Ortadoğu

Orta Doğu İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bilimsel çalışmalarda ve uluslararası siyasette giderek kullanımı yaygınlaşan Ortadoğu (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku'l-Evsat) kavramını ilk defa 1902 yılında Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan, National Review'de yayınlanan Basra Körfezi'nin önemini ele aldığı The Persian Gulf and International Relations başlıklı yazısında Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır.

Ortadoğu
??B aşlığında "Ortadoğu" kavramı bulunan çalışmalara bakıldığında ilk fark edilecek husus, bu kavramın kapsamının birbirinden farklı olduğu ve her bir çalışmaya göre genişleyip daralmış olmasıdır. Bunun içindir ki Ortadoğu ile ilgili bütün çalışmalar öncelikle bu kavramın içeriğinin belirlenmesi ve kapsamına nerelerin alındığının gösterilmesiyle başlamaktadır. Her bir yazar "Ortadoğu" kavramının kapsamını, genişletip daraltabilmekte; içeriğini biraz da kendi keyfince ve amaçlarına göre belirlemektedir.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bilimsel çalışmalarda ve uluslararası siyasette giderek kullanımı yaygınlaşan "Ortadoğu" (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku'l-Evsat) kavramını ilk defa 1902 yılında Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan,
II. Dünya Savaşı, 1939-45 arasında hemen hemen dünyanın her yanını kapsayan uluslararası savaş. I. Dünya Savaşının çözümsüz bıraktığı anlaşmazlıklarla belirlenen yirmi yıllık gergin bir dönemin ardından patlak veren savaşta Almanya, İtalya, ve Japonya’nın oluşturduğu Mihver devletleriyle Fransa, İngiltere, ABD, SSCB ve daha sınırlı bir konumla Çin’in oluşturduğu Müttefik devletler karşı karşıya geldi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
'de yayınlanan Basra Körfezi'nin önemini ele aldığı "The Persian Gulf and International Relations" başlıklı yazısında
BASRA KÖRFEZİ Hint Okyanusunun Arabistan Yarımadası ve İran arasındaki girintisi. Doğusunda İran, kuzeybatıda Irak ve Kuveyt, batısında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bulunur. Dicle ve Fırat nehirleri birleşerek Şattülarab adıyla körfezin kuzey ucundan denize dökülür. Körfez, kuzey-güney doğrultusunda Şattülarab'ın döküldüğü yerden Hürmüz Boğazına kadar uzanır. Buradan Umman Denizine ve oradan da Hint Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 236.800 km2, o
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arabistan ile
Arabistan Asya kıtasının güney batısında bir yarımada. Batısında Kızıldeniz ve Akabe Körfezi, güneyinde Hint Okyanusu, doğusunda Umman Denizi ve Basra Körfezi, kuzeyinde Irak ve Ürdün yer alır. Kızıldeniz’i Hint Okyanusuna bağlayan Bab’ül-Mendeb Boğazı ile Afrika’ya yaklaşır. Toplam kıyılarının uzunluğu 9000 km, yüzölçümü 2.590.000 kilometrekaredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır. (1) Yüzyılın başlarında Basra Körfezi'nin stratejik önemi ve bu bölgede
Hindistan, ya da resmî adıyla Hindistan Cumhuriyeti (Hintçe: Bhārat Gaṇarājya; İngilizce: Republic of India), Güney Asya'da bulunan bir ülkedir. Yüzölçümü açısından dünyada en büyük yedinci ülkesidir. Nüfusu en kalabalık ikinci ülkedir, ve dünyanın en büyük demokrasisidir. Güneyinde Hint Okyanusu, batısında Umman Denizi ve doğusunda Bengal Körfezi olan ülkenin deniz kıyısı 7.517 kilometre uzunluktadır. Başkenti Yeni Delhi'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Alman İmparatorluğu,
bkz. Almanya#Tarih
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İngiltere ve
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, İngiltere Avrupa’nın kuzeybatı kıyısında yer alan Britanya Adalar Topluluğu üzerinde, dört ülkeden müteşekkil bir devlet. Bu adalar topluluğu Büyük Britanya ve İrlanda Adalarıyla birlikte, 5000 küçük adadan meydana gelmiştir. Batısında İrlanda Denizi, doğusunda Kuzey Denizi, kuzeyi, güneybatısı ve kuzeybatısı Atlas Okyanusu ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rusya'nın nüfuz mücadelelerini anlatmaya çalışan A. T. Mahan, jeostratejik bir konsept dahilinde kullandığı "Ortadoğu" (Middle East) kavramı ile,
Rusya Federasyonu dünyanın en büyük ülkelerinden biri. Kuzeyinde Kuzey Kutup Denizi; doğusunda Pasifik Okyanus; batısında Estonya, Litvanya, Beyaz Rusya, Letonya, Ukrayna, Moldavya, Baltık Denizi; güneyinde Kazakistan, Moğolistan, Çin, Gürcistan, Azerbeycan, Hazar Denizi, Kuzey Kore, Karadeniz yer alır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Süveyş'ten
Süveyş (Arapça: السويس) Mısır'ın kuzeydoğusunda, Süveyş Körfezi'nin kuzeyinde, Süveyş Kanalı'nın güney ucunda bir liman şehridir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Singapur'a kadar uzanan deniz yolunun bir bölümünü koruyan ve kesin şekilde sınırlarını belirtmediği bir bölgeyi anlatmaktaydı. (2) Mahan'ın ardından İngiliz gazetesi
Singapur Cumhuriyeti Hint Okyanusunda 1°15’ - 1°28’ kuzey enlemleri ve 103°40’ - 104° doğu boylamları arasında yer alan ve Güneydoğu Asya’nın en küçük ve en refah bir adalar ülkesi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
The Times'in dış politika editörü Valentine Chirol,
Diğer anlamı|Times


