Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı (2 Aralık 1884 - 1 Kasım 1958), Türk şair ve yazar. 1884 Üsküp'te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te gördü. İstanbul Vefa Lisesi mezunudur. Başlangıçta Sultan II. Abdülhamit yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak Paris'e gitti. Fransa'da siyasal bilgiler okurken hocası Albert Sorrel'in etkisinde kaldı ve düşüncelerinde değişmeler oldu.

Yahya Kemal BeyatlıAşiyan Mezarlığı'ndaki mezarı
</p><p>Yahya Kemal
Resmi büyült

Yahya Kemal

Yahya Kemal Beyatlı ( 2 Aralık
2 Aralık Gregorian Takvimine göre yılın 336. günüdür. Sonraki sene için 29 (Artık yıllarda 30) gün var.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1884 -
1884 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1 Kasım
1 Kasım Gregorian Takvimine göre yılın 305. günüdür. Sonraki sene için 60 (Artık yıllarda 61) gün var.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

1958), yirminci yüzyıl Türk Edebiyatının şâir ve yazarlarından. 1884’te Üsküp’te doğdu. İlk öğrenimini Üsküp’te yaptı. Selânik İdâdîsinde başladığı orta öğrenimini 1902’de geldiği İstanbul Vefâ İdâdîsinde tamamladı. İkinci Sultan Abdülhamîd Han devrinde Jön Türkler cereyânına kapılarak, 1903’te Paris’e kaçtı. Orada Meaux Kolejinde Fransızcasını ilerlettikten sonra Siyâsal Bilgiler Fakültesine girdi. Dokuz yıl kaldığı Paris’ten döndükten sonra Darüşşafaka’da târih ve edebiyat öğretmenliği, Dârülfünun’da çeşitli dersler okuttu. Bu vazifelerini sürdürürken çeşitli gazetelerde “Süleyman Sâdi” mahlasıyla makâleleri çıktı. Türk Ocağındaki konferans ve sohbetleriyle sanat, târih ve milliyetçilik üstündeki yeni fikirlerini aydın çevrelere benimsetti. Şiirlerini ilk defâ Birinci Dünyâ Harbi sıralarında Ziya Gökalp’in çıkardığı Yeni Mecmua’da neşretmeye başladı. Birkaç şiiriyle çok geniş bir şöhret kazandı. Mütâreke yıllarında bâzı gençlerle berâber Dergâh dergisini çıkardı. İki yıl kadar süren bu dergide şiir ve makâleleri yayınlandı. Mütâreke yıllarında ve Anadolu Kurtuluş Mücâdelesi yıllarında bu hareketi destekleyen ve değerlendiren, güçlü ve cesâret dolu yazılarıyla milliyetçi gençliğin lideri durumuna geçti. Ankara’ya geçip Hâkimiyet-i Milliye gazetesine başyazar oldu. Lozan’a giden Türk heyetine müşâvir sıfatıyla katıldı. Lozan’dan döndükten sonra birkaç dönem, Urfa, Yozgat, Tekirdağ ve İstanbul’dan milletvekili seçildi. Varşova, Madrit, Lizbon elçiliklerinde bulundu. Bir yıl Pakistan Büyükelçiliğinde bulunduktan sonra emekliliğini isteyerek, yurda döndü. 1 Kasım 1958’de İstanbul’da vefât etti. Ertesi gün vasiyeti üzerine Rumelihisarı Mezarlığına gömüldü.

