Yunus Emre

Yunus Emre, Türk ozanı (Sarıköy, Sakarya yöresi, 1240?-Sarıköy, 1320) Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsü olan ve Türk'ün İslam'a bakışını Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus Emre, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek bir insandır.

Yunus Emreİstanbul, Büyükçekmece'de bulunan bir Yunus Emre heykelciği

<p>Türk Halk ozanı Yunus Emre

Türk Halk ozanı Yunus Emre

Yunus Emre on üçüncü yüzyıl tasavvuf şâiri. Hayâtı ve kimliği hakkında kesin bilgi yoktur. Şiirleri asırlar boyunca zevkle ve hayranlıkla okunmuş, yalnız ülkemizde değil birçok ülkelerde de ilgi uyandırmış bulunan müstesna bir şahsiyettir. Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsü olan ve Türk’ün İslam’a bakışını Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus Emre, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek bir insandır. Yaklaşık 700 yıldır Türk milleti tarafından dilden dile aktarılmış, türkü ve ilahilere söz olmuş, yer yer atasözü misali dilden dile dolaşmış mısralarıyla Yunus Emre, Türk kültür ve medeniyetinin oluşumuna büyük katkılar sağlamış bir gönül adamıdır. Bazı kaynaklarda Anadolu’ya gelen Türk boylarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu rivayet edilirse de bu kesin değildir; tıpkı 1320 dolaylarında Eskişehir’de öldüğü yolundaki rivayetlerde olduğu gibi.

Bazı kayıtlardan ve şiirlerinden 1240 yıllarında doğduğu, 80 sene civarında yaşadığı, Bolulu olduğu, Eskişehir-Sarıköy’de (Bugünkü ismi Yûnus Emre) vefat ettiği ve buraya defnedildiği anlaşılmaktadır.

Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsü olan ve Türk'ün
1240 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İslam'a bakışını Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus Emre, sevgiyi
İslam, Allah'ın insanlara Hz. Muhammed (sav) aracılığı ile gönderdiği son ilahi dindir. Arapçada seleme (Allah'a tamamen bağlanmak) kökünden gelen İslam sözcüğünün Türkçe anlamı "Allah'a ve onun buyruklarına kayıtsız şartsız inanan" demektir. Bu kelime aynı zamanda, Hz. Muhammed aracılığıyla ilkeleri bildirilen ve Müslüman adı verilen (Arapça İslamlığı kabul eden anlamına, müslim'den) 600 milyon insanı bünyesinde toplamış büyük bir dinin de adıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
felsefe haline getirmiş örnek bir insandır.

Yaklaşık 700 yıldır Türk milleti tarafından dilden dile aktarılmış, türkü ve ilahilere söz olmuş, yer yer atasözü misali dilden dile dolaşmış mısralarıyla Yunus Emre, Türk kültür ve medeniyetinin oluşumuna büyük katkılar sağlamış bir gönül adamıdır.

Bazı kaynaklarda Anadolu'ya gelen Türk boylarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu rivayet edilirse de bu kesin değildir; tıpkı 1320 dolaylarında Eskişehir'de öldüğü yolundaki rivayetlerde olduğu gibi. Batı Anadolu'nun birkaç yöresinde "Yunus Emre" adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden "makam" adı verilen yer vardır.

Bir garip öldü diyeler

Üç gün sonra duyalar

Soğuk su ile yuyalar

Şöyle garip bencileyin

diyen Yunus, belki de doğduğu ve yaşadığı topraklardan çok uzaklarda bu dünyadan göçüp gittiğini anlatmak istemektedir.

</p><p>Tedavüldeki en büyük banknotumuz olan 200 TL'nin ön yüzünde Atatürk arka yüzünde ise Yunus Emre'nin resmi yer almaktadır.

Tedavüldeki en büyük banknotumuz olan 200 TL'nin ön yüzünde Atatürk arka yüzünde ise Yunus Emre'nin resmi yer almaktadır.

