Mondros Ateşkes Antlaşması

Mondros Ateşkes Anlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan savaşa son verme belgesidir. Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey, Birleşik Krallık adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Anlaşması, Osmanlı Devleti'nin yıkımından sonra kurulan Türkiye'nin çerçevesini çizen ilk uluslararası belge olması açısından önemlidir.


<p>Antlaşmanın imzalandığı Agmemnon Zırhlısı Mondras'ta iken çekilmiş bir resim

Antlaşmanın imzalandığı Agmemnon Zırhlısı Mondras'ta iken çekilmiş bir resim
Mondros Ateşkes Antlaşması (İng: Armistice of Moudros), Birinci Dünya Savaşı sonunda
Birinci Dünya Savaşı, 1914 yılında Avrupa'da başlamış, ancak dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle "dünya savaşı" olarak adlandırılmıştır. 1914'te başlayan savaş 1918 yılında sona ermiştir. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak savaştan çekildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı Devleti ile
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İngiltere arasında imzalanan ateşkes belgesi. Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, İngiltere Avrupa’nın kuzeybatı kıyısında yer alan Britanya Adalar Topluluğu üzerinde, dört ülkeden müteşekkil bir devlet. Bu adalar topluluğu Büyük Britanya ve İrlanda Adalarıyla birlikte, 5000 küçük adadan meydana gelmiştir. Batısında İrlanda Denizi, doğusunda Kuzey Denizi, kuzeyi, güneybatısı ve kuzeybatısı Atlas Okyanusu ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rauf Bey, Büyük Britanya adına Amiral Arthur Gough-Calthorpe (Anlaşma Devletlerinin Akdeniz filo komutanı) tarafından

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Limni adasının
Limni Ege Denizindeki adalardan. Limni aynı zamanda Lemnos veya Limno adlarını da almaktadır. Ege Denizinin kuzeydoğusunda Asya kıtasının en fazla batıya uzandığı kara parçası olan Anadolu'ya çok yakın bir Yunan adasıdır. Volkanik bir ada olan Limni'nin en büyük şehri Mondros (Mudros) dur. Nüfusu yaklaşık 20.000 civarındadır. Limni Adası, Çanakkale Boğazı karşısında ve Türkiye'ye ait İmroz ile Bozcaada arasında 468 km2 alana sahiptir. Kuzeyinde Samothraki (Semendirek) Ad
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında
Ege Denizindeki Limni adasının limanı. I. Dünya Savaşı sonrası imzalanan ateşkese, Mondros Mütarekesi, adını vermiştir.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

30 Ekim
30 Ekim Gregorian Takvimine göre yılın 303. günüdür. Sonraki sene için 62 (Artık yıllarda 63) gün var.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

1918 akşamı imzalanmıştır.

Osmanlı Devleti ile müttefikleri
1918 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Almanya,
Almanya Orta Avrupa'da Kuzey Denizi ile Alpler arasında uzanan bir devlet. Doğusunda Çekoslovakya ve Polonya; güneyinde Avusturya, İsviçre; batısında Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; kuzeyinde Danimarka ve Kuzey Denizi yer alır. Almanya, birisi Baltık Denizinde, diğeri Kuzey Denizinde iki adaya sahiptir. Baltık Denizindeki Fehmarn Adası 185 km2, kuzeyinde bulunan Sylt Adası ise 99 kilometrekaredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Avusturya-Macaristan ve

