Arap mitolojisi, Arapların antik inançlarının bütünüdür. İslam öncesi ve İslam'ın ilk ortaya çıktığı dönemlerde, Arap yarımadasındaki Araplar aynı politeistik unsurlara sahip farklı birer mitolojik inanç yapısına sahiptiler. Özellikle Mekke ve Mekke'deki Kabe, Arap mitolojisi için merkez nokta sayılabilirdi; bugün İslam'ın ve böylece de "tek tanrı"nın sembolü haline gelmiş olan Kabe, o dönemlerdeki politeistik inançta önemli bir yer teşkil etmekteydi.

Arap Mitolojisi hakkında bilgiler

Arap mitolojisi, Arapların antik inançlarının bütünüdür. İslam öncesi ve İslam'ın ilk ortaya çıktığı dönemlerde, Arap yarımadasındaki Araplar aynı politeistik unsurlara sahip farklı birer mitolojik inanç yapısına sahiptiler. Özellikle Mekke ve Mekke'deki Kabe, Arap mitolojisi için merkez nokta sayılabilirdi; bugün İslam'ın ve böylece de "tek tanrı"nın sembolü haline gelmiş olan Kabe, o dönemlerdeki politeistik inançta önemli bir yer teşkil etmekteydi. İçinde barındırdığı putlar, ki bu İslam tarihince de doğrulanmaktadır, ve sarmalandığı cin, yarı tanrı sembolleri bunun en büyük kanıtıdır.

Tanrılar ve Etkileşimler

Arap mitolojisinde bugüne kadar ulaşmış bazı tanrı ve tanrıça isimleri vardır. Çeşitli kaynaklardan bunların doğası ve rolleri hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bunların en tanınan ve Kur'an'da da ismi geçen üç tanesi, zaman zaman Tanrı'nın kızları olarak da anılmış olan el-Lat, el-Uzza ve el-Menat'dır. İslami kaynaklar Arap mitolojisinin temelini monoteist bir yapıdan aldığını öne sürer ve bu tanrıçalar gibi o dönemlerde tapılan çeşitli tanrı ve tanrıçaların isimlerinin kökeninin Allah sözcüğü olduğunu öne sürmektedirler. Her ne kadar Arap mitolojisinin monoteistik bir yapıdan türediğine dair kesin bilimsel kanıtlar olmasa da, Allah sözcüğünün o dönemde kullanıldığı bilinmektedir ve etimolojik açıdan bu isimlerin Allah isminden türemiş olması olasıdır.

Etkileşimler

Arap mitolojisine dair bilinen gerçeklerden biri de özellikle Mezopotamya mitolojisinden fazlasıyla etkilendiğidir. Zaten coğrafi konumları gereği herhangi bir etkileşimin olmayışı düşünülemez. Sadece Mezopotamya mitolojisi değil, dönemde çevre bölgelerde yaşayan toplulukların mitolojileri ve inançları da Arap mitolojisini büyük oranda etkilemiştir.

Sıklıkla ismi ortaya çıkan ve hakkında en çok bilgi bulunan mitolojik figürlerde bu kültürel ve bölgesel çeşitlilik ve yaygınlık aşikardır. Ayrıca, el-Lat, el-Uzza ve Menat'a Palmirliler de tapınmaktaydı. }

G. Ryckmans'a göre tanrıça el-Lat, Semud, Safai ve Lihyani kavimlerine ait kitabelerde adı geçen tanrıça İlat ile aynıdır. el-Lat'ın ismi Palmir ve Nabat kitabelerinde de geçmektedir. Güney Arabistan'da rastlanan ve el-Lat'a gönderme yapan kişi isimleri güney Arabistan'da da el-Lat'a tapıldığına dair kanıt olabilir. }

Palmirlilerin de tapındığı bir başka ortak tanrıça el-Uzza idi. Ayrıca Azizo adında tapındıkları bir tanrıları daha vardı. } Bunların dışında Suriyelilerde de Venüs'ü sembolize eden el-Uzza göğün kraliçesi olarak mevcuttu. }

Menat da Nabat kitabelerinde geçer ve Semud kavmi tarafından da bilinirdi. }

Bunların dışında adı sıkça geçen bir tanrı da Hubal veya Hubel'dir. İsminin İbranice Ha ve Ba'l`dan geldiğini düşünülmektedir. Böylece "rab, tanrı" gibi bir anlama sahip olduğu öne sürülmüştür.

