Nusayriler

Nusayri, Türkiye'de Adana, Mersin ve Hatay'da yerleşmiş yerli halkın ve Suriye yönetimindeki Esadların da mensub olduğu Aleviliğin bir koludur. Şu anda dünya genelinde yaşayan Nusayri'lerin büyük kısmı Türkiye (Çukurova bölgesi) ve Suriye' dedir. Suriye'de nüfusun %15' ini oluşturmaktadırlar. Kategorik olarak İslamiyet içerisinde bir mezhep olarak değerlendirilirlerse de, Nusayriler ve Nusayrilik, tarih boyunca Müslümanların kendileri tarafından dışlanmış ve farklı bir grup olarak değerlendirilm

NusayrilerFransız mandası Suriye ██ Halep bölgesi██ Şam bölgesi██ Alavi bölgesi██ Alexandrette bölgesi (sonraki Hatay Cumhuriyeti)██ Lübnan bölgesi██ Dürzî bölgesi
Nusayriler ismini, kurucusu olan Muhammed b. 'den (883) aldığı bilinmektedir. Nusayriler, Türkiye'de
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Adana,
Adana Türkiye'nin güney bölgesinde 'Beyaz Altın' (Pamuk) ambarı ve en bereketli toprakları bağrında bulunduran bir il. Türkiye'nin yüzölçümü bakımından dokuzuncu, nüfus bakımından dördüncü büyük şehridir. Doğu Akdeniz bölgesinde; Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Niğde, İçel (Mersin), Osmaniye ve Hatay illeri ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mersin ve
Mersin Akdeniz bölgesinin Adana kısmında olup, Adana, Konya, Niğde, Antalya ve Akdeniz ile çevrilidir. 32° 56' ve 35°11' doğu boylamları ile 37°26' ve 36°01' kuzey enlemleri arasında yer alır. Türkiye�nin turfanda ürünler bahçesi ve Torosların eteklerinde bol güneşli bir bölgedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hatay'da yerleşmiş yerli halkın ve
Hatay Türkiye'nin güneyinde yer alan il. 35°52' ve 37°04' kuzey enlemleri ile 35°40' ve 36°35' doğu boylamları arasında yer alır. İl toprakları, doğu ve güneyde Suriye sınırı, kuzeydoğuda Gaziantep, kuzey ve kuzeybatıda Adana, batıda ise İskenderun Körfezi ile çevrilidir. Trafik numarası 31'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Suriye yönetimindeki
Suriye Arap Cumhuriyeti ortadoğu ülkelerinden. Başkenti Şam'dır. Yüzölçümü 185.180 km2, nüfusu 20,910,000, dili Arapça, dini İslam olan ülke Güneybatı Asya’da, Ortadoğu’nun kalbi durumunda bir mevkiye sahiptir. 32° 19’ - 37° 20’ kuzey enlemleriyle 35° 37’ - 42° 22’ doğu boylamları arasındadır. Kuzey ve kuzeybatıdan Türkiye, doğudan Irak, güneyden Ürdün, batıdan İsrail, Lübnan ve Akdeniz ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ların da mensup olduğu Aleviliğin bir koludur. Suriye'de nusayriler sayıca azınlık olmalarına rağmen iktidardadırlar.

Türkiye'de Nusayriler, Hatay il merkezi,
Sözlük anlamına göre Alevi, Hz. Ali’ye bağlı ve ondan yana olan kimse demektir. Alevilik ise genel olarak Hz. Ali’yi sevmek ve onun soyunun yani Ehli Beyt’in yolundan gitmek olarak tanımlanabilir.

Ancak bugün için dünyanın değişik bölgelerinde yaşayan farklı Alevi grupların herbiri için Alevi ve Alevilik sözcüklerinin ifade ettiği anlamlar da farklı olmaktadır. Buradaki bilgilerde aleviliğe Anadolu Alevileri açısından yaklaşmakdır.