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bulgaristan Eylül 1918'de artık savaşı sürdüremeyeceklerini anlamışlardı. Önce Bulgaristan 29 Eylül'de ateşkes antlaşması imzalayarak savaştan çekildi. Bunu Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı Devleti'nin ateşkes için ABD Başkanı
Bulgaristan (Bulgarca: България, Bılgariya), Güneydoğu Avrupa'da, Balkan Yarımadası'nda ülke. Batıda Sırbistan ve Makedonya Cumhuriyeti, doğuda Karadeniz, kuzeyde Romanya, güneyde Yunanistan ve Türkiye ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Woodrow Wilson'a başvuruları izledi. Yenilgiyi kabul eden bu devletler Wilson'ın 8 Ocak 1918'de çıkardığı 14 maddelik barış programı çerçevesinde bir antlaşma yapmak istiyorlardı. Ama
Thomas Woodrow Wilson (d. 28 Aralık 1856 – ö. 3 Şubat 1924), Amerika Birleşik Devletleri'nin 28. Başkanıdır. (dönem: 1913-1921). Önceleri bir akademisyen olan Wilson, bir ara Princeton Üniversitesi'nin rektörlüğünü yapmış ve 1911-1913 yılları arasında da New Jersey eyaleti valiliğinde bulunmuştur. Beyaz Saray'da arka arkaya iki dönem başkanlık yapan ikinci demokrattır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İngiltere ve
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, İngiltere Avrupa’nın kuzeybatı kıyısında yer alan Britanya Adalar Topluluğu üzerinde, dört ülkeden müteşekkil bir devlet. Bu adalar topluluğu Büyük Britanya ve İrlanda Adalarıyla birlikte, 5000 küçük adadan meydana gelmiştir. Batısında İrlanda Denizi, doğusunda Kuzey Denizi, kuzeyi, güneybatısı ve kuzeybatısı Atlas Okyanusu ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fransa buna karşı çıkınca ABD'de de onlara uyarak daha sert bir tutum takındı.
Fransa Cumhuriyeti (Fransızca:République Française) ya da kısaca Fransa, Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, Monako, Andorra ve İspanya ile komşu olan, Batı Avrupa'da ülke. Avrupa Birliği'nin kurucu üyesidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ABD, Almanya ve Avusturya-Macaristan ile kendi bağlaşıklarının istekleri doğrultusunda ateşkes koşullarını görüşmeye başlarken Osmanlı Devleti'nin başvurusuna yanıt bile vermedi.

Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin yıkımından sonra kurulan
ABD Amerika Birleşik Devletleri'nin kısaltması.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye'nin çerçevesini çizen ilk uluslararası belge olarak önem taşır.
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosu olan
Kurtuluş Savaşı (İstiklal Harbi), 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşı kazanan devletlerce paylaşılmasına karşı Türk ulusunun verdiği mücadeledir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Misak-ı Milli Beyannamesinin birinci maddesi, ''"
MİSAK-I MİLLÎ (ULUSAL AND)

Sivas Kongresi sonuçları ülke çapında büyük coşkuyla karşılanmış, millî hareketin her yerde egemen olduğu düşüncesi giderek güç kazanmıştı. Atatürk, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. Türk Kurtuluş Savaşının ve yeni kurulacak millî Devletin merkezi yönetim yeri de belli olmuştu.

Sivas Kongresi kararına uygun olarak son Osmanlı Meclis-i Mebusan'ı 12 Ocak 1920'de toplandı. Bu toplantıda anayasal nitelikte önemli bir karar alınadı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
30 Ekim
30 Ekim Gregorian Takvimine göre yılın 303. günüdür. Sonraki sene için 62 (Artık yıllarda 63) gün var.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

1918 tarihli antlaşmanın çizdiği hudutlar (...) dahilinde, dinen, ırkan ve emelen müttehit (...) Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskûn bulunan aksamın tamamı, fiilen ve hükmen gayrı kabil-i tecezzi bir küldür bölünmez bir bütündür."'' demek suretiyle, Milli Mücadele'nin hedefi olan ulusal varlığı Mondros Ateşkes Antlaşmasına gönderme yaparak tanımlar.

Anlaşmanın İmzalanması

1918 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Filistin'de İngiliz hücumu karşısında hezimete uğraması ve 1 Ekim'de
Filistin, güneyde, Akabe Körfezi'nden başlamak üzere Akdeniz ile Şeria Nehri'nin batısı arasında kalan Ortadoğu'daki bölgeye verilen çeşitli adlardan biridir. Gazze Şeridi ve Batı Şeria şeklinde özerk yönetim olarak yönetilmektedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şam'ın düşmesi üzerine,
Şam Suriye'nin başşehri veya “Dımaşk” şehrinin merkez olarak kabul edildiği Suriye bölgesine verilen ad. Bu bölgenin merkezi olan Dımaşk şehrine “Şam” da denilmektedir. Şehir merkezi Suriye'nin güneybatı kesiminde yer almaktadır. Akdeniz'e uzaklığı 96 km, denizden yüksekliği ise 685 metredir. Şam şehrinin kuzeyinde Kasiyun Dağı, batısında Cebelü'ş-Şarki ve Lübnan Dağları vardır. Doğu ve güney tarafları ise çevredeki ovalara açılmaktadır. El-Gûte Vahasının ortasında yer alan şehre, ortasın
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Talat Paşa hükümeti 5 Ekim'de İngiltere ile ateşkes sağlanması için ABD'nin arabuluculuğuna başvurdu. Bu arada 29 Eylül'de Bulgaristan ateşkes imzalamış, bu ülkeye giren Fransız ve müttefik ordularının İstanbul'a yönelmesi olasılığı doğmuştu.

