Türkçe

Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir. Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.

Türkçe
??
</p><p>Dünya üzerinde Türkçe konuşulan ülke ve bölgeler
Resmi büyült

Dünya üzerinde Türkçe konuşulan ülke ve bölgeler
Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte
bkz. Türk Dilleri Ailesi


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri
Altay dilleri, Avrupa'dan, Orta Doğu'ya ve Orta Asya'dan Uzak Doğu'ya kadar uzanan büyük bir coğrafyada konuşulan dilleri kapsayan bir dil ailesidir. Altay kolunda
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Moğolca,
Moğolca Moğolistan resmi dili. Asya kıtasında konuşulan Ural-Altay dil ailesinden bir dil. Köken bakımından Türkçe ile aynı kökten gelmektedir. Hunlar devrinde Türkçe ile birbirinden ayrıldıklar?? bilinmektedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ve Korecedir.
Korece, Kore yarım adasında ve komşu Yanbian özerk bölgesinde (Çin) yaygın olarak kullanılan bir dildir ve hem Kuzey Kore hem de Güney Kore'nin resmi dilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.

Genel değerlendirme

Türkçe,

Bugün tek biçimli bir dil olan modern Japonca eski klasik yazı diliyle modern konuşma dilinin uzlaşması sonucunda ortaya çıktı. Çince telaffuzunun Japonca'nınkine benzemesi yüzünden, önceleri yazı dilinde Çin harfleri kullanıldı ve yazı dili konuşma dilinden farklı bir evrim geçirdi; Çin üslubunun etkisinde kalan bu yazı, daha sonra hece işaretleri (kana) biçiminde sadeleştirildi. Bugün Japonca, düşey sütunlar halinde sağdan sola doğru yazılır ve bu yazı Çin harfleriyle kana'nın bir karış
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye nüfusunun %90'ının anadilidir. Konuşulan diğer diller arasında çeşitli Kafkas ve
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kürtçe diyalektler,
Kürtçe dili Hint-Avrupa dil ailesinin İrani diller kategorisine ait bir dildir. Tahminlere göre dünya çapında 30-40 milyon civarında Kürtçe konuşan insan bulunmakta.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arapça,
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rumca, Ladino ve
Yunanca veya Grekçe, Yunan dilidir. Yunancası Ελληνικά (Elinika) olan bu dil 3000 yıllık bir geçmişi olan Hint-Avrupa dil ailesine ait bir dildir. Antik Yunanca Klasik Yunan uygarlığının dili olarak kullanılmıştır. Modern Yunanca Antik Yunanca'dan oldukça farklı olmakla beraber köken olarak ona dayanır. Yunanca, Yunan alfabesi kullanılarak yazılır. Modern Yunanca dünyada, çoğu Yunanistan'da yaşayan yaklaşık 15 milyon kişinin anadilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ermenice gibi 70 kadar dil ve diyalekt yer alır.
Hint Avrupa dil ailesinden bir dil olup, otuz sekiz harften oluşan alfabesi MS 5. yüzyılın başlarında piskopos Aziz Mesrop Maştotz tarafından bulunmuş olup, Ermenistan’ın resmi dilidir. 19. yüzyılda Ermeni edebiyat dilinin de gelişmesiyle, Doğu (Erivan) ve Batı (İstanbul) lehçeleri arasındaki ayrım iyice ortaya çıkmış, o dönemler Farsça’nın bir dialekti sanılan bu dilin özgün bir Hint - Avrupa dili olduğu da anlaşılmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye Türkçesi, Ural-Altay dil birliğinde yer alan Türk dil topluluğunun zamanla evrime uğramış güneybatı kolunu temsil etmektedir. Bu dilleri konuşan topluluklar
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Orta Asya'dan doğu ve kuzeydoğuya, özellikle de batıya doğru yayılmışlardır. Türkçe çok eski yıllardan beri Orta İranca'nın çok çeşitli dil ve lehçelerini etkilemiş, Kafkaslar ve Anadolu'dan da kimi Hint-Avrupa kökenli dilleri uzaklaştırmıştır.
Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Afganistan, Çin'in bir kısmı (Doğu Türkistan), Rusya ve Pakistan'ın bir kısmından oluşan bölge ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan coğrafi terim.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İslamiyetin kabulu ile Türk dili üzerinde bir yandan
Arapça "selem" kökünden alınmış olan İslam (Arapçası الإسلام,), sözlükte, "itaat etmek, boyun eğmek, teslim olmak, kötülüklerden salim bulunmak, selamete ulaşmak" vb. anlamlara gelen bir mastardır. İslam Hz. Muhammed (s.a.v)'e Allah tarafından vahiyle bildirilen son ve kâmil dinin adıdır. Bu dine uyanlara Müslüman denir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arapça'nın bir yandan Farsça'nın etkileri belirginleşmiştir.
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
19. yüzyılın sonlarından itibaren ise Türk lehçelerine dayanan, Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Kazak Türkçesi gibi çağdaş Türk yazı dilerinin oluşumu sözkonusudur. Türkçe bugün yeryüzünde konuşulan ortalama 4000 dil arasında, en fazla ve en yaygın konuşulan yedinci dildir ve ikiyüz milyonun üzerinde insan tarafından konuşulmaktadır.