Tanrıları Görevleri ve Doğaları

Arap mitolojisinde büyük bir çeşitlilik mevcuttu ve çoğu tanrının hangi nesne, kavram veya iş ile bağdaştırıldığı bugün bilinmemektedir. Arapların yüzden fazla putları olduğu} göz önüne alınırsa, büyük ihtimalle bu putların simgelediği büyük sayıda tanrılar mevcuttu. Fakat o dönemdeki Arapların ve Arap mitolojisi bağlılarının dini yaşamları hakkında fazla bilgi olmayışı, tanrılara tam olarak ne tür görev veya tanımlar atfettiklerini bilmemizi zorlaştırır. Ayrıca, var olan çeşitlilik nedeniyle birçok farklı kabile daha farklı mitolojik gruplar ve tapınımlar oluşturmuştur. Örneğin, Kinane kabilesinin Ay, Teym kabilesinin ed-deberan ve Kelb kabilesinin Şi'ra yıldızı gibi gök cisimlerine taptığı bildirilmektedir. } Farklı kabilelerin tanrılarının arasındaki bağlar ve benzerlikler veya farklı kabilelerinin birbirlerinin tanrılarına olan bakış açıları belirsizdir.

Bunların dışında tarihçilerin çoğunluğu, Arap mitolojisindeki belirgin üç tanrıça, el-Lat, el-Uzza ve Menat'ın sırasıyla Güneş, Venüs ve Hüküm tanrıçaları olduğunu söylemektedir. }

Putperestlik

Arap mitolojisi kendi içinde yoğun bir putperestlik geleneği taşımaktaydı. Birçok mitolojide olduğu gibi, putlar sembolize ettikleri tanrı veya tanrıçalar nedeniyle kutsal sayılmaktaydılar ve en önemli tapınım aracıydılar. Yukarıda bahsedildiği gibi Arapların yaklaşık yüz farklı putu olduğu bildirilmektedir. Mekke'deki Kabe'de, İslam öncesi devirde, farklı kabilelerinin tanrılarının putlarını da içeren yüzlerce put bulunduğu rivayet edilmiştir. Böylece bölgeye çeşitli amaçlarla (ticaret vb.) gelen farklı kabilelere mensup kişiler kendi kabilelerinin inandığı tanrılara, bu putlar sayesinde tapabilmekteydi. }

Cinler ve Kehanet

Arap mitolojisinde yaygın bir cin inancı vardı. Bazı hayvanların cinlerle ilgileri olduğunu düşünmekteydiler. Ayrıca gul diye adlandırdıkları dişi cinlerin varlığına inanırlardı. Haklarında ve uygulamalarında çok bir bilgi bulunmasa da topluluklarda büyücü ve kahinlerin var olduğu bilinmektedir. Bu kişilerin cinlerle ilgileri olduğuna inanıldığı için genel olarak insanlar bu kişilerden çekinirlerdi. Cinlerin bu kahinlere gizli şeyleri haber verdiği, kehanetlerde bulunduğu düşünülürdü. Bu nedenledir ki kahinler topluluk içinde sıklıkla hakem rolü üstlenirlerdi. }

