olan evrensel ve ideal ilişkileri içinde kavramanın ürünü olan kapsayıcı görüş; bilimsel bir bilgi sistemi içinde, konusunun bir bölümüne ya da tamamına ilişkin olarak sistematik bir görüş geliştiren soyut, genel ve açıklayıcı ilke; doğa veya toplumdaki düzenlilikleri ifade eden, kendisine dayanılarak fenomenlerin açıklandığı, fenomenlere dair öndeyilerde bulunulduğu, doğru kabul edilen hipotez veya yorum.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    teorilerini gözlemleriyle gerçekleştirmeğe çalışmışlardır. Arşimet (M.Ö. 287-212), balistik, hidrostatik, ağırlık merkezi gibi temel mekanik kavramları kullanması ve bunlardan pratik faydalar sağlaması bakımından bir istisna teşkil eder.

    Her alanda olduğu gibi mekanik alanında ilk mekanik aletleri Müslüman ilim adamları yapmıştır. Sistemli olarak ilk defa
    Olgulardan hareketle, şeylerin birbirleriyle olan evrensel ve ideal ilişkileri içinde kavramanın ürünü olan kapsayıcı görüş; bilimsel bir bilgi sistemi içinde, konusunun bir bölümüne ya da tamamına ilişkin olarak sistematik bir görüş geliştiren soyut, genel ve açıklayıcı ilke; doğa veya toplumdaki düzenlilikleri ifade eden, kendisine dayanılarak fenomenlerin açıklandığı, fenomenlere dair öndeyilerde bulunulduğu, doğru kabul edilen hipotez veya yorum.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Bağdat’ta yaşayan Beni Musa kardeşler dokuzuncu asırda mekanik aletler yapmışlardır. Beni Musa kardeşlerin ortancası olan Ahmed bin Musa; mekanik olarak çeşitli tartı aletleri yanında yükleri çekmek ve kaldırmakta kullanılan bazı aletler yaptı. Mekanik konular üzerinde titizlikle durdu. Ağabeyi ile birlikte büyük bir bakır saat yaptı. Ayrıca üzerine ateş yaklaştırıldığında fitili otomatik olarak ortaya çıkan kandiller yapmıştı.
    Bağdat Irak'ın başşehri. Nüfusu 4,5 milyon civarındadır. Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır. Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer. Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Kandilin fitili ortaya çıkınca yağ da hemen fitilin üzerine yanacak miktarda fışkırıyordu. Geliştirdiği ziraat ve sulama aleti, tarlada sulama yaparken, tayin edilen sulama miktarını aşınca hemen sinyal veriyordu.

    On ikinci asrın sonlarına doğru
    Kandil İçine sıvı yağ (zeytin ve gaz yağı gibi) ve fitil konarak yakılan ve aydınlatmada kullanılan bir alet. Tarihin çeşitli zamanlarında yaşayan insanlar kültür ve yaşayışlarına göre değişik şekillerde kandiller kullanmışlardır. Bunlar, kurşun, taş, cam, pişmiş toprak, altın ve gümüş gibi değişik maddelerden yapılırdı. Bu maddelerden en çok rastlanılanı, pişmiş topraktan yapılanı olup, ayrıca saraylarda kullanılanları altın ve gümüşten yapılır ve çok süslü olurdu.

    Yapılan tarihi kazı
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Dicle ve
    Dicle ulu ırmak anlamına gelir
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Fırat nehirleri arasındaki
    Fırat Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Siverek ilçesi, Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer, Basra Körfezi’ne dökülür.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Cezire bölgesinde yaşıyan Cezeri otomatik aletler yaptı. Cezeri sadece otomatik aletler yapmakla kalmayıp, otomatik olarak çalışan sistemler arasında denge kurmayı başardı. Sekiz asır gibi bir aradan sonra İngiliz nöroloji profesörü Dr. Ross Ashby ancak 1951 senesinde üstün denge durumunu ortaya koydu. Cezeri; aynı zamanda haberleşme, kontrol, denge kurma ve ayarlama ilmi olan sibernetiğin ilk kurucusudur. İnsanlarda ve makinalarda bilgi alış-verişi, bunların kontrolü ve denge durumu sibernetiğin esas konusudur. Bu ilmin gelişmesiyle elektronik beyinler ve otomasyon denilen sistemler ortaya çıktı. Bu bakımdan yaptığı mekanik makinalarla bu ilmin temeli Cezeri tarafından atıldı.

    Batı alemi her alanda yaptığı gibi,

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Endülüs Emevileri vasıtasıyla tanıdığı İslam alemindeki buluşları mekanik alanında da kendine mal etmiştir. Müslüman ilim adamlarının yaptığı mekanik aletleri ancak on yedi ve on sekizinci asırlarda yapmışlardır.

    On altıncı yüzyılda İslam alimlerinin eserlerini inceleyen
    Endülüs Emevileri, Emevilerin yıkılmasından sonra, Endülüs’te (Güney İspanya) yeni bir devlet kuran hanedandır. 756’da kurulan Endülüs Emevi Devleti, 1031’e değin varlığını sürdürdü. Endülüs Emevilerin tarihi, emirlik ve halifelik dönemleri olarak ikiye ayrılır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Galileo Galilei (1564-1642),
    Galileo Galilei, (d. 15 Şubat 1564 – ö. 8 Ocak 1642). Modern fiziğin ve teleskobik astronominin kurucularından olan İtalyan bilim adamı.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Tycho Brahe (1546-1601)
    Tycho Brahe, Danimarkalı kimyacı, astronom ve astrolog. Kopernik'in ölümünden 3 yıl sonra doğdu. Asil bir soydan geliyordu, babası bir şatonun yönetici ve nüfuzlu biriydi. O doğmadan önce babası onu amcasına vermeye taahhüt etmesine rağmen bunu sonra yerine getirmeyince, danimarka donanmasında subay olan amcası Jørgen tarafından kaçırılmıştır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Johannes Kepler (1571-1630) onlardan büyük ölçüde faydalanarak, bazı buluşları da kendilerine mal ederek gök mekaniğinde günümüze kadar gelen temel kuralları koymuşlardır. Galileo, düşen cisimleri ve sarkacı inceleyen, kontrollü deney yapan birisiydi.
    Johannes Kepler (27 Aralık 1571 - 15 Kasım 1630), Alman gökbilimci, fizikçi, ve matematikçi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    (1548-1620) kuvvetlerin bileşke prensibini geliştirmiştir. Bütün bu gelişmelerden sonra Isaac Newton (1642-1727);
    Sir Isaac Newton (1642 - 1727), tarihin yetiştirdiği en büyük bilim adamlarından biridir ve matematik, astronomi ve fizik alanlarındaki buluşları göz kamaştırıcı niteliktedir; klasik fizik onunla doruğa erişmiştir. Bilime yaptığı temel katkılar, diferansiyel ve entegral hesap, evrensel çekim kanunu ve Güneş ışığının yapısı olarak sıralanabilir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ’nu ortaya koymuştur. Daha sonra mekanikteki gelişmelerin pek çoğu, bu kanun üzerine kurulmuştur. Daha sonra gelenler analiz metodlarını geliştirirken, daha kolay bakış açıları aramışlardır. (1717-1783), dinamik problemlerini ilave kuvvetlerle statik problemlere çevirmiş, (1781-1840), hareket eden eksen takımında problemleri çözmeyi denemiş, Joseph Louis Lagrange (1736-1813) genelleştirilmiş koordinatları çözüme dahil etmiş, virtüelis kavramını ortaya atmış, (1839-1903), problemlerin çözümünde vektör hesabı kullanmıştır. Diğer bir arayış da, hareket kanunlarının tek bir şekilde ifade edilmesi olmuştur. Bütün bunlar, ekstremum prensiplerine yönelmeği getirmiştir.

    Tarifler

    Mekaniğin anlaşılmasında bir kavram birliğinin sağlanması önemlidir. “Cisim”, “kütle”si olan bir maddesel nesnedir. Kütle, relatif bir kavram olup, “ağırlık”la karıştırılmaması gerekir. Bir cismin kütlesi, “atalet”inin, yani harekete geçirilmesi sırasında veya hareket sırasında, yönü değiştirilmek istendiğinde gösterdiği direncin, seçilen cismin ivmesine oranıdır. Bir cismin kütlesi değişmediği halde yerçekiminin doğurduğu kuvvet olan ağırlığı, cismin, dünyanın merkezinden olan uzaklığına bağlıdır. Cisimler, boyutları ihmal edilebilen “noktasal kütleler”in topluluğudur.

    Metodları

    Mekaniğin problemleri, iki metodundan biriyle veya ikisi beraberce kullanılarak çözülür. Bu iki metodu; analitik ve grafik çözüm yollarıdır. Analitik metod, matematik formülasyonu kullanırken, grafik çözümde diyagramlar kullanılır. Grafik metodda, en çok kullanılan kavramlardan biri de “vektörler”dir. Vektörel büyüklüğün özelliği, yönü ve büyüklüğünün olmasıdır. Bunun yanında, bu büyüklükler kendilerine has olan kurallarla hesaplanırlar. Mesela, bir vektörel büyüklük verilen belirli x, y ve z eksenleri doğrultusunda bileşenlere ayrılabilir. Vektörler genellikle boyu, büyüklüğüne eşit olan bir okla gösterilir.

    Hız, ivme ve kuvvet

    Hareketin iki önemli kavramı “hız” ve “ivme”dir. Hız, cismin yer değiştirmesinin zamana bağlı değişimidir. Birimi cm/saniye, metre/saniye veya kilometre/saat olabilir. “Momentum” veya “hareket miktarı”, cismin kütlesiyle hızının çarpımından ibarettir. Hızın zamana göre olan değişimi ise ivme olarak isimlendirilir, birimi cm/s2 veya m/s2 olabilir.

    Mekanikte kuvvet, cisimlerin karşılıklı etkilerinden doğar. Ayrıca kuvvet, cisme ivme vererek etkisini gösterir. Meydana gelen ivme a, kütle/m olmak üzere bileşke kuvvet F ile aynı yönde olup, F= ma bağıntısından hesaplanır.

    Newton’un hareket kanunları

    Pratik olarak mekanik, Newton’un üç kanunu ve yerçekimi teorisi üzerine kurulmuştur: 1) Bir cisme kuvvet etki etmedikçe ismin durumunda hiçbir değişiklik olmaz veya düzgün doğru hareketi yapıyorsa, buna devam eder. 2) Bir cisme bir kuvvet etki ederse, kuvvet doğrultusunda cisim ivme kazanır. Bu ivme, etkileyen kuvvetle doğru, cismin kütlesiyle ters orantılıdır. 3) Her kuvvet zıt yönde ve eşit şiddette bir tepki doğurur.

    Dördüncü kanun olan kütlesel çekim kanunu, gök cisimlerinin hareketlerini açıklamak için geliştirilmiştir. Buna göre, herhangi iki cisim birbirlerini m1 ve m2 kütleleriyle orantılı, arasındaki d mesafesinin karesiyle ters orantılı bir kuvvetle çekerler.

  • F= G m1 m2/d2

    Burada G, kütlesel çekim sabiti olup boyutlu bir büyüklüktür.

    G= 6,670x10-8 dyne cm2/g2.

    Denge

    Mekaniğin bir dalı olan statik, hareketsiz cisimlerin dengesiyle meşgul olur. Bu tür problemler, kararlı denge metodu ve virtüel iş prensibi ile çözülebilir. İlk prensipte, cisme etki eden kuvvetlerin ve momentlerin, her doğrultuda dengede olduğundan hareket edilir. Yani etki eden kuvvetlerin bileşkesi sıfır olmalıdır. Bu, pratik olarak seçilen dik eksen takımında, bütün kuvvetlerin ayrı ayrı bileşenlere ayrılması ve sonra bunların her eksen için toplanarak sıfır eşitliğinin kontrol edilmesinden ibarettir.