Türkiye'de bugün yaygın şekilde Alevi olar
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Samandağ ve kısmen Adana, Mersin,
Samandağ, Türkiye'nin güneyinde, Hatay İlinin ilçelerinden biridir. Asi Nehri'nin Akdeniz'e döküldüğü noktada oluşmuş deltada kuruludur. Bağlı belediye sayısı 13, köy sayısı 31; ilçe merkezi nüfusu (2000 yılı sayımı) 34.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tarsus ve
Tarsus Mersin ilinin en büyük Türkiye'nin en büyük ilçelerinden birisidir.Çok zengin bir tarihi olup, ilahi dinler açısından önemli bir kenttir.Kuran-ı Kerim'in Kehf Suresinde geçen Ashabı Kehf (Yedi Uyurlar)ın kaldığı mağara Tarsus'ta olduğu söylenmektedir.Müslümanlar bu önemli merkezi ziyaret etmektedirler. Hz.İsa Peygamberin 12 Havarisinden biri olan Saint Paulus Tarsus'ta yaşamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İskenderun'da yaşarlar. Nüfusları yaklaşık olarak 350.000'dir.

Nusayriliğin bir diğer adı da Arap Aleviliğidir. Nusayri halkı, kendisini adlandırma konusunda çeşitlilik gösterir. Türkiye'de yaşayan Nusayri halkı, genelde kendisini Alevi veya Arap Alevisi olarak tanımlar. Okumuş nusayri halkı ise kendisini "Arap Alevisi veya Nusayri" olarak tanımlar. Nusayri isminin, Hatay'ın hemen güneyinde bulunan ve Suriye'nin
İskenderun, Hatay'ın en büyük ilçesidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Akdeniz'e kıyısında dizilmiş sıraağlar olan An Nuşayra dağlarından geldiği mi, yoksa dağların adını bu halktan mı aldığı belli değildir.

Nusayriliğin kurucusu İbn Nusayr, Şiî-İmamiyyenin onuncu imamı
Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya'nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz'e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
'nin hayatında onun tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu iddia ediyor; onun hakkında aşırı görüşler ileri sürerek tenasuhtan söz ediyordu. Onun ilahlığını söylüyor ve haramları helal kılıyordu. Bir rivayete göre de, İbn Nusayr, İmamiyye'nin onbirinci imamı Hasan el-Askeri'nin (873) "bab"ı olduğunu ileri sürmüş ve onun vefatıyla da oğlu Muhammed b. el-Hasan'ın mehdiliğini kabul etmiştir (E.Ruhi Fığlalı, Çağımızda İtikadi İslam Mezhebleri, s. 143, en-Nevbahtî, Fırakuş-Şî'a, nşr. M.Sadık, Necef 1936, s. 193).

