Antropoloji

Antropoloji özet bilgi

Antropoloji (Latince : anthropologia "insan bilimi"), insanla ilgilenen birçok bilim dalından biri. Genellikle fiziksel ve kültürel antropoloji olarak ikiye ayrılır. Dünyadaki çeşitli insan topluluklarının doğalcı yaklaşımla betimlenmesi ve yorumlanması olarak tanımlanabilir, ama ne konusu ne de araştırma yöntemleri kendine özgüdür. Tarihten farklılığı, antropolojinin toplumlar, kurumlar, inanç ya da geleneklere ilişkin tarih araştırmalarını dışlamasından değil, belgelere dayanmak yerine insanla tümü


Antropoloji hakkında ansiklopedik bilgi

Yunanca "anthropos" (insan) ve "logos" (bilim) sözcüklerinden oluşan antropoloji insanlar ve
Yunan dili. 3000 yıllık bir geçmişi olan Hint-Avrupa dil ailesine ait bir dildir. Antik Yunanca Klasik Yunan uygarlığının dili olarak kullanılmıştır. Modern Yunanca Antik Yunancadan oldukça farklı olmakla beraber köken olarak ona dayanır. Yunanca, Yunan alfabesi kullanılarak yazılır. Modern Yunanca dünyada, çoğu Yunanistan'da yaşayan yaklaşık 12 milyon kişinin anadilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
toplumlar arasındaki farklılıklar ve benzerlikleri inceleyen bilim dalıdır. Antropoloji, kültürler arasında farklılıklar olmakla birlikte, genel olarak
Toplum, insanı etkileyen gerçek ilişkiler bütünüdür. Belli bir toprak üzerinde yaşamak, ortak bir politik iradeye bağlı olmak ve kültürün ortaklığının olması ile karakteristiktir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
biyolojik antropoloji ya da
Biyolojik antropoloji (ya da fizik antropoloji), biyolojik evrim, kalıtım, uyum ve varyasyon, primat morfolojisi ve insan evrimine ilişkin fosil kayıtları inceleyen bir bilim dalıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
fizik antropoloji (
Biyolojik antropoloji (ya da fizik antropoloji), biyolojik evrim, kalıtım, uyum ve varyasyon, primat morfolojisi ve insan evrimine ilişkin fosil kayıtları inceleyen bir bilim dalıdır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

, primatoloji ve

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
paleoantropoloji) ve

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sosyal/kültürel antropoloji olmak üzere iki alt alana ayrılabilir.

Antropoloji, insanla ilgilenen birçok bilim dalından biri. Genellikle fiziksel ve kültürel antropoloji olarak ikiye ayrılır. Dünyadaki çeşitli insan topluluklarının doğalcı yaklaşımla betimlenmesi ve yorumlanması olarak tanımlanabilir, ama ne konusu ne de araştırma yöntemleri kendine özgüdür.
Kültürel antropoloji, etnolojik, etnografya|etnografik, dilbilimsel, sosyal ve psikolojik analiz yöntemlerine dayanarak kültürlerin gelişimini inceleyen bilim dalı.ing http://www.bartleby.com/61/8/C0800800.html "Cultural anthropology", The American Heritage Dictionary of the English Language, 4. basım Fiziksel antropoloji, arkeoloji ve dilbilimsel antropoloji ile birlikte antropolojinin geleneksel dört ana bölümünden biri olarak tanı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tarihten farklılığı, antropolojinin toplumlar, kurumlar, inanç ya da geleneklere ilişkin tarih araştırmalarını dışlamasından değil, belgelere dayanmak yerine insanları, etkinliklerini ve ürünlerini olabildiğince dolaysız gözleme yöntemini benimsemesinden doğar. Bu tür araştırmaların sonuçlarını insanlık tarihinin bir parçası sayıp insanın karmaşık biyolojik ve kültürel gelişme sürecinin daha iyi kavranmasına katkı olarak değerlendirilmesiyle de tarihten ayrılır. Benzer biçimde, insan görünüş ve zihniyetindeki çeşitlenmelerle toplu farklılıklar konusundaki yaklaşımıyla da
Tarih, geçmişin olaylarını kaynak malzemelerin eleştirel bir incelemesine dayanarak kronolojik tutarlılık içinde irdeleyen ve genellikle bunların nedenleri konusunda açıklamalarda bulanan bilim dalı. 19. yüzyıl sonlarında çağdaş profesyonel tanımına kavuşmuş, amaç ve yöntemleri belli, özerk bir disiplindir. Doğa bilimleri gibi dolaysız gözleme dayanmak yerine, eksik ve kusurlu belgesel kayıtlardan ya da anlatılanlardan yola çıkarak akıl yürütme yoluyla geçmişte olanların çıkarsanmasını ve
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
fizyoloji ve psikolojiden ayırt edilir. Antropologlar, herhangi bir topluluğun ya da etkinliğin özgül niteliklerini, bunların insanın tarihsel gelişimi içindeki konumuna bağlı olarak araştırmayı ve yorumlamayı amaçlar.

