Cehennem

Cehennem

Cehennem Alm. Hölle (f), Fr. Enferr (m), İng. Hell. Âhirette kâfirlerin sonsuz, Müslümanlardan günahkâr olanların da günahları kadar kalıp azâb görecekleri yer. Allahü teâlânın bütün peygamberleri, insanlara Cehennem azâbını haber vermişler, inanmayanları bununla îkâz etmişlerdir. Bu dünyâda, gönderilen peygamberlere inanmayanlara, emredilenleri yapmayanlara cezâ olarak, Allahü teâlâ tarafından Cehennem hazırlanmıştır. Cehennem sonsuzdur. Dünyâda Allah

CEHENNEM (türkçe) anlamı

1. Allah yerine
2. tabiat
3. madde
4. sebepler vb. yaratılmış şeyleri ilâh kabul eden
5. Allah'a kul olacaklarına
6. arzularına ve heveslerine
7. başka insanlara ve mahlukata kul olanların işledikleri cürüm ve suçtan dolayı İlâhi adaletle ceza görecekleri yer. Cehennem'in varlığını bütün geçmiş peygamberler ve onların yolundan giden bütün âlimler ve evliyalar kesin bir bilgi olarak bildirmişlerdir. Esasen Allah'ın adaleti cehennemi gerektirir. Ezenlerle ezilenler
8. haklılarla haksızlar
9. zâlimlerle mazlumlar
10. iyilerle kötüler
11. inananlarla inanmıyanlar
12. Allah'a kul olanlarla kula kul olanlar eşit olamaz. Allah'ın adaleti iyilere mükâfat
13. kötülere cezayı gerektirir. İnkarcılar hayatı mânasız bulmakla
14. ölümü de kendilerini ve bütün sevdiklerini yok eden ebedî bir idam saymakla daha hayatta iken cehennemin müjdecisi olan ruh bunalımını yaşıyorlar. İçki
15. kumar
16. zevk
17. eğlence
18. sefahet onları ruh bunalımından kurtaramıyor. Çağımız insanının huzursuzluğu ve mutsuzluğu
19. inançsızlıktan kaynaklanıyor. Onların bu halleri
20. inançsızlığın cezasının Cehennem olacağını gösteriyor.Cehennem'in yedi tabakasının isimleri: Sair
21. Sakar
22. Cahim
23. Hutame
24. Lâzı
25. Hâviye
26. Derk-i esfel.(Cehennem
27. azab yeri olan ateşin ism-i alemidir ve müennestir. Arabca cehnam kelimesinden me'huz
28. bu da cehm'den müştaktır. Cehm
29. galiz ve müstekreh olmak
30. cehnam
31. dibi görünmez derin kuyu demektir. E.T.)(Cehennem nerededir?Elcevap: $Cehennemin yeri
32. bâzı rivâyatla Tahtel-Arz denilmiştir. Başka yerlerde beyan ettiğimiz gibi Küre-i Arz
33. hareket-i seneviyesiyle ileride mecma-ı haşir olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor. Cehennem ise
34. Arzın o medar-ı senevisi altındadır demektir. Görünmemeleri ve hissedilmemeleri
35. perdeli ve nursuz ateş olduğu içindir. Küre-i Arzın seyahat ettiği mesafe-i azimede pek çok mahlukat var ki
36. nursuz oldukları için görünmezler. Kamer
37. nuru çekildikçe vücudunu kaybettiği gibi
38. nursuz çok küreler
39. mahluklar gözümüzün önünde olup göremiyoruz.Cehennem ikidir. Biri suğra
40. biri kübrâdır. İleride suğra
41. kübrâya inkılâb edeceği ve çekirdeği hükmünde olduğu gibi
42. ileride ondan bir menzil olur. Cehennem-i Suğrâ
43. yerin altında
44. yâni merkezindedir. Kürenin altı
45. merkezidir. İlm-i Tabakat-ül-Arz'ca malûmdur ki: Ekseriya her otuzüç metre hafriyatta
46. bir derece-i hararet tezayüd eder. Demek merkeze kadar nısf-ı kutr-u arz
47. altı bin küsur kilometre olduğundan
48. ikiyüz bin derece-i harareti câmi
49. yâni ikiyüz def'a ateş-i dünyeviden şedit ve rivayet-i hadise muvâfık bir ateş bulunuyor. Şu Cehennem-i Suğrâ
50. Cehennem-i Kübrâya ait çok vezaifi
51. dünyada ve Alem-i Berzah'da görmüş ve ehâdislerle işaret edilmiştir. Âlem-i Âhirette
52. Küre-i Arz nasılki sekenesini medar-ı senevisindeki meydân-ı haşre döker
53. öyle de: İçindeki Cehennem-i Suğrâ'yı dahi Cehennem-i Kübrâ'ya emr-i İlâhi ile teslim eder. Ehl-i İtizâl'in bâzı imamları
54. Cehennem sonradan halkedilecektir demeleri
55. hâl-i hâzırda tamamiyle inbisat etmediğinden ve sekenelerine tam münasip bir tarzda inkişaf etmediğinden galattır ve gabavettir. Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için
56. ya kâinatı küçültüp iki vilâyet derecesine getirmeli
57. veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki yerlerini görüp tâyin edelim. $ Âhiret âlemi'ne ait menziller
58. bu dünyevi gözümüzle görülmez. Fakat bâzı rivâyâtın işaretiyle âhiretteki Cehennem bu dünyamızla münasebetdardır. Yazın şiddet-i hararetine $ denilmiştir. Demek bu dünyevi küçücük ve sönük akıl gözüyle o büyük Cehennem görülmez. Fakat İsm-i Hakim'in nuriyle bakabiliriz. Şöyle ki: Arzın medâr-ı senevisi altında bulunan Cehennem-i Kübrâ
59. yerin merkezindeki Cehennem-i Suğrâyı güya tevkil ederek bâzı vazaifini gördürmüş. Kadir-i Zülcelâl'in mülkü pek çok geniştir
60. hikmet-i İlâhiye nereyi göstermiş ise Cehennem-i Kübrâ oraya yerleşir. Evet
61. bir Kadir-i Zülcelâl ve emr-i Künfeyekün'e mâlik bir Hâkim-i Zülkemal gözümüzün önünde kemâl-i hikmet ve intizam ile Kamer'i Arz'a bağlamış
62. azamet-i kudret ve intizam ile Arzı Güne

