Yazım kuralları

YAZIM (İMLA)Büyük Harfler Nerede Kullanılır? Cümle Başında Mısra (dize) Başında Özel Adların Başlarında Ses Uyumu Nedir? Ek Fiil İle Sözü Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılan Birleşik Sözcükler Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler Özel Adlar nasıl Yazılmalı? Sayılar Nasıl Yazılmalı? İkilemeler Nasıl Yazılır? Kesme İşareti Nerelerde Kullanılır? Şapka (Düzeltme) İşareti Nerede Kullanılır? KısaltmalarBüyük Harfler Nerede Kullanılır? Cümle Başında Mısra (dize) Başında Özel Adların Başlarında Cümle BaşındaG

Yazım kuralları hakkında ansiklopedik bilgi

YAZIM (İMLA)

Büyük Harfler Nerede Kullanılır?

Cümle Başında

Mısra (dize) Başında

Özel Adların Başlarında

Ses Uyumu Nedir?

Ek Fiil

İle Sözü

Birleşik Sözcükler

Bitişik Yazılan Birleşik Sözcükler

Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler

Özel Adlar nasıl Yazılmalı?

Sayılar Nasıl Yazılmalı?

İkilemeler Nasıl Yazılır?

Kesme İşareti Nerelerde Kullanılır?

Şapka (Düzeltme) İşareti Nerede Kullanılır?

Kısaltmalar

Büyük Harfler Nerede Kullanılır?

Cümle Başında

Mısra (dize) Başında

Özel Adların Başlarında

Cümle Başında

Gülme komşuna gelir başına.

İlk ve orta dereceli okullar açıldı.

· Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen sözcük büyük harfle başlamaz: 1985 yılında üniversiteden mezun oldu.

· Cümle içindeki aktarma ve alıntılar büyük harfle başlar: Atatürk, gençliğe seslenirken "Ey Türk istikbâlinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!" diyor.

· Tırnak içindeki söz, tam bir cümle değilse veya cümlenin tamamı alınmamışsa sözcük büyük harfle başlamaz: Nebi'nin "...var içinde" redifli gazeli Divan'ında uyuyor. (Yahya Kemal Beyatlı, Edebiyata Dair)

· İki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz: Bundan uzun yıllar önce -yaklaşık kırk yıl- her şey çok başkaydı.

· İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar: Bir yılda dört mevsim vardır: İlkbahar, yaz, sonbahar, kış.

· İki noktadan sonra cümle değil de örnekler sıralanırsa sözcük küçük harfle başlar: Bazı örneklerde -sız eki kalıplaşmıştır: deniz, hırsız, ıssız, öksüz.

Mısra (Dize) Başında

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

(Mehmet Âkif Ersoy)

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.

(Yahya Kemal Beyatlı)

Özel Adların Başında

· Kişi ad ve soyadları büyük harfle başlar: Mustafa Kemal Atatürk, Barış Manço, Yunus Emre, Ahmet Bilge, Shakespeare, Wolfgang von Goethe, Victor Hugo.

· Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar ve meslek adları da büyük harfle başlar: Sayın Kemal Eraslan, Orhan Bey, Fatma Hanım, Prof. Dr. Umay Günay, Doktor Yaşar Anlar, Mareşal Fevzi Çakmak, Fatih Sultan Mehmet, Genç Osman, Aslan Yürekli Richard, Deli Petro.

· Akrabalık adları bildiren sözcükler büyük harfle başlamaz: Fahriye abla, Ayşe teyze, Osman enişte.

Akrabalık adları lâkâp yerine geçerse büyük harfle başlar: Nene Hatun, Hala Sultan, Dayı Kemal.

· Resmi yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren sözcükler de büyük harfle başlar: Sayın Bakan, Sayın Müdür, Sayın Kaymakam.

· Mektuplarda ve resmi yazışmalarda hitapların ilk sözcüğü de büyük harfle başlar: Sevgili arkadaşım, Canım kardeşim, Değerli dostum.

· Hayvanlar takılmış isimler büyük harfle başlar: Düldül, Sarıkız, Minnoş, Nazlı.

· Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, İngiliz, Japon, Kazak, Türkmen, Karakeçili

· Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, Almanca, Rusça, Kazakça, Özbekçe.

· Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Federal Almanya

· Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını anlatan sözler büyük harfle başlar: Müslüman/Müslümanlık, Hıristiyan/Hıristiyanlık, Budist/Budizm, Hanefî/Hanefîlik, Katolik/Katoliklik.

· Din ve mitoloji kavramlarını karşılayan özel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Kibele.

Tanrı sözcüğü özel ad olarak kullanılmadığı zaman küçük harfle başlar: Eski Yunan tanrıları.

Dini kavramlar küçük harfle başlar: cennet, cehennem, uçmak, sırat köprüsü, gayya kuyusu.

· Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar: Merkür, Venüs, Dünya, Halley, Ay.

Dünya, güneş, ay sözcükleri terim olarak kullanıldığında büyük harfle başlar.

· Yer adları (ülke, il, ilçe, bölge, köy, semt, cadde, sokak vb.) büyük harfle başlar: Asya, Avrupa; Türkiye, Almanya; İç Anadolu, Marmara; Ankara, Konya, Bağdat, Moskova; Ürgüp, Söke; Akçaköy; Bahçelievler, Ümitköy; Atatürk Bulvarı; Necatibey Caddesi, İlkadım Sokağı.

· Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak isimleri büyük harfle başlar: Yıldız Mahallesi, Yunus Emre Mahallesi, Karaköy Meydanı, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, İnkılâp Sokağı.

· Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün sözcükleri büyük harfle başlar: Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Çankaya Köşkü, Horozlu Han, Ankara Kalesi, Alanya Kalesi, Galata Köprüsü, Beyazıt Kulesi, Bilge Kağan Anıtı.

· Kurum, kuruluş ve kurul adları büyük harfle başlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Dil Kurumu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Devlet Malzeme Ofisi, Milli Kütüphane, Çocuk Esirgeme Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği, Çankaya Lisesi, Türk Ocağı, Yeşilay Derneği, Emek İnşaat, Bakanlar Kurulu, Yüksek Öğretim Kurulu.

Kurum, merkez, bakanlık, ünivesite, fakülte, bölüm vb. kuruluş bildiren sözcükler, belli bir kurum kastedildiği zaman büyük harfle başlar:

Bu yıl Meclis, yeni döneme erken başlayacak.

Son günlerde Bölümümüz yoğun bir çalışma içinde.

· Kitap, dergi, gazete , tablo, heykel ve hukukla ilgili kanun, tüzük , yönetmelik, yönerge, genelge adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Babür Divanı, Türk Dili Tarihi, Rusça-Türkçe Sözlük, Türkbilig, Cosmopolitan, Hürriyet, Yeni Binyıl, Uyuyan Güzel (tablo), Düşünen Adam (heykel), Medenî Kanun, Borçlar Hukuku (kanun), Atatürk Uluslar Arası Barış Ödülü Tüzüğü, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği.

Ancak,

Özel ada dahil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz: Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Ayçiçekleri tablosu.

Kitap adlarında ve başlıklarda, arada ve sonda bulunan ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır: Leylâ ile Mecnun, Turfanda mı, Turfa mı?, Diyorlar ki, Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe, Ben de Yazdım.

Ses Uyumu Nedir?

Ek fiil nedir?

İle sözü

Dilimizde bir sözcük içindeki seslerin önlük-artlık (incelik-kalınlık) düzlük-yuvarlaklık ve ötümlülük-ötümsüzlük bakımından bir birine uymasına ses uyumu denir.

Temelde iki farklı ses uyumundan söz etmek gerekir. Ünlü uyumu ve ünsüz uyumu.

Ünlü uyumundan asıl ve yaygın olanı büyük ünlü uyumu olarak da adlandırılan önlük-artlık uyumudur. Bu uyumun kuralı, bir sözcüğün ilk hecesi ön ünlüyle başlamışsa bunu takip eden hecelerinde ön ünlülü olması; art ünlü ile başlamışsa da art ünlülü olması gerekmektedir. Örneğin: akşam, okul, başlayacak, gece, pire, gelecek.

Küçük ünlü uyumu olarak da bilinen düzlük yuvarlaklık uyumu ise dilimizin daha geç dönemlerde kuralı belirlenmiş ve daha az yaygın olan ünlü uyumudur. Bu uyumda esas olan düz ünlü ile başlayan bir sözcüğün diğer hecelerinin de düz ünlülü , yuvarlak ünlü ile başlayan bir sözcüğün ise takip eden hecelerinde ancak ya düz-geniş ya da dar-yuvarlak bir ünlünün yer almasıdır. Yani; a, ı, e, i ünlülerinden sonra yine aynı ünlülerden biri; o, u, ö, ü ünlülerinden sonra ise ya a, e, veya u, ü ünlülerinden birinin gelmesidir. Örneğin: yukarı, konuşmak, güleç, ödev.

Her iki ünlü uyumu da Türkçe kökenli sözcükler için geçerlidir. Alıntı sözcükler kendi ünlü niteliklerini koruyabilirler.

Her iki ünlü uyumunun da istisnaları vardır. Örneğin, zaman içinde ses değişmelerine uğrayarak uyum dışına çıkmış görünen hangi, hani, kardeş vb. sözcükler önlük-artlık uyumuna aykırı görünmekle birlikte Türkçe'dir. Avuç, kabuk, savurmak, yağmur, yağmur vb. sözcükler de düzlük-yuvarlaklık uyumunu reddetmekle Türkçe kökenli sözcüklerdir.

Ayrıca -daş/-taş, -gil, ken, ki, -leyin, (-I) mtrak, ekleri önlük artlık, -iyor eki ise hem önlük-artlık, hem de düzlük-yuvarlaklık uyumunu reddetmektedir: dindaş, amcamgil, yaparken, sabahki, akşamleyin, mavimtrak, geliyor.

Her iki ünlü uyumunun kurallarını da göz önünde bulundurarak bir sözcükte yer alabilecek düzenini söyle gösterebiliriz:

a -> a,ı o -> u,a

e -> e,i ö -> ü,e

ı -> ı,a u -> u,a

i -> i,e ü -> ü,e

Ünlü uyumu, ünsüzlerin ötümlülük-ötümsüzlük (sertlik-yumuşaklık) bakımından bir birine yakın, aynı veya benzer özellikteki ünsüzleri tercih etmeleri ile ortaya çıkmış ikincil bir uyumdur.