Genellikle Suriye bölgesinde yayılmış bulunan Nusayriler, Karmatilerin 291 (903) yılında Suriye'yi ele geçirmesi üzerine, bir kısmı Suriye'de kalırken bir diğer kısmı ise,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Antakya civarına çekildiler. Özellikle Nusayrilik Hamdanilerin Suriye'ye egemen olmasıyla bu dönemde büyük bir güç kazandılar. Zira Hamdani emirleri bu mezhebe girmiş ve yaygınlaşması için uğraşmışlardır. Selçuklular döneminde
Antakya, (Diğer dillerde Antiochia, Antioch, Antioche, Antiochië, انطاكيّة) Hatay ilinin merkez ilçesidir. Türkiye'nin en güneydeki il merkezidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Malazgirt savaşını (463/1071) takiben de Nusayriler Antakya'yı ele geçirmişlerdi. Frankların 492 (1098) yılında bölgeyi işgal etmeleri üzerine bir süre onların hakimiyetleri altında kaldılar. Haçlı seferleri esnasında Haçlı ordularına yardım etmiş ve müslümanların aleyhinde Hristiyanlara destek olmuşlardı. Bundan dolayı
Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen kuvvetleri arasında, 26 Ağustos 1071 tarihinde, Doğu Anadolu’da Malazgirt Ovasında meydana geldi. Bu muharebe, dinî, millî, siyasî, askerî neticeleri ve Türk-İslâm tarihinin en büyük zaferlerinden biri olması bakımından önemlidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Selahaddin Eyyubi tarafından cezalandırılmışlardır. Aynı şekilde
Selahaddin Eyyubi Eyyubiler Devletinin kurucusu. Künyesi, Melik Nasır Ebu Muzaffer Yusuf bin Eyyub bin Şadi’dir. 1137’de Tekrit’te doğdu. Babası Necmeddin Eyyub; Azerbaycan’da Erivan’ın Devin kasabasındaki Hazbani kabilesine mensup olup, Büyük Selçuklu Sultanı Mes’ud Şahın Tekrit muhafızıydı. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin sultanı ve Eyyubi hanedanının ilk hükümdarı. Kudüs'ü Haçlılardan alarak (2 Ekim 1187) kentte 88 yıl süren Frank işgaline son vermiş, Hıristiyanların misilleme olarak
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Memluklular aleyhinde
Memluklular, 1250-1517 yılları arasında, Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren devlet. Memlûk, Arapça’da “köle” demektir. Hükümdar ve emirlerin muhafız birliklerine bağlı bu köleler, meziyetleri sayesinde, zamanla hizmetinde bulundukları devletlerde idarî kadroyu ele geçirmişlerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Moğollara yardım ettikleri için Memluklu Sultanı Baybars'tan da baskı gönnüşlerdi. Nusayriler, bölgede sırasıyla hüküm süren,
Moğolistan'ın yerli halkı. Doğu Asya kavimlerinden. Asıl yurtları Moğolistan’dır. Kısa zamanda Asya kıtasının büyük bir kısmına sâhip olup, yayıldılar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Selahaddin Eyyubi,
Selahaddin Eyyubi Eyyubiler Devletinin kurucusu. Künyesi, Melik Nasır Ebu Muzaffer Yusuf bin Eyyub bin Şadi’dir. 1137’de Tekrit’te doğdu. Babası Necmeddin Eyyub; Azerbaycan’da Erivan’ın Devin kasabasındaki Hazbani kabilesine mensup olup, Büyük Selçuklu Sultanı Mes’ud Şahın Tekrit muhafızıydı. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin sultanı ve Eyyubi hanedanının ilk hükümdarı. Kudüs'ü Haçlılardan alarak (2 Ekim 1187) kentte 88 yıl süren Frank işgaline son vermiş, Hıristiyanların misilleme olarak
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Haçlılar,
Haçlı Seferleri, 1094-1270 arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papanın da etkisini kullanarak, Müslümanların elindeki Ortadoğu toprakları (Kutsal Topraklar) üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenledikleri askeri akınlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İsmaililer ve
Müslümanlığın Şii mezhebine bağlı bir şubenin adı. Ali'nin torunlarından İmam Cafer Sadık�ın büyük oğlu ...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Moğollar'dan sonra
Moğolistan'ın yerli halkı. Doğu Asya kavimlerinden. Asıl yurtları Moğolistan’dır. Kısa zamanda Asya kıtasının büyük bir kısmına sâhip olup, yayıldılar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yavuz Sultan Selim'in
Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzadeliğinde Trabzon Valiliğine gönderildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1516 yılındaki
1516 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mercidabık Zaferi ile Suriye'yi ele geçirmesi ile daha sonraki devirlerde de aynı bölgede varlıklarını sürdürürler. Nusayrilerin hemen hemen her devirde ve özellikle Osmanlı döneminde varlıklarını sürdürmelerindeki en önemli faktör,
Mercidabık Savaşı 24 Ağustos 1516 târihinde, Osmanlılarla Memlûklar arasında meydana gelen savaş.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı Devletinin, hükmü altındaki bölgelerde her inanç ve ırktan olan kavimlere gösterdiği müsamaha anlayışı ve tavrı gösterilmektedir. Zira, Osmanlı Devleti, bu tavrını devletin bağlayıcı ve birleştirici bir felsefesi olarak telakki etmekte idi. Zaman zaman Osmanlılara karşı isyan etmelerine rağmen
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
II. Abdülhamid onları resmen bir mezheb olarak kabul etmişti.