Politeizm, Henoteizm ve Arap Mitolojisinde Allah

Arap mitolojisinin öğeleri belirgin biçimde günümüze ulaşamamıştır, yine de daha sonra İslam döneminde bazı kaynaklarda çok kısa ve yalınca tanımlandıkları olmuştur. Ayrıca İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da dönemin Araplarının inançlarına dair bazı tanımlar içermektedir. Örneğin Kur'an'da İslam öncesi Araplarının cinlere tapındığı (34/41), meleklere tapındığı (43/19) ve dişi tanrıçalara tapındıkları (4/117) geçmektedir. Arap mitolojisine dair Kur'an'da geçen en belirgin öğe belki de onların Yaratıcı sıfatı bulunan belirli bir baş tanrıya tapındıkları fakat bunun dışında, belki de bu baş tanrı ile kendileri arasında aracı olmaları için, çeşitli daha küçük tanrılara tapındıklarıdır (29/61, 63; 39/3 vd.). Ayrıca tapındıkları ve putperestlik geleneğini sürdürdükleri bu tanrıların bir kısmını Allah'ın Kızları yani baş tanrının çocukları olarak gördüklerine dair ifadeler de vardır. Bu düşünceleri destekleyecek şekilde dönemden bugüne kadar ulaşan bazı şiir metinlerinde, "Allah" adıyla andıkları yüce bir Tanrı'ya dair bilgiler bulunmaktadır.} Yine de bunun daha sonraki dönemlerde Müslümanlar tarafından, politeistik tanrıların isimleri yerine metinlere geçirildiği şeklinde iddialar da mevcuttur. Genel görüş bu iddaları içinde çeşitli putların ve politeistik inançta inanılan tanrı isimlerinin yer aldığı şiir parçalarının da bugüne ulaştığı gerekçesiyle reddeder. Ayrıca İbnu'l-Kelbi'nin kaleme almış olduğu "Kitabu'l Asnam"da Arapların Allah adıyla andıkları bir tanrının yanı sıra farklı tanrılara da tapındıklarına dair bilgiler mevcuttur. Ek olarak bazıları Allah isminin Mekke'de bulunan putlardan veya politeistik tanrılardan birinin adı olabileceğini veya yüce bir tanrının isminden çok genel anlamda tanrı sözcüğü yerine kullanıldığını öne sürmüşlerdir. Sonuç olarak Arap mitolojisinin tamamen politeistik bir temel üzerine mi kurulduğu yoksa daha çok henoteistik bir temele mi sahip olduğu bilimsel anlamda belirsizdir.

Referanslar

  1. } Bu şiirlerden örnekler için Dr. Cevad 'Ali, Tarihu'l 'Arab Kable'l İslam, Bağdad, 1375/1956, VI, 297 vdd.; Prof. Dr. Toshihikô Izutsu, Kur'an'da Allah ve İnsan, Çev. Doç. Dr. Süleyman Ateş, Ankara 1975, s. 83-113 ve özellikle 103-110.
  2. } G. Ryckmans, Les Religions Arabes Préislamiques, 2. baskı, Louvain, 1951, s. 15; Prof. Dr. Neş'et Çağatay, İslam Öncesi Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, 3. baskı, Ankara, 1971, s. 57.
  3. } Ryckmans, a.g.e, s. 15, 21, 22.
  4. } Çağatay, a.g.e, s. 57.
  5. } İbn el Kelbi, Putlar Kitabı, n.131'de Wellhausen, Reste, s.41'den.
  6. } Ryckmans, a.g.e, s. 15-16.
  7. } Prof. Dr. Suad Yıldırım, Kur'an'da Uluhiyyet, Kayıhan Yayınevi, 1987, s. 7.
  8. } C. 'ali, a.g.e, VI, s.316-317.
  9. } Ryckmans, a.g.e, s. 12, 15-16; Prof. Dr. H. İbrahim Hasan, Tarihu'l-İslam es-Siyasi ve'd-Dini... 7. baskı, el-Kahire, 1964, I, s.71 (Menat hakkında).
  10. } H.İbrahim Hasan, I., s.70-71; M. Şemseddin, s. 152; Maurice Gaudefroy-Demombynes, Mahomet, Paris, 1969, s.53.
  11. } Cin inancı hakkında bkz. M. Şükri el-Alusi, Büluğu'l-Ereb, II, s.360 vdd.; II, s.325-326; Çağtay, a.g.e, s.103; Gaudefroy-Demombynes, a.g.e, s.32 vdd.