Modern antropoloji araştırmalarının kökleri Keşifler Çağı'na kadar uzanır. Bu dönemde, teknolojik açıdan ileri Avrupa kültürleri, genellikle ayrım yapmaksızın "vahşi" ya da "ilkel" başlığı altında topladıkları birçok "geleneksel" kültürle ilişkiye girdiler. Düşünsel yaşam üzerindeki dini baskının 19. yüzyıl ortalarında gevşemesi, insanın kökenleri, insan ırklannm sınıflandırılması, karşılaştırmalı anatomi ve dünya dilleri gibi konulara geniş bir ilgi uyandırdı.

Fizyoloji Alm. Physiology (f), Fr. Physiologie (f), İng. Physiology. Canlının hayati fonksiyonlarını ve sistemlerinin işleyişini inceleyen bilim. Fizyoloji; canlılığın, yaşamanın mekanizmalarını, en ince ayrıntılarıyla insan vücudunda veya canlılarda vuku bulan hadiselerin esasına inerek araştırır. Bu sebeple bakteri fizyolojisi, hücre fizyolojisi, insan fizyolojisi ve daha birçok fizyoloji dalları vardır.

İnsan fizyolojisi, insan vücudunda yer alan f
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Charles Darwin'in 1859'da yayınlanan The Origin of Species (
1809-1882 yılları arasın­da yaşamış ve canlılarda evrimin doğal ayık­lanma yoluyla gerçekleştiğini öne süren teo­risiyle, bilim ve düşünce tarihinde adeta bir devrim yaratmış olan İngiliz doğa bilimci.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türlerin Kökeni, 1970) adlı yapıtıyla açıkça gündeme gelen evrim kavramı, toplumların ve kültürlerin' zaman içindeki gelişimi konusundaki araştırmalara önemli bir ivme kazandırdığı gibi, insan türünün gelişimiyle ilgili çalışmalara da hız verdi. 19. yüzyılın ikinci yansı boyunca doğrusal tarih anlayışı antropolojiye egemen oldu. Bu anlayış, tüm insan topluluklarının belirli ve zorunlu kültürel aşamalardan geçtiğini, "vahşilik" ya da "barbarlık" durumundan "uygar insan" yani "Batı Avrupalı insan" olmaya doğru ilerlediğini savunuyordu.

İngiliz doğa bilimci Charles Darwin'in 24 Kasım 1859'da yayınlanan kitabı. Bilim tarihinin en önemli çalışmalarından biridir. Çalışma, Darwin'in HMS Beagle gemisi ile 1831-1836 yılları arasında yaptığı araştırma gezisi sonrasında, özellikle Galapagos adalarındaki gözlemlerine dayandırarak oluşturduğu biyolojik evrim fikri üzerindir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karl Marx ve yandaşlarının değişik bir toplumsal gelişme kuramı ileri sürmeleri hemen hemen aynı dönemlere rastlar. Bu kurama göre, bir toplumdaki ekonomik üretim tarzı, bu tarz değişse bile, bu değişime hemen ayak uyduramayan bir dizi egemenlik biçimi ortaya çıkanyor ve sonuçta doğan çelişki yeni bir toplumsal düzene yol açıyordu. Bu bütünlüklü kuramsal çerçeve, gezginler, tüccarlar ye misyonerler tarafından toplanan ve aralarında Sir James Frazer'ın The Golden Bough (1890; Altın Dal) adlı ünlü kitabının da bulunduğu bir dizi yapıtta derlenen zengin ama dağınık bilgilere oranla, düşünsel yaşamı çok daha derinden etkiledi.