Bugün Suriye'de çeşitli bölgelerde,
Sultan İkinci Abdülhamid, 21 Eylül 1842 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası Sultan Birinci Abdülmecid, annesi Tir-i Müjgan Kadın Efendi'dir. Annesi Çerkezdir. Sultan İkinci Abdülhamid çok küçük yaşta iken annesini kaybettiği için öksüz büyüdü ve onu üvey annesi Piristu Kadın yetiştirdi. Çocukluğunda çok zayıf bir bünyeye sahip olan Sultan İkinci Abdülhamid sık sık hasta olurdu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hatay,
Hatay Türkiye'nin güneyinde yer alan il. 35°52' ve 37°04' kuzey enlemleri ile 35°40' ve 36°35' doğu boylamları arasında yer alır. İl toprakları, doğu ve güneyde Suriye sınırı, kuzeydoğuda Gaziantep, kuzey ve kuzeybatıda Adana, batıda ise İskenderun Körfezi ile çevrilidir. Trafik numarası 31'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tarsus,
Tarsus Mersin ilinin en büyük Türkiye'nin en büyük ilçelerinden birisidir.Çok zengin bir tarihi olup, ilahi dinler açısından önemli bir kenttir.Kuran-ı Kerim'in Kehf Suresinde geçen Ashabı Kehf (Yedi Uyurlar)ın kaldığı mağara Tarsus'ta olduğu söylenmektedir.Müslümanlar bu önemli merkezi ziyaret etmektedirler. Hz.İsa Peygamberin 12 Havarisinden biri olan Saint Paulus Tarsus'ta yaşamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Adana, Fırat boyları ve
Adana Türkiye'nin güney bölgesinde 'Beyaz Altın' (Pamuk) ambarı ve en bereketli toprakları bağrında bulunduran bir il. Türkiye'nin yüzölçümü bakımından dokuzuncu, nüfus bakımından dördüncü büyük şehridir. Doğu Akdeniz bölgesinde; Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Niğde, İçel (Mersin), Osmaniye ve Hatay illeri ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lübnan'da yaygın olarak yerleşmiş bulunan Nusayrilerin sayısı bir kısım araştırmacılara göre yaklaşık 325-400 bin kişi civarındadır (L.Massignon, "Nusayriler" Maddesi, İ.A.) Bir kısım araştırmacılara göre ise, yalnız Hatay Bölgesi'nde yaklaşık yüz kırk dokuz bin Nusayri bulunmaktadır (Ahmet Turan, Les Nusayris de Turquie dans la Religion d'Hatay, Doctorat de III e cylcle Paris 1973, s. 21).

Din



Nusayriler, alevilerle birçok ortak inanışa sahiptir. Alevi felsefesinin özü aynıdır. Dini ibadetin hangi şekilde olursa olsun,
Lübnan Cumhuriyeti Güneybatı Asya’da ve Doğu Akdeniz kıyısında bulunan bir Ortadoğu devleti. Lübnan’ın kuzey ve doğusunda Suriye, güneyinde İsrâil ve batısında Akdeniz bulunur. Lübnan Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz kıyısında bir Arap ve Ortadoğu ülkesidir. Başkenti Beyrut'tur. Tarihteki Fenike uygarlığının vatanı Lübnan ve kıyılarıdır. Kuzeyinde ve doğusunda Suriye, güneyinde İsrail yer alır. Yüzölçümü 10,452 km², nüfusu 3.874.050 'dir. Nüfusu %70 Müslüman (Şii ve Sünni), %30 Hıristiyan'dır (K
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Allah için kılındığında geçerli olduğu genel inanıştır. Bu yüzden genelde sünni camilerine gitmeseler de, gittikleri ve sünni namazı kıldıkları takdirde de ibadetin yerine getirildiği inancı vardır.

Suriye'de ve Türkiye'nin nadir yerlerinde Alevi camileri bulunmaktadır. Alevi camisi nusayrilere özgü olmasa da, genel olarak Suriye'de bu camilere rastlanması, böyle algılanmasına sebep olmuştur. Alevi camisinin görünüşte en temel farkı, ezanın değişik olmasıdır. Selavat getirilirken, Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden resulullah
Allah müslümanlar tarafından Tanrıya verilen isim, Arapça'dır. Allah müslümanların yanısıra Hırıstiyanlar ve Yahudiler tarafından ve katolik Maltalılar tarafından da kullanılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sünni selavatına ek olarak ve aliyyen veliyullah okunur.