Ötümsüz bir ünsüzle (f, s, t, k, ç, ş, h, p) biten bir hece yine ötümsüz ünsüzle başlayan bir hece, ötümlü veya diğer özellikteki ünsüzlerle biten heceler ve kendilerine yakın özellikte bir ünsüzle heceyi yanlarına ister.

Örneğin: aş-çı (aş-cı değil), geç-ti (geç-di değil), sabah-tan (sabah-dan değil), ofis-te (ofis-de değil); iz-ci (iz-çi değil), yağmur-da (yağmur-ta değil) vb

Ek Fill (Ek Eylem, İmek Fiili) nedir?

En eski biçimi er-olan, asıl fiil anlamı "olmak, mevcut olmak" olup isimlerin yüklem gibi kullanılmalarını, fiillerde ise birleşik çekimin yapılmasını sağlayan fiile ek fiil denir.

Takip ettiği sözcüğe ayrı da bitişik de yazılabilir.

Ayrı yazıldığı zaman ünlü uyumuna girmez: yapar imiş, geliyor idim, yorgun ise vb.

Bitişik yazıldığı zaman ekleşmiş bir fiil olarak ünlü uyumuna uyar: Yaparmış, geliyordum, yorgunsa.

Ünlü ile biten sözcüklere eklendiğinde baştaki ünlü yerini 'y' bırakır. Ayşe'ymiş, bankadaydı, okuldaysa, birinciymiş.

-de, da bağlacı ve -de/-da, -te/-ta bulunma hali eki

İlki bağlaç yani bir sözcük türünün üyesi, diğeri ise yalnızca bir ek.Tür olarak karıştırılmaları imkansız, kullanım olarak ise çok yaygın.

Bağlaç olan de, da daima ayrı yazılır ve te, ta biçimi yoktur. Elma da aldı, portakal da. Ayşe de geliyor. Hak da , adalet de benim, derdi.

Ek olan -de/-da, -te/-ta ise eklendiği sözcüğe bitişik yazılır ve dört biçimlidir: Elmada ve Portakalda kurt çıktı. Ayşe'de kitap var. Hakta ve adalette eşitlik ilkesi vardır.

Biraz dikkat ve özen gösterildiği takdirde karıştırılmaları pek de mümkün görünmeyen bu eşsesli morfemler için her durumda geçerli olmasa da büyük ölçüde ayırdedici olabilen bir ipucu da verilebilir.

Bağlaç olan de, da cümleden çıkarıldığı zaman, cümle yalnız bağlacın vermiş olduğu anlamı yitirmekte; -de/-da, -te/-ta eki çıkarıldığı zaman ise cümle tamamen bozulmaktadır. Bu kuralı yukarıda ek için verdiğimiz örneklere uygularsak (Elma ve portakal kurt çıktı. Ayşe kitap var. Hak ve adalet eşitlik ilkesi vardır.) cümle bozukluğunu rahatlıkla görebilirsiniz.

-ki bağlacı ve -ki aitlik eki

ki bağlacı ile -ki aitlik eki de birbirinden tamamen farklı morfemlerdir.

ki bağlacı daima ayrı yazılır (kalıplaşmış birkaç örnek istisnadır:belki, çünkü, halbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki). Bugün gelir mi ki?Öyle günler gördüm ki! Sen ki en sevdiğim dostumsun...

ki bağlacı çünkü bağlacında uyuma girmiştir.

ki aitlik eki ise bütün diğer ekler gibi geldiği sözcüğü bitişik yazılır ve ki bağlarından farklı olarak -kü biçimi artık yaygın biçimde kullanılmaktadır: Sabahki görüşme olumlu geçti. Dünkü yemek güzeldi. Fırındaki ekmekler pisti.

İle Sözü

İle sözü ayrı yazıldığı gibi bitişikte yazılabilir:

Ünlü ile biten bir sözcüğe ile sözünü getirdiğimiz zaman baştaki ünsüz düşer ve oraya bir y ünsüsü girer ve ekleşmiş olan ile ünlü uyumana uyar: baltayla, kapıyla, inciyle, keresteyle, sürüyle.

Üçüncü kişi iyelik ekinden sonra da ile sözü, sözcüğü tıpkı ünlü ile biten sözcüklerde olduğu gibi eklenir: kapısıyla, incisiyle, anahtarıyla, dolabıyla.

Ünsüzle biten bir sözcüğe eklenen ile ünlü uyumana girer: kapakla, kafayla, sütle, güzelle, oyunla.

Birleşik Sözcükler

Dilimizde yeni bir kavram karşılamak için yararlandığımız yollar-dan biri, kelime birleştirmesidir. Kelime birleştirmesi yoluyla kurulan sözlere birleşik kelime adı verilir. Birleşik kelimeler söz varlığımızda geniş bir yer tutar. Birleşik kelime terimi için bileşik kelime denilmesi yanlıştır.

Dilimizde belirtisiz isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, isnat grupları, birleşik fiiller, ikilemeler, kısaltma grupları ve kalıplaşmış çe-kimli fiillerden oluşan ifadeler, yeni bir kavramı karşıladıkları zaman birleşik kelime olurlar: yer çekimi, hanımeli, ses bilgisi; beyaz peynir, açıkgöz, toplu iğne; eli açık, ayak yalın, günü birlik, sırtı pek; söz etmek, zikretmek, hasta olmak; gelebilmek, yazadurmak, alıvermek; çoluk çocuk, çıtçıt, ev bark; baş üstüne, günaydın; sağ ol, ateşkes, külbastı.

Görüldüğü gibi birleşik kelimeler bitişik de ayrı da yazılabilmektedir.

Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler (Bitişik Kelimeler)

Birleşik kelimeler, yazılış bakımından bitişik yazılanlar ve ayrı yazılanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Bitişik yazılan birleşik kelimelere bitişik kelime adı verilir.

Birleşik kelimeler aşağıdaki durumlarda bitişik kelime olurlar ve bitişik yazılırlar.

1. Ses düşmesine uğrayan birleşik kelimeler bitişik yazılır: kaynana (

2. Dilimize Arapçadan girmiş azil (< azl), emir (< emr), hüküm (< hükm), kayıp (< gayb), keşif (< keşf), küfür (< küfr), nakil (< nakl) gibi birtakım kelimeler etmek, edilmek, olmak, olunmak, eylemek yardımcı fiilleriyle birleşirken asıllarına uyarak ikinci hecedeki ünlülerini düşürürler. Bu gibi kelimelerle yapılan birleşik fiiller bitişik yazılır: azletmek, azledilmek, emretmek, hükmetmek, hükmolunmak, kaybolmak, kaydedilmek, keşfetmek, keşfedilmek, küfretmek, nakletmek, neşretmek, neşrolunmak, sabretmek, seyretmek, şükreylemek, zikretmek (krş. Birleşik kelimeler B. 1; Alıntı kelimelerin yazılışı 1).

UYARI : Bu kelimeler ünlüyle başlayan bir yardımcı fiil veya ek almadıkları zaman azil, defin, emir, hüküm, kayıp, keşif, meyil, nakil, sabır, vecit, zeyil, zikir şeklinde söylenir ve yazılır.

UYARI : Söyleyişte tonlulaşma şeklinde ses değişmesine uğrayanlar ayrı yazılır: azat etmek, hamt etmek, derç etmek, iz'aç etmek, iktisap etmek, harp etmek. Bu örneklerde tonluluk söyleyişte belirtilir.

3. Dilimize Arapçadan girmiş af (< afv), his (< hiss), ret (< redd), zan (

4. İsim kısımları tek başına kullanılmayıp sadece etmek, olunmak yardımcı fiilleriyle kalıplaşan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

ahzetmek, bahşetmek, bahşolunmak, hamletmek, hazfetmek, nez'etmek, rekzetmek, serdetmek.

5. Sonunda Arapçaya özgü gırtlak ünsüzü (ayın ve hemze) olan kelimeler etmek, olunmak fiilleriyle birleşik fiil kurduklarında bitişik yazılır: defetmek, hal'etmek (tahttan indirmek), katetmek, menetmek, menolunmak, tabetmek (bk. Alıntı kelimelerde kesmeli yazılış).

6. Vurgusu son heceye kaymış birleşik kelimeler bitişik yazılır:

açıkgöz, anaerkil, ataerkil, babayiğit, bastıbacak, boşboğaz, büyükbaş (hayvan), camgöz, cingöz, çınayaz, düztaban, elense, elverişli, günaydın, işveren, kafakol, Karagöz, karagöz (balığı), küçükbaş (hayvan), önayak (olmak), paragöz, pisboğaz, tepegöz, tıknefes.

Vurgusu son hecede bulunan ikilemeler de bitişik yazılır: cırcır (böceği), cızbız, civciv, çıtçıt, dırdır, fırfır, fısfıs, hımhım, hoşbeş, şıpşıp (bir tür terlik), yüzgöz (olmak).

7. Eş anlamlı ikilemelerde vurgu normal olarak ikinci hecededir. Vurgusu ilk heceye kayan ikilemeler bitişik yazılır:

darmadağın, darmadağınık, darmaduman, karmakarışık (krş. Birleşik kelimeler B. 7).

8. Kelimelerden biri veya ikisi, birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğrarsa bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır (krş. Birleşik Kelimeler B. 2),

a. Organ bildiren sözlerle kurulan bitki, hayvan, hastalık, alet, eşya, tarz ve yiyecek adları:

aslanağzı (bitki), aslankuyruğu (bitki), aslanpençesi (bitki), ayıkulağı (bitki), cinsaçı (bitki), civanperçemi (bitki), gelinparmağı (üzüm), geyikdili (bitki), horozgözü (bitki), horozibiği (bitki), itburnu (bitki), katırtırnağı (bitki), kazayağı (bitki), keçiboynuzıı (bitki), keçimemesi (üzüm), keçisakalı (bitki), kızkalbi (bitki), koyungöbeği (mantar), köpekayası (bitki), kurtbağrı (bitki), kuşburnu (bitki), sığırödü (bitki), tavşanbıyığı (bitki), turnagagası (bitki); açıkağız (bitki), akkııyruk (çay), alabaş (bitki), altınbaş (kavun), altıparmak (palamut), beşbıyık (muşmula), karabaldır (bitki), topbaş (bitki).

danaburnu (böcek), öküzburnu (kuş); akbaş (kuş), alabacak (at), beşparmak (deniz hayvanı), beşpençe (deniz hayvanı), çakırkanat (ördek), elmabaş (tepeli dalgıç), iribaş (kurbağa kurtçuğu), kababurun (balık), kamçıkuyruk (koyun), kamışkulak (at), karabaş, karagöz (balık), karakulak (hayvan; haberci), kepçeburun (yaban ördeği), kızılkanat (balık), sarıağız (balık), sarıgöz (balık), sarıkulak (balık), sarıkuyruk (balık), tokmakbaş (balık), uzunkuyruk (kuş), yeşilbaş, (ördek).

itdirseği (arpacık); delibaş (hastalık), karabacak (hastalık), karataban (hastalık).

balıkgözü (halka), deveboynu (boru), domuzayağı (çubuk), domuztırnağı (kanca), horozayağı (burgu), kargaburnu (alet), keçitırnağı (oyma kalemi), kedigözü (lamba), leylekgagası (alet), sıçankuyruğu (törpü); baltabaş (gemi), gagaburun (gemi), kancabaş (kayık).

ayıbacağı (yelken tarzı), balıksırtı (desen), civankaşı (nakış), eşeksırtı (çatı tarzı), kazkanadı (oyun), kırlangıçkuyruğu (işaret), koçboynuzu (işaret), köpekkuyruğu (spor), sıçandişi (dikiş).

dilberdudağı (tatlı), hanımgöbeği (tatlı), hanımparmağı (tatlı), kadınbudu (köfte), kadıngöbeği (tatlı), kargabeyni (yemek), kedidili (bisküvi), tavukgöğsü (tatlı), vezirparmağı (tatlı).

İlk öğesi organ adı olan şu örnekler de bitişik yazılır: bağrıkara (kuş), baldırıkara (bitki), baştankara (kuş), karnıkara (börülce), sırtıkara (balık), yanıkara (hastalık).

b. Eşya veya nesne bildiren sözlerle kurulan bitki, hayvan, tarz, yiyecek ve oyun adları:

acemborusu (bitki), çayırsedefi (bitki), çobançantası (bitki), çobandüdüğü (bitki), çobaniğnesi (bitki), çobantarağı (bitki), çobantuzluğu (bitki), gelinfeneri (bitki), güneyfeneri (bitki), katranköpüğü (mantar), keçisedefi (bitki), kuşekmeği (bitki), kuşyemi (bitki), kuzgunkılıcı (bitki), suibriği (bitki), suoku (bitki), suşeridi (bitki), ,şeytanarabası (uçuşan tohum), şeytanfeneri (bitki), şeytantersi (bitki), venüsçarığı (bitki), yılanyastığı (bitki).

sazkayası (balık), şeytaniğnesi (hayvan), yılaniğnesi (balık). balgümeci (dikiş), beşikörtüsü (çatı tarzı), turnageçidi (fırtına).

bülbülyuvası (tatlı), kuşlokumu (kurabiye).

beştaş (oyun), dokuztaş (oyun), üçtaş (oyun).

c. İnsana özgü isim ve sıfatlarla kurulan bitki, hayvan ve eşya adları:

adayavrusu (tekne), akşamsefası (bitki), camgüzeli (bitki), çadıruşağı (bitki), çayırgüzeli (bitki), çayırmelikesi (bitki), gecesefası (bitki), gündüzsefası (bitki), saksıgüzeli (çiçek), yalıçapkını (kuş); bozbakkal (kuş), bozyürük (yılan), karadul (örümcek), sarısabır (bitki).

ç. Benzetme yoluyla kurulan gök cisimleri:

Altıkardeş (yıldız kümesi), Arıkovanı (yıldız kümesi), Büyükayı (yıldız kümesi), Demirkazık (yıldız), Güneybalığı (yıldız), Küçükaslan (yıldız), Küçükayı (yıldız kümesi), Kervankıran (yıldız), Samanuğrusu (yıldız kümesi), Samanyolu (yıldız kümesi), Üçkardeş (yıldız kümesi), Yedikardeş (yıldız kümesi) (krş. Birleşik kelimeler B. 2. ğ).

d. İnsan isimleriyle kurulan bitki, hayvan ve yemek adları:

alinazik (kebap), ayşekadın (fasulye), hafızali (üzüm), havvaanaeli (bitki), karafatma (böcek), mezyemanaeldiueni (bitki).

9. -a, -e ve -t, -i, -u, -ü ekleriyle yapılmış tasvir fiilleri, yardımcı fiil anlam değişmesine uğradığı için bitişik yazılır:

düşünebilmek, yapabilmek; uyuyakalmak; gidedurmak, yazadurmak; çıkagelmek, olagelmek, süregelmek; düşeyazmak, öleyazmak; açıvermek, alıvermek, gelivermek, gülüvermek, uçuvermek.

Görmek yardımcı fiiliyle yapılan ve emir biçiminde kullanılan birleşik fiiller de bitişik yazılır: düşmeyegör, ölmeyegör.

Bilmek yardımcı fiiliyle yapılan ve kalıplaşmış olan alabildiğine kelimesi de bitişik yazılır.

10. Bir veya iki öğesi emir kipiyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır:

alaşağı (etmek), albeni, ateşkes; çalçene, çalyaka, dönbaba, gelberi, incitmebeni, rastgele, sallabaş, sallasırt, sıkboğaz, unutmabeni; çekyat, geçgeç, kaçgöç, kapkaç(çı), örtbas, seçal (selfservis), veryansın (etmek), yapboz (puzzle),yazboz.

11. -an/-en, -r/-ar/-er ve -maz/-mez ekleriyle kurulmuş sıfat-fiil gruplarından kalıplaşmış birleşik kelimeler gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır:

ağaçkakan, ağrıkesen, ahmakıslatan, alaybozan, boğazkesen, böcekkapan, buzkıran, cankurtaran, çobanaldatan, çöpçatan, dalgakıran, dalkıran, dalkurutan, damardaraltan, damargenişleten, demirkapan, elöpen, etyaran, fındıkkıran, filizkıran, gelinboğan, gökdelen, günebakan, ordubozan, oyunbozan, saçkıran, yelkovan, yolgeçen, yolkesen;

akımtoplar, alkolölçer, altıpatlar, amperölçer, asitölçer, aynabahar, barışsever, basınçölçer, betonkarar, bilgisayar, bilgiyazar, çoksatar, dilsever, eğimölçer, füzeatar, gazölçer, özezer, özsever, pürüzalır, sanatsever, tekerçalar, uçaksavar, yurtsever;

baştanımaz, değerbilmez, etyemez, hacıyatmaz, kadirbilmez, karagasekmez, karıncaezmez, karınzcaincitmez, kuşkonmaz, külyutmaz, sugeçirmez, tanrıtanımaz, töretanımaz, varyemez, vurdumduymaz (krş. Birleşik kelimeler B. 3).

12. -dı (-di /-du / -dü, -tı / -ti /-tu /-tü) ekiyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır:

albastı, ciğerdeldi, çıtkırıldım, dalbastı, fırdöndü, gecekondu, gündöndü, günindi, hünkârbeğendi, imambayıldı, karyağdı, kaşbastı, kedibastı, kolbastı, külbastı, mirasyedi, papazkaçtı, serdengeçti, , şıpsevdi, toprakbastı, zıpçıktı; eltieltiyeküstü (desen).

13. Her iki öğesi de -dı (-di /-du /-dü, -tı /-ti /-tu /-tü) veya -r /-ar /-er eklerini almış ve kalıplaşmış bulunan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, uçtuuçtu (oyun); biçerbağlar, biçerdöver, göçerkonar, kazaratar, konargöçer, okuryazar, uyurgezer, yanardöner, yüzergezer.

Aynı yapıda olan çakaralmaz kelimesi de bitişik yazılır.

14. Hayvan, bitki, organ ve çeşitli nesne adlarıyla kurulan ve içinde renklerden birinin adı veya renk sözü geçmeyen renk adları bitişik yazılır:

baklaçiçeği, balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, fildişi, gülkurusu, güvercinboynu, güvercingöğsü, kazayağı, kavuniçi, kazboku, kızılşap, narçiçeği, ördekbaşı, ördekgagası, tavşanağzı, tavşankanı, turnagözü, vapurdumanı, vişneçürüğü, yavruağzı (krş. Birleşik kelimeler B. 4).

Örneklerden sonra renk sözü kullanılırsa bu söz ayrı yazılır:

devetüyü rengi, fildişi rengi, gülkurusu rengi.

15. Renk adlarıyla kurulan ve bitki veya hayvan türlerinden birini gösteren birleşik kelimeler bitişik yazılır:

akağaç, akçaağaç, akdarı, ahdiken, akkavak, ahmantar, aksöğüt, alacamenekşe, alaçam, karaağaç, karacaot, karaçalı, karadut, kızılağaç, sarıağaç, sarıçiçek; akbalık, akkefal, alabalık, sarıbalık; akdoğan, akkuş, alacabalıkçıl, alacakarga, alakarga, beyazsinek, bozayı, karakuş, karasinek.

16. Üst, üzeri sözlerinin sona getirilmesiyle yapılan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

akşamüstü, akşamüzeri, ayaküstü, ayaküzeri, bayramüstü, gerçeküstü, ikindiüstü, olağanüstü, öğleüstü, öğleüzeri, sırtüstü, suçüstü, yüzüstü.

Somut olarak yer bildirmeyen alt sözüyle kurulan birleşik kelimeler de bitişik yazılır:

ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı, şuuraltı (krş. Birleşik kelimeler B. 15).

17. İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları ve lâkaplar bitişik yazılır:

Alper, Aydoğdu, Birol, Gülnihal, Gülseren, Gündoğdu, Şenol, Varol; Abasıyanık, Adıvar, Atatürk, Gökalp, Güntekin, İnönü, Karaosmanoğlu, Tanpınar, Yurdakul; Boynueğri Mehmet Paşa, Tepedelenli A1i Paşa, Yirmisekiz Çelebi Mehmet, Yediseki Hasan Paşa.

18. İki veya daha çok kelimeden oluşmuş Türkçe yer adları bitişik yazılır:

Çanakkale, Gümüşhane; Acıpayam, Pınarbaşı, Şebinkarahisar; Beşiktaş, Kabataş.

Şehir, kent, köy, mahalle, dağ, tepe, deniz, göl, ırmak, su vb. kelimelerle kurulmuş sıfat tamlaması ve belirtisiz isim tamlaması kalıbındaki yer adlarında birinci kelime tek başına söz konusu yer adını ifade edemiyorsa bu tür yer adları bitişik yazılır:

Akşehir, Eskişehir, Suşehri, Yenişehir; Atakent, Batıkent, Konutkent, Korukent, Çengelköy, Sarıyer, Yenimahalle; Karabağ, Karadağ, Uludağ; Kocatepe, Tınaztepe; Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz; Acıgöl; Kızılırmak, Yeşilırmak; İncesıı, Karasu, Sansu, Akçay (krş. Birleşik kelimeler B. 9).

19. Şahıs adları ve unvanlarından oluşmuş mahalle, meydan, köy vb. yer ve kuruluş adlarındaki unvan grubu gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır:

Abidinpaşa, Bayrampaşa, Davutpaşa, Kemalpaşa (ilçesi); Necatibey (Caddesi), Mustafabey (Caddesi), Gazi Osmanpaşa (Üniversitesi), Sultanahmet, Hacıbektaş, (bk. Birleşik kelimeler B. 10).

20. Ait olduğu dilde bitişik yazılan yabancı yer adları Türkçede de bitişik yazılır:

Düsseldorf, Fontainebleau, Nünberg, Neustadt, Schwarzwald (krş. Birleşik kelimeler B. 13).

Ait olduğu dilde, içinde çizgi bulunan yabancı yer adları Türkçede de çizgili olarak yazılır:

Ilede-France, Saint-Bernard, Saint-Gothard

21. Ara yönleri belirten kelimeler bitişik yazılır:

güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu.

22. Senet, çek vb. ticarî belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır:

ikiyüzellialtımilyarbeşyüzyirmibeşmilyonyediyüzellibin lira (krş. Birleşik kelimeler 13. 17).

23. Bunlardan başka dilimizde her iki öğesi ile aslî anlamını koruduğu hâlde yaygın bir şekilde gelenekleşmiş olarak bitişik yazılan kelimeler de vardır.

a. Baş sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları:

başağırlık, başbakan, başbakan başeser, başfiyat, başhekim, başhemşire, başkahraman, başkarakter, başkent, başkomutan, başköşe, başmüfettiş, başöğretmen, başparmak, başpehlivan, başrol, başsavcı, başşehir, başyazar.

b. Bir topluluğun yöneticisi anlamındaki başı sözüyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları:

ahçıbaşı, binbaşı, çarkçıbaşı, çeribaşı, elebaşı, mehterbaşı, onbaşı, ustabaşı, yüzbaşı.

c. Oğlu, oğulları, kızı sözleriyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları:

Caferoğlu, Karaosmanoğlu, Topaloğlu, Orazbeykızı; Aydınoğulları, Candaroğulları, Osmanoğulları; çapanoğlu, dayıoğlu, eloğlu, halaoğlu, hinoğluhin.

ç. Ağa, bey, efendi, hanım, nine vb. sözlerle kurulan birleşik kelimeler:

ağababa, ağabey, beyefendi, efendibaba, hanımanne, hanımefendi, hacıağa, hanımnine, hıyarağalık, kadınnine, paşababa.

d. Dal sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları:

dalkavuk, dalkılıç, daltaban, daluyku.

e. Açıortay, adamkökü, adamotu, âdemotu, ağırbaşlı, ağırkanlı, ahududu, akarsu, akaryakıt, akciğer, akkor, aksakal, aktöre, akyuvar, alyuvar, anamal, anaokulu, anapara, anayasa,, anneanne, atardamar, atarkanal, atasözü, aybaşı, ayçiçeği, ayçöreği, babaanne, basmakalıp, başıboş, başıbozuk, başıkabak, başörtü, başvurmak, beşibiryerde, bilirkişi, bindallı, birdenbire, birdirbir, birtakım, bozkır, bozkurt, bugün, buzdolabı, çeşitkenar, çiftetelli, delikanlı, demirbaş, denizaltı, denizaşırı, derebeyi, derebeylik, dereotu, dışbükey, dikdörtgen, dipnot, doludizgin, dolunay, dörtkenar, dörtnal, dörtnala, düzayak, ebekuşağı, ebemkuşağı, enikonu, erbaş, eşkenar, gelişigüzel, giderayak, gökyüzü, gözyaşı, günaşırı, güvenoyu, halkoyu, hayhay, içbükey, içgüdü, içtepi, içyağı, ikizkenar, ilkbahar, ilkokul, ilköğrenim, ilköğretim, ilkyaz, ipucu, kabataslak, kahverengi, kamuoyu, karaciğer, karekök, kartopu, kasımpatı, kenarortay, kelaynak, kongövde, külhanbeyi, külhanbeylik, külkedisi, milletvekili, murdarilik, omurilik, ortaokul, öngörmek, öngörü, önsezi, öteberi, özdeyiş, paralelkenar, pekâla, pekiyi, sacayağı, saçayak, sadeyağ, sağduyu, sağyağ, semizotu, serinkanlı, sıcakkanlı, sıkıyönetim, sıradağ, sıradağlar, sivrisinek, soğukkanlı, sonbahar, soyadı, sütana, sütanne, sütbaba, sütkardeş, sütnine, sütoğul, takımada, takımyıldız, tekdüze, tepetakla, tepetaklak, tereyağı, tıpkıbasım, tıpkıçekim, toplardamar, topyekûn, tozpembe, varoluş, varsayım, vazgeçmek, yanardağ, yarıçap, yarımada,, yarıyıl, yavrukurt, yerküre, yeryüzü, yılbaşı, yöneylem, yüznumara, yüzyıl, zeytinyağı kelime ve deyimleri de gelenekleşmiş ve yaygınlaşmış olarak bitişik yazılır.

f. Biraz, birazı, birkaç, birkaçı, birtakım, birçok, birçoğu, hiçbir, hiçbiri, herhangi belirsizlik sıfat ve zamirleri de gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır.