19. yüzyıl, miladi takvime göre 1 Ocak 1801 ile 31 Aralık 1900 günleri arasındaki zaman dilimi olarak kabul edilir. 19. yüzyıl olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkler
Türk kelimesinin aslı "türümek" fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında "türük" ve nihayet hece düşmesiyle "Türk" kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu'da bir kısım göçebeler de yürümekten "yürük" adını almışlardır. Türk kelimesi, ayrıca, çeşitli kaynaklarda; "töre sahibi, olgun kimse, güçlü, terk edilmiş, usta demirci ve deniz kıyısında oturan adam" manalarında kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
8. yüzyıldan bu yana birçok yazı dili kullanmakla birlikte en fazla

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Göktürk,
Göktürk, 552-745 yılları arasında orta asya'da hüküm süren türk devleti
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Uygur, Arap ve Latin alfabelerini kullanmışlardır. Cumhuriyetin kurulup, milli birliğin sağlanmasından sonra, özellikle
Uygurlar, orta asya'da bir türk kolu
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1923-
1923 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1928 yılları arasında Türkiye'de en çok alfabe sorunu üzerinde durulmuştur. Yeni Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine eriştirebilmek için Batı kültüründen de yararlanılması gerektiğine inanan cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, bu amaçla 1928 yılında Arap alfabesinin yerine, Türkçe'nin ses düzenine uygun olarak hazırlanan Latin harflerinin kabul edilmesini sağlar.

Dil İnkılabı,
1928 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Atatürk'ün
Atatürk, 1881 yılında Selânik'te doğmuş ve 10 Kasım 1938 tarihinde İstanbul'da vefat etmiş, Türk asker ve devlet adamı. Türk Kurtuluş Savaşı'nın önderi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. Birinci Dünya Savaşı sonrası Anadolu'da başlayan Ulusal Bağımsızlık Mücadelesi'nin askerî, fikrî ve siyasi önderliğini yapmış; modern Türkiye'yi oluşturan devrim ve reformları gerçekleştirmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1932 yılında dili sadeleştirmek amacıyla
1932 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni kurmasıyla sürmüştür. Kuruluşundan bir süre sonra Türk Dil Kurumu adını alan cemiyetin çalışmaları olumlu sonuçlar vermiş, Türk dilinin Arapça, Farsça kelimelerden arındırılıp sadeleşmesi yolunda önemli adımlar atılmıştır.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türk Dil Kurumu bugün,
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1983 yılında kurulan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde, tüzüğü yeniden düzenlenmiş olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkçe'nin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve güzelleştirilmesi bu kurumun görevleri arasındadır. Türk diliyle ilgili olarak günümüze kadar yapılan olumlu çalışmaların en önemli sonucu, 1932 yılından önce yazı dilinde %35-40 civarında olan Türkçe sözcük kullanma oranının, bugün %75-80'lere ulaşmış olmasıdır. Bu olgu
1983 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Atatürk'ün yaptığı Dil İnkılabı'nın halka mal olduğunun en önemli kanıtıdır.