Dinin şekillendiricisi olarak İslam din bilgini Selman-i Farisi görülür. Din, temelinin ne zaman ortaya çıktığı belli olmayan bir sır üzerine şekillenir. Arap alfabesindeki üç harfle simgelenen sır, genel halk tarafından dahi bilinmez. Bu sırrı bilmek için ermek, eve giden yola gitmek gerekir. Bu sırrın yanısıra, ibadet de gizlilik içinde yapılır. Bu gizliliğin kaynağı olarak da, Osmanlı padişahı
Diğer ismi ehli sünnettir. Ppeygamber efendimizin sünnetini olduğu gibi kabul ederler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yavuz Sultan Selim'den itibaren başlayan ve günümüze kadar süren katliamlar gösterilir. Bu nedenle -günümüzde bu yasak delinse de- kişi, nusayri olduğunu gizler.

Nusayriler, namazı gün içinde gerekli duaların okunması suretiyle kılabilir. Namazın en belirgin özelliği hiçbir şekil içermemesidir. Yürünürken dahi kılınabilir. Yeter ki temizlik şartı -hem ortam hem de kişinin temizliği- ve namazın Allah için kılınma şartı yerine getirilsin. Ayrıca nusayriler, önemli günlerinde veya herhangi birinin namaz yapması durumunda bir camiide toplanırlar. Türkçemizdeki sembolik anlamının aksine, nusayriler için camii Arapça orjinal anlamını korumaktadır. Cami, ibadet amacıyla toplanılan yerdir. Burası, günümüz anlamıyla bir camii de olabilir, bir türbe de, hatta birinin evi dahi olabilir.

Önemli günlerde veya birinin namaz yaptığı durumlarda, namaza katılanlar belirlenmiş olan yerde toplanırlar. Namaz, aynı zamanda kurban anlamına gelmektedir. Namazı yapan kişi kurban keser, genellikle namaza katılan ve durumu müsait olan kişiler de namaza kurban keserler. Kesilen kurbanlardan, genellikle, hrisi adı verilen yemek yapılır. Bu yemek, etin kemikten kendiliğinden ayrılıncaya kadar kaynamasından sonra, dövmeyle beraber kaynatılmasından yapılır. Eksiksiz, namaza gelen veya oradan geçmekte olan herkese bu yemekten dağıtılır. Görüldüğü üzere namaz yapmak, aynı zamanda nusayrilerin toplumsal dayanışmasını sağlar.

Din, erkek çocuğa, birinci ve ikinci dereceden akrabası dışında biri olan ve çocuğun kendi seçeceği bir amca tarafından öğretilir. "Amca" karısı bir nevi annesi, çocukları da kardeşi sayılır. Kız çocuklara ise, Yavuz Sultan Selim dönemine rastlayan bir dönemden itibaren namaz öğretilmemiş, sır verilmemiştir.

Bayramlar



Nusayrilerin dini bayramları; sünnilerle aynı olan ramazan bayramı, Muhammed'in veda hutbesini okuduğu gün olan id-il gadir (bayramların en büyüğü) bayramı ve eski takvimde yeni yıl olduğu söylenen, 14 Temmuz'daki temmuz-ul evvel bayramıdır. Bu bayramlardan sadece Temmuz-ul evvel'de namaz yapılmaz, o gün herkes alanda toplanır, en güzel kıyafetlerini giyer ve eğlenir. Bu bayramlardan biri, filminde resmedilmiştir.