Anadolu
Felsefe, varlık, anlam ve öz sorunlarının eleştirel bir yaklaşımla araştırılmasına ve varılan sonuçların sistemli bir biçimde ortaya konmasına yönelik düşünsel etkinlik. Yokluğa karşıt olarak var olan şey. Oluşa karşıt bir şey olarak, değişmeden aynı kalan gerçeklik. Boşluğa karşıt bir şey olarak, mekanda bir yer işgal eden kalıcı gerçeklik.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tekke edebiyatının kurucusu sayılan Yunus Emre’nin yaşamı konusunda, kayıtlara geçmiş kesin bilgiler yoktur. Bütün bilinenler söylencelere, özellikle Bektaşi Velayetnamesi’nin belirttiğine göre Yunus Emre, yoksul bir köylüydü. Kıtlık başgösterince buğday istemek için, kerametini duyduğu Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına gitti. Kendisine üç kez”buğday mı, himmet mi”istediği sorulunca, buğday istediğini söyledi. Ancak daha sonra pişman olarak geri döndü ve “himmet”i istediğini söyledi. Kendisine, himmet anahtarının Taptuk Emre’ye verildiği, gidip ona başvurması gerektiği söylenince, derviş olarak Taptuk Emre’nin dergâhına girdi. O dönemde bütün mutasavvıfları Hacı Bektaş Veli’ye bağlamaya çalışan Bektaşi Velayetnamesi’nde Yunus Emre’nin tasavvuf yoluna girişi böyle anlatıldıktan sonra yaşamı konusunda kesin olmayan kimi bilgiler verilmektedir.

Şiirlerinden çıkarılan bilgilere göre Yunus Emre’nin, ümmi(okuması yazması olmayan) bir ozan değildir;tersine medrese eğitimi görmüş, Kur’an ve hadis bilimini öğrenmiş bilgili bir kimsedir. Tasavvuf düşüncesini İşlerken, özgün bir yaratıcılık göstermesi bunu kanıtlamaktadır. Yunus Emre’nin tasavvuf anlayışı, kimi araştırmacılarca Mevlana’ya bağlanır. Kendisi de şiirlerinde Mevlana’ya olan sevgi ve bağlılığı dile getirir. Konya’ya giderek Mevlana’ya görüştüğü de bilinmektedir. Bundan başka, Anadolu’nun birçok yöresini, Azerbaycan’ı ve Şam’ı gezdi. Henüz siyasal birliğin kurulmadığı dönemde Anadolu’da tasavvuf düşüncesini, lirik ve içten şiirleriyle benimsettiği, kendisini şeyh olarak kabul ettirdiği geniş halk kitlelerince ermiş sayıldı. Birçok halk ozanı Yunus Emre mahlasıyla şiir yazdı. Çeşitli yerlerde, mezarı olduğu ileri sürülen “makam”larının olması, Yunus Emre’nin günümüzde bile birleştirici özelliğini göstermektedir. Mezarının Sarıköy2de bulunduğu kabul edilerek burada bir Yunus Emre anıt-türbesi yapılmıştır (1970).


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu’da tekke şiiri geleneğini başlatan ve bu geleneğin en önemli temsilcisi olan Yunus Emre, şiirlerinde, tasavvufa uygun düşünce ve yaşam biçiminin değerlerini dile getirdi. Katışıksız, içten bir Tanrı sevgisinin temelini oluşturduğu bu şiirlerde, yaşamın gelip geçiciliğini, dünya malının insandaki cevheri yozlaştıracağını, bağlılığın, acımanın, erdemli olmanın önemli olduğunu, insanın kendisini Tanrı’dan uzaklaştıracak nefis düşkünlüklerini yenmeyi bilmesi gerektiğini vurguladı. Yunus Emre’nin şiirlerinin çıkış noktalarından biri de, insanı sevmeye verdiği önem oldu. Ona göre, insandaki(kendisindeki) tanrısal özü görüp, ikiyüzlülükten uzak sevebilen insan, olgun insandır;çünkü, insanı seven, Tanrı’yı sever. Gerçekte bu sevgi bütün varlıklar için aynı olmalıdır. Çünkü her varlıkta tanrısal öz vardır(vahdet-i vücut:çokluğun birliği). Yunus Emre’nin önerdiği bu sevgiye dayanan yaşama biçimi ve düşünce sistemi daha sonra gelen pek çok ozanca, yüzyıllar boyunca yaşatılarak etkisini duyurdu.