Kaynakça

*Jeremy Black & Anthony Green, Gods, Demons and Symbols of Ancient Mesopotamia (ISBN 0292707940)


Göz At

İlgili Konu Başlıkları Tümü

İslam Mitolojisi

İslam mitolojisi, İslam ile ilişkili bazı dini anlatıların ve kavramların işlendiği mitoloji dalıdır. Başka inanç sahipleri ya da inançsızlar tarafından gerçekliği sorgulanabilecek kavramlardır. Bu anlatı ve kavramların kaynağı Kur'an ve hadis gibi İslam kaynakları ile ...

Paganizm

Paganizm, (zaman zaman Türkçe putperestlik sözcüğü de geniş bir şekilde aynı anlamda kullanılır) akide (yani dini esas) anlamında monoteizmden uzak olan ve çok farklı uygulama ve ibadetler içeren dinleri kapsayan geniş bir din bilimleri terimidir. Ayrıca yoğun bir kutsal sembolizm ...

Tanrıça

Tanrıça, dişi tanrı anlamına gelir (< Türkçe tanrı'dan Slavca "kralitsa" modeline göre -yanlış- türetilmiş bir türevdir). İlahi bir soyut varlıktır. Birçok kültürde tanrıçalardan bahsedilir. Bazen tek başına, ama çoğunlukla bir panteonun üyesi olarak tanrıça inanışı ...

Paganlık

Paganizm, kökenleri dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan bir inanç biçimi ve bu dinlerin genel adıdır. 20. yüzyıldan itibaren paganizm terimi (ya da neopaganizm), İbrahimi dinler öncesi eski pagan dinlerinin yeniden canlandırılmasıyla tanımlayıcı hale gelmiştir.

Bahamut

Bahamut (Arapça: بهموت BahamÅ«t) Arap mitolojisinde orijinalde su ile ilgili bir figür. Fakat modernizasyon işlemi sırasında bu figür büyük oranda değiştirilmiştir. Bahamut engin bir denizde yaşayan dev bir balıktır. Kujuta isimli dört bin göz, kulak, burun, ...

El-Manât

Manat veya ``Manah``, Arap mitolojisinde bir tanrıça. İslam öncesi Arabistan`da tapılan tanrıçalardandır, özellikle Mekke şehrinin üç baş tanrıçasındandı. İslam dininin kutsal kitabı Kur`an`da da geçer.

Manat (anlam Ayrım)

Manat, aşağıdaki anlamlara gelebilir:

Azîz (İslam)

Azîz (Arapça العزيز), İslam'da bir kavram olan ve Kur'an'da geçen Allah'ın 99 adından biridir.

Manat (anlam Ayrımı)

Manat, aşağıdaki anlamlara gelebilir:

çak

Çak - Türk ve altay mitolojilerinde kötü ruh. Şeytan. Çek, Şek veya Çekir olarak da bilinir.

Tuğrul

Tuğrul Bey ya da Toğrül, Tuğril, Toghrïl Beg, Tam adı: Rüknüdunya ve ad-Din Abu Talib Muhammed Tuĝrul-Bey bin Mikail) (Arapça: طغرل بك; Farsça: طغرل بیک) (d. 990, Horasan - ö.

Şehname

FİRDEVSİ'nin eseri ŞEHNAME Divan edebiyatını derinden etkilemiştir. Firdevsi'den günümüze Şehname adlı yapıtı kalmıştır. Asıl adı Ebu’l-Kasım Mansur olan Firdevsi’nin yaşamı hakkında yeterli kesin bilgi yoktur. Yaşamı çeşitli söylencelere karışmış, eski ...

Türk Destanları

Türk edebiyatında, İslamiyet öncesi Türk edebiyatının sözlü ve yazılı ürünleri göçebe bir kültürün izlerini taşır. Doğa, doğa-insan ilişkileri, savaşlar, zafer ve yenilgiler, doğal yıkımlar, kahramanlık, kadına ve vatana olan sevgi bu dönem ürünlerinin başlıca ...


Maalesef! Bir hata oluştu.

Maalesef! Bir hata oluştu.