CEHENNEM (türkçe) anlamı

63. din inanışına göre
64. kötülük yapanların öldükten sonra ceza gördükleri yer
65. tamu.çok sıkıntılı
66. koşulları çok kötü yer.

CEHENNEM (türkçe) ingilizcesi

1. adj. infernaln. hell
2. inferno
3. gehenna
4. lower world
5. nether world
6. swelter
7. underworld
8. blazes
9. Hades

CEHENNEM (türkçe) fransızcası

1. enfer [le]
2. sombre demeure

CEHENNEM (türkçe) almancası

1. n. Hölle
2. Inferno
Cehennem; İslam dininde olduğu gibi bütün dinlerde, ahiretteki azap yeridir. İnsanlar dünyadaki hareketlerine ve inançlarına göre cennete veya cehenneme giderler. İslam inancında kafir (inanç esaslarından bir veye daha fazlasına inkar eden), müşrik (Tanrı'nın birliğine inanmayan ve onun ortağı olduğuna inanan) ve münafık (müslüman gibi görünüp İslam'a inanmayan) olan kişiler öldükten sonra, ahirette, derece derece olan cehennemde belli süreler icin kalacak ve azap göreceklerdir. Ayrıca, günah işlemiş Müslüman kimseler de eğer afvedilmezlerse günahları ölçüsünde ve süresince cehennemde kalacak ve cezalandırılacaktırlar. İslam dinindeki farklı itikad (inanç) mezheplerinin bu konuda farklı fikirleri ve çeşitli ayrışmaları olsa da genel görüş budur.
İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da cehennem için çeşitli isimler kullanılmıştır, bu isimlerin büyük bir kısmı cehennemi tanımlayıcı niteliktedir: Nâr (ateş), Hâviye (düşenlerin çoğunun geri dönemediği uçurum), Saîr (çılgın ateş ve alev), Lezâ (dumansız ve katıksız alev), Sakar (ateş) ve Hutame (obur ve kızgın ateş). Ayrıca, Kur'an'da cehenneme ve cehennemliklere (cehenneme gidecek kişilere) dair birçok tanım ve tasvir bulunur.
İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'a göre Allah cehennemde sonsuza kadar kalacak olanları affetmeyecektir. Günah işlemiş imanlı kişilerse İslam inancına göre cehennemde sonsuza kadar kalmayacaklardır ve Allah onlara karşı merhamet gösterecektir.