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Tahran muhabiri imzasıyla Basra Körfezi'nin stratejik önemini,
İran İslam Cumhuriyeti'nin başkenti. Tahran çok genç bir şehirdir. 1876 yılında sadece bir köy olan Tahran, Ağa Mehmet Han Kacar tarafından başkent olarak seçildi, böylece şehirleşme başlamış oldu. Yaklaşık 100 yıl önceye kadar Tahran başkent olmasına rağmen bazı diğer İran şehirlerinden daha küçüktü, öyle ki Rey şehrinin bir kasabası olarak geçiyordu. Şimdi o şehir Tahran'ın bir bölgesi olarak tanınmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Almanya'nın inşa etmeye çalıştığı Bağdat demiryolunun Basra'ya kadar uzatılmasının İngiltere'nin bölgede ve
Almanya Orta Avrupa'da Kuzey Denizi ile Alpler arasında uzanan bir devlet. Doğusunda Çekoslovakya ve Polonya; güneyinde Avusturya, İsviçre; batısında Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; kuzeyinde Danimarka ve Kuzey Denizi yer alır. Almanya, birisi Baltık Denizinde, diğeri Kuzey Denizinde iki adaya sahiptir. Baltık Denizindeki Fehmarn Adası 185 km2, kuzeyinde bulunan Sylt Adası ise 99 kilometrekaredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Asya'daki çıkarlarına vereceği zararları anlattığı birkaç yazısına "Ortadoğu'nun Problemleri" başlığını koyarak kavramı Basra Körfezi bölgesini anlatmak için kullanmış ve kavramın benimsenmesine katkıda bulunmuştur.

Mahan ve Chirol'un İngiliz diline kazandırdıkları "Ortadoğu" kavramı asrın başlarında sözlüklere girerken kitap adlarında da görülmeye başlanmıştır. Angus Hamilton 1909 yılında Londra'da yayınladığı Problems of the Middle East adındaki kitabı ile kavramı bilim dünyasına taşıyarak Basra Körfezi bölgesinin İngiltere'nin uluslararası menfaatleri ve sömürgeci devletler arasındaki rekabet çerçevesindeki önemini anlatmaktaydı. Aynı yıllarda Hindistan'da Kral naibi olan
Dünyanın en büyük kıtası. Avrupanın doğusunda, Büyük Okyanus'un batısında, Okyanusya'nın kuzeyinde ve Arktik Okyanus'un güneyinde bulunan kıta. Doğuda Pasifik Okyanusu, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, güneyde Hint Okyanusu, batıda Avrupa kıtası ile çevrilidir. Avrupa kıtası ile olan sınırı kesin tespit edilmiş değildir. Eskiden Don Nehri, Asya ile Avrupa arasında sınır olarak kabul edilirdi. Daha sonra Ural Dağları sınır olarak kabul edilmeye başlandı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lord Curzon, ilk defa 1911'de Hindistan'a yakın yerleri ifade etmek için resmi konuşma ve belgelerde "Ortadoğu" kavramını kullanarak ona yarı resmi bir nitelik kazandırmıştır. (3)

