Padişah

Padişah: İslam devlet hükümdarlarına verilen en yaygın unvanlardan. Bu unvan daha ziyade çok geniş topraklara sahip hükümdarlar için, Osmanlı Devleti'nde ise, hükümdarın örfî sıfatlarını ifade eden başlıca tabir olarak kullanılmıştır.

Padişah: İslam devlet hükümdarlarına verilen en yaygın ünvanlardan. Bu ünvan daha ziyade çok geniş topraklara sahip hükümdarlar için,
İslam, Allah'ın insanlara Hz. Muhammed (sav) aracılığı ile gönderdiği son ilahi dindir. Arapçada seleme (Allah'a tamamen bağlanmak) kökünden gelen İslam sözcüğünün Türkçe anlamı "Allah'a ve onun buyruklarına kayıtsız şartsız inanan" demektir. Bu kelime aynı zamanda, Hz. Muhammed aracılığıyla ilkeleri bildirilen ve Müslüman adı verilen (Arapça İslamlığı kabul eden anlamına, müslim'den) 600 milyon insanı bünyesinde toplamış büyük bir dinin de adıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı Devleti'nde ise, hükümdarın örfi sıfatlarını ifade eden başlıca tabir olarak kullanılmıştır. Padişah unvanı, ilk devir Osmanlı tarihlerinde
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osman Bey ve
Osman Bey (1258 - 1326) Osmanlı Devleti'nin kurucusu. 1258'de, Söğüt'te doğdu. Babası Ertuğrul Gazi, annesi Hayme Hatun'dur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Orhan Bey için kullanıldığı görülür. Ancak bu devirde Kastamonu ve Karaman beyleri için de padişah unvanı kullanılmıştır.

Osmanlı hükümdarları,
Orhan Gazi (1281 - 1360) 1281 yılında doğdu. Babası Osman Gazi, annesi Kayı aşireti'nin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı Mal Hatundu. Orhan Gazi, sarı sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü. Yumuşak huylu, merhametli, fakir halkı seven, ulemaya hürmetli, dindar, adaletli, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi. Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoşlanırdı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Orhan Gazi'den itibaren, İslam bir niteliği olan "sultan" unvanını da kullanmışlardır.
Orhan Gazi (1281 - 1360) 1281 yılında doğdu. Babası Osman Gazi, annesi Kayı aşireti'nin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı Mal Hatundu. Orhan Gazi, sarı sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü. Yumuşak huylu, merhametli, fakir halkı seven, ulemaya hürmetli, dindar, adaletli, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi. Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoşlanırdı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Selçuklularda bir ananeyi devam ettiren ve devletin temelini kuran gazilere izafeten de "sultanü'l- guzal ve'l- mücahidin" (Mücahidlerin ve gazilerin sultani) lakabını erken devirde isimleriyle beraber zikretmişlerdir. Bundan başka her hükümdar gazi olarak anılmıştır.

Selçuklular, Türk-İslam devletlerinin en büyüklerindendir. Oğuzların Üçoklar kolunun, Kınık boyuna mensupturlar. 10. yüzyılın sonu ile 11. yüzyılın başlarında İslamı kabul ettiler. Selçuklular; Çin'den, Batı Anadolu dahil bütün Ortadoğu ülkeleri, Akdeniz sahilleri, Kuzeybatı Afrika, Hicaz ve Yemen'den Rusya içlerine kadar yayılan hakimiyetin, muazzam bir kültür ve medeniyetin temsilcisidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
14. yüzyıl ve
14. yüzyıl olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
15. yüzyıllarda Osmanlılar için daha çok en büyük hükümdar manasında "Hüdavendiğar" kullanıldı.
15. yüzyıl olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
I. Murad'ın unvanlarından olan Hüdavendigar, Osmanlıların
Sultan Birinci Murad 1326'da Bursa'da doğdu. Babası Orhan Gazi, annesi Bizans tekfurlarından birinin kızı olan Nilüfer Hatun'dur (Holofira). Sultan Birinci Murad uzun boylu, değirmi yüzlü ve iri burunluydu. Kalın ve adaleli bir vücuda sahipti. Başına mevlevi sikkesi üzerine testar sarılı bir başlık giyerdi. Çok sade giyinir ve kırmızı zeminli beyaz elbiseden hoşlanırdı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu'daki diğer beyler üzerinde hakimiyet kurmaya başlamalarının bir işareti olarak kabul edilir.

