Musul sorunu

Musul sorunu, I. Dünya Savaşı galip devletlerinden biri olan ve o dönemin en güçlü devletlerinden sayılan İngiltere'nin, emperyalist politikasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Türk Kurtuluş Savaşı büyük ölçüde Yunanlılarla yapılmasına rağmen, her zaman Yunanlıyı destekleyen İngiltere olduğundan aslında bir bakıma İngiltere ile mücadelenin öyküsüdür. Bu mücadele uluslararası ortamda sürdürülmüş ancak Türkiye, Musul'u alamamıştır.


<p>Musul haritadaki konumu

Musul haritadaki konumu

Musul sorunu, I. Dünya Savaşı galip devletlerinden biri olan ve o dönemin en güçlü devletlerinden sayılan
Birinci Dünya Savaşı, 1914 yılında Avrupa'da başlamış, ancak dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle "dünya savaşı" olarak adlandırılmıştır. 1914'te başlayan savaş 1918 yılında sona ermiştir. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak savaştan çekildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İngiltere'nin, emperyalist politikasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Türk Kurtuluş Savaşı büyük ölçüde Yunanlılarla yapılmasına rağmen, her zaman Yunanlıyı destekleyen İngiltere olduğundan aslında bir bakıma İngiltere ile mücadelenin öyküsüdür. Bu mücadele uluslararası ortamda sürdürülmüş ancak
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, İngiltere Avrupa’nın kuzeybatı kıyısında yer alan Britanya Adalar Topluluğu üzerinde, dört ülkeden müteşekkil bir devlet. Bu adalar topluluğu Büyük Britanya ve İrlanda Adalarıyla birlikte, 5000 küçük adadan meydana gelmiştir. Batısında İrlanda Denizi, doğusunda Kuzey Denizi, kuzeyi, güneybatısı ve kuzeybatısı Atlas Okyanusu ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye,
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Musul'u alamamıştır.

Musul sorunu, Türkiye'nin Asya'daki güney sınırlarının çizilmesine ilişkin bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. İngiltere tarafından sırf bir sınır sorunu şeklinde gösterilmek istenen bu sorun, Türkiye açısından ülkenin bir parçasının ve onun üzerinde yaşayan halkın kaderinin belirlenmesi anlamını taşımaktaydı.

Musul, 30 Ekim 1918 tarihli
Musul (Arapça: ﻞﺻﻮﻤ) Irak'ın üçüncü büyük şehri. Irak'ın kuzeyinde Dicle Nehri kıyısında bulunan Musul'da Türkmenler, Araplar, Kürtler ve diğer Hıristiyan halk yaşamaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın yapıldığı sırada
Mondros Ateşkes Anlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan savaşa son verme belgesidir. Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey, Birleşik Krallık adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Anlaşması, Osmanlı Devleti'nin yıkımından sonra kurulan Türkiye'nin çerçevesini çizen ilk uluslararası belge olması açısından önemlidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı Devleti'nin elinde bulunuyordu. Ancak İngiltere bu anlaşmayı hiçe sayarak, Musul'u 3 Kasım'da işgal etmişti. Osmanlı yönetiminin tepkisi üzerine de bu işgalin Mondros Ateşkesi'nin 7. maddesine göre yapıldığını öne sürmüştü. Oysa Musul'da bu maddenin uygulanmasını gerektirecek hiç bir olay çıkmamıştı.

Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türk Kurtuluş Savaşı sırasında, TBMM Hükümeti, Musul ile yeteri kadar ilgilenme olanağını bulamamıştı. Bu duruma; uzaklık, ulaşım eksikliği, ülkenin diğer bölümlerindeki sürekli savaş, Musul'a giden demir yolu bölgesinde Fransızlarla savaşılması, gibi etkenler yol açmıştı.