Talat Paşa (1874-1921) Osmanlı devlet ve siyaset adamı, 1874 yılında doğdu. İttihat ve Terakki Fırkası önderlerindendi. 1917-18 arasında sadrazamlık yaptı. İlköğrenimini Vize'de, ortaöğrenimini Edirne Askeri Rüştiyesi'nde tamamladı. Edirne Posta ve Telgraf İdaresinde katip olarak çalışmaya başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1913'ten beri başta olan
1913 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Talat Paşa Kabinesi
Talat Paşa (1874-1921) Osmanlı devlet ve siyaset adamı, 1874 yılında doğdu. İttihat ve Terakki Fırkası önderlerindendi. 1917-18 arasında sadrazamlık yaptı. İlköğrenimini Vize'de, ortaöğrenimini Edirne Askeri Rüştiyesi'nde tamamladı. Edirne Posta ve Telgraf İdaresinde katip olarak çalışmaya başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
8 Ekim'de istifa etti. Eski genelkurmay başkanlarından
8 Ekim Gregorian Takvimine göre yılın 281. günüdür. Sonraki sene için 84 (Artık yıllarda 85) gün var.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Ahmet İzzet Paşa'nın 14 Ekim'de kurduğu kabinede,
Ahmet İzzet Paşa (1864 - 1937) Sadrazamlığı sırasında Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzalayan Ahmet İzzet Paşa, Ahmet Tevfik Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırı olarak görev aldı. Mustafa Kemal ile Bilecik görüşmesini yaptı. Bilecik'ten Ankara'ya gelen Paşa, Mustafa Kemal'e, daha sonra kurulacak olan İstanbul Hükümetlerinde görev almayacağına dair söz vermesine rağmen sözünde durmadı. İki tarafı memnun etmeye çalıştığını sanan Paşa, halife taraftarlığını hayatının son
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İttihatçı olduğu halde hükümetin
İttihat ve Terakki Cemiyeti, (Osmanlı Türkçesi: إتحاد و ترقى) (Güncel Türkçesi: Birlik ve İlerleme Derneği), Osmanlı Devleti'nde 1908 Devrimi'ne önayak olan ve 1908-1918 arasında kısa kesintilerle devlet yönetimine hakim olan siyasî örgüt. Batı dillerinde daha çok Jön Türkler (Fransızca: Les Jeunes-Turcs, Genç Türkler) olarak adlandırılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Alman yanlısı savaş politikasına karşı çıkan ve İngiliz dostu olarak tanınan
Alman, Almanya vatandaşlığını almış veya Alman ırkından gelen ve genellikle Orta Avrupa'da yaşayanlara ithaf edililen bir sıfattır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rauf Bey (Orbay) Bahriye Nazırı oldu.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
18 Ekim'de Osmanlı'da esir bulunan İngiliz generali Townsend, Osmanlı'nın ateşkes şartlarını iletmek üzere bir gemiyle gizlice
18 Ekim Gregorian Takvimine göre yılın 291. günüdür. Sonraki sene için 74 (Artık yıllarda 75) gün var.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Midilli'ye gönderildi.
Midilli Ege Denizinde, Türk kıyıları önünde, Yunanistan'a ait bir ada. Yunanca ismi Lesbos'dur. Ada ile Anadolu arasında kuzeyde 8,5 km'lik Müsellim Kanalı ve doğuda 12 km'lik Midilli Boğazı vardır. Tepesi Köreke, tabanı Sağrı Burnu açıklarında olan batı ve güneydoğusunda büyük birer girinti olan üçgen şeklinde bir adadır. Midilli'nin diğer Ege adaları gibi çöküntü ve deniz yükselmesi sonucu, kaybolan kara parçasının yüksek kısımlarından meydana geldiği sanılmaktadır. Nüfusu 141.000, yüzö
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
24 Ekim'de İngiliz hükümeti Limni'de bulunan Amiral Amiral Arthur G. Calthorpe'a ateşkes görüşmelerini başlatma yetkisini verdi. Ertesi gün Türk hükümetinin görevlendirdiği Rauf Bey Zafer römorkörüyle Foça'dan Midilli'ye geçti; burada kendisini karşılayan İngiliz
24 Ekim Gregorian Takvimine göre yılın 297. günüdür. Sonraki sene için 68 (Artık yıllarda 69) gün var.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

