Nüfus coğrafyası

Coğrafya’nın nüfusla ilgilenen dalına nüfus coğrafyası denir. Nüfus Coğrafyası bir bölgede ki nüfusun dağılışını ele alarak, bu da ılı ta etkili olan iklim, su kaynakları, yeraltı zenginlikleri, yeryüzü şekilleri, toprak ve bitki örtüsünün etkilerini araştırır. İnsansız coğrafya, coğrafyasız insan düşünülemez. Coğrafya, yeryüzü değiştiren, şekillendiren bir etken olarak nüfusu ele alır. Nüfusun dağılışlını etkileyen faktörleri inceler.

Nüfus coğrafyası hakkında ansiklopedik bilgi

Nüfus Coğrafyası; nüfusun çeşitli özellikleri, dağılışını ve göçleri inceler. Nüfusun yaş yapısı, cinsiyet yapısı, doğumlar, ölümler, nüfus artışı, eğitim durumu ve çalışma kollarına dağılımı nüfus coğrafyasının konuları arasında yer alır.

Sınırları belli olan bir alanda yaşayan insan sayısına nüfus denir. Yeryüzünün belirli bir sahasında yaşayan insan sayısı nüfus sayımları yolu ile tespit edilir. Nüfus sayımı, sınırları belirli olan bir alanda yaşayan insanların belirli bir günde sayılması işlemidir.

1. Nüfus üretimi arttırır. Genel olarak bir bölgede, gelişmişlik düzeyi aynı olan iki ülkeden nüfusu fazla olan, nüfusu az olana göre daha fazla üretim yapmaktadır. 2. Nüfus tüketimi arttırarak gelişmeyi sağlar. Ülkelerde nüfus artışı, yerleşme, ulaşım,

Sanayileşme, e itim, beslenme ve sağlık hizmetlerini doğrudan etkiler. Artan nüfusla birlikte şehirleşme gelişir.

3. Fazla nüfus artışı işsizliğe ve göçe neden olur. Nüfus artışı, ülkenin üretim kapasitesinin ve kalkınma hızının üzerinde seyrediyorsa, birçok sorunları beraberinde getirir.(Eğitim, beslenme, altyapı yetersizliği gibi)

4. Ülkelerin kalkınmasını eğitilmiş nüfus sağlar. Doğal ortamın zenginliklerinden ve kaynaklarından faydalanma ancak insan gücüyle olmaktadır.

5. Nüfusun dengeli olarak artması gerekmektedir. Aksi halde aşırı nüfus artışı gelişmeyi engeller. Bazen de nüfus azalması olur. Bu durumda da iş gücü azalır. Bu da gelişmeyi olumsuz etkiler.

Türkiye'nin nüfusu



Türkiye’nin nüfusu 1997 yılına göre 62,8 milyon ile Dünya’da 15. sırada ve Avrupa’da Almanya’dan sonra 2. sırada bulunur. Ancak bu haliyle kalabalık olmayan ülkeler arasındadır.

TÜRKİYE’DE NÜFUS VE NÜFUS SAYIMLARI:

Nüfusla ilgili bilgiler nüfus sayımı sonuçlarından elde edilir. Bu sayımlarda ülkenin toplam nüfusu, yerleşim bilimlerinin nüfusu ile nüfusu yaş ve meslek grupları, evli veya bekâr olma durumu, eğitim seviyesi yabancı dili, aile nüfusu gibi bilgiler elde edilir.

Türkiye’de ilk resmi nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır. İkincisi ise 1935 yılında Gerçekleştirilmiş ve bunda sonra 1990 yılına kadar her beşİ yılda bir düzenli olarak sayım yapılmıştır.1997 yılında ise zorunlu sayım yapılmıştır.

NÜFUS ARTIŞI VE SONUÇLARI:

Ülkemizde nüfus artış oranı 1950–1990 yılları arasında ortalama %20’nin üzerinde olmuştur. Nüfus artışı hızı ülkemizin her tarafında aynı oranda olmamı tır.1950’den sonra bağlayan iç göçler nedeniyle Marmara ve Ege bölgelerinde artış en fazla olmuştur.1997 nüfus sayımına göre binde 15,08artıİ oranının altında olan bölgeler iç ve Doğu Anadolu bölgeleridir.

SONUÇLARI:

1. Türkiye’de nüfus artışının yüksek seviyede seyretmesinin sebebi sağlık hizmetlerinin gelişmesi ve bebek ölümlerinin azalmasıdır.