Yunus Emre, hem aydınlara, hem de halk kitlelerine seslendiği şiirlerinde aruza da, heceye de yer verdi. İlahilerini heceyle, klasik koşma biçiminde ve halkın konuşma dilindeki kullanımlarıyla, deyimleriyle çeşitlendirdiği yalın bir dille yazarken, kimi şiirlerinde yalın dilden ayrıldı, musammat gazel biçimini kullandı. Bununla birlikte, bütün şiirlerinde Türkçe sözdizimini bozmadı. Saf bir Tanrı sevgisini kaynak olarak alması, içtenlikli anlatımı, sanatlı söyleyişe yönelmemesi, karmaşık tasavvuf düşüncesini halka sevdirmesinde ve öğretmesinde en önemli etken oldu. Yunus’un şiirleri bestelenerek tekkelerde eğitim amacıyla okundu.

Yunus Emre’nin Divan’ını oluşturan şiirleri dışında öteki yapıtı, on üç beyitlik bir ön bölüm, bir nesir bölümü, 550 beyitlik üçüncü bölümden oluşan ve aruzla yazılan Risalet-ün-Nushiyye’dir. (Öğütler Kitabı, 1307). Yunus Emre’nin yaşamı ve düşünceleri, çağdaş sanatçılara da esin kaynağı oldu. Bunlar arasında Ahmet Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu(1946), Nezihe Araz’ın Dertli Dolap(1961) romanı. Recep Bilginer’in Yunus Emre (1974) oyunu sayılabilir.

Eserleri

Yunus Emre’nin bilinen iki eseri vardır:

1. Risâlet-ün-Nushiyye: Mesnevî şeklinde, “Fâilâtün Fâilâtün Fâilün” vezniyle yazılmış tasavvufî, ahlâkî, dînî bir eserdir.

2. Dîvân: Yûnus Emre Dîvânının birçok yazma nüshaları vardır. Fakat bu Dîvân’daki bütün şiirlerin Yûnus Emre’nin olduğu söylenemez. Yûnus tarzında söylenen daha sonraki şâirlerin şiirleri de karışmıştır. Taş basması nüshaları da vardır.

Bunlar dışında:

1-Fatih Nüshası:Yunus Emre'nin en çok bilinen eseri Divan'ıdır.Fakat bu eserin aslını veya en eski nüshasını tespit etmek çok zordur. Yunus Emre divanı'nın Türkiye, dünya veya şahıs kütüphanelerinde elliden fazla yazma nüshası bulunmaktadır. Bu eserler daha sonra şifahi olarak derlenmiş veya bir yazmadan istinsah edilmiş nüshalardır. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda Yunus Emre'nin kendi kaleminden çıkmış bir nüshaya rastlanmamıştır. Eski ve yeni el yazması Yunus Emre divanları içinde 15. y.y.da istinsah edildiği anlaşılan Süleymaniye Kütüphanesi- Fatih bölümünde bulunan el yazması nüshadır. Fatih nüshası istinsah tarihi belli olmamakla birlikte, yazı karakteri, imla ve kağıt özellikleri yönüyle 15. y.y özelliklerdi arzetmektedir. Huruf-u Hece usulüne göre tertip edilen bu eser, her yönüyle 15. y.y özelliklerdi arz etmektedir. Huruf-u Hece usulüne göre tertip edilen bu eser, bilinen Yunus Emre Divanlarının en iyisidir, ancak istinsah edeni bilinmemektedir. Bu eser Süleymaniye Kütüphanesi- Fatih Kitapları bölümünde 3889 no'da kayıtlıdır. 210 yapraklı olan Divan nesih yazılı olup, içinde 203 adet şiir bulunmaktadır.