ek bilgi

Alm. Hölle (f), Fr. Enferr (m), İng. Hell. Âhirette kâfirlerin sonsuz, Müslümanlardan günahkâr olanların da günahları kadar kalıp azâb görecekleri yer. Allahü teâlânın bütün peygamberleri, insanlara Cehennem azâbını haber vermişler, inanmayanları bununla îkâz etmişlerdir.
Bu dünyâda, gönderilen peygamberlere inanmayanlara, emredilenleri yapmayanlara cezâ olarak, Allahü teâlâ tarafından Cehennem hazırlanmıştır. Cehennem sonsuzdur. Dünyâda Allahü teâlânın emir ve yasaklarını kabul etmeyenler, Cehennem’de sonsuz azâb içinde kalacaklardır. Bunlara hiçbir sûrette kurtuluş ümîdi yoktur. Îmân ile ölenlerden, günâhları şefâat ve ihsân ile affedilmeyenler de Cehennem’e girecek, günahları kadar burada kaldıktan sonra çıkarılarak temiz bir hâlde Cennet’e sokulacaktır.
Cehennem ve oradaki azâbın nasıl olduğu bu dünyâda herkes tarafından tam anlaşılamaz. Bu husus ancak âhirette tam olarak anlaşılacaktır. İslâm dîninin bildirdiği husûsiyetleri ile bâzı açıklamalar yapılabilir.
Müminlere mükâfât ve nîmet için hazırlanmış Cennet, kâfirlere de azâb için hazırlanmış olan Cehennem (şimdi) vardır. Her ikisini de Allahü teâlâ yoktan var etmiştir. Kıyâmette her şey yok edilip, tekrar yaratıldıktan sonra, ebedî olarak varlıkta kalacaklar hiç yok olmayacaklardır.
Cehennem meleklerine Zebânî denir. Bunlar Cehennem’de emrolunan vazîfeleri yapar. Cehennem ateşi bunlara zarar vermez. Denizin balığa zararlı olmadığı gibidir. Cehennem Zebânîlerinin büyükleri on dokuzdur. En büyüğünün adı Mâlik’tir.
Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde kendisine inanmayanlar ve günâhkârlar için hazırladığı Cehennem’ini haber vermektedir. Âyet-i kerîmelerde meâlen buyruldu ki:
Görüşleri ve akılları, bu dünyâ çerçevesine sıkışmış olanlar, âhireti bırakarak dünyânın çabuk geçiçi zevklerinin arkasından koşuyor. Gece-gündüz düşündükleri ve sıkıntılara katlanarak özledikleri bu nîmetlerden dilediğimizi, istediklerimize kolaylıkla ve bol bol veririz. Fakat bunlara böylece iyilik etmiyoruz. Cehennem azâbını hazırlıyoruz. Bunlar âhirette rahmetten uzaklaştırılıp, kötü bir hâlde, Cehennem’e sürükleneceklerdir. Her biri çabuk biten ve arkasından sıkıntılar ve felâketler bırakan bu dünyâdaki haramların lezzetlerine bağlanmayıp da vâdettiğim sonsuz ve hakîkî ve hiç değişmeyen âhiret nîmetlerini isteyerek, gösterdiğim ve beğendiğim iyilikleri yapanlara gelince, bunlar Kur’ân-ı kerîmde bildirdiğim yolda yürüdükleri için, bütün iyiliklerini beğeniriz. Kimseyi umduğundan mahrûm bırakmayız. Nîmetlerimizi hepsine serperiz. Senin Rabbinin nîmetlerinin yetişmediği kimse yoktur. (İsrâ sûresi: 18)
Kâfir olanlara gelince, onlara Cehennem ateşi var. (İkinci defâ haklarında hüküm verilip) öldürülmezler ki, ölsünler (de rahata kavuşsunlar). Üzerlerinden Cehennem’in azâbı da hafifletilmez. İşte (Allah’ı ve nîmetlerini inkâr eden) her nankörü böyle cezâlandırırız. O kâfirler Cehennem’de şöyle derler: Ey Rabbimiz! Bizleri çıkar (dünyâda şirk gibi) yapageldiklerimizden başka sâlih bir âmel yapalım. (Allah onlara şöyle buyurur:) Size düşünecek kimsenin düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Hem size peygamber de geldi. O hâlde (ateşin azâbını) tadın. Çünkü zâlimleri (Allah’ın azâbından) kurtaracak yoktur. (Fâtır sûresi: 36-37)