Kuzey Amerikalı ve Batı Avrupalı ilk antropologların güçlü kültürel önyargılannın yerini 20. yüzyılın başlannda çeşitli toplum ve kültürlere daha çoğulcu ve göreli bir bakış açısı aldı. Bu yeni anlayışta; her toplum fiziksel çevresinin, kültürel ilişkilerinin ve çeşitli başka öğelerin özgün bir ürütıü olarak kabul ediliyordu. Bu yönelimin sonucunda deneysel veri, alan araştırması ve belirli kültürel ve doğal çevre içindeki insan davranışının belgelenmesi yeni bir vurgu kazandı. Antropolojide kültür tarihi okulunun kurucusu olarak bilinen Alman asıllı Amerikalı bilim adamı Franz Boas, bu akımın ilk temsilcisi sayılır.

Boas ve başta
Karl Marx 1818-1883 yılları arasında ya­şamış ve düşünceleriyle oldukça etkili olmuş olan Alman düşünürü. La Misere de la Philosophie Felsefenin Sefaleti, Das Kapital Kapital, Zur Kritik der Hegelschen Rechtsphilasophie Hegel‘in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı, Die Heilige Familie Kutsal Aile, DIe Deutsch İdeoİogie Alman İdeolojisi, Manifest der Kommunjstischen Partei Komünist Parti Manifestosu, Die Klassenkampfe in Frank­reich Fransa’da Sınıf Mücadeleleri ve Grundrisse
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ruth Benedict, Margaret Mead, Edward Sapir olmak üzere onun izinden gidenler, 20. yüzyılın uzun bir bölümü boyunca Amerikan antropolojisine egemen oldular. Bir kültürde rastlanan çeşitli kalıplar, ayırt edici özellikler ve gelenekler arasındaki bütünlüğü inceleyen işlevselci yaklaşım, köklerini kültür tarihi okulundan aldı. Bu arada, Paris Üniversitesi Etnoloji Enstitüsü'nün kurucusu
Ruth Benedict 1887 yılında, New York'ta doğdu. Yaşamının ilk 6 senesini, anneannesi ve dedesinin çifliğinde geçirdi. Operatör olan babası, Benedict henüz iki yaşındayken öldü.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
da, Fransa'da sürdürdüğü araştırmalannda, insan toplumlarının kendi kendini düzenleyen ve kültürel sisteminin bütünlüğünü korumaya yönelik yöntemlerle değişen koşullara uyan bütünsel yapılar olduğunu vurguluyordu.

Mauss, Fransa'da Claude Levi-Strauss, İngiltere'de de
Claude Lévi-Strauss (d. 28 Kasım 1908), Fransız antropolog ve yapısalcı antropolojinin en önemli ismi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bronislaw Malinowski ve A.R. Radcliffe-Brovvn gibi birbirinden çok farklı görüşlere sahip bilim adamlannı önemli ölçüde etkiledi. Malinowski, katı işlevselci bir yaklaşıma yönelirken, Radcliffe-Brown ve Levi-Strauss yapısalcılığın temellerini attılar. Bu iki okul, toplumsal tarihin toplumsal kuramın temeli olamayacağı konusunda anlaşıyordu. Buna karşılık işlevselciler toplumsal olayların çözümlen-mesindeki tek geçerli yöntemin, bu olayların toplumdaki işlevini tanımlamak olduğunu ileri sürerken, yapısalcılar tam tersine, geniş olaylar yelpazesinin altında yatan sistemin ya da yapının niteliği ile ilgili ipuçları veren olguları ya da nesneleri tanımlamaya çalıştılar. Yapısalcılara göre, toplumun üyeleri, söz konusu sistemi, mitler ve simgeler aracılığıyla ancak belli belirsiz fark edebiliyordu.