Padişahın
Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
tuğra ve adını taşıyan belgelerin adı yanında mutlaka tek veya çok terkiplerden yapılan sıfatlar bulunurdu. Bunlar: Nisan-i serif-i alisan, Mektub-i meveddet-üslup, Ahidname-i izzet-nümun, Ahidname-i hümayun, Name-i hümayun-i izzet ve saadet-meshun, Name-i hümayun meserret-makrun, Name-i hümayun-i izzet makrun, iltifat-name-i padişahı, Name-i serif, Hatt-i şerif, Name-i saadet-unvan, Hatt-i hümayun, Emr-i padişahı, Emr-i şerif, Hükm-i serif, Emr-i münif-i vacibül ittiba', Tevki-i refi-i hümayun, Ahd-i şerif, Ahd-i hümayun, Ferman-i celilülkadr, Ferman-i hümayun, Ferman-i besaret-unvan.

pâdişâhın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imzâ. Tuğranın Farsçası nişan; Arapçası tevkî’dir. Tuğra, bütün İslâm hükümdârları tarafından kullanıldı ve ferman, berât vesâire ile paralarda, pâdişâhların nişan ve alâmetleri olarak tuğraları çekildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı padişahlarının çok önemli durumlarda yazdıkları namelerde, yabancı hükümdarlara gönderdikleri ahidnamelerde; hakimiyet ve salahiyet sahalarını belirten unvanlar kullanılırdı. Bunlardan,
Osmanlı padişahlarının sıralı listesi. Osmanlı padişahları, Osmanlı hanedanınıdan 36 padişah toplam 623 sene hüküm sürmüştür. İlk önce Bey diye adlandırılan padişahlar, 1383'den itibaren Sultan, 1517 tarihinden sonra da Sultan unvanına ek olarak Halife unvanını da taşımaya başlamışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kanuni Sultan Süleyman'ın
Kanunî Sultan Süleyman Osmanlı Devleti'nin onuncu sultanı ve İslam halifelerinin yetmiş beşincisi. Babası Yavuz Sultan Selim Han, annesi Aişe Hafsa Sultan olup, Kanûnî lakabıyla meşhur oldu. Avrupalılar Büyük Türk ve Muhteşem Süleyman lakaplarını verdiler. Sultan Süleyman Osmanlı hanedanı içinde en uzun süre tahtta kalan padişahtır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1553'de Leh kralına verilen ahidname-i hümayundaki unvan: (Ben ki Sultan-i salatin-i zaman burhan-i havakın-i avan tac-bahs-i husrevan-i cihan zillullahi'1-meliki'l-mennan
1553 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Akdeniz'in ve
Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya'nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz'e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karadeniz'in ve
Karadeniz (Bulgarca: Черно море Çerno more; Rumence: Marea Neagră; Rusça: Чёрное море Çyornoye more; Ukraynaca: Чорне море Çorne more), güneydoğu Avrupa ile Anadolu yarımadası arasında yeralan kuzeyinde Ukrayna, kuzeydoğusunda Rusya, doğuda Abhazya ve Gürcistan; güneyde Türkiye
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve
1. Osmanlı İmparatorluğu'nun Güneydoğu Avrupa'daki topraklarının tümü. 2. Osmanlıların Balkanlar'da kurdukları eyâletin adı. 16.yüzyıla gelindiğinde Rumeli eyâletinin kapsadığı saha günümüz Bulgaristan'ı, güney Sırbistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk, ve Tesalya (orta Yunanistan) bölgelerini içermekteydi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şam ve
Şam Suriye'nin başşehri veya “Dımaşk” şehrinin merkez olarak kabul edildiği Suriye bölgesine verilen ad. Bu bölgenin merkezi olan Dımaşk şehrine “Şam” da denilmektedir. Şehir merkezi Suriye'nin güneybatı kesiminde yer almaktadır. Akdeniz'e uzaklığı 96 km, denizden yüksekliği ise 685 metredir. Şam şehrinin kuzeyinde Kasiyun Dağı, batısında Cebelü'ş-Şarki ve Lübnan Dağları vardır. Doğu ve güney tarafları ise çevredeki ovalara açılmaktadır. El-Gûte Vahasının ortasında yer alan şehre, ortasın
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Halep ve
Halep Suriye'nin en büyük ikinci kentidir. 1999 nüfusu 1.7 milyon olup, günümüzde 3 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir. Halep Arapça'da ve diğer bazı Sami dillerinde taze süt demektir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karaman ve Rum'un ve vilayeti-i Dulkadriye'nin ve Diyarbekir'in ve
Karaman İç Anadolu bölgesinde yer alan bir il. Batı ve kuzeyinde Konya, güneyinde İçel, güneybatısında Antalya illeri ile çevrilidir. 37°35' ve 36°30' kuzey enlemleri ile 34°04' ve 32°30' doğu boylamları arasında yer almaktadır. Trafik kodu 70'tir. Şehrin nüfusu 2009 yılına göre 136.532'dir.1973'te 43.000 olan nüfusu 1990'da 76.525'e, 2000'de 105.384'e, 2007'de 122.809'a çıkmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Azerbaycan ve
Azerbaycan resmî adıyla Azerbaycan Cumhuriyeti (Azericesi: Azərbaycan Respublikası), Güney Kafkasya'da bir devlet. Kuzeyde Rusya, kuzey batıda Gürcistan, güney batıda Ermenistan, güneyde İran ve güney batıda Türkiye (Nahcivan sınırı) ile komşudur. Doğu sınırını Hazar Denizi çizmektedir. Bir kısmı Avrupa ve bir kısmı Asyadadır. Başkenti Bakü'dür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Van'ın ve Budun ve Tamisvar vilayetlerinin ve
Van Doğu Anadolu bölgesinin Yukarı Murad-Van bölümünde yer alan il. İl toprakları 42° 30’ doğu boylamlarıyla 37° 43’ ve 39° 26’ kuzey enlemleri arasında kalır. Kuzeyden Ağrı, batıdan Van Gölü ve Bitlis, güneyden Hakkari ve Şırnak, güneybatıdan Siirt illeriyle, doğudan ise İran sınırıyla çevrilidir. “Doğunun incisi” ismiyle anılan Van ilinde Türkiye’nin en büyük gölü bulunmaktadır. Trafik numarası 65’tir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mısır'ın ve
Mısır< (Arapça: Mısr/Masr, مصر) adıyla bilinen Mısır Arap Cumhuriyeti (Arapça: Gumhûriyet Masr'al Arabiye, جمهورية مصر العربية) Kuzey Afrika'nın en kalabalık ülkesidir. Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir. Mısır, Kuzeydoğu Afrika'da yer alan, Kuzeyden Akdeniz ve doğudan Kızıldeniz'le kuşatılmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mekke'nin ve
Mekke (Arapça: مكة), Arap Yarımadası'nda Hicaz eyaletinin başkenti ve Suudi Arabistan'ın en büyük şehri. İslam dini bu şehri kutsal kabul etmektedir ve 'Şehirlerin Anası' diye nitelemektedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Medine'nin ve
Medine, Suudi Arabistan'ın Mekke kuzeyinde yer alan Mekke'den sonra ikinci büyük şehridir. Eski adı Yesrib'dir. Medine'ye, Medirra, Medirke, Meddiyne, Mezzine de denmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kudüs'ün ve Halilü'r-Rahmanin külliyen diyar-i Arab'ın ve
Kudüs Kudüs (Arapça:Quds-i Şerif, İbranice:Yeruşalayim, İngilizce:Jerusalem) Filistin’de bulunan, Museviler, Hıristiyanlar ve Müslümanlarca kutsal kabul edilen ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu şehir. Çeşitli kaynaklarda Yeruşalayim, Jerusalem, Uruşelim, Yerusalim, Makdis, Beyt-ül-Mukaddes, Beytül-Makdis, İlya ve Eyliya isimleriyle de zikr edilen Kudüs dünyanın eski şehirlerindendir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yemen'in ve Bağdad ve
Yemen Arap Yarımadasının batı ucunda yer alan bir devlet. Batısında Kızıldeniz, kuzeyinde Suudi Arabistan, doğusunda Umman, güneyinde Aden Körfezi ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Basra ve
Basra, (Arapça:البصرة ) Irak'ın güneyinde kent; Irak'ın ikinci büyük şehri ve en önemli limanı. Hamar Gölünün güneydoğu ucunda, Şattül Arap su yolunun batı kıyısında, Basra Körfezi'ne 55, Bağdat'a ise 545 kilometre uzaklıktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Cezayir vilayetlerinin ve dahi nice memleketlerin ki aba-i kiram ve ecdad-i izamim -enarallahü berahinehüm- kuvvet-i kahire ile fetheyledikleri ve cenabı-i celalet-meabim dahi tig-i ates-bar simsir-i zafernigarim ile fetheyledigim nice diyarın sultani ve padişahı hazret-i Sultan Bayezıd oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Şah Han'ım..."