Temelde "Ortadoğu" kavramının, "

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şark" (Doğu) ve "
Arapça'da Doğu anlamına gelmektedir. Osmanlı Türkçesinde de kullanlılmıştır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

" (Near East) kavramları gibi Batı merkezli ve sübjektif bir kavramlaştırmanın ürünü olarak ortaya çıktığı ve kullanım sahasına girdiği söylenebilir. Bu kavramlaştırmayı yönlendiren ana bakış, Avrupa'yı dünyanın merkezi olarak kabul eden ve dünyanın diğer bölgeleri bu merkeze olan uzaklıklarına göre "yakın", "orta" ve "uzak" şeklinde kategorize eden bakıştır. Aslında dünyanın "Avrupa merkezli" olarak kategorize edilmesi geleneği yeni bir uygulama değildir ve böyle bir refleks tarihin derinliklerinde de karşımıza çıkabilmektedir. Avrupa kültürünün şekillenmesinde önemli bir role sahip olan
Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir. Avrupa, Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusundadır ve bir yarımadadır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Eski Yunanlılar dünyayı "medeni güney" ve "barbar kuzey" şeklinde ikiye ayırıyorlardı. Bu ikili ayırım Romalılarda "Doğu" ve "Batı" şeklini almıştır. Bilindiği gibi
Eski Yunan terimi, Yunanca "Helias"tan dolayı "Helenler" de denen, Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıkları anlatmak için kullanılır.

Çiftçi bir halk olan Helenler ya da Eski Yunanlılar, tarihlerinin başlangıcında çok sade bir yaşam sürerler, sırtlarına kendilerinin dokuduğu yünden bir gömlek, ayaklarına sığır derisinden çarık giyerlerdi. Köylüler tek bir odadan ibaret olan kulübelerde oturur, evcil hayvanlarla birarada yatarlardı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Roma İmparatorluğu'nun iki merkezi vardı. İmparatorluğun batıdaki merkezi Roma, doğudaki merkezi de
Bugünkü İtalya’nın Latium bölgesinde, Tiber Irmağı’na bakan tepelerde kurulmuş birkaç köyden oluşan eski Roma, sonradan dünyanın en büyük imparatorluklarından birinin merkezi oldu. Romalılar tarihte pek çok ülkenin dilini, edebiyatını, yasalarını, yönetim biçimini ve mimarlığını etkiledi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Constantinopolis idi. İmparatorluğun doğu kısmına "
Constantinopolis İstanbul'un eski adı. Constantinopolis ismi Roma imparatoru I. Konstantin'den gelmektedir. Batılı kaynaklarda önceleri bir balıkçı köyü olan İstanbul’un M.Ö. 658’de Mageryalı “Byzans” tarafından genişletilerek şehir haline getirildiği ve bundan dolayı “Byzantion” ismi ile anıldığı ve Roma İmparatoru Constantinius’un (I. Konstantin) şehri büyütürek “Constantinopolis” adıyla Roma İmparatorluğu’na başkent yaptığı yazılıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bizans İmparatorluğu" adı daha sonra verilmiş bir ad olup önceleri Doğu Roma İmparatorluğu şeklinde anılıyordu. Bu durumda
Bizans İmparatorluğu yada Doğu Roma İmparatorluğu olarak bilinen devlet, Roma İmparatorluğu'nun doğu kısmında M.S. 395'te kurulan ve İstanbul'un 1453'te Fatih Sultan Mehmed tarafından fethiyle ortadan kalkan imparatorluktur.

Bizans imparatorluğu, Romalıların doğuda sahip olduğu toprakları, Tuna'dan Germenlerin ve İslavların; Fırat'tan da Perslerin ikili baskısına karşı koruma zorunluluğundan doğdu. Bu baskılara karşı imparatorluğa Roma'dan dah
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstanbul "Doğu" dünyasının merkezi oluyordu.

