Türkan Şoray

Türkan Şoray 28 Haziran 1945'de İstanbul’da doğdu. Babası Halit Şoray devlet demir yollarında memur, annesi ev hanımıydı. Maddi imkanların kısıtlı olduğu bir ailede dünyaya geldi.

Türkan ŞorayTürkan Şoray'ın bazı filmlerinin yer aldığı kolaj çalışması
Türkan Şoray 28 Haziran
28 Haziran Gregorian Takvimine göre yılın 179. günüdür. Sonraki sene için 186 (Artık yıllarda 187) gün var
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1945'de
1945 yılında meydana gelen olaylar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstanbul’da doğdu. Babası Halit Şoray devlet demir yollarında memur, annesi ev hanımıydı. Maddi imkanların kısıtlı olduğu bir ailede dünyaya geldi. Öğrenimine Rami Taş mektebinde başladı fakat sürekli mahalle değiştirdiklerinden, eğitimini
İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan şehir, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye'nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1956’da Feriköy ilkokulunda tamamladı.

1956 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1954’te Meliha ve Halit Şoray çifti boşanır. Çocuklar annede kalır. Karagümrük Sarmaşık Sokak’a taşınırlar. Burada ev sahiplerinin kızı
1954 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Emel Yıldız'la tanışır, onun sayesinde de Yeşilçam’a adım atar. Bir gün onunla beraber film setine gider ve böylece ünlü “Yeşilçam Sokağı”na adımını atmış olur. Şoray o dönemde on beş yaşındadır. Emel Yıldız, o sıra “Köyde Bir Kız Sevdim” adlı filmin başrolünde oynayacaktır. Bir gün filmin setine Şoray'ı da götürür. Kenarda bir yerde otururken
Emel Yıldız, (d. 18 Mayıs 1941, Rusçuk, Bulgaristan), oyuncu, köşe yazarı, hayvan hakları savunucusu. Panter Emel lakabıyla anılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türker İnanoğlunun dikkatini çeker. Şoray’la tanıştırılır. İnanoğlu başrol için Türkan Şoray’ın daha uygun olacağına karar verir. Şoray’ın Yeşilçam’a girişi de böylece gerçekleşir.

Bir Yıldızın Doğuşu (1960’lar)



Türkan Şoray bu filmin ardından yeni yeni teklifler almaya başlar. Çevirdiği filmlerle, özelikle magazin basının dikkatini çeker ve ilk kez, dönemin ün yapmış haftalık popüler dergilerinden “Sinema” ya kapak olur (15 Mart 1961, s.18). Ardından Artist, Büyük Gazete ve Ses Dergilerine..

1960 yıllarla birlikte Şoray’ın başarı grafiği de yükseliyordu. Artık yaşamında herşey değişmekteydi ve bu değişiklik sosyal durumdan fiziğine kadar her şeyine yansıyordu. Erkeklerden gördüğü ilgi ve artan seyirci ilgisi ona güven kazandırıyordu. Artık kararsızlıktan kurtulup kadınlığa adım atıyordu. Artık daha şuh biri halini alacaktır. Bu değişimiyle gerek Yeşilçam çevrelerinde gerek seyircisi arasında büyük bir etki gücüne sahip olur.

İlk Önemli Aşama



“Acı Hayat” Türkan Şoray’ın sinema hayatındaki ilk dönüm noktasıdır. “Otobüs Yolcuları” ile bu dönüm noktasının ilk kıpırtılarına veren Şoray “Acı Hayat”la ilk önemli aşamasını da geçer. Bu filmindeki rolü diğerlerine göre daha tutarlı, tip olarak da gerçeğe daha yakındır. Film o güne kadar yapılmış en başarılı, en şiirsel görüntülü bir aşk filmidir.

1963’te çevirdiği bu filmle 1964’te I. Antalya Film Festivalinde en iyi kadın oyuncu ödülünü alır. Ayrıca “Acı Hayat” sinema yazarlar tarafından “yılın filmi” seçilir. Artık izleyicide Şoray imgesi oluşmaya başlamıştır. Senaryo yazarları onun için öyküler oluşturabilir, yönetmenler filmlerini onun üzerine kurabilirler.