Yahya Kemal Beyatlı hayatı

</p><p>
Resmi büyült

Yahya Kemal, 1884 yılında Yenimahalle Üsküp'te dünyaya gelmiştir. Annesinin ismi Zeynep babasının ise Salih Alp'dır. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te; orta öğrenimini
1958 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Selanik ve İstanbul
Selanik Yunanistan'ın ikinci büyük şehridir. Selanik'in nüfusu 800.764 yakındır ve coğrafî koordinatları 40°38′kuzey enlemi ve 22°58′doğu boylamındadır. Önemli turistik ziyaret yerleri Beyaz Kule ve Arkeoloji Müzesi'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Vefa idadilerinde tamamladı.
Vefa Lisesi, 1872 yılında kurulmuş olan; Dedeefendi Caddesi No:5 Şehzadebaşı Eminönü İstanbul adresinde bulunan; 100 kontenjanlı bir kız yurdu, 500 metrekarelik kapalı spor salonu, 400 kişilik konferans salonu ve 70 kişilik sinevizyon salonu, 2 bilgisayar, 1 fizik, 1 kimya, 1 biyoloji olmak üzere toplam 6 laboratuarı, 1 resim atölyesi bulunan bir Anadolu lisesidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1903 yılında
1903 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Paris'e giderek bir yıl bir kolejde Fransızca’sını ilerlettikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. 1912 yılında yurda döndükten sonra dil ve tarih konularında makaleler yayınladı. 1915 yılında Darülfünun (Üniversite) öğretim kadrosuna atandı.
Paris Fransa'nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri'nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve "Işık Şehir" (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kurtuluş Savaşının bitimine doğru (1923) Ankara'ya geçerek
Kurtuluş savaşı diyince ilk akla gelen İstiklal Harbimizdir. Ancak pek çok millet kurtuluş savaşı yapmıştır. Aşağıda bu başlıkları bulabilirsiniz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
başyazar oldu. 1923 yılında Urfadan milletvekili seçildi ve
Detaylı bilgi için bakınız; Şanlıurfa
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1926 yılına kadar bu görevde kaldı. 1926'da
1926 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Varşova,
Varşova, (Lehçe: Warszawa) Polonya'nın başkenti ve yüzölçümü en büyük şehri. Baltık Denizi'ne ve Karpat Dağları'na yaklaşık 350 km uzaklıkta, Vistül nehri kıyısında kuruludur. Varoşlarıyla yaklaşık olarak 2.760.000 olan nüfus kent merkezinde 2004 yılında 1.692.900 olarak tahmin edilmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1929'da
1929 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Madrid elçiliklerine atandı.
İspanya'nın başkenti.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1931'de yurda geri döndü. Tekirdağ ve İstanbul milletvekili olarak
1931 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1935-
1935 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1946 yılları arasında yeniden parlamentoya girdi.
1946 yılında meydana gelen gelişmeler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1949'da
1949 yılında meydana gelen olaylar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Pakistan büyük elçisi iken emekliye ayrıldı. İstanbul'da öldü. Rumelihisarı mezarlığında gömüldü. Spor ve Sergi Sarayı civarındaki parka bir anıtı dikildi (1968).

Sanatçı kişiliği

Kişiliğini Paris’te yazarken ünlü tarihçi Albert Sorel’in derslerinden aldığı tarih zevkiyle, Fransız şairlerinin (Jean Moreas, Baudelaire, Verlaine, vb.) ölçü ve biçim güzelliklerinde buldu. Paris’e gidişi,
Pakistan, (resmi adı Pakistan İslam Cumhuriyeti) Güney Asya'da bir ülkedir. Umman Denizi'ne 1046 km kıyısı vardır. Batısında Afganistan ve İran, kuzeyinde Çin, doğusunda Hindistan vardır. Nüfusunun büyüklüğü bakımından (yaklaşık 173 milyon) dünyada 6.'dır. Başkenti İslamabad, en büyük şehri Karaçi olan ülkenin yüzölçümü 803,940 km²'dir. (37.).
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
II.Abdülhamit baskısından bir kaçış olduğu halde, orada siyasi faaliyetlere katılmayarak sanat çevrelerinde kendini yetiştirdi. Paris öncesi Hamid ve Servet-i fünun şiiri etkisinden kendisini böylelikle kurtardı, klasik divan şiirimizi Batı şiirindeki bütünlük anlayışıyla ele aldı.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Avrupa dönüşü
Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir. Avrupa, Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusundadır ve bir yarımadadır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

’da "bulunmuş sayfalar" başlığıyla yayımladığı gazel ve şarkılarla tanındı (1918). Bu neoklasik şiirler, onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi, sonradan yeni şekiller ve sade dille yazdıklarında da şairin genel olarak Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür. Onda tarih, vatan, millet ve İstanbul sevgisi, hep bu açıdan işlenir. Osmanlı medeniyeti yüzyıllar boyu en yüce eserlerini İstanbul’da yarattığı için, Yahya Kemal’deki İstanbul, Boğaziçi ve Türk musikisi hayranlığına, tabiat güzellikleri yanı sıra, tarih değerleri de girer. Duygu, düşünce ve hayali ustalıkla kaynaştıran şair, pek çoğuna hikaye karakteri verdiği lirik-epik şiirlerinin konularını aşk, tabiat, deniz, ölüm ve sonsuzluktan da alır. İç ahengi her şeyden üstün tutuşu, şiiri "musikiden başka türlü bir musiki" kabul edişi; "Ok" şiiri bir yana, bütün şiirlerini, bu ahengin sağlanmasına daha elverişli gördüğü aruzla yazmasına sebep oldu Yahya Kemal, şiirlerini, makale ve hikayelerini sağlığında kitaplarda toplamamış, eserleri dergilerde, dağınık kalmıştı. Ölümünden sonra dostları ve hayranları tarafından bir Yahya Kemal’i Sevenler Cemiyeti kurulduğu gibi,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstanbul Fetih Cemiyeti’ne bağlı bir de Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi açıldı (1961). Bu Enstitü’nün yayımlamaya başladığı Yahya Kemal Külliyatı’nda şairin ilk üçü şiirlerini, diğerleri makale, deneme ve anılarını derleyen eserleri çıktı...

Eserleri

  • Kendi Gök Kubbemiz(1961)

  • Eski Şiirin Rüzgariyle(1962)

  • Rübailer ve Hayyam Rübailerini Türkçe Söyleyiş (1963)

  • Aziz İstanbul(1964), Eğil Dağlar(1966), Siyasi Hikayeler(1968)

  • Siyasi ve Edebi Portreler(1968)

  • Edebiyata Dair(1971)

  • Çocukluğum,Gençliğim,Siyasi ve Edebi Hatıralarım(1973)

  • Tarih Müsahabeleri(1975)

  • Bitmemiş Şiirler(1976)

  • Mektuplar-makaleler(1977)

    Eserlerinden örnekler

    Rindlerin Akşamı

    Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç;

    Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.

    Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,

    Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.

    Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan

    Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan

    Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.

    Gurûba karşı bu son bahçelerde, keyfince,

    Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül.

    Ya lâle açmalıdır göğsümüzde yâhut gül.

    mefâilün feilâtün mefâilün feilün (fa'lün)

    endülüs'te Raks

    Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...

    Zevk akşamında Endülüs üç def' kırmızı...

    Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.

    İspanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir.

    Yelpâze çevrilir gibi birden dönüşleri,

    İşveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri...

    Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;

    İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.

    Alnında halka halkadır âlşüfte kâkülü,

    Göğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü...

    Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir;

    İspanya varlığıyle bu akşam bu güldedir.

    Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;

    Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...

    Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli...

    Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kerre öpmeli..

    Gözler kamaştıran şala, meftûm eden güle,

    Her kalbi dolduran zile, her sîneden: "Ole!"

    mef'ûlü fâilâtü mefâîlü fâilün

    Yahya Kemal

    </p><p>Yahya Kemal Beyatlı

    Yahya Kemal Beyatlı
    Asıl adı Ahmed Agâh olan Yahya Kemal, 2 Aralık 1884'te Üsküp'te doğmuştur. Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci ile şair Lefkoşçalı Galip'in yeğeni olan Nakiye Hanım'ın oğludur. Yahya Kemal, "islâm tesettürünün en şedîd bir muhitinde doğduğunu, yaşadığını ve öldüğünü" söylediği annesinin okuma-yazma bilmediğini ve "çok kuvvetli mutekid olduğunu" belirtmektedir. Çocukluk yıllarını, sonradan şiirnie de yansıyacak olan Rakofçi Çiftliği'nde geçiren Yahya Kemal, önce, babasının "eti senin kemiği benim" sözleriyle Gani Efendi adlı Hoca'ya teslim ettiği Yeni Mektep'e gitmiş, ancak buradaki öğrenciliği pek başarılı geçmeyince Üsküp'te yeni açılan Mekteb-i Edep'e kaydedilmiştir. Kendisi bu okul değiştirme olayına değinirken, "bu bana müslümanlıktan çıkmak gâvurluğa karışmak gibi bir şey göründü.(...) Yeni Mekteb'den Mekteb-i Edep'e geçişim Şark'tan Avrupa'ya geçişim oldu" demektedir.

    Yahya Kemal daha sonra Üsküp İdadisi'ne girmiş (1892), ailesini Selanik'e nakledince oradaki İdadi'ye girmiş, annesinin ölmesi, babasının yeniden evlenmesi üzerine tekrar Üsküp'te okumak zorunda kalmıştır. 1902'de yatılı olarak Selanik'te okumuş, bir süre tekrar Üsküp'te okuduktan sonra İstanbul'a gönderilmiştir (1902). İstanbul'da Vefa İdadisi'nde okuyan Yahya Kemal, Mühendishane mezunu olan ancak ilerici düşüncelerinden ötürü askerlikten çıkarılan Serezli Zeki Bey'in etkisinde kalarak Jön Türk olmak üzere Paris'e kaçmıştır (1903).

    Şunları yazmaktadır: "Alafranga neslin bir çok çocukları gibi bir Paris sevdasına tutulmuştum. (...) Memleketi zindan, Avrupa'yı nurlu bir âlem gibi görüyordum. İstanbul'un hafiyelik havasından ürkmüştüm. (...) Kendi millî muhitimin cenderesinden kurtulmak, Tevfik Fikret'in şiirinde, Halid Ziyâ'nın nesrinde ve bu iki müteceddidin peşine takılmış gençlerin eserlerinde, Fransızcadan tercüme edilmiş romanlarda gördüğüm âleme atılmak istiyordum".

    İstanbul Fetih Cemiyeti, 1953 yılında Fatih Sultan Mehmed in İstanbulu fethinin 500. yılı şerefine kurulmuş cemiyettir. Cemiyet bünyesinde bir kaç birimi ihtiva eder bunlar Yahya Kemal Enstitüsü ve İstanbul Enstitüsüdür.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Paris'te bir yıl yatılı olarak Meaux Okulu'nda okuyup Fransızcasını ilerleten Yahya Kemal, daha sonra Siyasal Bilgiler Yüksek Okulu'na girmiştir (1904). Bu sırada Ahmed Rıza, Abdullah Cevdet, Samipaşazade Sezai, Prens Sabahattin gibi ileri gelen
    Paris Fransa'nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri'nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve "Işık Şehir" (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Jön Türkler'le ilişki kuran Yahya Kemal,
    Jön Türkler (Genç Türkler) (Fransızca: Jeunes Turcs) Osmanlı Devleti'nde İkinci Meşrutiyetin gelmesinde etkili olan devrimci gruptur. Dönemin şartlarında bu grubun üyeleri özgürlük ve demokrasi yanlısı olan kişiler olarak kabul edilirdi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Abdülhak Şinasi Hisar ve sonradan
    İstanbul'da doğmuştur (1888). Osmanlı İmparatorluğu döneminde yayımlanmış ilk yazın dergilerinden olan Hazine-i Evrak'ı (1881-1882) çıkaran Mahmut Celâlettin oğludur. Tanzimat Edebiyatı'nın iki ünlü şairinin (Şinasi ve Abdülhak Hamit) adları verilmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türkiye Komünist Partisi'nin lideri olan
    TKP (Türkiye Komünist Partisi)'nin örgütsel tarihi, 1978 yılında Türkiye İşçi Partisi'nde (TİP)yaşanan ayrışma sonrasında ortaya çıkan Sosyalist İktidar grubu ile başlar. Bir dönem boyunca, ilk sayısı 1986 yılında basılan ve bugün partinin teorik organı olarak varlığını sürdüren Gelenek dergisinin adıyla anılan hareketimiz, 6 Kasım 1992'de Sosyalist Türkiye Partisi'ni (STP) kurdu.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Şefik Hüsnü ile dost olmuş, 1912 yılında İstanbul'a dönmüştür. Dokuz yıl kaldığı Paris'ten İstanbul'a dönüşü talihsiz bir savaş gününe rasgelmektedir: "İtalya'nın Trablusgarp'u istilâsı münâsebetiyle Boğazlar kapalıydılar".

    İstanbul'a dönen
    Dr. Şefik Hüsnü (Deymer) (1887, Selanik - 1959, Manisa), Türk tıp doktoru ve siyasetçiydi.


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    Darüşşafaka'da edebiyat ve tarih öğretmenliği yapan (1913) Yahya Kemal, Medretü'l-Vaazin'de de uygarlık tarihi dersleri vermiştir (1914). Daha sonra Darülfünun'da uygarlık tarihi, batı edebiyatı tarihi ve Türk edebiyatı tarihi derslerinde "müderris" olarak görev almış (1916-1919), Mütareke'den sonra Ati, İleri, Tevhid-Efkâr Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde ve arkadaşlarıyla çıkardığı Dergâh dergisinde Millî Mücadele'yi destekleyen yazılar yazmıştır. Barış antlaşması için Lozan'a giden heyette danışman olarak yer almış (1922), daha sonra Urfa milletvekili olmuştur (1923).

    Dârüşşafaka İstanbul’da öksüz ve yetim çocukların eğitimini sağlamak maksadıyla açılan ilk parasız yatılı okul.1865 senesinde, Müslüman fakir çocukların öğrenim imkânına kavuşmaları için, “Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslâmiyye” adında bir cemiyet kuruldu. Cemiyeti kuranların başında, Maliye Nâzırı Yusuf Ziya Paşa, Gâzi Ahmed Muhtar Paşa, Vidinli Mareşal Tevfik Paşa geliyordu.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Cumhuriyet'in ilanından sonra

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Varşova (1926) ve
    Varşova, (Lehçe: Warszawa) Polonya'nın başkenti ve yüzölçümü en büyük şehri. Baltık Denizi'ne ve Karpat Dağları'na yaklaşık 350 km uzaklıkta, Vistül nehri kıyısında kuruludur. Varoşlarıyla yaklaşık olarak 2.760.000 olan nüfus kent merkezinde 2004 yılında 1.692.900 olarak tahmin edilmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Madrid'te (1929) orta elçi olarak görev yapan Yahya Kemal, Madrit'teyken Lizbon elçiliğini de yürütmüştür (1931). Daha sonra Yozgat (1934-35), Tekirdağ (1935-1943), ve İstanbul (1943-1946) milletvekili seçilmiş halkevleri sanat danışmanlığı yapmış ve Pakistan Büyükelçisi iken emekli olmuştur (1949).

    Yahya Kemal hiç evlenmemiş, ömrünün son yıllarını Park Otel'de geçirmiştir. Tutulduğu müzmin bağırsak kanamasının tedavisi için Paris'e gitmiştir (1957), ancak iyileşememiş ve bir yıl sonra aynı hastalıktan kaldırıldığı Cerrahpaşa Hastanesi'nde ölmüştür (1958). Ölümünden sonra İstanbul'da Yahya Kemal'i Sevenler Derneği ile Yahya Kemal Enstitüsü kurulmuş, bir Yahya Kemal Müzesi açılmıştır. Beşiktaş'taki Barbaros Serencebey Parkı'na heykeli dikilmiştir.