Dünya genelinde konuşanlarının sayısı bakımından Türkçe 5. sıradadır. Yapı bakımından dünya dilleri arasında sondan eklemeli denilen "agglutinant" diller arasında yer alır. Ural-Altay dillerinin en önde gelen örneğidir. Kendine özgü eylem düzeni ve biçim yapısı Hint-Avrupa Dillerinden büyük ölçüde ayrılır. Bilinmeyen zamanlardan günümüze dek temel yapısını koruyarak gelmiştir. Sözgelimi
Atatürk, 1881 yılında Selânik'te doğmuş ve 10 Kasım 1938 tarihinde İstanbul'da vefat etmiş, Türk asker ve devlet adamı. Türk Kurtuluş Savaşı'nın önderi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. Birinci Dünya Savaşı sonrası Anadolu'da başlayan Ulusal Bağımsızlık Mücadelesi'nin askerî, fikrî ve siyasi önderliğini yapmış; modern Türkiye'yi oluşturan devrim ve reformları gerçekleştirmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fransızca veya
Fransızca Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığının etkilediği toplumlar tarafından kullanılan dil.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İngilizce'nin uğradığı özgün yapıyı bozan ağır dış etkiler Türkçe'yi sarsmamıştır. Buna karşılık söz dağarcığı yüzyıllar boyunca karşılaştığı çeşitli dillerden aldığı yabancı sözcüklerle dolmuştur. Kimilerince zenginlik kimilerince de yetersizlik olarak yorumlanan bu durum, aslında hemen hemen bütün dillerin karşılaştığı doğal bir gelişimdir. Sorun, sözcüklerin değil,
İngiltere kökenli bir dil olan İngilizce ABD, Avustralya, Yeni Zelanda, İrlanda, Güney Afrika ve Kanada gibi pek çok ülkede ana dil olarak kullanılıyor. İngilizce 380 milyon kullanıcısı ile dünya üzerinde en çok konuşulan 3. dildir. (Çince ve Hintçe'den sonra)
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
dil bilgisi öğelerinin alıntılanmasıdır. Ancak bu alıntılar Türkçe'nin yapısını zedeleyememiş ve kendi doğal kaynaklarına dönerek gerek duyduğu sözcükleri kendi yapısının imkanlarıyla üretmiştir. Türkçe'de bütün biçim değişiklikleri hiç değişmeden kalan kök üzerine kurulur. Yapım ve çekim ekleri ile durum ve kişi ekleri belli kurallar içinde bu temeli izler. Yüzlerce yapım eki tek bir kökten onlarca yeni sözcük yapmayı sağlar.

Dilbilgisi

Türkçe, diğer Altay dilleri gibi eklemeli, yani sözcüklerin eklerle yapıldığı ve çekildiği, sondan eklemeli bir dildir.

Daha Detaylı Bilgi İçin:
Dil bilgisi, dilleri bütün cepheleriyle konu edinip inceleyen bilimin adıdır. Arapça'da sarf ve nahv ilmi, batı dillerinde ise gramer olarak adlandırılır. Bir dili seslerden cümlelere kadar, ihtiva ettiği bütün dil birliklerini, geniş bir şekilde mana ve vazife olarak inceleyen ilme dilbilgisi
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
geçmişten günümüze Türkçe

Türkçe sözcüklerde,
Türk dilinin en eski izleri Sümer kaynaklarindaki Türkçe sözlerdir. M.Ö. 3100-M.Ö. 1800 yillari arasina ait Sümerce metinlerde 300'den fazla Türkçe söz yer almaktadir. Sümerceyle Türkçedeki ortak sözler ya ortak kökenden gelmektedir ya da alış veriş sonucu...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arapça,
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Almanca vb. dillerde görülen erillik, dişillik (yani cinsiyet ayrımı) özelliği yoktur.

Türkçede sayı sıfatlarından sonra gelen adlar çoğul eki almazlar. Yani üç ağaçlar değil üç ağaç.

Önlük-artlık (kalınlık-incelik) ve düzlük-yuvarlaklık uyumları vardır. İlk uyuma göre bir sözcükteki ünlüler ya hep art veya ön, ikinci uyuma göre de ya hep düz veya yuvarlak olurlar.Yukarı

f, j ve h ünsüzleri Türkçe kökenli sözcüklerde bulunmazlar. (Bir kaç Türkçe sözcükte başka seslerden değişmiş olarak f görülebilir:

öfke < öpke, ufak < ubak vb.)

Türkçe sözcüklerde söz başında bulunabilen ünsüz sayısı sınırlıdır:

b, ç, d, g, k, s, t, v, y.

c ünsüzü, söz başında başka ünsüzlerden değişmiş olarak bir kaç sözcükte bulunur: cibinlik < çıpın vb.

n ünsüzü Türkçe kökenli sözcükler içinde yalnız ne ve türevlerinde bulunur: ne, neden, niçin, nasıl vb.

p ünsüzü de söz başında, bir kaç Türkçe sözcükte b'den değişmiş olarak bulunur: piş- < biş-, parmak < barmak vb.

İlgili başlıklar

  • Almanca kökleri Hiristiyanlık öncesi döneme dayanan, Almanca da Deutsch olarak adlandırılan gelişmiş bir dildir. Hint-Avrupa dillerinin Cermence koluna bağlıdır ve dünyanin yaygın dillerinden birisidir. Avrupa Birligi'nin resmi dillerinden biri ve en cok konusulanıdır. Özellikle Almanya, Avusturya, Lihtenşıtayn, Lüksenburg, İsviçre'nin büyük bölümü, İtalya'nın güney Tyrol bölümü, Belçika'nın dogu kantonları, Polonya ve Romanya'nın bazı bölgeleri ve
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türk Dili
  • Türkiye
  • Türki Cumhuriyetler
  • Türkçe'nin genel özellikler

    Resmî durumu

    Türkçe (Türkiye Türkçesi), Türkiyenin 'nin ve Türkiye Türkleri'nin resmî dilidir. Türkiye'de Türk Dil Kurumu, Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti olarak bağımsız bir organ olarak kurulmuştur. Türk Dil Kurumu dilin sadeleşmesi, türkçeye dair bilimsel araştırmaların yapılması, yabancı kökenli sözcüklerin değiştirilmesi dair çalışmalar yapmaktadır

    Türkiye Türkçesi bugün (Mart 2009) Kosova’da, Prizren, Priştine, Mitroviça, Vuçıtırın, Gilan belediyelerinde resmî statüye sahiptir. Diğer bölgelerdeki resmiyeti ortadan kaldırılmıştır. Makedonya'da da bazı belediyeler düzeyinde resmîdir. ( Gostivar'da Makedon ve Arnavut dilleriyle beraber.)

    Bulgaristan'ın %10 kadarının anadilidir. Bulgar Devlet televizyonunun Türkçe programları vardır. Kırcaali belediyesi ise iki dilde hizmet verir. Deliorman ve Doğu Rumeli'de ise okullarda seçmeli anadil dersidir. Yunanistan'da ise İskeçe ve Gümülcine'de seçmeli anadil dersidir. Dinî işlerde de kullanılmaktadır. Rodos'taki 2,500 kişilik Türk azınlığı ise bu haklardan mahrumdur. Bununla beraber Romanya'da yaşayan 35,000 Türk devletçe resmî olarak tanınmıştır ve parlamentoda 1 milletvekilliği ile temsil edilirler.

    Irak'ta ise Türkmenlerin yoğun olarak yaşadıkları yerlerde Türkçe resmî dildir. Irak Türkmenleri günlük hayatlarında Güney Azericeyi ve Urfa lehçesini kullanırken konuşurken, resmî yazı ve eğitim dili olarak Türkiye Türkçesini kullanmaktadırlar. Dolayısıyla Türkçe, Kerkük, Telafer gibi kentlerde resmî dildir.

    1960'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Avrupa kapılarını büyük ölçüde Türklere açmış ve Türkiye'den Avrupa'ya yoğun bir göç yaşanmıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında Balkanlar'da yaşamaya devam eden Türkler ile birlikte bu insanların sayısı günümüzde neredeyse 6 milyona ulaşmıştır ve büyük bir çoğunluğunun ana dili Türkiye Türkçesidir. Amerika ve Avustralya'da ise yaklaşık 200 bin kişi Türkçe konuşmaktadır.

    Kosova, Bosna Hersek, Yunanistan, Gürcistan gibi ülkelerde anadili Türkçe olmadığı hâlde Türkçeyi bilen insanlar eklendiğinde Türkçeyi bilebilen insan sayısı 75 Milyona çıkmaktadır.

    Tarihsel gelişimi

    Orta Asya'dan Anadolu'ya

    Türkiye Türkçesi, onu kullanan göçer evli ve yerleşik kavimlerin doğuda Japonya'ya, batıda ise Avrupa'ya doğru hareketiyle yayılmıştır. Afganistan ve Batı Çin civarında Moğolca; Rusya, Güney ve Güneydoğu Çin bölgesinde Tunguz; eski Sovyetler Birliğinin batısında Türkiye'ye, güneyde ise İran'a yayılan bir alanda ise Türki diller olarak değişmiştir. Güneyde bulunan başlıca Türki diller Türkçe, Azeri Türkçesi ve Türkmen Türkçesidir. Oğuz boylarının kullandığı Gagavuz lehçeleri ve İran kaynaklı Horasan lehçesi, Türkiye lehçesi ile birlikte bugünkü Türkçe'nin bölümlerini oluşturmaktadır.

    Türk dili Yenisey yazıtları gibi tabletlerden yola çıkılarak 1300 yıl önceye kadar kaynaklanabildiği gibi yazıtlarda kullanılan alfabenin gelişmişliği bu dilin daha eski tarihlere dayandığının en somut delilidir. Bugünkü Moğolistan'da Orhun (veya Orhon) nehri yakınlarında bulunan Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından başka, dönemin tanınmış veziri Tonyukuk'un da kendisi için diktirdiği Ulan Bator kenti yakınlarındaki iki taş, Orhun Yazıtları'nın başlıca örnekleridir.

    Divanü Lügati't-Türk, Türk dilini anlatan ve bu dilin kapasitesini göstermek için yazılan ilk sözlük eseridir ve Kaşgarlı Mahmud tarafından 25 Ocak 1072'de yazılmaya başlanmış ve 10 Şubat 1074'te bitirilmiştir. Bu kitap içinde şu tümce bulunuyor: "Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur". Eser, Türkçe'nin zengin dilbilgisi özelliklerini en çarpıcı biçimde yansıtan bir özelliktedir.

    Türkçe'nin kullanım alanını genişleten bir başka şahıs, Karahanlı Devleti'nin mensubu, ikinci bir Türk ve Türkçe kültür abidesi olan Yusuf Has Hacib’dir. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig adlı eseri ile Türk dil birliğinin diğer önemli yazılı temelini attı. 1069- 1070 yıllarında bu Türkçe eseri tamamladı.

    Ahmed Yesevi 12 yüzyılda Türk dilinde yazdığı " hikmet" adlı şiirleri bir araya getiren Türk tasavvuf edebiyatının bilinen en eski örneklerini içeren kitap ile Türkçe'nin kullanımını etkiledi.

    13. ve 14.yy. yaşamını süren Yunus Emre Türkçe'nin, özellikle "Türkçe şiir dilinin" temel ustası ve abidesi olmuştur. Yunus Emre'nin edebiyat tarihi bakımından, önemli bir yanı da Anadolu'da, "Türkçe şiir dilinin" öncüsü olması ve tasavvuf sorunlarını yalın, kolay anlaşılır bir dille söyleyişi nedeniyledir. Şiirlerinin ölçüsü, Türkçe'nin ses yapısına uygun aruz olmakla birlikte söyleyişi akıcı, sürükleyici bir nitelik taşır. Tasavvufun en güç anlaşılır kavramlarını, Türkçe'nin ses yapısına uygun biçimde dile getirir, şiirinde duygu ve düşünce birliğinden oluşan bir derinlik görülür.

    Hacı Bayram Veli 14/15. yüzyılda Anadolu’da yaşamını süren Türk mutasavvıf ve şair olarak, eserlerini Türkçe olarak yazdı ve Türkçe'nin kullanımını Anadolu’da önemli şekilde etkiledi. Hacı Bayram Veli, Anadolu’da dil ve kültür birliğinin sağlanması için Türkçe eserler yazılmasında Leme’at ve Gülşen-i Raz gibi eserlerin Türkçeleştirilmesinde etkili olmuş, kendisi de halkın anlayacağı dilden, Ahmed Yesevi geleneğine uygun olarak şiirler yazmıştır. Devrinde Arapça ve Farsça eser vermek revaçta iken, Hacı Bayram Veli’nin halk ile ilişki kurabileceği Türkçeyi tercih etmesi belli bir iradeye idrak eder. Bu irade Anadolu’da dil birliğinin sağlanması ve Türk kültürünün hâkim olmasıdır. Türkçecilik akımı müritlerini de etkilemiş, bu sufiler özellikle Türkçe eserler vermişlerdir.

    , Eşrefoğlu Rumi gibi öğrencilerinin " ", " Muhammediye", " " gibi eserleri Anadolu'da yıllarca kolaylıkla okunmuş, halkın elinden düşmemiştir. Ayrıca Akşemsettin, (1389/1390 - 1460), 15. yüzyılın en büyük sufilerinden biridir ve Türkçe ile, (örnek olarak Hayatın Maddesi ve Tıp adında) çeşitli eserler ortaya koymuştur.

  • Altay dil ailesi

  • Türk dilleri

  • Gagavuz Türkçesi

  • Horasan Türkçesi ( İran)

  • Türkiye Türkçesi

  • Azerbaycan Türkçesi

  • Kazak Türkçesi

  • Türkmen Türkçesi

  • Kırgız Türkçesi

  • Özbek Türkçesi

  • Tatar Türkçesi

  • Uygur Türkçesi

    Türkçe ait olduğu Altay Dil Ailesi'nin en çok kişi tarafından kullanılan dilidir. 5500-8500 yıllık bir geçmişi olduğu sanılmaktadır. Genel Türkçe'nin Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Tataristan, Özbekistan, Başkurdistan, Nogay, Kırgızistan, Kazakistan, Yakutistan, Çuvaşistan, gibi bölgeleri vardır.

    Yazılı Türkçe üzerine kaynaklarda (M.Ö. 1766 yılık Çin kroniğinde) ilk kez tutanaklarda tanrı, ordu, kılıç ve kut (mutluluk) sözcükleri bulunmaktadır.

    Moğolca, , Korece ve Japonca ile yakın ilişkisi vardır. Bazı bilim adamları, ilişkinin ödünç alınmış sözcüklerden kaynaklandığını ve temelli olmadığını iddia etmiştir. Son zamanlarda yapılan karşılaştırmalı çalışmalar, bu tezin hatalı olduğunu, Türkçe ve Japoncanın temel ilişkilerinin bulunduğunu kanıtlamıştır.

    Dil Devrimi

    Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslaşma sürecini tamamlayan Türk Devrimi'nin ya da Atatürk devrimlerinin en önemli basamaklarından ilki Cumhuriyet'in kuruluşundan 4 yıl sonra yapılan harf devrimi, ikincisi de Cumhuriyet'in kuruluşundan 9 yıl sonra yapılan Dil Devrimi'dir.

    Dil Devrimi kısaca, Türkçe ile düşünmeyi, Türkçe'nin bütün, bilim, sanat ve teknik kavramları karşılayacak yolda gelişmesini sağlayan eylemdir.