Âl-i İmrân sûresi 85. âyet-i kerîmede meâlen: Muhammed (aleyhisselâm)in getirdiği İslâm dîninden başka din isteyenlerin, dinlerini Allahü teâlâ sevmez ve kabul etmez. Dîn-i İslâma arka çeviren, âhirette ziyân edecek, Cehennem’e gidecektir.
Nisâ sûresi, 13. âyet-i kerîmede meâlen:Allahü teâlânın ve peygamberi Muhammed (aleyhisselâm)in emirlerine aldırış etmeyenler, beğenmeyenler, asra, fenne uygun değildir, modern ihtiyaçlara kâfi değildir diyenler, kıyâmette Cehennem ateşinden kurtulamayacaklardır. Cehennem’de çok acı azâb vardır, buyruldu.
Cehennem’deki azâb çeşitlidir. Ateşle olduğu gibi, “Zemherir” denilen yerlerinde çok şiddetli soğukla da olacaktır. Bâzı kimselere, bir ateşe bir soğuğa daldırılarak azâb yapılacaktır.
Cehennem yedi tabakadır. Birinci tabaka en hafiftir. Fakat dünyâ ateşinden yetmiş kat daha şiddetlidir. Adı “Cehennem”dir. Burada Müslümanlardan bir kısmı yanıp, günahlarından temizleneceklerdir. Cehennem’in ikinci tabakası daha şiddetlidir. Adı “Sa’îr”dir. Burada Yahûdîler yanacaktır. Üçüncü tabakası daha şiddetli olup, adı “Sakar”dır. Burada şimdiki Hıristiyanlar azap görecektir. Dördüncü tabakanın adı “Cahîm”dir. Burada, güneşe, yıldızlara tapanlar azap görecektir. “Hutame” denilen beşincisinde, ateşe, öküze tapanlar, Budistler, Brehmenler yanacaktır. Altıncı tabakasının adı “Lazy” olup, burada, hiç dîni olmayanlar, müşrikler, komünistler, masonlar azâb görüp yanacaklardır. Cehennem’in yedinci tabakası, en dibi, en şiddetli tabakası olup, adı “Hâviye”dir. Burada, inanmadıkları hâlde inanmış görünen ve İslâm dîninden ayrılıp mürted olanlar yanacaktır. Bu yedi tabakanın isimlerinin sırası, bâzı dînî kaynaklarda başka türlü yazılıdır. Muhakkak olan şudur ki, Cehennem vardır ve sonsuzdur. Yedi tabakası vardır. İnanmayanlar burada sonsuz olarak azap çekeceklerdir.
Cehennem hakkında Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
Cehennem’de deve boynu gibi yılanlar vardır. Öyle zehir akıtırlar ki, harâreti kırk yıllık yoldan alınır. Yine orada öyle akrepler var ki, her biri birer katır gibidir. Onların da akıttığı zehirlerin harâreti kırk yıllık mesâfeden alınır.
Hüzün kuyusundan veyâ vâdisinden Allah’a sığınınız. O, Cehennem’de bir deredir. Cehennem bile günde yetmiş defâ onun hareketinden Allah’a sığınır; Allahü teâlâ onu riyâkâr okuyucular (İslâm dînine riyâ ile inanan ve Kur’ân-ı kerîmi riyâ için okuyanlar) için hazırlamıştır.
Ey müslümanlar topluluğu! Allahü teâlânın sizi teşvik ettiği şeye rağbet ediniz ve O’nun yasak ettiklerinden kaçınınız. Allahü teâlânın korkuttuğu şeylerden korkunuz. O’nun cezâsından, azâbından Cehennem’inden korkunuz. Şu bulunduğunuz dünyâda O’nun ateşinden bir damla kıvılcım bulunmuş olsa, bu dünyâyı sizler için yaşanmaz hâle getirir.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar