Sera gazları

Su buharı (H2O), CO2, CH2, N2O ve ozon (O3) ...Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2 KARBONDİOKSİD, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)

Sanayi devriminin başlangıcı olan 1750-1800 yılından bu yana,
Sanayi Devrimi, 18. yüzyılda başlayan ve emeğin verimliliğini olağanüstü artırıp, kitlesel üretime geçişe imkan veren, insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden biridir. Sanayi Devriminin Nedenleri

Düşünsel Nedenler

Sanayi devrimini 16. ve 17. yüzyıldaki dinsel, siyasal, bilimsel ve felsefi düşünceler hazırlamıştır. Protestan Reformasyonu "bugün çok çalışıp yarını düşünmeyi" önemli bir değer olarak yerleştirmiştir. 17. yüzyılda Aydınlanma filozofları bilimsel yöntemi ve rasyonel düşü
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

karbondioksit (CO2),
Karbondioksit Bir karbon, iki oksijen atomunun kovalent bağlarla bağlanmasından meydana gelen bir bileşik. Renk ve kokusu yoktur. Karbon ihtiva eden besin vb. maddelerin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
metan (CH4) ve diazot monoksit (N2O) gibi
Doymuş alifatik hidrokarbonların ilk üyesi. CH4 formülüne sahip olup, oldukça kararlı bir bileşiktir. Tabiî gazın en başta gelen elemanıdır. Tabiî gazda metan oranı % 50 ile % 98 arasında değişir. Fakat genelde yüksek oranlarda bulunur. Meselâ tipik bir tabiî gaz bileşimi % 85 metan, % 9’a kadar etan, % 3 propan ve geriye kalanı da daha yüksek hidrokarbonlarla azot karışımı şeklinde verilebilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu önemli ölçüde artmıştır. Özellikle CO2 280 ppmv’den yaklaşık 370 ppmv’ye,1 CH4 700 ppbv’den yaklaşık 1750 ppbv’ye.2 ve N2O 275 ppbv’den yaklaşık 315 ppbv’ye yükselmiştir. 20. yüzyılın ortalarına kadar mevcut olmayan
Su buharı (H2O), CO2, CH2, N2O ve ozon (O3) ...Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2 KARBONDİOKSİD, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
(CFC) son 50 yıl içinde öylesine hızlı artmıştır ki, sadece doğal sera etkisi bakımından değil, aslında aynı zamanda Atlantik üzerinde aşınmış olan stratosferik ozon tabakası için de bir tehlike oluşturmaktadır. Sera gazlarının birçoğu atmosferde yüzlerce yıl kalıyor ve iklimimizi asırlar boyu etkileyecekler.

Kutuplardaki buzdağları ile ilgili çalışmalar bize, atmosferdeki
Yerçekimi sayesinde tutulan atmosfer, büyük ölçüde gezegenin iç katmanlarından kaynaklanan gazların yanardağ etkinliği ile yüzeye çıkması sonucu oluşmakla birlikte, gezegenin tarihi boyunca dünya dışı kaynaklardan da beslenmiş ve etkilenmiştir. Basınç ve yoğunluk açısından diğer
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
karbondioksit yoğunluk seviyesinin son 420 bin yılın en yüksek seviyesinde olduğunu gösteriyor. Henüz kesin olarak doğrulanmasa da, bu büyük bir olasılıkla son 20 milyon yılın en yüksek seviyesi. Atmosferdeki hızlı karbondioksit artış oranı –%8’i son 20 yılda gerçekleşmek üzere 250 yılda %32– kesinlikle son 20 bin yılın en yüksek oranıdır.

Koruların ve ormanların yok edilmesi özellikle tropikal alanlarda inanılmaz bir hıza ulaşmıştır. Korular ve ormanlar,
Karbondioksit Bir karbon, iki oksijen atomunun kovalent bağlarla bağlanmasından meydana gelen bir bileşik. Renk ve kokusu yoktur. Karbon ihtiva eden besin vb. maddelerin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
fotosentez işlemiyle atmosferden karbondioksiti emerler, dönüştürürler ve atmosferdeki karbondioksitin emilmesi ve yeniden çevrilmesinde en temel aracı oluştururlar. Son yıllarda, her yıl
Fotosentez, klorofil (kromozomlarda) taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne fotosentetik organizmalar denir ve bunların büyük bır çoğunluğunu bitkiler oluştururlar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İsviçre büyüklüğünde bir alanın çölleştiği hesap edilmektedir.

Dünya yüzeyinin insanoğlu tarafından dönüştürülme sürati, nüfussal büyümeye ve ekonomik ve endüstriyel gelişmeye bağlı olarak hızla artmaktadır. Bu da küresel iklim enerji dengesindeki değişiklikleri tetiklemektedir. Bunun da ötesinde, özellikle
İsviçre (Almanca: die Schweiz, Fransızca: la Suisse, İtalyanca: Svizzera ve Romanş: Svizra), resmî adıyla İsviçre Konfederasyonu, Orta Avrupa’da Alp Dağlarında yer alan ve denize kıyısı bulunmayan bir ülke. Kuzeyinde Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya ve doğusunda Avusturya ile Lichtenstein'a komşu olan ve tarihsel olarak bir konfederasyon olan ülke 1848 yılından beri bir federasyondur. Bankacılık ve finans sektörlerinde çok güçlü bir ekonomiye sahip olan İsviçre uzun süredir siyasi ve
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Asya,
Dünyanın en büyük kıtası. Avrupanın doğusunda, Büyük Okyanus'un batısında, Okyanusya'nın kuzeyinde ve Arktik Okyanus'un güneyinde bulunan kıta. Doğuda Pasifik Okyanusu, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, güneyde Hint Okyanusu, batıda Avrupa kıtası ile çevrilidir. Avrupa kıtası ile olan sınırı kesin tespit edilmiş değildir. Eskiden Don Nehri, Asya ile Avrupa arasında sınır olarak kabul edilirdi. Daha sonra Ural Dağları sınır olarak kabul edilmeye başlandı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Güney Amerika ve
Amerika'nın güney yarısını oluşturan kıta. Pasifik Okyanusu'nun doğusunda, Atlantik Okyanusu'nun batısında, Kuzey Amerika'nın güneyinde ve Antarktika'nın kuzeyinde bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kentlerin yayılma ve yoğunlaşma süratinin artması, tarım için toprak kaynaklarının yoğun kullanımı, kara ve deniz kirliliği ve insanoğlunun son yüzyıldaki diğer faaliyetleri, gezegenin güneş enerjisi emme kapasitesini ve güneş radyasyonunu uzaya yansıtma kapasitesini değiştirmiştir.



Sera gazları ikiye ayrılıyor:

1. Doğrudan sera gazları: karbondioksit, metan, nitrotoksit.

a)
Radyasyon, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji emisyonu (yayımı) ya da aktarımıdır. Bilindiği gibi maddenin temel yapısını atomlar meydana getirir. Atom ise, proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdek ile bunun çevresinde dönmekte olan elektronlardan oluşmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karbondioksit: Karbondioksite baktığımızda, küresel ısınma potansiyeli “1” olarak hesaplanmıştır, sıvı, gaz ve katı yakıtlarda, yani yanma sonucunda atmosfere veriliyor. Bunun bir önlemi veya kaçış yöntemi yoktur. Eğer bir yanma meydana geliyorsa, atmosfere karbondioksiti veriyorsunuzdur. Karbondioksit de ana sera gazıdır. Dolayısıyla, dünya sıcaklığının artmasına neden oluyorsunuz. Konutlarda, sanayide, ulaşımda, yani bunun kullanıldığı her yerde karbondioksit atmosfere doğrudan verilebiliyor.

b)
Karbondioksit Bir karbon, iki oksijen atomunun kovalent bağlarla bağlanmasından meydana gelen bir bileşik. Renk ve kokusu yoktur. Karbon ihtiva eden besin vb. maddelerin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Metan: Metana baktığımızda, işte hayvancılık sektöründe önemli bir yer tutmaktadır. Pirinç ekiminde, pirinç tarlalarından kaynaklanıyor ve çöplük alanlarımızda da metan üretimi ana konuları oluşturuyor. Metanın karbondioksite göre 21 kat daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

c)Nitrotoksit: Bir, kimyasal yolla, ikincisi, gübre olarak tarımda kullanma, üçüncüsü ise, yine yanma neticesinde atmosfere verilen kaynak türüdür.

2. Dolaylı sera gazları: Hidroflora karbonlar, terflora karbonlar ve kükürt hegzeflorür.

Hidroflora karbonlar ve terflora karbonların kullanım alanlarına baktığımızda şunu görüyoruz: “CFC”lere alternatif olarak kullanılıyor. CFC’ler, biliyorsunuz, ozan tabakasını incelten maddelerdir. Bu maddelerin kullanımı Montreal Protokolüyle yasaklanmıştır, kontrol altına alınmıştır. Bunlara alternatif olarak kullanılan bu maddeler ozan tabakasını inceltmemekle birlikte küresel ısınmaya neden olduğu için de, iklim değişikliği çerçeve sözleşmesiyle de kontrol altına alınmaktadır. Kullanıldığı alanlar da; çok açık bir şekilde, işte yalıtımda, soğutucu sektörlerde, buzdolaplarında, klimalarda, yangın söndürücülerde, işte köpüklü ambalaj malzemesi olarak, kuru temizlemede ve spreylerde itici gaz olarak kullanıldığı bilinmektedir. Diğer bir kullanım yerleri de, mineral üretiminde bu gazlar da kullanılmaktadır.

((su buharı (H2O), CO2, CH2, N2O ve ozon (O3)))
Doymuş alifatik hidrokarbonların ilk üyesi. CH4 formülüne sahip olup, oldukça kararlı bir bileşiktir. Tabiî gazın en başta gelen elemanıdır. Tabiî gazda metan oranı % 50 ile % 98 arasında değişir. Fakat genelde yüksek oranlarda bulunur. Meselâ tipik bir tabiî gaz bileşimi % 85 metan, % 9’a kadar etan, % 3 propan ve geriye kalanı da daha yüksek hidrokarbonlarla azot karışımı şeklinde verilebilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Sera gazları) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

esra örnek: bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre küresel ısınmanın asıl nedeni sera gazlarıymış. - 3 yıl, 5 ay önce yazıldı.