Hayatına Yön Veren Adam



1936 yılında Safranbolu'da doğan İnanoğlu, ilkokul eğitimini Safranbolu'da, orta ve lise eğitimini İstanbul'da yaptı. Yüksek öğrenimini Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nda yaparken, 1957 yılında yönetmen yardımcısı olarak sinema ile tanıştı. Ö.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
’nın Şoray’ın hayatında önemli bir rolü vardır. Onu korumuş, hep zirvede kalmasında büyük rol oynamıştır. Eylül 1962’de bir film setinde tanışırlar. Rüçhan Adlı Şoray’dan tam 23 yaş büyüktür. Görmüş–geçirmiş bir insandı. Şoray hep bir babanın şefkatinden ve sevgisinden mahrum büyümüş, bunlara ihtiyaç duymaktadır. Şoray’da bu sevgi ve şefkati Adlı’da bulur ve 20 yılını onunla birlikte geçirir.

İlişkilerinden sonra Şoray giderek süzgün bakışlı şuh bir kadın olmaktan sıyrılıp, yeni kimliğine bürünür ve 1965’lerden başlayarak “Türk sinemasının bir numaralı kadını” olur. Dört büyükler arasında olup ( Fatma Girik,
12 Aralık 1942'de İstanbul Sultanahmet'te dünyaya gelen Türk Sineması'nın ünlü kadın yıldızlarından Fatma Girik, Cağaloğlu Kız Lisesi'nde okurken orta 2. sınıfta okulu bıraktı. Sanatçının annesi Münevver Hanım, babası da Hayri Bey'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hülya Koçyiğit,
Hülya Koçyiğit, (d. 12 Aralık 1947, İstanbul), Türk sinema oyuncusu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Filiz Akın) en çok o tutulmaktadır.

Sultan



Şoray’ın Sultan olmasında ve kanunlarının oluşmasında Adlı’nın büyük payı vardır. Adlı, Şoray’a gönderdiği çiçek buketlerine iliştirdiği kartlarda ya da bıraktığı notlarda ona hep “Sultanım” diye hitap eder. (Canım sultanım, hanım sultan.. gibi) Bunlar daha sonra basında yer alır ve dönemin ünlü gazete ve dergilerinde yayınlanır. Böylece Şoray artık Türk sinemasının da, halkın da “Sultan”ı olmaya başlar.

Adlı’nın onun hayatındaki yeri ve üzerindeki etkisi, özelikle birlikte yaşamaya başladıkları 1963 yılından başlayarak önemini ve ağırlığını artırır. 1966’nın sonlarına doğru ise birbiri ardına Şoray filmleri çevrilir ve aynı haftalarda Beyoğlu sinemalarında vizyona girince durum bir süre için aleyhine gelişir. Aynı haftalarda oynayan Şoray’lı filmler adeta birbirini vurur. Şoray’ın böyle bir hataya kurban gitmesinin nedeni aynı yıl içinde çok sayıda film çevirmesi ve oynadığı filmlerin aynı konuları kapsamasıdır.

Bir süre sonra aleyhine gelişen bu tehlikeli sarsıntıyı güçlükle atlatır ve durumu lehine geliştirip fiyatına zam yapar. Böylece bütün yapımcılar Şoray’ı kara listeye alırlar. Bu karara göre ona film çevirttirmeyecek, mukavele süresi uzatılmayacak, sinema salonlarında da filmleri gösterilmeyecektir. O artık Akün, Acar, Arzu, Duru film....gibi büyük şirketlerin de kara listesindedir. Aleyhine gelişen tüm olaylardan sonra Şoray kendine bir savunma politikası bulur ve yapımcıların karşısına aldığı bazı kararlarla çıkıp, bu kararlardan da taviz vermeyecektir. Böylece Şoray kanunları oluşur.

Şoray Kanunları



1) Türkan Şoray film senaryolarını film çekim tarihinden en az bir ay önce beğenir.

2) Türkan Şoray, Senaryoyu beğenmediği takdirde yeni senaryo verilecektir.

3) Her senaryoda beğendi mutabakatı şarttır.

4) Filmde öpüşme ve açık sahneden olmayacaktır.

5) Filmdeki modern giysiler Türkan Şoray’a tarihsel olanlar ise şirkete aittir.

6) Film çekimi İstanbul dahili olup Türkan Şoray İstanbul dışına çıkamaz.

7) Çalışma saatleri sabah 8 ile akşam 19 arasıdır.

8) Pazar günleri Türkan Şoray çalışmaz.

9) Türkan Şoray adı jenerik, afiş ilan ve sinema fenerlerinde başta ve tek olarak yazılacaktır.

10) Filmin her oynadığı yerde 9. madde uygulanacaktır.

11) Filmlerin seslendirilmesinde Türkan Şoray’ın sesi için kendi mutabakatı şarttır.

12) Şirket filmi kendi hesabına çeker. Eğer başka şirketle ortak ortak yapıma gidilirse Türkan Şoray’ın mutabakatı şarttır.

13) Film renkli ise Türkan Şoray’ın mutabakatı ile çekim günleri uzayabilir.

14) Çekilecek filmin rejisörü ve baş erkek oyuncusu için Türkan Şoray’ın mutabakatı şarttır.

15) Bu şartlara riayet etmeyen film şirketi 100 bin lira ödemeyi taahhüt eder.

16) İhtilaf vukuunda merci mahkemeleri İstanbul mahkemeleridir.

17) Türkan Şoray şirketlerden film başına 60 bin lira alır.

18) Türkan Şoray mecburi gecikmeleri 10 günden fazla beklemez.

Dönemine göre bu oldukça ağır koşullar, 1967’de son halini alıp yazılı bir metne dönüştürülür. Türkan’ın ünlü ve gişe geliri öylesine yüksektir ki, hiçbir firma, yönetmen veya oyuncu ona karşı çıkamaz. Türkan Şoray’la mukavele yapmak için birbirleriyle yeniden yarışa girerler. Bu kanunlarla Rüçhan Adlı, Şoray’ın, Yeşilçam’daki imajını koruma altına alır.

Şoray’ın Sinemamızdaki Yeri



1943 yılında Ankara'da doğan Filiz Akın, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nde bir süre okudu. Sinemaya geçmeden önce bir acentada çalıştı. 1962'de Artist dergisinin düzenlediği yarışmayı kazanarak Yeşilçam’a geçti ve aynı yıl "Akasyalar Açarken" adlı filmini çevirdi. Ardından “Şakayla Karışık” adlı filmde Ajda Pekkan’la başrolü paylaştı. “Kadın Berberi” ve “Kadın Terzisi” filmlerindeki rolleriyle oldukça ünlenen sanatçı, 1964 yılında oynadığı “Yankesici Kız” adlı si
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1960’larda 4 büyükler saltanatı söz konusudur.
1960 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fatma Girik; baştan itibaren dinamik canlı, “acul”, girişken kolay yılmayan, daha erkeksi, yeni yaşama kültürüyle dalga geçen, alt kültüre yakın bir tip,
12 Aralık 1942'de İstanbul Sultanahmet'te dünyaya gelen Türk Sineması'nın ünlü kadın yıldızlarından Fatma Girik, Cağaloğlu Kız Lisesi'nde okurken orta 2. sınıfta okulu bıraktı. Sanatçının annesi Münevver Hanım, babası da Hayri Bey'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Filiz Akın; daha modern, toplumun Batı’ya dönük yüzüydü. O ince sarışın ve kırılgan kişiliğiyle halk kızlarını oynasa da pek inandırıcı olmayacak, daha çok zengin kızlarını, “burjuva güllerini” temsil ederek biraz farklı bir alana geçecekti.
1943 yılında Ankara'da doğan Filiz Akın, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nde bir süre okudu. Sinemaya geçmeden önce bir acentada çalıştı. 1962'de Artist dergisinin düzenlediği yarışmayı kazanarak Yeşilçam’a geçti ve aynı yıl "Akasyalar Açarken" adlı filmini çevirdi. Ardından “Şakayla Karışık” adlı filmde Ajda Pekkan’la başrolü paylaştı. “Kadın Berberi” ve “Kadın Terzisi” filmlerindeki rolleriyle oldukça ünlenen sanatçı, 1964 yılında oynadığı “Yankesici Kız” adlı si
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hülya Koçyiğit, geniş bir canlandırma yelpazesi ve çok farklı kimliklere bürünme yeteneği olan, her sınıfa ait olabilen, kibar evin kızı.

Türkan Şoray ise; güzel, çekici, alımlı bir kadın kişiliği yaratacak ve bunu hem güldürü, hem dramda aynı başarıyla sürdürecekti. Sosyal kökenler itibarıyla bir uçtan öbürüne, bir kutuptan diğerine kolaylıkla gidip gelebilecekti. Türk toplumu, sanatçının halk kızı veya burjuva dilberi tiplemelerini aynı ilgiyle kabul edecekti.

Tip olarak da Türk kadınını yansıtmaktadır. Türk sinemasının en güzel resim veren kadın oyuncusudur. Sinemasal açıdan zengin, seyirciyi çarpan bir görüntüsü vardır. Halkın içinde gelmesi zor şartlarda büyümesi onu halka daha yakın kılacaktır. Türk sinemasında hiçbir kadın oyuncu onun gibi çevresinde yaygın bir etkinliğe sahip olmamıştır. Güzelliği hep abartılıdır ama sıcaklığı da tartışılmaz.

Bu özellikleriyle sinemamızda farklı bir yer açar. Diğer kadın sanatçılara örnek olmuş, uygulamalarıyla da takip edilmiştir. Sinemada en yüksek fiyata sahip oyuncu oluşu, en çok aşık olunan kadın oluşu, kendine has yasaklar koyuşu, her rolün altından başarıyla kalkması, farklı güzelliği, sıcaklığı, bir sultan, bir efsane oluşuyla ve diğer yönleriyle sinemadaki yerini de belirlemiştir.

1970’ler, Şoray, Sinema ve Toplum



Şoray, değişir gözüken bir şeylere karşın, 1970’lerin başlarında da sinema siyasetini hemen hemen aynen sürdürür. Yılda yine 10-12 film yapar. Ünlü yazarların eserlerine el atılır fakat başarılı olunmaz. Sultan Gelin, Cemo gibi yarım başarılar elde edilirken, Vukuat Var, Asiye Nasıl Kurtulur gibi filmler fiyaskoyla sonuçlanır. Ünlü yönetmenlerle (
Hülya Koçyiğit, (d. 12 Aralık 1947, İstanbul), Türk sinema oyuncusu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Atıf Yılmaz,
Atıf Yılmaz (Batıbeki) (1925 - 2006), Türk film yönetmeni, yapımcı ve senarist. Tam ismi Atıf Yılmaz; 9 Aralık 1925'te Mersin'de dünyaya geldi ve 5 Mayıs 2006 akşamı İstanbul'da vefat etti, mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı’ndadır. Yeşilçam'ın nitelik ve nicelik olarak en fazla üreten yönetmenlerindendir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osman Seden,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Halit Refiğ..) çalışmak da pek bir şey değiştirmez.

70’lerin başında yine zirvede gözükmektedir. Fakat o artık daha değişik, daha farklı birşey arama çabasındadır. 1972 yılında mesleki yaşamında yeni bir dönem açılır. Film sayısını ciddi anlamda azaltır. Bu yıla iki filmi damgasını vuracaktır. Biri Cemo’dur. Bu filmin çekimlerinde Şoray attan düşer ve felç olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Olay, filme iyi bir reklam aracı olur. Asıl büyük tepkilere yol açan olay ise bir diğer filmi “Dönüş”tür. Çünkü Şoray’ın yönetmenlik denemesi yaptığı ilk filmdir. Şoray birçok çevrenin eleştirisine maruz kalır. Filmin başarılı olmayacağı düşünülür, fakat beklenenin aksine dikkat çeker ve başarılı olur. Şoray, eleştirmenlerin, sinema uzmanlarının ve de “ciddi basın”ın dikkatini çeker. Film yılın en büyük iş yapan filmi olur. Şoray’a daha önce yüz çevirenler, bu kez onu sahiplenirler. Ayrıca “Dönüş” 1973’te “Moskova Film Festivali”nde özel bir ödül alır. “Azap’ta (1973) ikinci yönetmenlik denemesini gerçekleştirir fakat bu filmde başarılı olamaz.