2-Nuruosmaniye Nüshası: Nuruosmaniye Kütüphanesi 4904 no'da kayıtlıdır. 315 yapraktan müteşekkildir ve içerisinde 219 adet şiir bulunmaktadır. İstinsah tarihi H.940, M.1534 dür.

3-Yahya Efendi Nüshası: Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Hahmud Efendi bölümünde 3480 no'da kayıtlıdır. 107 yapraktan oluşan bu Divan'da 302 şiir yer almaktadır. 16.y.y.da istinsah edilmiştir.

4-Karaman Nüshası :Karaman nüshası olarak bilinen bu nüsha Merhum Baha Kayserilioğlu'nun elindeki nüshadır.

5-Balıkesir Nüshası: Bu nüsha Balıkesir İl Halk Kütüphanesi 451 no'da kayıtlıdır.

6-Niyazı Mısri nüshası: Topkapı Sarayı Müzesi, Hazine Kütüphanesinde 303 numarada kayıtlıdır. Şerh-i Gazel-i Yunus Emre adlı bu nüsha H.1127 tarihinde istinsah edilmiş olup, 16 yapraktan oluşmuş ve nesih yazı ile yazılmıştır.

7-Bursa Nüshası: Bursa İl Halk Kütüphanesi Eski Eserler Bölümünde 882 numarada kayıtlıdır. Nesih Yazı ile yazılmış olan bu nüshada 120 şiir bulunmaktadır ve 53 yapraktan oluşmuştur.

RİSALET-ÜN NUSHİYYE (Ögütler Risalesi): Mesnevi biçiminde, aruz ölçüsü ile yazılmış bu şiir 573 beyittir. Başta 13 beyitlik bir başlangıçtan sonra, kısa bir düz yazı vardır. Arkasından destanlar gelir. Destanlarda Ruh, Nefis, Kanaat, Gazap, Sabır, Haset, Cimrilik, Akıl konuları işlenir. Öğretici ve öğüt verici bir eserdir. Risalenin sonunda yazıldığına göre "Söze tarih yedi yüz yediydi" mısraından H.707 de M. 1307 veya 1308 da yazıldığı anlaşılmaktadır.

Şiirleri

Yûnus Emre’nin şiirlerinden:

DOLAP

Benim adım dertli dolap

Suyum akar yalap yalap

Böyle emreylemiş Çalap

Derdim vardır inilerim

Ben bir dağın ağacıyım

Ne tatlıyım ne acıyım

Ben Mevlâya duâcıyım

Derdim vardır inilerim

Beni bir dağda buldular

Kolum kanadım yoldular

Dolaba lâyık gördüler

Derdim vardır inilerim

Dağdan kestiler hezenim

Bozuldu türlü düzenim

Ben bir usanmaz ozanım

Derdim vardır inilerim

Şol dülgerler beni yondu

Her âzâm yerine kondu

Bu iniltim Hak’tan geldi

Derdim vardır inilerim

Suyum alçaktan çekerim

Dönüp yükseğe dökerim

Görün beni neler çekerim

Derdim vardır inilerim

Yûnus bunda gelen gülmez

Kişi murâdına ermez

Bu fânide kimse kalmaz

Derdim vardır inilerim



  • Dağlar ile taşlar ile

    Çağırayım Mevlâm seni

    Seherlerde kuşlar ile

    Çağırayım Mevlâm seni

    Su dibinde mâhiyle

    Sahralarda âhû ile

    Abdal olup yâhû ile

    Çağırayım Mevlâm seni

    Gökyüzünde Îsâ ile

    Tûr Dağında Mûsâ ile

    Elindeki asâ ile

    Çağırayım Mevlâm seni

    Yûnus okur diller ile

    Ol kumru bülbüller ile

    Hakk’ı seven kullar ile

    Çağırayım Mevlâm seni



  • Canlar canını buldum

    Bu canım yağma olsun

    Assı ziyândan geçtim

    Dükkanım yağma olsun

    Ben benliğimden geçtim

    Gözüm hicâbına açtım

    Dost vaslına eriştim

    Gümânım yağma olsun

    İkilikten usandım

    Birlik hanına kandım

    Dürd-i şarabın içtim

    Dermânım yağma olsun

    Varlık çün sefer kıldı

    Dost ondan bize geldi

    Virân gönül nur doldu

    Cihânım yağma olsun

    Yûnus ne hoş demişsin

    Bal ü şeker yemişsin

    Ballar balını buldum

    Kovanım yağma olsun



  • Aşk îmândır bize gönül cemaat

    Dost yüzü kıbledir, dâimdir salât

    Dost yüzün göricek şirk yağmalandı

    Onunçun kapuda kaldı şeriat

    Kimsenin dînine hilaf demeyiz

    Dîn tamam olunca doğar muhabbet

    Yûnus öyle esridi ol kapıda

    Diler ki olmaya ebedî azad



  • Kılalım seyrân, edelim Cevlân

    Mest olup hayran şeyh eşiğinde

    Nice bir ülfet, edelim uzlet

    Çekelim halvet şeyh eşiğinde

    Bıraktım ârı, istedim yârı

    Kestim zünnârı şeyh eşiğinde

    Aldım himmeti, geçtim zulmeti

    Buldum hayâtı şeyh eşiğinde

    Yûnus’um elhak Didar’a müştak

    Eriştim aşka şeyh eşiğinde



  • Bilirim seni, yalan dünyâsın

    Evliyâları alan dünyâsın

    Kaçan kurtulsa, kuş kurtulaydı

    Şâhin kanadın kıran dünyâsın

    Sevdiğim aldın, beni ağlattın

    Dönüp yüzüme gülen dünyâsın

    Süleymân tahtın sen vîrân kıldın

    Masumlar boynunu buran dünyâsın



  • Severim ben seni cândan içerü

    Yolum vardır bu erkândan içerü

    Şerîat, tarîkat yoldur varana

    Hakîkat, mârifet andan içeri

    Beni bende demen bende değilim

    Bir ben vardır bende, benden içerü

    Süleymân kuş dilin bilür dediler

    Süleymân var Süleymândan içerü

    Tecelliden nasib erdi kimine

    Kiminin maksudu bundan içerü

    Senin aşkın beni benden aluptur

    Ne şirin derd bu dermandan içerü

    Miskin Yûnus gözü tuş oldu sana

    Kapunda bir kuldur senden içerü

    Sözleri

    İyi sözün aslın bilen derdi bu söz nerden gelir

    Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir

    Zehirle pişmiş aşı, kim yemeye gelir.

    Seni sigaya çeken bir molla kasım gelir.

    Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz.

    Bütün âlemi bir şahsiyette toplamak, Cenab-ı Hakka zor gelmez..

    Kasdım budur şehre varam Feryâd u figan koparam!

    Ne elif okudum ne cim, varlığındadır kelecim

    Gönül kitabından okur, eline kalem almadı.

    Bundan dahı virdün bize, ol huriyi çüft ü halâl

    Andan dahi geçti arzum, azmüm sana kaçmağ-i çün.

    Mevlânâ Hüdâvendigâr bize nazar kılalı

    Anun görklü nazarı gönlümüz aynasıdır.

    Yunus Emre Müzesi

    Yunus Emre Müzesi,

    Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Eskişehir İli
    Eskişehir, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan aynı adlı ilin merkezidir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nin bulunması nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir. 2008 yılının verilerine göre şehir merkezinin toplam nüfusu 599,796'dır. Bu nüfusun 297,865'i erkek 301,931'i kadındır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Mihalıççık ilçesi Yunus Emre (eski Sarıköy) köyündeki müzedir;
    Mihalıççık Eskişehir'in ilçeleri.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Kültür Bakanlığı'nca Yunus Emre Türbesinin mimarisine uygun olarak 13 yüzyıl mimarisi tarzında yapılmış ve
    Kültür Bakanlığı milli kültürümüzü araştırmak, değerlendirmek ve yaşatmak gayesiyle kurulmuş bakanlık. Kültür Bakanlığı 13 Temmuz 1971 tarihinde kurularak kültür hizmetlerini Milli Eğitim Bakanlığından devralmıştır. 1971’den 25 Kasım 1981 tarihine kadar Kültür Bakanlığı olarak görev yapan bakanlık, bu tarihte kaldırıldı. Turizm ve Tanıtma Bakanlığı ile birleştirilerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı oldu. 1987’de kurulan Özal hükümetinde Kültür ve Turizm Bakanlığı birbirlerinden ayrılarak “Kü
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    1974 yılında ziyarete açılmıştır.

    Müzenin bir bölümünde, Yunus Emre Zaviyesine ait 4 berat, 7 muhasebe koçanı, birinci ve ikinci mezarlarından nakli sırasında çekilmiş fotoğraflar ile Yunus Emre'yi tanıtıcı kitaplar sergilenmektedir. Diğer bölümlerde ise bölgenin etnografik malzemeleri ile Selçuklu dönemi taş süslemeciliğinin en güzel örneklerini veren mimari parçalar sergilenmektedir

    Ayrıca bakınız

    1974 yılında meydana gelen olaylar, doğumlar ve ölümler.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Yunus Emre - Görüşleri ve sanatı

    Yunus Emre, çeşitli görüşlerini, eserlerinde ortaya koymuştur. Bilim, bilgi, gerçek, Allah, ölüm, aşk gibi konularda ki düşüncelerini bir potada eritmiştir. Ermişler aşamasına ulaşmak ve olgun insan olmak için çalışmış, sonunda da en yüksek manevi makama ulaşmıştır.

    Yunus'a göre bilim bir amaç değil, araçtır. Çünkü bilimi kendilerine amaç edinenler, kendilerini dünyanın merkezi sanırlar ve bu bilgileriyle üstünlük taslarlar. Oysa Yunus'a göre, mutlak varlıktan başka varlık yoktur ve bütün var
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Yunus Emre - Yaşam felsefesi

    Yunus Emre, insanları doğru yola çağıran bir derviş, gerçeğin ardı sıra dolaşan bir mistiktir. Bu gerçek, varlığın birliği ve her şeyin Allah’tan oluşudur. Kainatta var olan her şey, bu görüntü yokken de vardı. "Ete kemiğe büründüm

    Yunus diye göründüm"

    mısralarında anlatmak istediği, bu ilahi gerçektir. Allah'a kulluk etmenin asıl amacı, O'na doğduğu gibi tertemiz ulaşmaktır. Bu da gönülleri kırmamakla onları onarmakla mümkün olabilir. İnsana gösterilen saygı ve sevgi bir bakıma All
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Yunus Emre Müzesi
    Mihalıççık İlçesi, Yunus Emre (Sarıköy) Köyü'nde Yunus Emre Külliyesi içinde yer alan müze binası kesme taştan inşa edilmiştir. Giriş revaklı, pencereler kemerlidir. "L" şeklinde bir teşhir salonuna sahip olan müzede, Yunus Emre Zaviyesi'ne ait beratlar, muhasebe koçanları, Yunus Emre'yi tanıtıcı nitelikte kitaplar Yunus Emre'nin Selçuklu Dönemi taş süslemeciliğinin en güzel örneklerini veren birinci mezarına ait mimari parçalar ve etnografik malzeme yer almaktadır.

    Mihalcık İlçesi Yunus Emre
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    Yunus Emre Resimleri


    • 200 TL banknotu üzerinde Yunus Emre portresi

    • Yunus-Emre-Çeşmesi Viyana´ninTürkenschanzpark parkında bulunmaktadır.

    • İstanbul, Büyükçekmece'de bulunan bir Yunus Emre heykelciği



    Yorumlar - Lütfen konu (Yunus Emre) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.