    Dil bilimci Kâmile İmer "Dil Devrimi nedir?" sorusunu şöyle yanıtlıyor:

    Dili daha çok yerli öğelerin egemen olduğu bir kültür dili durumuna getirmek amacıyla yapılan ve devletin desteğini kazanmış olan ulus çapındaki dili geliştirme eylemine "dil devrimi" adı verilmektedir.

    Her insan düşüncesini sözcükler arasında bağ kurarak oluşturduğu tümcelerle aktarır, bu açıdan bakınca Dil Devrimi aynı zamanda düşüncenin yenileşmesidir. "Dil Devrimi'nin gerçekleşmesini sağlayan etkenler, aynı zamanda onun amaçlarını ortaya koymaktadır. Uluslaşma etkeni dili yabancı öğelerden temizleme amacını, öteki de kültür dili durumuna getirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçların olumlu sonuçlar vermesi, ortaya çıkan ürünlerin toplumun malı olmasına bağlıdır. Devletin desteği olmaksızın dilde yapılan devrim, bireysel bir eylem olarak kalır, topluma mal olmaz. Dil Devrimi'nin hazırlık evresindeki çabalar, bunun en güzel örnekleridir. Türk Dil Devrimi'nin hazırlık evresi olarak nitelendirebileceğimiz ve Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemdeki dili temizleme isteği toplumu kapsayamamıştır. Ancak Cumhuriyet'ten sonra, 1932 yılında devletin öncülüğünde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşuyla dilde yapılan yenilikler, ulus çapında bir eylem olarak topluma mal olmaya başlamıştır."

    Türkçe yapı bakımından çok zengin bir dil olmakla beraber, dünya üzerinde de hâlâ çok konuşulan bir dildir. Bu zenginlik her ne kadar içinde yabancı sözcükler bulundursa da, bu durum dilde hiçbir bozukluğa yol açmamıştır. Bunun nedeni de, Osmanlı'nın, zamanında barındırdığı azınlıkların olmasıdır. Çünkü bu nedenle dilde çok fazla yabancı "sözcük alış-verişleri" olmuştur.

    Türkçe'nin öğretildiği ülkeler

    Ülkelerdeki Türk nüfusun yoğunluğuna ve isteme göre ortaöğretim kurumlarında Türkçenin öğretildiği seksen yedi ülke bulunmaktadır. En az bir ortaöğretim kurumunda Türkçenin öğretildiği bu ülkeler sunlardır:

    ABD, Afganistan, Almanya, Angola, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Banglades, Belçika, Benin, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, , Burma, Çad, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator Ginesi, Endonezya, Etyopya, Fas, Fildisi Sahilleri, Filipinler, Fransa, Gabon, Gana, Gine, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, , Japonya, Kamboçya, Kamerun, Kanada, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kosova, Laos, Letonya, Liberya, Litvanya, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Maldiv Adaları, Malezya, Mali, Meksika, Moğolistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Nepal, Nijer, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Papua Yeni Gine, Polonya, Romanya, Rusya, Senegal, Sırbistan, Sri Lanka, Sudan, Suudi Arabistan, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tayvan, Togo, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Ürdün, Vietnam ve Yemen.

    Türkçe Resimleri


    • Türkçe Kelime Varlığı köken tablo görünümü. Mavi: Türkçe sözcükler, diğer renkler: diğer dillerden Türkçeye geçen yabancı sözcükler

    • Atatürk 29 harfli Yeni Türk alfabesi, Sinop. 20.09.1928. (Fransız L'Illustration dergisi)

    • Dünyada Türkçe konuşanların dağılımıKoyu renkle gösterilen ülkelerde Türkiye Türkçesi konuşanların nüfusu en fazladır.

    • Türk yazısını taşıyan en eski belge Kızıl kentinde bulunuyor. Yazılış tarihi 8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.

    • Kosova'da bölgesel dil olan Türkçenin tabelalarda Arnavutça ve Sırpça ile beraber kullanımı




    Yorumlar - Lütfen konu (Türkçe) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.