kruvazörüyle Limni adasına ulaştı. 27 Ekim'den itibaren dört gün süren çetin müzakereler sonunda 30 Ekim akşamı antlaşma imzalandı. 1 Kasım sabahından geçerli olmak üzere Osmanlı Devleti ile Britanya İmparatorluğu arasında ateşkes ilan edildi.

Müzakerelerde Rauf Bey'e Dışişleri Müsteşarı Reşat Hikmet Bey eşlik etti.

28 Ekim günü Fransız hükümeti bir notayla antlaşma görüşmelerine katılma isteğini bildirdiyse de bu talep İngiltere tarafından dikkate alınmadı.(Savaşın bu aşamasında Osmanlı sadece İngiltere ile fiili çatışma halindeydi.)

Bu esnada 24 Ekim'de Almanya'da ihtilal başladı. 3 Kasım'da Avusturya-Macaristan Villa-Giusti Antlaşması ile savaştan çekildi. 7 Kasım'da Alman imparatoru
Kruvazör Muhriple uçak gemisi arası bir çeşit büyük harb gemisi. Top ve roket silahlarla donatılmış süratli bir gemidir. Kruvazörün ana görevi stratejiktir. Denizde muharebatı yönlendirir. Düşmanı yanıltıcı haberlerle oyalar. Ticaret filosunu korur ve düşman ticaret filosunu tahrib eder.

Yirminci yüzyılın ilk yarısında, kruvazörün taktik olarak önemi azalmıştır. Uçaklar, muhripler ve çok süratli denizaltılar kruvazörlerin görevlerini üstlenmiştir. 1960’larda ABD’nin 37, Rusya’nın 20, İ
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
II. Wilhelm tahttan feragat etti. 11 Kasım'da Compiègne Ormanı'nda imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti. Aynı gün Avusturya-Macaristan imparatoru I. Karl da tahtını bıraktı.

Antlaşma Koşulları

Mondros Ateşkes Antlaşmasın koşulları, aynı günlerde imzalanan Bulgaristan, Avusturya-Macaristan ve Almanya antlaşmalarıyla benzerlik gösterir. Stratejik noktaların işgali, ordunun terhisi ve donanma ile cephanelerin teslimi gibi askeri tedbirler, yenilen tarafın savaşa devam edemez hale getirmeye yöneliktir. Sadece doğu illerinde karışıklık çıkması halinde İtilaf devletlerine buraları işgal etme yetkisini veren 24. madde, Türk ateşkesine özeldir. Bu madde, tehcirden dönecek Ermenilere karşı direniş gösterilmesi olasılığına karşı anlaşmaya konmuş ancak uygulama görmemiştir.

Mütareke hükümlerine göre İstanbul ve Çanakkale boğazları silahsızlandırılarak serbest geçişe hazırlanıyor, denetimi de İtilaf Devletleri'ne bırakılıyordu. Sınırların korunması ve iç güvenlik için gerekli sayının dışındaki askerler tehris ediliyor, yani ordu dağıtılıyordu. Donanma da İtilaf Devletleri'nin gözetimi altında limanlara çekiliyordu. Bütün ulaştırma ve haberleşme hizmetleri İtilaf Devletleri'nin denetimi altına giriyordu. En önemli madde ise İtilaf Devletleri'nin, güvenliklerini tehlikeye düşürdüğünü ileri sürerek istedikleri yeri işgal edebileceklerini öngören yedinci maddeydi. Nitekim kısa bir süre sonra bu madde hükmüne dayanılarak dört bir yanda işgaller başlayacak, İtilaf devletleri 1920'de Osmanlı Devleti'ne Sevr Antlaşmasını imzalatarak bu işgalleri resmen kabul ettireceklerdi. Buna karşı çıkanlar ise Anadolu'da Türk Kurtuluş Savaşı'nın bayrağını açacaklardı.