Cezayir (Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti), Kuzey Afrika'da bulunan, Afrika'nın coğrafi açıdan en büyük ülkesidir. Cezayir'in komşuları kuzeydoğuda Tunus, doğuda Libya, güneydoğuda Nijer, güneybatıda Moritanya veMali, batıda Fas ve Batı Sahra'dır. Etnik açıdan bir İslami, Arap ve Berberi ülkesidir. Ülke ismi Arapçada (El Jazair) adalar anlamındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı padişahlarının örfi selahiyetleri, İslam hukukuna muhalif olmamak şartıyla, eski
Osmanlı padişahlarının sıralı listesi. Osmanlı padişahları, Osmanlı hanedanınıdan 36 padişah toplam 623 sene hüküm sürmüştür. İlk önce Bey diye adlandırılan padişahlar, 1383'den itibaren Sultan, 1517 tarihinden sonra da Sultan unvanına ek olarak Halife unvanını da taşımaya başlamışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türk telakkileri ile
Türk kelimesinin aslı "türümek" fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında "türük" ve nihayet hece düşmesiyle "Türk" kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu'da bir kısım göçebeler de yürümekten "yürük" adını almışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Orta Doğu'daki telakkileri birleştirilerek ortaya konulan Osmanlı sentezidir. Kısaca Osmanlı padişahı, Osmanlı tarihinin bir mahsulüdür. Fatih devri tarihçilerinden Dursun Beg, Tarih-i Ebu'l-fetih adli eserinin girişinde, padişahların sahip olması gereken hususiyetleri, selahiyetleri geniş şekilde açıklamaktadır.