Bronisław Kasper Malinowski (7 Nisan, 1884 – 16 Mayıs, 1942) Polonyalı antropolog. 20. yüzyılın en önemli antropolojistlerinden biri olarak bilinir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ruth Benedict'in 1930'larda Güneybatı Amerika Yerlileri üzerinde yaptığı araştırmalar, kültürel antropolojinin bir alt dalı olan kültürel psikolojinin doğuşuna yol açtı. Benedict, kültürlerin kendi yavaş gelişimleri içinde, üyelerini belirli bir "psikolojik dizgeyi" kabule zorladığını ileri sürüyordu; böylece insanlar gerçekliği çevresel öğelerden bağımsız olarak, kültürün biçimlendirdiği çerçeve içinde yorumluyordu. Örneklerini geleneksel diye nitelenen toplumlarda olduğu kadar modern toplumlardaki değer sistemlerinde ya da kültürel "biçimlenişte" bulan kültür kişilik ilişkisi, böylece yoğun bir araştırma konusu haline geldi.

Kültürel antropoloji bağımsız bir sosyal bilim olma yolunda hızla ilerlerken; fiziksel antropoloji de insanın doğal çevresi içindeki yerini tanımlamak, insanla öteki primatlar arasındaki farklılıkları belirlemek ve değişik insan ırkları arasındaki fiziksel ayrımları sınıflandırmak yönünde araştırmalarını sürdürdü. Danvin'in evrim kuramının 19. yüzyılın ikinci yarısında genel kabul görmesi üzerine, fiziksel antropologlar insanın çok eski dönemlerini anlayabilmek için arkeolog ve paleontologlarm buluntulanndan yararlanmaya başladılar.

20. yüzyılın başında, ırklar oldukça kesin bir biçimde sınıflanmış, üst primatlar arasındaki farklılıklann geniş bir dökümü yapılmıştı. 1900'de Gregor Mendel'in genel genetik yasalarının yeniden keşfedilmesi ve AB O kan gruplarının bulunması, tür içindeki evrim kavramına yeni bir anlam kazandırdı. 20. yüzyılın sonlanna doğru fiziksel antropologlar fosillerden elde edilen verilerin ışığında, insanın yaklaşık yarım milyon yıllık evriminin şemasını çıkartmayı başardılar.

Çağdaş antropolojinin ilgi alanlarıyla yöntemleri fiziksel, biyolojik, davranışçı ve toplumsal bilimlerin uzmanlıklarına giren geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Örneğin, arkeolojik buluntuların göreli yaşları, atom fiziğinin geliştirdiği radyokarbon tarihleme yöntemiyle hesaplanmaktadır. Farklı toplumların coğrafi kökenlerini ortaya çıkarma çalışmalannda, özellikle insan kalıtımı üzerinde araştırma yapan biyologların geliştirdiği yöntemlerden yararlanılır. Kan grubu araştırmalarında genetik tekniklerinin kullanılması sonucu, örneğin Avrupalı çingenelerin Hindistan'dan geldiği ortaya çıkmıştır. Çeşitli toplumlardaki aile ilişkilerini, ensest gibi konulardaki tabuları, dinsel ve hukuksal uygulamaları anlamak isteyen antropologlar ise, psikoloji bilgisinden, özellikle de psikanalitik kuramdan yararlanmıştır.

Günümüzde kültürel antropoloji bazı çetin sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunlar kurama ve uygulamaya ilişkin olmak üzere başlıca iki düzeyde ele alınabilir. Her iki düzeydeki sorunların büyük bölümü de ideolojik niteliklidir. Kuramsal açıdan, disiplinin tam bir iç tutarlılığa ulaştığını söylemek güçtür. Kültürel antropoloji henüz tek bir kavramlar bütünü oluşturamamıştır. Bir "kültür bilimi" ancak, antropologlar etnosantrizmden arındıkları, kuramsal açıdan anlamlı, evrensel ve nesnel kavramlar üretebildikleri zaman var olacaktır. Bütün toplum bilimleri için geçerli olan bu sorunun kültürel antropoloji gibi ana amacı kültürler arası karşılaştırma yapmak olan bir bilim dalı için ayrı bir önemi vardır.

Öte yandan çağdaş disiplinde alan araştırmasına verilen önem, çözümlenmek, karşılaştırılmak, sınıflandırılmak ve yorumlanmak üzere bekleyen muazzam bir veriler yığınına yol açmış, ama bu kez de verilerin sistemleştirilmesi ve genelleştirilmesi güç-leşmiştir. Uygulamalı araştırmalara verilen önemin bir başka sakıncası da, genç kültürel antropologlar kuşağını genel ve kuramsal yaklaşımdan uzaklaştırması, böylelikle de disiplinin kendi gelişimini tehlikeye atmasıdır.

Uygulamada karşılaşılan sorunların başında, kültürel antropolojinin geleneksel araştırma nesnesinin, bir başka deyişle "ilkel" ya da "geleneksel" kültürlerin giderek yok olması gelmektedir. Ama bu konuda ideolojik öğe de önemlidir. İdeolojik öğe, hem araştırmayı yapan antropolog için hem de araştırılan toplum için geçerlidir. Antropolojik araştırma konusu olan toplumlar, bunu bir aşağılanma göstergesi olarak değerlendirebilir. Gerçekten de Afrikalı aydınlar, başlıca ilgi alanı toplumların "ilkelliği" olan bir bilim dalma karşı duydukları tepkiyi açıkça dile getirmiştir.

Kültürel antropologun kendi açısından bakıldığında da ideolojik boyutun iki yönü vardır.

Ruth Benedict 1887 yılında, New York'ta doğdu. Yaşamının ilk 6 senesini, anneannesi ve dedesinin çifliğinde geçirdi. Operatör olan babası, Benedict henüz iki yaşındayken öldü.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Antropolog hem parçası olduğu kültürün ideolojisinden kurtulmak hem de araştırdığı toplumun ideolojisini anlamak ve tarafsızca açıklamak zorundadır. Bu arada vardığı sonuçlar her iki tarafı da hoşnut etmeyebilir. Antropolog, geleneğin önemini vurguladığı için "gerici" olarak nitelenebileceği gibi, yaptığı araştırmaların sonuçları, sömürgeci devletler tarafından, kendisinin onaylamadığı politikaların uygulanmasında kullanılabilir.

Uygulamada karşılaşılan önemli bir sorun da araştırmalara ayrılan fonların kısıtlı olmasıdır. Bu, daha kapsamlı araştırmaların yapılmasını engellemektedir. Batılı olmayan kültürel antropologların yüz yüze geldikleri bir sorun da, disiplinde egemen olan dil sorunudur. Başka bilim dallarında olduğu gibi, antropolojide de Batı dillerinin egemen olması, Batılı olmayan antropologların çalışmalarının sonuçlarını yaygınlaştırmakta güçlük çekmelerine yol açmaktadır.

Bu sorunların tümü kültürel antropologların kendi içlerinde yoğun tartışma konusudur. Uygulamalı Antropoloji Derneği, özellikle ideolojik boyutun sorun olmaktan çıkmasını sağlayabilmek amacıyla, 1951 'de araştırmalarda uyulması gereken bir etik çerçevesi oluşturmuş ve yayınlamıştır; ama beklenebileceği gibi ikilem sürmektedir.

Türkiye'de antropoloji öğretimi


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye'de,
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ankara Üniversitesi (fizik antropoloji (http://www.humanity.ankara.edu.tr/fizikantropoloji_sayfasi.html fizik antropoloji, http://www.humanity.ankara.edu.tr/paleoantropoloji_sayfasi.html paleoantropoloji ve http://www.humanity.ankara.edu.tr/sosantpturkce_sayfasi.html sosyal antropoloji anabilim dalları),
Ankara Üniversitesi, Cumhuriyet tarihini ve misyonunu milletiyle özdeşleştirmiş, bütünleştirmiş bir üniversitedir. Nasıl Türkiye Cumhuriyetinin kurulması, salt bir yönetim biçimi değiştirmenin çok ötesinde, çağdaş bilime, çağdaş demokratik değerlere ve kurumlara dayalı büyük bir toplumsal dönüşüm sistemi ise; Ankara Üniversitesinin açılışı da bilinen üniversite amaçlarının çok ötesinde, farklı bir misyonun somutlaşmasını ifade eder. Ankara Üniversitesi, Atatürk ilke ve inkılaplarının daya
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İstanbul Üniversitesi (http://www.istanbul.edu.tr/edebiyat/bolum_sayfasi/antropoloji_bolum.htm antropoloji anabilim dalı ),