Antlaşmada Osmanlı Devleti'nin sınırlarına ve statüsüne ilişkin bir ifade yoktur. Ancak İngilizler Suriye cephesinde ateşkesi tam Türk-Arap etnik sınırında kabul etmekle, Osmanlı Devleti'nin barıştan sonraki sınırlarına ilişkin ilginç bir fiili durum yaratmışlardır.

Taraflar arasında ateşkes durumu 31 Ekim 1918 günü öğle vakti başlayacaktır.

Resmî antlaşmanın yanısıra, Amiral Calthorpe'un sözlü açıklamalarını içeren bir mektup da Türk tarafına sunuldu. Bu mektupta, işgal kuvvetlerine Yunan askerinin katılmayacağı ve benzeri taahhütler yer alıyordu.

Yavuz Zırhlısı Tuzağı

Ateşkesin ilginç ayrıntılarından biri, 6 madde aracılığıyla Yavuz zırhlısının Osmanlı'da kalmasının sağlanması idi. Alman donanmasının en güçlü gemilerinden biri olan Goeben zırhlısı savaşın ilk günlerinde Osmanlı'ya gelmiş, Osmanlı donanmasına katılıp adı "Yavuz" olarak değiştirildiği halde, mürettebatı ve kaptanı Alman kalmıştı. Rauf Bey ile Calthorpe arasında anlaşmaya varıldığı şekliyle madde, geminin Haliç'te hapsedilerek Almanların eline geçmesini önlemeye yönelikti.

2 Kasım'da yapılan hassas bir operasyonla Liva Amiral (Tuğamiral) Arif Paşa Yavuz zırhlısını Osmanlı zabit ve eratıyla ele geçirdi ve Haliç'e hapsetti.

Tepkiler

İstanbul kamuoyu antlaşma hükümlerini ağır buldu, ancak genel bir iyimserlikle karşıladı. 1 ve 2 Kasım tarihli İstanbul gazeteleri daha çok İstanbul'da savaş ihtimalinin ortadan kalkmış olduğunu vurguladılar. (Bulgaristan'ı işgal eden İtilaf ordularının o günlerde İstanbul'a yönelik taarruzu bekleniyordu.) Mustafa Kemal Paşa'nın görüşlerini yansıtan Minber gazetesi 1 Kasım'da, "Bir devletin küçülmüş bile olsa herhalde bir siyasi mevcudiyet ve milli birlik muhafaza ederek böyle bir badireden kurtulabilmiş olması en büyük siyasi başarı sayılmalıdır." yazıyordu.

Minber, başka birçok yorumcu gibi, Rus ve Avusturya imparatorluklarının parçalanıp anarşiye ve iç savaşa düşmelerini örnek gösteriyor, Türkiye'nin bu akıbetten kurtuluşunu memnunluk verici buluyordu. 'in (Okyar) aynı tarihli başyazısında şöyle deniyordu:

"Cihan Harbi henüz her tarafta bitmemiştir. Ne zaman sona ereceği de katiyetle hesap ve tahmin edilemez. Antlaşma koşullarının ağırlığı bundan ileri gelmiştir. Dünya durumunun fevkaladeliği karşısında İtilaf devletleri tarafından konulan bu kayıtların, bu antlaşma maddelerinin devamı olamaz. Sulh zamanına kadar alınmasına lüzum görülmüş geçici ve ihtiyati tedbirler kabilindendir."


Ancak 13 Kasım'da İtilaf donanmalarının İstanbul'a gelmesi ve Tevfik Paşa kabinesinin kurulmasından sonra antlaşma hükümlerine yönelik kuşku ve kaygılar İstanbul basınında daha sık görülmeye başlandı.

Uygulama

13 Kasım 1918'de İtilaf donanmalarına mensup bir filo, ateşkesin 1. maddesi uyarınca Çanakkale ve İstanbul boğazlarındaki askeri tesisleri işgal etti. Aralık 1918 ve Ocak 1919 aylarında Fransız ve İngiliz birlikleri, 10. ve 16. maddeler uyarınca Antakya, İskenderun, Adana, Tarsus, Kilis ve Antep'e girdiler.

11-26 Kasım tarihleri arasında Türk ordusu Batum, Ardahan, Ahıska ve Kars'ı tahliye etti. Bu yerlerde Türk direniş örgütlerinin denetiminde, Sovyet modelinden esinlenen kuruldu.