Başlığında "Ortadoğu" kavramı bulunan çalışmalara bakıldığında ilk fark edilecek husus, bu kavramın kapsamının birbirinden farklı olduğu ve her bir çalışmaya göre genişleyip daralmış olmasıdır. Bunun içindir ki Ortadoğu ile ilgili bütün çalışmalar öncelikle bu kavramın içeriğinin belirlenmesi ve kapsamına nerelerin alındığının gösterilmesiyle başlamaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İslam Hukukunun tatbiki ve yayılması da, padişahın vazifeleri cümlesindendi. Buna bağlı olarak padişahların hakimiyet sahası, İslam Dini ile sınırlandırılmıştı.

İslam Hukuku (fıkıh), müslüman ferdin, doğumundan ölümüne kadar, hayatının her alanında kendisinden uyması beklenen, tutum ve davranışlarının asgari ve azami sınırlarını belirleyen bir sistemdir. Bu sistem içerisinde ferdin ibadet hayatı yer aldığı gibi, diğer fertlerle ilişkilerini konu içeren sosyal hayatı, devletle ilişkilerini içeren hukuki hayatı da girer
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı Devleti'nin tarihi boyunca İslam Hukuku, devletin bütün icra faaliyetlerini murakabe etmiştir. Yapılacak bütün önemli isler, Seyhü'I-İslam'ın fetvasına dayanılarak icra edilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman vefat ettiğinde devrindeki çeşitli konularda aldığı
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Şeyhülislam Ebu Suud Efendi'nin fetvalarını beraberinde defnedilmesini istemiştir.

Osmanlı padişahlarına diğer imparatorlarda bulunan bazı fevkalade özellikler verilmemiştir. Padişah, ne Japon imparatoru gibi Günesin oğlu, ne de Firavun gibi tanrı idi, sadece Allahü tealanin aciz bir kulu idi. Cuma namazlarından sonra padişaha "Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var!" diye bağıran halk, ona aciz bir kul olduğunu hatırlatırdı. Tarih kitaplarında ve teşkilatla ilgili eserlerde, Padişahlığın Allahü tarafından verilen mesuliyeti büyük bir vazife olduğu belirtilirdi. Bu emanetin, ahaliye iyi muamele, orduya bakim, memleketin muhafazası ve Din-i İslam' a hizmetle korunacağı yazılıdır.

Padişahların gelirleri ise başlıca iki kaynardan gelirdi. İlki yapılan gazalardaki ganimetlerin beste biri idi. Bu gelir harplerin yapılamamaya başladığı devirlerden itibaren kesilmiştir. Diğer önemli gelir kaynağı da kendilerine tahsis edilen haslardan elde edilenlerdi. Bu gelirler saray ve askerin masraflarına ve bayındırlık eserlerine harcedilirdi. Oturdukları saraylar ve eşyaları devlet mali idi. Padişahlar sadece tasarruf hakkına sahiptiler.

Altı yüz seneden fazla Türkler'in ve Müslümanların lideri durumunda olan padişahlık müessesesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla ilga edilmiştir. 23 Nisan 1920'de padişahın yetkilerinin, Büyük Millet Meclisine devredildiği ilan edilmiş, 30 Ekim 1922 ve 2 Kasım 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi kararları ile de padişahlık tamamen ilga edilerek, sadece halifelik Osmanlı ailesinde kalmıştır. 3 Mart 1924 tarihinde "Hilafetin ilgasi ve Hanedan-i Osmani'nin Türkiye Cumhuriyeti memaliki haricine çıkarılmasına dair kanun" ile de halifelik ilga edilerek, Osmanlı hanedanına mensup bütün aile fertleri yurt dışına çıkarılmıştır.

Ayrıca bakınız

Liste - Osmanlı padişahları



Yorumlar - Lütfen konu (Padişah) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.