70’lerin başlarında O hepsi birbirinin aynı, en azından benzeri dram veya komedilerden daha kişilikli, daha gerçekçi filmlere doğru kaymasında, belki yıllardır süre gelen aklı başında, sorumlu ve oldukça poltize bir eleştirinin katkısı olmuştur. Ama temel neden, Türk toplumunun o yıllardaki genel havasıdır. Artık sinema da o uzun yıllar sürdürdüğü pembe rüyadan uyanıyordu. Yönetmenler ilk defa gerçekçi konulara el atmakta, Anadolu bozkırlarında mekan bakmakta, köylü kadınların dramını keşfetmektedirler. Başta Türkan Şoray ve diğer ünlü starlar, gerçekten yaşamış ve yaşayan kadın portreleri çizmeye başlarlar. Konfeksiyon usulü yapılan filmlerin yerini daha gerçekçi konular, daha kapsamlı yaklaşımlar, daha bütüncül çabalar alır. Artık her film ayrı bir proje olup, çok daha dikkatle üzerinde durulacaktır. 76’da 3. Şoray yönetmenliği ürünü olan “Bodrum Hakimi”ni çeker ve yeniden sahnededir. Yerini yeniden sağlamlaştırmıştır. 1977’de en güzel filmlerinden biri olan “Selvi Boylum al Yazmalım” da oynar. Bu filmle Şoray’a en iyi kadın oyuncu ödülü gelir.

1980’ler ve Sonrası Şoray, Toplum ve Sinema



Bu hızlı dönemden sonra Şoray bir süre setlerden uzak kalır. 80’de film yapmaz. 1981’de ise son yönetmenlik ürünü olan “Yılanı Öldürseler” ile geri döner. Bu arada halk sinemaya gitmeyi reddeder. Artık yeni bir kuşak, yeni yönetmenler, yeni bir anlayış doğuyordu. (ve 80’li –90’lı yıllar boyunca Şoray’da bir çok yeni yönetmene destek verdi.) 1980’lerle bağımsız sinemanın önü açılır. 80’lerde sinemamız artık daha aydın, daha incelmiş ürünler, büyük kentin orta sınıflarına dönük hikayeler vermeye başlayan daha özel bir alan olmaya doğru gidecektir.

1983’te şarkıcı ve türkücülerin oynadığı arabesk ağırlıklı filmler Türk Sinemasındaki yerini ne kadar korumaya çalışsa da, kadın dünyalarını sorgulayan “kadın filmleri” öne çıkmaya başlayacaktır.

Değişen koşullar ve yaşanan ekonomik krizler nedeniyle 1980-86 yıllarında ikişer filmle yetinmek zorunda kalan Türkan Şoray 1987’de bu sayıyı dörde çıkarır.

80’li yıllar Şoray’ın hem mesleğinde hem de özel yaşamında önemli değişikliklere sahne olacaktır. Şoray kanunları yıkılacak, oynadığı “Mine” adlı filmiyle “kadın filmleri” akımını da açacaktır. Özel yaşamında ise yirmi yılını feda ettiği Rüçhan Adlı’yı 1983’te terk edecek, aynı yıl sinema ve tiyatro sanatçısı Cihan Ünal ile evlenecektir. 84’te annesini kaybedecek ve bir süre sonra kızı Yağmur dünyaya gelecektir. Şoray Ünal çifti beraber birkaç filmde beraber oynarlar fakat filmler beklenen işi yapmaz. 87’de çift ayrılır. 90’lı yılları da birkaç filmle kapatır Şoray. 94’te babasını, 95’te de büyük aşkı Rüçhan Adlı’yı kaybeder. Bu yıllarda seyircisinin karşısına birkaç dizi filmle gelir. 2000 yılında çevirdiği “İkinci Bahar” adlı dizi ise diğerlerinden çok farklı bir yere sahip olacaktır.Ayrıca Türkan şoray Türkiye eğitiminede katkıda bulunmuştur.1973 yılında yaptırmış olduğu ilköğretim okulu Istanbul'un Hisarüstü semtinde yer almaktadır.

Aldığı Ödüller



Halit Refiğ (5 Mart 1934) Türk sinema yönetmeni. 1934’te İzmir’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Şişli Terakki Lisesinde tamamladı. Robert Kolej Mühendislik Bölümü'nde okudu. Okul bittikten sonra askerliğini yedek subay olarak Kore'de yaptı. Bu sırada amatörce 8mm filmler çekti.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1964

I. Antalya Film Festivali. “Acı Hayat”la “en başarılı kadın oyuncu.” (Altın Portakal)

1964 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1968

5. Antalya Film Festivali: “Vesikalı Yarim”le “en başarılı kadın oyuncu”. (Altın Portakal)

1968 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1969

Ekspress Gazetesi: Halk oyu ile “yılın kadın artisti”

1969 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1971

Ekspress Gazetesi: Halk oyu ile “yılın kadın artisti”.