XV. yüzyılda Avrupa'nın Avrupa dışı dünyayı keşfetmesiyle başlayan Keşifler Çağında
İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan şehir, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye'nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çin,
Çin Halk Cumhuriyeti, yüzölçümü itibariyle dünyanın üçüncü, nüfus itibariyle en büyük ülke. Güney Doğu Asya'da yer alır. Yüzölçüm 'dir. Başkenti Pekin olan ülkenin resmi dili Çince, para birimi Yuan'dır. Doğusunda Güney Kore, kuzeydoğusunda ve kuzeybatısında Rusya, kuzeyde Moğolistan, güneybatıda Afganistan ve Pakistan, güneyde Hindistan, Nepal, Butan, Birmanya Laos ve Kuzey Vietnam, doğusunda ise Büyük Okyanus ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Japonya ve
Japonya(Japonca'da Nihon veya Nippon, (güneş) (kaynak), kelime anlamı "güneşin kaynağı"), Uzak Doğu'da adalardan oluşan bir ülkedir. Hiçbir ülke ile kara sınırı yoktur. Kuzeyinde Kore Yarımadası (Güney Kore ve Kuzey Kore) ve Rusya ile sınırlanan Japon Denizi bulunur. Batıda deniz ötesinde Tayvan ve Çin ile komşu olan Japonya'nın doğu ve güneyinde ise Büyük Okyanus bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Malezya "
Malezya, Güneydoğu Asya'da yer alan bir ülkedir. Malezya Federasyonu'nun 11 devletinin Singapur, Saravak ve Sabah (eski Kuzey Borneo)'ın birleşmesi ile oluşmuştur. Singapur 1965 yılında federasyondan ayrılmıştır. Kuzeyde Tayland, güneyde Singapur ve Endonezya ile komşudur. Ayrıca batıdan Andaman Denizi, doğudan Güney Çin Denizi'ne kıyısı vardır. Ülke coğrafi yönden Batı Malezya ve Doğu Malezya olmak üzere 2 bölgeye ayrılır. Bu bölgeler de 10 devlete ayrılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Uzak Doğu" olarak adlandırılmıştır. Söz konusu çağda özellikle Portekizlilerin "Doğu"ya gidecek bir yol bulma çabaları sırasında ilişkiler geliştirilen "Uzak Doğu" ile Avrupa'dan uzak olan Akdeniz sahilleri arasındaki bölge "Yakın Doğu" (Near East) kavramı ile karşılanmıştır. Böylece "Yakın Doğu", Batı'da, konuşma dilinde "Uzak Doğu" ile Avrupa arasındaki bölgeyi ve genel olarak da 1453'ten bu yana
Uzak Doğu terimi Asya'nın doğusunda, Çin, Japonya, Endonezya, Filipinler, Malezya, Brunei, Singapur, Doğu Timor, Tayland, Laos, Kamboçya, Vietnam, Myanmar (Birmanya), Kuzey Kore, Güney Kore ve Moğolistan ülkelerinin tamamına verilen genel addır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı Devleti tarafından yönetilen yerleri ifade etmek için kullanılmaktaydı. (4) Güneşin doğduğu yer ve "Yakın Doğu"nun ifade ettiği bölgeyi anlatacak şekilde "Levant" kavramı da kullanılmakla birlikte bu kavram daha çok Doğu Akdeniz kıyıları için tercih edilmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısında ise "Yakın Doğu" kavramının kullanımının iyice arttığı gözlenmektedir.

Batı dünyasında "Doğu"; (Şark; Orient) veya "Yakın Doğu" olarak ifade edilmiş olan Osmanlı Devleti için tercih edilen bu kavramlaştırma, elbette ki sadece bir coğrafî ifadelendirme değil aynı zamanda kültürel ve dini motiflerle beslenen ve farklı olan "öteki"ni ifade eden bir kavramlaştırma idi.

Aslında insanların kendi bulundukları yeri merkez alarak dünyanın diğer yerlerini merkez olarak aldıkları yere göre konumlandırıp adlandırmaları sadece Avrupalılara özgü bir uygulama değildir. Mesela Osmanlılar Batı dünyası için coğrafi adlandırmadan çok etnik vurguyu öne alan "Frengistan" kavramını kullanırken İslam coğrafyacıları batıdaki bölgeler için "el-Mağrib", doğu için ise "el-Maşrık" isimlendirmesini tercih etmişlerdir. (5)