İtalya Fransızların Kilikya (Adana) bölgesine girmesini kendi çıkarlarına yönelik bir tehdit sayarak protesto etti. 22 Mart 1919'da antlaşmanın 7. maddesini gerekçe göstererek tek taraflı olarak Antalya'yı işgal etti. Bu olay Paris'teki barış konferansında diplomatik bir krize yol açtı. Nisan ayında İtalya bir ay süreyle barış konferansını terketti.

Bu olaylar dışında antlaşmanın ilk altı ayı önemli gerilimler olmadan geçti. İstanbul'daki İtilaf temsilcileri ile Türk hükümeti arasındaki en ciddi sorunlar, eski İttihat ve Terakki yöneticilerinin savaş ve tehcir suçları nedeniyle yargılanması ve tutuklanması konusundan doğdu.

Antlaşmanın nisbi sessizlik dönemi Mayıs 1919 başlarında sona erdi. Bu tarihte Paris Barış Konferansı, Mondros'ta verilmiş sözlere aykırı olarak, İzmir'in Yunanlılarca işgali kararını aldı. Aynı günlerde Osmanlı Devleti'nin birçok köşesi İtilaf devletlerince işgal edildi; Kars ve Batum milli şura hükümetleri İngilizler tarafından dağıtıldı. Aynı günlerde ilan edilmesi beklenen barış antlaşması belirsiz bir geleceğe ertelendi.

İtilaf devletleri politikasında meydana gelen bu ani değişim, Türk tarihçileri tarafından henüz yeterince incelenmemiş bir konudur.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının Önemi



Bu ateskes antlaşmasının hükümleri gereğince Osmanlı Devleti fiilen tarihe karışıyordu. Çünkü, bu bir ateskes degil kayitsiz kosulsuz bir teslim belgesi idi. Yaklasik sekiz yil savastan sonra, bir zamanlarin muhtesem Osmanli Devleti perisan bir sekilde yenilmis, ordulari dagilmis, morali çökmüs, savaslarda büyük insan kayiplarina ugramis, kaynaklari tükenmis, galiplerin kendisi hakkinda verecegi karara razi ve kadere boyun egmis bir görünümdeydi. Ordu dagiliyor, silah, cephane ve ulasim yollari ile tüm haberlesme araçlari ve liman, tersaneler Itilaf Devletleri'nin denetimine birakiliyordu. Itilaf Devletleri'ne, 7. maddeye dayanarak, ülkenin herhangi bir yerini isgal hakki taniniyor, Dogu Anadolu'da bir Ermeni Devleti kurulmasi için olanak hazirlaniyor ve Itilaf Devletleri'ne isgallerine yardimci olunacagi belirtiliyordu.

İtilaf Devletleri, özellikle İngiltere, savaştan yenik çikmis olan Almanya, Avusturya ve Bulgaristan'a Osmanli Devleti'ne uyguladiklari paylasma politikasini izlemiyorlardi. Almanya, Avusturya ve Bulgaristan'in topraklarina ateskes imzaladiklari tarihte Itilaf devletleri askerlerince girilmisti. Oysa Osmanli Devleti ateskes imzaladigi tarihte ülkesine düsman askeri girmemisti. Ingiltere, Mondros'un imzalanmasindan sonra Türk Ulusu'na dogu ulusu gözüyle bakiyor, Türk Ulusu'nu padisahin buyrugu altinda bir sürü olarak görüyor ve padişah elde edilince tüm ulusun da avuç içinde olacagini düsünüyordu. Lloyd George'nin plani, Yunanistan'i yeter derecede güçlendirmek ve Güney Kafkasya'da Rusya ile Osmanli Devleti arasinda kalmış olan hükümetlere yardim edip, Osmanli Devleti'ni dogudan ve batidan istila ve baski altina almakti. Avrupa'nin hasta adami ölmüs ve mirasini paylasmak birinci derecede Ingiltere'nin sonra Fransa ve digerlerinin eline kalmisti. Rusya savastan çekilmis oldugu için Dogu Sorunu nu Ingiltere ve Fransa'nin diledikleri gibi çözebileceklerdi. Avrupa'yi pasta dilimleri gibi, ulusal sinirlara bakmaksizin bölen, II. Dünya Savasi'nin tohumlarini daha o zaman eken Itilaf Devletleri tüm Orta Dogu'yu, yani Osmanli Devleti'nin topraklarini yagma edebilecek sekilde ele geçirmislerdi. 1878'den beri Osmanli Devleti ile ilgili politikasini degistirmis bulunan Ingiltere, Osmanli Devleti'nin artik yasayamayacagina karar vermisti.Yüzyillardir güneye inmek isteyen Rusya'nin Balkanlar üzerinden Bogazlara ve Kafkasya üzerinden ise Iskenderun ve Basra Körfezleri'ne ilerleyisinin ve buralari ele geçirmesinin Osmanli Devleti tarafindan durdurulamayacagini gören Ingiltere, 1. Dünya Savasi sonunda, kendi politikasini uygulama olanagi buldugundan Kafkasya'daki Rus ilerleyisini durdurmak için Ermenistan ve Balkanlar'da ilerleyen Rus tehlikesine karsi da Ege Denizi'ne egemen, Bati Anadolu'yu hatta Kibris'i da içine alan güçlü bir Yunanistan yaratmak ve Ingiltere'nin desteginde bu devletleri Rusya'ya karsi tampon olarak kullanmak, bu sayede Ingiltere'nin sömürge yollarinin güvenligini saglamak istiyordu. Iste Mondros Ateskes Antlasmasi Ingiltere'nin bu politikasinin ürünü olarak Ingiltere temsilcisi Amiral Calthrope'nun dikte ettirdigi sekilde kabul edilmisti.