Bu nedenlerle, bölgenin kaderini saptamak işi, Lozan Konferansı'na kalmıştı. Konferans'ta Türkiye, Musul ve
Kurtuluş Savaşı (İstiklal Harbi), 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşı kazanan devletlerce paylaşılmasına karşı Türk ulusunun verdiği mücadeledir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Süleymaniye bölgeleri halkının büyük çoğunluğunun Türk ve

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Misak-ı Milli sınırları içinde kalan bir bölge olduğunu savunmuştu. Üstelik Mondros Ateşkesi'nin imzalandığı sırada işgale uğramamış bir bölge olması nedeniyle de, bize geri verilmesini istemişti. Irak adına mandeter devlet olan İngiltere ise, bu bölgenin Irak sınırları içinde olduğunu iddia etmişti. Taraflar görüşlerinden vazgeçmedikleri ve sorun yalnız Türkiye ve İngiltere'yi ilgilendirdiği için, daha sonra sorunun barıştan sonra çözümlenmesi önerisi benimsenmişti. Lozan Anlaşması'nın 3.maddesiyle, sorunun 9 ay içinde iki devlet arasında görüşmeler yoluyla çözümü, bir anlaşmaya varılamazsa, Milletler Cemiyeti Konseyi'ne sunulması kararlaştırılmıştı.

Bu doğrultuda, 19 Mayıs - 5 Haziran 1924 tarihleri arasında
MİSAK-I MİLLÎ (ULUSAL AND)

Sivas Kongresi sonuçları ülke çapında büyük coşkuyla karşılanmış, millî hareketin her yerde egemen olduğu düşüncesi giderek güç kazanmıştı. Atatürk, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. Türk Kurtuluş Savaşının ve yeni kurulacak millî Devletin merkezi yönetim yeri de belli olmuştu.

Sivas Kongresi kararına uygun olarak son Osmanlı Meclis-i Mebusan'ı 12 Ocak 1920'de toplandı. Bu toplantıda anayasal nitelikte önemli bir karar alınadı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstanbul'da yapılan ve "Haliç Konferansı" olarak nitelendirilen görüşmelerde, İngilizler bu sorunu Milletler Cemiyeti'ne götürebilmek için, Hakkâri ilinin dinsel çoğunluğunun Süryani olduğunu savunarak, Musul ile birlikte Hakkâri'nin de manda altındaki Irak'a bırakılması gerektiğini öne sürmüşlerdir. Görüşmelerin kesilmesiyle birlikte, Türkiye'nin Musul konusunda askeri önlemler alma konusunda kararlı olduğunu anlayan İngilizler,
İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan şehir, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye'nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hakkari'de Nasturi kökenli Türk vatandaşlarını ayaklandırdılar. İngilizlerin amacı; zaman kazanmak, dünya kamuoyunu Türkiye aleyhine çevirmek ve böylece sorunu uluslararası platforma çekmekti. Hakkâri'de ayaklanma bastırıldı ama amaçlarında başarılı olan İngilizler, Musul konusunu o dönemin Birleşmiş Milletleri sayabileceğimiz Milletler Cemiyeti'ne götürmeyi başardılar. İngiltere bu kuruldan istediği kararı çıkarabilecek güçteydi. Çünkü Milletler Cemiyeti, İngiltere'nin öncülüğünde kurulmuş bir örgüttü. Aynı zamanda İngiltere hala dünyanın en büyük güçlerinden biriydi.