Avrupalı emperyalist güçlerin Osmanlı toprakları üzerindeki mücadele ve emellerini anlatmak için kullanılan "
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şark Meselesi" etrafındaki gelişmelerin yanı sıra 1894-1895
“Şark Meselesi”, son iki yüz yıl dünyanın büyük devletlerini meşgul etmiş, “güç dengesi”nin tesisinde en mühim amillerden biri olmuş, entrikalara, kıskançlıklara ve pazarlıklara sebebiyet vermiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çin-Japon savaşı da "Yakın Doğu" ve "Uzak Doğu" kavramlarının yaygınlıkla kullanılmasına hizmet etmiştir. Bir İngiliz arkeologu ve seyyahı olan D. G. Hogarth'ın 1902 yılında "The Nearer East" adında bir kitap yayınlaması, bu kavrama açıklık kazandırmış ve yeni bir sınır çizmiştir. Ona göre "Yakın Doğu" kavramı,
Çin-Japon Savaşı, Japonya'nın Çin ve Mançurya'ya yayılma arzusundan kaynaklanmıştır. Savaş aslında herbiri diğer ikisine eşit derecede düşman olan üç güç arasında cereyan etmiştir. Chiang Kai-Shek, bir yandan Japonların ilerlemesini önlemeye çalışırken diğer yandan da komünistlerin kökünü kazımaya çalışmıştır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Arnavutluk,
Arnavutluk, Güneydoğu Avrupa'da bir ülkedir. Balkan yarımadasının batı bölgesinde uzanan Arnavutluk, kuzeybatıdan Karadağ, kuzeydoğudan Sırbistan ve doğudan Makedonya, güneyden Yunanistan, batıdan Adriyatik Denizi'yle çevrilidir. Doğusunda ve kuzeyinde Yugoslavya, güneydoğusunda Yunanistan, batısında İon ve Adriya denizi bulunur. 42°39'-39°38' kuzey enlemleri ile 19°16'-21°04' doğu boylamları arasında yer alır. Kuzeyden güneye 340 km, doğu-batı doğrultusunda en geniş yeri 155 kilometredir
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karadağ, Güney Sırbistan,
Karadağ (Sırpça: Crna Gora, Црна Гора), dünyanın en yeni bağımsız devletidir. Güneydoğu Avrupa'da yer almaktadır. Doğusunda Arnavutluk ve Kosova, kuzeyinde Sırbistan, batısında Hırvatistan, Bosna-Hersek, güneyinde Adriyatik denizi yer alır. Başkenti, Podgorica'dır (eskiden Titograd). Şimdiki anayasasına göre Karadağ "demokratik, refah ve çevreci bir ülke" olarak tanımlanmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bulgaristan,
Bulgaristan (Bulgarca: България, Bılgariya), Güneydoğu Avrupa'da, Balkan Yarımadası'nda ülke. Batıda Sırbistan ve Makedonya Cumhuriyeti, doğuda Karadeniz, kuzeyde Romanya, güneyde Yunanistan ve Türkiye ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunanistan,
Yunanistan Cumhuriyeti Balkan Yarımadasının güneyinde, kuzeyden Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan, Doğudan Türkiye, güneydoğudan Ege Denizi, güneyden Akdeniz ve batıdan Adriyatik Denizi ile çevrili ülke. Başkenti Atina olan ülkenin nüfusu 10.665.989 kişidir. Resmi dili Yunanca, dini Hıristiyanlık (İslamiyet, Batı Trakya) ve para birimi Euro'dur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mısır, İran'ın üçte ikisi ve Osmanlı Devleti'nin Asya'daki bütün bölgeleri ile Hint Okyanusu ve Hazar Denizi arasında uzanan dağlık ve çöllük bölgeyi kapsamına almaktaydı. (6)

Bu durumda Avrupa'nın ta Romalılardan beri "Doğu" kavramı ile ifade edilen dünya üç ayrı bölgeye ayrılmış bulunuyordu: "Yakındoğu" (Near East), "Ortadoğu" (Middle East) ve "Uzakdoğu" (Far East). Yakındoğu, daha çok Balkanlar ve Osmanlı Devletini, Ortadoğu Hindistan'a yakın Basra Körfezini ve Uzakdoğu da Çin ve Japonya'yı ifade ediyordu.