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hacettepe Üniversitesi (http://www.sosyalbilimler.hacettepe.edu.tr/bolumler/ant/anabilim.php?bolum=1&bl=1&res=0 antropoloji yüksek lisans ve doktora programı ),
Hacettepe Tıp Fakültesi'nin başlangıcı sayılan Çocuk Sağlığı Kürsüsü 2 Şubat 1954 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağlı olarak faaliyet göstermiştir. Hacettepe Üniversitesi 1967 yılında Başkent Ankara'da Devlet Üniversitesi olarak kurulmuştur. Türkiye'nin en nitelikli yükseköğretim kurumlarından biridir. Mevcut 6 Yerleşkesi bulunmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Cumhuriyet Üniversitesi (http://fenedebiyat.cumhuriyet.edu.tr/bolumler_htm/tr_htm/ant_htm/t_ant.htm antropoloji anabilim dalı) ve

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yeditepe Üniversitesi (http://www.yeditepe.edu.tr/7tepe/ antropoloji anabilim dalı)

Mustafa Kemal Universitesi lisans ve yuksek lisans

olmak üzere alti üniversitede lisans ve yüksek lisans düzeyinde antropoloji öğretimi verilmektedir.
Yeditepe Üniversitesi, İstanbul Eğitim ve Kültür (İSTEK) Vakfı tarafından 4142 sayılı Yasa ile 1996 yılında Vakıf Başkanı Bedrettin Dalan’ın öncülüğünde kurulmuştur. 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası çerçevesinde kamu tüzel kişiliği, mali ve idari özerkliği olan bir vakıf üniversitesidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Antropoloji ile İlgili Yorumlar  

nazife

nazife yorumu

Bu Yorumu Rapor Et

4 yıl, 10 ay önce

ben antropoloji mezunuyum ülkemizde malesef çalışma alanı olmayan bir dal.önemli bir içeriği var.çok zevkli.yeni bilgiler insanı ışık tutuyor.çalışılacak alanların açılması dileğiyle..

Yorum Gönder

Lütfen konu (Antropoloji) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Sitemizi beğendiyseniz Facebook grubumuza katılabilirsiniz. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

Ad/Rumuz:


Makale Yayınla
  • İsmail YK, SLM İSMAİL YK SENİ ÇOK SEVİYORUM V... (İSMAİL YK HAYRANI)
  • Anadolu parsı, anadolu parsini kafkas kaplani cog... (Misafir)
  • Şiran, Yeşilbük, askerliğimi yeşilbükte yaptım ve g... (Misafir)
  • İsmail YK, SLM BEN KÜBRA KARDEŞİM HASAN HÜSEY... (kübra karakuş )
  • Manga, manga gercekten kaliteli müzik yap... (ipek -17-)
  • Mimarlık, tercih zamanı ve mimarlık da war a... (Misafir)
  • 12 Eylül Darbesi, 12 EYLÜL DÖNEMİNDE SİYASİ VE EKONO... (Misafir)
  • Katy Perry, katty perry seni cok seviyorun tek... (Misafir)
  • izmir, izmiri çok seviyorum orda doğdum f... (can can)
  • Rihanna, ben rihannayı çok seviyorum çok gü... (gülten )
  • Mehmed Sadık Paşa, Mehmet Sadık Paşa hakkındaki bu bi... (Av.H.Behzat AYDİLEK)
  • Michael Jackson, bende herkes gibi bir michael jack... (beyza)
  • Şeyhanlı Aşireti, asalet ruhumuzdan damlayan kandaki... (Misafir)

Turkcebilgi.com ve alt portallarında ve diğer servis sayfalarında yer alan tüm bilgiler, resimler, dokümanlar, haritalar, video görüntüleri ve diğer kaynaklar bilgilendirme ve eğlence amaçlıdır. Sitemizde yer alan bu bilgiler, doğru, güncel ve tam olarak düşünülmemelidir. Hukuki yada tıbbi açıdan yada diğer uzmanlık gerektiren hizmetlerden biri tarafından verilen, danışmanlık yada tavsiye niteliğindeki bilgiler ile bir tutulmamalıdır.

Bu sitede yer alan makalelerin, yazıların ve yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını düşündüğünüz sayfayı iletişim linkini kullanarak site editörlerine iletebilirsiniz.


Bu site Sawis Network üyesidir. © 2004 - 2010 (İlgili sayfada aksi belirtilmedikçe) Tüm Hakları Saklıdır.