Kaynaklar

Vikipedi Rehber ansiklopedisi

Nusayriler Resimleri


  • Bayanlar (20.yüzyıl başlarında, Suriye)

  • Bayram günlerinde çocuklar (Birinci Dünya Savaşı döneminde, Banyas'ta)

  • Yaşlı adam (20.yüzyıl başlarında Lazkiye'de)

  • Alavi Özerk Bölgesi Bayrağı

  • Fransız mandası Suriye ██ Halep bölgesi██ Şam bölgesi██ Alavi bölgesi██ Alexandrette bölgesi (sonraki Hatay Cumhuriyeti)██ Lübnan bölgesi██ Dürzî bölgesi



Yorumlar - Lütfen konu (Nusayriler) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

bir garip: nusayrilik

nusayrilik veya arap aleviliği ve aynı zamanda bu toplulukların kendi içlerinde farklı kullandıkları bir tür isimleri olup.Bu müslümanların dini öğretileri bütünlüğüyle BATİN'dir. Ve herkes iyi bilsin ki alevilik bir mezhep değildir.Bu insanlar İslamdır dinleri gizli saklıdır eminimki aleviler için (bunlar neden bu kadar Hz ALİ'yi aşırı seviyorlar diyorlardır)bunun cevabı kıyamet günü sahiplerine ulaşacaktır fazla kafalarına takmasınlar ve kim arap alevilerinin batın dinini araştıracaksa önce EVLİYA yahut ERMİŞ olmalı vesselam.