24. Hane kelimesiyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

çayhane, dershane, eczahane, hastahane, kahvehane, pastahane, postahane, süthane, yatakhane, yazıhane, yemekhane (bk. Ünsüz düşmesi).

UYARI : Dershane, eczahane, hastahane, pastahane, postahane gibi sözlerde hane kelimesindeki h'nin yazılmaması doğru değildir.

25. Perver ve perest kelimeleriyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

hamiyetperver, hürriyetperver, misafirperver, vatanperver; ateşperest, hayalperest, menfaatperest.

26. Zade kelimesiyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

Recaîzade, Resülzade, Sami Paşazade, Sümbülzade, Vahapzade; amcazade, dayızade, teyzezade.

27. Name kelimesiyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:

beyanname, davetname, kanunname, pendname, seyahatname, siyasetname; Battalname, Oğuzname.

28. Farsça kurala güre oluşturulan isim ve sıfat tamlamaları ile kalıplaşmış diğer ibareler bitişik yazılır:

cürmümeşhut, darülâceze, ehlibeyt, ehlisalip, ehlivukuf, ehvenişer, erkânıharp, fecrisadık, gayriahlâkî, gayriciddî, gayrünsanî, gayrikabil, gayrimenkul, gayrimeşru, gayrinmuntazam, gayrimüslim, gayrisafi, gayrisıhhî; asgarımüşterek, hüsnühat, hüsnükabul, hüsnükuruntu, hüsnüniyet, suiistimal, suikast, suiniyet; hamdüsena, hercümerç, meddücezir, methüsena, tarumar; âlemşümul, âlicenap, gülfidan, mevlithan, sahipkıran; anbean, keşmekeş, özbeöz, yüzbeyüz; pürhiddet, pürmelâl.

29. Arapça kurala güre oluşturulan tamlamalar ve kalıplaşmış diğer ibareler bitişik yazılır:

aliyyülâlâ, ceffelkalem, darülâceze, darülfünun, daüssıla, fevkalâde, fevkalbeşer, hayrülhalef, hıfzısıhha, hüvelbaki, şeyhülislam, tahtelbahir, tahteşşuur; aleykümselâm, Allahüâlem, bismillah, fenafillâh, fisebilillâh, hafazanallah, inşallah, maşallah, mintarafillâh,velhâsıl, velhâsılıkelâm.

30. Müzikte kullanılan makam adları bitişik yazılır: acembuselik, hisarbuselik, muhayyerkürdî.

Ancak bir sıfatla oluşturulan usul adlarında sıfat ayrı yazılır: ağır aksak, yürük aksak, yürük semaî.

31. Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır:

İçişleri., Dışişleri, Genelkurmay, Yükseköğretim (krş. Birleşik kelimeler B. 19).

_______________________________________________________

Bugüne kadarki imlâ kılavuzlarında yer alan; ancak, birleşik kelimeler konusuna girmeyen pekiştirmeli sıfatların da bitişik yazılması gerektiği unutulmamalıdır: apaçık, apak, büsbütün, çepçevre, çepeçevre, çırçıplak, çırılçıplak, dümdüz, düpedüz, gömgök, güpegündüz, kapkara, kupkuru, paramparça, sapsağlam, sapasağlam, sapsarı, sırsıklam, sırılsıklam, sipsivri, yemyeşil.

Yabancı dillerden geçen ön ek veya edatlar bitişik yazılır:

alelhusus, alelâcele, biçare, bilâistisna, bililtizam, bilvesile, bîvefa, ilelebet, lâdinî, lâkayt, naçar, namağlup, namevcut, namüsait, namütenahi; devalüasyon, konfederasyon, koordinasyon, Panislâmizm, Panturanizm, Pantürkizm, reorganizasyon, reprodüksiyon, sürrealizm. Oto, tele, matik öğeleriyle kurulan alıntılar da bitişik yazılır: otobiyografi, otokritik, telekart, telekız, telekonferans, bankamatik.

Arapça ve Farsça kelimelerle veya bu dillerin kurallarıyla oluşturulmuş tamlamalar ve kalıplaşmış ibareler, eski metinlerin yayımında ve alıntılarda bilimsel yöntemlere uyularak yazılabilir: ehl-i vukuf, ehven-i şer; darü'l-aceze, tahte'ş-şu'ur; hamiyyet-perver, hayal-perest, sahip-kıran, Hurşid-name, Recaî-zade; bî-uefa, lâ-dinî, na-mütenahî, bilâ-vasıta

Kaynak

http://tr.wikibooks.org/wiki/%22Yaz%C4%B1m%22



Yorumlar - Lütfen konu (Yazım kuralları) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

anlam kayması: fiillerin çekimindeki kip anlamından başka bir kip anlamı taşımasına anlam kayması denir. - 2 yıl, 9 ay önce yazıldı.