Tehcir Olayı

1878’den itibaren hem Batılı Devletlerin, hem de içeride ve dışarıdaki Ermenilerin yoğun faaliyetleriyle ortaya atılan “Islahat Meselesi”, 1915 Ma­yısından itibaren günümüze kadar yerini yeni bir formüle bırakmıştır: “Er­meni Katliamı”. Birincisiyle “hakları ellerinden alınan, zulmedilen, hor görülen, öldürülen Ermeni” imajı Ermeni ve Batı literatürüne mal edilmek iste­nirken, ikincisiyle de “sürülen, toplu olarak katledilen Ermeni” tablosu özellikle Batı kamuoyuna benimsetilmeye çalışılmaktadır

Tehcir Olayı hakkında ansiklopedik bilgi

1878’den itibaren hem Batılı Devletlerin, hem de içeride ve dışarıdaki Ermenilerin yoğun faaliyetleriyle ortaya atılan “Islahat Meselesi”, 1915 Ma­yısından itibaren günümüze kadar yerini yeni bir formüle bırakmıştır: “Er­meni Katliamı”. Birincisiyle “hakları ellerinden alınan, zulmedilen, hor görülen, öldürülen Ermeni” imajı Ermeni ve Batı literatürüne mal edilmek iste­nirken, ikincisiyle de “sürülen, toplu olarak katledilen Ermeni” tablosu özellikle Batı kamuoyuna benimsetilmeye çalışılmaktadır.

Bu iki efsanenin zihinlerde yer etmesi için bir taraftan Ermeniler, diğer ­taraftan da Anadolu üzerinde emelleri olanlar, ellerine geçen her fırsatta insanüstü gayretler sarf etmişlerdir. Olaylar çarpıtılarak, abartılarak ve çoğu defa da tersine çevrilerek kullanılmaya çalışılmıştır. Böylece sözde “mezalim” olayları gibi “katliam” olayları da bir çığ gibi büyütülerek günü­müze kadar taşınmıştır.

İlmi açıdan, hakkaniyet ve gerçeklilik yönlerinden olaylar incelendiğin­de ilk bakışta fark edilen şudur ki, bazı münferit hadiseler bir tarafa bıra­kılacak olursa, ne Osmanlı Devleti, ne de milleti tarafından hiçbir devirde Ermeniler Türkler tarafından soykırıma tabi tutulmadıkları gibi, hakikatte bu iddia ile katledilenler, yerlerinden, yurtlarından edilenler, bebeğinden, yaşlısına kadar kökü kazınmak istenenler hep Anadolu’daki veya Kafkaslardaki Müslümanlar olmuşlardır.

Belgeler, bulgular ve neşredilenlere tarafsız olarak göz gezdirildiğinde hemen şu gerçek ortaya çıkıyor ki, maktuller, mazlumlar, hemen her defa­sında Türkler olmuştur. Eskiden yeniye doğru gelen Ermeni neşriyatına bakmak bile Ermeni propagandasının mesnetsizliğini, mübalağasını ispat­lamaya kafidir. Savaş sırasında öldürüldüğü klasik Ermeni kaynaklarında 300,000 olarak ifade edilen Ermeni sayısı, bazı yeni kaynaklarda 5’le hatta son zamanlarda l0’la çarpılmak suretiyle 1.500.000 veya 3.000.000 olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Bunlardan sadece birkaçını gözden geçirelim.

Ermenilerin, Patrikhanenin veya konsolosluklardaki Ermeni tercümanların­ haberleriyle beslenen 5 Eylül 1915 tarihli New York Times’ta 1.500.000 Ermeni’nin açlıktan helak olduğu, yine aynı gazetenin 24 Eylül 1915 tarihli nüshasında 500.000 Ermeni’nin helak olduğu ve 7 Ekim 1915 tarihli nüshasında da 800.000 Ermeni’nin imha edildiği ifade edilmiştir.

Yine aynı Ermeni kaynaklarından toplanan ve birbirini nakzeden bilgi­lerle dolu olarak 19l7’de Lavel’de İngilizce ve 70 yıl sonra da Paris’te Fran­sızca olarak bastırılan Mavi Kitap’ın 104. sayfasında öldürülen Ermeni­lerin sayısının 600.000 olduğu, 600.000 Ermeni’nin sağ olabileceği (1916’da) ve 600.000 Ermeni’nin de kendiliklerinden veya zorla İslamiyet’e ihtida ettikleri belirtilirken, 141. sayfasında tehcire tabi tutulan veya öldü­rülen Ermenilerin sayısının en azından 1.000.000 olduğu ifade edilmiştir.

Aynı eserin 541 - 542. sayfalarında ise, 486.000’i Halep, Şam ve Deyr’ez – Zorda, 300.00’i Türkiye’nin diğer vilayetlerinde, 182.800’ü Rus Kafkasya­sında 12. 100’ü Ruslar tarafından işgal edilmiş olan livalarda, 9.000’i İran’ın Salmas bölgesinde ve 150.000’i de İstanbul’da ve İzmir’de tehcir dı­şı kalanlar olmak üzere tehcire tabi tutulan Ermeni sayısının 1.150.000 civarında olduğu ve buna rağmen 450.000 ile 850.000 civarındaki Ermeni­’nin de öldüğünü ileri sürülmüştür.

Ermeni yazar Dr. Sarkissian ise, 1970 yılında ‘Türkiye’de Soykırım” adıyla yayınladığı makalesinde 1915 yılında 500.000 Ermeni’nin katledil­diğini, geri kalanların da sistemli bir şekilde çöllere sürülerek açlığa ve ölü­me terk edildiklerini ve böylece 2.000.000 civarındaki Ermeni’nin yok edildiği­ni öne sürmüştür.

Bir hukuk Doktoru olan Baghdjian ise kendince benimsediği “hukuki bir sonuca” göre 1915 - 1916 yıllarında 1.500.000 Ermeni’nin sürüldüğü­nü, soyulduğunu ve 1.500.000 Ermeni’nin katledildiğini iddia etmiştir.

Nüfus meselesi konunun en önemli unsuru olduğu için bundan ör­nekler verdik. Osmanlı Devletindeki Ermeni nüfusu üzerinde olduğu kadar, göç ettirilenler veya katledildiği iddia edilenler üzerinde verilen Ermeni kaynaklarındaki veya onları politika icabı destekleyen veya destekler görü­nenlerin kaynaklarında verilen sayılardaki bu tutarsızlık, hadiselerin cere­yanında da görülmektedir. Bugün tarafsız olarak olayları inceleyen kay­naklarda zikredilen ve yüz binlercesi hala kullanılmamış olan Arşiv belgele­rinin yanı sıra başka müşahhas deliller, arkeolojik bulgular da vardır. Bu­gün, Erzurum, Kars, Van, Bitlis, Muş’tan, Adıyaman’a, Sivas’a, Kayseri’ye, Ankara’ya kadar uzanan bölgelerde Ermeniler tarafından katledilmiş Türk­lere ait 100’e yakın toplu mezar mevcuttur. Bunlardan açılan ilk beşinde binlerce ceset ve bulgu çıkmıştır



Yorumlar - Lütfen konu (Tehcir Olayı) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.