Birinci Dünya Savaşı'ndan önce ve savaş sırasında Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarını kaybetmesi, Arap Yarımadası'nın belli bölgelerinde İngiliz ve Fransız manda yönetimlerinin kurulması Ortadoğu kavramının sınırlarını Yakındoğu kavramının aleyhine geliştirerek yeni bir kapsama kavuşturmuş oldu. Balkanlar Osmanlı Devleti'nin ve Avrupa için "öteki" olan "Doğu"nun kapsamından çıkınca "Yakındoğu" eski anlamını ve kullanımdaki önemini kaybetmiş oldu. Zira artık Balkanlar, eskisi gibi "öteki"nin sınırları dahilinde değildi ve Avrupa'nın bir parçası olmasa da "Doğu"nun kapsamında bir yer değildi. "Yakındoğu"nun kapsamındaki bölgelerin bir kısmı Avrupa ve Balkanlara dahil olurken bir kısmı da "Ortadoğu" kavramı kapsamına dahil olmuş oluyordu.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Ortadoğu kavramı resmiyet kazanmıştır. İngiltere hükümetinde Sömürgeler Bakanlığı bünyesinde "Middle Eastern Department" adıyla bir idari teşkilatın oluşturulmasıyla söz konusu resmiyet gerçekleşmiş oldu. Nitekim Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nden koparıldıktan sonra İngiliz manda yönetimine verilen ve Milletler Cemiyeti tarafından da onaylanan Filistin, Mavera-i Ürdün ve Irak yönetimleri bu teşkilata bağlanmıştır. Bu arada İngiltere'deki Coğrafi Adlar Daimi Komisyonu (Permenant Commission on Geographical Names) adlı kuruluş, "Yakındoğu"yu sadece Balkanları ifade edecek şekilde yeniden tanımlarken "Ortadoğu" kavramını da Türkiye, Mısır, Arap Yarımadası, Körfez bölgesi, İran ve Irak'ı kapsamına alacak şekilde sınırlarını belirlemiştir. Böylece 20. yüzyılın başlarında İstanbul Boğazı'ndan Hindistan'ın doğu kıyılarına kadar uzanan bölge "Ortadoğu" olarak isimlendirilmiş oldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında Kahire merkezli Middle East Air Command adıyla bir birim oluşturulmuş ve İngiltere'nin bölgedeki mandaları olan Filistin, Mavera-i Ürdün ve Irak'ın yanı sıra Aden ve Malta da buranın kontrolüne verilmiştir. Daha sonra İran ve Eritre de bu komutanlığın kontrol alanına dahil edilmiştir. (7)

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Ortadoğu kavramının kullanımı, özellikle Anglo-Sakson etkisindeki yerlerde hem sivil ve akademik çevrelerde, hem de resmi alanlarda yaygınlaşırken Yakındoğu'nun kullanımı giderek gerilemiştir.

Ortadoğu kavramının kapsamının belirsizliği ve kullananların kapsamı istedikleri gibi geniş veya dar tutmalarına imkan vermesi bu kavramın kullanımını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle kavramın belirsizliğini ortadan kaldırmak için bu kavramla birlikte oluşturulan farklı terkiplerin tercih edildiği dikkat çekmektedir. Bunlardan "Kuzey Afrika ve Ortadoğu" (North Africa and Middle East) kavramı en çok kullanılanıdır. Merkezi Londra'da bulunan Europa Publications Limited'in yayınladığı yıllıklardan birinin adı The Middle East and North Africa'dır. Bu yıllıkta Atlas Okyanusundan Pakistan'a kadar uzanan coğrafi bölgedeki ülkelere yer verilmektedir. Bunun yanında bazı yayınlarda ve kuruluşlarda "Near and Middle East" şeklinde bir kullanıma rastlamak mümkündür. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki National Geographic Society bölge ülkelerini kapsayan haritaya "Yakın Doğu ülkeleri" adını vermektedir. (8) "Ortadoğu" kavramı artık tüm dünyada tercih edilen bir kavramlaştırma olmakla beraber özellikle Asya'da ve uluslararası kuruluşlarda "Güneybatı Asya" (Southwest Asia) teriminin tercih edildiğini de ifade etmemiz gerekir.

