Mevlevi

Mevlevi, Mevlânâ Celâleddin Rûmi'nin özel olarak yaptığı zikir ve törenleri göz önünde tutarak ölümünden sonra oğlu Sultan Veled tarafından kurulan tarikata giren kimsedir. Mevlevi adı, tarikat kurallarına göre çile dolduran, belli sınavlardan, denemelerden geçerek yetkili pirden el alan kimseye verilir.Mevlevi olabilmek için pirden el almak, icazet almak gerekir. Mevlevinin davranışları, giyim kuşamı, konuşması, çevresiyle olan ilgisi, başkalarına karşı tutumu tarikat kurallarına göre belir

Mevlevi hakkında ansiklopedik bilgi

Mevlevi, Mevlânâ Celâleddin Rûmi'nin özel olarak yaptığı zikir ve törenleri göz önünde tutarak ölümünden sonra oğlu Sultan Veled tarafından kurulan tarikata giren kimsedir. Mevlevi adı, tarikat kurallarına göre çile dolduran, belli sınavlardan, denemelerden geçerek yetkili pirden el alan kimseye verilir.

Mevlevi olabilmek için pirden el almak, icazet almak gerekir. Mevlevinin davranışları, giyim kuşamı, konuşması, çevresiyle olan ilgisi, başkalarına karşı tutumu tarikat kurallarına göre belirli ve sınırlıdır. Mevleviliğe karşı sevgi ve ilgi duyarak bir şeyhe kapılanan, tekkede gerekli törenlere katılan kimseye Mevlevi muhibi (Mevleviliği seven) denir.

Mevlevi dergâhının şeyhine çelebi denir. Çelebiler, Mevlânâ Celâleddin soyundan gelen seçkin kimselerdir. Kenya'da bulunan Mevlânâ dergâhı postnişinleri, bu çelebilerdir. Tarikata bağlı müritler, dedeler, dervişler tarafından büyük saygı ve sevgi görürler. Çelebilerin bir başka adı da «molla hünkâr oğulları»dır.

Mevlevi olmak isteyenlerin, tekkeye geldikten sonra birtakım gerekli törenlerden geçmesi, kesin kurallara uyması geleneği vardır. Bir kimsenin «Mevlevi» adını alabilmesi için bin bir günlük çile'yi doldurması gerekir. Çile, Mevlevi geleneğine göre bir hücreye kapanarak yapılır. Çileye çekilen müride çilenişin denir. Çile bir içe kapanış, bir öz eğitim, kendini yetiştirme yoludur. Çileye törenle girilir, çileden törenle çıkılır.

Mevlevi adaylarına can denir. Can, üç günlük ilk çileden sonra bir hücreye konur. Burada üç gün içinde sır olur. Bir yere çıkamaz, kapılar, pencereler kapalıdır. Yemeğini, suyunu meydancı getirir. Üç gün bitince meydancı, canı alır tarikçi dedeye götürür. Can, tarikçi dedenin önünde iki diz üstü oturur, verilen öğütlen, gösterilen yolları dinler. Sonra tekrar çileye girer.

On sekiz gün çilede kalır. Bu süre içinde dışarıya çıkmaz, yalnız tekke içinde gezinebilir. On sekiz gün sonra Şemsi Tebrizi ziyaretine çıkılır. Ziyaretten dönerken çelebiden evrad ve ezkâr dersi alır. Bu törenlerden sonra isterse çileyi sürdürür, isterse illerdeki Mevlevihanelere giderek hizmet süresini bitirir. Bu süre matbahı şerifte, toplamı bin bir gün olan, bir hizmet dönemidir. Bu bin bir günlük dönem içinde şu görevleri yapar:

1. ayak hizmetlerini görür (ayakçı); 2. avlunun çevresini süpürür (süpürgeci); 3. matbahın şamdanlarını yakar (çırağcı); 4. dergâhtaki kandilleri yakar (kandilci); 5. sofrayı kurar, kaldırır (somatçı); 6. dergâhtaki meydan hizmetlerine bakar, şeyh postunu semahaneye serer, mukabeleden sonra postu kaldırır (meydancı); 7. tahmisci dedelerin kahvelerini döver, hazırlar (tahmisci) bu hizmet kahvenin Anadolu'da yayılışından sonra doğdu; 8. yatakları yayar, toplar (yatakçı); 9. pazardan alışveriş yapar (pazarcı); 10. bulaşıkları yıkar (bulaşıkçı); 11. kaplara bakar (dolapçı); 12. helaları temizler (ayrızcı); 13. dedelere şerbet dağıtır (şerbetçi); 14. dervişlerin çamaşırlarını yıkar (câmeşûy) çamaşırcı; 15. tarikçi dedenin emirlerini bildirir (dışarı meydancısı); 16. matbahın kandillerini yakar (iç kandilci); 17. ayakkabıları çevirir (paşmakçı); 18. lokma yapar (lokmacı). Tekkede ayrı ayrı önem ve ezellikleri bulunan bu hizmetlerin yapılması bin bir günlük çile süresinde tamamlanır. Bütün hizmet kolları tamamlandıktan sonra özel bir törenle çile biter.




Yorumlar - Lütfen konu (Mevlevi) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.