- 2 yıl, 4 ay önce yazıldı.
hatay hatti: eti türküyüz diyen arkadas: yüzyillardir adana, mersin, hatay ve büyük cogunluk lazkiyede yasayan nusayrilerin eti türkü diye tasavvur etmesi asimilasyonun en büyük örnegidir. cünkü resmi tarih nusayrileri yillar boyunca eti türkü lanse etmitir. aslinda bunun tam tersidir. kültürleri ve yasam tarzlari bakimindan arap kültüründendirler. yavuz sultan selim 40.000 nusayriyi eti türkü oldugu icin katletmemis, tam tersi arap ve alevi olduklari icin lazkiyede katletmistir. diger bir yanlista, etiler dedigimiz hititlerden baskasi degildi. m.ö. 500 yilarinda orta anadolu yasayan hititler türkmüydü? bunu söylemek tarihi carpitmaktir. yillar boyu arapca konustuklari ve alevi olduklari icin isalm-sünni-hanefilerin yönettigi devlet ve toplumu tarafindan dislanan nusayriler nasil etitürkü oluyor. bunu( etitürkünün) yaratacilardan biride türkcü ve ittihak-terakkici zihniyet ayni zamanda kemalist asimilasyon politikalarini yürütenlerdir. daha öncede kürtlerde dag türkü idi .yakin zamana kadar devam etti bu tez. ama öyle olmadigini simdi sagir sultan bile biliyor - 2 yıl, 4 ay önce yazıldı.
samandağlı: nusayrilik bir hayat biçimi başlıbaşına bir felsefedir onu anlamak için önce içinin temiz ve insanları seviyor olman şartı var insanı insan olarak görmek din dil ırk ve rengine bakmadan sadece insan oldugu için kendinle eşit görmektir o zaman nusayriliği az biraz anlamıs olur azda olsa. - 2 yıl, 7 ay önce yazıldı.
Misafir: Birkaç yanlışı düzeltmek isterim ; Bizler Eti türküyüz(hitit)(Horasan Türkmeni de denilebilir),zamanında Irak ve Mısır'dan Suriye ve Anadoluya gelmişiz...Bu göç Abbasi dönemlerinde farklı düşüncelere bakış açısından kaynaklanmıştır...Yüreğiroğlu Ramazan Bey döneminde Çukurovadan toprak satın almış ve o günden beri içiçe yaşamışız...Son dönemlere kadar kapalı bir topluluk olarak yaşamış,kız alıp,vermemişiz...Benim yazdıklarım arasından yanıldıklarım olabilir ancak bir gerçek şu ki; Vatansever,Atatürkçü ve Türkiye için canını vermekten çekinmeyecek bir millet olmuşuzdur.Kuvay-i Milliye kayıtları araştırılırsa bu gerçeklere zaten rastlanacaktır. - 3 yıl, 8 ay önce yazıldı.
murat arabi: selamlar arkadaşlar birbirimizi yargılamayalım dogru şeyleri bulalım biz herzaman insancıl olduk tüm mehzeplerde anlaştık görüşümüz her zaman evrenseldir nusayriler hiçbirzaman ayrım yapmadı gizlikten dolayı bizi yannış yorum ladılar elhamdullah müslümanız misafir perverliyimiz ve esnaflıgımız genel kültür sevyemiz atalardan gelme çifçi felah deyimi türkiye için çalışan toplumuz bizi tanıyan başka mesepler bizi beminsemiş ve dost olmuşlardır biz her zaman çalışan vatana millete atatürkün kinkavekinkilaplarına her zaman uyan bir toplumuz ne oldugumuzu kim oldugumu bilelim kedimi iyi ifade edelim ...adana .arap alevisiyim... - 3 yıl, 9 ay önce yazıldı.
x: hiçbir zaman osmanlıya isyan etmedik,bayragımız ve vatanımız için kan döktük ve can verdik,bende nusayriyim,onur duyuyorum - 3 yıl, 9 ay önce yazıldı.
seyyid: mrblar benim dikkatimi çeken nden sultan selimden sonra bayanlarımıza dın ögretilmediğini merak ettim bilen varsa bilgisine ortak olmak istiyorum tskler hepiinizi seviyorum sevgili kardeşlerim sağlıcakla . - 3 yıl, 0 ay önce yazıldı.
Adanali: Selamlar arkadaslar benburadaki bilgilerin ozelliklede dini bilgilerin bir kisminin dogru olduguna katilmiyorum ve bende bir arap alevisiyim ve diyorumki bizi arastirmasinlar cunku arastirmalar yanlis olacaktir ozelliklede dini olarak diyorum cunku bu sirra bizden yani arap alevilerinden baska kimse eremez bizim mezhebimiz bunun uzerine kuruludur aslini ve mezhebini merak eden din kardelerimde lutfen bunu kendi iclerinde ve bilgin agizlarlardan alarak arastirabilirler bunu bu platformda zaten bulamasiniz.herkese saygi ve sevgiler - 3 yıl, 0 ay önce yazıldı.
ali: hiç kimse bize isim yakıştırmaya çalışmasın biz arap alevisiyiz H.Z.Muhammet peygamberimiz kuranı kerim kitabımızdır.H.Z. ALİ yi sever inanırız ve H.Z muhammetin ölümüyle islamiyetin siyasallaştığını düşünürüz.o yüzden cok katledildik gizliliğimizin bir kısmı bu yüzdendir. - 3 yıl, 1 ay önce yazıldı.