    Moment

    Şekil değiştirmeyen bir cisim, öteleme hareketi yanında, bir eksen etrafında dönme hareketi de yapabilir. Bu dönme hareketi, birbirine paralel ve eşit büyüklükte kuvvet çifti tarafından doğurulur. Kuvvet çiftinin döndürme etkisi, kuvvetlerin büyüklüğü ve aralarındaki mesafeyle doğru orantılıdır. İşte bu etki, moment olarak isimlendirilir. Böyle dengenin ikinci tür şartına gelinir. Bu şart, cisme etkiyen momentlerin bileşkesinin sıfır olmasıdır. Bu da pratik olarak, cisme etkiyen kuvvetlerin, birbirine dik seçilen eksen takımına göre olan momentlerin ayrı ayrı toplanıp, sıfır etmesi şartıyla kontrol edilir.

    Dengedeki bir cisme etkiyen kuvvetler, eğer cisim şekil değiştirmez kabul ediliyorsa, etki eksenleri boyunca kaydırılabilir. Bir kuvvetler sistemi, ancak bileşkesi büyüklüğünde ve ters yönde bir kuvvet etkisiyle dengelenebildiği halde, bir kuvvet çifti ancak momenti, yani döndürme şiddeti eşit fakat ters olan bir kuvvet çiftiyle dengelenir.

    Kütle merkezi ve ağırlık merkezi

    Kütle merkezi, cisimdeki bütün maddesel noktaların momentlerinin toplamlarının sıfır ettiği noktadır. Denge şartları bakımından, cismin bütün kütlesi burada toplanmış gibi bakılabilir. Yerçekimi kuvveti, kütle ile orantılı olduğu için, klasik mekanikte, kütle merkezi ile ağırlık merkezi aynı kabul edilir. Eğer cisimde kütle yayılışı düzgünse bu nokta, aynı zamanda cismin geometrik merkezi ile çakışır.

    Dairesel hareke

    : Dairesel (dairevi) hareket, cismi devamlı yön değiştirdiği için, hızın büyüklüğünde bir değişiklik olmasa da, yönü değiştiğinden sürekli ivmelenir. Burada ivme (a), daima dönme merkezine yönelik olup, r dönme yarıçapı, v teğetsel hız ve ¥= u/r sabit açısal hız olmak üzere a= ¥2= v2/r şeklinde belirlidir. Eğer dairesel hareket düzgünse başka ivme mevcut değildir. Ancak dönme hızı zamana bağlı değişiyorsa teğetsel bir ivme mevcut olur. Bu merkezsel ivme, cismi dairesel yörüngede tutmağa yarar. Dairesel hareketin doğması için cisme dönme merkezine doğru kuvvet tatbik edilir. Bu kuvvet, cisimde hasıl olan “merkezkaç kuvveti” ile dinamik dengede bulunur. Bu iki kuvvet, etki-tepki şeklinde olup, m cismin kütlesini göstermek üzere F= mv2/r olarak ortaya çıkar. Bir cismi dairesel yörüngede bulundurmak için böyle bir kuvvetin tatbikine ihtiyaç vardır.