2. Türkiye’nin nüfusu 1927–1997 arasında yaklaşık beş kata yakın artmıştır.

3. En düşük artış1940–1945 yılları arasındadır.(2. Dünya savaşı)

4. En yüksek artış1955–1960 yılları arasındadır.(Sağlık hizmetlerinin gelişmesi)

5. 1985’ten sonra artışında devamlı bir düşme başlamıştır.

BUNLARIN NEDENLERİ;

a) Do urganlık oranı, kentleşme ve sanayileşme süresine bağlı olarak düşmüştür.

cool.gif iyi koşullarda yetişme ve kadının iş hayatına girmesi doğumu azaltır.

c) Aile planlaması çalışmaları.

d) 6.Türkiye’de nüfus artışı oranı, gelişmekte olan ülkelere göre fazla, Afrika ve orta do u ülkelerine göre azdır.

CUMHURİYETTEN ÖNCE:

a) Nüfusun büyük çoğunluğu kırsal alanlarda yaşıyordu.

cool.gif Salgın hastalıklar ve Savaş nedeniyle genç azaldı, kadın nüfusu fazlaydı.

c) Nüfusun %90’a yakını tarımla uğraşmaktaydı.

DÜNYA NÜFUSUNUN ÖZELLİKLERİ:

1. Son yıllardaki artışın nedeni sanayi devrimi ile birlikte sanayileşmenin artması, tıp alanındaki gelişmeler, verimin artması, yeni tarım alanlarının açılması.

2. 1890 yılında 1 milyar dolayında, 1990’da ise 6 milyar olmuştur.

3. Dünyada nüfus artışı gelişmekte olan ülkelerde 82 milyon, gelişmiş ülkelerde 5 milyon olmak üzere 87 milyondur.

4. Dünyada ortalama kadın başına düşen çocuk sayısı 2,5’tur.

TÜRKİYE’DE NÜFUS ARTI ININ SONUÇLARI:

1. Türkiye’de şehirlerin nüfusları ve şehir sayılarında artış olmuştur.

2. şehirlerin kurulduğu alanlar genişlemiştir. Şehirlerde artan nüfusa bağlı olarak yerleşme alanları genişlemiştir.

3. Büyük şehirlere olan göç gecekondulaşmayı özendirmiştir.

4. Hızlı nüfus artışı, genç ve dinamik nüfusun artmasına neden olmuştur.

5. Hızlı nüfus artışı, eğitim, sağlık hizmetleri, konut yapımı ve iş bulma konusunda bazı sıkıntıları da beraberinde getirmiştir.

6. Büyük şehirlerimizde çevre sorunları artmakta ve belediye hizmetleri zorlaşmaktadır.

TÜRKİYE NÜFUSUNUN ÖZELLİKLERİ

Bir ülke nüfusunun cinsiyet, yaş, eğitim, ekonomik durumu gibi özellikleri nüfusun yapısını oluşturur.

a)Nüfusun yaş gruplarına ve cinsiyete göre da ılımı:

Bir toplum yaş itibariyle çalışan, çalışmayan ve çocuk nüfusundan oluşur. B.M. ölçülerine göre;

0–14 yaş grubu -%36,2

15–64 yaş grubu -%59,2

65 ve yukarısı -%4,1

Buna göre, Türkiye, Avrupa’da en genç nüfusa sahip bir ülkedir.

—Nüfusun yaş gruplarına göre da ılımı, bir ülkenin gelişmişlik düzeyi hakkında bilgi verir. Gelişmiş ülkelerde olgun nüfus %60, iken gelişmekte olan ülkelerde nüfusun ¼’ü çocuktur.

—Türkiye’nin 1950 ve 1990 yaş grupları piramidi birbirinden farklıdır.1950’de 0–4 yaş grubu,

1990’da azalmış, buna bağlı olarak kadın nüfusu artmıştır.

Yaş Bağımlılık Oranı:

Çalışan nüfusun batmakla yükümlü olduğu kişi sayısını ortaya koymaktadır.

Ülkemiz nüfusunun yaklaşık üçte ikilik bölümünün beslenme ve bakıma muhtaç, okul çağında ve çalışamayacak kadar yaşlı olduğu anlaşılır. Ülkemizde çalışan nüfusun batmakla yükümlü olduğu bireylerin fazla olmasının nedeni, hızlı nüfus artı ı ve genç nüfusun yeterli iş bulamamasıdır.1990 sayımına göre bu sayı674’tür.