Misafir: Herkese selam! özgürlük kardeşlik temelinde insanları ötekileştirmeden birbirimizi itham etmeden ve taciz etmeden(yobaz,dinci,dinsiz, mezhepsiz, Allahsız vs...) birarada barış içinde Türkiye'de yaşamaya devam edebilmeliyiz diye düşünüyorum. Önyargılarımız yerine, empatik davranıp insan-müslim ya da değil bireylerle iletişimi koparmamalıyız. Şiddet ve silahın çatışmanın olmadığı bir Türkiye hepimiz ve Dünya için evladır. Yurtta sulh Cihanda sulh deyişi doğru uygulaması ile özünde barış taşıyan islamın temel şiarlarındandır. Barış kardeşlik deyip yasa ve her türlü norm namına insanlara şiddet ve ceza uygulamak bırakın egemenlerin malı olsun sonuçta bir din günü var ve adalet hesabı yapacak insanlığın tek rabbi var!. Nusayri kardeşlerimize hanefi kardeşinizden bir selam yollanıyor, sağlıkla esen kalınız... - 3 yıl, 1 ay önce yazıldı.
sezgin: merhaba ben tarsuslu bir nusayriyim. okuduğum metinde gerçek bilgiler var ama gerçeği yansıtmayan bilgiler de vardır. ceylan derisine yazılmış nusayri kitaplarında daha açık ve net bilgiler vardır. bu kitaplar hz. ali döneminden kaldığı için sırdır söylenilemez başkasına verilemez. heekesin amacı allaha ulaşmaktır. o yüzden herkes ortak bir noktadır,bırakalım herkes kendı inancını yaşasın kendi müslümanlığını seçsin.allah inancı,kuran-ı kerim kalp temizliği ve vijdanı olan herkes allah katında mükafatlandırılacaktır. - 3 yıl, 4 ay önce yazıldı.
Harbiyeden Özgür: Merhaba ben Hataylı bir Nusayriyim.Söylenenlerin bazılarına katılmakla beraber bazılarını eksik bazılarını da yanlış buluyorum.Şöyle söylemeliyim ki sevgi doğruluk alçak gönüllülük inançlara özgürlük gibi şeylerin doğru bulunup vurgulanması elbette çok güzel şeyler fakat bunlar biz nusayrilelere yetmemeli her zaman ilim peşinde olup Allah´ın rızasını onun yüce makamlarını istemeliyiz.İşte benim asıl vurgulamak istediğim bu.Mesela kadınlarımızın namaz kılmamasının yanlış bulunduğu söylenmiş fakat dini hükümlerle ilgili bilgileri araştırmadan bunlarla ilgili böyle söz söylenmesi Allah katında doğru olmaz.Bunu bir şeyhe sormak en güzel davranışlardan olacaktır. Toparlarsak şunu demek isterim:her zaman büyük bir istekle Kuran´a sarılıp Ehl-i Beyt´in yolundan gitmek için bizler gerçek İslam olan Nusayriliğ´i iyi bilelim ve uygulayalım o zaman göreceksiniz her şeyin güzelliğine daha bir güzellik mutluluğumuza daha bir mutluluk katılacaktır.Sevgilerimle - 3 yıl, 5 ay önce yazıldı.
Misafir: nusayriligi ilk defa duydum biraz araştırma ihtiyacı hissettim.belliki nusayriligi bilmeyenlerin kafalarını bulandırmak için yine kendilerinden başkalarına yaşam hakkı tanımayan bazı yobazların yazılarını okudum.bu ülkede tek tip leştirme çabasında olanlar diger farklı inançlara ön yargılı oldukları gibi nusayriligede aynı şekilde yaklaşım içine girmişlerdir - 3 yıl, 6 ay önce yazıldı.
Arap Alevisi: Ben de Tarsuslu bir Nusayriyim. Ben bizim gercek Islam yorumumuzun aslinda su ankinden cok daha farkli oldugunua inaniyorum ve giderek sunnilestigimizi gorerek uzuluyorum. tabii ki Kılavuzumuz Kuran-ı Kerim ama nasil okundugu cok nemli. - 3 yıl, 6 ay önce yazıldı.
Misafir: Selam Aleyküm ben Adanalıyım ve Nusayriyim ve arkadaşımızın dediğine katılıyorum Nusayriler, insana değer veren, yobazlığa ve İslam dininin asıl özü ile yaşanması ve Hz.Muhammed ve Hz.Ali zamanındaki gibi yaşanmasını ister ve yaşarlar. Ben camiye, cuma namazlarına gidiyorum. ve 5 vakit namaz kılıyorum kadınların ibadet etmemesini yanlış buluyorum. ibadet aklı yerinde olan her insan için farzdır ve hadislerle ayetlerle sabittir. eskiden dışlanmış olan bir topluluk olabiliriz ama bu bizim Peygamber Efendimizin(S.A.V.) ve ashabının yolundan gitmemize engel değildir. sakın yanlış anlamayın herhangi bir mezhebi savunmuyorum yolumuz bellidir. Allah yolu. Kılavuzumuz Kuran-ı Kerim ve Peygamber efendimizin sünnetidir.

Bizi var ve kendine yar eden Allah'a emanet kalın

- 3 yıl, 6 ay önce yazıldı.
İnsan: Nusayriler, insana değer veren, yobazlığa ve İslam dininin asıl özü ile yaşanması ve Hz.Muhammed ve Hz.Ali zamanındaki gibi yaşanmasını ister ve yaşarlar. - 3 yıl, 7 ay önce yazıldı.
Misafir: teşekkür ediorum üstü kapalı bir şekilde bizleri tarif ettiğiniz için. - 4 yıl, 11 ay önce yazıldı.