1. Çok kızmak
2. öfkelenmek. Barut kokusu gelmek. Savaş
vuruşma tehlikesi sezilmek. Diğer Türkçe deyimlere için tıklayınız Aşuı öfkeye kapılmak. Diğer Türkçe deyimlere için tıklayınız Çok öfkelenmek
3. kızmak
4. sinirlenmek.Elektriği bağlanmayan adam barut kesilmiş
etrafa bağırıp duruyordu. Diğer Türkçe deyimlere için tıklayınız
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Barut

Barut Alm. Schiesspulver, Fr. Poudre, İng. Gunpowder. Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir şeyin fırlatılmasına yarayan patlayıcı katı madde. Barut; birleşik olarak potasyum nitrat, odun kömürü ve kükürtten ibaret bir karışım. Kara barut olarak da bilinen bu ...

Ateş

Ateş yüksek sıcaklık ve alev veren hızlı yanma olayı. Ateşin meydana gelebilmesi için yanabilen bir maddenin tutuşma sıcaklığında oksijen ile temas etmesi gerekir. Yakıt ve oksijen devamlı mevcut ve temas halinde ise sürekli yanma olur. Bir ateşin söndürülmesi, yanmaya sebeb ...

Tünel

Tünel Yatay doğrultuda yer altından veya nehir altından geçiş sağlayan üstü kapalı mukavim geçit, yol. Tünel, maden çıkarmak maksadıyle kazılmış, şehirleşme ilerledikçe su yolları, giriş çıkış yolları olarak kullanılmaya başlanmıştır. Tüneller kale duvarlarının ...