Cinsiyet Durumu: Bir ülkedeki kadın ve erkek nüfusuna, nüfusun cinsiyet durumu denir. Bir ülke nüfusunda, erkek sayısına oranın fazlalığı veya azlığı, o ülkenin ekonomik ve sosyal özelliklerini, nüfus artışını belirtir. Savaş geçiren, göç veren ve hastalık geçiren ülkelerde kadın nüfusu fazladır. Ülkemizde 1927’den itibaren kadın nüfusu fazla iken, günümüzde erkek nüfus fazla olmuştur.

b) Aktif Nüfus: Çalışabilir nüfusa aktif nüfus denir. Aktif nüfusun bir işte çalışan kısmına çalışan nüfus denir. Gelişen ülkelerde çalışan nüfus oranı % 50’den fazladır. Ülkemizin nüfusunun % 68’ ini aktif nüfus oluşturur. Ancak 0–14 yaş grubundaki nüfus % 25 oluşundan çalışan nüfusumuz azdır.

c)Çalışan Nüfusun Ek. Faaliyetlerine Dağılımı: Ekonomik faaliyetler üç gruba ayrılır. Bunlar tarım sanayi hizmet sektörüdür. Az gelişmiş ülkelerde nüfusun % 90’ı tarımda, % 10’u endüstri ve hizmet sektöründe çalışırken, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersidir. Ülkemizde 1927’de % 90’ı tarımda, % 10 hizmet ve sanayi sektöründe çalışmaktadır.1990 yılında ise tarım sektöründe % 50’lere düşmüştür. Geçen yıllar incelendi inde endüstriyel nüfus 3 kat, hizmetsel nüfus 2 kat, tarımsal nüfus 2 kat azalmıştır. Bu yüzden çok sayıda gizli işsiz bulunmaktadır.

d)Nüfusun Eğitim Durumu: Ülkelerdeki nüfusun ve okur-yazar oranının yüksek olması önemli değildir. Önemli olan, nüfusun eğitilmiş olmasıdır. Kişilerin ilkokuldan-üniversiteye kadar iyi bir örgün eğitimle eğitilmesi gerekir. Ülkemizde öğretim sistemi örgün ve yaygın olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.

1935’te okuma-yazma oranı %20’nin altında idi. Bu oran 1990’larda %80’e yaklaşmıştır. Bu oran erkeklerde %89, kadınlarda %72’dir.Ülkemizde uygulanan eğitim ve öğretim;

1. Okul öncesi eğitim

2. ilköğretim

3. Ortaöğretim

—Genel ortaöğretim

—Mesleki ve teknik ortaöğretim

4. Özel eğitim ve öğretim

5. Yüksek öğretim -%22

6. Yaygın öğretim – Pratik kız Sanat okulları, Endüstri sanat okulları, Halk eğitim,

Özel dershaneler gibi

e)Nüfusun Kırsal-Kentsel Durumu: Türkiye’de nüfus 10000’den az olan yerle melere kır nüfusu, fazla olan yerle melere de kent nüfusu denir.1927 yılındaki sayımda nüfusumuzun %75’i kırsal kesimde %25’i kentlerde yaşamaktadır. Daha sonra iç göçler gibi sebeplerle kent nüfusu artmıştır.1985 yılında ilk defa kent nüfusu geçmiştir.1997 sayımına göre ise %35,kent nüfusu %65’tır.Ülkemizde kentleşme oranı en fazla Marmara’da, en az Karadeniz’dedir. Kent nüfusunda meydana gelen değişmeler iki ayrı düzen halindedir.1923–1980 arası kır nüfusu fazla, kent nüfusu azdır.1980’den sonraki dönem kent nüfusu fazladır.

Göç Eden Nüfusun Özellikleri:

1. Genellikle genç nüfus göç etmektedir.

2. Yatırımların dengesiz dağılması

3. Göçle gelen nüfusun genellikle işçi olarak çalışırlar.

4. Doğurganlığın yüksek olduğu kırsal kesimden kentlere daha çok göç olur.

5. Göçler, tarım topraklarının az olduğu alanlarda, daha fazladır.

TÜRKİYE’DE NÜFUSUN COĞRAFİ DAĞILIŞI VE BU DAĞILIŞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER:

Ülkemizde 1997 sayımına göre km²’ye düşen insan sayısı 81’dir.Bu durum bölgelere ve bölümlere göre dağılır. Nüfusun en yoğun olduğu yer Marmara’dır. Karadeniz’in kıyısı, Ege’deki ovalarda nüfus yo unlu u 100’ün üstündedir. Nüfus yoğunluğu ortalamanın altında olan bölgeler iç Anadolu ve Doğu Anadolu’da dağılışı;

1. iklime

2. Yüzey şekillerine

3. Sanayi, Ticaret ve Ulaşım

4. Toprak özelliklerine

5. Deniz ve karaların dağılışına

6. Yeraltı kaynakları

7. Turizm

8. Dini ve Tarihi etkenler

NÜFUS YOĞUNLUĞU

Nüfus Yoğunluğu; aritmetik, tarımsal ve fizyolojik nüfus olmak üzere üçe ayrılır.

