Atatürkün Eğitime Önem Vermesi Sonucu Türk Toplumu Neler Kazandı

atatürkün eğitime önem vermesi sonucu türk toplumu neler kazandı atatürkün eğitime önem vermesi
2009-11-14T15:44:52+02:00
Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan Yenilikler:
* 3 Mart 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ilan edildi. Eğitim öğretim laikleştirildi. Bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlandı. Medrese ve okul ikiliğine son verildi
* 1 Kasım 1928'de Latin alfabesi kabul edildi.
* 15 Nisan 1931'de Türk Tarih Kurumu kuruldu.
* 12 Temmuz 1932'de Türk Dil Kurumu kuruldu.
* 1924'te Topkapı Sarayı müze haline getirildi. Aynı yıl Etnografya Müzesi ve Güzel Sanatlar Akademisi açıldı.
* 1933'te İstanbul Üniversitesi ve Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi açıldı.
0 Yorum Yap
atatürkün eğitime önem vermesi sonucu türk toplumu neler kazandı atatürkün eğitime önem vermesi
2009-11-13T18:34:02+02:00
Eğitim milletlerin bağımsız yaşayabilmeleri, kalkınıp güçlenmeleri bakımından hayatî önem taşır. Atatürk'ün eğitime verdiği önemi şu sözleri ile anlayabiliriz: "en önemli, en esaslı nokta eğitim meselesidir". Çünkü, "eğitim bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum halinde yaşatır, ya da bir milleti esarete ve sefalete terkeder".

Atatürk, Millî Eğitime bir başka açıdan da büyük önem vermiştir: kurulan genç Cumhuriyet ve bu Cumhuriyetin dayandığı temel ilkeler, Türk inkılâbı, ancak yetişecek güçlü; aydınlık kafalı, sağlam karakterli yeni kuşaklarla ayakta durabilirdi. Türk inkılâbını ve Cumhuriyeti koruyacak kuşakları yetiştirmenin yolu eğitimdi.

Ankara'da toplanan "Muallimler Birliği" (Öğretmenler Birliği) kongresinde, Atatürk eğitimin bu görevini şu sözlerle ifade etmiştir:
"Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır. Hiç bir zaman hatırınızdan çıkmasın ki. Cumhuriyet sizden ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister". Atatürk'e göre, kaynaşmış bir millet haline gelmenin, çağdaşlaşmanın, kalkınmanın, hür ve demokratik bir toplum olabilmenin en etkili aracı eğitimdi.

M.K. Atatürk, Türk toplumunun eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi ile öğrenim gören kişi sayısının artırılmasını amaçladığı eğitim ve öğretim alanında köklü değişiklikler yapmıştır. Osmanlı toplumunda yaygın halde bulunan mahalle mektepleri ve medreseler TBMM tarafından 3 Mart 1924 yılında çıkarılan “Öğretimin Birleştirilmesi” yasası ile kaldırılmıştır. TBMM, eğitim ve öğretim işlerini Milli Eğitim Bakanlığı’na vererek, kaldırılan mahalle mektepleri ve medreselerin yerine bir çok şehirde meslek okulları, öğretmen okulları, teknik okullar, ortaokul ve liselerin açılması sağlanmıştır. Çıkarılan Üniversiteler Kanunu ile Darülfünün kaldırılmış yerine İstanbul üniversitesi kurulmuştur.
0 Yorum Yap
atatürkün eğitime önem vermesi sonucu türk toplumu neler kazandı atatürkün eğitime önem vermesi
2009-10-19T18:13:19+03:00
Atatürk, Cumhuriyet ile eğitim arasında vazgeçilmez köprüler kurmuştur. Cumhuriyetin korunma ve savunmasını gençliğin birinci görevi saymış, eğitimcilere de hür kuşaklar yetiştirme görevini vermiştir. Milliyetçilik ilkesi, eğitime millî nitelik kazandırmış; dil, duygu ve kültür birliğini gerçekleştirmiş; toplumun değişik öğelerinin bu boyutlar çerçevesinde bütünleşmesini sağlamıştır. Demokrasinin Türkçesi denebilecek olan halkçılık ilkesi, dilde yenileşmeyi başlatmış, azınlık eğitiminden kitle eğitimine geçişi sağlanmış, eğitimi okülculuk anlayışının dışına çıkarmış, halk eğitimine ağırlık vermiş ve bunların sonucunda eğitim sistemi ile iletişim sistemini bütünleştirmiştir. Devletçilik ilkesi uyarınca, bölgesel kalkınma hedeflerine göre kurulan devlet işletmeleri, bürokratik eğitim merkezleri olarak etkin olmuş; çevre kalkınması ve sosyal eğitim merkez leri olarak da hizmet etmiştir. Yükseköğretim kurumları da, programlarını bu işletmelerin insangücü gereksinmelerine göre yenilemiştir. Kemalist eğitimin felsefî temelini laiklik, örgüt modelini de halkçılık ilkeleri oluşturmuştur. Laiklik ilkesi, dinin yanlız devletten değil, bilim ve sanattan da ayrı tutulmasını. öngörmüştür.

Cumhuriyetin laikleştirdiği eğitim sistemi, toplumsal yenileşmeyi hızlandırmıştır. Laiklik ilkesinin savunmasız kalması ile boşalan'güçler; eğitim kurumlarını, eğitenleri ve eğitilenleri olumsuz biçimde etkilemeye başlamıştır. Bu tür etkiler, politik ve toplumsal bölünmelere de yol açmıştır. Devrimcilik ilkesi, diğer ilkelerin yayılması ve korunmasında; eğitim sürecinin gücünden, eğitim kurumlarının etki alanından, eğitimcilerin inançlı çabalarından yararlanılmasını sağlamıştır. Kemalist felsefenin öncüleri olarak hizmet eden bu dönemin eğitimcilerinin meslekî güçleri ve sosyal statüleri, Türk eğitim tarihinde hiç bir zaman" bukadar etkili ve yüksek olmamıştır^). Atatürkçü felsefenin çok partili döneme girişimize kadar süren etkisi azalmaya ve ilkelerden kavram, yorum ve davranış sap maları artmaya başlayınca, ilkelerin eğitime verdikleri destek ve eğitimcilere sağladığı moral ve düşmeye başlamıştır. Atatürk ilkelerinin eğitimciler arasında yeni bir motivasyon düzeyi yaratması, bu sapmalar ve farklılaşmaların azaltılması ve giderilmesiyle olanaklı görülmektedir. İkinci soruya ait yukardaki özetlemeden anlaşılacağı üzere, Atatürk ilkelerinin eğitim girişimini yönlendirmesi bekleniyorsa, geçmişteki uygulamalardan çekinmek değil, onları izlemek ve örneklemek gerekir.
0 Yorum Yap
Önceki Paylaşımlar