İngiltere, Musul bölgesinde bulunan
HakkariTürkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan il. Van, Mardin, Siirt, Irak ve İran sınırları ile komşu olan Hakkâri çok engebeli bir arâzi üzerindedir. Güneydoğunun sarp ucudur. 42°10’ ve 44°50’ doğu boylamları ile 36°57’ ve 37°48’ kuzey enlemleri arasında yer alır. Trafik plaka numarası 30’dur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
petrol kaynaklarını ve
Petrol, hidrokarbonlar oluşmuş, sudan yoğun kıvamda, koyu renkli, arıtılmamış, kendisine özgü kokusu olan, yeraltından çıkarılmış doğal yanıcı mineral yağı. Latince’de taş anlamına gelen "petra" ile yağ anlamına gelen "oleum" sözcüklerinden oluşmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Irak'ın stratejik önemini göz önünde tuttuğundan,
Irak Orta Doğu ülkelerinden biri. Kuzeyinde Türkiye, batısında Suriye ve Ürdün, doğusunda İran, güneyinde Kuveyt, Suudi Arabistan ve Basra Körfezi yer alır. Başkenti Bağdat olan ülkenin nüfusu 26 milyondur. (46. sırada) Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir. Tarih içinde hiçbir zaman yaşamış olan bir Irak devleti ve Irak halkı olmamıştır. Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı “Irak “ kelimesiyle
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Milletler Cemiyeti'nden, Musul'u kendinde, Hakkâri'yi Türkiye'de bırakan "Brüksel sınırı" adını taşıyacak geçici bir kararı çıkarmayı başardı.
Birleşmiş Milletler'in temeli sayılabilecek bu organizasyon, I. Dünya Savaşı'nın ardından İsviçre’de 1919'da "Cemiyet-i Akvam" (Milletler Cemiyeti) adıyla kuruldu. Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçı yollarla çözmek idi. Bir süre çalıştı fakat fazla bir varlık gösteremedi. II. Dünya Savaşı'nın ardından dağıldı. 6 Temmuz 1932'de Cemiyet-i Akvam, Türkiye'yi üyeliğe davet etmiş, 9 Temmuz'da TBMM Türkiye’nin Milletler Cemiyeti'ne giriş davetini onaylamış ve 18 Temmuz 1932'de Türk
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lahey Adalet Divanı'nın da bu kararı benimsemesi üzerine, Türkiye de bu karara uymak zorunda kaldı. Çünkü, Musul sorunu bu yönde gelişmekte ve bir Türk-İngiliz savaşı gündeme gelmek üzereyken, İngiltere, Doğu Anadolu'daki Kürt kökenli bir bölüm yurttaşı Şeyh Sait'in liderliğinde kışkırtacak ve 1925 yılı Türkiye açısından bu iç güvenlik sorununu çözme çabalarıyla geçecekti.
Lahey Adalet Divanı Milletlerarası Adalet Divanı. Bu teşkilat, Hollanda’nın Lahey şehrinde bulunduğu için, çoğunluk bu isimle tanınmaktadır. Birleşmiş Milletlerce kurulmuş olup, onun faaliyetleri ile ilgili olarak görev yapmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi, bir listeden görev yapacak çeşitli uyruklu 15 hakimi seçerler. Divanda bir ülkeden ancak bir hakim bulunur. Seçilen hakimler dokuz yıl görev yapıp, bu süre içinde diplomatik haklardan is
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şeyh Sait isyanı bastırıldı ancak, Türk ordusunun olanakları yeterli olmadığından ve Şeyh Sait isyanının Doğu Anadolu'da yarattığı olumsuzlukların henüz giderilememiş olmasından dolayı, İngilizlere karşı Musul'u almak amacıyla bir savaş yapılması göze alınamadı. 1926 yılında tekrar İngiltere ile görüşmelere başlamak zorunda kalan Türkiye, 5 Haziran 1926'da imzaladığı anlaşma ile Musul'u Irak'a, dolayısıyla da İngilizlere bıraktı. Buna karşılık olarak da, Musul petrollerinden, Irak'a kalan gelirin % 10'unun 25 yıl süre ile Türkiye'ye verilmesi kabul edildi. Daha sonra Türkiye, 25 yıllık bu hakkından toplam 500 bin İngiliz sterlini alarak vazgeçti. Musul sorununun çözümüyle, Türkiye ile İngiltere arasında I. Dünya Savaşı'ndan beri sürmekte olan çatışma dönemi de kapanmış oldu.

Türkiye ile Irak ise, aralarındaki bu sınır sorununun anlaşma ile çözülmesinden sonra, 1928'de karşılıklı olarak elçilikler kurdular.

1930'da İngiltere, Irak ile bu ülkenin bağımsızlığını tanıyan bir anlaşma imzaladı. Irak'ın 1932'de Milletler Cemiyeti'ne girmesi ve manda yönetiminin son bulması üzerine, Türk-Irak ilişkileri gelişme gösterdi. Türkiye ile Irak arasında 1932 yılında Oturma Sözleşmesi, Suçluların Geri Verilmesi Anlaşması, Ticaret Anlaşması, 1938'de ise, Veteriner Sözleşmesi yapıldı.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Musul sorunu) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.