1-ARİTMETİK NÜFUS YOĞUNLUĞU:

Bir ülkedeki ve bölgedeki nüfusun, o ülke veya bölgenin alanına bölünmesiyle elde edilen sayıdır. Km² ‘ye düşen insan sayısıdır. Türkiye’nin aritmetik yoğunluğu 81’dir.

Türkiye’de Nüfus Dağılışının Özellikleri:

a) Nüfusumuzun büyük bir bölümü, tarım yapılan kıyı bölgelerimizde ve G.D. Anadolu’da toplanmıştır.

b) Nüfus, tarımın ve sanayinin geliştiği yerlerde yoğun iken, yüksek ve engebeli alanlarda seyrektir.

c) Nüfusun yoğun olduğu yerler; İstanbul, İzmir, Ankara, G.Antep, Bursa, İzmit, Eskişehir gibi yerler.

Seyrek olduğu, Hakkâri yöresi, Yıldız Dağları Bölümü, Taşeli ve Teke yöreleri, Yukarı Kızılırmak bölümü.

d) Yükselti ile nüfus yoğunluğu arasında önemli bağlantı vardır.

2-TARIMSAL NÜFUS YOĞUNLUĞU:

Bir ülke veya herhangi bir alanda tarım ve hayvancılıkta uğraşan nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilir.

Tarımsal nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgelerimiz Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesidir. En fazla yerler Urfa, Konya gibi yerlerdir.

3-FİZYOLOJİK NÜFUS YOĞUNLUĞU:

Toplam nüfusun, ekili-dikili alanlara bölünmesiyle ortaya çıkan yoğunluğa denir. Türkiye’de fizyolojik nüfus yoğunluğu 224’tür.Fizyolojik yoğunluk, tarım alanlarının ülke nüfusa yeterli olup olmadığını ortaya çıkarır. Ülkemizde fizyolojik nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölgemiz iç Anadolu’dur.

KIR VE KENT NÜFUSUNUN ÖZELLİKLERİ:

1. Büyük şehirlerimizde önemli ölçüde nüfus artı ı meydana gelmiştir.

2. Büyük kentlerimizin nüfusu hızlı artmaktadır.

3. Önemli ulaşım yolları üzerinde bulunan ve daha önce kasaba halindeki yerleşmeler, orta büyüklükte kent durumuna geçmiştir.(Tarsus, Gebze)

Ülkemizde kentleşme bölgeler ve bölümler arasında farklılıklar gösterir. En fazla Marmara, iç Anadolu, Ege ve Akdeniz izler.

Sonuçlar:

1. Kent nüfusu, 1927–1997 yılları arasında on kat artmıştır.

2. Türkiye 1980’li yıllardan sonra kentleşme süresine girmiştir.

3. Kentleşmenin artması, Türkiye’de sosyal ve ekonomik yönden önemli değişen yol açmıştır.

4. Kentleşmenin artması iç göçlerle oldu undan kır nüfusu azalmaktadır.

TÜRKİYE’DE NÜFUS HAREKETLERİ

Nüfus Artışı: Bir ülke veya bölgede nüfus artışına etki eden üç temel etken vardır. Bunlar; ölümler, doğumlar ve göçlerdir. Doğum ve ölümler, nüfusun doğal hareketliliğini ortaya koymaktadır. Eğer bir ülkede doğanlar, ölenlerden fazlaysa o ülkede nüfus artışı vardır.

Türkiye’de Nüfus Artışını Etkileyen Faktörler:

a) Doğurganlık ve ölüm oranları

b) Sağlık alanındaki ilerlemeler

c) Beslenme imkânlarının artması

d) Eğitim seviyesinin yükselmesi

e) Yaşam standartlarının yükselmesi

f) Nüfus planlaması

g) Savaşlar

GÖÇLER

İnsanların doğdukları yerden başka yerlere taşınmasına göç denir. Göçler iki gruba ayrılır. Ülke içinde meydana gelen göçlere iç göçler, bir ülkeden başka ülkelere olan göçlere dış göçler denir.

a)İÇ GÖÇLER: Bunlarda sürekli ve mevsimlik göçler diye iki gruba ayrılır.

