Sınıf

Bir toplumda aynı görevi yapan statüleri aynı olan, çıkarları tam bir aynılık sergileyen ve aynı durumda bulunan insan öbeklerinden her birini ifade eder. Buna göre aralarında belli bir kültür ve iktisadi çıkar ortaklığı ve bu ortaklığın yarattığı özel ilişkiler bulunan insanların tümü bir sınıf meydana getirir.

Sınıf hakkında ansiklopedik bilgi

Bir toplumda aynı görevi yapan statüleri aynı olan, çıkarları tam bir aynılık sergileyen ve aynı durumda bulunan insan öbeklerinden her birini ifade eder. Buna göre aralarında  belli bir kültür ve iktisadi çıkar ortaklığı ve bu ortaklığın yarattığı özel ilişkiler bulunan insanların tümü bir sınıf meydana getirir.

Marx’ta sınıfın ölçütü ekonomik bir ölçüt olduğundan o sınıfları üretim araçlarıyla ilişki içinde tanımlamıştır. Marksist anlayışa göre başlangıçta toplumda sınıflar bulunmuyordu; sınıflar işbölümüyle ve üretim araçlarının özel mülkiyeti eline geçmesiyle ortaya çıkmıştır. Buna göre toplumsal sınıf, aynı konum çıkar ve statüye sahip insanların bir üretim ve mülkiyet sistemini içindeki yerlerine göre tanımlanan ekonomik sınıfa eşittir.

Buradan da anlaşılacağı üzere sınıf konusundaki teorik gelenek Marx’ın 19.yüzyılda endüstriyel kapitalizmin yeni ortaya çıkan sınıfsal yapısına ilişkin analiziyle başlamıştır. O, bu çerçeve içinde sınıfı, sermaye ve üretim araçlarını özel mülkiyetini temele alarak, ekonomik terim­lerle analiz etmiştir. Buna göre, Marx nüfu­su, bir tarafta üretim araçlarına sahip olan kapitalist sınıf ve emeklerinden başka sata­cak hiçbir şeyi olmayan işçi sınıfı olarak ikiye bölmüştür. O, köylülerle küçük esna­fın meydana getirdiği, bu ikili çerçeveye uymayan grupların da varolduğunu kabul etmiş, fakat onların kapitalizm öncesinden kalıp kapitalist sistemin gelişip olgunlaş­masıyla birlikte, ortadan kalkacağını iddia etmiştir.

Sınıfları ekonomik terimlerle tanımlayan Marx, onları aynı zamanda toplumu değiştirme kapasitesine sahip olan gerçek top­lumsal güçler olarak görmüştür. Kapitalist­lerin olabildiğince çok kazanma ve kar elde etme isteği, ona göre, işçilerin sömürülme­sine ve dolayısıyla yoksullaşmalarına yol açar. Bu durumun işçilerde bir sınıf bilinci yaratacağını; proletaryanın, konumuna iliş­kin öznel bir kavrayıştan yoksun olduğu için, salt ekonomik terimlerle tanımlanmış bir kategori olan kendinde sınıftan, kendisi­ne ve dünyaya ilişkin bilinçli bir kavrayışa sahip olan işçilerden meydana gelmiş bir kendisi için sınıfa doğru dönüşeceğini öne süren Marx, işçilerin kapitalistlere karşı bir sınıf çatışması içine girerek kapitalizmi yıkacağını söylemiştir.

Yine aynı çerçeve ve terminoloji içinde. işçi sınıfı ya da proletaryanın, burjuvazi karşısındaki nesnel sınıfsal durumunun ve kapitalizmin sosyalizme dönüşümündeki ta­rihsel rolünün bilincinde olmasına, yani sı­nıfın öznel boyutuna ise, sınıf bilinci adı ve­rilir. Buna göre, sınıf bilinci, işçi sınıfının, özel mülkiyetle kollektif üretim güçlerine dayanan kapitalist üretim ilişkileriyle ilgili somut tecrübesinin sonucudur. Öte yandan, Marx, işçi sınıfı ya da proletaryanın, çıkarlarının gerçek doğasının nerede yattığını gö­rememesi ve devrimci bir sınıf bilinci oluş­turamaması durumuna ise, yanlış bilinç adını verir.

Yine, Marx, toplumu meydana getiren iki sınıf arasındaki ekonomik çıkar ve siyasi egemenliğe dayalı mücadeleyi sınıf .çatış­ması şeklinde tanımlamıştır. Marx’ın söz konusu anlayışına göre, sınıf mücadelesi ta­rihin itici gücüdür. Örneğin, feodalizmden kapitalizme geçiş, toprak sahibi aristokrasi ile yükselen kapitalist burjuvazi arasındaki çatışmanın sonucu gerçekleşir. Kapitalizmden sosyalizme geçiş ise, burjuvazi ile işçi sınıfı arasında giderek yoğunlaşan kutuplaş­manın ve işçi sınıfının sömürülmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkar.




Yorumlar - Lütfen konu (Sınıf) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.