Bağlantılı

  • Birinci Dünya Savaşı

  • Osmanlı Devleti

    Antlaşmanın Maddeleri

    SİLÂH BIRAKIŞIMI SÖZLEŞMESİ (Armisteice Convention)

    Mondros, 30 Ekim 1918

    (Metin)

    İngiltere Hükûmetinin, Müttefikleriyle anlaşmış olarak, yeterli kaldığı İngiltere'nin Akdeniz Donanması Başkomutanı Sayın Oramiral Sir Arthur Cough Calthorpe ile, Türk Hükûmetinin yetkili kaldığı Donanma Bakanı Sayın Rauf Bey, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Reşat Hikmet Bey ve Genelkurmay'dan Yarbay Sadullah Bey arasında kararlaştırılp bağıtlanan Silâh Bırakışımı koşulları:

    1. Çanakkale ve Karadeniz Boğazlarının açılması ve Karadeniz'e geçisin sağlanması; Çanakkale ve karadeniz Boğazları kalelerinin Müttefiklerce işgal edilmesi.

    2. Türk sularındaki tüm mayın tarlalarının, torpido kovanlarının ve öteki engellerin yerleinin gösterilmesi ve bunların taranması ya da kaldırılması için, istemde bulunulunca, yardım edilmesi.

    3. Karadeniz'daki mayınlara ilişkin eldeki tüm bilgilerin verilmesi.

    4. Müttefeik savaş tutsakları ve gözaltında bulundurulan ya da tutsak olan Ermenilerin tümünün İstanbul'da toplanarak, hiç bir koşula bağlı olmaksızın, Müttefiklere teslim edilmesi.

    5. Sınırların denetlenmesi ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli olan askerî birlikler dışında, Türk Ordusunun gecikmeksizin terhis edilmesi (Birliklerin insan gücü ve konuşu, daha sonra, Müttefiklerce, Türk Hükûmetine danışılarak, saptanacaktır).

    6. Türk karasularında ya da Türkiye'nin işgalindeki sularda bulunan tüm savaş gemilerinin teslim edilmesi; Türk karasularında kolluk ya da benzeri amaçlar için gerekli görülebilecek belirli küçük gemiler dışında, anılan gemilerin gösterilecek Türk limanında ya da limanlarında gözaltına alınması.

    7. Müttefiklerin, kendi güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkı bulunması.

    8. Şu sırada Türk işgali altında olan tüm limanların ve barınakların Müttefik gemilerince özgürce kullanılması ve düşman tarafından kullanılmasının önlenmesi. özdeş koşullar, ticaret ve Ordunun terhisi amaçları için Türk sularında bulunan Türk ticaret gemilerine de uygulanacaktır.