1-Sürekli Göçler: Ülkemizin herhangi bir yöresinden ayrılan insanların, başka bir yöredeki şehir veya kasabaya yerleşmesidir.

İç Göçlerin Nedenleri:

. Hızlı nüfus artışı

. Tarım topraklarının miras yoluyla parçalanması

. Tarımda makineleşme

. Toprağın erozyonla verimsizleşmesi

.Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerden daha fazla yararlanma

. Arazi kamulaştırma çabaları

. İş alanını büyütme

. Deprem, heyelan, sel gibi doğal afetler.

En Çok Göç Alan Yerler: Marmara, Ege, Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu’dur. İller olarak ise; Antalya, Adıyaman, Urfa, Bursa, şırnak gibi

En Çok Göç Veren Yerler: Doğu Anadolu, Orta ve Doğu Karadeniz bölümleri ile iç Anadolu’nun doğu kesimleridir. İller olarak ise; Tunceli, Ardahan, Sinop, Kilis, Artvin, Bartın, Sivas gibi

2-Mevsimlik göçler

Mevsimlik göç iki şekilde olmaktadır. Bunlar işçi göçü ve yaylacılık etkinlikleridir.

İşçi göçü: Genelde mevsimlik olarak arım alanlarında çalışmak üzere Çukurova Ege gibi merkezlere çalışmaya giderler.

Yayla göçü: Yayla göçleri genelde çeşitli amaçlar için yapılır. Akdeniz’de serinlemek için yaylalara gidilirken, iç Anadolu D. Anadolu ve Karadeniz’de hayvancılık ve tarım için yaylara gidilir.

İÇ GÖÇÜN SONUÇLARI

1. Ülke nüfusunun dengesiz dağılması.

2. Yatırımların dengesiz dağılması.

3. Dengesiz kentleşme sonucu, sanayi tesislerinin kent içinde kalması, alt yapı hizmetlerinde yetersizlik görülmesi.

4. kentlerde işsizliğin artması ve aşırı nüfus artışının meydana gelmesi.

5. Erkek ve kadın nüfusunda dengenin bozulması.

İç göçü önlemek için; Kırsal kesimde sulu tarımın ve modern hayvancılığın gelişmesi, ayrıca kırsal kesimde eğitimin gelişmesi, sağlık ve küçük sanayi kollarının geliştirilmesi gerekir.

cool.gifDış GÖÇLER: Bir ülkeden başka bir ülkelere değişik sebeplerden dolayı yapılan göçlere dış göçler denir. Dışgöçler;

1. Uluslar arası anlaşmalarla sağlana nüfus değişimi

2. işçi göçü

3. Zorla yaptırılan göçler

4. Mülteci göçü ( sığınmalar )

Not: Türkiye’den başka ülkelere göçü genelde işçi göçü oluşturur. Bu göçler özellikle 1965 --1975 yılları arasında Almanya’ya olmuştur. Dış göçlerin en olumsuz yanı Beyin Göçü’dür.

Az Gelişmemiş Ülkelerle – Gelişmiş Ülkelerin Nüfus Özelliklerinin Karşılaştırılması

Az Gelişmiş Ülkeler:

• Doğum oranı ve nüfus artış hızı yüksektir.

• Nüfus grafiği geniş tabanlı bir üçgene benzer.

• Genç nüfus oranı fazla yaşlı nüfus oranı azdır.

• Çalı an nüfusun yaş ortalaması düşük, bağımlılık oranı fazladır.

• Tarımda çalışan nüfus fazla, sanayi azdır.

• Nüfusun çoğu kırsal kesimde yaşar.

Gelişmiş Ülkeler:

• Doğum oranı ve nüfus artışı düşüktür.

• Genç nüfus az yaşlı ve orta nüfus fazladır.

• Nüfus grafiği tabanı dar ortası şişik üçgene benzer.

• Çalı an nüfusun yaş ortalaması yüksek ve bağımlılık azdır.

• Hizmet ve sanayi tarım nüfusundan fazladır.

• Nüfusun çoğu kentlerde yaşamaktadır.

• Ortalama yaşam süresi fazladır.

Değişik Kaynaklardan derlemedir.

Ayrıca bakınız

Türkiye nüfusunun yapısal özellikleri



Yorumlar - Lütfen konu (Nüfus coğrafyası) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.