1971 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1973

5. Adana Film Festivali: “Mahpus”la “en başarılı kadın oyuncu”. (altın Koza)

Moskova Film Şenliği (Rusya): “Dönüş”le “özel ödül”.

Ankara Gazeticiler Cemiyeti: “Yılın Artisti”

Kelebek Gazetesi: Halk oyu ile “yılın kadın sanatçısı”.

Kıbrıs Gazeteciler Cemiyeti: “Yılın Sanatçısı”

Tercüman Gazetesi: Halk oyu ile “en iyi sanatçı”

İzmir Kadınlar Birliği: “Dönüş”le “en iyi kadın oyuncu”.

1973 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1978

Taşkent Film Şenliği: “Selvi Boylum Al Yazmalım”la Uluslarası Aytmatov Kulübü’nün geleneksel ödülü.

1978 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1987

27. Antalya Film Festivali: “Hayallerim, Aşkın ve Sen”deki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu”. (Altın Portkal)

1987 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1990

2. İzmir Film Festiali: “Altın Artemis onur ödülü.”

1990 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1992

8. Bastia Akdeniz Sinemaları Festiali “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu”daki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu”.

1992 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1994

6. Ankara Film Festivali: “Emek ödülü”.

31. Antalya Film Festivali: “Bir Aşk Uğruna”daki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu”. (Altın Portakal)

1994 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1996

15. Uluslararası İstanbul Film Festivali: Sinema onur ödülü

Magazin Gazeticiler Derneği 4. Altın Objektif Ödülü, Onur Ödülü.

1996 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1999

Roma Film Festiali: Büyük Ödül

2. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali: Kadın yönetmen ödülü.

1999 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
2000

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi: Zirvedekiler 2000 ödülü

31. Antalya Film Festivali: “Bir Aşk Uğruna”daki yorumuyla “en iyi kadın oyuncu.” (Altın Portakal)

2000 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
2001

Sakıp Sabancı Türk Kalp Vakfı: “İkinci Bahar” dizisiyle “iyi kalp ödülü”.

2001 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
2001

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi-Tekofaks Panasonic: “İkinci Bahar” dizisindeki rolüyle “2000 yılının başarılı iletişimci ödülü.”

Akademi İstanbul: “Yılın en başarılı sanatçısı ödülü”.

Filmografisi



2001 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1960:
1960 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
, , ,

1961: , , , , , , , , , ,

1962: Acı Hayat, , , , , , , , , , ,

1963: , , , , , , , , , , ,

1964: , , , , , , , , , , , ,

1965: , , , , , , , , , ,

1966: Akşam Güneşi, , , Çalıkuşu, , , , , , , , , ,

1967: , , , , , , , , Sinekli Bakkal,

1968: , , , , , , , , , , Vesikalı Yarim

1969: , , , , , , , , ,

1970: , , , , , , , , , , ,

1971: , , , , , , , , , , ,

1972: , Çile, Dönüş, , , Zulüm

1973: , Azap, , , Güllü Geliyor Güllü, Mahpus, , ,

1974: , , ,

1975:

1976: Bodrum Hakimi, Deprem, Devlerin Aşkı

1977: Baraj, Dila Hanım, Selvi Boylum Al Yazmalım

1978: , , Sultan, Tatlı Nigar

1979: Hazal,

1981: Yılanı Öldürseler

1982: ,

1983: Metres, Seni Seviyorum

1984:

1985: , Körebe

1987: , , ,

1988: Ada

1989:

1990: , ,

1993:

1995:

1997:

2003:

2004:

Diziler



  • 1993 Tatlı Betüş

  • 1996 Bir Aşk Uğruna

  • 2000 Gözlerinde Son Gece

  • 2000 İkinci Bahar

  • 2002 Tatlı Hayat

    Kaynak

    http://lidya.hacettepe.edu.tr/~b0152631/turkansoray.htm 'den faydalanılmıştır.

    Türkan Şoray Resimleri


    • Türkan Şoray'ın bazı filmlerinin yer aldığı kolaj çalışması



    Yorumlar - Lütfen konu (Türkan Şoray) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.