    Basit harmonik hareket

    Bir dairesel harekete, bulunduğu düzlemde bakıldığında, ortaya çıkan, gel-git yani titreşim şeklinde bir hareket türüdür. Hareketin periyodu, tam bir devrin yapılması için geçen zamandır. Harmonik harekette maddesel nokta, bir denge konumu etrafında hareket eder. Bu konumdan olan mesafesi, noktanın yerdeğiştirmesidir. Bu tür harekette, ivme yerdeğiştirme ile orantılı fakat ters yöndedir. Harmonik harekete tabiatta çok sık rastlanır. Serbest bırakılan yayların ve sarkaçın hareketi bu türdendir. Bir sarkaçın periyodunun, boyuna ve o yerdeki yerçekimi ivmesine bağlı olduğu çok eskilerden beri bilinmekteydi. Yani titreşim yerdeğiştirme küçük kalmak şartıyla, sarkaçın periyodu, yerdeğiştirme miktarına bağlı değildir. Bu sonucu kullanarak, çeşitli yerlerde yerçekimi ivmesini ölçmek mümkündür. Jeolojide gravimetre adı verilen aletler bu esasa göre çalışır.

    İş

    Bir kuvvetin yaptığı iş, kuvvet doğrultusunda meydana gelen yerdeğiştirmeyle kuvvetin çarpımına eşittir. Eğer kuvvet doğrultusunda bir yerdeğiştirme meydana gelmiyorsa, iş sıfırdır. Çok büyük bir ağırlığı tutan kimse onu düşey doğrultuda hareket ettirmezse, mekanik bakımından yaptığı iş, sıfırdır. Buna benzer şekilde, eğer sürtünme veya kayma yoksa dönme hareketinde de hiç bir iş yapılmaz. İşin birimi kgm, dyne-cm (erg), Newton-metre (joule) olabilir.

    Virtuel iş metodu

    Bu prensip, “Dengede olan bir sisteme çok küçük yerdeğiştirmeler verildiğinde yapılan iş sıfır”dır şeklinde ifade edilebilir.

    Enerji

    Enerji, iş yapabilme kapasitesidir. Potansiyel ve kinetik diye iki bölüme ayrılır. Potansiyel enerji, depolanmış kullanılabilecek enerjidir. Bütün cisimlerde bu tür enerji mevcuttur. Mesela, gerilen bir yay veya yükseğe kaldırılan bir cisim potansiyel enerji kazanır. Yani, boşaldığında iş yapabilirler. İkinci durumda kazanılan potansiyel enerji, cismin ağırlığı ile yüksekliğin çarpımından ibarettir. Tabii başka tür depolanmış enerjiler de mevcuttur. Mesela, kömürde, dinamitte ve bitkilerde depolananlar gibi. Bir cismin kinetik enerjisi ise kütlesi ile hızının karesinin çarpımının yarısına eşittir. Newton’un ikinci kanunu bu enerjilerin toplamının hareket boyunca korunduğunu ifade eder. Bu sonuç tabiatta enerjinin farklı şekillere girerek değişikliğe uğradığını ortaya koyar. Her ne kadar sürtünme ile enerji azalır, kaybolur gibi görünse de, halbuki bu sadece ısı enerjisine dönüşmektedir. “Güç”, yapılan işin zamana bağlı değişimidir. Mesela “Beygirgücü”, saniyede 75 kgm’lik, “Watt” ise saniyede 1 joule’lük işe karşı gelir. Dönen bir cismin kinetik enerjisi, atalet momenti ile cismin açısal hızının karesinin çarpımının yarısına eşittir. Atalet momenti cismin kütlelerinin, dönme eksenine olan uzaklıklarının kareleri ile çarpımlarının toplamlarına eşittir.

    Sürtünme

    Bir yüzeyin diğer yüzey üzerinde değerek hareket ederken, karşılaşılan dirençtir. Sürtünme, pekçok işin yapılabilmesini sağlar. Ancak, verimi azaltır. Bir tür enerji, diğer tür enerji şekline dönerken, bir kısmı ısı enerjisi olarak kaybolur. Sürtünme kuvveti, hareketi önleyici yönde ve yüzeye paralel olarak ortaya çıkar. Bu kuvvet, yüzeye tatbik edilen kuvvetle, değen iki yüzeyin özelliğine bağlı bir katsayıyla orantılıdır.

    Mekanik Resimleri




    Yorumlar - Lütfen konu (Mekanik) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.