    9. Tüm Türk limanlarında ve tersanelerinde her türlü gemi onarımı kolaylıklarından yararlanılması.

    10. Toros tünel sisteminin Müttefiklerce işgali.

    11. Kuzey - batı İran'daki Türk Birliklerinin gecikmeksizin savaş öncesi sınırların gerisine çekilmeleri için daha önce verilmiş bulunan buyruk yerine getirilecektir. Kafkasların bir bölgesinin Türk Birliklerince boşaltılması daha önce buyrulmuş bulunmaktadır; bu bölgenin geri kalan bölümünün boşaltılmasına, oradaki durum Müttefiklerce incelendikten sonra, gerek görülürse, girişilecektir.

    12. Türk makamlarinin haberleşmeleri dışında, tüm telsiz telgraf ve kablo istasyonlarının Müttefiklerce denetim altına alınması.

    13. Denizciliğe, askerliğe ve ticarete ilişkin her türlü gereçlerin yokedilmesinin önlenmesi.

    14. Ülkenin gereksimleri karşılandıktan sonra, Müttefiklere Türk kaynaklarından kömür, akaryakıt ve deniz gereçleri satın alma kolaylıkları gösterilmesi. Bu nedenlerden hiçbir ihraç edilmeyecektir.

    15. Kafkasya demiryollarının şu sırada Türk denetimi altında bulunan bölümlerini de kapsamak üzere, tüm demiryollarında, halkın gereksimleri gereği gibi göz önünde tutulmak koşuluyla, Müttefik makamlarının bunları tümüyle diledikleri gibi kullanabilmeleri amacıyla, Müttefik Denetleme görevlilerinin yerleştirilmesi. Bu hüküm Batum'un Müttefiklerce işgalini de kapsar. Türkiye, Bakû'^nun Müttefiklerce işgaline hiçbir biçimde karşı çıkmayacaktır.

    16. Hicaz'da, Asir'de, Yemen'de, Suriye'de ve Irak'ta tüm garnizonların en yakın Müttefik komutanına teslim olmaları ve, 5. Maddede öngörülen düzenin korunması için gerekenler dışında, tüm Birliklerin Kilikya'dan çekilmesi.

    17. Trablus ve Bingazi'deki tüm Türk Subaylarının en yakın İtalyan garnizonuna teslim olmaları. Bunlar teslim olma buyruğuna uymazlarsa, Türkiye, bu Subaylara ikmal gönderilmesini ve kendileriyle haberleşmenin kesilmesini sağlamayı yükümlenir.

    18. Mısrata'yı da kapsamak üzere, Trablus ve Bingazi'de işgal edilen tüm limanların en yakın Müttefik garnizonuna teslimi.

    19. Denizci, asker ve sivil tüm Almanların ve Avusturyalıların bir ay içinde Türk ülkelerinden çıkartılması; uzak bölgelerdekilerin de olanaklı en erken bir tarihte çıkartılması.

    20. Beşinci Madde uyarınca terhis edilecek Türk ORdusunun, taşıtlarıyla birlikte, araç ve gereçlerinin, silâhlarının ve cephanesinin kullanılış biçimi konusunda verilebilecek buyrukların yerien getirilmesi.

    21. Müttefiklerin çıkarlarını korumak için Türk Donatım (İaşe) Bakanlığına bir Müttefik temsilcinin atanması. Bu temsilciye, işbu amacın gerektirdiği tüm bilgilerin verilmesi.

    22. Türk tutsaklarının Müttefik Devletler buyruğunda tutulması. Askerlik çağı dışındaki Türk sivil tutsakların salıverilmesi konusu göz önünde tutulacaktır.

    23. Türkiye bakımından Merkez Devletleri ile tüm ilişkilerin kesilmesi zorunluğu.

    24. Altı Ermeni ilinde (Vilâyetı sitte) karışıklık çıkarsa, Müttefikler bu illerin herhangi bir bölümünü işgal etme hakkını ellerinde tutarlar.

    25. Müttefiklerle Türkiye arasında düşmanca eylemler 31 Ekim 1918 Perşembe günü, yerel saatle öğleden başlamak üzere, duracaktır. Limni'de, Mondros limanında, İngiltere Kırallığığının Agamemnon Savaş Gemisinde, 30 Ekim 1918'de, iki örnek olarak, imzalanmıştır.

    İmzalar;

    Althur Calthorpe

    Hüseyin Rauf

    Reşad Hikmet

    Sabullah



    Yorumlar - Lütfen konu (Mondros Ateşkes Antlaşması) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.