    Yazın Yaşamı

    Daha

    İspanya'nın başkenti.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    'nde "Esrâr" takma adıyla şiirler söyleyen Yahya Kemal , "şiire bir aşkla başladım" demekte, ilk şiirini mahallelerinde oturan Redife adındaki genç kız için "türkü güftesi olarak" yazdığını belirtmektedir. İlk yayımlanan şiirinin, hiç görmediği İstanbul'u "tasvir eden" "Hâtıra" adlı ve "mübtedi gençlerin pek bilmediği muzâri vezni ile yazılmış bir manzume olduğun" belirten Yahya Kemal, bu ilk ürününün İstanbul'da yayımlanan Terakkî mecmuasında çıktığını bildirmektedir. İstanbul'a geldikten sonra Tevfik Fikret'in, Cenap Şahabettin'in şiirlerini tanıyan Yahya Kemal, Servet-i Fünun şiirinin etkilerini taşıyan gençlik şiirlerini Ağâh Kemal imzasıyla İrtika, Mâlumat dergilerinde yayımlamıştır. Bu yıllarda, akrabalarından Abdurrahmanpaşazade İbrahim Bey'in evinde Hacı Arif Bey yönetiminde yapılan icra fasıllarını izleyerek Türk müziğini yakından tanımış, klasik bestecilerimizi derinden anlayıp sevmiştir.

    Paris'te bulunduğu yıllarda Fransız sembolistlerinin yapıtlarına yakınlık duyan yahya Kemal, şunları yazmaktadır: "Gerçi Hugo'yu iyi anlıyordum, gerçi Gautier'yi ve De Banville'i iyi anlıyordum, gerçi Baudelaire ve Verlaine'i sıtmalı bir ibtilâ ile seviyordum, gerçi şahsî şairliğin en son nümuneleri olan Maeterlinck, Verhaeren gibi şiirleri yakından biliyordum, lâkin zevkim, bütün bu şairlere nisbetle çok geri sayılan Jose Maria de Heredia'nın şiiri üzerinde durmuştu".

    Yahya Kemal Heredia aracılığıyla, sonraki yıllarda şiir anlayışını kökten değiştirmesine yol açacak Latin ve Yunan şiirini tanımış, Heredia'nın sonnet'lerinde "şiirin asıl madenine eliyle dokunduğu" duygusuna kapılmıştır. Paris'te Yahya Kemal'i derinden etkileyen ve tarih görüşünün oluşmasını sağlayan ikinci kişilik Albert Sorel olmuştur.

    Bu iki etkiyle Türkiye'ye dönen Yahya Kemal, 1918'de Yeni Mecmua'da yayımladğı şiirleriyle büyük ilgi uyandırmış, daha sonra Edebî Mecmua, Şair, Büyük Mecmua, Şair Nedim, Yarın, İnci ve kendi kurduğu Dergâh dergilerinde yer alan yapıtlarıyla kendisini bir yol açıcı olarak kabul ettirmiştir. Bir anlamda modern Türk şiirinin başlatıcısı sayılan Yahya Kemal, "Hayal Şehir" adlı şiiriyle İnönü Sanat Armağanı'nı kazanmıştır (1948).

    Yahya Kemal'in yapıtları ölümünden sonra, sağlığında kendisinin tasarladığı başlıklar altında yayımlanmıştır.

    Yapıtları

    Şiir:

    Kendi Gökkubbemiz (1961),

    Eski Şiirin Rüzgârıyle (1962),

    Rubâîler-Hayyam'ın Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş (1963),

    Bitmemiş Şiirler (1976),

    Düz Yazılar :

    Aziz İstanbul (1964),

    Eğil Dağlar (1966- Millî Mücadele yazıları),

    Siyasî Hikâyeler (1968),

    Siyasî ve Edebî Portreler (1968),

    Edebiyata Dair (1971), Çocukluğum,

    Gençliğim, Siyasî ve Edebî Hatıralarım (1973),

    Tarih Musahabeleri (1975),

    Mektuplar ve Makaleler (1977).

    Yahya Kemal Beyatlı Resimleri


    • Aşiyan Mezarlığı'ndaki mezarı



    Yorumlar - Lütfen konu (Yahya Kemal Beyatlı) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.