Batıdaki üniversitelerin pek çoğunda Middle East Center veya Near East Center adında araştırma merkezleri bulunmaktadır. Bölgesel inceleme ve araştırmaların artış gösterdiği II. Dünya Savaşı'ndan sonra bu merkezlerde bölge ülkeleriyle ilgili sosyal, siyasal, ekonomik, tarihi, kültürel, stratejik, coğrafi ve diğer yönleriyle ilgili incelemeler yapılmaktadır. Söz konusu bu merkezlerin inceleme kapsamına aldıkları ülkeler, aynen kavram gibi bir kesinlik göstermemekte olup birbirinden farklı olabilmektedir. Mesela bazıları Sudan, Libya, Cibuti ve Afganistan'ı Ortadoğu kavramı içerisinde gösterirken bazıları bu ülkeleri kavramın kapsamı dışında tutabilmektedirler.

"Ortadoğu" kavramının sivil ve siyasi alanlardaki yaygın kullanımına rağmen uluslararası kuruluşlarda ve resmi yayın ve çalışmalarda, belirsizliği nedeniyle fazla tercih edilmediği gözlenmektedir. Mesela Birleşmiş Milletler Organizasyonu içinde bu kavram pek tercih edilmemektedir. Bu bölgeye yönelik kuruluşlardan biri United Nationals Relief and Agency for Palestine Refugees in the Near East (UNRWA)'dır ve burada "Ortadoğu" (Middle East) değil "Yakındoğu" (Near East) kavramı kullanılmıştır. Lübnan, Suriye, Ürdün, Batı Şeria ve Gazze'de yaşayan Filistin göçmenlerine sağlık, eğitim ve sosyal alanlarda yardım sağlamak amacıyla kurulmuş olan bu teşkilat 1950 yılından beri hizmet vermektedir.

Birleşmiş Milletler'in bu bölgeye yönelik ikinci kuruluşu Economic and Social Commission for Western Asia-ESCWA (Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu)'dır. 1974 yılında Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nin bölge ülkeleri arasında ilişkileri en geniş şekilde geliştirmek amacıyla kurulmuş olan ESCWA'nın Merkezi Beyrut'ta bulunmaktadır. Komisyonun üyeleri Bahreyn, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Uman, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen'dir. Dikkat edilirse İsrail bir bölge devleti olduğu halde ESCWA'ya dahil edilmemiş sadece bölgedeki Arap ülkeleri üye olarak yer almışlardır.

Birleşmiş Milletlerin "Ortadoğu" kavramını değil, nesnel/objektif bir coğrafi tanımlama olan " Batı Asya" kavramını tercih etmesi bu kuruluşların resmi yayınlarına da yansımıştır. Mesela BM tarafından yayınlanan Demographic Yearbook'larda dünya devletleri objektif coğrafi bölgeler altında toplandığı ve bu çerçevede Ortadoğu'daki ülkelerin de Western Asia (Asie Occidentale) adı altında tasnif edildiği görülmektedir. Bu tür bir kavramlaştırma dünyanın değişik coğrafi yerlerinde bulunan kişiler için geçerli bir kullanım imkanı vermektedir. Buna karşılık sübjektif ve Batı merkezli bir kavramlaştırma olan Ortadoğu veya Yakındoğu kavramları, Avrupa dışındaki kişiler için objektif bir anlam taşımamaktadır. Bununla birlikte BM'nin değişik birimleri ve kuruluşları tarafından kullanılan Western Asia'nın yayınlara yansıyan kapsamı ile ESCWA'dakinin kapsamı aynı olmamaktadır. Sözünü ettiğimiz nüfus yıllıklarında Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Kıbrıs, Bahreyn, Irak, İran, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Uman, Filistin (Gazze Şeridi), Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen Batı Asya (Western Asia) kavramının kapsamında gösterilmektedir. (9) Burada Kafkaslardaki ülkelerin de Western Asia kavramına dahil edilmiş olması dikkat çekicidir.

Bir başka örnek Birleşmiş Milletler'e bağlı bir kuruluş olan UNCTAD'ın istatistiklerinden verilebilir. Bu kuruluşun Handbook of Statistics 2000 (New York-Geneve 2000) adlı resmi yayınında dünya ülkeleri bölgelere bölünürken Western Asia (Batı Asya) kavramı kullanılmakta ve bu bölge kapsamına şu devletler dahil edilmektedir: Bahreyn, Kıbrıs, İran, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Uman, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen.

Dikkat çekici olan Demographic Yearbook'ta Western Asia içerisinde gösterilen Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan'ın bu yayında Orta Asya (Central Asia)'ya dahil edilmiş olmasıdır. (10) Bu örnekten de anlaşılmaktadır ki sadece "Ortadoğu" kavramı için değil, bu bölge için kullanılan Western Asia kavramının kapsamı için de bir belirsizlik mevcuttur. Kavramın kapsamı bir yayından diğerine, bir kuruluştan başkasına göre değişebilmektedir. Bu durumda Western Asia kavramının Ortadoğu ile bütünüyle örtüştüğü ileri sürülemez. Bundan dolayıdır ki Batı Asya ile Ortadoğu'nun farklılığı sebebiyle Ortadoğu için "Güneybatı Asya" (Southwest Asia) kavramı kullanılmaktadır. Böylece Batı Asya içerisinde yer alan Ortadoğu "Güneybatı Asya" kavramı ile objektif olarak tanımlanmış ve sınırlandırılmıştır. Mesela Yakındoğu kapsamında yer alan Kıbrıs'ın çoğu yayınlarda Ortadoğu'nun kapsamına alınmadığı görülmektedir; bunda Ortadoğu'nun sübjektif ve kültürel kullanımının etkili olduğu açıktır.

Bütün bu farklı kullanımlar ve kapsamın değişkenliği dikkate alınmak şartıyla bugün Ortadoğu kavramının dar anlamda Türkiye, İran, Mezopotamya, Arap Yarımadası, Körfez ülkeleri ve Mısır'ı içine alacak şekilde kullanılmakta olduğunu söylemek mümkündür. Bu kavramın kapsamının daha da genişletilerek Libya, Sudan, Eritre, Cibuti ve Afganistan'ı da içerecek şekilde geniş anlamda kullanıldığı; bazı çalışmalarda ise kapsamın daha da genişletilerek Atlas Okyanusundan Mısır'a kadar tüm Kuzey Afrika'yı içine alacak genişlikte kullanılmakta olduğu da görülmektedir. Hatta bazı çalışmalarda Ortadoğu kavramının kapsamına Kafkasların ve Orta Asya'nın da dahil edilerek kapsamın iyice genişletildiği de dikkat çekmektedir.

Bu durumda Ortadoğu için belirsizliğin ve kapsam kargaşasının devam ettiğini söyleyebiliriz. Eğer daha geniş kapsamda kullanılacaksa bu durumda Kuzey Afrika ve Ortadoğu kavramlaştırmasının tercih edilmesinin daha doğru olduğunu düşünmekteyiz. Yine Kafkaslar ile Orta Asya'nın ise her durumda Ortadoğu kavramının kapsam alanı dışında düşünülmesi gerekmektedir. Zira hem Kafkaslar, hem de Orta Asya kavramlaştırması yerleşmiş, kabul görmüş ve sınırları belli bölgelerdir. Bunlar için ayrı bir kavramlaştırma çabasına girmek gereksiz gözükmektedir.

İngilizce bir terkip olan Middle East'ın olduğu gibi tercümeleri zaman içerisinde diğer dillere de yerleşmiş ve benimsenmiştir. Fransızca'da Yakındoğu'nun yerine "Proche Orient" kullanılırken Ortadoğu'nun karşılığında "Moyen Orient" kullanılmaktadır. Arapça'da Ortadoğu yerine kullanılan "eş-Şarku'l-Evsat" İngilizce'deki Middle East'ın kelime kelime çevirisinden ibarettir. Türkçe'de de benzer çevirinin yerleştiği gözlenmektedir. Önceleri "Orta Şark" kullanılırken günümüzde "Ortadoğu" şeklindeki kullanım benimsenmiştir.

Ortadoğu kavramının kapsamı hala müphemliğini korumakla birlikte kullanımı hem ulusal ve uluslararası siyasette, hem bilimsel çalışmalarda, hem de günlük dilde yerleşmiş bulunmaktadır. Bu ad altında araştırma merkezleri, üniversiteler, enstitüler, basın kuruluşları, sanayi tesisleri ve pek çok örgüt tesis edilmiştir.

Doç. Dr. Davut DURSUN

Sakarya Üniversitesi

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

Ortadoğu bölgesi

Ayrıca bkz. Levant, Mezopotamya, Oryantalizm Ortadoğu tarihi

Ortadoğu Resimleri


  • İstanbul, Türkiye

  • Lefkoşe, Kıbrıs

  • Kahire, Mısır

  • Dubai, BAE

  • Bugünkü Orta Doğu'nun siyasi ve ulaşım haritası




Yorumlar - Lütfen konu (Ortadoğu) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.